
İçindekiler 17
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Tekne Sigortası Nedir? Neyi Kapsar?
- ”Tekne Sigortası” Kanunun Terimi Değil: Hangi Hükümler Uygulanır?
- Tekne Sigortası Genel Şartları ve Poliçe Klozları
- Teminat Kapsamı ve İspat Yükü: En Kritik Kural
- Teminat Dışı Kalan Hâller
- Kasıt ve İhmal Ayrımı: Ne Zaman Ödeme Yapılmaz?
- Hasar Bildirimi: Süre ve Sonuçları
- Zararı Azaltma ve Rücu Haklarını Koruma Yükümlülüğü
- Sigorta Bedeli, Sigorta Değeri ve Aşkın Sigorta
- Sigortacının Rücusu: Halefiyet Nasıl İşler?
- Tekne Sigortası Zorunlu mu? P&I Sigortasıyla Farkı
- Zamanaşımı: İki Yıl ve Altı Yıl
- Nereye Başvurulur? Mahkeme ve Sigorta Tahkim
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Tekne sigortası, geminin veya teknenin kendisinin uğrayacağı zararı güvence altına alan bir mal sigortasıdır. Türk Ticaret Kanunu bu adla bir bölüm içermez; poliçeye Kanunun Altıncı Kitabındaki genel sigorta hükümleri ile mal sigortası hükümleri uygulanır. Uyuşmazlıkta en belirleyici kural şudur: bir hasarın teminat dışında kaldığını sigortacı ispatlar (TTK m.1409).
Bu Durumda mısınız?
- Tekneniz battı, yandı veya karaya oturdu; sigorta şirketi hasarı teminat dışı sayarak ödeme yapmıyor.
- Poliçede yazan bir kloza (klas, sefer sahası, kaptan yeterliliği) uyulmadığı gerekçesiyle tazminat reddedildi.
- Hasarı geç bildirdiğiniz söylenerek tazminattan indirim yapılmak isteniyor.
- Teknenizin değeri konusunda sigortacıyla anlaşmazlık var; eksik veya aşkın sigorta tartışması çıktı.
- Teknenize başka bir tekne zarar verdi; sigortanız ödeme yaptı ve şimdi rücu hakkının kime yöneltileceğini belirlemeniz gerekiyor.
Bu soruların cevabı poliçe metnine, klozlara ve somut olaya göre değişir; durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.
Tekne Sigortası Nedir? Neyi Kapsar?
Tekne sigortası, sigortalanan menfaatin geminin kendisi olduğu bir mal sigortasıdır. Uygulamada tekne ve makine sigortası olarak da anılır; teminat, gövde ile makine ve teçhizatı birlikte kapsar. Kanunun mal sigortasına ilişkin çerçevesi kısa ve nettir:
Rizikonun gerçekleşmemesinde menfaati bulunanlar, bu menfaatlerini mal sigortası ile teminat altına alabilirler.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1453)
Aynı maddenin ikinci fıkrası önemli bir sınır çizer: rizikonun gerçekleşmesi sonucu doğan kazanç kaybı ile sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarlar, aksine sözleşme yoksa sigorta kapsamında değildir. Tekne uyuşmazlıklarının önemli bir kısmı tam da bu ayrımda düğümlenir: zarar dış bir rizikodan mı, yoksa teknenin kendi ayıbından, aşınmasından veya bakımsızlığından mı doğmuştur?
”Tekne Sigortası” Kanunun Terimi Değil: Hangi Hükümler Uygulanır?
Bu başlık uygulamanın terimidir, kanunun değil. tekne sözcüğü 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun hiçbir maddesinde geçmez. Kanunun Altıncı Kitabı (Sigorta Hukuku, m.1401-1520) genel hükümler, zarar sigortaları (mal ve sorumluluk) ve can sigortaları biçiminde bölümlenmiştir; ayrı bir “deniz sigortaları” bölümü yoktur.
Bu, kanun koyucunun bilinçli bir tercihidir. Yürürlükten kaldırılan eski Ticaret Kanunu deniz sigortalarını ayrı ve ayrıntılı bir bölümde düzenliyordu; 6102 sayılı Kanun bu bölümü sürdürmemiştir. Pratik sonucu şudur: 2012 öncesi kaynaklarda ve kararlarda geçen madde numaraları bugünkü Kanunda başka konuları düzenler. Örneğin rizikonun artmasını ve değişmesini düzenleyen, tekne uyuşmazlıklarında sık atıf yapılan mülga 6762 sK m.1373, yürürlükteki Kanunda geminin ihtiyati haczinin kaldırılmasına ilişkin maddeye karşılık gelir. Eski bir karardaki madde numarasını bugünkü metne taşımak, uygulamada en sık rastlanan hatalardan biridir.
Bugün tekne poliçesine uygulanacak hükümler üç katmandır:
| Katman | Kaynak | Ne belirler? |
|---|---|---|
| Emredici/yarı-emredici çekirdek | TTK m.1401-1452 (genel hükümler) | İspat yükü, bildirim, kusur, zamanaşımı |
| Mal sigortası hükümleri | TTK m.1453-1472 | Sigorta değeri, bedeli, eksik/aşkın sigorta, halefiyet |
| Sözleşme | Poliçe, genel şartlar, klozlar | Teminatın kapsamı ve istisnaları |
Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde ise genel hukuka dönülür:
Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde sigorta sözleşmesi hakkında Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1451)
Tekne Sigortası Genel Şartları ve Poliçe Klozları
Teminatın içeriğini kanun değil, sözleşme belirler. Tekne poliçeleri tipik olarak genel şartlara ve bunların üzerine eklenen özel şartlara ve klozlara dayanır; deniz sigortası piyasasında uluslararası kloz setlerine atıf yapılması yaygındır. Bu yüzden “tekne sigortası neyi kapsar” sorusunun tek ve genel bir cevabı yoktur. Cevap sizin poliçenizin kloz listesindedir.
Kapsam notu. Tekne sigortasına ilişkin genel şartlar metni bu çalışmanın dayandığı mevzuat korpusunda bulunmadığından, bu yazıda genel şart maddelerinden birebir alıntı yapılmamıştır. Aşağıdaki bölümlerde birebir aktarılan hükümler, poliçeyle değiştirilemeyen kanuni çerçeveye ilişkindir.
Klozların hukuki gücü tartışmasız değildir. Uygulamada en sık tartışılan tip, poliçede kararlaştırılan bir yükümlülüğün (örneğin geminin klasını sigorta süresince koruma yükümlülüğünün) ihlali hâlinde sigortacının sorumluluğunun sona ereceğini öngören klozlardır. Bu tür bir klozun geçerliliği tek bir soruya bağlanır: klozun aykırı düştüğü kanun hükmü, TTK m.1452’de sayılan değiştirilemez hükümlerden midir? Değilse sözleşme serbestisi işler; sayılanlardan biriyse kloz değil Kanun uygulanır.
Teminat Kapsamı ve İspat Yükü: En Kritik Kural
Tekne uyuşmazlıklarının seyrini belirleyen tek bir hüküm varsa, o da budur:
Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. … Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1409)
Bunun anlamı şudur: sigortalı, rizikonun gerçekleştiğini ve zararı ortaya koyar; hasarın teminat dışı bir sebepten doğduğunu ileri süren sigortacı bunu ispatlamak zorundadır. “Nasıl battığını siz ispatlayın” savunması bu kuralın tersine çevrilmesi anlamına gelir.
Bu kural poliçeyle esnetilemez. Kanun, sigortalıyı koruyan hükümleri tek tek sayar:
1405, 1409, 1413 ilâ 1417, 1419, 1421, 1422 ilâ 1426 ncı maddeler, 1427 nci maddenin ikinci ilâ beşinci fıkraları, 1428 inci madde, 1430 uncu maddenin birinci ve üçüncü fıkraları, 1431 inci maddenin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları ve 1433 ilâ 1449 uncu madde hükümleri, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar aleyhine değiştirilemez; değiştirilirse bu Kanun hükümleri uygulanır.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1452)
Listede m.1409 açıkça yer alır. Ayrıca hasar bildirimi (m.1446), bilgi verme (m.1447) ve zararı azaltma (m.1448) yükümlülüklerini düzenleyen maddeler de 1433-1449 aralığına girdiği için aynı korumadan yararlanır. Poliçede bu hükümleri sigortalı aleyhine değiştiren bir şart varsa, o şart değil Kanun hükmü uygulanır.
Teminat Dışı Kalan Hâller
Teminat dışı hâller iki kaynaktan gelir ve karıştırılmamalıdır:
- Kanundan gelenler. Kazanç kaybı ve malın ayıbından doğan hasarlar, aksine sözleşme yoksa kapsam dışıdır (m.1453). Rizikoya kasten sebep olma hâli tazminat borcunu düşürür (m.1429).
- Sözleşmeden gelenler. Sefer sahasının aşılması, klas koşulunun kaybı, belirli faaliyetler (yarış, çekme, ticari kullanım) gibi istisnalar poliçe ve klozlarla belirlenir.
Ayrım pratikte şu yüzden önemlidir: kanundan gelen istisnalar poliçeyle genişletilebilir ama sigortalıyı koruyan çekirdek hükümler daraltılamaz; sözleşmeden gelen istisnalar ise ancak sigortacının ispatı hâlinde sonuç doğurur (m.1409).
Kasıt ve İhmal Ayrımı: Ne Zaman Ödeme Yapılmaz?
Bu ayrım tekne uyuşmazlıklarının en sert eşiğidir:
Sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde, sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1429)
Kural nettir: ihmal teminat içindedir, kasıt dışındadır. Kaptanın dikkatsizliği, rota hatası, bakım ihmali kural olarak ödemeyi engellemez; teknenin bilerek batırılması veya yakılması ise hem tazminat hakkını hem prim iadesini ortadan kaldırır.
Yargıtay bu maddeyi tekne poliçesine doğrudan uygulamaktadır. Sigorta bedelinin olaydan kısa süre önce beş katına çıkarıldığı ve teknenin yanarak battığı bir uyuşmazlıkta Daire, uyuşmazlığı ve uygulanacak hukuku kendi gerekçesinde şöyle belirlemiştir:
Dava; davacı … tarafından sigortalanan davalıya ait teknenin batması olayının sigorta teminatı dışında kaldığı gerekçesiyle sigorta tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunmadığının tespiti talebiyle açılmış bir menfi tespit davasıdır.
(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1909, K. 2024/3908, T. 14.05.2024 — onama)
Aynı kararda ilgili hukuk olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1429 uncu maddesi gösterilmiştir. Karar, tekne poliçelerine yürürlükteki Kanunun genel sigorta hükümlerinin uygulandığını doğrudan ortaya koyması bakımından yol göstericidir.
Hasar Bildirimi: Süre ve Sonuçları
Kanun bildirim için gün sayısı vermez; gecikmeksizin ölçütünü kullanır:
Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. … Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir. … Sigortacı rizikonun gerçekleştiğini daha önce fiilen öğrenmişse, ikinci fıkra hükmünden yararlanamaz.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1446)
Üç noktanın altını çizmek gerekir. Birincisi, yaptırım hak düşümü değil indirimdir. İkincisi, indirim otomatik değildir: gecikmenin ödenecek tazminatta artışa neden olmuş olması aranır. Üçüncüsü, sigortacı olayı zaten fiilen öğrenmişse indirim isteyemez. Deniz kazalarında liman başkanlığı ve sahil güvenlik kayıtları bu bakımdan belirleyici olabilir. Rizikonun bir çarpışmadan doğduğu hâllerde sigorta ilişkisinin yanında ayrıca donatanın haksız fiil sorumluluğu gündeme gelir; bu rejim çatma ve gemi kazalarında hukuki sorumluluk yazısında ele alınmıştır.
Zararı Azaltma ve Rücu Haklarını Koruma Yükümlülüğü
Hasardan sonra sigortalının pasif kalma lüksü yoktur:
Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması veya sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için, imkânlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlüdür.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1448)
Bu yükümlülüğün iki yüzü vardır. Aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmışsa kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır. Buna karşılık sigortalının bu amaçla yaptığı makul giderler, faydasız kalmış olsalar bile, sigorta tazminatından ayrı olarak ödenir; sigortacı istem üzerine bu giderler için avans vermek zorundadır. Batan bir teknenin yüzdürülmesi, çekilmesi veya yakıtının boşaltılması için yapılan masraflar bu kapsamda değerlendirilir.
Maddenin “rücu haklarının korunması” ayağı çoğu zaman gözden kaçar: zarara yol açan üçüncü kişiye karşı haklarınızı zayıflatan bir ibraname veya sulh, sigortacıya karşı sorumluluğunuzu doğurabilir.
Sigorta Bedeli, Sigorta Değeri ve Aşkın Sigorta
“Poliçemde 3.000.000 TL yazıyor, o hâlde 3.000.000 TL alırım” düşüncesi yanlıştır. Kanun iki kavramı ayırır:
Sigorta değeri sigorta olunan menfaatin tam değeridir.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1460)
Sigortacının sorumluluğu sigorta bedeli ile sınırlıdır. Sigorta bedeli, rizikonun gerçekleştiği andaki sigortalı menfaatin değerini aşsa bile, sigortacı uğranılan zarardan fazlasını ödemez.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1461)
Yani poliçedeki rakam bir tavandır, ödenecek tutarın kendisi değil. Buradan üç tipik durum doğar:
| Durum | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Eksik sigorta — bedel değerden az | Kısmi zararda, bedelin değere oranına göre tazminat ödenir | m.1462 |
| Aşkın sigorta — bedel değerin üstünde | Aşan kısım geçersizdir; fazla prim geri verilir. Kötüniyetle yapılmışsa sözleşme geçersizdir | m.1463 |
| Takseli sigorta — değer sözleşmeyle belirlenmiş | Belirlenen para taraflar arasında esas alınır; esaslı şekilde fahişse indirim istenebilir | m.1464 |
Tekne uyuşmazlıklarında en sık görülen senaryo, hasardan kısa süre önce yapılan değer artırımıdır. Artışın dayanağı olarak gösterilen tadilat ve revizyon belgeleri, uyuşmazlıkta ayrıntılı biçimde incelenir; artışı destekleyemeyen belge, aşkın sigorta ve kötüniyet tartışmasını açar.
Sigortacının Rücusu: Halefiyet Nasıl İşler?
Tekne sigortasında “rücu” denince kastedilen kurum, kural olarak halefiyettir — sigortacının, ödeme yaptıktan sonra zarara yol açan üçüncü kişiye yönelmesi:
Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1472)
Aynı maddenin ikinci fıkrası iki yönlü çalışır: sigortalı, sigortacıya geçen hakları ihlal edici şekilde davranırsa sigortacıya karşı sorumlu olur; buna karşılık sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse sigortalı kalan kısım için sorumlulara başvurma hakkını korur.
Bu kurumu, sigortacının kendi sigortalısına başvurduğu hâllerle karıştırmamak gerekir. Zorunlu trafik sigortasında olduğu gibi sözleşmeye ve özel kanuna dayanan geri isteme hakkı ayrı bir yapıdır; ayrıntısı için sigorta şirketinin rücu davası yazımıza bakabilirsiniz.
Halefiyetin deniz alanındaki pratik sonucu, sigortacının artık deniz alacaklısı konumuna gelebilmesidir. Bir teknenin bir başkasına verdiği zararı ödeyen sigortacı, sigortalısının yerine geçerek zarar veren geminin donatanına yönelir; donatan ise sorumluluğunu sınırlandırma hakkını ileri sürebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bir barınakta çıkan yangının yayılması sonucu ödediği tazminat için sigortacının açtığı davada uyuşmazlığı şöyle nitelemiştir:
Dava, yat sigorta poliçesine dayalı rücuan alacak istemine ilişkindir.
(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/7292, K. 2016/4818, T. 28.04.2016 — bozma)
Bu zincirin devamı için donatanın sorumluluğunun sınırlandırılması ve deniz alacağı ve geminin ihtiyati haczi yazılarımıza bakabilirsiniz.
Tekne Sigortası Zorunlu mu? P&I Sigortasıyla Farkı
Sık sorulan “zorunlu tekne sigortası” ifadesi bir karışıklığa dayanır. Teknenin kendi hasarını karşılayan tekne sigortası zorunlu değildir. Zorunlu olan, üçüncü kişilere karşı sorumluluğu güvenceye alan koruma ve tazmin (P&I) sigortasıdır:
Türk Bayrağı taşıyan gemiler, donatanları tarafından deniz alacaklarına karşı bir koruma ve tazmin sigortası ile sigortalandırılır. … Bu Yönetmelik kapsamındaki liman tesislerine gelen tüm gemilerin, deniz alacaklarına karşı geçerli bir koruma ve tazmin sigortasına sahip olmaları zorunludur.
(Deniz Alacaklarına İlişkin Gemilerin Sigortalandırılması ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik m.5)
İki sigortanın hedefi farklıdır:
| Tekne sigortası | Koruma ve tazmin (P&I) sigortası | |
|---|---|---|
| Sigortalanan menfaat | Geminin kendisi (gövde + makine) | Donatanın üçüncü kişilere sorumluluğu |
| Niteliği | Mal sigortası | Sorumluluk sigortası |
| Zorunluluk | Hayır (kredi veya kira sözleşmesi şart koşabilir) | Evet (yukarıdaki Yönetmelik uyarınca) |
| Ödeme kime | Sigortalıya | Kural olarak zarar görene |
Ayrıca yolcu taşımacılığında TTK m.1259 uyarınca ayrı bir zorunlu sigorta rejimi işler; ayrıntı için deniz ticareti hukuku yazımıza bakabilirsiniz.
Zamanaşımı: İki Yıl ve Altı Yıl
Sigorta alacaklarında iki süre birlikte işler:
Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1420)
Bu süre, deniz ticareti sözleşmelerinden doğan alacaklar için öngörülen bir yıllık süreden (TTK m.1246) farklıdır; tekne poliçesi bir taşıma veya kullandırma sözleşmesi olmadığı için sigortaya özgü süre uygulanır.
Korumanın derecesi de farklıdır ve bu ayrım önemlidir. TTK m.1452’nin üçüncü fıkrasındaki hükümler yalnız sigortalı aleyhine değiştirilemez (lehe değiştirilebilir); m.1420 ise ikinci fıkrada sayılmıştır ve o fıkra daha serttir: bu maddeye aykırı sözleşme şartları geçersizdir. Poliçeye konulan daha kısa bir zamanaşımı süresi bu nedenle sonuç doğurmaz.
Nereye Başvurulur? Mahkeme ve Sigorta Tahkim
Tekne sigortası uyuşmazlığı ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesi görevlidir. TTK m.5 uyarınca bazı yerlerde asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı, deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir; İstanbul başta olmak üzere bu yetkiyle çalışan mahkemeler bulunur.
İkinci yol tahkimdir:
Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden … doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur. … Sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usûlünden faydalanabilir.
(5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30)
Hüküm sigorta türü ayrımı yapmaz; tekne poliçesinden doğan uyuşmazlık da bu kapsamdadır. Nitekim Komisyon bu tür uyuşmazlıkları fiilen karara bağlamaktadır: bir yat poliçesi kapsamındaki teknenin çalınmasından doğan tazminat talebi önce Uyuşmazlık Hakemi, ardından İtiraz Hakem Heyeti önünde görülmüştür (Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti, 2020/İHK-1298, T. 16.01.2020).
İki yolun pratik farkı vardır: tahkim daha hızlı ve düşük maliyetlidir, buna karşılık karara itiraz ve temyiz imkânları özel kurallara tabidir. Sürecin işleyişi için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yazımıza bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- İspat yükünü üstlenmek. Teminat dışılığı sigortacı ispatlar (m.1409) ve bu kural poliçeyle sigortalı aleyhine değiştirilemez (m.1452).
- İhmali kasıtla karıştırmak. m.1429 ihmalden doğan zararı teminat içinde tutar; ödeme yükümlülüğünü kaldıran yalnızca kasıttır.
- Geç bildirimi hak kaybı sanmak. m.1446 indirim öngörür ve indirim ancak gecikme tazminatta artışa yol açmışsa uygulanır.
- Poliçedeki bedeli ödenecek tutar sanmak. Sigortacı zarardan fazlasını ödemez (m.1461); eksik sigortada oranlama yapılır (m.1462).
- Hasar sonrası masrafları kendi cebinden saymak. Zararı azaltmak için yapılan makul giderler tazminattan ayrı ödenir ve avans istenebilir (m.1448).
- Zarar verene karşı hakları zayıflatmak. Sigortacının rücu haklarını ihlal edici davranış, sigortalıyı sigortacıya karşı sorumlu kılar (m.1448, m.1472).
- Eski Kanunun madde numaralarını kullanmak. 2012 öncesi deniz sigortası maddeleri yürürlükteki Kanunda karşılıksızdır; aynı numaralar bugün başka konuları düzenler.
- Tekne sigortasını zorunlu sanmak. Zorunlu olan koruma ve tazmin (P&I) sigortasıdır.
- İki yıllık süreyi bir yıl sanmak. Deniz ticareti sözleşmeleri için öngörülen bir yıllık süre (m.1246) sigorta sözleşmesine uygulanmaz; süre m.1420’dedir.
Özet
- Tekne sigortası, geminin kendisini güvence altına alan bir mal sigortasıdır;
teknesözcüğü TTK’da geçmez ve Kanunda ayrı bir deniz sigortaları bölümü yoktur. - Poliçeye TTK’nın genel sigorta hükümleri (m.1401-1452) ve mal sigortası hükümleri (m.1453-1472) uygulanır; boşlukta Türk Borçlar Kanunu devreye girer (m.1451).
- Bir hasarın teminat dışında kaldığını sigortacı ispatlar (m.1409) ve bu kural sigortalı aleyhine değiştirilemez (m.1452).
- İhmal teminat içindedir, kasıt değildir; kasıtta sigortacı hem tazminattan kurtulur hem primi iade etmez (m.1429).
- Hasar gecikmeksizin bildirilir; yaptırım hak kaybı değil, koşulları varsa indirimdir (m.1446).
- Sigorta bedeli bir tavandır; eksik sigortada oranlama (m.1462), aşkın sigortada aşan kısmın geçersizliği (m.1463) uygulanır.
- Ödeme yapan sigortacı halef olur ve sorumlulara yönelir (m.1472); bu, sigortacının kendi sigortalısına başvurmasından farklıdır.
- Zorunlu olan tekne sigortası değil, deniz alacaklarına karşı koruma ve tazmin (P&I) sigortasıdır.
- Zamanaşımı iki yıl, her hâlde rizikodan itibaren altı yıldır (m.1420); görevli mahkeme asliye ticaret, alternatif yol Sigorta Tahkim Komisyonudur.
Sıkça Sorulan Sorular
Tekne sigortası nedir?
Tekne sigortası, geminin veya teknenin kendisinin (gövde ve makinesinin) uğrayabileceği zararı güvence altına alan bir mal sigortasıdır. Uygulamada tekne ve makine sigortası da denir. Sigortalanan menfaat geminin kendisi olduğu için, üçüncü kişilere verilen zararları karşılayan sorumluluk sigortalarından ayrılır.
Tekne sigortası Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş midir?
Bu adla düzenlenmemiştir. Tekne sözcüğü 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun hiçbir maddesinde geçmez ve Kanunun Altıncı Kitabında ayrı bir deniz sigortaları bölümü yoktur. Tekne poliçesine, sigorta sözleşmelerine ilişkin genel hükümler ile mal sigortası hükümleri uygulanır.
Bir hasarın teminat dışında kaldığını kim ispatlar?
Sigortacı ispatlar. TTK m.1409 uyarınca sözleşmede öngörülen rizikolardan birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Bu hüküm TTK m.1452 uyarınca sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar aleyhine değiştirilemez; poliçeye konulan aksi yöndeki şart bu yönüyle sonuç doğurmaz.
Teknemi ihmalim sonucu batırdım; sigorta öder mi?
Kural olarak öder. TTK m.1429 uyarınca sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının ve bunların fiillerinden sorumlu oldukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Ödeme yükümlülüğü ancak rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep olunması hâlinde kalkar.
Sigorta şirketi kasıt iddiasıyla ödemeyi reddederse ne olur?
Kasıt iddiası ispat gerektirir ve sonucu ağırdır. TTK m.1429 uyarınca kasten sebep olma hâlinde sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri de geri vermez. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, sigorta bedelinin olaydan kısa süre önce beş katına çıkarıldığı bir tekne uyuşmazlığında ilgili hukuk olarak bu maddeyi göstermiştir.
Hasarı sigorta şirketine ne zaman bildirmeliyim?
Gecikmeksizin bildirmelisiniz. TTK m.1446 uyarınca sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. Bildirimin yapılmaması veya geç yapılması tek başına tazminatı düşürmez; ancak ödenecek tazminatta artışa neden olmuşsa kusurun ağırlığına göre indirim yapılır.
Geç bildirim yaptım, tazminat hakkım tamamen düşer mi?
Hayır. TTK m.1446 indirim öngörür, tam yoksunluk değil. İndirim ancak gecikmenin ödenecek tazminatta artışa neden olması hâlinde ve kusurun ağırlığına göre uygulanır. Ayrıca sigortacı rizikonun gerçekleştiğini daha önce fiilen öğrenmişse bu indirimden yararlanamaz.
Tekne sigortası zorunlu mudur?
Teknenin kendi hasarını karşılayan tekne sigortası zorunlu değildir. Zorunlu olan, deniz alacaklarına karşı koruma ve tazmin (P&I) sigortasıdır: ilgili Yönetmelik uyarınca Türk Bayrağı taşıyan gemiler donatanları tarafından deniz alacaklarına karşı bir koruma ve tazmin sigortası ile sigortalandırılır.
Sigorta bedeli ile sigorta değeri arasındaki fark nedir?
TTK m.1460 uyarınca sigorta değeri, sigorta olunan menfaatin tam değeridir. TTK m.1461 uyarınca sigortacının sorumluluğu ise sigorta bedeli ile sınırlıdır ve sigorta bedeli menfaatin değerini aşsa bile sigortacı uğranılan zarardan fazlasını ödemez. Poliçedeki rakam tavanı gösterir, otomatik ödeme tutarını değil.
Tekne değerini poliçede yüksek göstermenin sonucu nedir?
TTK m.1463 uyarınca sigorta bedeli menfaatin değerinin üstündeyse aşan kısım geçersizdir ve fazla prim geri verilir. Sigorta ettiren mali çıkar sağlamak amacıyla kötüniyetle aşkın sigorta yapmışsa sözleşme geçersizdir. Değer artışına dayanak gösterilen belgeler uyuşmazlıkta incelenir.
Sigorta şirketi ödediği tazminatı zarara yol açan kişiden isteyebilir mi?
Evet. TTK m.1472 uyarınca sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer; sigortalının sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Buna halefiyet denir ve sigortacının kendi sigortalısına başvurmasından farklıdır.
Tekne sigortasından doğan alacakta zamanaşımı ne kadardır?
TTK m.1420 uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Sigorta tazminatına ilişkin istemler ayrıca her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Tekne sigortası uyuşmazlığında nereye başvurulur?
Uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olduğundan asliye ticaret mahkemesi görevlidir; TTK m.5 uyarınca bazı yerlerde deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin davalara bakmakla görevlendirilmiş mahkemeler bulunur. Sigortacı tahkim sistemine üyeyse 5684 sayılı Kanun m.30 uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonuna da başvurulabilir.
Teknenin ayıbından doğan hasar teminat kapsamında mıdır?
Kural olarak değildir. TTK m.1453 uyarınca rizikonun gerçekleşmesi sonucu doğan kazanç kaybı ile sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarlar, aksine sözleşme yoksa sigorta kapsamında değildir. Bu nedenle tekne poliçelerinde ayıp, aşınma ve yıpranma tartışması sık gündeme gelir.