
İçindekiler 16
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Kaçakçılık Suçu Nedir?
- Dayandığı Kanun Maddeleri
- Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?
- Kaçakçılık Cezası Tablosu
- Nitelikli Hâller — Cezayı Katlayan Durumlar
- Teşebbüs Tamamlanmış Suç Gibi Cezalandırılır
- Eşyanın Değeri Neden Belirleyici? — KEMT Varakası ve Gümrüklenmiş Değer
- Etkin Pişmanlık — İki Ayrı Yol
- Müsadere, El Koyma ve Tasfiye
- Adında “Kaçakçılık” Geçen Ama 5607’ye Dayanmayan Suçlar
- Görevli Mahkeme, Gümrük İdaresinin Katılması ve Zamanaşımı
- Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Kaçakçılık suçu, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu m.3’te düzenlenir. Eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası verilir. On bin gün gibi bir sayının TCK m.52 genel kuralındaki 730 günlük sınırı neden aşabildiği ve yüksek gün sayılarının parasal karşılığı ayrı bir konudur. Ceza, eşyanın türüne, değerine ve fiilin işleniş biçimine göre artar veya indirilir.
Bu Durumda mısınız?
- Aracınızda kaçak akaryakıt ele geçirildi; hem hakkınızda dava açıldı hem de aracınıza el konuldu.
- Gümrükten geçirdiğiniz ticari eşyanın beyanı ile gerçek arasında fark bulundu ve hakkınızda soruşturma başlatıldı.
- Bir başkasına ait olduğunu düşündüğünüz eşyayı taşırken yakalandınız ve “bilerek taşıma” iddiasıyla suçlanıyorsunuz.
- Savcılık size gümrüklenmiş değerin iki katını ödemeniz için ihtarda bulundu; ödemenin cezanıza etkisini bilmiyorsunuz.
- İddianamede “5607 sayılı Kanun’a muhalefet” yazıyor ama hangi fıkradan yargılandığınızı çıkaramıyorsunuz.
Bu durumların hepsinde süre ve evre kritiktir: etkin pişmanlık indiriminin oranı, ödemenin hangi aşamada yapıldığına bağlıdır. Bir ceza avukatına danışın.
Kaçakçılık Suçu Nedir?
Kaçakçılık, eşyanın gümrük denetimi dışında bırakılmasıyla oluşan bir ekonomik suç ailesidir. Kanun tek bir “kaçakçılık” fiili tanımlamaz; m.3’te birbirinden ayrı yirmi üç fıkra hâlinde ayrı ayrı seçimlik hareketler sayar. Bu nedenle “kaçakçılık cezası” sorusunun tek bir cevabı yoktur. Hangi fıkradan yargılandığınız cezayı belirler.
Kanunun kendi amaç maddesi kapsamı şöyle çizer:
“Bu Kanunun amacı, kaçakçılık fiilleri ve yaptırımları ile kaçakçılığı önleme, izleme, araştırma usûl ve esaslarını belirlemektir.”
(5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu m.1)
Kanun, 31 Mart 2007 tarihli ve 26479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. m.25 uyarınca kendinden önceki 10 Temmuz 2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nu yürürlükten kaldırmıştır; eski kanun döneminde işlenen fiillere ilişkin kararlarda hâlâ 4926’ya yapılan atıflara rastlanır.
Dayandığı Kanun Maddeleri
Aşağıdaki fıkralar, gümrük rejimine ilişkin çekirdek suç tipleridir. Her biri bağımsız bir suçtur.
Gümrük işlemine hiç tabi tutmama (m.3/1):
“Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın, gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde, verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır.”
(5607 sayılı Kanun m.3/1)
Aldatıcı işlemle vergi eksik ödeme (m.3/2):
“Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”
(5607 sayılı Kanun m.3/2)
İki fıkra arasındaki fark pratikte belirleyicidir: birincisinde eşya gümrüğe hiç uğramamıştır, ikincisinde uğramış ama beyan aldatıcıdır. İkinci fıkraya özgü geçici maddeler de vardır (aşağıya bakınız).
Kaçak eşyayı ticari amaçla elde bulundurma (m.3/5):
“Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”
(5607 sayılı Kanun m.3/5)
Bu fıkra, kaçakçılığı bizzat yapmayan ama kaçak eşyayı ticari amaçla elinde bulunduran kişiyi cezalandırır. İki unsuru birden aranır: eşyanın kaçak olduğunun bilinmesi ve ticarî amaç. İkisinden biri ispatlanamazsa fıkra uygulanmaz.
İthali yasak eşya (m.3/7):
“İthali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokan kişi, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İthali yasak eşyayı, bu özelliğini bilerek satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, aynı ceza ile cezalandırılır.”
(5607 sayılı Kanun m.3/7)
Bu fıkra, m.3 içindeki en yüksek temel ceza bandını taşır ve etkin pişmanlığın ödeme kolundan da dışlanmıştır (m.5/2 açıkça “Yedinci fıkrası hariç” der).
Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?
5607 m.3, 2013’ten bu yana beş ayrı kanunla değişmiştir: 6455 (28.03.2013 — madde bütünüyle değişti), 6545 (18.06.2014 — f.11 ve f.18 değişti, f.19 ve f.20 yürürlükten kaldırıldı), 7242 (14.04.2020 — f.23’e hafif/pek hafif değer indirimi eklendi, m.5/2 yeniden düzenlendi), 7318 (29.04.2021 — f.12’ye ek cümle) ve 7423 (30.11.2022 — f.21 eklendi).
Bu, iki ayrı sonuç doğurur.
Birincisi: fıkra numaraları kaydı. Yargıtay 7. Ceza Dairesi bunu açıkça saptar: 7423 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle 5607 m.3’ün yirmi ikinci fıkrası “yirmi üçüncü” fıkra olarak değiştirilmiştir. Yani 2022 öncesi kararlarda “m.3/22” diye anılan fahiş değer artırımı bugün m.3/23’tür; teşebbüs kuralı ise bugün m.3/22’dir. Daha eski kararlarda aynı teşebbüs kuralının “m.3/18” olarak anıldığı da görülür. Eski bir kararı okurken fıkra numarasını kararın tarihiyle birlikte değerlendirmek gerekir.
İkincisi: karma uygulama yasağı. TCK m.7/2 lehe kanunun uygulanmasını emreder; ancak bu, farklı tarihli düzenlemelerin en lehe parçalarını birleştirmeye izin vermez. Yargıtay 7. Ceza Dairesi bunu açık bir bozma sebebi sayar:
“söz konusu maddenin 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’da hüküm altına alınması nedeniyle ancak anılan Kanun uyarınca belirlenecek temel cezaya tatbik edilebileceği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’a göre belirlenen temel cezadan sonra uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması”
(Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/8118, K. 2024/8832, T. 16.10.2024 — BOZULMASINA)
Doğru yöntem, aynı kararda tarif edilir: her bir kanun metni somut olaya ayrı ayrı uygulanır, çıkan sonuç cezalar karşılaştırılır ve lehe olan bütün hâlinde uygulanır.
Ayrıca m.3/2’ye özgü iki geçici madde vardır. Geçici m.10 (6770 sayılı Kanun’la, 2017) ve geçici m.11 (7186 sayılı Kanun’la, 2019), gümrük vergilerinin kısmen eksik ödenmesi nedeniyle el konulan kara taşıtlarının belirli şartlarla iadesini düzenler; geçici m.10/2 bu davalarda eşyanın müsaderesi yerine gümrüklenmiş değerinin ödenmesine karar verileceğini öngörür. Her ikisi de başvuru süreleri geçmiş, tarihli düzenlemelerdir; dosyanızın suç tarihi bu pencerelere düşüyorsa ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaçakçılık Cezası Tablosu
| Fıkra | Fiil | Hapis | Adlî para cezası |
|---|---|---|---|
| m.3/1 | Gümrük işlemine tabi tutmaksızın ülkeye sokma | 1 – 5 yıl | 10.000 güne kadar |
| m.3/2 | Aldatıcı işlemle gümrük vergilerini eksik ödeyerek sokma | 2 – 5 yıl | 10.000 güne kadar |
| m.3/3 | Transit rejimindeki eşyayı rejime aykırı bırakma | 1 – 3 yıl | 5.000 güne kadar |
| m.3/4 | Geçici ithalat/dahilde işleme eşyasını hileyle çıkmış gibi gösterme | 1 – 3 yıl | 5.000 güne kadar |
| m.3/5 | Kaçak eşyayı bilerek ve ticarî amaçla alma, satma, taşıma, saklama | 1 – 3 yıl | 5.000 güne kadar |
| m.3/6 | Muafiyetle ithal edilen eşyayı amaç dışı kullanma, satma, devretme | 6 ay – 2 yıl | 5.000 güne kadar |
| m.3/7 | İthali yasak eşyayı ülkeye sokma veya bilerek ticaretini yapma | 2 – 6 yıl | 20.000 güne kadar |
| m.3/8 | İhracı yasak eşyayı ülkeden çıkarma | 1 – 3 yıl | 5.000 güne kadar |
| m.3/9 | Teşvik/sübvansiyon için gerçekleşmemiş ihracatı gerçekleşmiş gösterme | 1 – 5 yıl | 10.000 güne kadar |
Tabloyu tek başına okumayın — üç kural bandı değiştirir:
- m.3/10 (eşyanın türü): eşya akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkilerden ise yukarıdaki cezalar yarısından iki katına kadar artırılır ve verilecek ceza üç yıldan az olamaz. Tütün ve alkol kolunun ayrıntısı sigara ve tütün kaçakçılığı yazımızda ele alınmıştır.
- m.3/23 (eşyanın değeri): değer fahiş ise cezalar yarısından bir katına kadar artırılır; hafif ise yarısına kadar, pek hafif ise üçte birine kadar indirilir.
- m.4 (nitelikli hâller): aşağıdaki bölüme bakınız.
Nitelikli Hâller — Cezayı Katlayan Durumlar
5607 m.4, cezayı artıran hâlleri sayar. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçta ceza iki kat artırılır (m.4/1); suç üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmişse ceza yarı oranında artırılır (m.4/2).
İki fıkra pratikte özellikle ağırdır. Birincisi, kaçakçılıkla mücadele görevlilerini hedef alır:
“Bu Kanunda tanımlanan suçların, kaçakçılık fiillerini önlemek, izlemek, araştırmak ve soruşturmakla görevli kişiler tarafından veya meslek ve sanatın sağladığı kolaylıklardan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.”
(5607 sayılı Kanun m.4/4)
İkincisi, eşyanın niteliğine bağlı bir alt sınır getirir:
“Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın, Devletin siyasî, iktisadî veya askerî güvenliğini bozacak ya da çevre veya toplum sağlığını tehdit edecek nitelikte olması halinde, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, verilecek hapis cezası on yıldan az olamaz.”
(5607 sayılı Kanun m.4/7)
Ayrıca m.4/5 uyarınca suç belgede sahtecilik yapılarak işlenmişse ayrıca o suçtan da cezaya hükmolunur. Bu, aşağıda göreceğiniz üzere görevli mahkemeyi de değiştirir.
Teşebbüs Tamamlanmış Suç Gibi Cezalandırılır
Genel ceza hukukunda teşebbüs, TCK m.35 uyarınca cezada indirim sebebidir. 5607 bu genel kuraldan ayrılır:
“Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır.”
(5607 sayılı Kanun m.3/22)
Pratik sonucu şudur: eşya gümrük kapısında yakalandığı ve ülkeye hiç sokulamadığı hâlde ceza, fiil tamamlanmış gibi belirlenir. Yukarıda anlatılan fıkra kayması burada da geçerlidir. Bu kural 2014 öncesinde m.3/18, 2022 öncesinde m.3/21 olarak numaralandırılmıştı.
Eşyanın Değeri Neden Belirleyici? — KEMT Varakası ve Gümrüklenmiş Değer
Dosyanızdaki en önemli tek belge çoğu zaman iddianame değil, kaçak eşyaya mahsus tespit varakasıdır (uygulamadaki kısaltmasıyla KEMT). Bu belge, ele geçen eşyanın gümrüklenmiş değerini gösterir ve bu değer iki ayrı kurala birden matrah oluşturur: m.3/23’teki fahiş/hafif/pek hafif sınıflandırması ve m.5/2’deki “gümrüklenmiş değerin iki katı” ödemesi.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi bu belgeye doğrudan dayanır:
“Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre “hafif değer” aralığında olduğu anlaşılmıştır.”
(Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/8118, K. 2024/8832, T. 16.10.2024 — BOZULMASINA)
Buradan çıkan savunma açısı şudur: değer tespiti yapılmamışsa veya varakadaki değer hatalıysa, hem indirim hem de etkin pişmanlık hesabı yanlış kurulmuş olur. Dosyaya girdiğinizde ilk bakılacak yer budur.
Gümrüklenmiş değerin tanımı kanunda yazılıdır. 5607 m.2/1-b deyimi doğrudan tanımlar:
“Gümrüklenmiş değer: Uluslararası kıymet sözleşmesine göre belirlenecek; ithal eşyası için eşyanın CIF kıymeti ile gümrük vergileri toplamını, ihraç eşyası için FOB kıymeti ile gümrük vergileri toplamını,”
(5607 sayılı Kanun m.2/1-b)
Tanımın pratik sonucu şudur: gümrüklenmiş değer eşyanın piyasadaki satış fiyatı değildir. İthalatta CIF kıymetinin üzerine gümrük vergileri eklenir. Bu nedenle dosyada CIF kıymeti ve gümrüklenmiş değer olmak üzere iki ayrı rakam bulunur; ikisi aynı sayı değildir.
Varakayı gümrük idaresi düzenler, bilirkişi raporu onu doğrulamayabilir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, iki belgedeki değerlerin çeliştiği dosyalarda çelişkinin giderilmesini arar ve hükmü bu nedenle bozar:
“Dosya arasında bulunan ve soruşturma aşamasında Gümrük İdaresi tarafından hesaplanan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında suça konu eşyanın toplam CIF değerinin 6.078,00 TL, mahkeme aşamasında alınan bilirkişi raporunda ise toplam CIF değerinin 5.470,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla suça konu eşya yönünden hesaplanan CIF değerlerine yönelik çelişki giderilerek yeniden KEMT varakası alınması suretiyle sonucuna göre 5607 sayılı Kanun’un 3/23. fıkrası ile 5/2. fıkrasının uygulanması hususunun değerlendirilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması”
(Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/3529, K. 2025/13350, T. 05.11.2025 — BOZULMASINA ONANMASINA)
Farkın sonucu değer sınıflandırmasını da değiştirebilir. Aynı Dairenin başka bir dosyasında varakadaki CIF değeri 8.988,00 TL, bilirkişi raporundaki ise 1.655,60 TL’dir; varakaya göre eşya hafif, rapora göre pek hafif değerdedir:
“yine KEMT varakasında belirlenen gümrüklenmiş değere göre eşyanın değerinin hafif olduğu, bilirkişi raporunda belirlenen gümrüklenmiş değere göre ise eşyanın değerinin pek hafif olduğu anlaşılmakla, suça konu kaçak eşya yönünden hesaplanan CIF değerlerine yönelik aradaki çelişki giderilerek yeniden alınacak KEMT varakası doğrultusunda sanığa, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmadığı da gözetilerek 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesi uyarınca usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerekirken, KEMT varakasında belirtilen daha yüksek miktarın esas alınması suretiyle ihtarat yapılması”
(Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/1432, K. 2025/14235, T. 24.11.2025 — BOZULMASINA ONANMASINA)
Varakanın adı kanunda geçmez. Ne 5607 sayılı Kanun ne de 4458 sayılı Gümrük Kanunu metninde tespit varakası ibaresi bulunur; belge idari uygulamada doğmuştur ve hukuki ağırlığını mahkemenin ona dayanmasından alır. Yargıtay’ın çelişki hâlinde işaret ettiği yol da ayrı bir idari itiraz değildir: ceza dosyasının içinde bilirkişi incelemesi yaptırılması ve gerekirse yeniden varaka alınmasıdır.
Etkin Pişmanlık — İki Ayrı Yol
5607, birbirinden tamamen farklı iki etkin pişmanlık yolu tanır.
Birinci yol — ihbar (m.5/1): cezasızlık. Bu, ödemeye değil bilgiye dayanır ve sonucu indirim değil, hiç cezalandırılmamaktır:
“3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birine iştirak etmiş olan kişi; resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, fiili, diğer failleri ve kaçak eşyanın saklandığı yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin, faillerin yakalanmasını veya kaçak eşyanın ele geçirilmesini sağlaması halinde cezalandırılmaz. Haber alındıktan sonra fiilin bütünüyle ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden kişiye verilecek ceza üçte iki oranında indirilir.”
(5607 sayılı Kanun m.5/1)
İkinci yol — ödeme (m.5/2): indirim. Eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı Devlet Hazinesine ödenirse, soruşturma evresi sona erinceye kadar ödemede ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödemede üçte bir oranında indirilir. Bu, m.3/7’deki ithali yasak eşya suçunda uygulanmaz; m.5/3 uyarınca mükerrirler ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar da kapsam dışıdır.
İhtar bir usul formalitesi değildir. Kanun ödeme imkânının şüpheliye/sanığa ihtar edilmesini emreder ve Yargıtay bu ihtarın içeriğini denetler. Soruşturmada savcılık ihtarı hiç yapılmamışsa, kovuşturmada yapılacak ihtarda bildirilecek oran 1/2’dir:
“kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanıkların yanıltılması ve ödeme yapılmadığından bahisle haklarında ilgili hükümlerin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.”
(Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/8118, K. 2024/8832, T. 16.10.2024 — BOZULMASINA)
Aynı Daire, ihtarın her bir eşya yönünden ayrı ayrı düzenlenecek varakalardaki değerler üzerinden yapılması gerektiğini, toplam değer üzerinden tek ihtar yapılmasının da sanığı yanılttığını belirtmiştir:
“gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hüküm verilince kadar ödenmesi halinde cezada soruşturma aşamasında ihtar yapılmadığı gözetilerek 1/2 oranında indirim yapılacağını bildirir ödeme ihtaratı yapılmadan”
(Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/32217, K. 2025/2017, T. 11.02.2025 — BOZULMASINA)
Müsadere, El Koyma ve Tasfiye
Aracın müsaderesi otomatik değildir. 5607 m.13/1, kaçak eşya taşımasında bilerek kullanılan aracın müsaderesi için üç koşuldan birinin gerçekleşmesini arar: eşyanın özel olarak hazırlanmış gizli tertibatta saklanmış olması, eşyanın aracın yükünün tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması (ya da naklinin bu aracı gerekli kılması), veya eşyanın giriş-çıkışı yasak ya da toplum/çevre sağlığına zararlı maddelerden olması.
Koşulun gerçekleşmesi de tek başına yetmez. Yargıtay, bunun üzerine ayrıca müsaderenin orantılılığının tartışılmasını zorunlu görür:
“sanıklardan ele geçen her bir eşya yönünden gümrüklenmiş değer belirlenerek nakil araçlarının 5237 sayılı Kanun’un 54/3. maddesi uyarınca müsaderenin hakkaniyete uygun olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre araçların müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur”
(Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/32217, K. 2025/2017, T. 11.02.2025 — BOZULMASINA)
Etkin pişmanlık eşya müsaderesini engellemez. Cezanız düşse bile eşya geri gelmez:
“Etkin pişmanlık nedeniyle fail hakkında cezaya hükmolunmaması veya kamu davasının düşmesine karar verilmesi, sadece suç konusu eşya ile ilgili olarak müsadere hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.”
(5607 sayılı Kanun m.13/2)
Tasfiye süreye bağlıdır. El konulan eşya dosya sonuçlanana kadar beklemez:
“Bu Kanunda tanımlanan suçların konusunu oluşturması dolayısıyla müsadere yaptırımının uygulanabileceği eşya, sahibine iade edilemez. Kaçak şüphesiyle el konulan kaçak akaryakıt hariç her türlü eşya hakkında, el koyma tarihinden itibaren altı ay, ancak eşyanın zarara uğraması veya değerinde esaslı ölçüde kayıp meydana gelme tehlikesinin varlığı veya muhafazasının ciddi külfet oluşturması halinde bir ay içinde, gerekli tespitler yaptırılarak soruşturma aşamasında hâkim, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından tasfiye kararı verilir. Bu süreler içinde karar verilmemesi halinde eşya derhal tasfiye edilir.”
(5607 sayılı Kanun m.16/1)
Eşya tasfiye edilmişse ve sonradan iadesine karar verilirse, m.16/2 uyarınca satış bedeli el koyma tarihinden iade tarihine kadar kanuni faiziyle birlikte hak sahibine ödenir.
Müsaderede de ölçü aynıdır. 5607 m.15, eşyanın yerine geçen kaim değer için ayrı bir hesap kurmaz; ölçüyü doğrudan gümrüklenmiş değere bağlar:
“yaptırımının konusunu oluşturan eşyanın kaim değerinden, bu eşyanın gümrüklenmiş değeri anlaşılır.”
(5607 sayılı Kanun m.15)
Bu, yukarıdaki değer tartışmasının müsadere bakımından da sonuç doğurduğu anlamına gelir: varakadaki rakam yalnız cezayı ve etkin pişmanlık tutarını değil, eşyanın kaim değerini de belirler.
Adında “Kaçakçılık” Geçen Ama 5607’ye Dayanmayan Suçlar
Bu, uygulamada en sık karışan noktadır. Adında “kaçakçılık” geçen her suç 5607 kapsamında değildir:
| Suç | Dayanağı | 5607 kapsamında mı? |
|---|---|---|
| Gümrük kaçakçılığı, akaryakıt kaçakçılığı | 5607 m.3 | Evet |
| Sigara, tütün ve alkol kaçakçılığı | 5607 m.3/10, 16-18, 20-21 | Evet |
| Silah kaçakçılığı ve ticareti | 6136 sayılı Kanun m.12 | Hayır |
| Tarihi eser kaçakçılığı | 2863 sayılı Kanun | Hayır |
| Göçmen kaçakçılığı | TCK m.79 | Hayır |
| Vergi kaçakçılığı | VUK m.359 | Hayır |
| Uyuşturucu ithal ve ihracı | TCK m.188/1 | Hayır |
| Kaçak elektrik kullanma | TCK m.163 | Hayır |
Ayrım önemlidir çünkü etkin pişmanlık, müsadere ve görevli mahkeme kuralları her rejimde farklıdır. İddianamedeki sevk maddesini okumadan hangi rejimde olduğunuzu belirleyemezsiniz.
Görevli Mahkeme, Gümrük İdaresinin Katılması ve Zamanaşımı
Görevli mahkeme. 5607 m.17/2, bu Kanun kapsamına giren suçlardan açılan davaların Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye ceza mahkemelerinde görüleceğini düzenler. Aynı fıkra bir istisna getirir: bu suçlarla bağlantılı olarak resmî belgede sahtecilik suçu da işlenmişse görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.
Karşınızda ikinci bir taraf vardır. Kaçakçılık davalarında yalnız savcılık yoktur:
“Bu Kanunda tanımlanan suçlar dolayısıyla açılan davalarda mahkeme, iddianamenin bir örneğini ilgili gümrük idaresine de gönderir. Başvurusu üzerine, ilgili gümrük idaresi açılan davaya katılan olarak kabul edilir.”
(5607 sayılı Kanun m.18)
Katılan sıfatını alan idare, hükmü ayrıca temyiz edebilir. Yukarıda alıntılanan 2025 tarihli kararda hüküm, katılan idare vekili ile sanıklar tarafından birlikte temyiz edilmiş ve her iki tarafın temyiz istemi de yerinde görülerek bozulmuştur.
Şikâyet ve zamanaşımı. 5607 m.3 suçları şikâyete bağlı değildir; kamu davası re’sen yürütülür. Dava zamanaşımı TCK m.66/4 uyarınca cezanın kanunda yer alan üst sınırına göre belirlenir: üst sınırı beş yılı aşmayan fıkralarda (m.3/1, m.3/2 gibi) süre sekiz yıl, üst sınırı altı yıl olan m.3/7’de on beş yıldır. TCK m.66/3 uyarınca sürenin belirlenmesinde, dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur.
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- İddianamedeki fıkrayı tespit edin. “5607 sayılı Kanun’a muhalefet” ifadesi tek başına hiçbir şey söylemez; hangi fıkradan yargılandığınız cezayı da savunmayı da belirler.
- KEMT varakasını isteyin. Dosyada gümrüklenmiş değeri gösteren belge yoksa, hem değer indirimi hem etkin pişmanlık hesabı dayanaksızdır.
- İhtarın içeriğini kontrol edin. Soruşturmada ihtar yapılmamışsa kovuşturmada bildirilmesi gereken oran 1/2’dir. Yanlış oran bildirimi bozma sebebidir.
- Ödeme kararını süreyle birlikte verin. İndirim oranı, ödemenin soruşturma evresinde mi kovuşturmada mı yapıldığına bağlı olarak değişir.
- Aracınız için m.13/1 koşullarını sorgulayın. Üç koşuldan hiçbiri gerçekleşmemişse müsadere talep edilemez; gerçekleşmişse de orantılılık ayrıca tartışılmalıdır.
- Suç tarihini ve o tarihteki metni sabitleyin. Lehe kanun karşılaştırması, metinlerin bütün hâlinde ayrı ayrı uygulanmasıyla yapılır.
Sık Yapılan Hatalar
- Fıkra numarasını kararın tarihinden bağımsız okumak. 2014 ve 2022’deki değişiklikler numaralandırmayı kaydırdı; eski bir kararda geçen “m.3/18” bugünkü m.3/18 olmayabilir.
- Lehe hükümleri birleştirmek. Bir kanunun temel cezası ile başka bir kanunun indirimini bir araya getirmek karma uygulamadır ve bozma sebebidir.
- Ödemeyi ihtar beklemeden veya yanlış oranla yapmak. İhtarın hangi evrede ve hangi oranla yapıldığı, indirimin kaderini belirler.
- Etkin pişmanlığın eşyayı kurtaracağını sanmak. m.13/2, ceza verilmese bile eşya müsaderesinin uygulanabileceğini açıkça söyler.
- Teşebbüs indirimi beklemek. m.3/22 nedeniyle eşya yurda hiç girmemiş olsa dahi ceza tamamlanmış suç üzerinden belirlenir.
- Tasfiye süresini kaçırmak. El koymadan sonraki altı aylık (bazı hâllerde bir aylık) pencerede karar alınmazsa eşya derhal tasfiye edilir.
- Gümrük idaresini yok saymak. Katılan sıfatı almış idare, dosyada bağımsız bir taraftır ve hükmü ayrıca temyiz edebilir.
Özet
- Kaçakçılık suçları 5607 sayılı Kanun m.3’te yirmi üç ayrı fıkra hâlinde düzenlenir; tek bir ceza yoktur.
- Temel bant m.3/1’de bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezasıdır; m.3/7’de iki yıldan altı yıla kadar hapse çıkar.
- Eşyanın türü (m.3/10), değeri (m.3/23) ve nitelikli hâller (m.4) cezayı hem artırabilir hem indirebilir.
- Etkin pişmanlığın iki yolu vardır: m.5/1 ihbar ile cezasızlık, m.5/2 gümrüklenmiş değerin iki katının ödenmesiyle indirim.
- KEMT varakasındaki gümrüklenmiş değer, hem değer indiriminin hem ödeme tutarının matrahıdır; Yargıtay ihtarda bildirilen oranı da denetler.
- Araç müsaderesi m.13/1’deki üç koşuldan birine bağlıdır ve ayrıca TCK m.54/3 orantılılık denetimine tabidir.
- Görevli mahkeme kural olarak asliye ceza, bağlantılı resmî belgede sahtecilik varsa ağır ceza mahkemesidir; gümrük idaresi davaya katılan olarak girer.
Sıkça Sorulan Sorular
Kaçakçılık suçunun cezası nedir?
Tek bir ceza yoktur; ceza fiile göre değişir. 5607 sayılı Kanun m.3/1 uyarınca eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bandın üst ucu, ithali yasak eşyada m.3/7 ile iki yıldan altı yıla kadar hapse çıkar.
Kaçakçılık suçu hangi kanunda düzenlenir?
21 Mart 2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda. Suç tipleri 5607 m.3'te, nitelikli hâller 5607 m.4'te düzenlenir. Kanun 31 Mart 2007 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış ve 5607 m.25 ile kendinden önceki 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nu yürürlükten kaldırmıştır.
Kaçakçılık suçunda görevli mahkeme hangisidir?
5607 m.17/2 uyarınca bu Kanun kapsamına giren suçlardan açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye ceza mahkemelerinde görülür. Bu suçlarla bağlantılı olarak resmî belgede sahtecilik da işlenmişse görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.
Kaçakçılıkta etkin pişmanlıktan nasıl yararlanılır?
İki ayrı yol vardır. 5607 m.5/1'e göre resmî makamlar haber almadan önce fiili, diğer failleri ve eşyanın saklandığı yeri merciine bildiren ve bu bilgi yakalamayı sağlayan kişi hiç cezalandırılmaz. m.5/2'ye göre ise eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı Devlet Hazinesine ödenirse ceza indirilir.
Etkin pişmanlık indirimi 1/2 mi, 1/3 mü olur?
Ödemenin hangi evrede yapıldığına ve ihtarın yapılıp yapılmadığına bağlıdır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, soruşturma evresinde savcılık ihtarı hiç yapılmamışsa kovuşturma evresinde yapılacak ihtarda indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiğine, 1/3 bildirilmesinin sanığı yanılttığına hükmetmiştir.
KEMT varakası nedir, neden önemlidir?
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının kısaltmasıdır; ele geçen eşyanın gümrüklenmiş değerini gösterir. Bu değer hem etkin pişmanlıkta ödenecek tutarın (iki katı) hem de m.3/23'teki fahiş, hafif ve pek hafif değer sınıflandırmasının matrahıdır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi kararlarında doğrudan bu varakaya atıf yapılır.
Kaçakçılık suçunda aracım müsadere edilir mi?
Kendiliğinden edilmez. 5607 m.13/1 taşıma aracının müsaderesi için üç koşuldan birinin gerçekleşmesini arar. Yargıtay 7. Ceza Dairesi ayrıca her bir eşya yönünden gümrüklenmiş değer belirlenerek TCK m.54/3 uyarınca müsaderenin hakkaniyete uygun olup olmadığının tartışılmasını zorunlu görür.
Kaçakçılıkta teşebbüs daha az ceza alır mı?
Hayır. 5607 m.3/22, yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile tamamlanmış gibi cezalandırılacağını söyler. Bu, TCK m.35'teki genel teşebbüs indiriminden ayrılan özel bir kuraldır.
Kaçakçılık suçu örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenirse ne olur?
5607 m.4/1 uyarınca verilecek ceza iki kat artırılır. Suç üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmişse m.4/2 uyarınca ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca m.5/3, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda m.5/2'deki ödeme indiriminin uygulanmayacağını öngörür.
El konulan eşya iade edilir mi?
5607 m.16/1, müsadere yaptırımının uygulanabileceği eşyanın sahibine iade edilemeyeceğini söyler ve kaçak akaryakıt hariç her türlü eşya için el koyma tarihinden itibaren altı ay içinde tasfiye kararı verilmesini öngörür. Bu süre içinde karar verilmezse eşya derhal tasfiye edilir.
Gümrük idaresi davaya katılır mı?
Evet. 5607 m.18 uyarınca mahkeme iddianamenin bir örneğini ilgili gümrük idaresine gönderir ve başvurusu üzerine gümrük idaresi davaya katılan olarak kabul edilir. Bu, karşınızda savcılık dışında ikinci bir tarafın da bulunacağı anlamına gelir.
Sigara, silah veya tarihi eser kaçakçılığı da 5607 kapsamında mı?
Tamamı değil. Bandrolsüz tütün ve alkol ürünleri 5607 m.3'ün 10, 16, 17, 18, 20 ve 21. fıkralarında düzenlenir. Buna karşılık silah kaçakçılığı 6136 sayılı Kanun'a, tarihi eser kaçakçılığı 2863 sayılı Kanun'a, göçmen kaçakçılığı TCK m.79'a, vergi kaçakçılığı VUK m.359'a dayanır; bunların hiçbiri 5607 rejimine tabi değildir.
Kaçakçılık suçunda hangi tarihteki kanun uygulanır?
TCK m.7/2 uyarınca lehe olan hüküm uygulanır. 5607 m.3, 2013'ten bu yana 6455, 6545, 7242, 7318 ve 7423 sayılı Kanunlarla değişmiştir. Yargıtay, farklı tarihli düzenlemelerin parçalarını birleştirmeyi karma uygulama sayarak bozma sebebi kabul eder.
Gümrüklenmiş değer nasıl hesaplanır?
5607 m.2/1-b bu deyimi tanımlar: uluslararası kıymet sözleşmesine göre belirlenecek olan, ithal eşyası için eşyanın CIF kıymeti ile gümrük vergilerinin toplamı, ihraç eşyası için FOB kıymeti ile gümrük vergilerinin toplamıdır. Eşyanın piyasadaki satış fiyatı değildir; bu nedenle dosyada CIF kıymeti ile gümrüklenmiş değer ayrı rakamlar olarak görünür.
KEMT varakasındaki değere itiraz edilebilir mi?
Değere yönelik itiraz ceza dosyasının içinde ileri sürülür. Varakayı soruşturma aşamasında gümrük idaresi düzenler; mahkeme aşamasında alınan bilirkişi raporu farklı bir CIF değeri belirleyebilir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi bu çelişkinin giderilmesini, gerekirse yeniden varaka alınmasını ve sonucuna göre 5607 m.3/23 ile m.5/2 uygulamasının değerlendirilmesini zorunlu görür.
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler