
İçindekiler 21
- Kısa Cevap
- UYAP Bildirimi ve Tebliğ Edilen Tutanak
- Tensip Zaptı Nedir?
- ”Tensip” Kelimesi Hangi Kanunda Geçer?
- Dayandığı Mevzuat
- Tensip Tutanağında Neler Yer Alır?
- Hukuk Davasında Tensip Zaptı
- Ceza Dosyasında Tensip Zaptı: Kovuşturma Başlıyor
- İcra ve Satış Dosyasında Tensip Zaptı
- İcra mahkemesi neden farklı işler?
- ”Tensip zaptı bilgi girişi” ne demek?
- Tensip Zaptı Hazırlandıktan Sonra Ne Olur? Duruşma Ne Zaman?
- Ne kadar sürer?
- Bozmadan sonra yeniden tensip görürseniz
- Dava Türüne Göre Ne Değişir?
- Tensip Zaptı ve Süreler
- Tensip Zaptındaki “Kesin Süre” Gerçek midir?
- Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Sık Yapılan Hatalar
- Tensip Zaptı Yargıtay Kararları
- Özet
Kısa Cevap
Tensip zaptı, dava açıldıktan sonra mahkemenin dosya için düzenlediği ilk tutanaktır. “Tensip zaptı hazırlandı” bildirimi, dosyanızın bir mahkemeye düştüğünü, hâkimin dosyayı eline aldığını ve yargılamanın ilk usul kararlarının verildiğini gösterir. Bir sonuç kararı değildir; ancak içinde süre ve ihtar barındırabilir. Bu yüzden okunmadan geçilmemelidir.
UYAP Bildirimi ve Tebliğ Edilen Tutanak
- UYAP veya e-Devlet’ten “tensip zaptı hazırlandı” bildirimi aldınız ve ne anlama geldiğini bilmiyorsunuz.
- Açtığınız davada haftalardır hareket yoktu; ilk kez bir işlem göründü.
- Hakkınızda ceza soruşturması vardı, şimdi dosyada “tensip” ibaresi çıktı ve dava açılıp açılmadığını merak ediyorsunuz.
- Tebliğ edilen tensip zaptında “iki haftalık kesin süre” ve “aksi hâlde…” şeklinde bir ihtar görüyorsunuz.
- Davalısınız; dava dilekçesiyle birlikte size bir tutanak tebliğ edildi ve ne yapmanız gerektiğini bilmiyorsunuz.
Tensip zaptında size verilmiş bir süre varsa, o sürenin kaçırılması telafisi güç sonuçlar doğurabilir; dosyanızı bir avukata inceletmeniz yerinde olur.
Tensip Zaptı Nedir?
“Tensip”, eski dilde “uygun görme, münasip görme” anlamına gelir. Uygulamada tensip zaptı (tensip tutanağı), davanın açılmasından hemen sonra hâkimin dosyayı inceleyip yargılamanın yürüyüşü için gerekli ilk kararları aldığı tutanaktır.
Tensip zaptı bir karar (hüküm) değildir. Davanın esası hakkında bir sonuç içermez. Yaptığı iş, dosyayı yargılamaya hazır hâle getirmektir: dilekçenin eksiklerini denetlemek, tebligatları çıkarmak, tarafların yapması gerekenleri ve bunları yapmazlarsa ne olacağını bildirmektir.
Bu nedenle “tensip zaptı hazırlandı” bildirimi kötü bir haber değildir. Yargılamanın başladığını gösterir.
”Tensip” Kelimesi Hangi Kanunda Geçer?
“Tensip” kelimesi ne Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda ne de Ceza Muhakemesi Kanunu’nda geçer. İki kanunun metinlerinde bu kelimeyle düzenlenmiş tek bir madde yoktur.
Tensip tutanağının tek doğrudan yasal dayanağı, Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 200. maddesidir. Bu madde “Tensip tutanağı” başlığını taşır ve şu hükümle başlar:
Yazı İşleri Yönetmeliği m.200 — Tensip tutanağı
Davanın açılmasından sonra, dilekçeler aşamasının başında her dosya için bir tensip tutanağı düzenlenir.
Bu tespitin iki pratik sonucu vardır:
Birincisi, tensip tutanağı, Yönetmelik düzeyinde düzenlenmiş bir hukuk yargılaması kurumudur. Maddenin yaptığı bütün atıflar Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nadır. Yönetmeliğin tamamında “tensip” kelimesi yalnızca bu maddede geçer.
İkincisi, ceza dosyanızda gördüğünüz “tensip zaptı”, kanunun bu adla düzenlediği bir belge değildir. Ceza yargılamasında bu belgenin yaptığı iş, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun iddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığına ilişkin hükümleriyle karşılanır. Uygulamada mahkemeler bu işlemleri de “tensip tutanağı” adı altında yaparlar. Aşağıda göreceğiniz gibi, bunun tarih bakımından ciddi bir sonucu vardır.
Dayandığı Mevzuat
Yazı İşleri Yönetmeliği m.200 — Tensip tutanağı
Davanın açılmasından sonra, dilekçeler aşamasının başında her dosya için bir tensip tutanağı düzenlenir.
HMK m.122 — Dava dilekçesinin tebliği
Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir. Davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir.
HMK m.137 — Ön incelemenin kapsamı
Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez.
HMK m.94 — Kesin süre
Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder.
Aynı maddenin üçüncü fıkrası sonucu bağlar:
HMK m.94 — Kesin sürenin sonucu
Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.
CMK m.175 — İddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığı
İddianamenin kabulüyle, kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar.
CMK m.174 — İddianamenin iadesi
En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.
Tensip Tutanağında Neler Yer Alır?
Yönetmeliğin 200. maddesi, tensip tutanağında yer alacak hususları hâkimin takdirine bırakır; ancak tutanağın başında mahkemenin adı, hâkim ve zabıt kâtibinin bilgileri, tarafların kimlikleri ve varsa vekillerinin bilgileri yazıldıktan sonra şu hususlara yer verilebileceğini sayar:
- Dava dilekçesinin HMK m.119’daki unsurları taşıyıp taşımadığının tespiti ve eksiklik varsa ne işlem yapıldığı.
- Davanın türü ve tabi olduğu yargılama usulü (yazılı, basit).
- Karşılıklı dilekçelerin ve eklerinin tebliği ile gerekli işlemlerin yapılması.
- Delillere ilişkin ihtar: tarafların delil olarak gösterdikleri belgeleri dilekçelerine eklemeleri, başka yerden getirilecek belgeler için gerekli bilgiyi vermeleri, gider avansının kullanılacağı; bunlar yapılmazsa delillerinden vazgeçmiş sayılacakları.
- Ön incelemenin duruşmalı yapılıp yapılmayacağı ve duruşma tarihinin ne zaman belirleneceği.
- Yargılamaya devam kararı verilirse tahkikat duruşması için gün verileceği.
- Dosyanın durumuna göre gerek görülen diğer hususlar.
Son maddedeki “diğer hususlar” ifadesi, uygulamada tensip tutanağının içine ciddi ara kararların girmesine imkân tanır. Aşağıdaki Yargıtay kararlarında göreceğiniz gibi, tensip tutanağının bir bendiyle ihtiyatî tedbir kararı bile verilebilmektedir.
Hukuk Davasında Tensip Zaptı
Hukuk yargılaması üç aşamada ilerler: dilekçeler aşaması → ön inceleme → tahkikat.
Tensip tutanağı, Yönetmeliğin açık ifadesiyle dilekçeler aşamasının başında düzenlenir. Yani tensip, ön incelemenin veya duruşmanın kendisi değildir; onlardan öncedir.
Sırayla ne olur:
- Dava açılır. Mahkeme dosyayı tevzi alır, tensip tutanağı düzenlenir.
- Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilir. Davalının cevap süresi iki haftadır. Uygulamada tensip tutanağı da dava dilekçesiyle birlikte tebliğ edilir.
- Dilekçeler teatisi tamamlanır (cevap, cevaba cevap, ikinci cevap).
- Ön inceleme duruşmasına davet çıkar. Bu davetiyede kritik bir ihtar vardır (aşağı bkz.).
- Ön inceleme yapılır. Ön inceleme tamamlanmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez.
Tensip tutanağındaki delil ihtarı, delillerin son teslim tarihi değildir. Bugünkü düzenlemede delilden vazgeçmiş sayılma sonucunu doğuran ihtar, tensip tutanağı değil, ön inceleme duruşmasına davet davetiyesidir:
HMK m.139 — Ön inceleme duruşmasına davet
Davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği.
Ve sonucu bağlayan hüküm:
HMK m.140 — Ön inceleme duruşması
139 uncu madde uyarınca yapılan ihtara rağmen dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmayan veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmayan tarafın bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilir.
Bu iki hüküm 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’la bugünkü hâlini almıştır. Daha eski tarihli yazılarda ve kararlarda göreceğiniz “ön inceleme duruşmasında iki haftalık kesin süre verilir” anlatımı, değişiklik öncesi düzenlemeye aittir.
Ceza Dosyasında Tensip Zaptı: Kovuşturma Başlıyor
Ceza dosyasında “tensip zaptı hazırlandı” bildirimi, hukuk davasındakinden daha ağır bir anlam taşır.
Ceza yargılamasında savcılık soruşturmayı tamamlayınca iddianame düzenler ve mahkemeye gönderir. Mahkeme iddianameyi onbeş gün içinde inceler. İddianame kabul edilirse kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar.
Yani ceza dosyanızda tensip aşamasına gelinmişse, artık şüpheli değil sanık sıfatındasınızdır ve hakkınızda kamu davası açılmıştır.
Mahkemeler her zaman ayrı bir “iddianamenin kabulü” kararı yazmazlar. Kimi mahkemeler bunu doğrudan tensip tutanağının ilk bendine yazar. Kimi mahkemeler ise hiç karar yazmaz; çünkü kanun, süresinde iade edilmeyen iddianameyi kendiliğinden kabul edilmiş sayar.
Peki bu durumda kamu davası hangi tarihte açılmış sayılır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu soruyu açıkça cevaplamıştır: tensip tutanağının düzenlendiği tarih, iddianamenin kabulü tarihidir. Kararın alıntısı aşağıdaki Yargıtay bölümündedir.
Bunun pratik sonucu büyüktür: kovuşturma evresinin başlangıcı, dolayısıyla buna bağlı bütün usul sonuçları, o tensip tarihine bağlanır.
Ayrıca ceza dosyasında tensiple birlikte size bir duruşma günü verilir ve iddianame çağrı kâğıdıyla tebliğ edilir. Burada kanunun size tanıdığı bir koruma vardır:
CMK m.176 — İddianamenin sanığa tebliği ve sanığın çağrılması
Yukarıdaki fıkralar gereğince, çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması gerekir.
Bu bir haftalık süreye uyulmamışsa:
CMK m.190 — Ara verme
176 ncı maddede belirlenen süreye uyulmamış ise duruşmaya ara verilmesini istemeye hakkı olduğu sanığa hatırlatılır.
Yani iddianame size duruşmadan bir haftadan kısa süre önce ulaştıysa, duruşmaya ara verilmesini isteme hakkınız vardır ve mahkeme bu hakkı size hatırlatmak zorundadır. Hatırlatmazsa savunma hakkınız kısıtlanmış olur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu sebeple hüküm bozmuştur (aşağı bkz.).
İcra ve Satış Dosyasında Tensip Zaptı
Burası en çok karıştırılan yerdir. Tensip tutanağının dayanağı olan Yönetmelik hükmü mahkemelerin yazı işleri hizmetlerini düzenler; icra dairesi ise mahkeme değil, bir icra organıdır. Bu yüzden takibin kendisinde değil, o takibe bağlı olarak açılan bir mahkeme dosyasında tensip tutanağı düzenlenir.
Pratikte “tensip zaptı hazırlandı” satırını bir icra dosyasıyla birlikte görüyorsanız, tipik olarak uyuşmazlık bir mahkeme aşamasına geçmiştir — örneklerden biri, borca itiraz, şikâyet, itirazın kaldırılması veya ihalenin feshi gibi bir talebin icra hukuk mahkemesine gitmiş olmasıdır. Hangi merci olduğunu tahmin etmeyin: tutanağın başlığındaki mahkeme adına bakın, orada yazar.
Kelimenin kendisi İcra ve İflas Kanunu’nda bir kez geçer — ama “tensip tutanağı” anlamında değil, sözlük anlamında (“uygun görmek”):
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.65 — Gecikmiş itiraz
İtiraz üzerine icra mahkemesi ancak gecikme sebebinin mahiyetine ve hadisenin özelliklerine göre takibin tatilini tensip edebilir.
Bu ayrımı kaçırmayın: buradaki “tensip edebilir”, takibin durdurulmasını uygun görebilir demektir; dosyanızda gördüğünüz “tensip zaptı” ile aynı şey değildir.
İcra mahkemesi neden farklı işler?
İcra mahkemesi, münhasıran icra ve iflas işleri için kurulmuş özel bir yargı organıdır ve oradaki incelemenin ağırlığı “dava” değil “şikâyet”tir. Hukuk Genel Kurulu bu ayrımı şöyle kurar:
“İcra mahkemelerinde ise ağırlıkla borçlu, alacaklı ve üçüncü kişilerin, belli bir takip dosyasıyla sınırlı olarak, icra hukuku kurallarının yanlış uygulandığı iddiaları “şikâyet” yoluyla incelenir.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/2195, K. 2015/1141, T. 01.04.2015 — bozma)
Uygulanacak usul de bu yüzden farklıdır:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.18 — Yargılama usulleri
İcra mahkemesine arzedilen hususlar ivedi işlerden sayılır ve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır.
Aynı maddenin devamı, duruşma yapılıp yapılmayacağını mahkemenin takdirine bırakır ve duruşmasız işler için bir üst süre koyar:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.18 (üçüncü fıkra)
Aksine hüküm bulunmayan hâllerde icra mahkemesi, şikâyet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir.
Pratik sonucu şudur: icra mahkemesindeki bir dosyada size hiç duruşma günü verilmemiş olması, dosyanın unutulduğu anlamına gelmez. Mahkeme evrak üzerinden karar verebilir. Bu yüzden icra dosyalarında tensipten sonra doğrudan karar çıkması sık görülür.
”Tensip zaptı bilgi girişi” ne demek?
Bu ifade bir karar türü değildir; UYAP’taki bir kayıt/işlem adımının adıdır. Kanunda ya da yönetmelikte “tensip zaptı bilgi girişi” diye bir kurum yoktur. Dolayısıyla lehinize ya da aleyhinize bir sonucu da yoktur.
Aynı şey yanında görebileceğiniz “red” ibaresi için de geçerlidir. Bu ibare tek başına neyin reddedildiğini göstermez: tutanakla karara bağlanan bir talep (örneğin ihtiyatî tedbir istemi) reddedilmiş olabileceği gibi, sistemdeki kaydın kendisiyle ilgili bir işlem de söz konusu olabilir. Durum satırından hüküm çıkarmayın — bağlayıcı olan, tutanağın bentlerinde yazılı olandır. Tereddüt hâlinde tutanağın tam metnini UYAP’tan veya mahkeme kaleminden alın.
Tensip Zaptı Hazırlandıktan Sonra Ne Olur? Duruşma Ne Zaman?
Tensip, dosyanın yürüyüşe geçtiği andır; hüküm değil, başlangıçtır. Bundan sonrası uygulanan yargılama usulüne göre ikiye ayrılır. Bu aşamadan sonra UYAP’ta karşılaşılan “duruşma evrakı hazırlandı” durum ifadesinin ne anlama geldiği ve tebliğden farkı duruşma evrakı hazırlandı ne demek yazısında ele alınmıştır.
Yazılı yargılama usulünde (boşanma, tapu iptali, alacak davaları gibi genel davalar) sıra şöyledir: tensip → dava dilekçesinin tebliği → cevap (iki hafta) → cevaba cevap ve ikinci cevap → ön inceleme duruşması → tahkikat duruşmaları → sözlü yargılama → hüküm. Yani ilk duruşmanız kural olarak ön inceleme duruşmasıdır ve dilekçeler teatisi bitmeden gün verilmez.
Basit yargılama usulünde (icra mahkemesi, iş, tüketici, sulh hukuk, nafaka/velayet) mahkemenin duruşma yapma zorunluluğu bile olmayabilir:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.320 — Ön inceleme ve tahkikat
Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.
Ne kadar sürer?
Kanun bir tavan koyar, bir teslim tarihi değil. Basit yargılamada tahkikatın kaç duruşmada biteceği ve duruşmalar arasının ne kadar olabileceği yazılıdır:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.320 (üçüncü fıkra)
Mahkeme, tarafların dinlenmesi, delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemlerinin yapılmasını yukarıdaki fıkrada belirtilen duruşma hariç, iki duruşmada tamamlar. Duruşmalar arasındaki süre bir aydan daha uzun olamaz.
Buna karşılık tensip ile ilk duruşma arasının ne kadar olacağını belirleyen bir kanun hükmü yoktur. Bu süre mahkemenin iş yüküne, tebligatın ne zaman tamamlandığına ve dosyanın niteliğine göre değişir. Size somut bir gün söyleyen hiçbir kaynağa güvenmeyin; dosyanızın duruşma günü UYAP’ta “duruşma günü verildi” satırıyla görünür.
Bozmadan sonra yeniden tensip görürseniz
Dosya Yargıtay’dan bozularak dönerse mahkeme yargılamayı yeniden yürütür ve çoğu zaman yeni bir tensip tutanağı düzenlenir. Bu, davanın en baştan başladığı anlamına gelmez; bozma ilamının kapsamıyla sınırlı bir yeniden yargılamadır. Burada dikkat edilecek nokta, mahkemenin “bozmaya uyulmasına” diye ayrı bir karar yazmamış olabileceğidir. Tensip tutanağının bentlerinden bozma gereğinin yerine getirildiği anlaşılıyorsa bu eylemli (fiilî) uyma sayılabilir. Yani “uyma kararı yok” demek “direnme var” demek değildir.
Dava Türüne Göre Ne Değişir?
Tensibin kendisi her dosyada aynıdır; değişen, ondan sonra hangi usulün işleyeceğidir.
| Dosya türü | Usul | Dayanak | Pratik sonuç |
|---|---|---|---|
| Boşanma / tapu iptali / genel alacak | Yazılı | HMK m.316’da sayılmadığı için genel usul | İlk duruşma ön inceleme; dilekçeler bitmeden gün verilmez |
| Nafaka, velayet, vesayet | Basit | HMK m.316/1-ç | Daha hızlı; dosya üzerinden karar mümkün |
| İşçilik alacağı / işe iade | Basit | HMK m.316/1-d (hizmet ilişkisinden doğan davalar) | Tahkikat kural olarak iki duruşma |
| Tüketici uyuşmazlığı | Basit | TKHK m.73/4 → HMK Altıncı Kısım | Duruşmasız karar mümkün |
| İcra mahkemesi (şikâyet, itirazın kaldırılması) | Basit + İİK özel hükümleri | İİK m.18 | Duruşma takdirî; evrak üzerinden karar sık |
| Sulh hukuk (izale-i şuyu, tereke) | Basit | HMK m.316/1-a | Dosya üzerinden karar mümkün |
Tüketici tarafındaki dayanak doğrudan kanunda yazılıdır:
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73 — Tüketici mahkemeleri
Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür.
Tensip Zaptı ve Süreler
| Aşama / işlem | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Davalının cevap dilekçesi verme süresi | 2 hafta | HMK 122 |
| Ön inceleme davetiyesiyle belge sunma (kesin süre) | 2 hafta | HMK 139/1-ç |
| Hâkimin verdiği kesin süreye uyulmaması | İşlemi yapma hakkı düşer | HMK 94/3 |
| Mahkemenin iddianameyi inceleme süresi | 15 gün | CMK 174/1 |
| Süresinde iade edilmeyen iddianame | Kabul edilmiş sayılır | CMK 174/3 |
| Çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma günü arası | En az 1 hafta | CMK 176/4 |
| Basit yargılamada tahkikat duruşması sayısı | En çok 2 duruşma | HMK 320/3 |
| Basit yargılamada iki duruşma arası | En çok 1 ay | HMK 320/3 |
| İcra mahkemesinde duruşma yapılmayan işlerde karar | En geç 10 gün | İİK 18/3 |
| Tensip ile ilk duruşma arası | Kanunda süre yok | — |
Tensip Zaptındaki “Kesin Süre” Gerçek midir?
Kısa cevap: evet, gerçektir — ama ancak usulüne uygun kurulmuşsa.
Kural olarak hâkimin verdiği süreler kesin değildir. Hâkim bir süreyi “kesin” hâline getirebilir; fakat bunun hukuki sonuç doğurabilmesi için kanun iki şey arar: hâkim, kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklamalı ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar etmelidir.
Bu ölçüt, aslında Yargıtay’ın yıllar önce içtihatla kurduğu ölçüttür; 2020 yılında 7251 sayılı Kanun’la kanun metnine alınmıştır. Yani Yargıtay’ın kesin süre içtihadı aşılmamış, kanunlaşmıştır.
Sonuç şudur:
- Tensip zaptındaki süre açıkça “kesin süre” olarak belirtilmiş ve uyulmamasının sonucu ihtar edilmişse, o süre bağlayıcıdır. Kaçırırsanız o işlemi yapma hakkınız düşer. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, tensip zaptıyla verilen kesin sürede gider avansı yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddini yerinde bulmuştur.
- Buna karşılık, tensipteki genel/matbu bir ihtar, tek başına delil kaybı sonucunu doğurmaz. Hukuk Genel Kurulu, dava dilekçesinde gösterilen ve ekinde sunulduğu belirtilen bir belgenin, usulüne uygun kesin süre verilmeden “sonradan delil” sayılamayacağına karar vermiştir.
İkisi çelişmez; aynı ilkenin iki yüzüdür: kesin sürenin sonucu, ancak usulüne uygun kurulmuş ve sonuçları ihtar edilmiş bir ara karara bağlanabilir.
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Tutanağı baştan sona okuyun. “Tensip” başlığına bakıp geçmeyin; asıl önemli olan tutanağın bentleridir.
- Size verilmiş bir süre var mı, bakın. “Kesin süre”, “iki hafta”, “aksi hâlde” gibi ifadeleri arayın.
- Sürenin sonucu ihtar edilmiş mi, kontrol edin. Kesin sürenin bağlayıcı olabilmesi için sonuçlarının açıkça yazılmış olması gerekir.
- Sürenin başlangıcını tebliğ tarihinden hesaplayın, tutanağın düzenlenme tarihinden değil.
- Delil listenizi ve eklerinizi gözden geçirin. Dilekçenizde gösterdiğiniz ama sunmadığınız belgeler varsa, ön inceleme davetiyesindeki iki haftalık kesin süreyi kaçırmayın.
- Gider avansı eksiğiniz varsa derhâl tamamlayın. Gider avansı bir dava şartıdır; kesin sürede yatırılmaması davanın usulden reddine yol açabilir.
- Ceza dosyasıysa duruşma gününüzü ve tebliğ tarihinizi not edin. Aradaki süre bir haftadan azsa, duruşmaya ara verilmesini isteme hakkınız vardır.
- Tereddüt hâlinde bir avukata danışın. Tensip aşamasında kaçırılan bir süre, davanın esasında haklı olsanız bile sonucu değiştirebilir.
Sık Yapılan Hatalar
- “Tensip zaptı sadece formalitedir” sanmak. Tensip tutanağının içinde ihtiyatî tedbir kararı da olabilir, kesin süre de. Yargıtay, tensip ara kararının bozmaya “eylemli uyma” sayılabileceğine dahi karar vermiştir.
- Süreyi tutanağın tarihinden başlatmak. Süreler kural olarak tebliğden işlemeye başlar; tutanağın düzenlendiği tarihten değil.
- Delilleri “nasılsa duruşmada sunarım” diye bekletmek. Ön inceleme davetiyesindeki iki haftalık kesin süre kaçırılırsa, o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmanıza karar verilebilir.
- Gider avansını küçümsemek. Gider avansı dava şartıdır; kesin sürede tamamlanmazsa dava esasa girilmeden usulden reddedilebilir.
- Ceza dosyasında tensibi “henüz dava açılmadı” sanmak. Tersine: tensiple birlikte iddianame kabul edilmiş, kamu davası açılmış ve kovuşturma evresi başlamış olabilir.
- Para alacağı için “ihtiyatî tedbir” istemek. Yargıtay, para alacaklarının güvence altına alınmasının yolunun ihtiyatî tedbir değil ihtiyatî haciz olduğunu belirtmiştir.
Tensip Zaptı Yargıtay Kararları
Aşağıdaki kararların tamamı Yargıtay’ın Genel Kurul kararlarıdır; yerleşik ve güçlü içtihat niteliğindedir.
Tensip zaptıyla verilen kesin süre bağlayıcıdır; kaçırılırsa dava usulden reddedilir. Hukuk Genel Kurulu, hâkimin verdiği bir sürenin ne zaman “kesin” sayılacağını ortaya koymuştur. Kesin sürenin sonuç doğurabilmesi için ara kararın açık olması ve sonuçlarının ihtar edilmiş olması aranır:
“böyle bir durumda kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin ara kararının yasaya ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması, hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık olması ve kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının ilgili tarafa ihtar edilmesi gerekir.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/1080, K. 2016/798, T. 15.06.2016 — direnme kararının onanması, oy çokluğuyla)
Kurul, böyle bir ara kararın karşı taraf lehine usulî kazanılmış hak doğurduğunu, hâkimin bile bu karardan dönemeyeceğini vurgulamıştır:
“Kesin süreye ilişkin ara kararının verilmesiyle karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğmaktadır.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/1080, K. 2016/798, T. 15.06.2016 — direnme kararının onanması, oy çokluğuyla)
Somut olayda gider avansı için tensip zaptıyla iki haftalık kesin süre verilmiş, avans süresi geçtikten sonra yatırılmıştı. Kurul, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddini yerinde bulmuştur.
Ama tensipteki genel ihtar, tek başına delil kaybı doğurmaz. Hukuk Genel Kurulu, davacının dava dilekçesinde gösterdiği ve ekinde sunduğunu belirttiği bir iş sözleşmesinin, dosyada bulunamayıp sonradan ibraz edilmesini “sonradan delil gösterme” saymamıştır. Mahkeme usulüne uygun kesin süre vermediği için delil kaybı sonucu doğmamıştır:
“Mahkemece, anılan bu düzenlemelere uygun şekilde sözleşmenin sunulması için kesin süre verilmeden 28.04.2014 tarihli iş sözleşmesinin sunulduğu görülmekle belgenin süresinde dosya içerisine girdiği anlaşılmaktadır.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/24, K. 2022/1787, T. 20.12.2022 — bozma)
Kurul, usulüne uygun ihtar yapılması hâlinde sonucun değişeceğini açıkça belirtmiştir:
“Bu ihtara rağmen dilekçesinde gösterdiği sözleşmeyi sunmayan veya getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmayan davacının bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilebilir.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/24, K. 2022/1787, T. 20.12.2022 — bozma)
Bu karar, HMK’nın 140. maddesinin beşinci fıkrasının 7251 sayılı Kanun’la değiştirilmesinden önceki hâlini uygulamıştır. Bugünkü düzenlemede aynı ihtar, ön inceleme duruşmasına davet davetiyesinde yapılır.
Tensip ara kararı, bozmaya “eylemli uyma” sayılabilir. Bu karar, tensibin ne kadar sonuç doğurucu olabileceğini gösterir. Yerel mahkeme, bozmaya uyup uymayacağına karar vermeden, tensip ara kararıyla bozmada işaret edilen eksikliği gidermiş ve gelen rapora göre hüküm kurmuştur. Hukuk Genel Kurulu bunu, kararın “direnme” değil yeni hüküm olduğu sonucuna bağlamıştır:
“Belirtilmelidir ki, Yerel Mahkemenin, bozmaya uyma veya direnme yönünde bir karar vermeksizin, tensip ara kararı ile bozmada sözü edilen hususta rapor alınmasına dair ara kararı oluşturması; sonuçta da alınan bu rapor içeriğini de değerlendirerek hükme varmış olması, bozmaya eylemli uyma niteliğindedir.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2011/710, K. 2011/751, T. 14.12.2011 — oybirliğiyle)
Tensip tutanağının bir bendiyle ihtiyatî tedbir kararı verilebilir; ancak para alacağında doğru yol ihtiyatî hacizdir. Bu dosyada ilk derece mahkemesi, tensip tutanağının 6 numaralı bendiyle ihtiyatî tedbir kararı vermişti. Hukuk Genel Kurulu, talebin niteliğini hâkimin re’sen belirlemesi gerektiğini ve para alacağının güvencesinin ihtiyatî haciz olduğunu belirtmiştir:
“davacının amacı para alacağını güvence altına almak olduğuna göre; para alacağının korunması için ihtiyatî tedbir yoluna değil ihtiyatî haciz yoluna başvurabileceği de yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğidir.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1796, K. 2021/607, T. 20.05.2021 — bozma)
Ceza dosyasında tensip tutanağının tarihi, iddianamenin kabulü tarihidir. Ceza Genel Kurulu, önce uygulamadaki üç farklı pratiği saptar:
“Uygulamada bir kısım ilk derece mahkemelerince iddianamenin kabulüne ilişkin ayrı bir karar verildiği, bir kısım mahkemelerce tensip tutanağının ilk bendi ile iddianamenin kabul edildiğinin belirtildiği, kimi mahkemelerce de süresi içinde iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayıldığı için bu konuda herhangi bir karar verilmeksizin kovuşturma aşamasına geçildiği görülmektedir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2011/361, K. 2012/201, T. 15.05.2012 — onama)
Ardından, daha önceki bir Ceza Genel Kurulu kararına dayanarak ölçütü koyar:
“iddianamenin kabulü kararı verilmeksizin esasa kaydedilerek duruşmaya hazırlık tutanağı düzenlenen durumda, 5271 sayılı CYY nın 174/3. maddesi uyarınca esasa kayıt edilerek tensip tutanağının düzenlendiği tarihin iddianamenin kabulü tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2011/361, K. 2012/201, T. 15.05.2012 — onama)
İddianame duruşmadan bir haftadan kısa süre önce tebliğ edilmişse, ara verme hakkı sanığa hatırlatılmalıdır. Ceza Genel Kurulu, iddianamenin tebliği ile duruşma günü arasında bir hafta bulunmayan bir yargılamada, sanığa duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı hatırlatılmadan sorgusunun yapılmasını savunma hakkının kısıtlanması saymış ve hükmü bozmuştur:
“iddianamenin tebliği ile duruşma günü arasında bir hafta süre bulunmayan yargılamada”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/164, K. 2021/433, T. 30.09.2021 — bozma, oy birliğiyle)
Kurul, bu eksikliği açıkça savunma hakkının kısıtlanması olarak nitelendirmiştir:
“duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı hatırlatılmadan sanığın sorgusu yapılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması”
(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/164, K. 2021/433, T. 30.09.2021 — bozma, oy birliğiyle)
Özet
- Tensip zaptı, dava açıldıktan sonra dilekçeler aşamasının başında düzenlenen ilk tutanaktır. Hüküm değildir; yargılamanın başladığını gösterir.
- “Tensip” kelimesi ne HMK’da ne CMK’da geçer. Tek doğrudan dayanağı Yazı İşleri Yönetmeliği’nin 200. maddesidir ve bu madde hukuk yargılamasına ilişkindir.
- Ceza dosyasında tensip, iddianamenin kabulü anlamına gelebilir: ayrı karar yoksa tensip tutanağının tarihi, kamu davasının açıldığı tarihtir.
- Tensipteki kesin süre gerçektir — ancak açıkça belirtilip sonuçları ihtar edilmişse. Kaçırılırsa işlemi yapma hakkı düşer.
- Genel/matbu ihtar tek başına delil kaybı doğurmaz. Delil ihtarının bağlayıcı hâli ön inceleme davetiyesindedir.
- Ceza dosyasında çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma arasında en az bir hafta olmalıdır; yoksa ara verme hakkınız hatırlatılmalıdır.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Tensip ne zaman | Dilekçeler aşamasının başında | Yönetmelik 200 |
| Cevap süresi | 2 hafta | HMK 122 |
| Delil sunma kesin süresi | 2 hafta (ön inceleme davetiyesiyle) | HMK 139/1-ç |
| Kesin süre kaçırılırsa | İşlemi yapma hakkı düşer | HMK 94/3 |
| Cezada tensip tarihi | İddianamenin kabulü tarihi | CMK 174/3 |
| Cezada tebliğ–duruşma arası | En az 1 hafta | CMK 176/4 |
İlgili yazılar: Sanık Ne Demek? Şüpheli ile Sanık Farkı ve Sanığın Hakları · Müşteki Ne Demek? Müşteki, Katılan ve Şikâyetçi Farkı · Beraat Ne Demek? Beraat Sebepleri, Derhal Beraat ve Sonuçları (CMK 223)
Sıkça Sorulan Sorular
Tensip zaptı hazırlandı ne demek?
Dava açıldıktan sonra mahkemenin dosya için düzenlediği ilk tutanağın hazırlandığı anlamına gelir. Hâkim dosyayı incelemiş, yargılamanın yürüyüşü için gerekli ilk usul kararlarını almıştır. Esas hakkında bir karar değildir; yargılamanın başladığını gösterir.
Tensip zaptı bir karar mıdır?
Hayır, hüküm değildir. Davanın esasını çözmez. Ancak içinde ara kararlar bulunur; bunlar süre, ihtar, tebligat ve hatta ihtiyatî tedbir gibi sonuç doğuran kararlar olabilir. Bu nedenle sadece formalite sayılmamalıdır.
Tensip zaptı hangi kanunda düzenlenmiştir?
Tensip kelimesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda da Ceza Muhakemesi Kanunu'nda da geçmez. Doğrudan dayanağı, Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 200. maddesidir.
Tensip zaptı ne zaman düzenlenir?
Yönetmeliğe göre davanın açılmasından sonra, dilekçeler aşamasının başında düzenlenir. Yani ön incelemeden ve tahkikattan öncedir; yargılamanın ilk adımıdır.
Tensip zaptı bana tebliğ edilir mi?
Uygulamada tensip tutanağı, dava dilekçesiyle birlikte davalıya tebliğ edilir. Size verilmiş süreler kural olarak tutanağın düzenlendiği tarihten değil, tebliğ tarihinden işlemeye başlar.
Tensip zaptındaki kesin süreyi kaçırırsam ne olur?
Süre usulüne uygun biçimde kesin süre olarak verilmiş ve uyulmamasının sonuçları ihtar edilmişse, o işlemi yapma hakkınız düşer. Örneğin gider avansı kesin sürede yatırılmazsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilebilir.
Tensip zaptında yazan her süre kesin midir?
Hayır. Hâkimin verdiği süreler kural olarak kesin değildir. Bir sürenin kesin sayılabilmesi için hâkimin işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklaması ve sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar etmesi gerekir.
Delillerimi tensip zaptındaki süre içinde mi sunmalıyım?
Bugünkü düzenlemede delilden vazgeçmiş sayılma sonucunu doğuran ihtar, ön inceleme duruşmasına davet davetiyesindedir. Davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde, dilekçenizde gösterdiğiniz ancak sunmadığınız belgeleri sunmanız gerekir.
Dava dilekçemin ekinde sunduğum bir belge dosyada yoksa delilden vazgeçmiş sayılır mıyım?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, dilekçede gösterilen ve ekinde sunulduğu belirtilen bir belgenin sonradan ibrazını sonradan delil gösterme saymamıştır. Usulüne uygun kesin süre verilmemişse delil kaybı sonucu doğmaz.
Ceza dosyamda tensip zaptı çıktı, dava açılmış mı sayılır?
Büyük olasılıkla evet. İddianamenin kabulüyle kamu davası açılır ve kovuşturma evresi başlar. Ayrı bir kabul kararı yoksa, Ceza Genel Kurulu tensip tutanağının düzenlendiği tarihi iddianamenin kabulü tarihi saymaktadır.
İddianame duruşmadan birkaç gün önce elime geçti, ne yapabilirim?
Çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma günü arasında en az bir hafta bulunmalıdır. Bu süreye uyulmamışsa duruşmaya ara verilmesini isteme hakkınız vardır ve mahkemenin bu hakkı size hatırlatması gerekir.
Tensip zaptına itiraz edebilir miyim?
Tensip tutanağının kendisi bir hüküm olmadığı için doğrudan temyiz edilmez. Ancak içindeki ara kararlar niteliklerine göre ayrı kanun yollarına tabi olabilir; örneğin ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararlarına karşı itiraz yolu açıktır. Somut tutanağınızı bir avukata inceletmeniz yerinde olur.
Tensip zaptı hazırlandıktan sonra ne olur?
Dosya yürüyüşe geçer. Yazılı yargılamada sıra dava dilekçesinin tebliği, cevap dilekçesi, dilekçeler teatisi ve ardından ön inceleme duruşmasıdır. Basit yargılamada ise mahkeme dosya üzerinden de karar verebilir. Tensip bir hüküm değil, yargılamanın başlangıcıdır.
Tensip zaptından sonra duruşma ne zaman olur?
Tensip ile ilk duruşma arasının ne kadar olacağını belirleyen bir kanun hükmü yoktur. Bu süre mahkemenin iş yüküne, tebligatın tamamlanmasına ve dosyanın niteliğine göre değişir. Yazılı yargılamada ilk duruşma kural olarak dilekçeler teatisi bittikten sonraki ön inceleme duruşmasıdır.
Tensip zaptı hazırlandı, dava ne kadar sürer?
Kanun bir teslim tarihi değil bir tavan koyar. Basit yargılamada tahkikat, ön inceleme duruşması hariç en çok iki duruşmada tamamlanır ve duruşmalar arası bir aydan uzun olamaz. Yazılı yargılamada böyle bir üst sınır yoktur.
İcra dosyamda tensip zaptı görüyorum, bu ne demek?
Tensip tutanağı bir mahkeme işlemidir; icra dairesi mahkeme değildir. Böyle bir kayıt görüyorsanız uyuşmazlık tipik olarak bir mahkeme aşamasına geçmiştir, en sık olarak icra hukuk mahkemesine. Hangi merci olduğunu tutanağın başlığındaki mahkeme adından anlarsınız.
İcra mahkemesindeki dosyama hiç duruşma günü verilmedi, dosya unutuldu mu?
Hayır. İcra ve İflas Kanunu m.18 uyarınca icra mahkemesi duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını kendisi takdir eder ve evrak üzerinden karar verebilir. Duruşma yapılmayan işlerde kararın en geç on gün içinde verilmesi öngörülmüştür.
Tensip zaptı bilgi girişi ne demek?
Bu bir karar türü değil, UYAP'taki kayıt adımının adıdır. Düzenlenen tensip tutanağının sisteme işlendiğini gösterir. Hukuki sonucu tutanağın bentlerinden okunur, durum satırından değil.
Tensip zaptı red ne demek?
Bu ibare tek başına neyin reddedildiğini göstermez. Tutanakla karara bağlanan bir talep reddedilmiş olabileceği gibi, sistemdeki kaydın kendisiyle ilgili bir işlem de söz konusu olabilir. Kanunda bu adla bir kurum yoktur; bağlayıcı olan tutanağın bentleridir, durum satırı değildir.
Bozmadan sonra yeni tensip zaptı çıktı, dava baştan mı başlıyor?
Hayır. Bozmadan sonra yapılan yargılama, bozma ilamının kapsamıyla sınırlıdır. Mahkeme ayrıca uyulmasına kararı yazmamış olsa bile, tensip tutanağının bentlerinden bozma gereğinin yerine getirildiği anlaşılıyorsa bu eylemli uyma sayılabilir.