Deniz Ticaret Hukuku

Navlun Nedir? Navlun Bedeli, Hesaplama ve Borçlusu

Navlun nedir, navlun bedeli nasıl hesaplanır ve kimden istenir? TTK m.1193 vd.: navlun ücreti, muacceliyet, taşıtanın borcu ve taşıyanın hapis hakkı.

8 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Havadan liman ve konteyner sahası
İçindekiler 14

Kısa Cevap

Navlun, eşyanın deniz yoluyla taşınması karşılığında taşıyana ödenen taşıma ücretidir. Miktarı öncelikle sözleşmeyle belirlenir; belirlenmemişse TTK m.1193 ilâ m.1195 tamamlayıcı kural koyar. TTK m.1197 uyarınca navlun, eşyanın tesliminin istendiği anda ve her hâlde boşaltma süresinin sonunda muaccel olur; borçlusu ise m.1200 uyarınca taşıtandır. Uygulamada aynı kalem için “navlun ücreti” ve “navlun bedeli” de denir; bunlar kanunun terimi değildir ama aynı şeyi anlatır. İngilizcedeki karşılığı freighttir.

Bu Durumda mısınız?

  • Deniz yoluyla yaptırdığınız bir taşımanın ardından beklemediğiniz tutarda bir navlun faturasıyla karşılaştınız ve bedelin neye göre hesaplandığını çözmeye çalışıyorsunuz.
  • Taşıtan siz değilsiniz ama size navlun için ödeme talebi veya icra takibi geldi; sorumlu olup olmadığınızı araştırıyorsunuz.
  • Taşıyan, navlun ödenmediği gerekçesiyle yükünüzü teslim etmiyor ve elinizdeki hukuki imkânları değerlendirmeniz gerekiyor.
  • Taşıma sırasında yükünüz zıyaa uğradı; buna rağmen navlun istenmesinin hukuka uygun olup olmadığını sorguluyorsunuz.
  • Sözleşmede navlun miktarı hiç kararlaştırılmamış ve tarafların hangi bedel üzerinden hesaplaşacağı belirsiz.

Bu senaryoların her birinde uygulanacak kural ve sonuç farklıdır; somut durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.

Navlun, deniz yoluyla eşya taşıma sözleşmesinde taşıyanın taşıma edimi karşılığında hak kazandığı ücrettir. Bu ücretin içinde yer aldığı sözleşme tipinin bütünü için navlun sözleşmesi, belgenin ait olduğu hukuk dalının genel çerçevesi için deniz ticareti hukuku yazımıza bakabilirsiniz.

Bir terim notu gerekir: Kanun tek bir sözcük kullanır — navlun. Uygulamada aynı kalem için navlun ücreti, navlun bedeli, faturaya bağlandığında navlun faturası ve İngilizce belgelerde freight denir. Bu ifadelerin hiçbiri Türk Ticaret Kanunu’nda geçmez; hukuki sonucu da değiştirmez. Kelimenin ikinci bir kullanımı daha vardır: geniş anlamda “navlun”, bu taşımayı konu alan sözleşmenin kendisini (navlun sözleşmesini) anlatır.

Navlunun nasıl hesaplanacağı çoğu zaman sözleşmede belirlenir. Sözleşme eşyanın ölçüsü, tartısı veya sayısı üzerinden bir birim navlun öngörmüşse, tereddüt hâlinde hangi miktarın esas alınacağını kanun belirler:

Navlun, eşyanın ölçüsü, tartısı veya sayısı üzerine kararlaştırılmışsa, tereddüt hâlinde, navlun miktarı gönderilene teslim edilen eşyanın ölçü, tartı veya sayısına göre belirlenir.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1193)

Buradaki ölçüt teslim edilen eşyadır; yüklenen miktar ile teslim edilen miktar farklıysa hesap teslim üzerinden yapılır. Navlun zaman üzerine kararlaştırılmışsa farklı bir rejim işler ve kanun sürenin nerede duracağını açıkça gösterir:

Sürastarya öngörülmüşse, sürastarya süresince zaman üzerine kararlaştırılmış navlun işlemez. (3) Zaman üzerine kararlaştırılmış navlun, boşaltmanın tamamlandığı günden sonra işlemez.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1194)

Yani bekleme süresi için ayrıca sürastarya (demuraj) işliyorsa, aynı süre için zaman navlunu ikinci kez işlemez; çifte tahsil yapılamaz.

Taraflar navlun miktarını hiç konuşmamış olabilir. Bu, sözleşmeyi geçersiz kılmaz; kanun bir ölçüt koyar:

Taşınmak üzere teslim alınan eşya için navlun miktarı kararlaştırılmamışsa, yükleme zamanı ve yerinde mutat olan navlun ödenir. (2) Taşınmak üzere teslim alınan eşya kararlaştırılmış olandan fazla ise, fazlası için de sözleşmede belirlenen miktarın oranlanmasına göre navlun ödenir.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1195)

İki ölçüt de somut ve ispata elverişlidir: mutat navlun, yükleme zamanı ve yerindeki piyasa uygulamasıdır ve uyuşmazlıkta çoğunlukla bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Fazla yük hâlinde ise yeni bir pazarlık aranmaz; sözleşmedeki birim oranlanır.

Uygulamada faturaya çeşitli ek kalemler eklenir. Kanun bu konuda açık bir sınır çizer:

Taşıyan, navlun dışında, pey akçesi, prim, bahşiş ve benzeri bir ad altında başkaca bir istemde bulunamaz. (2) Aksine sözleşme yoksa, gemiciliğin olağan ve olağanüstü giderleri, özellikle kılavuz, liman, fener, römorkaj, karantina, buz kırdırma ve bunlara benzer hizmetlere ilişkin resim ile ücretleri ödemek ve bu giderleri doğuran sebeplere ilişkin önlemleri almak, navlun sözleşmesi hükümlerine göre yükümlü olmasa bile, yalnız taşıyana düşer.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1196)

Buna göre pey akçesi, prim ve bahşiş türü istemler kanunen dışlanmıştır. Kılavuzluk, liman, fener, römorkaj, karantina ve buz kırdırma gibi gemicilik giderleri ise aksine sözleşme yoksa taşıyanın üzerindedir. Müşterek avarya hâlleri ile eşyanın korunması, emniyet altına alınması ve kurtarılması için yapılan giderler bu kuralın dışındadır (m.1196/3); bunların paylaşımı için müşterek avarya yazımıza bakabilirsiniz.

Navlunun istenebilir hâle geldiği an kanunla belirlenmiştir:

Navlun, eşyanın tesliminin istendiği anda ve her hâlde boşaltma süresinin sonunda muaccel olur.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1197)

Bu an yalnızca ödeme bakımından değil, zamanaşımı bakımından da kritiktir: TTK m.1246’daki bir yıllık süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Bu nedenle muacceliyet tarihinin doğru saptanması, alacağın hâlâ dava edilebilir olup olmadığını belirler.

Uygulamada en çok tartışılan nokta budur. Kanun borçluyu tek cümleyle belirler:

Navlunun borçlusu taşıtandır.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1200)

Gönderilen, kural olarak sözleşmenin tarafı değildir. Ancak eşyanın teslimini istediğinde belirli bir ödeme yükümlülüğü doğar:

Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1203)

Dikkat edilmesi gereken ölçüt şudur: gönderilen, her alacaktan değil, yalnızca senedin veya sözleşmenin ödemeye yetkili kıldığı alacaklardan sorumlu olur. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, taşıtan olmayan ve ödemeye yetkili kılınmayan gönderilene karşı yürütülen takip bakımından bu ayrımı uygulamıştır:

mahkemece, gönderilen şikayetçi borçlunun TTK’nun 1200. maddesi uyarınca taşıtan olmadığı veya ödemeye yetkili kılınmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/7486, K. 2024/1014, T. 07.02.2024 — bozma)

Pratik sonuç: kendisine navlun için ödeme talebi veya takip yöneltilen kişinin ilk yapması gereken, taşıtan sıfatını taşıyıp taşımadığını ve senette ödemeye yetkili kılınıp kılınmadığını incelemektir. Senedin bu noktadaki rolü için konişmento yazımıza bakabilirsiniz.

Zıyaa Uğrayan Eşya İçin Navlun Ödenir mi?

Yük taşınamamışsa navlunun akıbeti eşyanın nasıl zıyaa uğradığına bağlıdır:

Boşaltma süresinin sonuna kadar bir kaza sonucunda zıyaa uğrayan eşya için navlun ödenmez ve peşin ödenmiş ise geri alınır. Navlun götürü kararlaştırılmış ise eşyanın bir kısmının zıyaı, navlunun o oranda indirilmesini istemeye hak verir. (2) Niteliği itibarıyla, özellikle içinden bozulma, kendiliğinden eksilme ve olağan akma ve sızma yüzünden zıyaa uğrayan eşya ile yolda ölen hayvanlar için, teslim edilmiş olup olmadıklarına bakılmaksızın navlun ödenir.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1199)

Ayrım nettir: kaza sonucu zıya navlunu düşürür, hatta peşin ödenen navlun geri alınır. Buna karşılık eşyanın kendi niteliğinden kaynaklanan bozulma, eksilme, akma ve sızma ile yolda ölen hayvanlar için navlun ödenmeye devam eder. Götürü navlunda kısmi zıya, navlunun o oranda indirilmesini istemeye hak verir.

Navlun ödenmediğinde taşıyanın elinde güçlü bir teminat vardır:

Taşıyan, navlun sözleşmesinden doğan bütün alacakları için Türk Medenî Kanununun 950 ilâ 953 üncü maddeleri uyarınca eşya üzerinde hapis hakkına sahiptir. Hapis hakkı, eşya, taşıyanın zilyetliğinde bulunduğu sürece devam eder; teslimden sonra dahi, otuz gün içinde mahkemeye müracaat edilmek ve eşya henüz gönderilenin zilyetliğinde bulunmak şartıyla, hapis hakkından doğan yetkilerin kullanılması mümkündür.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1201)

Üç sınır önemlidir. Hak, yalnızca üzerinde kullanıldığı eşyanın taşındığı yolculuktan doğan alacakları teminat altına alır (m.1201/2). Hak, ancak alacağı karşılayacak miktardaki eşya üzerinde kullanılabilir; müşterek avarya ve kurtarma alacakları bunun istisnasıdır (m.1201/3). Teslimden sonra ise otuz günlük başvuru süresi işler ve eşyanın hâlâ gönderilenin zilyetliğinde bulunması gerekir.

Hapis hakkı, taşıyanın borçluya ait herhangi bir yükü seçip alıkoyabileceği genel bir yetki değildir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, alacaklının navlun sözleşmesine konu yük üzerinde zilyetliğini gösteremediği ve başka bir taşıyanın taşıdığı farklı bir yük üzerinde hapis hakkı kurulmasını istediği olayda şu sınırı çizmiştir:

“zilyetliği dolaylı yoldan bile elinde bulunmayan bir yük üzerinde alacaklının hapis hakkının bulunmadığı”

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/6729, K. 2025/1185, T. 13.02.2025 — bozma)

Kararın uyguladığı ölçüt zilyetliktir. Eşya başka bir gemide, başka bir taşıyanın doğrudan hâkimiyetindeyse ve navlun alacaklısı dolaylı zilyetliğini de kanıtlayamıyorsa TTK m.1201’e dayanılarak hapis hakkı kurulamaz. Bu nedenle hapis hakkı talebinde yalnız alacağın ve borçluya ait bir yükün varlığı değil, alacaklının o yükle olan zilyetlik bağını gösteren belgeler de önem taşır.

Yük sahibi tarafında da bir çözüm vardır; alacak çekişmeliyse yükün rehin alınmasına katlanmak zorunda değildir:

Taşıyanın alacakları hakkında uyuşmazlık çıkarsa, çekişmeli tutar, mahkemece belirlenecek yere yatırılır yatırılmaz, taşıyan, eşyayı teslim etmek zorundadır.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1202)

Navlun faturası, taşıma ücretinin ticari belgesidir; Türk Ticaret Kanunu’nda tanımlanmış bir kurum değildir. Bu nedenle alacağın varlığı ve miktarı faturaya değil, navlun sözleşmesine ve yukarıdaki kanun hükümlerine göre belirlenir. Faturanın tek başına yaptığı, mevcut bir alacağı belgelemek ve muhasebeleştirmektir.

Bunun iki pratik sonucu vardır. Birincisi, fatura başka bir kişi adına düzenlenmiş olsa dahi navlunun borçlusu kural olarak taşıtandır (m.1200); fatura muhatabı olmak tek başına borçlu sıfatı doğurmaz. İkincisi, faturada yer alan bir kalem kanunen istenemeyecek nitelikteyse (örneğin m.1196’nın dışladığı prim veya bahşiş) faturaya yazılmış olması onu istenebilir kılmaz.

Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı

Navlun TTK’da düzenlendiğinden bundan doğan davalar TTK m.4 uyarınca ticari dava sayılır ve TTK m.5 uyarınca asliye ticaret mahkemesinde görülür; deniz ticaretine ilişkin işler için denizcilik ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen asliye ticaret mahkemeleri yetkilidir (görevli mahkeme ayrıntısı). Süre kısadır:

1188 inci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar. (2) Bu süre, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1246)

Muacceliyet anı m.1197’ye göre belirlendiğinden, bir yıllık sürenin başlangıcı çoğu zaman boşaltma süresinin sonudur. Bu nedenle navlun alacaklarında dosya, taşımanın bitiminden itibaren takip edilmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Faturayı alacağın kaynağı sanmak. Navlun faturası ticari bir belgedir; alacağın varlığı ve miktarı sözleşmeye ve kanuna göre belirlenir.
  • Fatura muhatabını borçlu saymak. Navlunun borçlusu m.1200 uyarınca taşıtandır; gönderilen ancak m.1203 kapsamında, ödemeye yetkili kılındığı alacaklardan sorumlu olur.
  • Zaman navlunu ile sürastaryayı birlikte işletmek. m.1194/2 uyarınca sürastarya süresince zaman üzerine kararlaştırılmış navlun işlemez.
  • Her zıyada navlunun düşeceğini varsaymak. Kaza sonucu zıyada navlun ödenmez, ancak eşyanın kendi niteliğinden doğan eksilme ve akmada navlun ödenir (m.1199/2).
  • Hapis hakkını süresiz sanmak. Teslimden sonra hak, otuz gün içinde mahkemeye başvurulması ve eşyanın gönderilenin zilyetliğinde bulunması şartına bağlıdır (m.1201).
  • Bir yıllık zamanaşımını kaçırmak. TTK m.1246’daki süre muacceliyetle başlar ve çok kısadır.

Özet

  • Navlun, eşyanın deniz yoluyla taşınması karşılığında taşıyana ödenen taşıma ücretidir; kanun tek terim kullanır, uygulamadaki “navlun ücreti” ve “navlun bedeli” aynı kalemi anlatır.
  • Miktar öncelikle sözleşmeyle belirlenir; ölçü/tartı/sayı esaslı navlunda tereddüt hâlinde teslim edilen eşya esas alınır (m.1193), kararlaştırılmamışsa mutat navlun ödenir (m.1195).
  • Taşıyan navlun dışında pey akçesi, prim ve bahşiş isteyemez; gemicilik giderleri aksine sözleşme yoksa taşıyana aittir (m.1196).
  • Navlun, teslimin istendiği anda ve her hâlde boşaltma süresinin sonunda muaccel olur (m.1197).
  • Borçlu taşıtandır (m.1200); gönderilen yalnızca senedin ödemeye yetkili kıldığı alacaklardan sorumludur (m.1203).
  • Kaza sonucu zıyaa uğrayan eşya için navlun ödenmez; eşyanın kendi niteliğinden doğan eksilmede ödenir (m.1199).
  • Taşıyanın eşya üzerinde hapis hakkı vardır; teslimden sonra otuz günlük süre ve zilyetlik şartı aranır (m.1201). Çekişmeli tutar mahkemece belirlenen yere yatırılırsa taşıyan eşyayı teslim etmek zorundadır (m.1202).
  • Navlun alacakları bir yılda zamanaşımına uğrar; süre muacceliyetle başlar (m.1246).

İlgili yazılar: Navlun Sözleşmesi · Konişmento · Demuraj (Sürastarya) · Deniz Ticareti Hukuku

Sıkça Sorulan Sorular

Navlun ne demek?

Navlun, eşyanın deniz yoluyla taşınması karşılığında taşıyana ödenen taşıma ücretidir. Kara ve hava taşımasındaki taşıma ücretinin deniz ticaretindeki karşılığıdır; İngilizcede freight denir. Kelime geniş anlamda bu taşımayı konu alan sözleşmeyi (navlun sözleşmesini) da ifade eder.

Navlun ücreti ile navlun bedeli arasında fark var mıdır?

Hayır, ikisi aynı kalemi anlatır. Türk Ticaret Kanunu tek bir sözcük kullanır; navlun. Uygulamada aynı bedel için navlun ücreti, navlun bedeli veya faturaya bağlandığında navlun faturası denir; bu ifadeler kanunda geçmez ancak hukuki sonucu değiştirmez.

Navlun bedeli nasıl hesaplanır?

Navlun öncelikle sözleşmeyle belirlenir. Sözleşmede ölçü, tartı veya sayı üzerinden kararlaştırılmışsa TTK m.1193 uyarınca tereddüt hâlinde gönderilene teslim edilen eşyanın ölçü, tartı veya sayısı esas alınır. Zaman üzerine kararlaştırılmışsa m.1194 uygulanır; hiç kararlaştırılmamışsa m.1195 uyarınca yükleme zamanı ve yerinde mutat olan navlun ödenir.

Navlun kararlaştırılmamışsa ne kadar ödenir?

TTK m.1195 uyarınca navlun miktarı kararlaştırılmamışsa yükleme zamanı ve yerinde mutat olan navlun ödenir. Teslim alınan eşya kararlaştırılandan fazlaysa, fazlası için de sözleşmedeki miktarın oranlanmasına göre navlun ödenir.

Navlun ne zaman ödenir?

TTK m.1197 uyarınca navlun, eşyanın tesliminin istendiği anda ve her hâlde boşaltma süresinin sonunda muaccel olur. Muacceliyet anı önemlidir; TTK m.1246'daki bir yıllık zamanaşımı süresi bu andan itibaren işlemeye başlar.

Navlun bedeli kimden istenir?

TTK m.1200 uyarınca navlunun borçlusu taşıtandır. Gönderilen ise ancak m.1203 kapsamında, eşyanın teslimini istediğinde ve sözleşme ya da konişmento hükümlerine göre ödemeye yetkili kılınmış alacaklar bakımından sorumlu olur. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, taşıtan olmayan ve ödemeye yetkili kılınmayan gönderilene karşı yapılan takibin iptal edilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Navlun dışında pey akçesi veya prim istenebilir mi?

Hayır. TTK m.1196 uyarınca taşıyan, navlun dışında pey akçesi, prim, bahşiş ve benzeri bir ad altında başkaca bir istemde bulunamaz. Ayrıca aksine sözleşme yoksa kılavuz, liman, fener, römorkaj, karantina ve buz kırdırma gibi gemicilik giderleri yalnız taşıyana düşer.

Zıyaa uğrayan eşya için navlun ödenir mi?

TTK m.1199 uyarınca boşaltma süresinin sonuna kadar bir kaza sonucunda zıyaa uğrayan eşya için navlun ödenmez; peşin ödenmişse geri alınır. Buna karşılık içinden bozulma, kendiliğinden eksilme, olağan akma ve sızma yüzünden zıyaa uğrayan eşya ile yolda ölen hayvanlar için navlun ödenir.

Navlun ödenmezse taşıyan yükü alıkoyabilir mi?

TTK m.1201 uyarınca taşıyanın navlun sözleşmesinden doğan bütün alacakları için eşya üzerinde hapis hakkı vardır. Bu hak eşya taşıyanın zilyetliğinde bulunduğu sürece devam eder; teslimden sonra dahi otuz gün içinde mahkemeye başvurulmak ve eşya henüz gönderilenin zilyetliğinde bulunmak şartıyla kullanılabilir.

Taşıyan başka bir gemideki farklı yük üzerinde hapis hakkı kullanabilir mi?

Kural olarak hayır. Hapis hakkı için alacaklının yük üzerinde doğrudan veya dolaylı zilyetliği gerekir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, başka bir taşıyanın taşıdığı ve alacaklının zilyetliğinde bulunmayan farklı bir yük üzerinde TTK m.1201 uyarınca hapis hakkı kurulamayacağına karar vermiştir.

Navlun faturası nedir?

Navlun faturası, taşıma ücretinin ticari belgesidir; TTK'da tanımlanmış bir kurum değildir. Alacağın varlığı ve miktarı faturaya değil, navlun sözleşmesine ve kanun hükümlerine göre belirlenir. Fatura başka bir kişi adına düzenlenmiş olsa dahi navlunun borçlusu kural olarak taşıtandır (m.1200).

Navlun alacağında zamanaşımı ne kadardır?

TTK m.1246 uyarınca navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar; süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Bu kısa süre kaçırılırsa alacak zamanaşımına uğrar.

Navlun uyuşmazlıkları hangi mahkemede görülür?

Navlun TTK'da düzenlendiğinden bundan doğan davalar TTK m.4 uyarınca ticari dava sayılır ve TTK m.5 uyarınca asliye ticaret mahkemesinde görülür. Deniz ticaretine ilişkin işler için denizcilik ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen asliye ticaret mahkemeleri yetkilidir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Navlun ve konişmentodan doğan taşıma uyuşmazlıkları, çarter sözleşmeleri ve gemi ipoteği işlemlerini yürütür.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp