
İçindekiler 17
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Sigara ve Tütün Kaçakçılığı Suçu Nedir?
- Dayandığı Kanun Maddeleri
- Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?
- Ceza Tablosu
- Bandrolsüz Satış mı, Yurda Kaçak Sokma mı?
- Kaçak Alkol: Aynı Fıkra, Aynı Ceza
- Ticari Amaç Ölçütü — “Kaç Karton?”
- Elektronik Sigara, Vozol ve Likit Ne Olacak?
- Etkin Pişmanlık
- Müsadere ve Aracınız
- Satış Belgeniz Ne Olur?
- Görevli Mahkeme, Gözaltı, Uzlaştırma ve Zamanaşımı
- Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Sigara, tütün ve alkol kaçakçılığı, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. maddesinde düzenlenir. Ambalajında bandrol bulunmayan tütün mamullerini veya alkollü içkileri ticari amaçla bulunduran, nakleden ya da satan kişi m.3/18 uyarınca üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Suçun oluşması için ticari amaç aranır.
Bu Durumda mısınız?
- Marketinizde veya büfenizde yapılan denetimde bandrolsüz sigara ele geçirildi.
- Aracınızda ya da çantanızda birkaç karton kaçak sigara bulundu; ticari amacınız olmadığını söylüyorsunuz.
- Sarma tütün, makaron veya yaprak sigara kâğıdı sattığınız için hakkınızda işlem yapıldı.
- İşyerinizde vozol, puf bar veya elektronik sigara likidi ele geçirildi ve kaçakçılıktan yargılanıyorsunuz.
- İddianamede “5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddesine muhalefet” yazıyor ve ne anlama geldiğini bilmiyorsunuz.
- Tütün satış belgeniz askıya alındı veya iptal edileceği bildirildi.
Bu başlıkların her biri farklı fıkraya ve farklı ceza bandına karşılık gelir. Somut dosyanız için bir avukata danışın.
Sigara ve Tütün Kaçakçılığı Suçu Nedir?
Sigara ve tütün kaçakçılığı tek bir suç değil, 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinde toplanmış bir fıkralar kümesidir. Tütün ürünlerine özgü fıkralar 16, 17, 18, 20 ve 21’dir; bunlara genel kaçakçılık fıkraları (1–9) ile tütün-akaryakıt artırımı (fıkra 10) eşlik eder.
Ayırt edici üç unsur şudur:
- Konu: tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler.
- Bandrol/etiket durumu: ürünün ambalajında kamu kurumlarınca uygulanan bandrol, hologram, pul veya damga bulunup bulunmadığı.
- Ticari amaç: fıkraların çoğu fiili yalnız “ticari amaçla” işlendiğinde suç sayar. Kişisel tüketim, aşağıda görüleceği gibi Yargıtay uygulamasında beraat sebebidir.
Bu suç, aynı adı taşımasına rağmen vergi kaçakçılığı (VUK m.359) suçundan tamamen ayrı bir rejimdir; korunan hukuki değer ve ceza bandı farklıdır. Ateşli silahlara ilişkin kaçakçılık ve ticaret ise dayanağını bu kanunda değil, silahlara özgü 6136 sayılı Kanun’un 12. maddesinde bulur (bkz. silah kaçakçılığı ve ticareti suçu).
Dayandığı Kanun Maddeleri
Tütün koluna ait fıkraları ayrı ayrı vermek gerekir; ceza bantları birbirinden farklıdır.
5607 sayılı Kanun m.3/18 — Bandrolsüz Tütün Mamulüyle Ticaret:
“Ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ya da taklit veya yanıltıcı bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri taşıyan tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkileri; a) Ticari amaçla üreten, bulunduran veya nakleden, b) Satışa arz eden veya satan, c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan, kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak, tütün mamullerinin, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.”
5607 sayılı Kanun m.3/16 — Bandrol Taklidi İmali veya Kullanımı:
“Tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin ambalajlarına kamu kurumlarınca uygulanan bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretlerin taklitlerini imal eden veya ülkeye sokanlar ile bunları bilerek bulunduran, nakleden, satan ya da kullananlar üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”
5607 sayılı Kanun m.3/20 — Doldurulmuş Makaron:
“Ticari amaçla; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlara, satışa arz edenlere, bulunduran ve nakledenlere üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.”
5607 sayılı Kanun m.3/21 — Yetki Belgesiz Tütün Ticareti:
“Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.”
5607 sayılı Kanun m.3/10 — Tütün ve Akaryakıtta Artırım:
“Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz.”
5607 sayılı Kanun m.3/23 — Eşyanın Değerine Göre Artırım ve İndirim:
“Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyanın değerinin fahiş olması hâlinde, verilecek cezalar yarısından bir katına kadar artırılır.”
Fıkraya 2020 yılında 7242 sayılı Kanunla eklenen cümle ise ters yönde çalışır:
“Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir.”
Ayrıca m.3/22 uyarınca bu fiiller teşebbüs aşamasında kalsa bile tamamlanmış gibi cezalandırılır.
Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?
5607 sayılı Kanun’un 3. maddesi 2013’ten bu yana birçok kez değişti: 2014 (6545), 2017 (7061), 2020 (7242, 7255), 2021 (7318) ve 2022 (7423). Suç tarihinde yürürlükte olan metin ile bugünkü metin farklı olabilir; lehe olan kanun uygulanır (TCK m.7/2).
Fıkra numaraları kaydı — sık yapılan atıf hatası. 30 Kasım 2022 tarihli 7423 sayılı Kanun, yetki belgesiz tütün ticaretini düzenleyen fıkra 21’i araya ekledi. Bu ekleme, kendisinden sonraki fıkraların numarasını bir kaydırdı:
| Hüküm | 30.11.2022 öncesi | Bugün |
|---|---|---|
| Teşebbüs tamamlanmış gibi cezalandırılır | m.3/21 | m.3/22 |
| Eşyanın değeri (fahiş / hafif / pek hafif) | m.3/22 | m.3/23 |
Bu kayma, 2022 öncesi Yargıtay kararlarını okurken karşınıza çıkar. Örneğin aşağıdaki karar, değer indirimi hükmünü o tarihteki numarasıyla anmaktadır:
“Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi”
(Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/31898, K. 2022/7906, T. 19.04.2022 — BOZULMASINA)
Bugün aynı cümle m.3/23’tedir. Eski karara dayanarak dilekçenize “3/22” yazarsanız yanlış fıkraya atıf yapmış olursunuz.
Ceza Tablosu
| Fiil | Fıkra | Hapis | Adli para cezası |
|---|---|---|---|
| Bandrolsüz tütün mamulüyle ticaret | m.3/18 | 3 – 6 yıl | 20.000 güne kadar |
| Bandrol/hologram taklidi imal, ülkeye sokma, kullanma | m.3/16 | 3 – 6 yıl | 20.000 güne kadar |
| Bandrolü amacı dışında kullanma, yayma, yanıltarak temin | m.3/17 | 3 – 6 yıl | 20.000 güne kadar |
| Doldurulmuş makaron / yaprak sigara kâğıdı ticareti | m.3/20 | 3 – 6 yıl | — |
| Yetki belgesiz tütün ticareti | m.3/21 | 2 – 5 yıl | — |
| Eşyayı gümrüksüz ülkeye sokma (genel hüküm) | m.3/1 | 1 – 5 yıl | 10.000 güne kadar |
Bu bantlar temel cezadır. Somut cezayı m.3/10 artırımı, m.3/23 değer artırımı veya indirimi ve m.5 etkin pişmanlık indirimi birlikte belirler.
Bandrolsüz Satış mı, Yurda Kaçak Sokma mı?
Bu ayrım, rakip kaynaklarda en sık karıştırılan noktadır ve doğrudan fıkranın kendi lafzındadır. m.3/18’in son cümlesi şunu söyler: ürünün kaçak olarak yurda sokulduğu anlaşılırsa, ceza artık m.3/18’den değil, onuncu fıkra hükmüne istinaden verilir.
İki yol birbirinin alternatifidir, birlikte uygulanmaz:
- Yol 1 — m.3/18 doğrudan: Ürünün yurda nasıl girdiği ortaya konmamış, ancak bandrolsüz olarak ticarete konu edilmiştir. Ceza doğrudan 3–6 yıl ve 20.000 güne kadar adli para cezasıdır.
- Yol 2 — m.3/10 üzerinden: Ürünün kaçak olarak yurda sokulduğu anlaşılmıştır. Bu durumda m.3/10 devreye girer; ancak m.3/10 kendi başına bir ceza kurmaz, lafzı gereği “yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar”ı artırır. Yani önce fiilin 1–9. fıkralardan hangisine uyduğu belirlenir (örneğin ülkeye sokan bakımından m.3/1, iştirak etmeksizin ticari amaçla satan bakımından m.3/5; bu fıkranın kaçak telefon alımına uygulanışı kaçak telefon almak suç mu yazısında ele alınmıştır), sonra o fıkranın cezası yarısından iki katına kadar artırılır ve sonuç ceza üç yıldan az olamaz.
Uygulamada bu, savunmanın üzerinde durması gereken bir ayrımdır: hangi yolun seçildiği hem ceza bandını hem de hangi fıkranın unsurlarının ispatlanması gerektiğini değiştirir. 1–9. fıkraların kendi ceza bantları ve genel hükümler için kaçakçılık suçu ve cezası yazımıza bakınız.
Kaçak Alkol: Aynı Fıkra, Aynı Ceza
Alkol, bu kanunda tütünden ayrı bir rejime tabi değildir. Yukarıda verilen m.3/18 metni suçun konusunu sayarken tütün mamulleri, makaron ve yaprak sigara kâğıdının yanında etil alkol, metanol ve alkollü içkileri de aynı cümlede sayar. Sonuç olarak:
- Ceza aynıdır: bandrolsüz veya taklit bandrollü alkollü içkiyi ticari amaçla üretmek, bulundurmak, nakletmek, satışa arz etmek, satmak ya da bu özelliğini bilerek ticari amaçla satın almak üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasını gerektirir.
- Bandrol taklidi ayrı suçtur: m.3/16 ve m.3/17, alkollü içki ambalajlarındaki bandrol, etiket, hologram, pul ve damgaların taklidini imal etmeyi, bunları bilerek bulundurmayı ve amacı dışında kullanmayı ayrıca cezalandırır.
- Yurda kaçak sokma yine m.3/10’a gider: m.3/18’in son cümlesi tütün için ne diyorsa alkol için de aynısını söyler. İçkinin kaçak olarak yurda sokulduğu anlaşılırsa ceza onuncu fıkra hükmüne istinaden verilir.
- Satış belgesi riski ortaktır: aşağıda ele alınan 4733 sayılı Kanun m.8 hükmü tütün ve alkol satış belgelerini birlikte düzenler; anılan fıkralardan kesinleşmiş mahkûmiyet her iki belge bakımından da sonuç doğurur.
Bu nedenle “kaçak alkol” başlığı altında sorulan sorular ile “kaçak sigara” başlığı altında sorulanların hukuki cevabı büyük ölçüde aynıdır; ayrışma ceza bandında değil, ele geçen ürünün bilirkişi incelemesiyle hangi ürün grubuna girdiğinin belirlenmesindedir.
Ticari Amaç Ölçütü — “Kaç Karton?”
Kanunda sayı yazmaz. Ne 5607 sayılı Kanun ne de ilgili mevzuat “şu kadar karton kişisel kullanımdır” biçiminde bir eşik koyar. Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin uyguladığı ölçüt ticari amaçtır; miktar bunun göstergelerinden yalnızca biridir ve sanığın savunması ile dosya kapsamı birlikte değerlendirilir.
“Sanığa ait çantada 9 karton kaçak sigara ele geçirildiği olayda; sanığın aşamalardaki savunmalarında; suça konu sigaraları satmadığını, ticari bir amacının olmadığını beyan etmesi, ele geçen eşyanın da miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmakla, dava konusu sigaraların sanık tarafından ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin cezalandırılmasına yeterli, savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi”
(Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/31898, K. 2022/7906, T. 19.04.2022 — BOZULMASINA)
Daire, belirgin biçimde yüksek miktarlarda da aynı sonuca varmıştır. Aşağıdaki kararda 180 paket sigara kişisel kullanım sınırında görülmüştür:
“Miktar itibariyle kişisel kullanım sınırları içinde kaldığı anlaşılan dava konusu sigaraların 180 paket olmasına, dosya kapsamı ve sanığın aşamalardaki savunmalarında ele geçen sigarayı ticari amaç için değil, inşaatta beraber çalıştığı arkadaşlarıyla içmek için aldığını beyan etmesine göre; sanığın savunmasının aksine, ele geçen sigaraları ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi”
(Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2014/34793, K. 2017/3379, T. 27.04.2017 — BOZULMASINA)
Aynı ölçütü Ceza Genel Kurulu da benimsemiştir; ve orada suça konu eşya yalnız sigara değil, alkollü içkiydi. Gümrük kapısında bir araçta 39 litre alkollü içki, 8 karton sigara ve 2,5 kilogram çay ele geçirilen olayda sanık, eşyayı oğlunun düğününde ikram etmek için aldığını savunmuş; savunmayı destekleyen düğün davetiyesini ve düğün tarihini gösteren jandarma tutanağını dosyaya sunmuştur. Kurul, Başsavcılığın itirazını reddederek şu sonuca varmıştır:
“sanığın kaçak eşyayı kişisel ihtiyacı için aldığına dair savunmasının aksine ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle, atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı kabul edilmelidir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/4, K. 2021/310, T. 24.06.2021 — itirazın REDDİNE)
Bu kararı “39 litre içki kişisel kullanım sayılır” diye okumak yanlıştır. Kurulun vardığı sonuç miktara ilişkin değil ispata ilişkidir: davetiye ve tutanak karşısında ticari amaç şüpheden uzak biçimde kanıtlanamamıştır. Nitekim beş Kurul üyesi, suçun unsurlarıyla oluştuğu düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır; yani sonuç oy çokluğuyla alınmış bir delil değerlendirmesidir, sabit bir eşik değil.
Buradan çıkan değerlendirme şudur: internette dolaşan “20 karton” gibi kesin eşikler kanuni bir sınır değildir. Belirleyici olan, ticari amacın her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delille ispatlanıp ispatlanmadığıdır. İspat yükü bu noktada iddia makamındadır. Savunmayı somut belgeyle desteklemek (yukarıdaki kararda davetiye ve tutanak) bu değerlendirmede belirleyici olabilmektedir.
Elektronik Sigara, Vozol ve Likit Ne Olacak?
Elektronik sigara likidi 5607 sayılı Kanun’un tütün fıkralarında adıyla sayılmaz. Yukarıda verilen m.3/18 metni konuyu tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olarak sayar; bu sayımda elektronik sigara, likit ya da cihaz geçmez. Bu yüzden likidin kapsama girip girmediği kendiliğinden değil, bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi bu noktada üç aşamalı bir yol kurmuştur:
“Sanıktan ele geçen elektronik sigara likit sıvılarının hammadde olarak tamamen veya kısmen tütün mamülü niteliğinde olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi raporu alınarak tütün mamülü niteliğinde olması halinde sanığın eyleminin elektonik sigara likitleri yönünden 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında; ele geçen kaçak elektronik sigara cihazı ile cep telefonları yönünden ise 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinin kapsamında kalacağı”
(Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2019/5736, K. 2021/16751, T. 01.12.2021 — BOZULMASINA)
Karardan çıkan ayrım şudur:
- Likit (sıvı): Yalnızca bilirkişi raporu likidin hammadde olarak tamamen veya kısmen tütün mamulü niteliğinde olduğunu ortaya koyarsa m.3/18 uygulanır (3–6 yıl + 20.000 güne kadar adli para cezası).
- Cihaz (vozol, puf bar, e-sigara aparatı): Cihazın kendisi tütün mamulü değildir; kaçak eşya olarak m.3/5 kapsamında değerlendirilir (1–3 yıl + 5.000 güne kadar adli para cezası).
- İkisi birlikte ele geçtiyse: Aynı kararda Daire, TCK m.44’teki fikri içtima kuralı gereği failin en ağır cezayı gerektiren suçtan, yani m.3/18’den cezalandırılması gerektiğini belirtmiştir.
Bu ayrım pratikte belirleyicidir. Yaygın olarak tekrarlanan “nikotinli sıvılar tütün mamulüdür, cezası 3–6 yıldır” biçimindeki genelleme, kararın aradığı bilirkişi şartını atlar. Likidin niteliği raporla ortaya konmadan m.3/18’den mahkûmiyet kurulması, yukarıdaki kararda bozma sebebi sayılmıştır. Cihazın ve likidin ayrı ayrı nitelendirilmesi gerektiği de aynı kararın sonucudur.
Etkin Pişmanlık
5607 sayılı Kanun’un 5. maddesi, tütün suçları bakımından da uygulanabilen bir indirim yolu tanır. m.5/2’nin kapsamı m.3’ün yedinci fıkrası hariç tüm suçlarıdır; yani m.3/18 dâhil tütün fıkraları kapsamdadır.
“Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında, indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.”
Üç nokta pratik önemdedir:
- Zamanlama oranı belirler. Soruşturma evresi sona ermeden ödeme yarı indirim, kovuşturmada hüküm verilinceye kadar ödeme üçte bir indirim sağlar.
- İhtar zorunludur. Savcı ihtar etmemişse hâkim ihtar eder. İhtarın hiç yapılmaması bozma sebebi oluşturabilir.
- İki istisna vardır. m.5/3 uyarınca bu hüküm “mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz.”
Ayrıca m.5/1, resmî makamlar haber almadan önce fiili ve failleri bildiren kişi bakımından cezasızlık öngörür. Genel çerçeve için etkin pişmanlık yazısına bakabilirsiniz.
Müsadere ve Aracınız
Kaçak eşyanın müsaderesi kuraldır. Ancak taşıma aracının müsaderesi otomatik değildir; üç koşuldan birini arar.
5607 sayılı Kanun m.13/1 — Taşıma Aracının Müsaderesi:
“Bu Kanunda tanımlanan suçlarla ilgili olarak 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun eşya ve kazanç müsaderesine ilişkin hükümleri uygulanır. Ancak kaçak eşya taşımasında bilerek kullanılan veya kullanılmaya teşebbüs edilen her türlü taşıma aracının müsadere edilebilmesi için aşağıdaki koşullardan birinin gerçekleşmesi gerekir: a) Kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış veya taşınmış olması. b) Kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması veya naklinin, bu aracın kullanılmasını gerekli kılması. c) Taşıma aracındaki kaçak eşyanın, Türkiye’ye girmesi veya Türkiye’den çıkması yasak veya toplum veya çevre sağlığı açısından zararlı maddelerden olması.”
Bagajında birkaç karton sigara bulunan sıradan bir otomobil, kural olarak bu üç koşuldan hiçbirini karşılamaz. Ayrıca m.13/2 uyarınca etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmemesi, eşyanın müsaderesini engellemez. Genel rejim için müsadere yazısına bakınız.
Satış Belgeniz Ne Olur?
Bakkal, market veya büfe işletenler için hapis cezasından sonraki en ağır sonuç, tütün ve alkol satış belgesinin kaybıdır. Bunu düzenleyen hüküm 5607’de değil, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’un 8. maddesindedir.
4733 sayılı Kanun m.8, sekizinci fıkra, birinci cümle — Belge Verilmemesi ve İptali:
“Bu Kanuna, 4250 sayılı Kanuna, 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (d) fıkrasına veya 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinin onuncu, onaltıncı, onyedinci, onsekizinci, yirminci ve yirmibirinci fıkralarına aykırı fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı olanlara, bu Kanun kapsamında yürütülen faaliyetlere ilişkin hiçbir belge verilmez, verilmiş olanlar Tarım ve Orman Bakanlığınca iptal edilir.”
Dikkat edilmesi gereken iki ayrım vardır.
Birincisi: mahkûmiyet ile soruşturma aynı şey değildir. Yukarıdaki cümle kesinleşmiş mahkûmiyet arar. 2023 yılında 7491 sayılı Kanunla aynı fıkraya eklenen cümleler ise, henüz mahkûmiyet yokken, yalnızca soruşturma veya kovuşturma başlatılması hâlinde belgenin askıya alınmasını öngörüyordu.
İkincisi: askıya alma rejimi artık yürürlükte değildir. Anayasa Mahkemesi, 4733 sayılı Kanun m.8’in sekizinci fıkrasının değiştirilen ikinci cümlesindeki askıya alma ibaresini Anayasa’ya aykırı bulmuştur:
“İkinci cümlesinde yer alan “…askıya alınır.” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Muhterem İNCE ile Ömer ÇINAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,”
(Anayasa Mahkemesi, E. 2024/54, K. 2025/163, T. 22.07.2025 — norm denetimi, kısmî iptal)
Mahkeme aynı hükümle, cümlenin kalan kısmını ve fıkraya 7491 sayılı Kanunla eklenen cümleleri de iptal etmiştir:
“Sekizinci fıkrasına eklenen üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı cümlelerin 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALLERİNE”
(aynı karar)
Karar, iptal hükümlerinin Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine hükmetmiştir. Karar 9 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandığından bu süre 9 Eylül 2026 tarihinde dolmuş, iptal bu tarihte yürürlüğe girmiştir.
Buna göre bugün geçerli tablo şudur:
| Hüküm | Bugünkü durumu |
|---|---|
| Kesinleşmiş mahkûmiyet → belge verilmez, verilmiş olan iptal edilir | Yürürlükte (iptal bu cümleye dokunmadı) |
| Yalnızca soruşturma/kovuşturma başlaması → belge askıya alınır | Uygulanmaz (9 Eylül 2026 itibarıyla iptal yürürlükte) |
Buradaki pratik sonuç şudur: hakkınızda soruşturma veya kovuşturma başlatılmış olması, tek başına satış belgenizin askıya alınması için dayanak oluşturmaz. Belgenin iptali için kesinleşmiş bir mahkûmiyet gerekir.
Anayasa Mahkemesi kararı 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesine dokunmamıştır; iptal yalnızca 4733 sayılı Kanun’daki askıya alma rejimine ilişkindir. İdari yaptırıma itiraz yolu için idari para cezasına itiraz yazısına bakabilirsiniz.
Görevli Mahkeme, Gözaltı, Uzlaştırma ve Zamanaşımı
Görevli mahkeme. Görev, cezanın üst sınırından çıkarılmaz; kanunun kendi hükmü vardır.
5607 sayılı Kanun m.17/2 — Yetkili Merciler:
“Bu Kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye ceza mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmî belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.”
Yani dosya, HSK tarafından belirlenmiş ihtisas asliye ceza mahkemesinde görülür; bağlantılı olarak resmî belgede sahtecilik da işlenmişse görev ağır ceza mahkemesine geçer.
Gözaltı. 5607 m.3 suçları, CMK m.91/4’ün (f) bendinde açıkça sayılmıştır. Bu fıkra, “suçüstü hâlleriyle sınırlı olmak kaydıyla” mülki amirlerce belirlenen kolluk amirlerine yirmi dört saate kadar gözaltına alma kararı verme yetkisi tanır. Ayrıntı için gözaltı süresi (CMK m.91) yazısına bakınız.
Şikâyet ve uzlaştırma. Suç şikâyete bağlı değildir; kamu davası re’sen yürütülür. CMK m.253’ün birinci fıkrası uzlaştırma kapsamına giren suçları sayarak belirler ve 5607 m.3 suçları bu sayımda yer almaz.
Zamanaşımı. TCK m.66/4 uyarınca süre, cezanın üst sınırına göre belirlenir:
| Fıkra | Üst sınır | Dava zamanaşımı |
|---|---|---|
| m.3/16, 17, 18, 20 | 6 yıl | 15 yıl (TCK m.66/1-d) |
| m.3/21 | 5 yıl | 8 yıl (TCK m.66/1-e) |
Ayrıntılar için TCK m.66 dava zamanaşımı yazısına bakabilirsiniz.
HAGB. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kural olarak sonuç cezanın belirli bir sınırın altında kalmasına bağlıdır. m.3/18 gibi alt sınırı üç yıl olan fıkralarda bu eşiğe ancak m.3/23 indirimi ve m.5 etkin pişmanlık indirimi birlikte uygulandığında yaklaşılabilir. Koşullar için HAGB yazısına bakınız.
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Tutanağı ve miktarı kayıt altına alın. Ele geçen ürünün cinsi, miktarı ve nerede bulunduğu, hangi fıkranın uygulanacağını doğrudan etkiler.
- Ticari amaç konusundaki savunmanızı ilk ifadeden itibaren tutarlı kurun. Yukarıdaki kararlarda beraat sonucunu doğuran şey, savunmanın aksinin kesin delille ispatlanamamasıdır.
- Aramanın hukuka uygunluğunu inceletin. Arama kararı veya yazılı emir bulunup bulunmadığı, elde edilen delilin değerlendirilebilirliğini etkiler.
- Etkin pişmanlık ihtarının yapılıp yapılmadığını kontrol edin. m.5/2 uyarınca ihtar zorunludur ve indirim oranı ödemenin evresine göre değişir.
- Aracınız muhafaza altına alındıysa m.13/1 koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğini tartışın.
- Satış belgeniz varsa 4733 m.8 sürecini ayrıca takip edin. Ceza yargılaması ile idari süreç ayrı yürür.
Sık Yapılan Hatalar
- “20 karton altındaysa suç değil” sanmak. Kanunda böyle bir eşik yoktur; ölçüt ticari amaçtır ve her dosyada ayrıca değerlendirilir.
- Eski kararlardan fıkra numarası kopyalamak. 30 Kasım 2022’den sonra teşebbüs m.3/22’ye, değer hükmü m.3/23’e kaymıştır.
- m.3/18 ile m.3/10’u birlikte uygulanır sanmak. Fıkranın lafzına göre bunlar alternatif yollardır.
- Etkin pişmanlık ödemesini hüküm sonrasına bırakmak. İndirim oranı ödemenin yapıldığı evreye bağlıdır; hüküm verildikten sonra bu yol kapanır.
- Satış belgesi sürecini ceza davasının sonucuna bırakmak. İdari işlem ayrı bir süreçtir ve kendi süresi içinde dava edilmelidir.
- Kişisel kullanım savunmasını sonradan değiştirmek. Kararlarda “aşamalardaki savunmalar” birlikte değerlendirilmektedir.
- Elektronik sigara likidini peşinen tütün mamulü saymak. Yargıtay bu niteliğin uzman bilirkişi raporuyla belirlenmesini arar; rapor alınmadan kurulan mahkûmiyet bozulmuştur. Cihaz ile likit de ayrı ayrı nitelendirilir.
Özet
- Sigara ve tütün kaçakçılığının çekirdek hükmü 5607 sayılı Kanun m.3/18’dir: bandrolsüz tütün mamulüyle ticaret, 3–6 yıl hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası.
- Suçun kurucu unsuru ticari amaçtır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kanunda sayısal eşik bulunmadığından miktarı yalnızca bir gösterge sayar ve ticari amaç ispatlanamadığında beraat gerektiğine hükmeder.
- Ürünün kaçak olarak yurda sokulduğu anlaşılırsa ceza m.3/18’den değil, m.3/10 üzerinden verilir; bu iki yol alternatiftir.
- Etkin pişmanlık (m.5/2) tütün fıkralarında uygulanabilir: gümrüklenmiş değerin iki katı ödenirse soruşturmada yarı, kovuşturmada üçte bir indirim sağlanır.
- Görevli mahkeme, HSK’ca belirlenen ihtisas asliye ceza mahkemesidir (m.17/2); bağlantılı resmî belgede sahtecilik varsa ağır ceza mahkemesidir.
- Satış belgesi, kesinleşmiş mahkûmiyette 4733 m.8 uyarınca iptal edilir. Yalnızca soruşturma üzerine askıya alma rejimi ise Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ve iptal 9 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir; bu tarihten sonra salt soruşturma askıya alma dayanağı değildir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kaçak sigara satmanın cezası nedir?
Ambalajında bandrol bulunmayan tütün mamullerini ticari amaçla üreten, bulunduran, nakleden, satışa arz eden, satan veya bilerek satın alan kişi 5607 sayılı Kanun m.3/18 uyarınca üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine muhalefet ne demek?
İddianamelerde kullanılan sevk maddesi ifadesidir. 5607 m.3'ün on sekizinci fıkrasına aykırı davranmayı anlatır: ambalajında bandrol, etiket, hologram, pul veya damga bulunmayan ya da taklit işaret taşıyan tütün mamulü, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol veya alkollü içkiyi ticari amaçla üretmek, bulundurmak, nakletmek, satışa arz etmek, satmak ya da bilerek satın almak. Cezası üç yıldan altı yıla kadar hapistir.
Kaçak alkol satmanın cezası nedir?
Bandrolsüz veya taklit bandrollü etil alkol, metanol ve alkollü içkiler, tütün mamulleriyle aynı fıkrada (5607 m.3/18'de) düzenlenir. Ceza da aynıdır: üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası. İçkinin kaçak olarak yurda sokulduğu anlaşılırsa ceza aynı fıkranın son cümlesi uyarınca onuncu fıkra üzerinden belirlenir.
Kaç karton kaçak sigara suç sayılır?
Kanunda sayı yazmaz. Yargıtay 7. Ceza Dairesi ölçütü ticari amaçtır; miktar bunun göstergelerinden yalnız biridir. Daire, 9 karton ve 180 paket gibi miktarlarda dahi savunma ve dosya kapsamına bakarak kişisel kullanım sınırında kaldığına ve beraat gerektiğine hükmetmiştir.
Sigara kaçakçılığında görevli mahkeme hangisidir?
5607 sayılı Kanun m.17/2 uyarınca davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye ceza mahkemelerinde görülür. Bu suçlarla bağlantılı olarak resmî belgede sahtecilik da işlenmişse görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.
Kaçakçılık suçunda etkin pişmanlık var mı?
Evet. 5607 m.5/2 uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı Devlet Hazinesine ödenirse ceza, soruşturma evresinde ödemede yarı oranında, kovuşturmada hüküm verilinceye kadar ödemede üçte bir oranında indirilir. Mükerrirlere ve örgüt faaliyeti kapsamındaki suçlara uygulanmaz.
Kaçak sigara suçunda aracım müsadere edilir mi?
Otomatik değildir. 5607 m.13/1 taşıma aracının müsaderesi için üç koşuldan birini arar: eşyanın özel gizli tertibatta saklanması, aracın yükünün tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması, ya da eşyanın girişi yasak veya sağlığa zararlı maddelerden olması.
Bandrolsüz sigara satmak ile kaçak sigarayı yurda sokmak aynı suç mu?
Hayır. 5607 m.3/18 bandrolsüz ürünle ticareti cezalandırır. Ancak aynı fıkranın son cümlesi, ürünün kaçak olarak yurda sokulduğu anlaşılırsa cezanın onuncu fıkra hükmüne istinaden verileceğini söyler; bu iki yol birbirinin alternatifidir.
Dolu makaron satmak suç mu?
Evet. 5607 m.3/20 uyarınca ticari amaçla, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici bir madde doldurulmuş makaron veya yaprak sigara kâğıdını satan, satışa arz eden, bulunduran ve nakledenlere üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.
Yetki belgesi olmadan tütün satmanın cezası nedir?
5607 m.3/21, Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörür. Bu fıkra 30 Kasım 2022'de 7423 sayılı Kanunla eklenmiştir.
Kaçak sigara suçunda gözaltına alınır mıyım?
5607 m.3 suçları CMK m.91/4'ün (f) bendinde sayılmıştır. Bu nedenle suçüstü hâliyle sınırlı olmak kaydıyla, mülki amirlerce belirlenen kolluk amirleri yirmi dört saate kadar gözaltına alma kararı verebilir.
Kaçak sigara suçunda dava zamanaşımı ne kadar?
Zamanaşımı cezanın üst sınırına göre belirlenir (TCK m.66/4). Üst sınırı altı yıl olan m.3/16, 17, 18 ve 20 suçlarında süre on beş yıl; üst sınırı beş yıl olan m.3/21 suçunda sekiz yıldır.
Kaçakçılık suçu uzlaştırmaya tabi mi?
CMK m.253'ün birinci fıkrası uzlaştırma kapsamına giren suçları sayarak belirler. 5607 sayılı Kanun m.3 suçları bu sayımda yer almaz ve şikâyete bağlı da değildir; kamu davası re'sen yürütülür.
Vozol veya elektronik sigara satmak kaçakçılık suçu mu?
Kendiliğinden değildir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, likidin hammadde olarak tamamen veya kısmen tütün mamulü niteliğinde olup olmadığının uzman bilirkişi raporuyla belirlenmesini arar. Tütün mamulü çıkarsa 5607 m.3/18 uygulanır; cihazın kendisi ise m.3/5 kapsamında değerlendirilir.
Elektronik sigara likidinin cezası ile cihazın cezası aynı mı?
Hayır. Tütün mamulü niteliğindeki likit m.3/18 kapsamında üç yıldan altı yıla kadar hapsi gerektirir; kaçak cihaz ise m.3/5 kapsamında bir yıldan üç yıla kadar hapsi gerektirir. İkisi birlikte ele geçmişse TCK m.44 uyarınca en ağır ceza uygulanır.
Mahkûm olursam sigara satış belgem iptal edilir mi?
4733 sayılı Kanun m.8'in sekizinci fıkrası, 5607 m.3'ün 10, 16, 17, 18, 20 ve 21. fıkralarından kesinleşmiş mahkûmiyeti olanlara hiçbir belge verilmeyeceğini ve verilmiş olanların iptal edileceğini öngörür. Bu cümle yürürlüktedir.
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler