Sözleşmeler Hukuku

Temerrüt Faizi Nedir? Oranı Nasıl Belirlenir? (TBK 120)

Temerrüt ne zaman başlar, temerrüt faizi oranı nasıl belirlenir? Kanuni ve ticari (avans) faiz ayrımı, gecikme tazminatı farkı ve 3095 sayılı Kanun m.1'in 31.07.2026'da yeniden yazılması.

9 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Saat yanında gecikmiş ödeme tutarını hesaplayan kişi
İçindekiler 15

Kısa Cevap

Temerrüt faizi, para borcunu zamanında ödemeyen borçlunun geçmiş günler için ödediği faizdir; alacaklının zarara uğradığını ispat etmesi gerekmez. Oran öncelikle sözleşmeye, sözleşmede yoksa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükteki mevzuata göre belirlenir (TBK m.120). Kanuni faiz 31.07.2026’dan itibaren sabit bir yüzde değildir: Merkez Bankası reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanır (3095 sK m.1). Sözleşme dışı borç ilişkilerinde bu oranın uygulanması, AYM’nin 01.09.2026’da yürürlüğe giren kısmî iptali nedeniyle tartışmalıdır (aşağıda). Ticari işlerde Merkez Bankası avans faizi daha yüksekse, sözleşme olmasa bile o oran istenebilir.

Bu Durumda mısınız?

  • Alacağınızı geç tahsil ettiniz ve hangi oranda faiz isteyebileceğinizi bilmiyorsunuz.
  • Dava dilekçesinde yasal faiz mi avans faizi mi talep edeceğinize karar veremiyorsunuz.
  • Sözleşmenize yüksek bir faiz oranı yazdınız ve bunun geçerli olup olmadığını soruyorsunuz.
  • Faiz, uğradığınız zararı karşılamıyor ve fazlasını isteyip isteyemeyeceğinizi merak ediyorsunuz.
  • Faizin hangi tarihten başlatılacağı konusunda karşı tarafla uyuşmazlık yaşıyorsunuz.

Faizin türü ve başlangıcı doğrudan alacağınızın tutarını değiştirir; somut olayınız için avukata danışın.

Temerrüt Ne Zaman Başlar?

Faiz, temerrütle birlikte işlemeye başlar. Temerrüdün ne zaman doğduğu ise kanunda düzenlenmiştir:

6098 sayılı TBK m.117 — Borçlunun temerrüdü: Koşulları

Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.

Yani vadesi gelmiş bir borçta kural ihtardır. Buna karşılık ifa günü belirlenmişse o günün geçmesiyle, haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte temerrüt ihtarsız doğar. İhtarın nasıl çekileceği ve tebliğ tarihinin neden kritik olduğu için bkz. İhtarname Nedir?

Temerrüt Faizi Oranı Nasıl Belirlenir?

Oranın belirlenmesinde üç kademeli bir sıra işler: önce sözleşme, sonra mevzuat, ayrıca bir üst sınır.

6098 sayılı TBK m.120 — Temerrüt faizi: Genel olarak

Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.

Dikkat edilmesi gereken ilk nokta buradadır: ölçüt bugünkü oran değil, faiz borcunun doğduğu tarihteki mevzuattır. Uzun süren uyuşmazlıklarda dönem dönem farklı oranların uygulanması bu yüzden olağandır.

İkinci kademe, sözleşme özgürlüğüne konan sınırdır:

6098 sayılı TBK m.120 — Temerrüt faizi: Genel olarak

Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.

Yani sözleşmeyle faiz oranı serbestçe yükseltilemez; kanuni oranın iki katı tavandır. Üçüncü kademe ise akdî faizin taşınmasıdır: akdî faiz kararlaştırılmış ve bu oran kanuni orandan yüksekse, temerrüt faizi hakkında akdî faiz oranı geçerli olur (TBK m.120/3).

Mevzuattaki oran ise şu maddede yer alır:

3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m.1 — Kanuni faiz

11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır. Söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.

Bu sayfada güncel bir oran yüzdesi verilmemektedir ve bu bilinçli bir tercihtir. Madde 31.07.2026 tarihinde yürürlüğe giren biçimiyle sabit bir yüzde içermez; oranı Merkez Bankası reeskont oranına endeksler. Metnin iki referans noktası vardır: kural olarak önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranının yüzde sekseni esas alınır; 30 Haziran günündeki oran bundan beş puan veya daha çok farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur. Dolayısıyla faiz hesabında artık tek bir yüzde değil, hangi döneme hangi oranın uygulanacağı belirlenmelidir.

Ticari İşlerde Temerrüt Faizi: Avans Faizi

Ticari işlerde alacaklı, sözleşmede hiçbir şey kararlaştırılmamış olsa bile daha yüksek olan avans faizini isteyebilir:

3095 sayılı Kanun m.2 — Temerrüt faizi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur.

Yargıtay bu kuralı tereddütsüz uygulamaktadır:

Ticari işlerde, taraflar arasında öngörülmese dahi avans faizi oranında temerrüt faizi talep edilebilir.

(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/137, K. 2022/2329, T. 16.03.2022 — düzeltilerek onama; “yasal faiz” ifadesi çıkarılıp yerine “avans faizi” yazılmıştır)

Aynı kararda Daire, uyuşmazlığa konu satış sözleşmesinin ticari iş niteliğinde olduğu dikkate alınmadan yasal faize hükmedilmesini doğru bulmamış ve hüküm fıkrasındaki “yasal faizi” ibaresini “avans faizi” olarak düzelttirmiştir. Pratik sonuç şudur: ticari bir ilişkide avans faizi kendiliğinden gelmez — işin ticari iş niteliği ortaya konmalı ve faiz açıkça bu yönde talep edilmelidir.

Ticari İşlerde Faiz Oranı Serbestçe Belirlenir

Yukarıdaki avans faizi kuralı, sözleşmede oran kararlaştırılmadığı hâller içindir. Taraflar oran belirlemişse ticari işlerde başka bir kural devreye girer.

6102 sayılı Kanun m.8/1 — oran serbestisi

Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.

Bu, ticari işleri adi işlerden ayıran temel serbestidir. Uygulanacak hükümler bakımından ise atıf kuralı geçerlidir:

6102 sayılı Kanun m.9 — uygulanacak hükümler

Ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında, ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.

Yani ticari işte oran serbest belirlenebilir; belirlenmemişse kanuni ve temerrüt faizi bakımından 3095 sayılı Kanun gibi ilgili mevzuata gidilir. Sıralama şudur: önce sözleşme, sonra ilgili mevzuat — ve ticari işte avans faizi daha yüksekse sözleşme olmasa dahi o oran istenebilir.

Bileşik Faiz: Yalnızca İki Sözleşme Türünde Geçerli

Oran serbestisi, faizin faizini yürütme (bileşik faiz) serbestisi anlamına gelmez. Kanun bunu dar bir çerçeveye sıkıştırmıştır.

6102 sayılı Kanun m.8/2 — bileşik faizin şartları

Üç aydan aşağı olmamak üzere, faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartı, yalnız cari hesaplarla her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde geçerlidir. Şu şartla ki, bu fıkra, sözleşenleri tacir olmayanlara uygulanmaz.

Şartlar birlikte aranır:

  • Dönem üç aydan aşağı olamaz,
  • Sözleşme ya cari hesap ya da her iki taraf bakımından ticari iş niteliğinde ödünç sözleşmesi olmalı,
  • Sözleşenler tacir olmalı.

Tüketici işlemleri ayrıca korunmuştur:

Tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır.

(6102 sayılı Kanun m.8/3)

Yaptırım ise ağırdır ve sık gözden kaçar:

Bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırı olarak işletilen faiz yok hükmündedir.

(6102 sayılı Kanun m.8/4)

Pratik sonuç: şartları taşımayan bileşik faiz düzeni geçersiz sayılmakla kalmaz, işletilen faiz yok hükmündedir. Aylık bileşik faiz öngören bir ödünç sözleşmesi ya da tacir olmayan tarafa bileşik faiz işletilen bir düzen bu yaptırımla karşılaşır. Cari hesapta bileşik faizin şartları ve bakiye rejimi için cari hesap sözleşmesi yazısına bakabilirsiniz.

Temerrüt Faizi ile Gecikme Tazminatı Aynı Şey Değildir

İki kavram uygulamada sık karıştırılır ama ispat yükleri farklıdır. Temerrüt faizi, para borçlarında gecikmenin götürü karşılığıdır; zarar ispatı aranmaz. Gecikme tazminatı ise:

6098 sayılı TBK m.118 — Gecikme tazminatı

Temerrüde düşen borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat etmedikçe, borcun geç ifasından dolayı alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.

Görüldüğü gibi burada borçluya kusursuzluğunu ispat ederek kurtulma imkânı tanınmıştır; temerrüt faizinde böyle bir çıkış yolu yoktur.

Faiz Zararı Karşılamıyorsa: Aşkın (Munzam) Zarar

Faiz oranı, alacaklının gerçekte uğradığı kaybın altında kalabilir. Kanun bu ihtimali ayrıca düzenler:

6098 sayılı TBK m.122 — Aşkın zarar

Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür.

Bu talep faizin içinde erimez; ayrıca ileri sürülmesi gerekir. Şartları ve ispat rejimi için bkz. Munzam Zarar Nedir, Nasıl İspatlanır? (TBK 122)

Güncellik: 3095 sayılı Kanun m.1’de İki Ayrı Gelişme

Bu madde bakımından birbirinden bağımsız iki gelişme vardır ve tarihleri birkaç hafta arayla düşmektedir. Ayrı ayrı okunmaları gerekir.

31.07.2026 — Madde tümüyle yeniden yazıldı

Yukarıda alıntılanan m.1 metni, 7589 sayılı Kanunun 10. maddesiyle getirilen yeni metindir; önceki düzenlemenin sabit yüzdesi bu değişiklikle kaldırılmıştır. Yürürlük tarihi kanunun kendi yürürlük maddesinden çıkar:

7589 sayılı Kanun m.26 — Yürürlük

(1) Bu Kanunun; a) 3 üncü maddesi 23/7/2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, b) 11 inci, 12 nci ve 22 nci maddeleri yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra, c) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer.

Değiştiren hüküm olan m.10, (a) ve (b) bentlerindeki istisna listesinde yer almamaktadır; dolayısıyla (c) bendi kapsamındadır ve yürürlük yayım tarihidir: 31.07.2026 (RG sayı 33326).

Kanunun geçiş hükmü (geçici m.1) on fıkra içerir ve İİK, TMK, TCK, CMK, HMK ile TBK m.55 bakımından ayrı geçiş kuralları getirir; buna karşılık 3095 sayılı Kanuna ilişkin bir fıkra taşımaz. Değişiklik tarihini kapsayan uyuşmazlıklarda hangi oranın uygulanacağı bu nedenle özel bir geçiş kuralından değil, TBK m.120/1’in genel ölçütünden (faiz borcunun doğduğu tarihteki mevzuattan) hareketle belirlenir.

01.09.2026 — AYM’nin kısmi iptali yürürlüğe girdi

Anayasa Mahkemesi, kanuni faiz oranını belirleyen 3095 sayılı Kanun m.1’i kısmen iptal etmiştir:

B. “Sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Muhterem İNCE ile Ömer ÇINAR’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,

(Anayasa Mahkemesi, E. 2024/24, K. 2025/164, T. 22.07.2025 — kısmi iptal, ertelenmiş yürürlük)

Bu kararın üç sonucu vardır ve üçü de pratik önemdedir.

Birincisi, iptal kapsamlıdır ama sınırlıdır. Madde tümüyle değil, yalnızca “sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri” yönünden iptal edilmiştir. Sözleşmeden doğan alacaklarda (satım, kira, eser, hizmet) hüküm yerinde kalmaktadır. Karara konu olay bir deprem nedeniyle taşınmazın yıkılmasından doğan tazminat davasıdır; yani iptalin hedefi haksız fiil ve benzeri sözleşme dışı ilişkilerdir.

İkincisi, iptal derhal sonuç doğurmamıştır ama erteleme süresi dolmuştur. Mahkeme, doğacak hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edeceğini görerek yürürlüğü dokuz ay ertelemiş, bu sürenin sonunda iptalin yürürlük tarihi 01.09.2026 olarak belirlenmiştir. Bu tarih geçmiştir: mevzuat kaydı iptali, 01.09.2026 itibarıyla “sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri” yönünden etkin olarak göstermektedir; madde bu yönüyle kısmen ayakta kalmaya devam eder.

Üçüncüsü ve avukat açısından en önemlisi: sözleşme dışı borç ilişkilerinde uygulanacak faiz oranı, iptalin yürürlüğe girdiği bu tarihten itibaren belirsizlik taşımaktadır. Belirsizlik artık beklenen değil yürürlükteki bir belirsizliktir. Bu nedenle derdest haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme davalarında faiz kalemi, karar tarihine göre yeniden değerlendirilmelidir.

Karşı oy bulunduğunu da not etmek gerekir: iptal kararı oybirliğiyle değil, iki üyenin karşı oyuyla oyçokluğuyla alınmıştır; erteleme kararı ise oybirliğiyledir.

İki gelişmenin ilişkisi bu sayfada çözülmemektedir

AYM kararı 22.07.2025 tarihlidir ve maddenin o tarihte yürürlükte olan lafzına ilişkindir; madde ise iptalin yürürlüğe gireceği 01.09.2026’dan önce, 31.07.2026’da yeniden yazılmıştır. İptalin yürürlük tarihi geçmiş olması bu soruyu çözmez: iptal hükmünün, kendisine konu olmayan yeni lafza etki edip etmeyeceği mevzuat kayıtlarından çıkarılabilecek bir sonuç değildir ve burada bir görüş olarak ileri sürülmemektedir. Mevzuat kaydının kendisi de bu gerilimi taşır: iptali 01.09.2026 itibarıyla etkin sayarken, kaydın durum alanı hâlâ beklemede değerini göstermektedir. Somut dosyanızda faiz kalemi için avukata danışın.

Sık Yapılan Hatalar

  • Bugünkü oranı geçmiş döneme uygulamak. Ölçüt, faiz borcunun doğduğu tarihteki mevzuattır (TBK m.120/1); uzun uyuşmazlıklarda dönemsel oran değişimi olağandır.
  • Kanunda hâlâ sabit bir yüzde arandığını sanmak. 31.07.2026’dan itibaren m.1 sabit oran içermez; hesap, Merkez Bankası reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır.
  • Sözleşme dışı alacakta bu oranı tartışmasız saymak. AYM’nin kısmî iptali 01.09.2026’da yürürlüğe girmiştir; haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme gibi ilişkilerde uygulanacak oran bu tarihten itibaren tartışmalıdır.
  • Ticari işte yasal faiz talep etmek. Avans faizi daha yüksekse istenebilir, ancak ticari iş niteliği ortaya konmalı ve açıkça talep edilmelidir.
  • Sözleşmeye sınırsız faiz yazmak. Kanuni oranın yüzde yüz fazlası aşılamaz (TBK m.120/2).
  • Aşkın zararı faizin içinde sanmak. Munzam zarar ayrı bir taleptir (TBK m.122).
  • Faiz başlangıcını ihtarnamenin yazıldığı güne almak. Temerrüt, ihtarın tebliğiyle doğar.

Özet

  • Temerrüt faizi para borcunda gecikmenin götürü karşılığıdır; zarar ispatı gerekmez.
  • Oran sırası: sözleşme → faiz borcunun doğduğu tarihteki mevzuat; sözleşmesel tavan, kanuni oranın yüzde yüz fazlasıdır (TBK m.120).
  • Kanuni faiz 31.07.2026’dan itibaren sabit yüzde değil, MB reeskont oranının yüzde seksenidir (3095 sK m.1, 7589 sK m.10 ile değişik). Sözleşme dışı borç ilişkilerinde bu oranın uygulanması, AYM’nin 01.09.2026’da yürürlüğe giren kısmî iptali nedeniyle tartışmalıdır.
  • Ticari işlerde MB avans faizi yüksekse sözleşme olmasa da istenebilir (3095 sK m.2/2); Yargıtay bunu kabul eder, ama talep aranır.
  • Gecikme tazminatı ayrıdır ve borçlu kusursuzluğunu ispatla kurtulabilir (TBK m.118); aşkın zarar ayrıca istenir (TBK m.122).
  • 3095 sK m.1 ayrıca, sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri yönünden kısmen iptal edilmiştir; iptalin yürürlüğü 01.09.2026 (AYM E. 2024/24, K. 2025/164). İptalin yeniden yazılan lafza etkisi bu sayfada değerlendirilmemiştir.

İlgili yazılar: Sözleşme Nedir? Türleri, Geçerliliği ve Sona Ermesi · İhtarname Nedir? Ne İşe Yarar, Nasıl Çekilir? (TBK 117-125) · Munzam Zarar Nedir, Nasıl İspatlanır? (TBK 122) · Cezai Şart Nedir? Şartları, İndirilmesi ve Tacir İstisnası

Sıkça Sorulan Sorular

Temerrüt faizi nedir?

Para borcunu zamanında ödemeyen borçlunun, geçmiş günler için ödemek zorunda olduğu faizdir. Alacaklının zarara uğradığını ispat etmesi gerekmez; gecikmenin kendisi faizi doğurur. Dayanağı TBK m.120 ile 3095 sayılı Kanun m.2'dir.

Temerrüt faizi ne zaman işlemeye başlar?

Borçlunun temerrüde düştüğü andan itibaren. Muaccel bir borçta bu kural olarak alacaklının ihtarıyla olur; ifa günü belirliyse o günün geçmesiyle, haksız fiilde fiil tarihinde ihtarsız temerrüt doğar (TBK m.117).

Temerrüt faizi oranı kaçtır?

Kanunda artık sabit bir yüzde yazmamaktadır. 31.07.2026'da yürürlüğe giren metne göre kanuni faiz, Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanır (3095 sK m.1). Bu tarihten önceki dönemler için o dönemde yürürlükte olan düzenlemeye bakılması gerekir. Sözleşme dışı borç ilişkilerinde bu oranın uygulanması, Anayasa Mahkemesinin 01.09.2026'da yürürlüğe giren kısmî iptali nedeniyle tartışmalıdır.

Sözleşmede faiz oranı kararlaştırabilir miyiz?

Evet, ancak sınırsız değil. Sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, kanuna göre belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz (TBK m.120/2). Bu sınırı aşan kayıt bu yönüyle geçersiz sayılır.

Ticari işlerde temerrüt faizi farklı mıdır?

Evet. Ticari işlerde, taraflar arasında kararlaştırılmamış olsa bile Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı oran daha yüksekse temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir (3095 sK m.2/2). Yargıtay bunu açıkça kabul etmektedir.

Avans faizini kendiliğinden mahkeme uygular mı?

Uygulamada işin ticari iş niteliği ortaya konmalı ve talep edilmelidir. Yargıtay, ticari iş niteliği dikkate alınmadan yasal faize hükmedilmesini bozma sebebi saymıştır (3. HD, E. 2022/137, K. 2022/2329).

Temerrüt faizi ile gecikme tazminatı aynı şey mi?

Değildir. Temerrüt faizi para borçlarında gecikmenin götürü karşılığıdır; gecikme tazminatı ise borcun geç ifasından doğan zararın giderilmesidir ve borçlu kusursuzluğunu ispat ederek kurtulabilir (TBK m.118).

Faiz zararımı karşılamıyorsa ne yapabilirim?

Temerrüt faizini aşan bir zarara uğradıysanız, borçlu hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe bu zararı da gidermekle yükümlüdür (TBK m.122). Buna aşkın zarar (munzam zarar) denir ve ayrıca talep edilmesi gerekir.

Sözleşmede akdi faiz var ama temerrüt faizi yoksa ne olur?

Akdî faiz oranı kararlaştırılmış ve bu oran kanuni orandan yüksekse, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur (TBK m.120/3). Yani yüksek olan akdî oran temerrüt dönemine de taşınır.

3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi iptal mi edildi?

İki ayrı gelişme vardır. Anayasa Mahkemesi maddeyi yalnızca sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri yönünden iptal etmiş, iptalin yürürlüğünü 01.09.2026'ya bırakmıştır (E. 2024/24, K. 2025/164). Bu tarih artık geçmiştir ve iptal bu yönüyle etkindir; madde sözleşmeden doğan alacaklar bakımından ayakta kalmaya devam eder. Ancak iptal yürürlüğe girmeden önce, 7589 sayılı Kanun m.10 ile maddenin tamamı yeniden yazılmış ve yeni metin 31.07.2026'da yürürlüğe girmiştir. İptal kararının bu yeni lafza etkisinin ne olacağı bu sayfada değerlendirilmemektedir; somut dosyada avukata danışın.

Haksız fiilde faiz ne zaman başlar?

Haksız fiilde borçlu, fiilin işlendiği tarihte ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer (TBK m.117/2). Bu nedenle faiz kural olarak olay tarihinden işler.

Faiz talebimi dava dilekçesinde belirtmezsem sonradan isteyebilir miyim?

Faiz talebi kural olarak istem gerektirir; talep edilmeyen faize hükmedilmesi beklenmemelidir. Faizin türü (yasal/avans) ve başlangıç tarihi de açıkça yazılmalıdır. Somut durum için avukata danışın.

Ticari işlerde hangi faiz uygulanır?

Sıralama önce sözleşme, sonra mevzuattır. 6102 sayılı Kanun m.8/1 uyarınca ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir; m.9 ise kanuni, anapara ve temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağını düzenler. Sözleşmede oran yoksa 3095 sayılı Kanun devreye girer ve avans faizi daha yüksekse ticari işlerde sözleşme olmasa bile o oran istenebilir.

Ticari işlerde bileşik faiz uygulanabilir mi?

Yalnızca dar bir çerçevede. 6102 sayılı Kanun m.8/2 uyarınca üç aydan aşağı olmamak üzere faizin anaparaya eklenerek tekrar faiz yürütülmesi şartı, yalnız cari hesaplarla her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde geçerlidir ve sözleşenleri tacir olmayanlara uygulanmaz.

Şartlara aykırı bileşik faizin sonucu nedir?

6102 sayılı Kanun m.8/4 uyarınca maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırı olarak işletilen faiz yok hükmündedir. Yani şartları taşımayan bileşik faiz düzeninde işletilen faiz hiç doğmamış sayılır; tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler de m.8/3 ile saklı tutulmuştur.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Sözleşmelerin hazırlanması ve sona ermesi ile sözleşmeye aykırılıktan doğan davaları yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Sözleşmeler Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp