
İçindekiler 12
- Kısa Cevap
- Önce Bir Uyarı: “Bozma” Ne Demek Değildir?
- 1. Özen Borcu: Hekim En Hafif Kusurundan Bile Sorumludur
- 2. Komplikasyon ile Malpraktis Ayrımı
- 3. Aydınlatılmış Onamda İspat Yükü Hekimdedir
- 4. Onam Yükümlülüğü Sözleşmeden Bağımsızdır
- 5. Dermatolojik İşlem: Yetersiz Rapora Dayanan Karar Bozuldu
- 6. Estetik Müdahale: Sonuç Taahhüdü Ölçütü
- 7. Estetik ile Tedavi Amaçlı Müdahale Ayrımı
- Kararlardan Çıkan Tablo
- Bu Kararlar Sizin Dosyanıza Nasıl Uygular?
- Özet
Kısa Cevap
Malpraktis davalarında Yargıtay, olayın niteliğine göre iki ayrı ölçüt uygular: tedavi amaçlı müdahalelerde vekâlet ve özen borcu, estetik müdahalelerde ise eser sözleşmesi ve sonuç taahhüdü. Aşağıdaki kararlar bu ölçütlerin somut olaylara nasıl uygulandığını göstermektedir.
Önce Bir Uyarı: “Bozma” Ne Demek Değildir?
Aşağıdaki kararların çoğu BOZULMASINA ile sonuçlanmıştır. Bozma, yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın yeniden incelenmek üzere geri gönderilmesidir; davacının davayı kazandığı anlamına gelmez. Bu kararların büyük bölümünde bozma sebebi, esasa ilişkin bir hüküm değil, eksik inceleme veya denetime elverişli olmayan bilirkişi raporudur.
Bu ayrım önemlidir, çünkü emsal kararlar çoğu kez “şu kadar tazminat kazanıldı” biçiminde aktarılır. Aşağıda kararların gerçekte ne söylediği, mahkemenin kendi gerekçesinden birebir alıntılarla verilmektedir.
1. Özen Borcu: Hekim En Hafif Kusurundan Bile Sorumludur
Konu: Vekâlet sözleşmesine dayalı tıbbi sorumluluğun kapsamı.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, hekimin sorumluluk eşiğini şöyle belirlemiştir:
“Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı iş ve işlemlerin, davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Mesleki iş gören vekil özenle davranma zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur (BK 321/1 md)(TBK 400). O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları hafifte olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.”
(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1239, K. 2021/13362, T. 21.12.2021 — BOZULMASINA)
Ölçüt: Hekim sonucu değil özeni borçlanır; ancak özen eşiği en hafif kusuru dahi kapsar.
2. Komplikasyon ile Malpraktis Ayrımı
Konu: Komplikasyon savunmasının sınırı.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, iki kavramı ayırırken komplikasyon savunmasına bir koşul eklemiştir:
“Malpraktis, komplikasyon kavramından farklıdır. Komplikasyon hekimin tıbbî müdahaleyi gerçekleştirirken her şeyi doğru yapmasına rağmen yine de istenmeyen bir sonucun meydana gelmesidir ve komplikasyonun iyi ve doğru yönetilmiş olması kaydıyla, istenmeyen sonucun ortaya çıkmasında tıp ilminin genel kurallarının kusurlu ihlâli söz konusu olmadığından hekimin sorumluluğu doğmayacaktır.”
(Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/9264, K. 2021/15523, T. 07.12.2021 — BOZULMASINA)
Ölçüt: Komplikasyonun varlığı yetmez; iyi ve doğru yönetilmiş olması da aranır.
3. Aydınlatılmış Onamda İspat Yükü Hekimdedir
Konu: Rızanın ve aydınlatmanın ispatı.
Hukuk Genel Kurulu, ispat yükünü hekime yüklemiş ve dayanağını açıklamıştır:
“Ancak her tıbbî müdahalenin hukuksal açıdan kişinin vücut bütünlüğünün ihlali anlamını taşıdığı gözetildiğinde ve TMK’nin 24. maddesi gereğince kişinin müdahaleye rızasının bulunmadığına ilişkin yasal karine dolayısıyla hekimin aydınlatma yükümlülüğünde ispat yükü hekim üzerinde olmalıdır. Zira rıza, hukuka aykırılığı ortadan kaldırdığına göre rızanın bulunduğunu ve hastanın aydınlatıldığını savunan hekimin yasal karinenin aksi olan bu hususları ispatlaması gerekir.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/592, K. 2022/356, T. 22.03.2022 — ONANMASINA)
Ölçüt: İspat yükü hekimdedir ve risklerin anlatıldığının ispatını da kapsar.
Not: Hukuk Genel Kurulu kararları yerleşik ve güçlü içtihat sayılır; ancak yalnızca içtihadı birleştirme kararları hukuken bağlayıcıdır.
4. Onam Yükümlülüğü Sözleşmeden Bağımsızdır
Konu: Sözleşme ilişkisi bulunmayan hâllerde aydınlatma.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yükümlülüğün kaynağını özen borcuna bağlamıştır:
“Bu itibarla hasta ile hekim arasında sözleşme ilişkisi bulunsun veya bulunmasın hekimin mesleğini icra ederken göstermesi gereken özen yükümlülüğü gereğince, kendisi karşısında zayıf ve güçsüz konumda olan hastasını aydınlattığını ve hastanın aydınlatılmış rızasının alındığını ispatlaması gerekmektedir.”
(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1911, K. 2025/1047, T. 24.02.2025 — BOZULMASINA)
Ölçüt: Aydınlatma yükümlülüğü, sözleşme ilişkisinin varlığına bağlı değildir.
5. Dermatolojik İşlem: Yetersiz Rapora Dayanan Karar Bozuldu
Konu: Kimyasal peeling işlemi sonrası yanık ve kalıcı iz iddiası.
İlk derece mahkemesi, Adli Tıp Kurumu raporunda gelişen tablonun komplikasyon sayılması nedeniyle davayı reddetmişti. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, raporun tartışılması gereken noktaları karşılamadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur:
“Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya bakılacak olursa; mahkemece Adli Tıp Kurumu raporu esas alınarak hüküm verilmiş ise de hekimin ilk seans sonrası işleme devam etmekte kusurlu olup olmadığı, bu konuda gerekli özeni gösterip göstermediği, yapılan kimyasal peeling işlemi sonrasında hastanın yüzünde yanık ve kalıcı iz oluşabileceğine ilişkin hekimin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği hususlarında yeterli açıklamayı içermemektedir.”
(Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/13748, K. 2019/6766, T. 29.05.2019 — BOZULMASINA)
Daire, alınması gereken raporun niteliğini de belirlemiştir:
“Bu nedenle mahkemece, davacının itirazlarını karşılar şekilde, üniversitelerin tıp fakültelerinde görevli konusunda uzman ve özellikle içerisinde cildiye uzmanının bulunduğu öğretim görevlilerinden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden taraf ve yargı denetimine açık rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.”
(Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/13748, K. 2019/6766, T. 29.05.2019 — BOZULMASINA)
Ölçüt: “Komplikasyondur” sonucuna varan rapor, aydınlatma ve işleme devam etme kusurunu tartışmıyorsa yetersiz sayılmıştır.
6. Estetik Müdahale: Sonuç Taahhüdü Ölçütü
Konu: Burun estetiği (septorinoplasti) sonrası istenen sonucun elde edilememesi.
Adli Tıp Kurumu raporunda hekim hatası bulunmadığı sonucuna varılmış ve dava reddedilmişti. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, olayı eser sözleşmesi rejimi altında değerlendirerek kararı bozmuştur:
“her ne kadar Mahkemece Adli Tıp Kurumundan alınan rapor neticesinde hekim hatası bulunmadığı kanaatine varılmış ise de; eser sözleşmesinde sonuç taahhüdü söz konusudur. Sonucun gerçekleşmemesi halinde yüklenicinin edimi ifa etmediğinin kabulü gerekir. Davaya konu olayda da, burun estetiği ameliyatı yapılmış olup, burnun istenilen şekle kavuşmasının sağlanması gerekmektedir. Bilirkişi incelemesi yapılarak bu hususun, yani istenilen sonucun gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekir. Bu konuda komplikasyon olup olmaması tek başına sonuca etkili değildir.”
(Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/2949, K. 2023/3283, T. 12.10.2023 — BOZULMASINA)
Ölçüt: Estetik müdahalede kusur tespiti ile sonucun gerçekleşip gerçekleşmediği ayrı meselelerdir.
7. Estetik ile Tedavi Amaçlı Müdahale Ayrımı
Konu: Hangi sözleşme rejiminin uygulanacağı.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ayrımı yakın tarihli bir kararında şöyle kurmuştur:
“Somut olayda, davacı ile davalı arasında eser sözleşmesi niteliğinde estetik müdahaleyi kapsayan hukuki ilişki bulunduğu, sözleşmenin niteliği itibariyle hekim ile hasta arasında tıbbi zorunluluk sebebiyle gerçekleştirilen tedaviye ilişkin vekalet sözleşmesinden farklı olduğu ve eser sözleşmesi hükümlerin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.”
(Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/3670, K. 2025/3903, T. 17.11.2025 — BOZULMASINA)
Ölçüt: Müdahalenin tıbbi zorunluluğa mı estetik amaca mı dayandığı, uygulanacak rejimi belirler.
Kararlardan Çıkan Tablo
| Konu | Ölçüt | Karar |
|---|---|---|
| Özen borcu | En hafif kusurdan sorumluluk | 3. HD, E. 2021/1239, K. 2021/13362 |
| Komplikasyon | Doğru yönetilmiş olması aranır | 10. HD, E. 2021/9264, K. 2021/15523 |
| Onam ispatı | İspat yükü hekimde | HGK, E. 2020/592, K. 2022/356 |
| Onamın kaynağı | Sözleşmeden bağımsız | 3. HD, E. 2024/1911, K. 2025/1047 |
| Bilirkişi raporu | Denetime elverişli olmalı | 13. HD, E. 2016/13748, K. 2019/6766 |
| Estetik müdahale | Sonuç taahhüdü | 6. HD, E. 2022/2949, K. 2023/3283 |
| Rejim ayrımı | Eser mi vekâlet mi | 6. HD, E. 2024/3670, K. 2025/3903 |
Bu Kararlar Sizin Dosyanıza Nasıl Uygular?
Emsal kararlar mahkemeleri kural olarak bağlamaz; hukuken bağlayıcı olan yalnızca içtihadı birleştirme kararlarıdır. Hukuk Genel Kurulu kararları ise yerleşik ve güçlü içtihat olarak kabul edilir.
Yukarıdaki kararların pratik değeri, hangi soruların sorulması gerektiğini göstermeleridir: müdahale tedavi amaçlı mı estetik amaçlı mı, aydınlatma ispatlanabiliyor mu, komplikasyon savunması yönetim boyutuyla birlikte inceleniyor mu, bilirkişi raporu tartışılması gereken hususları karşılıyor mu.
Kavramsal çerçeve için malpraktis nedir ve doktor hatası tazminat davası, estetik müdahaleler için hatalı estetik ameliyat nedeniyle tazminat davası, onam konusu için aydınlatılmış onam yazılarımıza bakabilirsiniz. Bilirkişi süreci hakkında genel bilgi için bilirkişi yazımız ilgili olabilir.
Özet
- Bu kararların çoğu BOZULMASINA ile sonuçlanmıştır; bozma, davanın kazanıldığı anlamına gelmez.
- Tedavi amaçlı müdahalelerde ölçüt özen borcu, estetik müdahalelerde sonuç taahhüdüdür.
- Komplikasyon savunması, komplikasyonun doğru yönetilmiş olması koşuluna bağlanmıştır.
- Aydınlatılmış onamın ispat yükü hekimdedir ve sözleşme ilişkisinden bağımsızdır.
- Yargıtay, tartışılması gereken hususları karşılamayan bilirkişi raporlarına dayanan kararları bozmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Bozma kararı davanın kazanıldığı anlamına gelir mi?
Hayır. Bozma, yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın yeniden incelenmek üzere geri gönderilmesidir. Çoğu bozma kararı eksik inceleme veya yetersiz bilirkişi raporu gerekçesine dayanır ve davanın nihai sonucunu göstermez.
Yargıtay malpraktis davalarında hangi ölçütü uygular?
Tedavi amaçlı müdahalelerde vekâlet sözleşmesi ve özen borcu ölçütü uygulanır; hekim en hafif kusurundan bile sorumlu tutulur. Estetik müdahalelerde ise eser sözleşmesi ve sonuç taahhüdü ölçütü uygulanır.
Adli Tıp raporu Yargıtay için bağlayıcı mı?
Yargıtay, Adli Tıp Kurumu raporuna dayanılarak verilen kararları, rapor denetime elverişli değilse veya tartışılması gereken hususları karşılamıyorsa bozmaktadır. Rapor tek başına belirleyici sayılmamaktadır.
Bilirkişi heyetinin nasıl oluşturulması gerekir?
Yargıtay kararlarında, uyuşmazlığın konusuna göre ilgili uzmanlık dallarından öğretim üyelerinden oluşan, taraf ve yargı denetimine açık rapor verebilecek heyetlerin kurulması aranmaktadır.
Komplikasyon savunması her zaman sonuç doğurur mu?
Hayır. Yargıtay'a göre komplikasyonun iyi ve doğru yönetilmiş olması da aranır. Ayrıca eser niteliğindeki estetik müdahalelerde komplikasyon olup olmaması tek başına sonuca etkili görülmemektedir.
Aydınlatılmış onamın alındığını kim ispat eder?
Hukuk Genel Kurulu'na göre ispat yükü hekimdedir. Hekimin hem aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini hem de riskler hakkında rızanın alındığını ispatlaması gerekir.
Emsal kararlar benim dosyama doğrudan uygulanır mı?
Emsal kararlar mahkemeleri kural olarak bağlamaz; yalnızca içtihadı birleştirme kararları bağlayıcıdır. Her dosya kendi maddi vakıaları çerçevesinde değerlendirilir.
Estetik müdahalede hangi karar çizgisi geçerlidir?
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin yakın tarihli kararlarında estetik müdahaleler eser sözleşmesi sayılmakta ve sonuç taahhüdü aranmaktadır. Bu çizgi, eski 15. Hukuk Dairesi uygulamasının devamı niteliğindedir.
İlgili çalışma alanı: Sağlık Hukuku
← Tüm makaleler