Gayrimenkul Hukuku

Tahliye Davası: Davacı, İspat ve Dava Süreci

Tahliye davasında davacı sıfatı, ihtiyacın ispatı, yeni malik, dava açma süresi, görevli mahkeme ve yeniden kiralama yasağına ilişkin açıklamalar.

9 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Perdeleri kalmış boş oda
İçindekiler 14

Kısa Cevap

Tahliye davası, kiraya verenin, kiracıyı taşınmazdan çıkarmak (kiralananı boşalttırmak) için açtığı davadır. Kiraya veren kiracıyı istediği zaman değil, yalnızca kanunda sayılan sınırlı sebeplerle çıkarabilir: kiraya verenden kaynaklananlar (konut-işyeri ihtiyacı, kiralananın yeniden inşası/imarı, yeni malikin ihtiyacı) ve kiracıdan kaynaklananlar (tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar). İhtiyaç davalarında Yargıtay, ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olmasını arar; kiraya veren bu yolla boşalttırdığı taşınmazı üç yıl geçmeden başkasına kiralarsa, eski kiracıya tazminat ödemekle yükümlü olur.

Bu yazı davacı sıfatına, ispat konularına, dava açma takvimine ve tahliye sonrası uyuşmazlıklara odaklanır. Durumunuza göre tahliye nedenlerini ve dava–icra seçeneklerini karşılaştırmak için kiracı tahliyesi rehberine bakabilirsiniz.

Bu Durumda mısınız?

  • Kiraya veren olarak, kiralananı kendiniz veya yakınınız için ihtiyaç sebebiyle geri almak istiyorsunuz.
  • Bir taşınmazı kiracılı olarak satın aldınız ve kendi ihtiyacınız için kiracıyı çıkarmak istiyorsunuz.
  • Kiracı kira bedelini ödemiyor ve tahliye yollarını değerlendiriyorsunuz.
  • Kiracı olarak size tahliye davası açıldı ve hangi sebebe dayanıldığını, haklarınızı soruyorsunuz.
  • İhtiyaç sebebiyle tahliye edildiniz ve taşınmazın kısa süre sonra başka birine kiralandığını öğrendiniz; tazminat hakkınız olup olmadığını merak ediyorsunuz.

Bu soruların cevabı kira ilişkisine ve sebebe göre değişir; mutlaka bir avukata danışın.

Tahliye Sebepleri: Genel Çerçeve

Tahliye davası, kira sözleşmesini sona erdirip kiralananın boşaltılmasını sağlayan bir davadır. Türk hukukunda kiracının korunması esas olduğundan, tahliye sebepleri sınırlı sayıdadır (numerus clausus): kiraya veren, kanunda öngörülmeyen bir gerekçeyle kiracıyı çıkaramaz. Aşağıda önce kiraya verenden, sonra kiracıdan kaynaklanan sebepler; son olarak da ihtiyaç sebebiyle tahliyeyi izleyen yeniden kiralama yasağı ele alınıyor.

Gereksinim, Yeniden İnşa ve İmar (TBK m.350)

Kiraya verenden kaynaklanan sebeplerin başında ihtiyaç ve yeniden inşa gelir; kanun ikisini tek maddede, aynı süre kuralına bağlar:

6098 sayılı TBK m.350 — Gereksinim, yeniden inşa ve imar

Kiraya veren, kira sözleşmesini; 1. Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, 2. Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir.

Maddeden iki ayrı yol çıkar: ihtiyaç (kiraya veren, eşi, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut/işyeri gereksinimi) ve yeniden inşa/imar (esaslı onarım, genişletme veya değiştirme nedeniyle kullanımın imkânsız hâle gelmesi). Her iki yolda da dava, sözleşme süresinin sonundan ya da fesih dönemine göre belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılmalıdır; bu süre kaçırılırsa ihtiyaç sebebiyle o dönem için tahliye imkânı kaybedilebilir.

Ayrıntılı rehber: İhtiyacın samimiyeti, yeni malikin gereksinimi, ihtarname/bildirim, dava açma süreleri ve üç yıl kiralama yasağı için ayrı yazımıza bakın: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye: Şartları, Süresi ve Yeni Malik.

Kentsel dönüşüm bu maddenin kapsamında DEĞİLDİR. Bina riskli yapı olarak tespit edilmişse tahliye, TBK m.350/2’deki “yeniden inşa” yolundan değil, 6306 sayılı Kanun m.5’teki idari rejimden yürür. İki rejim temelden ayrıdır: TBK m.350/2 özel hukuk yoludur, dava açılması ve bir aylık süreye uyulması gerekir; 6306 m.5’te ise maliklere doksan günden fazla olmamak üzere süre verilir, yıkılmazsa idarece bildirim yapılır ve tahliye ile yıkım mülki amirler eliyle gerçekleştirilir. Dava şartı yoktur. Bu nedenle riskli yapı tespiti bulunan bir taşınmazda TBK m.350/2 üzerinden tahliye davası kurmak yanlış rejim seçimi olur. Ayrıntısı kentsel dönüşüm ve tapuda riskli yapı belirtmesi yazılarımızdadır.

İhtiyacın Samimiyeti: Yargıtay Uygulaması

Kanun “gereksinim” der; uygulamada davanın kaderini genelde ihtiyacın gerçekliği belirler. Yargıtay, ihtiyaç iddiasına şu ölçütleri uygular:

“İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.”

(Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/2684, K. 2015/6732, T. 01.07.2015 — bozma)

Buna göre ihtiyaç; gerçek (gösterme amaçlı değil), samimi (kira bedelini artırmak veya kiracıyı sıkıştırmak amacıyla ileri sürülmemiş) ve zorunlu (belirsiz bir gelecekte değil, somut biçimde) olmalıdır. Ayrıca ihtiyacın, davanın açıldığı tarihte var olması yetmez — yargılama boyunca da devam etmesi aranır; dava sırasında ihtiyaç ortadan kalkarsa (örneğin ihtiyaç sahibi başka bir yere yerleşirse) tahliye kararı verilemez.

Uyuşmazlığın kira bedeline ilişkin yönü için kira tespit davası yazısındaki değerlendirme ve hesap başlıklarına bakabilirsiniz.

Davayı Kim Açabilir? Kiralayan mı, Malik mi?

Tahliye taahhüdüne dayalı davada dava hakkı yalnız kiralayan sıfatındaki kişiye aittir (bkz. Tahliye Taahhütnamesi Nedir?). İhtiyaç sebebiyle açılan davada ise Yargıtay bu kuralı genişletir:

“6098 Sayılı TBK’nun 350/1. maddesi uyarınca ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak davalarda dava hakkı kural olarak kiraya verene aittir. Ancak kiraya veren durumunda olmayan malikin de bu davaları açabileceği içtihaden kabul edilmiştir.”

(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/619, K. 2018/1605, T. 26.02.2018 — bozma)

Yani ihtiyaç sebebiyle tahliyede, kiralayan sıfatı taşımayan malik de dava açabilir; kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun, elbirliği mülkiyetinde ise tüm ortakların davaya katılması gerekir. Bu, tahliye taahhüdündeki “yalnız kiralayan açar” kuralından farklıdır.

Yeni Malikin Gereksinimi (TBK m.351)

Kiracılı bir taşınmazı sonradan satın alan kişi, henüz kiralayan sıfatı taşımasa da kendi ihtiyacı için tahliye isteyebilir:

6098 sayılı TBK m.351 — Yeni malikin gereksinimi

Kiralananı sonradan edinen kişi, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir. Kiralananı sonradan edinen kişi, dilerse gereksinim sebebiyle sözleşmeyi sona erdirme hakkını, sözleşme süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir.

Madde, yeni malike iki ayrı yol tanır: (1) edinme tarihinden itibaren bir ay içinde yazılı bildirim yapıp altı ay sonra dava açmak, ya da (2) bildirim yapmaksızın, sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde doğrudan dava açmak. İki yolda da ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması aranır. Yukarıdaki Yargıtay ölçütü burada da geçerlidir.

Dava Açma Süresinin Uzaması (TBK m.353)

6098 sayılı TBK m.353 — Dava süresinin uzaması

Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır.

Yani kiraya veren, süresi dolmadan yazılı bildirimde bulunursa dava açma imkânını bir kira yılı daha koruyabilir. Bir/altı aylık süreleri kaçırma riskine karşı pratik bir güvencedir.

Kiracıdan Kaynaklanan Sebepler: Taahhüt ve İki Haklı İhtar

Kiracının kendi davranışından doğan iki tahliye sebebi vardır, ikisi de TBK m.352’de düzenlenir: tahliye taahhüdü (belli bir tarihte boşaltma taahhüdüne rağmen boşaltmama) ve iki haklı ihtar (kira bedelini ödemediği için bir kira yılında iki yazılı ihtara sebep olma). Geçerlilik şartları, ispat yükü ve süreler Tahliye Taahhütnamesi Nedir? yazımızda ayrıntılı işlenmiştir; burada yalnızca haritadaki yerlerini belirtiyoruz.

Yeniden Kiralama Yasağı ve Tazminat (TBK m.355)

İhtiyaç veya yeniden inşa sebebiyle tahliye sağlayan kiraya veren, taşınmazı dilediği gibi kullanamaz; kanun eski kiracıyı koruyan bir yasak öngörür:

6098 sayılı TBK m.355 — Yeniden kiralama yasağı

Kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı sebep olmaksızın, kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılması sağlanan taşınmazlar, eski hâli ile, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz. Eski kiracının, yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazları, yeni durumu ve yeni kira bedeli ile kiralama konusunda öncelik hakkı vardır. Bu hakkın, kiraya verenin yapacağı yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılması gerekir; bu öncelik hakkı sona erdirilmedikçe, taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz. Kiraya veren, bu hükümlere aykırı davrandığı takdirde, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.

Buna göre kiraya veren, ihtiyaç göstererek boşalttırdığı taşınmazı üç yıl geçmeden başkasına kiralayamaz; aksi hâlde bir yıllık kira bedelinden az olmayan tazminat öder. Ancak Yargıtay’a göre bu tazminatın koşulu dardır. Taşınmazın dava veya icra yoluyla tahliye ettirilmiş olması aranır:

“Davalılar gereksinim, yeniden inşaa ve imar amacıyla bir tahliye davası açmamıştır. Davacı kiracı taşınmazı bir yargı kararı veya icra marifetiyle tahliye etmemiştir. Bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 355. maddesi uyarınca tazminat koşulları oluşmamıştır.”

(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/4632, K. 2019/1687, T. 28.02.2019 — gerekçe düzeltilerek onama)

Somut olayda kiracı, ihtiyaç ihtarı üzerine dava açılmadan kendiliğinden taşınmazı boşaltmış, taşınmaz da üç yıl dolmadan başkasına kiralanmıştı; buna rağmen Yargıtay tazminat koşullarının oluşmadığına hükmetmiştir, çünkü tahliye bir mahkeme kararı veya icra takibiyle gerçekleşmemiştir. Yalnızca ihtarnameye dayanarak gönüllü tahliye eden kiracı, bu nedenle yeniden kiralama yasağına dayanmakta güçlük çekebilir.

Görevli Mahkeme

Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar ve tahliye davaları, kural olarak sulh hukuk mahkemesinde, değere bakılmaksızın görülür (HMK m.4). Yetki bakımından kira davaları kesin yetki kuralına tabi değildir; dava, davalının yerleşim yerinde (HMK m.6) veya sözleşmenin ifa edileceği yerde (HMK m.10) açılabilir ve taşınmazın bulunduğu yer kural olarak ifa yeri sayılır. Ayrıntı ve Yargıtay kararları için kira sözleşmesi yazısındaki yetki bölümüne bakabilirsiniz. Her tahliye sebebinin kendi süre ve usul koşulları bulunduğundan, dava açmadan önce doğru sebebe, doğru davacıya ve doğru sürelere göre hazırlık yapılması önemlidir.

Bu Davada Harç, Masraf ve Vekalet Ücreti

Tahliye davaları sulh hukuk mahkemesinde görülür (HMK m.4/1-a — kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, İİK’ya göre ilamsız icra yoluyla tahliye ayrık olmak üzere); başvurma harcı bu mahkemeler için daha düşük kademededir (2026 için 335,20 TL). Karar ve ilam harcı genel nispî orana (binde 68,31) tabidir ve dava değeri üzerinden hesaplanır.

Açılışta harç ve gider avansı yatırılır; keşif veya bilirkişi gerekirse bunlar gider avansına dâhil değildir, delil avansı olarak ayrıca istenir (HMK m.324). Kalemlerin tamamı için mahkeme masrafları, bilirkişi/keşif giderlerinin hangi avanstan karşılandığı için gider avansı ve delil avansı, sayısal hesap için dava harcı hesaplama.

Avukatlık ücreti. Yasal taban, tarifenin sulh hukuk maktu tutarıdır (2026 için 30.000,00 TL). Barolar ayrıca tavsiye niteliğinde çizelge yayımlar: incelenebilen 13 baro çizelgesinden 13’ünde tahliye davası için ayrı satır vardır; tavsiye edilen asgari tutarlar 56.250,00 TL ile 117.000,00 TL arasında değişmekte ve buna genellikle yıllık kira bedelinin %10–%16’sı eklenmektedir. (Bir baro maktu + oran biçiminde eklemeli bir kalıp kullandığı için bu aralığa dâhil edilmemiştir.) Baro çizelgeleri bağlayıcı değildir ve “piyasa rayici” anlamına gelmez; yönlendirici referanstır. Bağlayıcı olan yalnız Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’dir (Avukatlık K. m.164).

Sık Yapılan Hatalar

  • Kiracıyı sebep göstermeden çıkarmaya çalışmak. Tahliye sebepleri sınırlı sayıdadır (TBK m.350-352).
  • İhtiyacın samimi olmadığını gözden kaçırmak. İhtiyaç gerçek, samimi, zorunlu olmalı ve yargılama boyunca devam etmelidir; göstermelik ihtiyaç yetmez (Yargıtay 6. HD, E. 2015/2684).
  • Yeni malikin bir aylık bildirim süresini kaçırmak (TBK m.351).
  • Dava hakkını yanlış kişide sanmak. Taahhütte dava hakkı yalnız kiralayana aittir; ihtiyaç sebebinde kiralayan olmayan malik de dava açabilir (TBK m.350).
  • İhtiyaçla boşalttırdığı taşınmazı üç yıl dolmadan kiraya vermek. Tazminat, tahliyenin dava/icra yoluyla gerçekleşmiş olmasını gerektirir (TBK m.355).
  • Yanlış mahkeme/yetki. Kural, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesidir (HMK m.4).

Özet

  • Tahliye davası, kiracıyı çıkarmak için açılır; sebepler sınırlıdır (TBK m.350-355).
  • Kiraya verenden: ihtiyaç/yeniden inşa (TBK m.350, bir ay içinde dava); yeni malikin gereksinimi (TBK m.351, bir ay bildirim + altı ay dava).
  • İhtiyaç gerçek, samimi, zorunlu olmalı ve yargılama boyunca devam etmelidir; dava hakkı kural olarak kiraya verene, içtihaden malike de tanınır (Yargıtay 6. HD E. 2015/2684; 3. HD E. 2018/619).
  • Süre uzatma: yazılı bildirimle süre bir kira yılı uzar (TBK m.353).
  • Kiracıdan: tahliye taahhüdü ve iki haklı ihtar (TBK m.352) — ayrıntı: Tahliye Taahhütnamesi.
  • Yeniden kiralama yasağı: üç yıl kiralanamaz; aksi hâlde bir yıllık kira bedelinden az olmayan tazminat doğar, koşulu tahliyenin dava/icra yoluyla gerçekleşmesidir (TBK m.355; Yargıtay 3. HD, E. 2017/4632).
  • Mahkeme: taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi (HMK m.4).

İlgili yazılar: İhtiyaç Nedeniyle Tahliye: Şartları, Süresi ve Yeni Malik · Tahliye Taahhütnamesi Nedir? Geçerlilik Şartları ve Sonuçları (TBK 352) · Kira Uyarlama Davası Nedir? Aşırı İfa Güçlüğü ve Şartları · İhtarname Nedir? Ne İşe Yarar, Nasıl Çekilir? (TBK 117-125)

Sıkça Sorulan Sorular

Tahliye davası nedir?

Kiraya verenin, kiracıyı taşınmazdan çıkarmak için açtığı davadır. Kiracı ancak kanunda sayılan sınırlı sebeplerle çıkarılabilir (TBK m.350-355).

Kiracı hangi sebeplerle çıkarılabilir?

Kiraya verenden kaynaklanan (ihtiyaç, yeniden inşa/imar, yeni malikin gereksinimi) ve kiracıdan kaynaklanan (tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar) sebeplerle (TBK m.350-352).

İhtiyaç sebebiyle tahliye için ne aranır?

İhtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması ve davanın açıldığı tarihten sonra, yargılama boyunca da devam etmesi aranır; geçici veya henüz doğmamış ihtiyaç tahliye nedeni sayılmaz (TBK m.350).

Kiracılı ev aldım, kiracıyı çıkarabilir miyim?

Kendi ihtiyacınız varsa, edinme tarihinden itibaren bir ay içinde kiracıya yazılı bildirim yapıp altı ay sonra açacağınız davayla tahliye sağlayabilirsiniz; dilerseniz bildirim yapmadan, sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde de dava açabilirsiniz (TBK m.351).

Kira ödenmezse tahliye edilebilir mi?

Kiracı, kira bedelini ödemediği için bir kira yılı içinde iki haklı yazılı ihtara sebep olmuşsa, kiraya veren süresi içinde dava yoluyla tahliye sağlayabilir (TBK m.352/2).

Tahliye taahhüdü varsa dava gerekir mi?

Kiracı taahhüde rağmen boşaltmazsa, kiraya veren taahhüt tarihinden itibaren bir ay içinde icraya başvurabilir veya tahliye davası açabilir (TBK m.352/1).

Tahliye davası hangi mahkemede açılır?

Kural olarak taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinde açılır; kira ilişkisinden doğan davalar değere bakılmaksızın sulh hukukun görevindedir (HMK m.4).

Kiraya veren beni istediği zaman çıkarabilir mi?

Hayır. Tahliye sebepleri sınırlı sayıdadır; kanunda öngörülmeyen bir gerekçeyle kiracı çıkarılamaz (TBK m.350-352).

İhtiyaç sebebiyle boşaltılan taşınmaz üç yıl içinde başkasına kiralanabilir mi?

Hayır, kural olarak kiralanamaz. Kiraya veren, gereksinim amacıyla boşalttırdığı taşınmazı haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz (TBK m.355).

Yeniden kiralama yasağına aykırı davranılırsa ne olur?

Kiraya veren, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü olur (TBK m.355). Ancak Yargıtay'a göre bu tazminat, taşınmazın dava veya icra yoluyla tahliye ettirilmiş olmasını gerektirir; ihtarname üzerine gönüllü boşaltmada bu koşul her zaman oluşmayabilir.

İhtiyaç sebebiyle dava açma süresi uzatılabilir mi?

Evet. Kiraya veren, dava açma süresi dolmadan dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirirse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır (TBK m.353).

İhtiyaç sebebiyle tahliye davasını yalnız kiraya veren mi açabilir?

Hayır. İhtiyaç sebebiyle açılan davalarda, kiraya veren durumunda olmayan malikin de dava açabileceği Yargıtay içtihadıyla kabul edilmiştir; bu, yalnızca kiralayanın dava açabildiği tahliye taahhüdü sebebinden farklıdır (TBK m.350).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Tapu iptali ve tescil, ortaklığın giderilmesi, kira tespiti ve tahliye davalarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Gayrimenkul Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp