
İçindekiler 25
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Tekerrür Ne Demek?
- ”Mükerrer” mi, “Mükerrir” mi?
- Cezanın İnfaz Edilmiş Olması Gerekmez
- Dayandığı Kanun Maddeleri
- Tekerrürün Şartları
- Süre Şartı: Beş Yıl ve Üç Yıl
- Tekerrür Bir Ceza mıdır?
- Hangi Kararlar Tekerrüre Esas Alınmaz?
- HAGB Kararı Tekerrüre Esas Alınır mı?
- Adli Para Cezası Tekerrüre Esas Olur mu?
- Kasıtlı ve Taksirli Suçlar Arasında Tekerrür Yoktur
- Onsekiz Yaşından Küçükken İşlenen Suçlar
- Tekerrürün Sonucu 1: Seçimlik Cezada Hapis Zorunludur
- Peki Bu Hapis Cezası Paraya Çevrilebilir mi?
- Tekerrürün Sonucu 2: Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi
- İkinci Defa Tekerrür: 2025’te Ne Değişti?
- İnfazdan Sonra Denetimli Serbestlik
- İtiyadi Suçlu, Suçu Meslek Edinen ve Örgüt Mensubu (TCK 58/9)
- Hükümde Tekerrür Belirtilmezse Ne Olur?
- Oran ve Süre Tablosu
- Sık Yapılan Hatalar
- Tekerrür Yargıtay Kararları
- Özet
Kısa Cevap
Tekerrür, önceden işlenen bir suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suç işlenmesidir. Bunun için önceki cezanın çekilmiş (infaz edilmiş) olması gerekmez. Tekerrür bir ceza artırımı değil, bir infaz rejimidir: mükerrir sayılan kişinin cezası daha ağır koşullarda çektirilir ve infazdan sonra denetimli serbestlik uygulanır.
Bu Durumda mısınız?
- Kararınızda “cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” yazıyor ve ne anlama geldiğini bilmiyorsunuz.
- Eski bir sabıkanız var ve bunun yeni dosyanızı etkileyip etkilemeyeceğini merak ediyorsunuz.
- Önceki dosyanız HAGB ile sonuçlanmıştı; bunun tekerrüre esas alınıp alınmayacağını soruyorsunuz.
- Eski mahkûmiyetiniz 18 yaşınızdan önceki bir fiile ait.
- Önceki mahkûmiyetiniz taksirli bir suçtan (örneğin trafik kazası), yenisi kasıtlı bir suç.
- Hakkınızda ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanmış ve koşullu salıverilme oranınızı merak ediyorsunuz.
Bu yazı genel bir çerçeve sunar. Her dosyanın koşulları farklıdır; somut durumunuz için bir avukata danışınız.
Tekerrür Ne Demek?
Tekerrür, sözlük anlamıyla “tekrarlanma” demektir. Ceza hukukunda ise şu anlama gelir: bir kişi hakkında verilen mahkûmiyet hükmü kesinleştikten sonra, o kişi yeniden suç işlerse, ikinci suç bakımından “tekerrür hükümleri” uygulanır. Bu kişiye mükerrir denir.
Burada en çok karıştırılan nokta şudur: tekerrür, cezayı artıran bir kurum değildir. Eski kanun döneminde öyleydi; bugün değil. Ceza Genel Kurulu farkı açıkça ortaya koyar:
“Tekerrür, 765 sayılı TCK’da cezanın artırım nedeni olarak öngörülmüş iken, yeni sistemde koşullu salıverilme süresini de etkileyecek şekilde bir infaz rejimi olarak düzenlenmiştir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/484, K. 2023/676, T. 20.12.2023 — onama)
Yani mükerrir olmanız, hükmedilecek ceza miktarını doğrudan yükseltmez. Sizi etkileyen şey, cezanın nasıl infaz edileceğidir.
”Mükerrer” mi, “Mükerrir” mi?
Ceza hukukunda doğru terim mükerrir’dir. Kanunun kendi lafzı budur: TCK m.58’in altıncı, yedinci, sekizinci ve dokuzuncu fıkralarında geçen kelime “mükerrir” ve “mükerrirlere”dir; madde metninde “mükerrer” kelimesi hiç geçmez. Kararınızda göreceğiniz ibare de “cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” şeklindedir.
Mükerrer ise günlük dilde “tekrarlanmış, ikinci kez yapılmış” anlamına gelir. Hukuk metinlerinde bu kelime bir kişiyi değil, madde numaralandırmasını nitelemek için kullanılır: bir kanuna sonradan madde eklenirken numaraların kayması istenmediğinde “mükerrer madde” denir (örneğin Vergi Usul Kanunu’nun “Mükerrer Madde 257”si). Yani “mükerrer” bir suçlu sıfatı değildir.
İki kelime karıştırıldığı için bu sayfaya “mükerrer ne demek” diye arayarak gelmiş olabilirsiniz. Aradığınız kavram büyük olasılıkla şudur:
- Tekerrür — önceki hüküm kesinleştikten sonra yeniden suç işlenmesi (kurumun adı).
- Mükerrir — tekerrür hükümleri uygulanan kişi (o kişinin sıfatı).
- Mükerrirlere özgü infaz rejimi — o kişinin cezasının çektirilme biçimi.
Bu üçünün ayrıntısı aşağıdaki bölümlerdedir: şartlar “Tekerrürün Şartları”, infaz tarafı ise “Tekerrürün Sonucu 2: Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi” başlığı altında ele alınmıştır.
Cezanın İnfaz Edilmiş Olması Gerekmez
Bu, tekerrür konusundaki en yaygın yanlış bilgidir. Pek çok kişi “cezamı çekmedim, o hâlde tekerrür işlemez” diye düşünür. Kanun bunun tam tersini söyler:
TCK m.58 — Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular
Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
Tek aranan şey, önceki hükmün kesinleşmiş olması ve yeni suçun bu kesinleşmeden sonra işlenmiş olmasıdır. Ceza Genel Kurulu, kanun koyucunun bu tercihini ve bunun süre şartıyla ilişkisini şöyle açıklar:
“Ancak kanun koyucu tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki cezanın infaz edilmesi şartını aramadığı hâlde, infazdan sonra belirli bir sürenin geçmesi hâlinde tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağını hüküm altına almıştır.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/484, K. 2023/676, T. 20.12.2023 — onama)
Kritik ayrıntı: kesinleşme, yeni suç tarihinden ÖNCE olmalıdır. Önceki ilam sizin yeni suçunuzdan sonra kesinleşmişse, tekerrüre esas alınamaz; çünkü kanun “hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi” hâlini arar (TCK m.58/1). Yargıtay, yeni suçtan sonra kesinleşen ilamı tekerrüre esas alan hükümleri bozmaktadır.
Dayandığı Kanun Maddeleri
Tekerrürün tanımı ve şartları TCK m.58’de, sonuçları ise hem TCK m.58’de hem de İnfaz Kanunu m.108’dedir.
TCK m.58 — Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular
Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
Aynı maddenin dördüncü ve beşinci fıkraları, tekerrürün uygulanmayacağı hâlleri sayar:
Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
Sonuçları ise şöyledir:
Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
Tekerrürün Şartları
Kanun ve içtihat birlikte okunduğunda tekerrürün şartları şunlardır:
- Önceki bir mahkûmiyet hükmü bulunmalıdır. Beraat, düşme veya HAGB kararı yeterli değildir (aşağıya bakınız).
- Bu hüküm kesinleşmiş olmalıdır. Kesinleşmemiş hüküm tekerrüre esas olmaz.
- Yeni suç, bu kesinleşmeden SONRA işlenmiş olmalıdır.
- Süre şartı aşılmamış olmalıdır (beş yıl / üç yıl — aşağıya bakınız).
- Suç türleri uyumlu olmalıdır (kasıtlı ↔ taksirli arasında tekerrür yoktur).
- Önceki suç, fail 18 yaşını doldurduktan sonra işlenmiş olmalıdır.
Ceza Genel Kurulu ayrıca bir tarih tartışmasını da kapatır: eski suçun 5237 sayılı TCK’nın yürürlüğe girdiği 1 Haziran 2005’ten önce işlenmiş olması, mükerrirlik bakımından fark yaratmaz.
“TCK’nın 58. maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılması için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra ikinci suçun işlenmesi yeterli olup ilk suçun 1 Haziran 2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin mükerrirlik açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/484, K. 2023/676, T. 20.12.2023 — onama)
Süre Şartı: Beş Yıl ve Üç Yıl
Tekerrür sonsuza kadar sürmez. Kanun bir “sönme” süresi öngörmüştür:
- Önceki mahkûmiyet beş yıldan fazla hapis cezasıysa: cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
- Önceki mahkûmiyet beş yıl veya daha az hapis ya da adlî para cezası ise: cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl
geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür hükümleri uygulanmaz (TCK m.58/2).
Yargıtay bu süreleri ve başlangıç anını açıkça ortaya koyar:
“Buna göre, beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkûmiyet halinde ise cezanın infaz tarihinden itibaren üç yıl geçmekle tekerrür hükümleri uygulanmayacak, bu süreler cezanın infaz tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.”
(Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2012/37473, K. 2013/4918, T. 21.02.2013 — kanun yararına bozma)
Dikkat edilecek nokta: bu süreler kesinleşmeden değil, İNFAZDAN itibaren işler. Yani ceza henüz infaz edilmemişse süre hiç başlamamıştır. Ve bu durumda tekerrür sınırsız süreyle uygulanabilir hâle gelir. Kanunun kurduğu denge budur: infaz şart değildir, ama süre ancak infazla işlemeye başlar.
Tekerrür Bir Ceza mıdır?
Hayır. Tekerrür hükümlerinin uygulanması, hükmedilen ceza miktarını artırmaz; cezanın infaz rejimini belirler. Bunun pratik bir sonucu vardır: kararda tekerrüre esas alınan ilamın tek tek gösterilmesi zorunlu değildir.
“tekerrüre esas teşkil eden ilâmın gösterilmesinin zorunlu olmadığı”
(Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/4109, K. 2024/375, T. 11.01.2024 — onama)
Ceza Genel Kurulu, tekerrürün üç sonucunu tek cümlede toplar:
“Tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinin sonucu olarak mükerrir sanık hakkında, sonraki suç nedeniyle kanun maddesinde seçimlik ceza olarak hapis veya adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunması, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve hükümlü hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması gerekmektedir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/484, K. 2023/676, T. 20.12.2023 — onama)
Hangi Kararlar Tekerrüre Esas Alınmaz?
Adli sicilinizde görünen her kayıt tekerrüre esas olmaz. Esas alınmayanlar:
- Kesinleşmemiş hükümler.
- Yeni suç tarihinden sonra kesinleşmiş ilamlar.
- HAGB kararları (aşağıya bakınız).
- 18 yaşını doldurmadan işlenen suçlara ait ilamlar.
- Taksirli suç ↔ kasıtlı suç ilişkisi (çapraz tekerrür yoktur).
- Sırf askerî suçlar ile diğer suçlar arasında.
- Kural olarak yabancı ülke mahkemelerinin hükümleri (kanunun saydığı yedi suç hariç).
- Süre şartı dolmuş (beş/üç yıl geçmiş) mahkûmiyetler.
HAGB Kararı Tekerrüre Esas Alınır mı?
Hayır. Bu, uygulamada en sık yapılan hatalardan biridir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı bir mahkûmiyet hükmü değildir; hukuken sonuç doğurmayan, askıda bir karardır.
“kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm değildir.”
(Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/3903, K. 2024/5946, T. 06.05.2024 — bozma)
Bunun doğal sonucu olarak HAGB ilamı tekerrüre esas alınamaz; alınırsa hüküm bozulur:
“hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamın, TCK’nın 58/1. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı”
(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2016/9820, K. 2018/12997, T. 07.11.2018 — bozma)
- Ceza Dairesi de aynı sonuca varır:
“Mahkemece tekerrüre esas alınan Ulus Sulh Ceza Mahkemesinin 21.01.2014 tarihli, 2013/131 Esas ve 2014/8 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu nedenle bu kararın tekerrüre esas alınması mümkün değildir.”
(Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/10729, K. 2022/8817, T. 14.11.2022 — kanun yararına bozma)
Adli Para Cezası Tekerrüre Esas Olur mu?
Kural olarak evet: TCK m.58/2-b, adlî para cezasına mahkûmiyeti açıkça tekerrüre esas sayar. Ancak iki önemli istisna vardır.
Birincisi — kesin (istinafı kapalı) adli para cezaları. 2020 yılında yapılan bir değişiklikle, miktarı itibarıyla istinaf yolu kapalı olan hükümlerin tekerrüre esas olmayacağı kabul edilmiştir:
“şeklindeki ibare gereğince aynı maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen ve kesin olmaları nedeniyle istinaf yasa yoluna başvurulamayacak hükümlerin tekerrür uygulamasına da esas alınamayacaklarına”
(Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2021/11567, K. 2021/13759, T. 01.11.2021 — bozma)
İkincisi — hapisten çevrilen adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlar. Örneğin “kamuya yararlı işte çalıştırma” tedbiri tekerrüre esas alınmaz:
“buna göre hapisten çevrilen adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımların tekerrüre esas alınmasının mümkün olmadığı”
(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2013/30690, K. 2014/24908, T. 28.10.2014 — bozma)
Kasıtlı ve Taksirli Suçlar Arasında Tekerrür Yoktur
Kanun, kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür kurulmasını yasaklar (TCK m.58/4). Yani trafik kazası gibi taksirli bir suçtan mahkûmiyetiniz varsa, bu kayıt kasıtlı bir suç bakımından tekerrüre esas alınamaz. Tersi de geçerlidir. Aynı yasak, sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında da geçerlidir.
Yargıtay bu hükmü emredici sayar; yani mahkemenin takdirine bırakılmamıştır:
“şeklindeki düzenlemenin kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanamayacağına ilişkin emredici hüküm içerdiği”
(Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/15969, K. 2024/26059, T. 16.12.2024 — kanun yararına bozma)
Onsekiz Yaşından Küçükken İşlenen Suçlar
Fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış kişilerin işlediği suçlar tekerrüre esas alınmaz (TCK m.58/5). Adli sicilinizde çocukluk dönemine ait bir kayıt varsa, bu kayıt yetişkinlikte işlediğiniz bir suç için mükerrirlik doğurmaz.
“adlî sicil kaydında bulunan kararlara ilişkin suçları işlediği tarihte hükümlünün onsekiz yaşını doldurmadığı”
(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/20927, K. 2024/274, T. 10.01.2024 — kanun yararına bozma)
Bu kararda Yargıtay, çocukken işlenen suçlara ait ilamların tekerrüre esas alınamayacağını belirterek hükmü kanun yararına bozmuştur.
Tekerrürün Sonucu 1: Seçimlik Cezada Hapis Zorunludur
Bazı suçlarda kanun, hâkime seçim hakkı tanır: “hapis veya adlî para cezası”. Tekerrür hâlinde bu seçim hakkı ortadan kalkar.
TCK m.58 — Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular
Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
Yani mükerrir sanık hakkında, seçimlik cezalı bir suçta hâkim zorunlu olarak hapis cezasına hükmeder.
Peki Bu Hapis Cezası Paraya Çevrilebilir mi?
Burada ince ve lehe bir nokta vardır; çoğu kaynak atlar.
Kural olarak, kanun bir suçta hapis ile adlî para cezasını seçenek olarak öngörmüşse ve hâkim hapsi tercih etmişse, o hapis cezası artık adlî para cezasına çevrilemez (TCK m.50/2).
TCK m.50 — Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar
Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.
Ama mükerrir sanıkta hâkim hapsi tercih etmemiştir — tekerrür yüzünden hapse hükmetmek zorunda kalmıştır. Yargıtay bu farkı gözetir ve çevirme yasağının burada işlemediğini kabul eder:
“sanık hakkında mükerrir olması nedeniyle uygulanan maddede seçenek olarak öngörülen yaptırımlardan hakimin tercih hakkı bulunmadığından zorunlu olarak hapis cezasına hükmedilmiş olması karşısında, bu cezanın, koşulların bulunması durumunda aynı Kanunun 50/1.maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesine yasal bir engel bulunmamaktadır.”
(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2010/22472, K. 2012/10222, T. 18.04.2012 — bozma)
Yani tekerrür sizi hapis cezasına mahkûm eder, ama koşulları varsa bu ceza seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Aynı yönde 12. Ceza Dairesi, sabıkanın varlığının çevirmeye engel olmadığını belirtir:
“5237 sayılı TCK’nın 50. maddesi gereğince kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına ya da seçenek yaptırımlara çevrilmesinin ise takdiri olduğu, kişinin tekerrüre esas sabıkasının bulunmasının bu hususta yasal bir engel teşkil etmediği”
(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/5231, K. 2024/1926, T. 25.04.2024 — kanun yararına bozma)
Tekerrürün Sonucu 2: Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi
Asıl ağırlık buradadır. Mükerrir hükümlünün koşullu salıverilme eşiği yükselir.
5275 sayılı İnfaz Kanunu m.108 — Mükerrirlere özgü infaz rejimi
Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının,
b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının,
d) Süreli hapis cezasının üçte ikisinin,
İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir.
Yani süreli hapis cezasında normal koşullu salıverilme oranı yerine üçte iki oranı uygulanır. Ceza Genel Kurulu, bu rejimin hukuki niteliğini şöyle tarif eder:
“5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi; özel bir infaz rejimi olmayıp tekerrür veya özel tehlikeli suçluluk hâllerinde hükümlünün şartlı salıverilmeden yararlanabilmesi için infaz kurumunda geçirmesi gereken süreyi uzatan özel bir durumdur.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/461, K. 2023/686, T. 20.12.2023 — reddine)
İkinci Defa Tekerrür: 2025’te Ne Değişti?
Bu bölüm, internetteki çoğu kaynağın güncel olmadığı yerdir. İnfaz Kanunu m.108, 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun ile değiştirilmiştir ve değişikliğin baskın yönü hükümlü lehinedir.
Eski düzenlemede, ikinci defa tekerrür hükümleri uygulanan hükümlü koşullu salıverilmezdi — yani cezasının tamamını infaz kurumunda çekerdi. Ceza Genel Kurulu, değişiklikten önceki bu kuralı 2023 tarihli kararında şöyle özetlemişti:
“Sanık hakkında birinci tekerrür şartlarının oluşması nedeniyle tekerrür hükümleri uygulandıktan ve bu tekerrür uygulanan mahkûmiyet kesinleştikten sonra, yeniden tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir suçun işlenmesi hâlinde ikinci defa tekerrür hükümleri uygulanacak ve hükümlü artık koşullu salıvermeden yararlanamayacaktır.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/461, K. 2023/686, T. 20.12.2023 — reddine)
Bu karar, kuralın 2025 öncesindeki hâlini gösterir; bugün geçerli değildir.
Bugünkü düzenlemede bu kural kaldırılmış, yerine koşullu salıverilme yolu açılmıştır:
5275 sayılı İnfaz Kanunu m.108 — Mükerrirlere özgü infaz rejimi
İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır .
Ve aynı fıkraya eklenen cümleyle oran belirlenmiştir:
Ancak, süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanır.
Buna karşılık değişikliğin bir yönü aleyhedir: normalde koşullu salıverilme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz; ancak bu sınır artık ikinci defa tekerrürde uygulanmaz:
İkinci defa tekerrür halinde bu fıkra hükmü uygulanmaz.
Özetle: ikinci defa mükerrir hükümlü artık koşullu salıverilmeden yararlanabilir (süreli hapiste dörtte üç oranıyla), ama eklenecek süre bakımından üst sınır korumasını kaybetmiştir.
Bu değişikliğin hâlihazırda cezası infaz edilmekte olan hükümlülere nasıl uygulanacağı, infaz hukukundaki “derhâl uygulama” ilkesi ile lehe kanun kuralının kesişiminde bir sorundur. Değişiklik yeni olduğu için bu konuda henüz yerleşik bir Yargıtay içtihadı bulunmamaktadır. Bu yazı, iki metni olduğu gibi karşılaştırmakla yetinmekte; sonuç hakkında tahmin yürütmemektedir.
İnfazdan Sonra Denetimli Serbestlik
Mükerrir hükümlü, cezasını çektikten sonra da bir süre denetim altındadır. Bu, tekerrürün ikinci ağır sonucudur.
5275 sayılı İnfaz Kanunu m.108 — Mükerrirlere özgü infaz rejimi
İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.
Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir (m.108/6). Bu tedbir, TCK m.58/6’da da açıkça öngörülmüştür.
Ceza Genel Kurulu, denetimli serbestliğin mükerrirlik kararının zorunlu sonucu olduğunu; hükümde ayrıca yazılmamış olmasının bu sonucu değiştirmeyeceğini belirtir:
“Zira mükerrir olan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması, hakkındaki cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinin zorunlu bir sonucudur.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/451, K. 2015/6, T. 17.02.2015 — kabulüne)
İtiyadi Suçlu, Suçu Meslek Edinen ve Örgüt Mensubu (TCK 58/9)
Tekerrür şartları oluşmasa bile, kanun üç kişi grubu hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına hükmedilmesini öngörür: itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçlu (TCK m.58/9). Bunlara “özel tehlikeli suçlular” denir.
“Özel tehlikeli suçlular bakımından, mükerrerliğin şartları oluşmaksızın mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması esası getirilmek suretiyle, cezanın özel önleme amacı ön plana çıkarılmıştır.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/125, K. 2025/86, T. 19.02.2025 — onama)
Yani burada geçmiş bir mahkûmiyet aranmaz; kişinin niteliği yeterlidir. Ancak bu nitelik de ispat edilmelidir: örneğin örgüt üyeliğinden mahkûmiyet yoksa, kişi “örgüt mensubu suçlu” sayılamaz.
Hükümde Tekerrür Belirtilmezse Ne Olur?
Kanun, mahkûmiyet kararında mükerrirlik durumunun belirtilmesini emreder:
TCK m.58 — Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular
Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.
Uygulamada mahkemeler bunu bazen atlar, bazen de yanlış ilamı tekerrüre esas gösterir. Yargıtay bu hataları düzeltmektedir. Ancak dikkat: karar kesinleştikten sonra mahkemenin “ek karar” ile tekerrür hükmünü kaldırması veya eklemesi hukuken geçerli değildir; bu tür ek kararlar hukuki değerden yoksun sayılır.
Oran ve Süre Tablosu
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Tekerrür için önceki cezanın infazı | Gerekmez — kesinleşme yeter | TCK m.58/1 |
| Süre şartı (5 yıldan fazla hapis) | İnfazdan itibaren 5 yıl geçerse tekerrür yok | TCK m.58/2-a |
| Süre şartı (5 yıl/altı hapis veya adlî para) | İnfazdan itibaren 3 yıl geçerse tekerrür yok | TCK m.58/2-b |
| Seçimlik cezalı suçta | Hapis cezasına hükmolunur (zorunlu) | TCK m.58/3 |
| Zorunlu hapsin çevrilmesi | Çevrilebilir (hâkimin tercihi olmadığı için 50/2 engeli işlemez) | TCK m.50/1-2 + içtihat |
| Koşullu salıverilme — birinci tekerrür (süreli hapis) | 2/3 | İnfaz K. m.108/1-d |
| Koşullu salıverilme — ikinci tekerrür (süreli hapis) | 3/4 (04.06.2025’ten beri; öncesinde koşullu salıverilme YOKTU) | İnfaz K. m.108/3 |
| Denetim süresi | İnfaz bittikten sonra başlar, en az 1 yıl, en çok 5 yıl | İnfaz K. m.108/4, 108/6 |
Sık Yapılan Hatalar
- “Cezamı çekmedim, tekerrür işlemez” sanmak. Kanun bunun tersini söyler: infaz şart değildir, kesinleşme yeter.
- Süreleri kesinleşmeden başlatmak. Beş/üç yıllık süreler infazdan itibaren işler.
- HAGB’yi sabıka sanmak. HAGB kararı tekerrüre esas alınmaz.
- Çocukluk dönemi kaydını hesaba katmak. 18 yaşından önce işlenen suçlar tekerrüre esas olmaz.
- Taksirli suçu kasıtlı suça bağlamak. İki tür arasında tekerrür kurulamaz.
- Yeni suçtan sonra kesinleşen ilamı esas almak. Kesinleşme, yeni suç tarihinden önce olmalıdır.
- Zorunlu hapsin çevrilemeyeceğini sanmak. Tekerrür nedeniyle zorunlu olarak verilen hapis, koşulları varsa seçenek yaptırıma çevrilebilir.
- İnternetteki eski infaz oranlarına güvenmek. İnfaz Kanunu m.108, Haziran 2025’te değişti.
Tekerrür Yargıtay Kararları
Tekerrür bir ceza artırımı değil, infaz rejimidir. Ceza Genel Kurulu, 765 sayılı Kanun ile bugünkü sistem arasındaki farkı ortaya koyar:
Özet
- Tekerrür = önceki hüküm kesinleştikten SONRA yeni suç işlemek. Kişi böylece mükerrir olur (TCK m.58/1).
- Cezanın infaz edilmiş olması GEREKMEZ. En yaygın yanlış bilgi budur.
- Tekerrür ceza artırımı DEĞİL, infaz rejimidir (Ceza Genel Kurulu).
- Süreler infazdan itibaren işler: 5 yıldan fazla hapiste 5 yıl, altındaki cezalarda 3 yıl (TCK m.58/2).
- Tekerrüre esas OLMAYANLAR: HAGB kararları · 18 yaş altı suçlar · taksirli↔kasıtlı çaprazı · kural olarak yabancı ülke hükümleri · yeni suçtan sonra kesinleşen ilamlar.
- Seçimlik cezalı suçta hapis zorunludur (TCK m.58/3) — ama hâkimin tercihi olmadığı için bu hapis seçenek yaptırıma çevrilebilir.
- İnfaz rejimi: süreli hapiste koşullu salıverilme 2/3; infazdan sonra en az 1 yıl denetimli serbestlik.
- İkinci defa tekerrür 4 Haziran 2025’te değişti: eskiden hükümlü hiç koşullu salıverilmezdi; artık dörtte üç oranıyla salıverilebilir. Buna karşılık eklenecek süredeki üst sınır koruması kalktı.
İlgili yazılar: Mahsup Ne Demek? Cezadan Mahsup ve Şartları · Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Nedir? Şartları ve Denetim Süresi · Sanık Ne Demek? Şüpheli ile Sanık Farkı ve Sanığın Hakları
Sıkça Sorulan Sorular
Tekerrür ne demek?
Tekerrür, önceden işlenen bir suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suç işlenmesidir. Bu kişiye mükerrir denir. Tekerrür, cezayı artıran bir kurum değil; cezanın nasıl infaz edileceğini belirleyen bir infaz rejimidir.
Tekerrür için cezamı çekmiş olmam gerekir mi?
Hayır. Kanun bunu açıkça söyler: tekerrür hükümlerinin uygulanması için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez (TCK m.58/1). Aranan tek şey, önceki hükmün kesinleşmiş olması ve yeni suçun bu kesinleşmeden sonra işlenmesidir.
Tekerrür cezamı artırır mı?
Hayır. Tekerrür ceza miktarını doğrudan yükseltmez. Ceza Genel Kurulu'na göre tekerrür, eski kanundaki gibi bir artırım nedeni değil, koşullu salıverilme süresini etkileyen bir infaz rejimidir. Ancak seçimlik cezalı suçlarda hapis cezasına hükmedilmesini zorunlu kılar.
Tekerrür kaç yıl sonra düşer?
Önceki mahkûmiyet beş yıldan fazla hapis ise cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az hapis ya da adlî para cezası ise üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür uygulanmaz (TCK m.58/2). Bu süreler kesinleşmeden değil, infazdan itibaren işler.
HAGB kararı tekerrüre esas alınır mı?
Hayır. HAGB kararı davayı sonuçlandıran bir hüküm değildir ve hukuki sonuç doğurmaz. Yargıtay, HAGB ilamının TCK m.58/1 uyarınca tekerrüre esas alınamayacağını kabul etmekte; alınması hâlinde hükmü bozmaktadır.
Çocukken işlediğim suç tekerrüre esas olur mu?
Hayır. Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz (TCK m.58/5). Adli sicilinizdeki çocukluk dönemi kayıtları mükerrirlik doğurmaz.
Trafik kazasından mahkûmiyetim tekerrüre esas olur mu?
Kural olarak hayır. Taksirli bir suçtan mahkûmiyet, kasıtlı bir suç bakımından tekerrüre esas alınamaz; tersi de geçerlidir (TCK m.58/4). Kasıtlı ve taksirli suçlar arasında çapraz tekerrür kurulamaz.
Yurt dışındaki mahkûmiyetim tekerrüre esas olur mu?
Kural olarak hayır. Yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak kanun yedi suçu bunun dışında tutar: kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik (TCK m.58/4).
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ne demek?
Mükerrir hükümlünün koşullu salıverilme eşiğinin yükselmesi ve infazdan sonra denetimli serbestlik uygulanmasıdır. Süreli hapis cezasında koşullu salıverilme için cezanın üçte ikisinin iyi hâlli olarak çekilmesi gerekir (İnfaz K. m.108/1-d).
İkinci defa tekerrürde koşullu salıverilme oranı nedir?
4 Haziran 2025'ten beri süreli hapis cezaları bakımından oran dörtte üçtür (İnfaz K. m.108/3). Bu düzenleme öncesinde ikinci defa tekerrür hâlinde hükümlü koşullu salıverilmiyordu; değişiklikle koşullu salıverilme yolu açılmıştır.
Tekerrür nedeniyle verilen hapis cezası paraya çevrilebilir mi?
Yargıtay'a göre evet, koşulları varsa. Çünkü mükerrir sanıkta hâkim hapsi tercih etmemiş, tekerrür nedeniyle hapse hükmetmek zorunda kalmıştır. Bu nedenle TCK m.50/2'deki çevirme yasağı işlemez ve ceza m.50/1'deki seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilir.
Kararımda tekerrür yazmıyorsa ne olur?
Kanun, mahkûmiyet kararında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesini emreder (TCK m.58/7). Uygulamada bu eksiklikler Yargıtay incelemesinde düzeltilmektedir. Karar kesinleştikten sonra mahkemenin ek kararla tekerrürü kaldırması ya da eklemesi hukuki değerden yoksun sayılır.
Denetimli serbestlik ne kadar sürer?
İnfaz hâkimi, cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak üzere ve bir yıldan az olmamak kaydıyla denetim süresi belirler (İnfaz K. m.108/4). Bu süre en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler