
İçindekiler 14
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- İmza Sirküleri Bir Yetki Belgesi Değil, Bir İspat Aracıdır
- İmzalar Artık Kamu Veri Tabanlarından Elektronik Olarak Alınıyor
- Kamu Kurumları İmza Sirküleri İsteyemez
- Bu yasak bankaları ve özel şirketleri kapsamaz
- Sirkülerdeki Sınırlama Üçüncü Kişiye Karşı İşler mi?
- Şirket Çift İmza Kuralını Her Zaman İleri Sürebilir mi?
- Atamada Sakatlık Varsa Şirket Bunu İleri Sürebilir mi?
- Tacir Belgeleri Ticaret Unvanı Altında İmzalar
- Sirkülerin Geçerlilik Süresi ve Eski Sirküler Sorunu
- Ücret ve Gerekli Belgeler Sorusu
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
İmza sirküleri, bir şirket adına kimlerin hangi şekilde imza atmaya yetkili olduğunu gösteren ve noterde düzenlenen belgedir. Üç noktayı baştan ayırmak gerekir:
Birincisi, sirküler yetkiyi kurmaz. Temsil yetkisi şirket sözleşmesi veya organ kararından doğar ve ticaret siciline tescil ve ilanla dış dünyaya karşı görünür hâle gelir (6102 sayılı Kanun m.373/1). Sirküler yalnızca var olan bir yetkiyi belgeler.
İkincisi, imza artık kural olarak elektronik ortamda sicile geçiyor. 6102 sayılı Kanun m.40/2, 28/1/2021 tarihli ve 7263 sayılı Kanun’la değiştirilmiştir: imzaya yetkili olanların imzaları kamu kurum ve kuruluşlarının veri tabanlarındaki imza verilerinden elektronik ortamda temin edilerek sicil dosyasına kaydedilir. İmza beyanı verilmesi ancak veri tabanlarında imza kaydı bulunmaması hâlinde gündeme gelir.
Üçüncüsü ve en çok işe yarayanı: aynı kanun değişikliğiyle eklenen m.373/3 uyarınca kamu kurum ve kuruluşları, tescil edilmiş temsil yetkisi konusunda ticaret sicili kayıtlarını esas almak zorundadır ve şirketten sicil müdürlüğü belgesi ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanı dışında hiçbir belge isteyemez.
Yani “imza sirküleri ücreti ne kadar” sorusunun bugünkü doğru cevabı çoğu hâlde **“muhtemelen buna hiç ihtiyacınız yok”**tur.
Bu Durumda mısınız?
- Bir kurum sizden imza sirküleri istiyor ve bunu vermek zorunda olup olmadığınızı bilmiyorsunuz.
- Şirket temsilcisi değişti ve yeni sirküler mi düzenletmek yoksa tescil mi yaptırmak gerektiğini çözmeniz gerekiyor.
- Sirkülerinize tutar sınırı yazdınız ve bunun karşı tarafa karşı işleyip işlemeyeceğini soruyorsunuz.
- Elinizde eski tarihli bir sirküler var ve hâlâ geçerli olup olmadığından emin değilsiniz.
- Şirket yetkilisi olduğunuzu ispat etmeniz gerekiyor ve hangi belgeyi sunacağınızı bilmiyorsunuz.
- Karşı taraf sirkülerdeki imzaya güvenerek işlem yaptı, siz yetkinin aşıldığını düşünüyorsunuz.
İmza Sirküleri Bir Yetki Belgesi Değil, Bir İspat Aracıdır
Ayrımın kaynağı, yetkinin nasıl doğduğuna ilişkin hükümdür.
6102 sayılı Kanun m.373/1 — temsil yetkisinin tescil ve ilanı:
“MADDE 373 - (1) Yönetim kurulu, temsile yetkili kişileri ve bunların temsil şekillerini gösterir kararının noterce onaylanmış suretini, tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline verir.”
Buradaki noter onayı yönetim kurulu kararının suretine ilişkindir; ayrı bir “imza sirküleri” belgesine değil. Yetkiyi doğuran zincir şudur:
- Şirket sözleşmesi veya organ kararı → yetkiyi kurar,
- Ticaret siciline tescil ve ilan → yetkiyi üçüncü kişilere karşı görünür kılar,
- Sicil kaydı / Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanı → yetkiyi ispatlar.
İmza sirküleri bu zincirin hiçbir halkasını oluşturmaz; üçüncü halkada kullanılabilecek belgelerden yalnızca biridir. Limited şirkette yönetim ve temsilin şirket sözleşmesiyle düzenlenmesi ve imzaya yetkililerin belirlenmesinde anonim şirket hükümlerinin kıyasen uygulanması için limited şirkette müdürler ve temsil yetkisi yazısına bakabilirsiniz.
İmzalar Artık Kamu Veri Tabanlarından Elektronik Olarak Alınıyor
Bu, 2021’de gelen ve pratiği en çok değiştiren kuraldır.
6102 sayılı Kanun m.40/2 — imzaların sicile kaydı:
“(2) (Değişik:28/1/2021-7263/22 md.) Gerçek kişi tacir ile tüzel kişi tacir adına imzaya yetkili olanların imzaları, kamu kurum ve kuruluşlarınca veri tabanlarında tutulan imza verilerinden elektronik ortamda temin edilerek merkezi ortak veri tabanındaki sicil dosyasına kaydedilir. Kamu kurum ve kuruluşlarının veri tabanlarında imza kaydının bulunmaması halinde, imzaya yetkili kişilerin imza beyanlarının ticaret sicili müdürlüğüne verilmesinin usul ve esasları ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Ticaret Bakanlığınca çıkarılacak tebliğ ile belirlenir.”
Kuralın kurgusu şöyledir:
| Durum | Yapılacak işlem |
|---|---|
| Kamu veri tabanlarında imza kaydı var | İmza elektronik ortamda temin edilir, sicile kaydedilir — ek belge gerekmez |
| Kamu veri tabanlarında imza kaydı yok | İmza beyanı ticaret sicili müdürlüğüne verilir |
İkinci hâlin usul ve esasları Ticaret Bakanlığı tebliğine bırakılmıştır. Yürürlükteki düzenleme, Şirket Kuruluş Sözleşmesinin Ticaret Sicili Müdürlüklerinde İmzalanması Hakkında Tebliğ’in 20/2/2021 tarihli ve 31401 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle yeniden yazılan maddelerinde yer alır. Somut başvuruda hangi belgenin istendiği bu tebliğin yürürlükteki metninden teyit edilmelidir.
Maddenin değişiklik geçmişi de yönü gösterir: m.40 sırasıyla 6728 sayılı Kanun (2016), 7099 sayılı Kanun (2018) ve 7263 sayılı Kanun (2021) ile değiştirilmiştir. Yön tek istikamette olmuştur; noter merkezli usulden sicil merkezli, sonra da elektronik usule geçiş.
Kamu Kurumları İmza Sirküleri İsteyemez
Bu hüküm, uygulamada en çok işe yarayan ve en az bilinen kuraldır.
6102 sayılı Kanun m.373/3 — kamu kurumlarının sicil kaydıyla bağlılığı:
“(3) (Ek:28/1/2021-7263/23 md.) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından, ticaret siciline tescil olunan temsile yetkili kişiler ile bunların temsil şekilleri hakkında ticaret sicili kayıtları esas alınır ve şirketten bu kayıtlara ilişkin ticaret sicili müdürlüklerince düzenlenen belgeler ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilan dışında hiçbir belge istenemez.”
Hükmün üç ayağı vardır:
- Esas alınacak kaynak ticaret sicili kayıtlarıdır — kurumun kendi takdirine bırakılmamıştır.
- Sunulabilecek belgeler sicil müdürlüğünce düzenlenen belgeler ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanıdır.
- Bunların dışında hiçbir belge istenemez. İfade mutlaktır; “gerekirse” veya “ek olarak” kaydı taşımaz.
Pratikte ne yapılır: bir kamu kurumu imza sirküleri talep ederse, ticaret sicili müdürlüğünden alınan yetki belgesi ya da ilgili Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanı sunulur ve talebin m.373/3’e aykırı olduğu belirtilir.
Bu yasak bankaları ve özel şirketleri kapsamaz
TTK m.373/3’ün muhatabı kamu kurum ve kuruluşlarıdır. Bir banka, tedarikçi veya sözleşme karşı tarafı kendi iç prosedürü gereği noter onaylı bir belge isteyebilir; bu, kanundan doğan bir zorunluluk değil sözleşmesel bir taleptir. Böyle bir talepte de ilk sunulacak belge sicil kaydı veya gazete ilanıdır; karşı taraf ısrar ederse tercih kendisinindir. Kamu bankaları ve kamu tüzel kişiliği taşıyan kuruluşlar bakımından ise hükmün kapsamına girip girmediği kuruluşun hukuki statüsüne göre değerlendirilir.
Sirkülerdeki Sınırlama Üçüncü Kişiye Karşı İşler mi?
Uygulamada sirkülere “şu tutarın üzerindeki işlemlerde geçerli değildir” veya “gayrimenkul işlemlerini kapsamaz” gibi kayıtlar konulur ve bunlar kalkan sanılır.
Kural bunun tersidir: temsil yetkisinin sınırlandırılması iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmez. Yalnızca iki tür sınırlama geçerlidir (yetkinin sadece merkezin veya bir şubenin işlerine özgülenmesi ve yetkinin birlikte kullanılması (çift imza)) ve bunların da tescil ve ilan edilmiş olması gerekir (6102 sayılı Kanun m.371/3).
Bunun somut sonucu şudur: sirküler metnine yazılan tutar veya konu sınırı, karşı tarafa karşı işlemi geçersiz kılmaz; şirkete kalan yol temsilciye rücû etmektir. Gerçekten koruma sağlayan düzen tescil edilmiş çift imzadır.
Peki geçersiz nitelikteki bir sınırlama, sicil müdürlüğünce bir şekilde tescil ve ilan edilmişse ne olur? Uygulamada sık karşılaşılan bu soruya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu doğrudan cevap vermiştir. Tescilin kendisi, üçüncü kişinin iyiniyetini tek başına ortadan kaldırmaz:
“Mümkün olmamasına rağmen bir şekilde tescil ve ilan edilmişse bu durum şirketle işlem yapan kişinin iyiniyetini tek başına ortadan kaldırmaz. Ancak üçüncü kişi bu şekilde bir sınırlama yapıldığını doğrudan biliyorsa veya üçüncü kişiye bizat bildirilmişse (müspet vukuf) bu kişinin iyiniyeti ortadan kalkar ve bu sınırlama üçüncü kişiye karşı da sonuç doğurur.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/964, K. 2023/397, T. 03.05.2023 — gönderilmesine)
Ölçüt tescil değil, bilgidir: şirketin kurtulabilmesi için üçüncü kişinin sınırlamayı fiilen bildiğini (müspet vukuf) ortaya koyması gerekir. Karar, yürürlükten kalkmış olan önceki Türk Ticaret Kanunu döneminde verilmiştir; ancak geçerli ve geçersiz sınırlama ayrımı yürürlükteki 6102 sayılı Kanun m.371/3’te aynı çizgide sürdüğü için ölçüt bugün de yol göstericidir. Madde metni ve sınırlama türlerinin tam karşılaştırması limited şirkette müdürler ve temsil yetkisi yazısındaki ilgili bölümdedir.
Şirket Çift İmza Kuralını Her Zaman İleri Sürebilir mi?
Buraya kadar anlatılan kural şirketin lehinedir: tescil edilmiş çift imza şartı üçüncü kişiye karşı işler ve tek imzayla yapılan işlem şirketi bağlamaz. Ancak bu kalkanın bir sınırı vardır ve pratikte en çok gözden kaçan nokta budur.
Şirket, yıllarca tek imzayla yapılan işlemleri kabul edip bunlardan yararlandıktan sonra, işine gelmeyen tek bir işlemde “bizde çift imza kuralı var” diyemez. Hukuk Genel Kurulu bunu önceki eylemiyle çelişkili davranma yasağı (venire contra factum proprium) kapsamında değerlendirmiştir:
“Örneğin birlikte temsil veya çift imza kuralı olmasına rağmen tek imza ile yapılan işlemler anonim şirket tarafından benimsendikten sonra birlikte temsil veya çift imza kuralının ileri sürülmesi dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edecek, önceki eylemiyle çelişkili davranış yasağı kapsamında kalacaktır.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/964, K. 2023/397, T. 03.05.2023 — gönderilmesine)
Bu değerlendirmenin dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.2’deki dürüstlük kuralıdır; dolayısıyla ilke, hangi Ticaret Kanunu döneminde olunduğundan bağımsız olarak geçerlidir.
Pratik sonucu iki yönlüdür. Şirket tarafında: çift imza şartına gerçekten uyulmalı, tek imzalı işlemler zımnen benimsenmemelidir. Aksi hâlde şart fiilen aşınır. Karşı taraf açısından: tek imzalı işlem geçmişte kabul edilmiş, ödemesi yapılmış, defterlere işlenmişse bu geçmiş, çift imza savunmasına karşı elle tutulur bir argümandır.
Atamada Sakatlık Varsa Şirket Bunu İleri Sürebilir mi?
Tescil, üçüncü kişi lehine güçlü bir koruma yaratır.
6102 sayılı Kanun m.373/2 — tescilden sonraki hukuki sakatlık:
“(2) Temsil yetkisinin ticaret sicilinde tescilinden sonra, ilgili kişilerin seçimine veya atanmalarına ilişkin herhangi bir hukuki sakatlık, şirket tarafından üçüncü kişilere, ancak sakatlığın bunlar tarafından bilindiğinin ispat edilmesi şartıyla ileri sürülebilir.”
Yani genel kurul veya yönetim kurulu kararında bir sakatlık bulunsa bile, tescil yapılmışsa şirket bunu üçüncü kişiye karşı ileri süremez. Meğerki üçüncü kişinin bildiğini ispat etsin. İspat yükü şirkettedir. Karar sakatlığının şirket içi sonuçları ayrı bir konudur; bkz. genel kurul kararının iptali davası.
Tacir Belgeleri Ticaret Unvanı Altında İmzalar
İmza konusunun sık atlanan bir başka ayağı, imzanın neyin altına atıldığıdır.
6102 sayılı Kanun m.39/1 — ticaret unvanının kullanılması:
“MADDE 39 - (1) Her tacir, ticari işletmesine ilişkin işlemleri, ticaret unvanıyla yapmak ve işletmesiyle ilgili senetlerle diğer belgeleri bu unvan altında imzalamak zorundadır.”
Bu bir usul tavsiyesi değil, kanuni bir zorunluluktur. Şirket adına düzenlenen senet, sözleşme ve yazışmalarda ticaret unvanının kullanılması gerekir; yalnızca kişisel imza atılması, işlemin şirkete mi kişiye mi ait olduğu tartışmasını doğurur.
Buradan çıkan yaygın bir yanılgıya değinmek gerekir: unvan yazılmadığında işlemin otomatik olarak imzalayan kişinin şahsi işlemi sayılacağı düşünülür. Hukuk Genel Kurulu bunu böyle kurmamış, somut duruma bakılacağını belirtmiştir:
“Öte yandan imzanın yanında şirket unvanı konulmamakla beraber somut duruma göre işlemin şirket nam ve hesabına yapılmış olduğu anlaşılmakta ise yapılan işlemden doğan hak ve borçlar yine şirketi ilgilendirir.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/964, K. 2023/397, T. 03.05.2023 — gönderilmesine)
Yani unvanın eksikliği bir ispat sorunudur, kesin bir sonuç değil. İşlemin şirket hesabına yapıldığı sözleşmenin içeriğinden, ödemenin şirket hesabından yapılmasından veya yazışmalardan anlaşılıyorsa borç şirkete ait olur. Bununla birlikte bu, unvanı yazmamak için bir gerekçe değildir. Unvanın yazılmaması, kazanılması gerekmeyen bir ispat yükü yaratır. Kambiyo senetlerinde bu tartışma, imzanın kime ait sayılacağı ve kimin sorumlu olacağı sorusuna dönüşür; bkz. kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu.
Sirkülerin Geçerlilik Süresi ve Eski Sirküler Sorunu
Kanun imza sirkülerine bağlı bir süre öngörmez — çünkü belirleyici olan belge değil sicildeki güncel kayıttır.
Bunun iki yönlü sonucu vardır. Temsilci değiştiğinde veya yetki kapsamı değiştiğinde yapılması gereken yeni sirküler düzenletmek değil, değişikliği ticaret siciline tescil ve ilan ettirmektir. Buna karşılık elde eski tarihli bir sirkülerin bulunması, sicilde yetkisi sona ermiş bir kişiye yetki sağlamaz. Karşı tarafın iyiniyeti ise tescil ve ilan karşısında değerlendirilir.
Pratik öneri: karşı tarafın yetkisini kontrol ederken sunulan sirkülere değil, işlem tarihine yakın alınmış sicil kaydına veya gazete ilanına bakılmalıdır. Şirketler açısından ise temsilci değişikliğinin tescilinin geciktirilmesi, sicilde hâlâ yetkili görünen kişinin yaptığı işlemlerle şirketin bağlanması riskini doğurur.
Ücret ve Gerekli Belgeler Sorusu
Bu konuda internette dolaşan tutarlar hızla bayatlar; noter ücretleri ve harçlar her yıl yeniden belirlenir. Bu nedenle burada rakam verilmemiştir.
Daha önemlisi sorunun kendisi büyük ölçüde geçerliliğini yitirmiştir. Kural artık imzaların kamu veri tabanlarından elektronik ortamda temin edilip sicile kaydedilmesidir; imza beyanı ancak kayıt bulunmadığında istenir. Dolayısıyla masraf araştırmasına başlamadan önce sorulacak soru şudur: sicilde imza kaydım zaten var mı? Varsa noterde ayrı bir belge düzenletmenin kanuni bir gereği bulunmayacaktır.
Yetkinizi ispat etmeniz gereken hâllerde ilk başvurulacak kaynak ticaret sicili müdürlüğünden alınacak yetki belgesi ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanıdır.
Sık Yapılan Hatalar
- Sirküleri yetki kaynağı sanmak. Yetki organ kararı ve tescilden doğar; sirküler ispat aracıdır (m.373/1).
- Kamu kurumunun sirküler talebini sorgusuz karşılamak. Kamu kurum ve kuruluşları sicil belgesi ve gazete ilanı dışında belge isteyemez (m.373/3).
- m.373/3’ü bankalara da uygulanır sanmak. Hüküm kamu kurum ve kuruluşlarına yöneliktir; özel hukuk kişilerinin talebi sözleşmeseldir.
- Temsilci değişince yeni sirküler düzenletip tescili atlamak. Belirleyici olan sicil kaydıdır; tescil edilmeyen değişiklik üçüncü kişiye karşı sonuç doğurmaz.
- Eski sirküleri geçerli saymak. Sicilde yetkisi sona ermiş kişiye eski belge yetki sağlamaz.
- Sirkülere tutar/konu sınırı yazıp kalkan sanmak. Bu sınırlar iyiniyetli üçüncü kişiye karşı işlemez; yalnız merkez/şube özgülemesi ve tescilli çift imza geçerlidir (m.371/3).
- Karşı tarafın yetkisini sunulan sirkülere bakarak kontrol etmek. İşlem tarihine yakın sicil kaydı veya gazete ilanı istenmelidir.
- Ticaret unvanı kullanmadan imza atmak. Tacir işletmesiyle ilgili belgeleri unvan altında imzalamak zorundadır (m.39/1).
- 2018 öncesi kaynaklara göre hareket etmek. m.40 sırasıyla 2016, 2018 ve 2021’de değişmiştir; eski usulü anlatan metinler güncel değildir.
Özet
- İmza sirküleri temsil yetkisini kurmaz; yetki şirket sözleşmesi veya organ kararından doğar, ticaret siciline tescil ve ilanla üçüncü kişilere karşı görünür olur (m.373/1).
- 2021 değişikliğiyle imzaya yetkili olanların imzaları kamu veri tabanlarından elektronik ortamda temin edilerek sicile kaydedilir; imza beyanı ancak kayıt yoksa istenir (m.40/2, 7263 sayılı Kanun).
- Usul ve esaslar Ticaret Bakanlığı tebliğine bırakılmıştır; yürürlükteki metin 20/2/2021 tarihli ve 31401 sayılı Resmî Gazete değişikliğiyle yeniden yazılmıştır.
- Kamu kurum ve kuruluşları ticaret sicili kayıtlarını esas almak zorundadır ve sicil müdürlüğü belgesi ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanı dışında hiçbir belge isteyemez (m.373/3).
- Bu yasak bankaları ve özel hukuk kişilerini kapsamaz; onların talebi sözleşmeseldir.
- Sirkülerdeki tutar veya konu sınırı iyiniyetli üçüncü kişiye karşı işlemez; yalnız merkez/şube özgülemesi ve tescilli çift imza geçerlidir (m.371/3).
- Tescilden sonra atama sakatlığı üçüncü kişiye ancak bildiği ispat edilirse ileri sürülebilir (m.373/2).
- Tacir, işletmesiyle ilgili belgeleri ticaret unvanı altında imzalamak zorundadır (m.39/1).
- Sirkülerin kanuni bir geçerlilik süresi yoktur; belirleyici olan sicildeki güncel kayıttır.
Sıkça Sorulan Sorular
Şirkette çift imza kuralı varken tek imzayla yapılan işlem her zaman geçersiz mi?
Hayır. Tescil ve ilan edilmiş çift imza şartı kural olarak üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir; ancak Hukuk Genel Kurulu, tek imzayla yapılan işlemler şirket tarafından benimsendikten sonra çift imza kuralının ileri sürülmesini dürüstlük kuralına aykırı bulmuş ve bunu önceki eylemiyle çelişkili davranma yasağı kapsamında değerlendirmiştir. Bu değerlendirmenin dayanağı Türk Medeni Kanunu m.2'dir.
Geçersiz bir sınırlama sicile tescil edilmişse üçüncü kişi kötüniyetli sayılır mı?
Hayır. Hukuk Genel Kurulu'na göre bu tür bir sınırlamanın tescil ve ilan edilmiş olması, şirketle işlem yapan kişinin iyiniyetini tek başına ortadan kaldırmaz. İyiniyetin kalkması için üçüncü kişinin sınırlamayı doğrudan bilmesi veya kendisine bildirilmiş olması (müspet vukuf) gerekir.
İmzanın yanına şirket unvanı yazılmazsa işlem kişiyi mi bağlar?
Zorunlu olarak değil. Ticaret unvanı altında imza atmak kanuni bir yükümlülüktür; ancak Hukuk Genel Kurulu, unvan yazılmamış olsa bile somut duruma göre işlemin şirket nam ve hesabına yapıldığı anlaşılıyorsa doğan hak ve borçların şirketi ilgilendireceğini belirtmiştir. Bu bir ispat meselesidir ve unvanı yazmamak gereksiz bir ispat yükü doğurur.
İmza sirküleri nedir?
Uygulamada bir şirket adına kimlerin, hangi şekilde imza atmaya yetkili olduğunu gösteren ve noterde düzenlenen belgeye imza sirküleri denir. Bu belge temsil yetkisini kurmaz; yetkiyi doğuran işlem şirket sözleşmesi veya organ kararı ile bunun ticaret siciline tescil ve ilanıdır. Sirküler yalnızca mevcut bir yetkiyi belgeleme işlevi görür.
İmza sirküleri hâlâ gerekli mi?
Büyük ölçüde gerekliliği kalmamıştır. 6102 sayılı Kanun m.40/2, 28/1/2021 tarihli ve 7263 sayılı Kanun'la değiştirilerek imzaya yetkili olanların imzalarının kamu kurum ve kuruluşlarının veri tabanlarındaki imza verilerinden elektronik ortamda temin edilerek sicil dosyasına kaydedilmesini kural hâline getirmiştir. İmza beyanı verilmesi ancak bu veri tabanlarında imza kaydı bulunmaması hâlinde gündeme gelir.
Kamu kurumları benden imza sirküleri isteyebilir mi?
İstemez. 6102 sayılı Kanun m.373/3 uyarınca kamu kurum ve kuruluşları tarafından, ticaret siciline tescil olunan temsile yetkili kişiler ile temsil şekilleri hakkında ticaret sicili kayıtları esas alınır ve şirketten bu kayıtlara ilişkin ticaret sicili müdürlüklerince düzenlenen belgeler ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilan dışında hiçbir belge istenemez. Bu hüküm 28/1/2021 tarihli ve 7263 sayılı Kanun'la eklenmiştir.
Banka imza sirküleri istiyorsa ne olur?
m.373/3'teki yasak kamu kurum ve kuruluşlarına yöneliktir; özel hukuk kişileri kendi sözleşme ilişkileri içinde ek belge talep edebilir. Bu durumda ticaret sicili müdürlüğünden alınacak yetki belgesi veya Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanı sunulabilir; karşı taraf yine noter onaylı bir belge isterse bu, kanundan doğan bir zorunluluk değil sözleşmesel bir taleptir.
Temsil yetkisi ne zaman doğar?
Yetkinin kaynağı belge değil işlemdir. Anonim şirkette 6102 sayılı Kanun m.373/1 uyarınca yönetim kurulu, temsile yetkili kişileri ve temsil şekillerini gösterir kararının noterce onaylanmış suretini tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline verir. Limited şirkette de yönetim ve temsil şirket sözleşmesiyle düzenlenir ve aynı tescil rejimi kıyasen uygulanır.
Sirkülerde yazan tutar veya konu sınırı üçüncü kişiye karşı işler mi?
Kural olarak işlemez. Temsil yetkisinin sınırlandırılması iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmez; yalnızca yetkinin merkezin veya bir şubenin işlerine özgülenmesi ile birlikte kullanılması (çift imza) sınırlamaları, tescil ve ilan edilmişse geçerlidir (6102 sayılı Kanun m.371/3). Bu nedenle koruma sağlayan şey sirkülerin metni değil tescil edilmiş çift imza düzenidir.
Temsilcinin atanmasında bir sakatlık varsa şirket bunu ileri sürebilir mi?
Sınırlı olarak. 6102 sayılı Kanun m.373/2 uyarınca temsil yetkisinin ticaret sicilinde tescilinden sonra, ilgili kişilerin seçimine veya atanmalarına ilişkin herhangi bir hukuki sakatlık, şirket tarafından üçüncü kişilere ancak sakatlığın bunlar tarafından bilindiğinin ispat edilmesi şartıyla ileri sürülebilir.
İmza beyanı nasıl veriliyor?
Kamu veri tabanlarında imza kaydı bulunmaması hâlinde imzaya yetkili kişilerin imza beyanlarının ticaret sicili müdürlüğüne verilmesine ilişkin usul ve esaslar, 6102 sayılı Kanun m.40/2 uyarınca Ticaret Bakanlığınca çıkarılacak tebliğ ile belirlenir. Yürürlükteki düzenleme, Şirket Kuruluş Sözleşmesinin Ticaret Sicili Müdürlüklerinde İmzalanması Hakkında Tebliğ'in 20/2/2021 tarihli ve 31401 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikle yeniden yazılan maddelerinde yer alır.
İmza sirküleri ücreti ne kadar?
Sabit bir rakam vermek yanıltıcı olur; noter ücretleri ve harçlar her yıl değişir. Daha önemlisi sorunun kendisi büyük ölçüde geçerliliğini yitirmiştir. Kural artık imzaların sicile elektronik ortamda kaydı olduğundan çoğu hâlde noterde sirküler düzenletmeye gerek kalmaz. Masraf karşılaştırması yapmadan önce sicil kaydınızın mevcut olup olmadığını kontrol etmek gerekir.
İmza sirkülerinin geçerlilik süresi var mı?
Kanun imza sirkülerine bağlı bir süre öngörmez; çünkü belirleyici olan belge değil sicildeki güncel kayıttır. Temsilci değiştiğinde veya yetki kapsamı değiştiğinde yapılması gereken yeni sirküler düzenletmek değil, değişikliği ticaret siciline tescil ve ilan ettirmektir. Eski bir sirkülerin elde bulunması, sicilde yetkisi sona ermiş bir kişiye yetki sağlamaz.
Tacir belgeleri nasıl imzalamak zorundadır?
6102 sayılı Kanun m.39/1 uyarınca her tacir, ticari işletmesine ilişkin işlemleri ticaret unvanıyla yapmak ve işletmesiyle ilgili senetlerle diğer belgeleri bu unvan altında imzalamak zorundadır. Yani imza tek başına değil ticaret unvanı ile birlikte atılır.
Şirket yetkilisi olduğumu nasıl ispat ederim?
Ticaret sicili müdürlüğünden alınacak yetki belgesi veya Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanı bu ispatı sağlar. m.373/3, kamu kurum ve kuruluşları bakımından bu iki kaynağı esas alınacak belgeler olarak göstermiştir. Somut işlemde hangi belgenin isteneceği konusunda tereddüt varsa avukata danışın.
İlgili çalışma alanı: Ticaret Hukuku
← Tüm makaleler