
İçindekiler 16
- Kısa Cevap
- 2981 Sayılı Kanun Yürürlükten Kaldırıldı mı?
- Bu Durumda mısınız?
- Tapu Tahsis Belgesinin Eski Kanuni Dayanağı
- m.12 Tespiti Neden Dosyanın Başlangıç Noktasıdır?
- Hak Sahipliği İncelemesinde m.13 Neden Önemlidir?
- m.13/b Arsa veya Hisse Tahsisini Nasıl Kurar?
- Belge ile Tapu Arasındaki Ayrım
- Islah İmar Planı ve Kadastro Planı Neden Önemlidir?
- m.10/a ile m.10/b Aynı Uygulama Değildir
- Beyanlar Hanesindeki Kayıt Neyi Gösterir?
- Somut Taşınmaz İçin Hangi Belgeler Birlikte İncelenmeli?
- Yargıtay Belgenin Tescil İçin Yeterli Olmasını Nasıl Değerlendiriyor?
- Plan Bulunması ile İmar Uygulamasının Tamamlanması Aynı mı?
- Sık Yapılan Yanılgılar
- Özet
Kısa Cevap
Tapu tahsis belgesi, mülkiyet belgesi değildir; tek başına tapu yerine geçmez. Belgenin dayandığı 2981 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Eski belgenin somut taşınmazdaki etkisi; tahsis tarihi, idari işlem dosyası, plan ve uygulama durumu ile güncel tapu kaydı birlikte incelenerek değerlendirilmelidir. Belgenin bulunması otomatik tescil anlamına gelmez.
2981 Sayılı Kanun Yürürlükten Kaldırıldı mı?
Evet. Yazının güncelleme tarihi itibarıyla 2981 sayılı Kanun, güncel bir tahsis başvuru kanunu olarak sunulmamalıdır. 6306 sayılı Kanun’un 23. maddesi, kaldırılan kanunu açıkça belirtmektedir. Bu nedenle aşağıda 2981 sayılı Kanundan aktarılan hükümler, eski tahsis belgelerinin dayandığı tarihsel düzenlemeyi açıklamak için yer almaktadır.
KentselDonusumK m.23
MADDE 23- (24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.)
Yürürlükten kaldırma ile eski belgelere ilişkin bütün uyuşmazlıkların aynı sonuçla çözüleceği düşüncesi birbirinden ayrılmalıdır. Eski tahsis belgesine dayalı bir istemde işlemin hangi tarihte yapıldığı, hangi aşamaların tamamlandığı ve somut talebe uygulanacak düzenleme belirlenmelidir. Bu yazı, eski belgeye dayanılarak bugün mutlaka tapu alınabileceği veya bütün eski belgelerin kendiliğinden hükümsüz kaldığı yönünde genel bir sonuç kurmaz.
Nitekim aşağıda incelenen 2025 tarihli karar da eski bir belgeye dayalı yargılamanın devamına ilişkindir; yeni bir tahsis başvuru yolu tanımamaktadır.
Bu Durumda mısınız?
- Elinizde tapu tahsis belgesi var; bunun tapu yerine geçip geçmediğini öğrenmek istiyorsunuz.
- Tapu kaydının beyanlar hanesinde bir tahsis kaydı görüyorsunuz.
- Taşınmaz için ıslah imar planı veya kadastro planı yapılıp yapılmadığını bilmiyorsunuz.
- Belgenin dayandığı idari işlem dosyasına ulaşmanız gerekiyor.
- Taşınmazla ilgili bir işlemden önce belgenin güncel tapu kaydıyla ilişkisini kontrol etmek istiyorsunuz.
Bu belgenin etkisi, tek başına belgenin adına değil; ilgili taşınmaza ait güncel kayıtların tamamına göre değerlendirilir.
Tapu Tahsis Belgesinin Eski Kanuni Dayanağı
Tapu tahsis belgesinin tarihsel düzenlemesi, mülga 2981 sayılı Kanun’un 10. maddesindedir. Eski hüküm, kamuya ait belirli arsa veya araziler üzerindeki yapılar için tespit, tahsis, beyanlar hanesi ve belge verilmesi sırasını şöyle kuruyordu.
K2981 m.10
Madde 10 – (Değişik : 22/5/1986 - 3290/4 md.)
a) Bu Kanun hükümlerine göre hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar, 12 nci madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yer hak sahibine tahsis edilir ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine “Tapu Tahsis Belgesi” verilir.
Madde, belgenin hangi tür taşınmaz ve yapı bakımından öngörüldüğünü de bu cümlede sınırlar: Hazine, belediye, il özel idaresi veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa ya da arazi; gecekondu sahibince yapılmış yapı; Kanunun 12. maddesine göre tespit; kayıt maliki kamu kuruluşunca tahsis.
m.12 Tespiti Neden Dosyanın Başlangıç Noktasıdır?
m.10/a, tapu tahsis belgesinden önce yapıların 12. madde hükümlerine göre tespit ettirilmesini arar. Bu atıf, belgenin sadece başvuruya veya yapı varlığına değil, Kanundaki tespit ve muhafaza çerçevesine de bağlı kurulduğunu gösterir.
K2981 m.12
a) Emlak sahibinin beyanına göre değerlendirme sonucu kendi parseli içinde olan imar mevzuatına aykırı yapıların; yola veya imar yoluna veya kıyı kenar çizgisine veya 14 (g) maddede belirtilen karayolları yaklaşma sınırına tecavüz durumları, yapının tecavüzlü durumları giderildikten ve ayrıca komşu parsele tecavüzü olanların taraflar arasında anlaşma sağlanarak gerekli işlemleri tamamlandıktan sonra belirtilen durumlarına göre muhafazalarına karar verilir.
Bu hüküm, belirli aykırı yapıların muhafazasına ilişkin kararın hangi başlıklar altında verildiğini gösterir. Somut dosyada m.10/a’ya dayanan bir tahsis belgesi incelenirken, m.12 kapsamında düzenlenen tespit ve varsa muhafaza kararının işlem dosyasında bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Hak Sahipliği İncelemesinde m.13 Neden Önemlidir?
Eski tahsisin şartları yalnız m.10’daki işlem sırasından ibaret değildi. Mülga 2981 sayılı Kanun’un 13. maddesi, bu Kanun gereğince arsa tahsis edilecek kişiler için ayrıca bir mülkiyet koşulu içeriyordu.
K2981 m.13
a) Bu Kanun gereğince arsa tahsis edilecek kimselerin; kendisinin veya eşinin veya reşit olmayan çocuğunun oturduğu belediye ve mücavir alan sınırı içinde ev yapmaya müsait arsaya veya bir eve veya apartmanın bağımsız bir bölümüne veya bir bölümü iş yeri olarak kullanılan bir yapıya sahip bulunmaması gerekir.
Bu hüküm, “arsa tahsis edilecek kimseler” bakımından kurulmuştur. Somut olayda belgenin hangi işlem dosyasına, hangi tarihe ve hangi tahsis türüne dayandığı belirlenmeden bu şartın varlığı veya yokluğu hakkında kesin bir sonuç çıkarılamaz. Ancak dosya incelenirken hak sahibi, eşi ve reşit olmayan çocuk bakımından maddede sayılan kayıtların ayrıca araştırılması gerektiği görülür.
m.13/b Arsa veya Hisse Tahsisini Nasıl Kurar?
m.13/b, tapu tahsis belgesi verilen gecekondular yönünden ıslah imar planı sonrasında arsa veya hisse tahsisini düzenler.
K2981 m.13
b) (Değişik : 22/5/1986 - 3290/6 md.) Hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde olan veya bu Kanun uyarınca mülkiyetlerine geçen arsa veya araziler üzerinde, ıslah imar planları ile meydana getirilen imar parselleri içinde hak sahiplerine, yapılarının işgal ettiği arazi de dikkate alınarak ıslah imar planında getirilen ölçülere uygun şekilde arsa veya hisse tahsis edilir. Gecekondusu muhafaza edilemeyen hak sahiplerine aynı bölgede veya diğer gecekondu ıslah veya önleme bölgesinde başka bir arsa veya hisse verilir. Tahsis edilen arsa veya hissenin bedeli 4/11/1983 tarih ve 2942 sayılı Kanun veya 6/6/1984 tarih ve 3016 sayılı Kanuna göre tespit edilir.
Bu bentte üç veri birlikte okunur: ıslah imar planı ile oluşan imar parseli, hak sahibinin yapısının işgal ettiği alan ve planın getirdiği ölçüler. Yapının bulunduğu yerde muhafaza edilememesi hâlinde ise Kanun, aynı bölgede veya diğer gecekondu ıslah ya da önleme bölgesinde başka arsa veya hisse verilmesini düzenler.
Belgenin kendisi, m.10’daki tahsis ile tapuya esas olma aşamasını; m.13/b ise plan uygulanırken arsa veya hisse tahsisinin çerçevesini gösterir. Bu iki hükmü birlikte okumak, tek bir belge üzerindeki taşınmaz bilgisinin planla oluşan parsel bilgisiyle neden karşılaştırılması gerektiğini açıklar.
Belge ile Tapu Arasındaki Ayrım
Kanunun devamındaki cümle, belgenin tapu ile ilişkisini açıklar.
K2981 m.10
Tapu tahsis belgesi, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil eder.
Bu ifadede “tapu tahsis belgesi” ile “hak sahiplerine verilecek tapu” ayrı ayrı anılmıştır. Bu yüzden yalnız belgeyi görmek, güncel tapu kaydının varlığı veya içeriği konusunda tek başına yeterli kabul edilmemelidir. Taşınmazın güncel tapu kaydı ile idari işlem dosyasının birlikte kontrol edilmesi gerekir.
Tapu sicilinde görülen kayıtların anlamı ve farklı kayıt türleri için tapuda şerh yazımız da genel çerçeve sunar. Bununla birlikte 2981 sayılı Kanun m.10’daki kayıt, maddede açıkça “beyanlar hanesi” olarak ifade edilmiştir.
Islah İmar Planı ve Kadastro Planı Neden Önemlidir?
2981 sayılı Kanun m.10, belgenin tapuya esas teşkil etmesini iki plan türünün yapılmasına bağlar: ıslah imar planı veya kadastro planı. Bu nedenle somut bir dosyada şu iki sorunun ayrılması gerekir:
- Taşınmazın bulunduğu alan için bu planlardan biri yapılmış mıdır?
- Yapılmışsa, taşınmazın konumu ve tahsis işlemine etkisi nedir?
Mülga Kanun bu alanlarda doğrudan tapu verilebilmesine de imkân tanıyordu; aşağıdaki alıntı güncel başvuru yetkisi olarak okunmamalıdır.
K2981 m.10
Ancak islah imar planı veya kadastro planları ile belirlenen alanlarda tapu tahsis belgesi yerine hak sahiplerine doğrudan tapuları verilebilir.
Bu hüküm, plan ve kadastro durumunun belgenin değerlendirilmesindeki merkezî yerini gösterir. Planın varlığı tek başına bütün kayıt sorunlarını çözmez; ancak Kanunun düzenlediği geçişte hangi aşamada bulunulduğunu anlamak için temel veridir.
m.10/a ile m.10/b Aynı Uygulama Değildir
Tapu tahsis belgesi sorulurken m.10’un bütün bentlerini tek bir süreç gibi okumamak gerekir. Yukarıda açıklanan belge düzeni m.10/a’dadır. Aynı maddenin b bendi ise, imar mevzuatına aykırı toplu binaların bulunduğu hisseli veya özel parselasyona dayalı arsa ve araziler bakımından ayrı bir tespit ve tescil çerçevesi kurar.
K2981 m.10
Üzerinde imar mavzuatına aykırı olarak toplu binalar inşa edilmiş hisseli veya özel parselasyona dayalı arsa veya arazilerde, kişilerin hisse miktarları ve fiili kullanma durumları dikkate alınarak valilik veya belediyelerin talebi üzerine:
Islah imar planlarının yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın: onayların alınmasına ve ilanların yapılmasına (askı ilanları hariç), komisyonların kurulmasına lüzum kalmaksızın 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri veya 766 sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre hak sahipleri tespit veya yeniden tayin edilerek adlarına tescil edilir.
Bu bentteki düzenleme, m.10/a’daki “tapu tahsis belgesi verilir” cümlesinden farklı bir yapıdadır. Bu nedenle dosyada hisseli satış, özel parselasyon, fiili kullanım veya toplu yapı bilgisi varsa; yalnız belge başlığına bakmak yerine m.10’un hangi bendi kapsamında işlem yapıldığını da araştırmak gerekir.
Beyanlar Hanesindeki Kayıt Neyi Gösterir?
Madde 10, tahsisin tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilmesini öngörür. Bu nedenle araştırmaya, elinizdeki belgenin fotokopisiyle değil, güncel ve taşınmaza ait tapu kaydıyla başlamak gerekir.
Kontrolde belgedeki taşınmaz bilgileri ile tapu kaydındaki ada, parsel, bağımsız bölüm ve malik bilgileri karşılaştırılmalıdır. Eski belge ile güncel kayıt arasında değişiklik olup olmadığı, plandan veya kadastrodan sonra yürütülen işlemlerle birlikte değerlendirilmelidir. Tapu kaydında bir uyuşmazlık iddiası varsa, tapu iptali ve tescil davası başlığındaki genel bilgiler de konunun sınırlarını anlamaya yardımcı olabilir.
Somut Taşınmaz İçin Hangi Belgeler Birlikte İncelenmeli?
2981 sayılı Kanun m.10’un kurduğu sıra dikkate alındığında, aşağıdaki belgeler birbirinin yerine geçmez:
- Tapu tahsis belgesinin aslı veya düzenleyen idaredeki işlem kaydı.
- Güncel tapu kaydı ve özellikle beyanlar hanesindeki kayıtlar.
- Tahsis işlemine dayanak tespit bilgileri.
- Islah imar planı veya kadastro planına ilişkin taşınmazı gösteren bilgiler.
- Taşınmaz üzerinde sonradan tesis edilmiş başka kayıt veya işlemler.
Bu belge seti, belgenin hangi taşınmaza ilişkin olduğunu ve Kanunun öngördüğü plan aşamasının gerçekleşip gerçekleşmediğini ayırt etmek için gereklidir. Dosyadaki bir tarih, ada-parsel bilgisi veya kayıt farkı sonucu değiştirebilir.
Belge incelemesinde soruları sıraya koymak, farklı hukuki anlam taşıyan kayıtların birbirine karışmasını önler:
| İnceleme sorusu | Bakılacak kayıt |
|---|---|
| Tahsis hangi taşınmaz veya araziye ilişkindir? | Belge, güncel tapu kaydı, ada-parsel bilgisi |
| Tahsis beyanlar hanesine işlenmiş midir? | Güncel tapu kaydının beyanlar hanesi |
| İşlem m.10/a’daki belge rejiminde mi, m.10/b’deki tespit ve tescil rejiminde mi? | Tahsis ve tespit işlem dosyası |
| Islah imar planı veya kadastro planı taşınmaza uygulanmış mıdır? | İlgili plan ve kadastro kayıtları |
| m.13 kapsamındaki tahsis şartları dosyada nasıl değerlendirilmiştir? | İdari işlem dosyası ve dayanak belgeler |
Bu tablo bir başvuru veya dava yolunu göstermez. Amacı, belge ile tapu kaydının aynı şeyi söylediğinin varsayılmaması ve somut dosyanın doğru belgelerle okunmasıdır.
Kanundaki bu ilişki, belge incelemesinde kısa bir kontrol sırası kurulmasına yardımcı olur:
| Kanuni başlık | Dosyada aranan temel veri | İnceleme sorusu |
|---|---|---|
| m.12 | Tespit ve varsa muhafaza kararına ilişkin kayıt | Yapı bakımından hangi tespit yapılmıştır? |
| m.10/a | Tahsis işlemi ve beyanlar hanesi kaydı | Belgenin dayandığı tahsis hangi taşınmaz içindir? |
| m.13/a | Hak sahipliği yönünden dayanak kayıtlar | Maddede sayılan koşullar işlemde nasıl ele alınmıştır? |
| m.13/b | Islah imar planı, imar parseli ve tahsis bilgisi | Arsa veya hisse tahsisi planla nasıl ilişkilendirilmiştir? |
| m.10’un tapuya ilişkin cümlesi | Güncel tapu kaydı ile plan/kadastro bilgisi | Tapuya esas aşama gerçekleşmiş midir? |
Tablodaki sorular, işlemin sonucunu tek başına belirlemez. Ama aynı dosyada tespit, tahsis, plan ve güncel sicil bilgisinin ayrı belge türleri olduğunu görünür kılar.
Yargıtay Belgenin Tescil İçin Yeterli Olmasını Nasıl Değerlendiriyor?
Tapu tahsis belgesi ile mülkiyet arasındaki ayrım, eski belgeye dayalı davalarda da korunmuştur. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2017 tarihli kararında belgenin niteliği açıklanmış; yalnız belge bulunmasının hak sahibi veya mirasçıları adına tescile yetmeyeceği belirtilmiştir:
Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir.
(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/17950, K. 2017/6568, T. 18.09.2017 — bozulmasına)
Daire o uyuşmazlıkta belgenin hukuki geçerliliğini, plan durumunu, başka yerden tahsis yapılıp yapılmadığını, kamu hizmetine ayrılma durumunu, tahsis alanıyla dava konusu yerin eşleşmesini, bedeli ve düzenleme ortaklık payını birlikte ele almıştır. Bunlar eski kanuna dayalı dosyanın inceleme başlıklarıdır; kararın tarihi ve sonradan değişen mevzuat dikkate alınmadan bugünün her taşınmazına aynen uygulanacak bir kontrol listesi sayılamaz.
Özellikle düzenleme ortaklık payı, belgede yazılı alanın tamamının aynen tescil edileceği varsayımını sorgulatır. Kararda belediyenin iki farklı yazıda farklı oranlar bildirmesi nedeniyle çelişkinin giderilmesi istenmiştir. Bu örnekten çıkarılabilecek belge inceleme yöntemi, eski yüzölçümü ile güncel parseli karşılaştırmak ve idarenin yazıları arasındaki farklılıkları açıklığa kavuşturmaktır; karardaki oranları başka parsellere taşımak değildir.
Plan Bulunması ile İmar Uygulamasının Tamamlanması Aynı mı?
Eski tahsis belgesinin bulunduğu yerin imar planında görünmesi, somut dosyada gerekli uygulama işlemlerinin tamamlandığını tek başına göstermeyebilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli kararına yansıyan uyuşmazlıkta, 1988 tarihli belgeye dayanılmış; yargılama sırasında planın kullanım kararı ve imar uygulamasının yapılıp yapılmadığı ayrı ayrı tartışılmıştır.
Kararda aktarılan önceki bozmanın nedeni, dava konusu yerin imar planı içinde bulunmasına rağmen imar uygulamasının yapılmamış olmasıdır. İlk derece mahkemesinin son bozmaya uyarak verdiği ret kararı, Dairenin kendi sonuç bölümünde şöyle onanmıştır:
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
(Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/5044, K. 2025/192, T. 13.01.2025 — onanmasına)
Bu örnekte yalnız “plan vardır” yazısıyla yetinilmemesi gerektiği görülür. Planın onay bilgisi, ilgili parsel bakımından uygulama ve parsel oluşturma kayıtları ile eski belgenin güncel parsel karşılığı birlikte araştırılmalıdır. Dairenin 2025 tarihli incelemesi ayrıca bozmaya uyulmasıyla oluşan usulî durumu gözetmiştir; karar, her eski tahsis belgesi için genel bir ret veya kabul sonucu değildir.
Sık Yapılan Yanılgılar
- Tapu tahsis belgesini, güncel tapu kaydını hiç kontrol etmeden tapu ile özdeş saymak.
- Yürürlükten kaldırılmış 2981 sayılı Kanunu, bugün yeni tahsis başvurusu yapılabilecek güncel bir düzenleme gibi sunmak.
- Beyanlar hanesindeki kaydı, taşınmazın diğer kayıtlarından bağımsız okumak.
- Islah imar planı ve kadastro planını, belgeden sonra önemsiz bir ayrıntı sanmak.
- m.10/a’daki belge rejimi ile m.10/b’deki hisseli veya özel parselasyonlu alanlara ilişkin düzenlemeyi aynı kabul etmek.
- m.13’te arsa tahsis edilecek kişiler için düzenlenen şartı, işlem dosyasını incelemeden genellemek.
- Belgedeki taşınmaz bilgileri ile güncel ada-parsel bilgilerini karşılaştırmamak.
- 2981 sayılı Kanun m.10’un düzenlemediği işlem şartlarını, yalnız belgeden çıkarılmış gibi kabul etmek.
Özet
- 2981 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır; eski hükümler güncel başvuru yolu olarak okunmamalıdır.
- Tapu tahsis belgesi mülkiyet belgesi değildir ve tek başına tescile yetmez.
- Eski tahsisin tarihi, hukuki dayanağı ve işlem aşamaları ayrı ayrı belirlenmelidir.
- Planın varlığı ile somut taşınmazdaki imar uygulamasının tamamlanması birbirine karıştırılmamalıdır.
- Belgedeki alanın tamamının değişmeden tescil edileceği varsayılmamalıdır.
- Somut değerlendirmede belge, güncel tapu kaydı ve idari işlem dosyası birlikte incelenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tapu tahsis belgesi nedir?
Tapu tahsis belgesi, mülga 2981 sayılı Kanun m.10 kapsamında düzenlenmiş, mülkiyet belgesinden farklı bir belgedir. Yargıtay bunu fiili kullanmayı belirleyen ve kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesi olarak ele alır; tek başına tescil için yeterli görmez.
Tapu tahsis belgesi tapu yerine geçer mi?
Hayır. Yargıtay tapu tahsis belgesini mülkiyet belgesi olarak kabul etmez. Mülga Kanun dönemindeki belge, plan, tahsis ve tescil aşamaları birbirinden ayrılmalıdır.
Tapu tahsis belgesi hangi Kanunda düzenlenir?
Belge, 2981 sayılı Kanun'un 10. maddesinde düzenlenmişti. Bu Kanun, 6306 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Eski belgenin etkisi değerlendirilirken işlem tarihi ve somut dosya ayrıca incelenmelidir.
Tapu tahsis belgesi tapu siciline nasıl işlenir?
Mülga 2981 sayılı Kanun m.10, tahsisin tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilmesini öngörüyordu. Eski tahsisin kaydı ile sonraki işlemler, güncel tapu kaydı ve idari dosya üzerinden birlikte incelenmelidir.
Islah imar planı neden önemlidir?
Mülga Kanun, belge ile tapuya geçişi plan ve kadastro süreciyle ilişkilendirmişti. Eski belgeye dayalı uyuşmazlıkta planın bulunması ile imar uygulamasının tamamlanması farklı sorular olabilir; ilgili idarenin plan ve uygulama kayıtları birlikte incelenmelidir.
Kadastro planı yapılınca doğrudan tapu verilebilir mi?
Mülga 2981 sayılı Kanun m.10, belirlenen alanlarda belge yerine doğrudan tapu verilebilmesini düzenlemişti. Bu tarihsel hüküm, bugün yalnız planın varlığıyla otomatik tescil yapılacağı anlamına gelmez; uygulanacak mevzuat ve somut koşullar ayrıca incelenmelidir.
Tapu tahsis belgesi herkese verilir mi?
Hayır. Mülga 2981 sayılı Kanun belirli taşınmazlar, yapılar ve hak sahipliği koşulları için tahsis öngörüyordu. Bu eski düzenleme bugün herkese açık yeni bir belge başvuru yolu gibi okunmamalıdır.
Tapu tahsis belgesi olan taşınmaz satılabilir mi?
Bu sorunun cevabı, belgenin yanı sıra güncel tapu kaydı, beyanlar hanesi, plan ve kadastro durumu ile taşınmazın diğer kayıtlarına bağlıdır. 2981 sayılı Kanun m.10 tek başına satış işleminin bütün şartlarını düzenlemez; somut kayıtlar incelenmelidir.
Tapu tahsis belgesi olan kişi tapu alır mı?
Belgenin varlığı tek başına tapu alınacağını göstermez. Yargıtay kararlarında belgenin geçerliliği, plan ve uygulama durumu, başka yerden tahsis, taşınmazın niteliği, bedel ve tahsis alanının güncel parsel karşılığı gibi koşullar incelenmiştir.
Tapu tahsis belgesi kaybolursa ne yapılır?
Belgenin kaybı hâlinde izlenecek idari yol, belgenin düzenlendiği kurum ve somut dosyadaki kayıtlara bağlıdır. Bu nedenle belgeyi düzenleyen idaredeki işlem dosyası ile güncel tapu kaydının birlikte incelenmesi gerekir.
Tapu tahsis belgesinde hak sahipliği için konut sahibi olmamak şart mı?
Mülga 2981 sayılı Kanun m.13, tahsis edilecek kişinin kendisi, eşi ve reşit olmayan çocuğu bakımından belirtilen sınırlar içinde arsa veya yapıya sahip olmama koşulu içeriyordu. Eski tahsisin şartları, işlem tarihi ve o tarihteki kayıtlarla değerlendirilmelidir.
Hisseli veya özel parselasyonlu arazilerde de aynı süreç mi uygulanır?
Her zaman değil. Mülga 2981 sayılı Kanun m.10/b, belirli hisseli veya özel parselasyonlu alanlar için ayrı bir tespit ve tescil düzeni içeriyordu. Eski dosyada hangi bent kapsamında işlem yapıldığı belirlenmelidir.
Islah imar planı içinde arsa veya hisse nasıl tahsis edilir?
Mülga 2981 sayılı Kanun m.13/b, planla oluşan parsellerde yapıların işgal ettiği arazi ve plan ölçüleri dikkate alınarak arsa veya hisse tahsisini öngörüyordu. Eski belgede yazan yüzölçümünün tamamının bugün aynen tescil edileceği varsayılmamalıdır.
2981 sayılı Kanun hâlen yürürlükte mi?
Hayır. 6306 sayılı Kanun m.23, 2981 sayılı Kanunu yürürlükten kaldırmıştır. Eski belgeye ilişkin hak iddiası ile bugün yeni tahsis istenmesi farklı konulardır; yalnız bu eski Kanuna bakılarak güncel işlem yolu belirlenmemelidir.
İlgili çalışma alanı: Gayrimenkul Hukuku
← Tüm makaleler