Ceza Hukuku

Suça Teşebbüs Ne Demek? Teşebbüs Cezası ve Gönüllü Vazgeçme

Suça teşebbüs (TCK 35), suçun elde olmayan nedenlerle tamamlanamamasıdır. 2025'te artırılan teşebbüs cezasını, hazırlık-icra ayrımını ve gönüllü vazgeçmeyi öğrenin.

11 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Kitap rafına dayanmış merdiven
İçindekiler 15

Kısa Cevap

Suça teşebbüs, kişinin işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamasıdır (TCK m.35). Teşebbüs aşamasında kalan suç da cezalandırılır; ancak ceza, tamamlanmış suça göre indirilir. 2025’te 7550 sayılı Kanun teşebbüs cezalarını artırdı: ağırlaştırılmış müebbet yerine 14-21 yıl, müebbet yerine 10-18 yıl hapis; diğer suçlarda cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

Bu Durumda mısınız?

  • Yakınınız hakkında “öldürmeye teşebbüs” suçlaması var; “ortada ölüm yok, neden bu kadar ağır?” diye soruyorsunuz.
  • Suçun tamamlandığı mı yoksa teşebbüs aşamasında mı kaldığı tartışmalı; vasıf itirazı hazırlıyorsunuz.
  • Sanık “kendim vazgeçtim” diyor; savcılık ise engel nedeniyle tamamlanamadığını savunuyor.
  • Mahkeme teşebbüs indirimini gerekçe göstermeden en az orandan uyguladı; temyiz sebebi arıyorsunuz.
  • İnternette teşebbüs cezası için hâlâ “13-20 / 9-15 yıl” yazan sayfalar görüyorsunuz ve hangisinin doğru olduğundan emin değilsiniz.

Bu yazı genel bir çerçeve sunar. Teşebbüs tartışması her dosyada olayın kendi akışına göre çözülür; somut durumunuz için bir avukata danışınız.

Suça Teşebbüs Ne Demek? (TCK 35)

Günlük dilde “teşebbüs” girişim demektir; ceza hukukunda ise teknik bir kavramdır: kişi bir suçu işlemeye başlamış, ancak suç elinde olmayan bir nedenle tamamlanamamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kavramı şöyle tanımlar:

“Teşebbüs ise, suçun tamamlanmasından önce, fakat hazırlık hareketleri aşamasından sonra gelen, başlanmış ancak bitirilememiş bir eylemli aşamayı ifade eder.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/546, K. 2024/118, T. 13.03.2024 — itirazın reddi)

Teşebbüsün cezalandırılmasının mantığı şudur: fail suç işleme kararını vermiş, harekete geçmiş ve suç yoluna girmiştir; sonucun gerçekleşmemesi onun iradesinden değil, dış bir engelden kaynaklanmıştır. Bu yüzden teşebbüs aşamasında kalan suç cezasız kalmaz, ama tamamlanmış suça göre daha az cezalandırılır (TCK m.35/2).

Teşebbüsün Şartları

TCK m.35/1’in lafzından dört şart çıkar: (1) kasıt — kişi belirli bir suçu işlemeyi kastetmiş olmalıdır; (2) elverişli hareket — yapılan hareketler o suçu meydana getirmeye objektif olarak uygun olmalıdır; (3) doğrudan doğruya icraya başlama — hazırlık aşaması geçilmiş, suçun icrasına fiilen girişilmiş olmalıdır; (4) elde olmayan nedenle tamamlayamama — suç, failin iradesi dışındaki bir engelle yarıda kalmalıdır. Ceza Genel Kurulu şartları tek cümlede toplar:

“Özetle; bir kimsenin suça teşebbüsten dolayı cezalandırılabilmesi için, yapılan hareketlerin objektif olarak suçun kanuni tanımında öngörülen sonucu meydana getirmeye elverişli olmasıyla birlikte aracın fail tarafından bu sonucu gerçekleştirmeye uygun biçimde kullanılması, ancak failin elinde olmayan nedenlerle icra hareketlerinin tamamlanamaması ya da tamamlanmasına karşın sonucun gerçekleşmemesi gerekir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/546, K. 2024/118, T. 13.03.2024 — itirazın reddi)

Dördüncü şartın aynası gönüllü vazgeçmedir: suç failin kendi iradesiyle yarıda kalmışsa artık teşebbüsten söz edilmez (aşağıda). Aynı Genel Kurul kararı, suçun tamamlanamamasının failin iradesi dışındaki engellerden kaynaklanması gerektiğini vurgular; 2014 tarihli bir başka Genel Kurul kararının ifadesiyle:

“Buna göre suça teşebbüs işlenmesi kastolunan bir suçun icrasına elverişli araçlarla başlanmasından sonra, elde olmayan nedenlerle suçun tamamlanamamasıdır. Maddenin açık hükmüne göre, icra hareketlerinin yarıda kalması ya da sonucun meydana gelmemesi failin iradesi dışındaki engel nedenlerden ileri gelmelidir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/126, K. 2014/364, T. 11.07.2014 — onama)

Hazırlık Hareketleri ile İcra Hareketleri Ayrımı

Teşebbüs tartışmalarının en kritik sorusu budur: ceza hukuku hangi andan itibaren devreye girer? Çünkü kural olarak hazırlık hareketleri cezalandırılmaz; cezalandırılabilir alan icra hareketleriyle başlar. Genel Kurul iki aşamayı somut örneklerle ayırır:

“Genel olarak suçun dış dünyada oluşmaya başladığı süreç, hazırlık hareketleri ve icra hareketleri olmak üzere birbirinden farklı iki aşamaya ayrılmaktadır. Suçu işlemek için kullanılacak aletlerin üretilmesi ya da temin edilmesi, eylem yerinin araştırılması veya gözetlenmesi, eylemle ilgili çeşitli bilgiler toplanması, suç işlendikten sonra önleyici tedbirler alınması, suçtan elde edilecek eşya için güvenli bir yer ayarlanması gibi fiiller hazırlık hareketleri olup, suç tipini oluşturan icra hareketlerinden önce gerçekleştirilen ve cezalandırılmayan davranışlardır.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/546, K. 2024/118, T. 13.03.2024 — itirazın reddi)

TCK m.35, icranın başlangıcı için “doğrudan doğruya icraya başlama” ölçütünü benimser. Bunun pratik anlamı: failin niyeti ne kadar açık olursa olsun, tek başına yetmez; işlenmek istenen suç tipiyle yakın bağlantılı, dış dünyaya yansıyan hareketler aranır. Genel Kurul aynı kararda bu ölçütün,

“icraya başlama ölçütünün sanığın kastından ziyade dış dünyaya yansıyan davranışlarına göre değerlendirileceği”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/546, K. 2024/118, T. 13.03.2024 — itirazın reddi)

esasına dayandığını belirtmiştir. Nitekim karara konu olayda sanık, mağduru bıçakla tehdit edip “benimle ilişkiye gireceksin” demiş ve zorla öpmüştü; Genel Kurul, bu sözlerin kastı açıkça ortaya koymasına rağmen nitelikli cinsel saldırının icra hareketlerine henüz başlanmadığını, eylemin ancak gerçekleştirilen kadarıyla (basit cinsel saldırı) cezalandırılabileceğini kabul etti. Yani söz ve niyet, o suçun icrası sayılmadıkça teşebbüs kurmaz. Ölçüt, dışa yansıyan harekettir.

Dayandığı Kanun Maddeleri

TCK m.35/1 — Suça teşebbüs

Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.

TCK m.35/2

Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine ondört yıldan yirmibir yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

TCK m.36 — Gönüllü vazgeçme

Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır.

Teşebbüs Cezası Nasıl Hesaplanır?

Teşebbüste ceza, tamamlanmış suçun cezasından hareketle belirlenir (TCK m.35/2 — yukarıda birebir metni):

Tamamlanmış suçun cezasıTeşebbüs hâlinde ceza
Ağırlaştırılmış müebbet hapis14 yıldan 21 yıla kadar hapis
Müebbet hapis10 yıldan 18 yıla kadar hapis
Süreli hapis / adli para cezasıCezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir

İki noktaya dikkat edin. Birincisi, süreli hapis cezalarında indirilen ceza değil, cezanın bir bölümüdür: “dörtte üçü indirilir” en yüksek indirimi, “dörtte biri indirilir” en düşük indirimi ifade eder. İkincisi, bu aralıklar içinde nerede durulacağını kanun hâkimin keyfine bırakmaz. Ölçüt, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığıdır (aşağıda).

2025 Değişikliği: Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?

İnternetteki kaynakların çoğu teşebbüs cezasını hâlâ “13-20 yıl / 9-15 yıl” olarak yazar. Bu bantlar eskidir: TCK m.35/2’nin ilk metnindeki “onüç yıldan yirmi yıla” ve “dokuz yıldan onbeş yıla” ibareleri, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7550 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle “ondört yıldan yirmibir yıla” ve “on yıldan onsekiz yıla” şeklinde değiştirildi. Yürürlükteki metin yukarıda birebir verilmiştir.

Peki hangi dosyaya hangi bant uygulanır? Cevap TCK m.7/2’dedir:

TCK m.7/2 — Zaman bakımından uygulama

Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

Yeni bantlar eskisinden ağır olduğu için geriye yürümez: fiil 04.06.2025’ten önce işlenmişse eski bantlar (13-20 / 9-15) failin lehinedir ve uygulanmaya devam eder; fiil bu tarihten sonra işlenmişse yeni bantlar (14-21 / 10-18) geçerlidir. Yani eski tarihli dosyalar için “13-20” bilgisi hâlâ doğrudur; ama bugün işlenen bir fiil için doğru bantlar 14-21 ve 10-18’dir — eski rakamları güncel bilgi gibi sunan sayfalara bu yüzden dikkat edin.

İndirim Oranını Ne Belirler?

Kanunun ölçütü tektir: meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı (TCK m.35/2). Mağdur ağır yaralanmışsa indirim alt sınıra, eylem somut bir zarar doğurmadan yarıda kalmışsa üst sınıra yaklaşır. Ceza Genel Kurulu, dört ayrı mermi isabetine rağmen hayati tehlike doğurmayan bir olayda müebbetten 12 yıla inen takdiri şöyle onamıştır:

“meydana gelen zararın ağırlığı birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, yerel mahkemenin sanık hakkında TCY nın 81/1. maddesi uyarınca hükmettiği müebbet hapis cezasını, eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle 35/2. maddesi uyarınca 12 yıla indirmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamakta”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2010/1-55, K. 2010/116, T. 11.05.2010 — onama)

(Bu kararda o tarihte yürürlükte olan eski bant [müebbet yerine dokuz-onbeş yıl] uygulanmıştır; yukarıdaki güncellik bölümüne bakın.)

Madalyonun öbür yüzü de önemlidir: hâkim indirim oranını gerekçesiz belirleyemez. Yargıtay, gerekçe göstermeden “takdiren” denilerek en az oranda indirim yapılmasını bozma nedeni saymıştır:

“Sanık hakkında hırsızlığa teşebbüs suçundan TCK’nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılırken meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı gözetilerek indirim oranının belirlenmesi gerekirken, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden “takdiren” denilmek suretiyle en az oranda indirim yapılması”

(Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2020/10515, K. 2021/16276, T. 07.10.2021 — bozma)

Savunma açısından pratik sonuç: teşebbüs dosyasında yalnız “suç teşebbüste kaldı” demek yetmez; zararın/tehlikenin ne kadar hafif kaldığını somutlaştırmak, indirim oranı gerekçesiz bırakılmışsa bunu ayrı bir temyiz sebebi yapmak gerekir.

Gönüllü Vazgeçme (TCK 36)

Suç yarıda kaldıysa ikinci kritik soru şudur: neden yarıda kaldı? Dış bir engel yüzündense teşebbüs vardır; fail kendi iradesiyle vazgeçtiyse gönüllü vazgeçme vardır ve fail teşebbüsten cezalandırılmaz (TCK m.36 — metni yukarıda). Genel Kurul ayrımı şöyle koyar:

“Kanundaki tanım uyarınca gönüllü vazgeçme ile teşebbüs arasındaki ayrım şu şekilde özetlenebilir: Teşebbüs, suçun tamamlanması veya neticenin gerçekleşmesinin, failin elinde olmayan nedenlerle meydana gelmemesi olarak tanımlanmışken, gönüllü vazgeçmede failin iradi hareketi veya çabası ile icra hareketlerinin terkedilmesi ya da suçun tamamlanmasının önlenmesi sözkonusudur.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/126, K. 2014/364, T. 11.07.2014 — onama)

Vazgeçme yalnız “durmak” değildir; kanun iki biçim tanır: icra hareketlerinden vazgeçmek veya icra bittiyse kendi çabasıyla neticeyi önlemek (örneğin müdahale edip mağduru hastaneye yetiştirmek). Genel Kurul, yeni TCK’nın bu ikinci biçimi de kapsadığını vurgular:

“Madde gerekçesinde de özenle vurgulandığı üzere, 765 sayılı TCK’nun uygulanmasında sadece icra hareketlerinin devamı aşamasında kabul edilen gönüllü vazgeçme, 5237 sayılı TCK’nun uygulanmasında icra hareketlerinin bittiği ancak neticenin meydana gelmediği olaylar bakımından da öngörülmüş, böylece neticenin meydana gelmesine kadar bütün aşamalarda gönüllü vazgeçmenin mümkün olduğu kabul edilmiştir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/126, K. 2014/364, T. 11.07.2014 — onama)

İki sınır çizgisini akılda tutun:

  • Vazgeçme cezasızlık garantisi değildir. O ana kadar yapılanlar başlı başına suçsa, fail o suçtan cezalandırılır (m.36: “tamam olan kısım”). Öldürmekten vazgeçen ama mağduru yaralamış olan fail, yaralamadan sorumludur.
  • Vazgeçme, etkin pişmanlıkla karıştırılmamalıdır. Genel Kurul farkı net koyar:

“Suç tamamlanmadan veya sonuca ulaşılmadan önce vazgeçme gerçekleştiğinden, gönüllü vazgeçme etkin pişmanlıktan da farklıdır. Etkin pişmanlık, suçun tamamlanmasından sonraki pişmanlığı düzenlemekte ve tamamlanan bir suçun yol açtığı zararın giderilmesi, eski hale getirilmesi ya da malın iadesini kapsamaktadır.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2013/126, K. 2014/364, T. 11.07.2014 — onama)

Etkin pişmanlığın hangi suçlarda ve nasıl uygulandığı ayrı bir yazının konusudur: Etkin pişmanlık nedir? Suç ortaklığı (iştirak) hâlinde vazgeçmenin özel kuralı ise TCK m.41’dedir; iştirak kavramı ve türleri için: İştirak ne demek?

Hangi Suçlarda Teşebbüs Olmaz?

Madde lafzı teşebbüsü “işlemeyi kastettiği bir suç”a bağlar (TCK m.35/1): teşebbüs, kasıtlı suçların kurumudur; taksirli suçlarda (dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıkla işlenen suçlarda) kastedilen bir suç ve ona yönelmiş icra hareketi bulunmadığından teşebbüs kurgusu işlemez. Ayrıca elverişlilik şartının sonucu olarak, kullanılan araç ve fiil suçun kanuni tanımındaki sonucu meydana getirmeye objektif olarak elverişli değilse, teşebbüsten söz edilemez (CGK, E. 2023/546, K. 2024/118 — yukarıdaki koşullar alıntısı).

Bazı suç tiplerinde ise kanun koyucu teşebbüs kalıbını bilinçli olarak aşar: örneğin göçmen kaçakçılığında teşebbüs aşamasında kalan fiil, tamamlanmış suç gibi cezalandırılır (TCK m.79/1; ayrıntı: Göçmen kaçakçılığı suçu). Mala karşı suçlarda ise tartışma çoğu kez suçun ne zaman tamamlandığı noktasında düğümlenir; hırsızlıkta ve yağmada bu sınırın nasıl çizildiğini ilgili yazılarımızda işledik: Hırsızlık suçu ve cezası · Yağma suçu ve cezası. Dolandırıcılıkta teşebbüs-tamamlanma sınırının (para transferi zaman çizelgesiyle) ayrıntısı için: Dolandırıcılıkta teşebbüs ve tamamlanma

Öldürmeye Teşebbüs

Kasten öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama arasındaki ayrım, kastın belirlenmesine bağlıdır: fail öldürmek mi istiyordu, yaralamak mı? Yargıtay bu ayrımı dışa yansıyan verilerle çözer; 2026 tarihli güncel bir kararın ifadesiyle:

“suçta kullanılan araç, darbe yerleri ve sayısı, hedef alınan bölgeler, katılanda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, sanığın eylem sonrasında sergilediği tutum ve davranışlar nazara alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı”

(Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/3270, K. 2026/3088, T. 20.04.2026 — düzelterek onama)

Kasten öldürme suçunun unsurları, öldürme kastının belirlenmesine ilişkin yerleşik Genel Kurul ölçütleri ve öldürmeye teşebbüsün cezası ayrı bir yazının konusudur: Kasten adam öldürme suçu ve cezası (TCK 81)

Teşebbüs Ölçütleri Tablosu

KonuKuralDayanak
TanımElverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlama + elde olmayan nedenle tamamlayamamaTCK m.35/1
Hazırlık hareketleriKural olarak cezalandırılmaz; ceza hukuku icra hareketiyle devreye girerTCK m.35/1; CGK, E. 2023/546, K. 2024/118
İcraya başlama ölçütüFailin kastı değil, dış dünyaya yansıyan davranışCGK, E. 2023/546, K. 2024/118
Ceza (ağırlaştırılmış müebbet yerine)14-21 yıl (04.06.2025 öncesi fiillerde 13-20)TCK m.35/2; 7550 sK m.8
Ceza (müebbet yerine)10-18 yıl (04.06.2025 öncesi fiillerde 9-15)TCK m.35/2; 7550 sK m.8
Ceza (diğer hâller)Cezanın 1/4’ünden 3/4’üne kadarı indirilirTCK m.35/2
İndirim ölçütüMeydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı; gerekçesiz “takdiren” bozma nedeniTCK m.35/2; 2. CD, E. 2020/10515, K. 2021/16276
Gönüllü vazgeçmeKendi iradesiyle bırakan/neticeyi önleyen teşebbüsten cezalandırılmaz; tamam olan kısım ayrıca suçsa ondan sorumluTCK m.36
Taksirli suçlarTeşebbüs işlemez (madde kasıtlı suça bağlı)TCK m.35/1

Sık Yapılan Hatalar

  • Eski ceza bantlarına güvenmek. 7550 sayılı Kanun (04.06.2025) teşebbüs bantlarını 14-21 / 10-18’e çıkardı; internetteki “13-20 / 9-15” bilgisi yalnız bu tarihten önceki fiiller için geçerlidir (TCK m.7/2).
  • Niyeti icra sanmak. Kast ne kadar açık olursa olsun, o suçun icra hareketine başlanmadıkça teşebbüs oluşmaz; ölçüt dışa yansıyan harekettir (CGK, E. 2023/546, K. 2024/118).
  • Hazırlık aşamasını cezalandırılabilir sanmak. Alet temini, keşif, bilgi toplama gibi hazırlık hareketleri kural olarak cezalandırılmaz. Bunlar ancak başlı başına ayrı bir suç oluşturuyorsa (örneğin ruhsatsız silah bulundurma) o suçtan sorumluluk doğurur.
  • “Vazgeçtim” demenin yeterli olduğunu düşünmek. Vazgeçme ancak dış bir engel yokken, failin kendi iradesiyle gerçekleşirse cezasızlık sağlar; yakalanacağını anlayıp durmak vazgeçme değildir, teşebbüstür.
  • Vazgeçmede tam cezasızlık beklemek. Tamam olan kısım suçsa (örneğin yaralama), fail o suçtan cezalandırılır (TCK m.36).
  • İndirim oranını tartışmasız bırakmak. Oran, zarar/tehlikenin ağırlığına göre gerekçelendirilmek zorundadır; gerekçesiz “takdiren” en az indirim bozma nedenidir (2. CD, E. 2020/10515, K. 2021/16276).

Özet

  • Teşebbüs = başlanmış ama elde olmayan nedenle bitirilememiş suç (TCK m.35/1). Hazırlık hareketleri kural olarak cezalandırılmaz; ceza hukuku, dışa yansıyan icra hareketiyle devreye girer (CGK E. 2023/546, K. 2024/118).
  • Ceza bantları 2025’te arttı: 7550 sayılı Kanun’la ağırlaştırılmış müebbet yerine 14-21, müebbet yerine 10-18 yıl; diğer suçlarda 1/4-3/4 indirim. Eski bantlar (13-20/9-15) yalnız 04.06.2025 öncesi fiillere uygulanır (TCK m.7/2).
  • İndirim oranını zarar/tehlikenin ağırlığı belirler; gerekçesiz “takdiren” en az indirim bozma nedenidir (2. CD, E. 2020/10515, K. 2021/16276).
  • Gönüllü vazgeçen teşebbüsten cezalandırılmaz (TCK m.36) — ama tamam olan kısım suçsa ondan sorumludur; vazgeçme neticenin gerçekleşmesine kadar her aşamada mümkündür (CGK E. 2013/126, K. 2014/364).
  • Taksirli suçlarda teşebbüs olmaz; bazı suçlarda ise (örneğin göçmen kaçakçılığı, TCK m.79/1) teşebbüs tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.

İlgili yazılar: TCK 81 Kasten Adam Öldürme Suçu ve Cezası · İştirak Ne Demek? Suça İştirak: Faillik, Azmettirme ve Yardım Etme (TCK 37-41) · Etkin Pişmanlık Nedir? Şartları, İndirim Oranları ve Hangi Suçlarda Uygulanır · Dolandırıcılıkta Teşebbüs ve Suçun Tamamlanması

Sıkça Sorulan Sorular

Suça teşebbüs ne demek?

Kişinin işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp, elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamasıdır (TCK m.35/1). Suç yarıda kalsa da fail cezalandırılır; ancak ceza tamamlanmış suça göre indirilir.

TCK 35 nedir?

Türk Ceza Kanunu'nun suça teşebbüsü düzenleyen maddesidir. Birinci fıkra teşebbüsün tanımını ve şartlarını, ikinci fıkra teşebbüs hâlinde uygulanacak cezayı düzenler. Kardeş hükmü, gönüllü vazgeçmeyi düzenleyen TCK m.36'dır.

Teşebbüs hâlinde ceza ne kadar?

Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda 14-21 yıl, müebbet gerektiren suçlarda 10-18 yıl hapis; diğer suçlarda cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir (TCK m.35/2). İndirim oranını, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı belirler.

2025'te teşebbüs cezası değişti mi?

Evet. 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7550 sayılı Kanun'un 8. maddesi bantları artırdı: 13-20 yıl → 14-21 yıl; 9-15 yıl → 10-18 yıl. Yeni bantlar aleyhe olduğundan yalnız bu tarihten sonra işlenen fiillere uygulanır (TCK m.7/2).

Hazırlık hareketi cezalandırılır mı?

Kural olarak hayır. Alet temin etmek, keşif yapmak, bilgi toplamak gibi hazırlık hareketleri cezalandırılmaz; ceza sorumluluğu suçun icrasına doğrudan doğruya başlanmasıyla doğar. Hazırlık niteliğindeki fiil başlı başına ayrı bir suçsa, yalnız o suçtan sorumluluk gündeme gelir.

Gönüllü vazgeçme nedir?

Failin, icra hareketlerinden kendi iradesiyle vazgeçmesi veya icra bittiyse kendi çabasıyla suçun tamamlanmasını ya da neticeyi önlemesidir (TCK m.36). Bu hâlde fail teşebbüsten cezalandırılmaz; fakat o ana kadar tamam olan kısım ayrıca suç oluşturuyorsa yalnız o suçtan cezalandırılır.

Vazgeçen fail hiç ceza almaz mı?

Her zaman değil. Teşebbüsten cezalandırılmaz; ama tamam olan kısım suçsa ondan sorumludur. Örneğin öldürmekten vazgeçen fail mağduru yaralamışsa, kasten yaralamadan ceza alır (TCK m.36).

Teşebbüs ile gönüllü vazgeçme farkı nedir?

Suçun neden yarıda kaldığına bakılır: dış bir engel yüzünden tamamlanamadıysa teşebbüs; fail kendi iradesiyle bıraktıysa veya neticeyi kendi çabasıyla önlediyse gönüllü vazgeçme vardır. İlkinde indirimli ceza uygulanır, ikincisinde teşebbüsten ceza verilmez.

Teşebbüs ile etkin pişmanlık aynı şey mi?

Hayır. Gönüllü vazgeçme suç tamamlanmadan önceki iradeyi, etkin pişmanlık ise suç tamamlandıktan sonraki pişmanlığı (zararın giderilmesi, malın iadesi gibi) düzenler. Etkin pişmanlık ancak kanunun açıkça öngördüğü suçlarda uygulanır.

Taksirli suçlarda teşebbüs olur mu?

Olmaz. TCK m.35/1 teşebbüsü "işlemeyi kastettiği bir suç"a bağlar; taksirli suçlarda kastedilen bir suç ve ona yönelmiş icra hareketi bulunmadığından teşebbüs kurgusu işlemez.

Öldürmeye teşebbüste ceza nasıl belirlenir?

Önce kast tartışılır: Yargıtay, kullanılan araç, darbe sayısı, hedef alınan bölgeler, yaralanmanın ağırlığı ve failin olay sonrası tutumuna bakarak öldürme kastını belirler. Kast sabitse, öngörülen cezadan teşebbüs bantlarına göre indirime gidilir.

İndirim oranına itiraz edilebilir mi?

Evet. Oran, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre ve gerekçeli biçimde belirlenmek zorundadır; gerekçe gösterilmeden "takdiren" denilerek en az oranda indirim yapılması Yargıtay'ca bozma nedeni sayılmıştır (2.CD, E. 2020/10515, K. 2021/16276).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şüpheli, sanık ve katılan vekilliğini üstlenir; tutukluluk ve kanun yolu başvurularını takip eder.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp