Sözleşmeler Hukuku

Sözleşmenin Feshi Nedir? Dönme ile Farkı (TBK 125-126)

Sözleşme nasıl feshedilir, tek taraflı fesih mümkün mü? Dönme ile fesih farkı, geriye ve ileriye etkili sona erme, süre verme zorunluluğu ve haksız feshin sonuçları.

5 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Sözleşme nüshalarını ayrı dosyalara yerleştiren taraflar
İçindekiler 11

Kısa Cevap

Sözleşmenin feshi, sözleşme ilişkisinin sona erdirilmesidir; ancak bu her zaman serbest bir tercih değildir. Kural sözleşmelerin ayakta tutulmasıdır; tek taraflı sona erdirme ancak kanunun ya da sözleşmenin tanıdığı bir hak varsa mümkündür. Hukukumuzda iki ayrı sonuç vardır: dönme geriye etkilidir (verilenler geri istenir), fesih ise ileriye etkilidir. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde çoğu hâlde önce süre verilmesi gerekir (TBK m.123); dayanağı olmadan yapılan sona erdirme haksız fesihtir.

Bu Durumda mısınız?

  • Karşı taraf edimini yerine getirmiyor ve sözleşmeyi sona erdirmek istiyorsunuz.
  • Size bir fesih bildirimi geldi ve bunun geçerli olup olmadığını soruyorsunuz.
  • Sözleşmeden döndüğünüzde ödediklerinizi geri alıp alamayacağınızı merak ediyorsunuz.
  • Kâr kaybınızı isteyip isteyemeyeceğinizi bilmiyorsunuz.
  • Bildiriminizde “fesih” kelimesini kullanmadınız ve bunun sonuç doğurup doğurmadığını soruyorsunuz.

Fesih bozucu yenilik doğuran bir haktır ve geri alınamaz; bildirim göndermeden önce avukata danışın.

Fesih mi Dönme mi? Temel Ayrım

Uygulamada iki kavram sık sık aynı anlamda kullanılır, ama sonuçları farklıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ayrımı şöyle kurar:

Sözleşmenin feshi sözleşme ilişkisinin ileriye etkili olarak son bulmasıdır. Eser sözleşmeleri ani edimli sözleşmeler arasında sayıldığından sözleşmenin feshi kural olarak geriye etkili sonuç doğurur. Geriye etkili fesih hâlinde de sözleşmeden baştan itibaren dönüldüğünde taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre birbirlerinden talep edebilir ve sözleşme ile karşılıklı olarak üstlendikleri edimlerini ifadan kurtulurlar. Uygulamada her iki hâle de sözleşmenin feshi denilmekle birlikte doktrinde dönme ve fesih farklı anlamlarda kullanılıp değerlendirilmektedir.

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2615, K. 2021/1102, T. 28.09.2021 — bozma)

Özetle: fesih ileriye etkilidir (sözleşme o andan sonrası için sona erer, geçmişteki edimler yerinde kalır. Dönme ise geriye etkilidir) taraflar baştan itibaren ifa yükümlülüğünden kurtulur ve verdiklerini geri ister.

Sözleşmeden Dönmenin Sonuçları

Temerrüt hâlinde alacaklının seçimlik hakları arasında dönme de vardır ve kanun sonucunu açıkça düzenler:

6098 sayılı TBK m.125 — Seçimlik haklar

Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.

Buradaki son cümle pratikte kritik bir ayrım doğurur: dönme hâlinde istenebilen zarar, doktrin ve Yargıtay uygulamasında menfi (olumsuz) zarar olarak kabul edilir; yani sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamalar. Buna karşılık kâr kaybı müspet zarar kalemidir ve sözleşmenin feshi hâlinde kural olarak istenemez. Talebinizi kurarken bu ayrım doğrudan tutarı belirler.

Sürekli Edimli Sözleşmelerde: Dönme Değil Fesih

Kira, hizmet, abonelik gibi edimin zamana yayıldığı sözleşmelerde geriye dönmek çoğu zaman anlamsızdır; kanun bu yüzden ayrı bir hüküm koymuştur:

6098 sayılı TBK m.126 — Sürekli edimli sözleşmelerde

İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.

Yani ifasına başlanmış sürekli bir ilişkide alacaklı, geçmişi tasfiye etmek yerine ilişkiyi ileriye dönük sona erdirir ve erken sona erme yüzünden uğradığı zararı ister.

”Fesih” Demeden Feshetmiş Olabilirsiniz

Fesih iradesinin belirli bir kalıpla ifade edilmesi şart değildir. Hukuk Genel Kurulu bu noktayı açıkça belirtmiştir:

Dönme-geriye etkili fesih beyanının açık olmasına gerek yoktur. Fesih ve dönme sözcüğü kullanılmasa da iş parasının geri istenmesi gibi dönme-geriye etkili fesih iradesini gösteren beyanlarda bulunulmuş ise sözleşmenin feshi iradesinin bildirildiğinin kabulü gerekir.

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2615, K. 2021/1102, T. 28.09.2021 — bozma)

Bunun iki yönlü sonucu vardır. Lehinize: bildiriminizde “fesih” sözcüğü geçmese bile, ödediğinizi geri istemeniz fesih iradesi olarak değerlendirilebilir. Aleyhinize: henüz karar vermemişken yazdığınız bir ihtarname, farkında olmadan sözleşmeyi sona erdirmiş sayılabilir ve buna bağlı sonuçlara (örneğin kâr kaybı isteyememeye) katlanırsınız. Bu yüzden ihtarname metni, niyetinizi tam olarak yansıtmalıdır (bkz. İhtarname Örneği).

Fesihten Önce: Süre Verme Zorunluluğu

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde alacaklı doğrudan sona erdirme yoluna gidemez; önce süre vermesi gerekir:

6098 sayılı TBK m.123 — Süre verilmesi

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir.

Süre verilmesini gerektirmeyen hâller istisnadır. Bu adımın atlanması, feshi haksız hâle getirebilecek en yaygın hatadır. Temerrüdün nasıl doğduğu ve ihtarın rolü için bkz. İhtarname Nedir?

Süre Vermenin Gerekmediği Üç Hâl

Süre verme kuralının istisnaları kanunda sayılarak düzenlenmiştir; bu üç hâlde ihtar aşaması atlanabilir:

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.124 — Süre verilmesini gerektirmeyen durumlar

MADDE 124- Aşağıdaki durumlarda süre verilmesine gerek yoktur: 1. Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa. 2. Borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa. 3. Borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine, ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa.

BentNe zaman işlerTipik örnek
1Süre vermek etkisiz kalacaksa — borçlunun durumu veya tutumu bunu gösteriyorsaBorçlu ifadan açıkça kaçındığını bildirmişse
2Gecikme yüzünden ifa alacaklı için yararsız hâle gelmişseEdim, geciktiği için artık bir işe yaramıyorsa
3Sözleşmeden, belirli anda ifa edilmeyen edimin artık kabul edilmeyeceği anlaşılıyorsaTarihe bağlı organizasyon işleri

Bu bir kolaylık değil, risktir. Üç bentten birine dayandığınızı düşünüp ihtar çekmeden sözleşmeyi sona erdirirseniz ve şartın gerçekleşmediği sonradan saptanırsa, sona erdirme haksız hâle gelir. Aşağıdaki bölümdeki sonuçlar sizin aleyhinize doğar. (Hangi olayın bu bentlere girdiği somut sözleşmeye ve olguya göre değerlendirilir; bu yazıda bu konuda bir iddia kurulmamıştır.)

Haksız Fesihin Sonuçları

Dayanağı bulunmadan yapılan sona erdirme, sözleşmeyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Karşı taraf ifayı isteyebilir ya da sözleşmeye aykırılıktan doğan zararının giderilmesini talep edebilir. Sözleşmede cezai şart kararlaştırılmışsa, zarar ispatı gerekmeksizin ayrıca istenebilir (bkz. Cezai Şart Nedir?)

Bu nedenle fesih kararı verilmeden önce üç soru sırayla yanıtlanmalıdır: (1) Fesih hakkım hangi hükme dayanıyor? (2) Süre verme koşulu gerçekleşti mi? (3) İleriye mi geriye mi etkili sonuç istiyorum ve buna göre hangi zarar kalemini talep edeceğim?

Sık Yapılan Hatalar

  • Dayanak göstermeden fesih bildirimi göndermek. Hangi kanun maddesi ya da sözleşme hükmüne dayanıldığı belirlenmeden atılan adım haksız fesih riskini doğurur.
  • Süre vermeyi atlamak. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde kural, önce uygun süre verilmesidir (TBK m.123).
  • Dönme ile feshi karıştırmak. İkisi farklı zarar kalemleri doğurur; sürekli edimli sözleşmelerde kural fesihtir (TBK m.126).
  • Fesihte kâr kaybı istemek. Kâr kaybı müspet zarardır; sözleşmenin feshi hâlinde kural olarak istenemez.
  • Bildirimi ispatlanamaz biçimde yapmak. Fesih karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğurur; tebliğ belgesi saklanmalıdır.
  • Feshi geri almaya çalışmak. Bozucu yenilik doğuran hak, karşı tarafa ulaştıktan sonra tek taraflı geri alınamaz.

Özet

  • Kural sözleşmelerin ayakta tutulmasıdır; tek taraflı sona erdirme kanunun ya da sözleşmenin verdiği hakka dayanır.
  • Fesih ileriye, dönme geriye etkilidir; dönmede verilenler geri istenir (TBK m.125/3).
  • Sürekli edimli sözleşmelerde kural fesihtir ve erken sona erme zararı istenebilir (TBK m.126).
  • Fesihten önce kural olarak uygun süre verilmelidir (TBK m.123).
  • Fesih iradesi kelimeyle sınırlı değildir — ödediğini geri istemek de fesih sayılabilir (HGK, E. 2017/2615, K. 2021/1102).
  • Fesihte kural olarak menfi zarar istenir; kâr kaybı müspet zarardır ve kural olarak istenemez.

İlgili yazılar: Sözleşme Nedir? Türleri, Geçerliliği ve Sona Ermesi · İhtarname Nedir? · Temerrüt Faizi Nedir? (TBK 120) · Cezai Şart Nedir? (TBK 179-182) · Mücbir Sebep Nedir?

Sıkça Sorulan Sorular

Sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir miyim?

Ancak kanunun ya da sözleşmenin tanıdığı bir fesih hakkı varsa. Kural sözleşmelerin ayakta tutulmasıdır; dayanağı olmadan yapılan sona erdirme haksız fesihtir ve karşı tarafa tazminat hakkı doğurabilir. Kanuni dayanak aranır; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.125 temerrüde düşen borçlu karşısında alacaklıya seçimlik haklar tanır ve sürekli edimli sözleşmelerde bunun fesih olarak kullanılacağını düzenler.

Dönme ile fesih arasındaki fark nedir?

Fesih ileriye etkilidir, sözleşme o andan sonrası için sona erer. Dönme ise geriye etkilidir; taraflar ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce verdiklerini geri isteyebilirler (TBK m.125/3).

Fesihten önce süre vermek zorunda mıyım?

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde kural budur. Temerrüde düşen tarafa ifa için uygun bir süre verilir ya da bu süre hâkimden istenir (TBK m.123). Süre verilmesini gerektirmeyen hâller istisnadır.

Fesih iradesini nasıl bildirmeliyim?

Yazılı ve ispatlanabilir biçimde, tercihen ihtarname ile. Yargıtay, fesih iradesinin açık bir beyanla bildirilebileceği gibi bir eylemle de ortaya konabileceğini kabul etmektedir. Bildirimin kendisi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.123 uyarınca verilen sürenin sonuçsuz kalmasına bağlanır; süre verilmesinin gerekmediği hâller ise aynı Kanunun m.124 hükmünde sayılmıştır.

Fesih demeden fesih yapmış sayılır mıyım?

Olabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, fesih veya dönme sözcüğü kullanılmasa bile iş parasının geri istenmesi gibi beyanların fesih iradesini gösterdiğini kabul etmiştir (E. 2017/2615, K. 2021/1102). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.125 bakımından belirleyici olan kullanılan sözcük değil, seçimlik hakkın hangi yönde kullanıldığıdır.

Sürekli edimli sözleşmede dönme mi fesih mi uygulanır?

İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi sözleşmeyi feshedip erken sona erme yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir (TBK m.126).

Sözleşmeden dönersem ödediğimi geri alabilir miyim?

Evet. Dönme hâlinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler (TBK m.125/3).

Fesihte hangi zararı isteyebilirim?

Ayrımı doğru kurmak gerekir. Sözleşmenin haklı feshinde kural olarak menfi (olumsuz) zarar istenir; kâr kaybı gibi müspet zarar kalemleri fesih hâlinde kural olarak istenemez. Somut nitelendirme için avukata danışın. Talep edilebilecek zararın çerçevesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.125 hükmünde düzenlenmiştir; sürekli edimli sözleşmelerde m.126 uyarınca sonuçlar geriye değil ileriye etkilidir.

Haksız fesihte ne olur?

Fesih hakkı bulunmadan yapılan sona erdirme sözleşmeyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz; karşı taraf ifayı veya sözleşmeye aykırılıktan doğan zararının giderilmesini isteyebilir. Sözleşmede cezai şart varsa ayrıca gündeme gelir. Sona erdirme şartları gerçekleşmemişse işlem hüküm doğurmaz ve karşı taraf 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.125 uyarınca kendi seçimlik haklarını kullanabilir.

Fesih bildirimi karşı tarafa ulaşmazsa ne olur?

Fesih bozucu yenilik doğuran bir haktır ve karşı tarafa ulaşmasıyla sonuç doğurur. Bu nedenle tebliğ edilebilir bir yolla (noter, iadeli taahhütlü, KEP) gönderilmesi ve tebliğ belgesinin saklanması gerekir.

Sözleşmede fesih maddesi yoksa feshedemez miyim?

Sözleşmede hüküm yoksa yalnızca kanunun tanıdığı hâller kalır: temerrüt sonrası seçimlik haklar, aşırı ifa güçlüğü, imkânsızlık ya da ilgili sözleşme tipine özgü fesih sebepleri. Gerekmez. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.125, sözleşmede ayrıca kararlaştırılmış olmasa da temerrüt hâlinde alacaklıya seçimlik haklar tanır.

Feshettikten sonra fikrimi değiştirebilir miyim?

Kural olarak hayır. Fesih ve dönme bozucu yenilik doğuran haklardır; karşı tarafa ulaştıktan sonra tek taraflı olarak geri alınamaz. Bu nedenle bildirim göndermeden önce hukuki değerlendirme yapılmalıdır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Sözleşmelerin hazırlanması ve sona ermesi ile sözleşmeye aykırılıktan doğan davaları yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Sözleşmeler Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp