Usul Hukuku

Gider Avansı ve Delil Avansı: Fark, Bilirkişi Ücreti ve Kesin Süre

Gider avansı ile delil avansının farkı, bilirkişi ücretinin hangi avanstan karşılandığı, kesin süre geçtikten sonra yatırılan avansın akıbeti ve istinafta ayrıca avans istenip istenemeyeceği — HMK m.120, m.324, m.94, m.344 ve Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla.

12 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Duvar önünde duran kum saati
İçindekiler 18

Kısa Cevap

Gider avansı ve delil avansı iki ayrı kurumdur. Gider avansı dava açılışında yatırılır, tebligat ve dosya giderlerini karşılar ve dava şartıdır (HMK m.120). Delil avansı ise yargılama sırasında istenir, bilirkişi-keşif-tanık giderlerini karşılar ve yatırılmaması yalnız o delilden vazgeçilmiş sayılması sonucunu doğurur (HMK m.324).

Bu Durumda mısınız?

  • Mahkemeden bilirkişi ücreti için kesin süreli bir ara karar geldi, gider avansını zaten yatırmıştınız.
  • “Gider avansını tamamlayın” yazısı aldınız ve neyin eksik olduğunu anlamadınız.
  • Delil avansını yatırmadınız ve davanızın reddedilip reddedilmeyeceğini merak ediyorsunuz.
  • Dava bitti, yatırdığınız avansın artan kısmını geri almak istiyorsunuz.
  • Bilirkişi ücretini kesin süre geçtikten sonra yatırdınız ve mahkemenin bunu kabul edip etmeyeceğini merak ediyorsunuz.
  • İstinafa başvurdunuz, mahkeme ayrıca istinaf avansı istedi; oysa dosyada kullanılmamış gider avansınız duruyor.
  • Karşı taraf tanık dinletmek istiyor ve masrafı kimin karşılayacağını bilmiyorsunuz.

Aşağıdaki çerçeve geneldir; kendi dosyanızdaki ara kararın kapsamı için avukatınıza danışın.

İki Avans, İki Ayrı Rejim

En sık karışan nokta budur, o yüzden farkı baştan tabloyla verelim:

Gider avansıDelil avansı
DayanakHMK m.120HMK m.324
Ne zamanDava açılırkenYargılama sırasında, mahkeme delile karar verince
Kim yatırırDavacıDelili talep eden taraf
KapsamTebligat, posta, dosya ve sair işlem giderleriBilirkişi, keşif, tanık giderleri
Miktarı belirleyenYıllık Gider Avansı TarifesiMahkeme (somut delile göre)
YatırılmazsaDava şartı eksikliği → dava usulden reddedilebilirO delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır

Son satır farkın kalbidir: gider avansı davanın kaderini, delil avansı yalnız o delilin kaderini etkiler.

Dayandığı Kanun Maddeleri

Gider avansının kaynağı:

“MADDE 120- (1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. (2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. (3) (Ek:22/7/2020-7251/9 md.) Taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen delil avansına ilişkin 324 üncü madde hükümleri saklıdır.”

(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.120)

Üçüncü fıkra bu yazının en önemli cümlesidir ve aşağıda ayrı bir başlıkta ele alınmıştır.

Delil avansının kaynağı:

“MADDE 324- (1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır.”

(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.324)

İkinci fıkradaki “diğer taraf bu avansı yatırabilir” imkânı uygulamada gözden kaçar: delili siz istediniz ama yatıramıyorsanız, karşı taraf yatırarak delilin toplanmasını sağlayabilir.

Bilirkişi Ücreti Hangi Avanstan Karşılanır?

Bu, kümenin en çok sorulan sorusudur ve cevabı nettir: bilirkişi ücreti delil avansıdır, gider avansına dâhil değildir.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi, gider avansı ile delil avansını birlikte değerlendirerek şu sonuca varmıştır:

“gider avansının tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderleri kapsayacak şekilde yorumlanmasına olanak yoktur. Bu durumda; dava şartı olan gider avansının delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderlerini ifade ettiği kabul edilmelidir.”

(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/14862, K. 2016/12005, T. 28.12.2016 — BOZULMASINA)

Kararın gerekçesi, iki maddenin sonuçlarının farklı olmasına dayanır: gider avansının yatırılmaması ile delil avansının yatırılmaması farklı hukuki sonuçlara bağlanmıştır; bu nedenle gider avansı delil ikamesi giderlerini kapsayacak şekilde geniş yorumlanamaz.

Ara kararda bulunması gereken unsurlar

Aynı karar, delil avansı istenirken ara kararın taşıması gereken unsurları da belirler: hangi delil için ne miktarda avans yatırılacağı açıkça belirtilmeli ve avansın kesin süre içinde yatırılmaması hâlinde bu delilin ikamesinden vazgeçildiğinin kabulü ile dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceği ihtar edilmelidir.

Bunun pratik sonucu şudur: “bilirkişi ücretini yatırın, yoksa davanız reddedilir” biçiminde kurulmuş bir ara karar, delil avansı bakımından hatalıdır; çünkü delil avansının yaptırımı davanın reddi değildir.

Kesin Süre Geçtikten Sonra Yatırılan Avans Ne Olur?

Cevap tek adımda verilemez: önce kesin sürenin kendisinin usulüne uygun olup olmadığına bakılır. Usulüne uygun olmayan bir kesin süreye sonuç bağlanamaz; bu durumda avansın geç yatırılmış olması tek başına delilden vazgeçilmiş sayılmayı doğurmaz.

Kesin sürenin şartları HMK m.94’te düzenlenmiştir ve ikinci fıkra 2020’de yeniden yazılmıştır:

“MADDE 94- (1) Kanunun belirlediği süreler kesindir. (2) (Değişik:22/7/2020-7251/6 md.) Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. (3) Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.”

(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.94)

Dikkat edilirse bu fıkra da 22.07.2020 tarihli 7251 sayılı Kanunla değiştirilmiştir; m.120/3’ü ekleyen kanunla aynı paket. Yani 2020 reformu yalnız gider avansı ile delil avansını ayırmakla kalmamış, kesin süre verilirken hâkimin yapması gerekenleri de sıkılaştırmıştır.

Hukuk Genel Kurulu, bilirkişi ücretinin kesin süreden sonra fakat ertelenen duruşmadan önce yatırıldığı bir dosyada uyuşmazlığı tam da bu noktadan çözmüştür. Kurul önce ara karara bakmıştır:

“tayin edilecek bilirkişilerin ve heyetin kaç kişiden teşekkül edeceği, hangi uzmanlık alanına sahip kişilerden oluşacağı ve her bir bilirkişiye ödenecek ücretin ne kadar olduğu ayrı ayrı belirtilmemiştir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/3179, K. 2021/806, T. 22.06.2021 — BOZULMASINA)

Ara karar bu unsurları taşımadığı için Kurulun vardığı sonuç şudur:

“Eş söyleyişle, davacıya verilen kesin süre HMK’nın 94. maddesi ile yargısal uygulamada öngörülen şartları taşımadığından hukukî bir sonuç doğurmaz.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/3179, K. 2021/806, T. 22.06.2021 — BOZULMASINA)

Pratik çıkarım şudur: bilirkişi ücretini kesin süreden sonra yatırdıysanız dosyanız otomatik olarak kaybedilmiş sayılmaz. Savunulacak nokta çoğu zaman avansın geç yatırılması değil, ara kararın eksikliğidir — hangi konuda, kaç kişilik heyetle, hangi uzmanlıkta ve her bilirkişiye ne kadar ödeneceği yazılmamışsa, o kesin süre sonuç doğurmaz. Bu, bir önceki başlıkta anılan 17. Hukuk Dairesi ölçütüyle de aynı yöne bakar.

Buna karşılık usulüne uygun verilmiş bir kesin süre geçirilmişse kural nettir: kesin süre içinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan tarafın o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar (HMK m.94/3).

2020 Değişikliği: İçtihat Kanuna Girdi

Yukarıdaki karar 2016 tarihlidir ve o tarihte ayrım içtihatla kuruluyordu. 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunla HMK m.120’ye eklenen üçüncü fıkra, bu ayrımı doğrudan kanun metnine taşıdı: delil avansına ilişkin 324 üncü madde hükümleri saklıdır.

Bu, güncellik bakımından önemlidir. 2016 tarihli içtihadın sonucu bugün hâlâ geçerlidir; üstelik sonraki kanun değişikliği onu zayıflatmamış, teyit etmiştir.

2020 öncesi tartışma neydi ve nasıl çözülmüştü?

2020 öncesi kaynaklarda sık rastlanan itiraz şuydu: Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği’nin 45. maddesi, gider avansını tanımlarken bilirkişi ve tanık ücretlerini de sayıyordu. Bu, yukarıdaki ayrımla ilk bakışta çelişir görünür.

Çelişki gerçekte Yönetmeliğin kendi içindedir ve Hukuk Genel Kurulu bunu daha 2013’te açıkça çözmüştür: maddenin birinci fıkrası ile dördüncü ve beşinci fıkraları birbiriyle uyumlu değildir; bu durumda kanun (HMK m.324) gözetilerek delil avansını düzenleyen fıkralar önce uygulanır.

“Bu durumda; Yönetmeliğin 45. maddesinin 1. fıkrası ile 4 ve 5 fıkraları arasında uyum bulunmadığından, HMK. nun 324. maddesi gözetilerek Yönetmeliğin 45. maddesinin 4. ve 5. fıkralarının öncelikle uygulanması gerekir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/9-1195, K. 2012/1211, T. 12.12.2013 — BOZULMASINA)

Yani ayrımın dayanağı 2020 reformundan da, 2016 tarihli Daire kararından da eskidir: yönetmelik ile kanun çatıştığında kanunun üstün tutulması. 7251 sayılı Kanunla m.120/3’ün eklenmesi bu çözümü tartışmaya kapatmıştır.

Aynı kararın bir başka yönü, yukarıdaki ara karar ölçütünü de destekler: Genel Kurul’da, ara kararla ilk defa verilen kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının ihtar edilmesine gerek olmadığı görüşü ileri sürülmüş, ancak bu görüş Kurul çoğunluğunca kabul edilmemiştir. Kesin süreye bağlanan sonucun ihtar edilmesi gereği, 2020’de HMK m.94/2’ye yazılmadan önce de aranıyordu.

Bu karar bir karşı oy içerir; yukarıdaki alıntı kararın çoğunluk gerekçesinden alınmıştır.

Gider Avansı Yatırılmazsa: Dava Şartı Rejimi

Gider avansı, kanunda sayılan dava şartlarından biridir — davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması (HMK m.114/1-g). Eksikliğin sonucu ise m.115’te düzenlenmiştir:

“(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.”

(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.115/2)

Yani eksiklik doğrudan redde yol açmaz; önce kesin süre verilmesi gerekir. Ayrıca üçüncü fıkraya göre, noksanlık hüküm anında giderilmişse, başlangıçtaki noksanlıktan ötürü dava usulden reddedilemez.

Avansın yargılama sırasında yetersiz kaldığı anlaşılırsa uygulanacak kural m.120/2’dir: davacıya iki haftalık kesin süre verilir.

Kesin süre “ödeme” mi, “vezneye ulaştırma” mı?

Bu ayrım bir davayı kurtarabilir. Kesin süre içinde parayı PTT’den havale ettiniz, ama para mahkeme veznesine süre bittikten sonra ulaştı. Dava şartı eksikliği doğar mı? Hukuk Genel Kurulu cevabı ara kararın lafzına bağlamıştır:

“verilen iki haftalık kesin süre içinde ödenmesi gereken gider avansının “kesin olarak mahkeme veznesine ulaştırılması” isteniyorsa, kesin süreye ilişkin ara kararında bu yönün de açıkça belirtilmesinin gerektiği kuşkusuzdur.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/64, K. 2017/320, T. 22.02.2017 — BOZULMASINA)

Somut olayda ara karar yalnızca “ödenmesi” demiş, “vezneye ulaştırılması” dememişti:

“Mahkemece kesin süre ihtaratlı ara kararında, verilen kesin sürede gider avansının mahkeme veznesine yatırılması gerektiği belirtmediğinden ihtara konu tutarın süresi içinde PTT veznesine yatırılması ile ara karar gereği yerine getirilmiştir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/64, K. 2017/320, T. 22.02.2017 — BOZULMASINA)

Sonuç olarak Kurul, HMK m.115/2’deki dava şartı eksikliği koşulunun somut olayda gerçekleşmediğine hükmetmiştir. Bu yüzden gider avansı için kesin süre aldıysanız, ara kararın tam metnini okumak gerekir: ihtar “ödeme” diyorsa süresinde yapılan havale yeterlidir.

İstisna: Tarafların Serbestçe Tasarruf Edemeyeceği Davalar

HMK m.324/3, bu dava ve işler hakkındaki hükümleri saklı tutar. Bunların rejimi m.325’tedir: hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin bir haftalık süre içinde taraflarca ödenmesine karar verilir; ödenmezse ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir.

Fark önemlidir: bu davalarda avans yatırılmadı diye delil düşmez. Gider Hazineden karşılanır ve sonradan sorumlu taraftan tahsil edilir.

İstinafta Ayrıca Gider Avansı İstenir mi?

Uygulamada sık karşılaşılan bir muhtıra vardır: istinafa başvurursunuz, mahkeme “istinaf avansını tamamlayın” diye yazı gönderir. Oysa dosyanızda dava başında yatırdığınız ve kullanılmamış gider avansı durmaktadır. Hukuk Genel Kurulu bu durumda ayrıca avans istenemeyeceğine hükmetmiştir.

Kanuni dayanak HMK m.344’tür:

“MADDE 344- (1) İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır.”

(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.344)

Hukuk Genel Kurulu bu maddenin hangi hâl için öngörüldüğünü belirlemiştir:

“dava açılırken HMK’nın 114. maddesi çerçevesinde yatırılan gider avansının kanun yollarına başvuru sırasında gerekli olacak tebligat masraflarını da kapsadığı, kanun koyucunun HMK’nın 344. maddesini şayet yargılama sonunda kalan gider avansının istinaf yoluna başvuruda kullanılacak giderleri karşılamaması durumu için öngördüğü şüphe götürmeyecek şekilde açıktır.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/878, K. 2022/1740, T. 13.12.2022 — BOZULMASINA)

Kurul, yeterli avans yatırmış taraftan yeniden masraf istenmesinin sonucunu da anayasal düzeyde nitelendirmiştir:

“kanun yollarına başvuru için gereken masraflara da yeter şekilde gider avansı yatırmış olan tarafa, ayrıca istinaf ya da temyiz için tekrar masraf yatırma yükümlülüğü yüklenmesi ve bu yapılmadığı takdirde kanun yoluna başvurulmamış sayılma gibi önemli bir müeyyidenin uygulanması açık yasal düzenlemelere aykırılık teşkil ettiği gibi Anayasal güvence altında olan hak arama özgürlüğü ve mahkemeye erişim hakkını da ihlâl eder mahiyet taşır.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/878, K. 2022/1740, T. 13.12.2022 — BOZULMASINA)

Bu kararın iki pratik sonucu vardır. Birincisi, size istinaf avansı muhtırası geldiyse ilk yapılacak iş dosyadaki bakiye gider avansını kontrol etmektir; yeterliyse bunu bir dilekçeyle mahkemeye bildirmek gerekir. İkincisi, HMK m.344’ün yaptırımı ancak gerçekten eksik olan hâlde uygulanabilir; kalan avans kanun yolu giderlerini karşılıyorsa başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verilemez.

Kararın usul yönünden bir ayrıntısı kaydedilmelidir: Kurul bozmayı, dosyanın eski tarihli olması sebebiyle mülga 1086 sayılı Kanun hükümlerine göre yapmıştır. Ancak uyguladığı maddi kural HMK m.114, m.344 ve m.331/2’dir; bu maddeler yürürlüktedir ve holding güncel hukuk bakımından geçerliliğini korur.

Harç mı, avans mı, yargılama gideri mi?

Üçü aynı şey değildir. Yargılama gideri üst kavramdır ve HMK m.323’te sayılır: başvurma, karar ve ilam harçları bir bent; tebliğ ve posta giderleri, dosya giderleri, keşif giderleri ile tanık ve bilirkişiye ödenen ücretler ayrı bentlerdir. Harç devlete ödenen ve iade edilmeyen bir kamu alacağıdır. Avans ise ileride yapılacak gideri karşılamak üzere emaneten yatırılan, kullanılmayan kısmı iade edilen tutardır (HMK m.333). Bu yüzden “delil avansı harç mıdır?” sorusunun cevabı hayırdır.

Avansı Ödeyecek Durumda Değilseniz: Adli Yardım

Gider avansı dava şartıdır, ama ödeme gücü olmayan kişi bu yüzden mahkeme kapısında kalmaz. Adli yardım talebinde bulunulduğunda, talep karara bağlanıncaya kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz. Bunun kesin süreyle ilişkisi kritiktir.

Hukuk Genel Kurulu, kendisine gider avansı için kesin süre verilen davacının bu süre içinde adli yardım talep ettiği bir dosyada şu sonuca varmıştır:

“Ancak, yerel mahkemenin adli yardım talebi konusunda 08/12/2011 tarihinde aldığı ara karar, gider avansı ödemesine ilişkin 27/10/2011 tarihli duruşmada davacıya verilen kesin hükmü ortadan kaldırmıştır. Bu durumda kesin hükmün sonuçları doğmaz.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/4-168, K. 2013/1513, T. 30.10.2013 — BOZULMASINA)

Kararın metninde “kesin hüküm” denmişse de bağlam, gider avansı için verilen kesin süredir: adli yardım talebi hakkında ara karar kurulması, önceki kesin süreyi ortadan kaldırmış ve o sürenin sonuçları doğmamıştır. Pratik karşılığı şudur. Gider avansı için kesin süre aldıysanız ve ödeme gücünüz yoksa, süre dolmadan adli yardım talebinde bulunmak dosyayı ayakta tutar. Talebin nasıl yapılacağı, hangi belgelerin arandığı ve ret hâlinde itiraz usulü için bkz. Avukata Sor: Hazırlık, Ücret ve Adli Yardım

Aynı karar, bu yazının ana ayrımını Genel Kurul düzeyinde de teyit eder. Tahkikat aşamasına geçilmişken gider avansı istenmesi hatalı bulunmuştur:

“bu aşamada, sadece HMK nun 324.maddesi uyarınca delil avansı istenebileceği gözden kaçırılarak, yazılı şekilde gider avansı istenmesi de doğru değildir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/4-168, K. 2013/1513, T. 30.10.2013 — BOZULMASINA)

Yani ayrım yalnızca kapsam (tebligat mı, bilirkişi mi) bakımından değil, aşama bakımından da işler: dava açılışında gider avansı, tahkikat sırasında delil avansı.

Artan Avansın İadesi

“MADDE 333- (1) Hükmün kesinleşmesinden sonra mahkeme kendiliğinden, yatırılan avansın kullanılmayan kısmının iadesine karar verir. Bu kararın tebliğ gideri iade edilecek avanstan karşılanır.”

(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.333)

Üç ayrıntı: iade kesinleşmeye bağlıdır, mahkeme resen karar verir ve iade kararının tebliğ gideri iade edilecek tutardan düşülür. Talep şart değildir; uygulamada dilekçeyle talep süreci hızlandırır.

Sık Yapılan Hatalar

  • Bilirkişi ücretini gider avansından karşılandığını sanmak. Delil avansıdır; ayrıca istenir.
  • Delil avansı yatırılmayınca davanın reddedileceğini düşünmek. Yaptırım, o delilden vazgeçilmiş sayılmaktır (HMK m.324/2).
  • Ara kararda hangi delil için ne kadar avans istendiğinin yazılmamasını önemsememek. Yargıtay bu unsurları arıyor.
  • Karşı tarafın avansı yatırabileceğini bilmemek. m.324/2 bu imkânı açıkça tanır.
  • 2020 öncesi kaynaklara dayanmak. 7251 sayılı Kanunla eklenen m.120/3 tartışmayı kanun düzeyinde çözmüştür.
  • Kesin süre geçti diye pes etmek. Önce ara kararın HMK m.94 şartlarını taşıyıp taşımadığına bakın.
  • İstinaf avansı muhtırasını sorgusuz yatırmak. Dosyada yeterli bakiye gider avansı varsa ayrıca avans istenemez (HGK, E. 2021/878, K. 2022/1740).
  • Artan avansı hüküm verilir verilmez beklemek. İade, hükmün kesinleşmesinden sonra gündeme gelir.

Özet

  • Gider avansı dava açılışında yatırılır, tebligat ve dosya giderlerini karşılar, dava şartıdır (HMK m.120, m.114/1-g).
  • Delil avansı yargılama sırasında istenir; bilirkişi, keşif ve tanık giderleri buradan karşılanır (HMK m.324).
  • Bilirkişi ücreti gider avansına dâhil değildir — Yargıtay 17. HD, E. 2014/14862, K. 2016/12005 bunu açıkça belirtmiştir.
  • Gider avansı eksikliği kesin süre sonrası davanın usulden reddine, delil avansı eksikliği yalnız o delilden vazgeçilmiş sayılmaya yol açar.
  • 7251 sayılı Kanunla eklenen HMK m.120/3, bu ayrımı 2020’de kanun metnine taşımıştır.
  • Usulüne uygun olmayan kesin süre hukuki sonuç doğurmaz; bilirkişi ara kararında konu, heyet, uzmanlık ve ücret ayrı ayrı gösterilmelidir (HGK, E. 2017/3179, K. 2021/806).
  • Dava açılışında yatırılan gider avansı kanun yolu tebligat masraflarını da kapsar; yeterliyse istinaf için ayrıca avans istenemez (HGK, E. 2021/878, K. 2022/1740).
  • Gider avansı kesin süresinde ara karar “ödeme” diyorsa süresinde yapılan havale yeterlidir (HGK, E. 2015/64, K. 2017/320).
  • Ödeme gücü yoksa adli yardım talebi kesin süreyi ortadan kaldırır; tahkikat aşamasında gider avansı değil delil avansı istenir (HGK, E. 2013/4-168, K. 2013/1513).

Toplam dava maliyetinin diğer kalemleri için: mahkeme masrafları (yargılama giderleri). Kendi dosyanız için sayısal hesap: dava harcı ve masrafı hesaplama.

Sıkça Sorulan Sorular

Gider avansı nedir?

Gider avansı, davacının dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu tutardır. Kanun bunu şöyle düzenler; davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır (HMK m.120/1). Tebligat ve dosya işlemleri gibi delil ikamesi dışındaki yargılama giderlerini karşılar.

Bilirkişi ücreti gider avansı mı, delil avansı mı?

Delil avansıdır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, dava şartı olan gider avansının delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderlerini ifade ettiğini, gider avansının tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderleri kapsayacak şekilde yorumlanmasına olanak bulunmadığını belirtmiştir (E. 2014/14862, K. 2016/12005, T. 28.12.2016). Bilirkişi, keşif ve tanık giderleri HMK m.324 kapsamında ayrıca istenir.

Gider avansı ile delil avansı arasındaki fark nedir?

Üç noktada ayrılırlar. Zaman bakımından gider avansı dava açılışında, delil avansı yargılama sırasında mahkeme ilgili delilin toplanmasına karar verince istenir. Kapsam bakımından gider avansı tebligat ve dosya giderlerini, delil avansı bilirkişi, keşif ve tanık giderlerini karşılar. Sonuç bakımından gider avansının yatırılmaması dava şartı eksikliğidir ve davanın usulden reddine yol açabilir; delil avansının yatırılmaması ise yalnızca o delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılması sonucunu doğurur.

Delil avansını yatırmazsam davam reddedilir mi?

Hayır, dava reddedilmez. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse diğer taraf bu avansı yatırabilir; aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır (HMK m.324/2). Yani sonuç davanın reddi değil, o delilden vazgeçilmiş sayılmaktır ve mahkeme dosyadaki mevcut delillere göre karar verir.

Gider avansını yatırmazsam ne olur?

Gider avansının yatırılmış olması bir dava şartıdır (HMK m.114/1-g). Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir; ancak noksanlığın giderilmesi mümkünse tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde giderilmezse dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir (HMK m.115/2). Ayrıca avansın yetersizliği yargılama sırasında anlaşılırsa davacıya iki haftalık kesin süre verilir (HMK m.120/2).

Delil avansı istenirken ara kararda ne yazması gerekir?

Yargıtay bu konuda somut bir şart koyar. Delil avansına yönelik ara kararında mahkemece, hangi delil için ne miktarda avans yatırılacağı açıkça belirtilmeli ve avansın kesin süre içinde yatırılmaması hâlinde bu delilin ikamesinden vazgeçildiğinin kabulü ile dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceği ihtar edilmelidir (17. HD, E. 2014/14862, K. 2016/12005). Bu unsurları taşımayan ara karara dayanılarak delilden vazgeçilmiş sayılamaz.

Aynı delili iki taraf da isterse avansı kim öder?

Yarı yarıya öderler. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler (HMK m.324/1).

Gider avansı ne kadar tutar?

Tutar her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılan HMK Gider Avansı Tarifesi ile belirlenir ve taraf sayısına bağlıdır. Yapı olarak taraf sayısının beş katı tutarında tebligat ücreti ile diğer iş ve işlemler için öngörülen maktu tutarın toplamıdır. Tarife her yıl yenilendiği için güncel tutar için o yılın tarifesine bakılmalıdır.

Delil avansı kanunda gider avansından açıkça ayrılmış mıdır?

Evet, 2020'den beri açıkça ayrılmıştır. 22.07.2020 tarihli 7251 sayılı Kanunla HMK m.120'ye eklenen fıkra şöyledir. Taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen delil avansına ilişkin 324 üncü madde hükümleri saklıdır. Böylece Yargıtay'ın daha önce içtihatla kurduğu ayrım kanun metnine girmiştir.

Kullanmadığım avans geri ödenir mi?

Evet. Hükmün kesinleşmesinden sonra mahkeme kendiliğinden, yatırılan avansın kullanılmayan kısmının iadesine karar verir; bu kararın tebliğ gideri iade edilecek avanstan karşılanır (HMK m.333). İade hükmün kesinleşmesine bağlıdır, karar verilmesi tek başına yetmez.

Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği davalarda avans kuralı aynı mı?

Hayır, bu davalar için ayrı hüküm vardır. HMK m.324/3 bu davalar hakkındaki hükümleri saklı tutar; m.325'e göre hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderler bir haftalık süre içinde taraflarca ödenmezse, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir. Yani delil düşmez.

Bilirkişi ücretini kesin süreden sonra yatırırsam ne olur?

Önce kesin sürenin usulüne uygun olup olmadığına bakılır. Hukuk Genel Kurulu, bilirkişi ücreti için verilen kesin süreden sonra ama ertelenen duruşmadan önce ücretin yatırıldığı bir dosyada, ara kararın HMK m.94'teki şartları taşımadığı sonucuna vararak verilen kesin sürenin hukuki bir sonuç doğurmayacağına hükmetmiştir (E. 2017/3179, K. 2021/806).

Usulüne uygun olmayan kesin süre sonuç doğurur mu?

Hayır. Hâkim kesin süreye konu işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklamak ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını tutanağa geçirerek ihtar etmek zorundadır (HMK m.94/2). Hukuk Genel Kuruluna göre bu şartları taşımayan kesin süre hukuki bir sonuç doğurmaz (E. 2017/3179, K. 2021/806).

Bilirkişi için verilen ara kararda nelerin yazılması gerekir?

Hukuk Genel Kurulu somut unsurlar arar — incelemenin hangi konuda yapılacağı, heyetin kaç kişiden oluşacağı, bilirkişilerin hangi uzmanlık alanına sahip olacağı ve her bir bilirkişiye ödenecek ücretin ne kadar olduğu ayrı ayrı belirtilmelidir (E. 2017/3179, K. 2021/806). Bunlar yazılmadan bilirkişi görevlendirilemez.

İstinafa başvururken ayrıca gider avansı yatırmam gerekir mi?

Dava açılışında yatırdığınız gider avansı kanun yolu giderlerini karşılıyorsa hayır. Hukuk Genel Kuruluna göre dava açılırken yatırılan gider avansı, kanun yollarına başvuru sırasında gerekli olacak tebligat masraflarını da kapsar; HMK m.344 yalnızca kalan avansın yetmediği hâl için öngörülmüştür (E. 2021/878, K. 2022/1740).

İstinaf gider avansı yatırılmazsa başvuru düşer mi?

Gerçekten eksik varsa evet. Harç ve giderler hiç ödenmemiş veya eksik ödenmişse mahkeme bir haftalık kesin süre verir; bu süre içinde tamamlanmazsa başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verilir (HMK m.344). Ancak dosyada yeterli gider avansı duruyorsa bu yaptırım uygulanamaz (HGK, E. 2021/878, K. 2022/1740).

Yeterli avans varken istinaf başvurusunun yapılmamış sayılması hak ihlali midir?

Hukuk Genel Kurulu bunu açıkça belirtmiştir. Kanun yollarına başvuru için gereken masraflara da yeter şekilde gider avansı yatırmış olan taraftan tekrar masraf istenmesi ve yatırılmayınca başvurulmamış sayılma yaptırımının uygulanması, hak arama özgürlüğünü ve mahkemeye erişim hakkını ihlal eder niteliktedir (E. 2021/878, K. 2022/1740).

Delil avansı harç mıdır?

Hayır. Harç bir kamu alacağıdır; avans ise ileride yapılacak gideri karşılamak üzere emaneten yatırılan ve artanı iade edilen tutardır. Her ikisi de yargılama gideri kalemleri arasında sayılır (HMK m.323); başvurma, karar ve ilam harçları ayrı bir bent, tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler ayrı bir benttir.

Gider avansını PTT'den yatırdım ama vezneye geç ulaştı, davam reddedilir mi?

Ara kararın lafzına bakılır. Hukuk Genel Kuruluna göre gider avansının kesin süre içinde mahkeme veznesine ulaştırılması isteniyorsa bunun ara kararda açıkça belirtilmesi gerekir; ara karar yalnızca ödenmesini ihtar etmişse tutarın süresi içinde PTT veznesine yatırılmasıyla ara karar gereği yerine getirilmiş olur (E. 2015/64, K. 2017/320).

Gider avansı için verilen kesin süre ara kararında ne yazmalı?

İhtarın kapsamı sonucu belirler. Kesin süre içinde ödeme mi yoksa mahkeme veznesine ulaştırma mı istendiği açıkça yazılmalıdır; aksi hâlde süresinde yapılan havale yeterli sayılır ve HMK m.115/2 anlamında dava şartı eksikliği doğmaz (HGK, E. 2015/64, K. 2017/320).

Gider avansını ödeyemiyorum, ne yapabilirim?

Adli yardım talebinde bulunabilirsiniz. Talep hakkında bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz. Hukuk Genel Kurulunun incelediği bir dosyada, gider avansı için kesin süre verilmiş, davacı süre içinde adli yardım talep etmiş ve mahkeme bu talep hakkında ara karar kurmuştu; Kurul bu ara kararın önceki kesin süreyi ortadan kaldırdığına ve sonuçlarının doğmayacağına hükmetmiştir (E. 2013/4-168, K. 2013/1513). Kararın lafzında bu süre için "kesin hüküm" ifadesi kullanılmıştır. Sonuç somut olaya bağlıdır; kendi dosyanız için avukatınıza danışın.

Tahkikat başladıktan sonra mahkeme gider avansı isteyebilir mi?

Hukuk Genel Kuruluna göre hayır. Tahkikat aşamasına geçilmişken yalnızca HMK m.324 uyarınca delil avansı istenebileceği gözden kaçırılarak gider avansı istenmesi doğru değildir (E. 2013/4-168, K. 2013/1513). Ayrım yalnızca kapsam bakımından değil, aşama bakımından da işler.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Görev ve yetki itirazları, süre hesabı, istinaf ve temyiz başvuruları gibi yargılamanın usul sorunlarını takip eder.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp