İcra ve İflas Hukuku

İflas Masasına Alacak Kaydı: Şirket İflas Ederse Ne Olur?

İflas masasına alacak kaydı nasıl yapılır? Bir aylık süre (İİK m.219), talepte bulunması gerekenler, belgeler, harç, sıra cetveli takvimi, on beş günlük kayıt kabul davası (m.235) ve geç kaydın bedeli (m.236).

17 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Kırmızı kurdeleyle bağlanmış belge tomarı
İçindekiler 19

Kısa Cevap

Borçlu şirketin iflası alacağınızı ortadan kaldırmaz; tahsil yolunu değiştirir. Bireysel takip yerine iflas tasfiyesi işler ve alacağınızı iflas masasına kaydettirmeniz gerekir. Kayıt süresi ilandan itibaren bir aydır (İİK m.219). Sıra cetveli, kayıt süresi geçtikten ve iflas idaresi seçildikten sonra en geç iki ay içinde düzenlenir (m.232). Cetvele itiraz on beş gün içinde, iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesinde dava ile yapılır (m.235). Süreyi kaçırmak alacağı yok etmez ama bedeli vardır: geç kayıt iflasın kapanmasına kadar kabul olunur, gecikme masrafları alacaklıya yüklenir ve önceden kararlaştırılmış paylaşmaya katılma hakkı doğmaz (m.236).

Bu Durumda mısınız?

  • Borçlu şirketin iflas ettiğini duydunuz ve ne yapmanız gerektiğini bilmiyorsunuz.
  • Alacağınızı kaydettirdiniz ancak sıra cetvelinde göremiyorsunuz.
  • Sıra cetvelinde alacağınız kabul edildi ama miktarı düşürüldü.
  • Başka bir alacaklının size göre öne alındığını düşünüyorsunuz.
  • Bir aylık kayıt süresini kaçırdınız ve hâlâ bir şansınız olup olmadığını soruyorsunuz.
  • Tasfiye bitti ancak alacağınızın bir kısmı ödenmemiş kaldı.

İflasın İlanı ve Bir Aylık Kayıt Süresi

Süreç ilanla başlar ve ilan, alacaklı için en kritik takvim kalemidir:

“Alacaklılara ve istihkak iddiasında bulunanlara alacaklarını ve istihkaklarını ilandan bir ay içinde kaydettirmeleri ve delillerinin (senetler ve defterler hulasaları v.s.) asıl veya musaddak suretlerini tevdi eylemeleri, (pek uzak yerlerde veya yabancı memleketlerde ikamet eden alacaklılar için müddet uzatılabilir.)”

(İcra ve İflas Kanunu m.219)

Üç ayrıntı pratikte belirleyicidir. Birincisi, kayıt yalnızca alacaklılar için değil istihkak iddiasında bulunanlar için de öngörülmüştür; masada bulunan bir malın size ait olduğunu iddia ediyorsanız aynı takvim sizi de bağlar. İkincisi, alacağı bildirmek yetmez; delillerin asıl veya musaddak suretleri tevdi edilir. Üçüncüsü, aynı madde sürelerin hesabında son ilan tarihinin esas alınacağını belirtir; birden fazla ilan yapılmışsa sonuncusundan hesaplamak gerekir.

Adi tasfiyede ilanın zamanı da bağlıdır: iflas dairesi, tasfiyenin adi şekilde yapılacağına dair kararından itibaren en geç on gün içinde ilanı yapar.

İlanın Diğer Muhatapları: Borçlular ve Mal Elinde Bulunduranlar

Aynı ilan, alacaklıların yanı sıra iki grubu daha aynı bir aylık süreyle bağlar ve her ikisinde de yaptırım ağırdır.

Müflisin borçluları. İlanda, hilafına hareket cezai mesuliyeti gerektirmek üzere müflisin borçlularının aynı süre içinde kendilerini ve borçlarını bildirmeleri yazılır. Yani müflise borcunuz varsa, sessiz kalmak bir seçenek değildir.

Müflisin mallarını elinde bulunduranlar. Bu grup için sonuç daha da ağırdır:

“Müflisin mallarını her ne sıfatla olursa olsun ellerinde bulunduranların o mallar üzerindeki hakları mahfuz kalmak şartiyle bunları aynı müddet içinde daire emrine tevdi etmeleri ve etmezlerse makbul mazeretleri bulunmadıkça cezai mes’uliyete uğrayacakları ve rüçhan haklarından mahrum kalacakları”

(İcra ve İflas Kanunu m.219)

Buradaki kritik nokta rüçhan hakkından mahrumiyettir. Elinde müflise ait mal bulunduran ve o mal üzerinde öncelikli hakkı olan bir alacaklı (örneğin hapis hakkı veya teslime bağlı rehin sahibi) malı süresinde daire emrine tevdi etmezse, makbul bir mazereti yoksa önceliğini kaybeder. Malı elde tutmak koruma değil, hak kaybı doğurur; hakların saklı kalması tevdi şartına bağlanmıştır.

İlanda ayrıca, ilandan en geç on gün içinde toplanmak üzere alacaklıların ilk alacaklılar toplantısına çağrıldığı da yazılır.

Alacağınız Neyin İçinden Ödenecek? İflas Masası (İİK m.184)

Kayıt talebinin muhatabı bir kasa değil, kanunun kurduğu bir malvarlığı topluluğudur:

2004 sayılı İİK m.184 — İflas masası

İflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer.

Maddenin üç unsuru alacaklı bakımından doğrudan sonuç doğurur. Birincisi kapsam ölçütü haczi kabil olmaktır — haczedilemeyen mallar masaya girmez, dolayısıyla alacakların ödenmesine de tahsis edilmez. İkincisi, malın nerede bulunduğu önemsizdir; müflisin başka bir ildeki ya da üçüncü kişi elindeki malları da masaya dâhildir. Üçüncüsü, masa iflasın açıldığı ana donmuş değildir: iflasın kapanmasına kadar müflisin mülkiyetine geçen mallar da masaya girer.

Bunun pratik anlamı şudur: alacağınızı süresinde kaydettirdiyseniz, payınız yalnızca iflasın açıldığı gün mevcut olan mallardan değil, tasfiye sürerken masaya giren mallardan da hesaplanır.

Kayıt Talebinde Ne Bulunmalıdır?

Kanun kayıt talebi için matbu bir form ya da zorunlu bir başlık düzeni öngörmez. Aradığı iki şey vardır: alacağın (veya istihkakın) bildirilmesi ve delillerin tevdii. Uygulamada işleyen bir kayıt talebi şu unsurları taşır:

  • Muhatap daire ve dosya numarası — iflas müdürlüğünün adı ve iflas dosyasının esas numarası.
  • Alacaklının kimlik ve iletişim bilgileri; vekille takip ediliyorsa vekilin bilgileri ve vekaletname.
  • Müflisin kimliği — ilanda yer aldığı biçimde.
  • Alacağın miktarı ve para birimi, işlemiş faiz ile birlikte ayrı ayrı gösterilmiş olarak.
  • Alacağın sebebi — hangi hukuki ilişkiden doğduğu (satım, hizmet, kira, ödünç, ilam vb.).
  • Talep edilen sıra — alacağın İİK m.206 anlamında hangi sıraya girdiği iddiası; özellikle işçi alacağı, nafaka veya rehinli alacak gibi öncelikli bir konum ileri sürülüyorsa bu açıkça belirtilmelidir.
  • Rehin veya öncelik iddiası varsa dayanağı; ayrıca masada size ait bir mal varsa istihkak iddiası aynı talep içinde bildirilmelidir.
  • Delil listesi ve ekler.

Alacağın sebebini yazmak biçimsel bir ayrıntı değildir. İflas idaresi talebi kaydetmekle yetinmez, esastan inceler:

“İdare, alacak ve istihkak iddialarının kaydı için tayin olunan müddet bittikten sonra iddiaları tahkik ve tetkik eder. Müflisi bulundurmak mümkünse her iddia hakkında ne diyeceğini sorar ve icabına göre kabul veya ret kararı verir.”

(İcra ve İflas Kanunu m.230)

Yani sebebi ve dayanağı belirsiz bırakılan bir alacak, incelemeyi geçemeyeceği için reddedilme riski taşır. Reddedilen alacağın önündeki yol, on beş günlük süreyle sınırlı ve masrafı olan bir dava yoludur; bunu baştan önlemek her zaman daha ucuzdur.

Hangi Belgeler Eklenir?

Kanun delilleri örnekleyerek sayar ve biçimlerini belirler: senetler ve defter hulasaları gibi delillerin asıl veya musaddak (onaylı) suretleri tevdi edilir (İİK m.219). Alacağın kaynağına göre pratikte sunulan belgeler şunlardır:

Alacağın kaynağıTipik belgeler
Ticari satım / hizmetSözleşme, sipariş yazışması, faturalar, irsaliyeler, cari hesap ekstresi
Kambiyo senediBono, poliçe veya çekin aslı; protesto evrakı
Devam eden icra takibiTakip talebi, ödeme emri ve tebliğ şerhi, dosya hesap dökümü
İlama bağlı alacakİlamın onaylı sureti, kesinleşme şerhi (gerekiyorsa)
İşçi alacağıHizmet sözleşmesi, bordrolar, SGK hizmet dökümü, fesih bildirimi
Kira alacağıKira sözleşmesi, ödeme/ihtar kayıtları
Rehinli alacakİpotek veya rehin senedi, tapu kaydı

İki uyarı. Birincisi, fotokopi kural olarak yetmez; kanun asıl veya onaylı sureti arar. Senedin aslını tevdi ediyorsanız dairenin bunu tutanağa geçirmesini isteyin. İkincisi, faiz ve fer’ileri ayrı gösterin; toplam bir rakam yazmak, kabul edilen miktarın sonradan tartışılmasına zemin hazırlar.

Alacağın miktarı hangi tarihe göre yazılır?

Bu, kayıt talebinin en çok hata yapılan kalemidir. İflasın açılması alacağın işleyişini dondurur ve hesabı belirli bir ana sabitler:

“Borçlunun gayri taşınır mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.”

(İcra ve İflas Kanunu m.195)

Üç sonuç doğar. Birincisi, vadesi gelmemiş alacağınız da muaccel hâle gelir; vade beklemeden kaydettirirsiniz. İkincisi, hesap iflasın açıldığı güne kadar yapılır: o güne kadar işlemiş faiz ve takip masrafları anaparaya eklenir, sonrası için kural olarak faiz işletilmez. Üçüncüsü, taşınmaz rehniyle güvenceye bağlanmış alacaklar bu muacceliyet kuralının dışındadır. Aynı madde, vadesi gelmemiş faizsiz borçlardan yıllık kanuni faiz hesabıyla iskonto yapılacağını da öngörür.

Uygulamadaki karşılığı şudur: kayıt talebinde miktarı “bugün itibarıyla” değil, iflas kararının tarihi itibarıyla hesaplayın ve anapara, işlemiş faiz ve takip masraflarını kalem kalem gösterin.

Nereye ve Nasıl Başvurulur? Harç ve Masraf

Muhatap iflas müdürlüğüdür, mahkeme değildir. Bu aşamada dava açılmaz; masaya kayıt bir idari taleptir. Dava yalnızca talebiniz reddedilir ya da azaltılırsa, cetvelin ilanından sonra ve on beş gün içinde gündeme gelir (m.235).

Talep, iflas dosyasının bulunduğu müdürlüğe verilir. Bu işlemler elektronik ortamda yürür:

“İcra ve iflas dairelerince yapılacak her türlü icra ve iflas iş ve işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi kullanılır; her türlü veri, bilgi, belge ve karar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır.”

(İcra ve İflas Kanunu m.8/a)

Aynı madde üç pratik sonuç doğurur. Birincisi, güvenli elektronik imzayla oluşturulan veriler senet hükmündedir ve güvenli elektronik imza elle atılan imzayla aynı ispat gücünü taşır; dolayısıyla vekil, kayıt talebini UYAP üzerinden e-imzalı olarak sunabilir. İkincisi, belgenin aslının incelenmesinin zorunlu olduğu hâller saklıdır; bu nedenle kambiyo senedi gibi asıl ibrazı gereken belgelerde ayrıca fiziki tevdi gerekebilir. Üçüncüsü ve süre bakımından en kritiği:

“Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.”

(İcra ve İflas Kanunu m.8/a)

Yani bir aylık sürenin son günü UYAP üzerinden yapılan başvuruda mesai bitimi değil, gün sonu esas alınır. Bu, son gün kalan başvurular için gerçek bir nefes payıdır; yine de sistemsel aksaklık riski nedeniyle süreyi son güne bırakmamak yerinde olur.

Kayıt talebi harçsız değildir: Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı tarifede “iflas harçları” başlığı altında maktu nitelikte bir masaya katılma harcı öngörülmüştür. Harç maktu olduğundan alacağın büyüklüğüne göre değişmez; güncel tutar her yıl yayımlanan Harçlar Kanunu Genel Tebliği ile belirlendiğinden, başvuru öncesinde o yılın tarifesinden teyit edilmelidir.

Gecikmenin ayrı bir maliyeti olduğunu da hatırlatmak gerekir: süresinde yapılmayan kayıtta gecikmeden doğan masraflar alacaklıya aittir ve peşin ödenmesi istenebilir (m.236). Bu, aşağıda ayrıca ele alınmaktadır.

Talebinizden Sonra: Kabul, Ret ve Bildirim

İflas idaresi kayıt süresi dolduktan sonra iddiaları inceler ve kabul ya da ret kararı verir (m.230). Sonuç sıra cetveline yansır ve cetvel ilan edilir. Burada gözden kaçan bir ayrıntı vardır: iddiası tamamen veya kısmen reddedilen ya da iddia ettiği sıraya kabul edilmeyen alacaklılara doğrudan doğruya haber verilir (m.234). Yani olumsuz sonuç yalnız ilana bırakılmaz; ayrıca size bildirilir. Bu bildirim, on beş günlük dava süresini planlamak bakımından kritik bir tarihtir.

Hazır “Dilekçe Örneği” Meselesi

İnternette çok sayıda “iflas masasına alacak kaydı dilekçe örneği” dolaşır. Bir örnek, talebin biçimsel iskeletini (muhatap daire, sıralama, talep sonucu) göstermek bakımından fikir verebilir. Ancak kayıt talebinin belirleyici unsuru biçim değil, içeriktir: alacağınızın sebebi, miktarı, iddia ettiğiniz sıra ve bunları ispatlayan belgeler. Genel bir örnek, tanımı gereği sizin alacağınıza ait olguları içermez.

Yukarıda açıklanan kurallar bu riski somutlaştırır: iflas idaresi talebi kaydetmekle kalmayıp tahkik ve tetkik eder (m.230), deliller asıl veya musaddak suret olarak aranır (m.219) ve sıra iddiası gösterilmezse alacak imtiyazsız sırada değerlendirilebilir. Hazır bir metni doldurmak bu üç noktanın hiçbirini karşılamaz; talebi kendi alacağınızın kaynağına ve belgelerine göre kurmak esastır.

Dilekçe türleri arasındaki rejim farkları ve ortak omurga için dilekçe örnekleri yazımıza bakabilirsiniz.

Sıra Cetveli Takvimi ve İflas İdaresinin Sorumluluğu

Kayıt süresi kapandıktan sonra sıra belirlenir ve kanun idareye sıkı bir süre verir:

“Alacakların kaydı için muayyen müracaat müddeti geçtikten sonra ve iflâs idaresinin seçilmesinden itibaren en geç iki ay içinde iflâs idaresi tarafından 206 ncı ve 207 nci maddelerde yazılı hükümlere göre alacaklıların sırasını gösteren bir cetvel yapılır ve iflâs dairesine bırakılır.”

(İcra ve İflas Kanunu m.232)

Süre esnek değildir ama uzatılabilir: zorunlu hâllerde iflas idaresinin iki ayın bitiminden önce icra mahkemesine başvurması hâlinde mahkeme, bir defaya mahsus olmak üzere süreyi en çok iki ay daha uzatabilir. Süre içinde cetvel verilmezse yaptırım idarenin kendisine yöneliktir: iflas dairesinin durumu icra mahkemesine intikal ettirmesi üzerine iflas idaresi üyelerinin görevine son verilir ve geçmiş hizmetleri için ücret tahakkuk ettirilmez.

Sıralamanın kendisi iflas hükümlerine göre yapılır: rehinli alacakların rüçhanı, ardından işçi ve nafaka alacaklarının bulunduğu birinci sıra ve diğer sıralar gelir; aynı sıradakiler garame esasına göre pay alır. Bu sıralamanın ayrıntısı ve hangi alacağın hangi sıraya girdiği için sıra cetveli ve sıra cetveline itiraz yazısına bakabilirsiniz.

Cetvele İtiraz: On Beş Gün ve Ticaret Mahkemesi

İflasta itiraz rejimi, icra takibindeki rejimden hem süre hem mahkeme bakımından ayrılır:

“Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar.”

(İcra ve İflas Kanunu m.235)

Uygulamada bu dava kayıt kabul davası olarak da adlandırılır. Davanın kime karşı açılacağı iddianın yönüne göre değişir ve aynı madde bu ayrımı yapar: itiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır; itiraz eden başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Husumetin cetveldeki duruma göre baştan doğru belirlenmesi bu nedenle önemlidir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, hem bu husumet ayrımını hem de sürenin niteliğini aynı paragrafta ortaya koyar:

“Öte yandan kayıt terkin davaları İİK’nın 235. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı Kanun’un 235/2. maddesine göre, sıra cetveline itiraz eden, başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bu davalar İİK’nın 235/1. maddesinde düzenlenen on beş günlük dava açma süresine tâbi olup, bu süre hak düşürücü süredir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/553, K. 2025/422, T. 02.07.2025 — bozulmasına; oy birliği)

Buradaki nitelendirme pratikte belirleyicidir: on beş günlük dava açma süresi hak düşürücüdür. Bu, aşağıda ele alınan bir aylık kayıt süresiyle aynı rejimde değildir. Kayıt süresi geçtikten sonra alacak iflasın kapanmasına kadar hâlâ kaydedilebilirken (m.236), cetvele itiraz penceresi kapandığında aynı esneklik yoktur.

Madde ayrıca davacının isteği hâlinde mahkemenin, davacının ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nispette katılması gerektiği konusunda on beş gün içinde karar vereceğini öngörür. Bu, tasfiye sürecinde söz hakkı bakımından önemlidir.

Cetvelde Alacaklı Görünen Kişi Dava Tarihinde Ölmüşse

Başkasının alacağına veya sırasına itiraz ederken dava o alacaklıya karşı açılır. Peki cetvelde alacaklı olarak görünen kişi, siz davayı açmadan önce ölmüşse? Hukuk Genel Kurulu’nun aşağıdaki kararda hatırlattığı gibi, kişilik ölümle sona erer (TMK m.28); hak ehliyeti de ölümle sona erdiğinden ölen kişinin taraf ehliyeti yoktur ve kural olarak ölü kişiye karşı dava açılamaz. Kanun bu tıkanıklığa dar bir kapı bırakır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.124 — Tarafta iradî değişiklik

Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.

Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.

Hukuk Genel Kurulu tam bu tabloyu karara bağlamıştır: sıra cetvelinde alacaklı görünen davalı, kayıt terkin davasının açılmasından yaklaşık üç ay önce ölmüştür. İlk derece mahkemesi davayı sıfat yokluğundan reddetmiş, Kurul bunu kabul etmemiştir:

“Dosyada yer alan belgeler incelendiğinde, davacı tarafından dava açılırken davalının öldüğüne dair bir kayda rastlanılmadığı, davalının ölüm tarihi ile dava tarihi arasında kısa bir sürenin geçtiği, açılan davanın hak düşürücü süreye tâbi olduğu ve ölenin mirasçılarına karşı tekrar dava açılmasının mümkün olmayacağı da göz önünde bulundurulduğunda, davacı tarafından sıra cetvelinde alacaklı görünen ancak dava tarihinde ölen kişiye karşı dava açılmasının HMK’nın 124. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir yanılgıya dayalı olduğu kabul edilmelidir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/553, K. 2025/422, T. 02.07.2025 — bozulmasına; oy birliği)

Gerekçenin sürenin niteliğine bağlanması dikkat çekicidir: davanın hak düşürücü süreye tâbi olması ve mirasçılara karşı yeniden dava açılamayacak olması, yanılgıyı kabul edilebilir kılan unsurlar arasında sayılmıştır. Buradan çıkan sonuç davanın reddi değil, sürdürülmesidir:

“İlk Derece Mahkemesince, usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek ölenin mirasçıları davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilerek karar verilmesi gerekmekte olup, aksi durum hak arama özgürlüğü, mahkemeye erişim hakkı ve bunun doğal sonucu olarak adil yargılanma hakkının ihlâline neden olacaktır.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/553, K. 2025/422, T. 02.07.2025 — bozulmasına; oy birliği)

Pratik karşılığı şudur: cetvelde alacaklı görünen kişinin dava tarihinde ölmüş olduğu sonradan anlaşılırsa dava peşinen kaybedilmiş sayılmaz; mirasçılar davaya dâhil edilerek taraf teşkili sağlanır ve yargılama sürer. Ancak bu bir güvence değil, kabul edilebilir yanılgı şartına bağlı bir imkândır. Kararda yanılgının kabul edilebilirliği, ölüm ile dava arasındaki sürenin kısalığı ve dosyada ölüme dair kayıt bulunmaması gibi somut olgulara dayandırılmıştır; bu nedenle dava açmadan önce cetveldeki alacaklının durumunu araştırmak yine de esastır.

Karşılaştırma yararlı olur: icra takibindeki sıra cetveline itiraz yedi gün içinde yapılır ve mercii itirazın konusuna göre mahal mahkemesi ya da icra mahkemesidir. İflasta ise süre on beş gün, mercii iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesidir. İki rejimi karıştırmak hak kaybının sık kaynağıdır.

Süreyi Kaçırdıysanız: Geç Kayıt Mümkün, Ama Bedelli

Bir aylık süre hak düşürücü bir duvar değildir:

“Vaktinde deftere kaydettirilmiyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur. Geç kalmadan ileri gelen masraflar alacaklıya aittir. Alacaklı bu masrafları peşin vermeğe cebrolunabilir. Müracaattan evvel kararlaştırılmış paylaşmıya alacaklının iştirak hakkı yoktur.”

(İcra ve İflas Kanunu m.236)

Bu fıkra üç sonuç doğurur. Birincisi, geç kalan alacak iflasın kapanmasına kadar kaydedilebilir; yani süreyi kaçırmak tek başına alacağı yok etmez. İkincisi, gecikmeden doğan masraflar alacaklıya aittir ve alacaklı bunları peşin vermeye zorlanabilir. Üçüncüsü ve en ağırı: müracaattan önce kararlaştırılmış paylaşmaya iştirak hakkı yoktur. Yani siz kaydettirmeden önce dağıtılmış paralardan pay alamazsınız; geç kayıt yalnızca sonraki paylaşmalar için sonuç doğurur.

Aynı madde, iflas idaresinin alacağı kabul etmesi hâlinde alacaklılar sıra cetvelini düzelteceğini ve bunu ilan ile alacaklılara bildireceğini; bu hâlde de m.235 hükmünün uygulanacağını belirtir. Dolayısıyla düzeltilmiş cetvele karşı da on beş günlük itiraz penceresi açılır.

Tasfiye Bitti, Alacağım Tamamen Ödenmedi

Tasfiye sonunda alacağının tamamını alamayan alacaklı boş kalmaz: iflas idaresi paraları dağıtırken alacağının tamamını alamamış her alacaklıya ödenmemiş miktar için aciz vesikası verir. Bu belge, alacağın gelecekte doğabilecek malvarlığına karşı korunmasını sağlar ve tasarrufun iptali davası hakkı dahil birtakım sonuçlar doğurur; ayrıntısı için aciz vesikası yazısına bakabilirsiniz. Bu belgenin iflasa özgü sınırı ise şudur: müflis yeni mal iktisap etmedikçe hakkında yeniden takip talebinde bulunulamaz.

Borçlu şirketin iflas etmesi hâlinde borçtan ortakların ya da müdürlerin kişisel sorumluluğu ayrı bir konudur ve şirket türüne göre değişir. Konkordato yoluyla iflasın önlenmesi hâlinde alacaklının konumu için konkordatoda alacaklının hakları ve konkordato nedir yazılarına bakabilirsiniz.

Adım Adım Ne Yapmalısınız?

  1. İflas ilanını takip edin ve son ilan tarihini not edin; bir aylık süre bu tarihten işler.
  2. Alacağınızı iflas kararının tarihi itibarıyla hesaplayın; anapara, o güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarını ayrı ayrı gösterin (m.195).
  3. Kayıt talebinizde alacağın sebebini ve iddia ettiğiniz sırayı açıkça yazın; idare talebi esastan inceler (m.230).
  4. Alacağınızı iflas müdürlüğüne kaydettirin; alacağı bildirmekle yetinmeyin, delillerin asıl veya musaddak suretlerini tevdi edin. Maktu masaya katılma harcını yatırmayı unutmayın.
  5. Masada size ait bir mal varsa istihkak iddianızı da aynı süre içinde bildirin.
  6. Elinizde müflise ait mal varsa, üzerindeki hakkınız saklı kalmak üzere aynı süre içinde daire emrine tevdi edin; etmezseniz rüçhan hakkınızı kaybedebilirsiniz (m.219).
  7. Sıra cetvelinin ilanını izleyin; cetvel, kayıt süresi kapandıktan ve idare seçildikten sonra en geç iki ay (uzatmayla dört ay) içinde çıkar. Talebiniz reddedilir veya azaltılırsa size doğrudan bildirim yapılır (m.234).
  8. Cetvelde alacağınız reddedilmiş ya da azaltılmışsa masaya karşı, başka bir alacaklının alacağına veya sırasına itiraz ediyorsanız o alacaklıya karşı on beş gün içinde ticaret mahkemesinde dava açın.
  9. Süreyi kaçırdıysanız iflasın kapanmasına kadar kayıt yaptırmayı deneyin; gecikme masraflarını ve önceki paylaşmalardan pay alamayacağınızı hesaba katın.
  10. Tasfiye sonunda alacağınız tamamen ödenmemişse aciz vesikası almayı ihmal etmeyin.

Sık Yapılan Hatalar

Bir aylık süreyi ilk ilandan saymak. Sürelerin hesabında son ilan tarihi esas alınır.

Yalnız alacağı bildirip delil sunmamak. Kanun delillerin asıl veya musaddak suretlerinin tevdiini arar.

Alacağı bugünkü tarihe göre hesaplamak. Faiz ve masraflar iflasın açıldığı güne kadar anaparaya eklenir (m.195); sonrası için kural olarak faiz işlemez.

Alacağın sebebini ve iddia edilen sırayı yazmamak. İflas idaresi talebi kaydetmekle kalmaz, tahkik ve tetkik eder (m.230); dayanağı belirsiz alacak reddedilebilir.

Fotokopi belge sunmak. Kanun asıl veya musaddak (onaylı) sureti arar.

Elde bulunan müflis malını tevdi etmemek. Makbul mazeret yoksa cezai sorumluluk doğar ve o mal üzerindeki rüçhan hakkı kaybedilir (m.219).

İnternetten indirilen hazır dilekçeyi doldurup göndermek. Belirleyici olan biçim değil, alacağın sebebi, miktarı, sırası ve belgeleridir.

İflastaki itiraz süresini yedi gün sanmak. İflasta süre on beş gündür ve mercii ticaret mahkemesidir.

Davayı yanlış tarafa açmak. Ret veya tenzil hâlinde masaya, başka alacaklının alacağına veya sırasına itirazda o alacaklıya karşı açılır.

On beş günlük itiraz süresini bir aylık kayıt süresiyle aynı rejimde sanmak. Kayıt süresi geçse de alacak kaydedilebilir (m.236); cetvele itiraz süresi ise hak düşürücüdür (HGK, E. 2024/553, K. 2025/422).

Cetveldeki alacaklının sağ olduğunu varsaymak. Dava tarihinde ölmüş kişiye karşı açılan davada taraf teşkili ancak kabul edilebilir yanılgı şartıyla düzeltilebilir (HMK m.124/4).

Süre kaçınca alacağın bittiğini düşünmek. Geç kayıt iflasın kapanmasına kadar mümkündür.

Geç kaydın bedelini gözden kaçırmak. Gecikme masrafları alacaklıya aittir ve önceden kararlaştırılmış paylaşmaya iştirak hakkı doğmaz.

Düzeltilmiş cetvele itiraz penceresini kaçırmak. Geç kayıt kabul edilip cetvel düzeltilirse m.235 yeniden uygulanır.

Tasfiye sonunda aciz vesikası talep etmemek. Ödenmemiş kısım için bu belge alınır ve ileriye dönük haklar sağlar.

Özet

  • Şirketin iflası alacağı ortadan kaldırmaz; tahsil bireysel takip yerine iflas tasfiyesi içinde yürür.
  • Alacak kaydı süresi ilandan itibaren bir aydır ve sürelerin hesabında son ilan tarihi esas alınır (İİK m.219).
  • Kayıtta alacağın delillerinin asıl veya musaddak suretleri tevdi edilir; istihkak iddiaları da aynı süreye tabidir.
  • Miktar, iflasın açıldığı güne göre hesaplanır: o güne kadar işlemiş faiz ve takip masrafları anaparaya eklenir ve vadesi gelmemiş alacaklar muaccel olur (m.195).
  • Kayıt talebinde alacağın sebebi ve iddia edilen sıra gösterilmelidir; iflas idaresi talebi tahkik ve tetkik edip kabul veya ret kararı verir (m.230).
  • Muhatap iflas müdürlüğüdür, mahkeme değildir; talep maktu masaya katılma harcına tabidir.
  • Elinde müflise ait mal bulunduranlar bunları aynı süre içinde daire emrine tevdi etmelidir; etmezlerse cezai sorumluluk doğar ve rüçhan haklarını kaybederler (m.219).
  • İddiası reddedilen veya iddia ettiği sıraya kabul edilmeyen alacaklıya doğrudan bildirim yapılır (m.234).
  • Sıra cetveli, kayıt süresi geçtikten ve iflas idaresi seçildikten sonra en geç iki ay içinde düzenlenir; zorunlu hâlde bir defaya mahsus iki ay daha uzatılabilir (m.232).
  • Süresinde cetvel verilmezse iflas idaresi üyelerinin görevine son verilir ve ücret tahakkuk ettirilmez.
  • Cetvele itiraz, ilanından itibaren on beş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesinde dava ile yapılır (m.235).
  • Bu on beş günlük süre hak düşürücüdür ve bir aylık kayıt süresinden farklı bir rejime tabidir (HGK, E. 2024/553, K. 2025/422).
  • Ret veya tenzil hâlinde dava masaya, başkasının alacağına veya sırasına itirazda o alacaklıya karşı açılır.
  • Cetvelde alacaklı görünen kişi dava tarihinde ölmüşse dava kendiliğinden düşmez: yanılgı kabul edilebilir nitelikteyse mirasçılar davaya dâhil edilerek taraf teşkili sağlanır (HMK m.124/4; HGK, E. 2024/553, K. 2025/422).
  • İcra takibindeki sıra cetveline itirazdan farklıdır: orada süre yedi gün, mercii itirazın konusuna göre değişir.
  • Vaktinde kaydettirilmeyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur; ancak gecikme masrafları alacaklıya aittir ve önceden kararlaştırılmış paylaşmaya iştirak hakkı yoktur (m.236).
  • Geç kayıt kabul edilirse cetvel düzeltilir, ilan edilir ve m.235 yeniden uygulanır.
  • Tasfiye sonunda alacağının tamamını alamayan alacaklıya aciz vesikası verilir; müflis yeni mal iktisap etmedikçe yeniden takip yapılamaz.

Sıkça Sorulan Sorular

İflas masasına alacak kaydı nasıl yapılır?

Alacak, iflas ilanından itibaren bir ay içinde iflas müdürlüğüne yazılı talep ve delillerin asıl veya musaddak suretleriyle bildirilir (İİK m.219). Talepte alacağın sebebi, miktarı ve iddia edilen sıra gösterilir; maktu masaya katılma harcı yatırılır.

İflas masasına hangi alacaklar kaydedilir?

Müflisten olan tüm alacaklar kaydedilir; ayrıca istihkak iddiaları da aynı süreye tabidir. İflasın açılması, taşınmaz rehniyle güvenceye bağlı alacaklar dışında müflisin borçlarını muaccel kıldığından vadesi gelmemiş alacaklar da kaydettirilir (İİK m.195).

İflas masasına ne girer?

İflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları, hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar da masaya girer (İİK m.184).

Alacak kaydında hangi tarihe göre hesap yapılır?

İflasın açıldığı güne göre. O güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaparaya eklenir (İİK m.195). Miktarı 'bugün itibarıyla' değil, iflas kararının tarihi itibarıyla hesaplamak gerekir.

Alacak kaydı harca tabi mi?

Evet. Harçlar Kanunu'na bağlı (1) sayılı tarifede iflas harçları arasında maktu nitelikte bir masaya katılma harcı öngörülmüştür. Maktu olduğu için alacağın büyüklüğüne göre değişmez; güncel tutar o yılın Harçlar Kanunu Genel Tebliğinden teyit edilmelidir.

Alacak kaydı UYAP üzerinden yapılabilir mi?

Vekille takip edilen dosyalarda talep UYAP üzerinden elektronik olarak sunulabilir. Ancak asıl ibrazı gereken senetler bakımından ayrıca fiziki tevdi gerekebilir; eklerin okunaklı taranmış olması önemlidir.

Müflise ait malı elimde tutuyorum, ne yapmalıyım?

Aynı bir aylık süre içinde, o mal üzerindeki haklarınız saklı kalmak şartıyla malı daire emrine tevdi etmelisiniz. Etmezseniz makbul mazeret bulunmadıkça cezai sorumluluk doğar ve rüçhan hakkınızı kaybedersiniz (İİK m.219).

Kayıt talebim nasıl incelenir?

İflas idaresi, kayıt için belirlenen süre bittikten sonra iddiaları tahkik ve tetkik eder; mümkünse müflise her iddia hakkında ne diyeceğini sorar ve kabul veya ret kararı verir (İİK m.230). Bu nedenle alacağın sebebi ve dayanağı açıkça gösterilmelidir.

Alacağım reddedilirse bana bildirilir mi?

Evet. İddiasının tamamı veya bir kısmı reddedilen ya da iddia ettiği sıraya kabul edilmeyen alacaklılara doğrudan doğruya haber verilir (İİK m.234). Bu bildirim, on beş günlük dava süresini planlamak bakımından önemlidir.

Borçlu şirket iflas ederse alacağım silinir mi?

Silinmez, ancak artık bireysel takip yerine iflas tasfiyesi içinde tahsil edilir. Alacağınızı iflas masasına kaydettirmeniz ve sıra cetvelinde yer almanız gerekir.

Alacak kaydı süresi ne kadardır?

İlandan itibaren bir aydır. İflasın açılması ilanında alacaklılara ve istihkak iddiasında bulunanlara alacaklarını ilandan bir ay içinde kaydettirmeleri bildirilir (İİK m.219).

Sürelerin hesabında hangi ilan esas alınır?

Son ilan tarihi esas alınır. İİK m.219 'Bu maddedeki sürelerin hesabında son ilan tarihi esas alınır' der; birden fazla ilan yapılmışsa sonuncusu belirleyicidir.

Alacak kaydında hangi belgeler verilir?

Alacağın delillerinin, örneğin senetler ve defter hulasalarının asıl veya musaddak suretleri tevdi edilir (İİK m.219). Çok uzak yerlerde veya yabancı ülkelerde ikamet eden alacaklılar için süre uzatılabilir.

Sıra cetveli ne zaman düzenlenir?

Alacakların kaydı için belirlenen müracaat süresi geçtikten sonra ve iflas idaresinin seçilmesinden itibaren en geç iki ay içinde düzenlenir (İİK m.232).

Sıra cetveli süresi uzatılabilir mi?

Uzatılabilir. Zorunlu hâllerde iflas idaresinin iki ayın bitiminden önce icra mahkemesine başvurması hâlinde mahkeme, bir defaya mahsus olmak üzere bu süreyi en çok iki ay daha uzatabilir (İİK m.232).

İflas idaresi sıra cetvelini süresinde vermezse ne olur?

İflas dairesinin durumu icra mahkemesine intikal ettirmesi üzerine iflas idaresi üyelerinin görevine son verilir ve geçmiş hizmetleri için kendilerine ücret tahakkuk ettirilmez (İİK m.232).

Sıra cetveline nasıl itiraz edilir?

Cetvelin ilanından itibaren on beş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesinde dava açmak gerekir (İİK m.235). Uygulamada bu dava kayıt kabul davası olarak da adlandırılır.

Kime karşı dava açılır?

Talebinin haksız olarak reddedildiğini veya azaltıldığını iddia eden alacaklı davayı masaya karşı açar; başkasının kabul edilen alacağına ya da ona verilen sıraya itiraz ediliyorsa dava o alacaklı aleyhine açılır (İİK m.235).

Sıra cetveline itiraz için tanınan on beş günlük süre hak düşürücü müdür?

Evet. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/553, K. 2025/422 sayılı kararında İİK m.235/1'de düzenlenen on beş günlük dava açma süresinin hak düşürücü süre olduğunu belirtmiştir. Bu süre, alacak kaydı için tanınan bir aylık süreyle karıştırılmamalıdır; kayıt süresi geçtikten sonra alacak iflasın kapanmasına kadar hâlâ kaydedilebilir (İİK m.236).

Sıra cetvelinde alacaklı görünen kişi ölmüşse dava kime karşı açılır?

Hak ehliyeti ölümle sona erdiğinden ölen kişinin taraf ehliyeti yoktur ve dava kural olarak ölü kişiye yöneltilemez. Ancak dava dilekçesinde tarafın yanlış gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa hâkim, karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir (HMK m.124/4). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/553, K. 2025/422 sayılı kararında sıra cetvelinde alacaklı görünen davalının dava tarihinden yaklaşık üç ay önce öldüğü olayda yanılgıyı kabul edilebilir saymış; davanın sıfat yokluğundan reddi yerine mirasçıların davaya dâhil edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiğine hükmetmiştir.

İflastaki sıra cetveline itiraz ile icradaki itiraz aynı mı?

Değildir. İflasta süre on beş gündür ve dava iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesinde açılır; icra takibindeki sıra cetveline itiraz ise yedi gün içinde ve itirazın konusuna göre mahal mahkemesinde ya da icra mahkemesinde ileri sürülür.

Süresinde kaydettirmezsem alacağım tamamen düşer mi?

Düşmez. Vaktinde deftere kaydettirilmeyen alacaklar iflasın kapanmasına kadar kabul olunur (İİK m.236). Ancak gecikmenin bedeli vardır.

Geç kaydın bedeli nedir?

Geç kalmadan ileri gelen masraflar alacaklıya aittir ve alacaklı bu masrafları peşin vermeye zorlanabilir. Ayrıca müracaattan önce kararlaştırılmış paylaşmaya alacaklının iştirak hakkı yoktur (İİK m.236).

Geç kayıt kabul edilirse ne olur?

İflas idaresi alacağı kabul ederse alacaklılar sıra cetvelini düzeltir ve bunu ilan ile alacaklılara bildirir; bu hâlde de İİK m.235 hükmü uygulanır (İİK m.236).

Alacağımın tamamını alamazsam ne olur?

İflas idaresi, paraları dağıtırken alacağının tamamını alamamış her alacaklıya ödenmemiş miktar için aciz vesikası verir; müflis yeni mal iktisap etmedikçe hakkında yeniden takip yapılamaz.

Alacağım hangi sıraya girer?

Rehinli alacakların satış tutarı üzerinde rüçhanı vardır; ardından işçi ve nafaka alacaklarının bulunduğu birinci sıra, velayet/vesayet alacakları, özel kanunla imtiyazlı alacaklar ve imtiyazsız alacaklar gelir. Aynı sıradakiler garame esasına göre pay alır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

İcra takibi, haciz, itirazın iptali ve istihkak süreçlerini alacaklı ve borçlu tarafında yürütür.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp