
İçindekiler 21
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Kim Vasiyetname Yapabilir?
- El Yazılı Vasiyetname
- Üç zorunlu unsur
- ”Düzenleme yeri” artık şart değildir
- Notere bırakmak zorunlu değildir
- Resmî Vasiyetname
- Okuyamayan veya imzalayamayan mirasbırakan
- Tanık yasakları
- Katılığın Sınırı: Listeler Kapalıdır
- Sözlü Vasiyet
- Vasiyetnameden Dönme
- Vasiyetnamenin İptali
- Dört sebep, kapalı liste
- Geçersizlik kendiliğinden doğmaz
- Süreler
- İptal ile tenkis aynı şey değildir
- Vasiyetnamenin Açılması
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Türk hukukunda vasiyetname üç şekilde yapılabilir: resmî (noter veya sulh hâkimi önünde, iki tanıkla), el yazılı ve sözlü (yalnız olağanüstü durumlarda). TMK m.531 bu üçlüyü sayar ve başka bir şekil tanımaz.
En çok tercih edilen el yazılı vasiyetnamede üç zorunlu unsur vardır — tarih (yıl, ay ve gün), başından sonuna kadar el yazısı ve imza (TMK m.538). Bu unsurlardan birinin eksikliği vasiyetnameyi geçersiz kılar.
En sık yapılan hata, vasiyetnamenin bilgisayarda yazılıp altının imzalanmasıdır. Bu bir el yazılı vasiyetname değildir.
Bu Durumda mısınız?
- Mal varlığınızı nasıl paylaştıracağınızı yazılı hâle getirmek istiyorsunuz
- Babanızın el yazısıyla bıraktığı bir kâğıt bulundu ve geçerli olup olmadığını bilmiyorsunuz
- Vasiyetnamede tanık olan kişinin akraba olduğunu fark ettiniz
- Vefat eden yakınınızın vasiyetname yaptığı sırada hasta olduğunu düşünüyorsunuz
- İki ayrı vasiyetname ortaya çıktı ve hangisinin geçerli olduğunu çözmeye çalışıyorsunuz
Bu yazı kanunun aradığı unsurları anlatır; doldurulabilir bir örnek metin içermez. Vasiyetname kişinin kendi mal varlığına ve aile yapısına göre kurulur; hazır bir metni uyarlamak çoğu zaman geçersizlik ya da yorum uyuşmazlığı doğurur.
Kim Vasiyetname Yapabilir?
TMK m.502 ölçütü kısa tutar:
502- Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve onbeş yaşını doldurmuş olmak gerekir.
Bu, sanılandan daha hafif bir eşiktir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, vasiyetname ehliyetinin tam fiil ehliyetiyle karıştırılmaması gerektiğini vurgulamıştır:
“Dolayısıyla vasiyetname yapabilmek için miras sözleşmesinin (4721 sayılı Kanun md. 503) aksine miras bırakanın tam fiil ehliyetine sahip olması gerekmez. 4721 sayılı Kanun’un 502 nci maddesine göre vasiyetnamenin düzenlendiği anda kişinin onbeş yaşını doldurmuş olması ve ayırt etme gücünün bulunması şartıyla, münhasıran daha sonradan kısıtlanmış olması, vasiyetname düzenleme ehliyeti bulunmadığı anlamına gelmez.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/656, K. 2024/469, T. 25.09.2024 — bozma)
Belirleyici an vasiyetnamenin düzenlendiği andır. Sonradan verilen bir kısıtlama kararı geçmişe etki etmez.
Ehliyetsizlik iddiası ileri sürüldüğünde ispat kolay değildir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ayırt etme gücünün nisbi bir kavram olması ve kişiye, eylem ve işleme göre değişmesi nedeniyle en yetkili sağlık kurulundan, özellikle Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasının gerekli olduğunu belirtmiştir (E. 2016/5336, K. 2017/16125, T. 20.11.2017).
El Yazılı Vasiyetname
Memura ve tanığa gerek duymadığı için en kolay başvurulan tür budur; kuralı da tek cümledir:
TMK m.538 — El yazılı vasiyetname
538- El yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur.
El yazılı vasiyetname, saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabilir.
Üç zorunlu unsur
| Unsur | Kanunun aradığı |
|---|---|
| Tarih | ”yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek” — üçü birden; yalnız yıl ya da ay-yıl yetmez |
| Bütünüyle el yazısı | ”başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış” — kısmen el yazısı yetmez |
| İmza | ”ve imzalanmış olması zorunludur” |
Yargıtay bu unsurların niteliğini yerleşik biçimde tekrarlar:
“TMK 538.maddesinde; el yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur. TMK.nun 538. maddesindeki öngörülen ilkeler geçerlilik şartıdır. Bunlardan birinin eksikliği vasiyetnameyi geçersiz kılar.”
(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/16938, K. 2017/4772, T. 05.04.2017 — bozma)
İmza unsurunun eksikliği uygulamada iptal sebebi olarak işlemiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, imzası bulunmayan bir el yazılı vasiyetname bakımından davanın kabulü ile vasiyetnamenin iptaline karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir (E. 2016/8717, K. 2017/2051, T. 27.02.2017).
”Düzenleme yeri” artık şart değildir
Bu, eski kaynaklardan taşınan yaygın bir yanlıştır. Yürürlükteki m.538 yer şartı aramaz — yalnızca yıl, ay ve gün ister.
Kanun koyucunun bu tercihi bilinçlidir: aynı bölümdeki m.540, sözlü vasiyetin belgelenmesi için açıkça “yer, yıl, ay ve günü de belirterek” der. Yani yeri gerektirdiği yerde kanun bunu adıyla yazmıştır; m.538’de yazmamıştır.
Yer şartı, mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin el yazılı vasiyetnameye ilişkin düzenlemesinden gelir. Bu nedenle eski tarihli örneklerde ve 2002 öncesi olaylara ilişkin kararlarda görülebilir; bugünkü hukuk bakımından unsur üçtür.
Notere bırakmak zorunlu değildir
İkinci fıkranın kipi belirleyicidir — “bırakılabilir”. Yargıtay bunu açıkça teyit etmiştir:
“Ayrıca, muris tarafından el yazılı vasiyetnamenin Notere veya Sulh Hakimine tevdi zorunluluğunun bulunmadığı M.K.‘nun 538. madde metninden anlaşılmaktadır.”
(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/9241, K. 2014/9611, T. 16.06.2014 — bozma)
Elbette saklama, vasiyetnamenin ölümden sonra bulunabilmesi bakımından pratikte önemlidir; ama geçerlilik şartı değildir.
Resmî Vasiyetname
Daha güvenli ama daha usul yüklü olan yol budur.
TMK m.532 — Resmî vasiyetnamenin düzenlenmesi
Madde 532 - Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir.
Resmî memur, sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir.
Sürecin akışı m.533 ve m.534’te adım adım kurulur: mirasbırakan arzularını memura bildirir; memur vasiyetnameyi yazar veya yazdırır ve okuması için mirasbırakana verir; vasiyetname mirasbırakan tarafından okunup imzalanır; memur tarih koyarak imzalar. Hemen ardından mirasbırakan, memurun huzurunda iki tanığa vasiyetnameyi okuduğunu ve bunun son arzularını içerdiğini beyan eder; tanıklar da bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar.
Önemli bir rahatlama: vasiyetname içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir (m.534/3). Tanıklar ne yazdığınızı bilmez.
Okuyamayan veya imzalayamayan mirasbırakan
Burası özellikle dikkat gerektirir, çünkü usul farklıdır ve fark gözden kaçmaya elverişlidir. TMK m.535’e göre mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur ve mirasbırakan bunun son arzularını içerdiğini beyan eder. Bu durumda tanıkların yazması gereken hususlar artar — ayrıca “vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu” da belirtmeleri gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu ek ibarenin eksikliğini şekle aykırılık saymıştır:
“…tanıkların sadece vasiyetçinin tasarrufa ehil göründüğüne ve vasiyetnamenin miras bırakanın son arzularını içerdiğine ilişkin beyanlarının alındığı, bunun dışında kanunun aradığı şekilde “mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve düzenlenen vasiyetnamenin noter tarafından vasiyetçiye okunduğunu” tevsik eden beyanlarının yer almadığı görülmektedir. Böyle olunca vasiyetnamenin şekle aykırılık nedeniyle iptaline dair verilen direnme kararı yerindedir.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/726, K. 2024/511, T. 09.10.2024 — onama)
Aynı kararda farkın özü şöyle ifade edilir: “Okuma yazma bilenler ile bilmeyenlerin düzenleyecekleri resmi vasiyetname arasındaki en büyük fark, tanıkların vasiyetnameye olan katkısı noktasında kendini gösterir.”
Tanık yasakları
TMK m.536 iki ayrı yasak koyar:
TMK m.536 — Düzenlemeye katılma yasağı
536- Fiil ehliyeti bulunmayanlar, bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar, okur yazar olmayanlar, mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri, resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılamazlar.
Resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamaz.
İkinci fıkra sık atlanır: tanık olan kişinin kendisine ve yakınlarına o vasiyetnameyle kazandırma yapılamaz. Yani lehine mal bırakılacak kişinin akrabasını tanık yapmak, o kazandırmayı sakatlar.
Katılığın Sınırı: Listeler Kapalıdır
Buraya kadarki tablo “her eksiklik öldürür” izlenimi verebilir. Yargıtay bunun bir sınırı olduğunu da göstermiştir. Hem tanık yasakları hem iptal sebepleri tahdidi yani kapalı listelerdir:
“Ne var ki; Noterlik Kanunu, tüm işlemlerde uygulanmak üzere tanıklarla ilgili hükümler öngörmüştür. Oysa, TMK.‘nun 536.maddesi, sadece vasiyetnamelerde tanık olacakları içeren şartları saymıştır. Maddede, vasiyetname düzenlenirken tanık olamayacaklar tahdidi olarak sayılmıştır. Hal böyle olunca, Türk Medeni Kanunu genel nitelikte olmakla beraber, 536.maddesi, Noterlik Kanununa göre, “özel hüküm” niteliği taşır. Özel hükmün genel hükme üstün tutulacağı genel hukuk ilkesidir. Bu bakımdan, gerek resmi, gerek sözlü vasiyet tanıklarında TMK’nun 536.maddesinde sayılan nicelik ve niteliklerinin aranması yeterlidir.”
(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/2244, K. 2016/5868, T. 14.04.2016 — bozma)
Aynı karar, m.557’de tahdidi olarak sayılan iptal sebepleri içerisinde yer almayan bir hususun iptal sebebi olarak kabul edilmesini de doğru bulmamıştır. Yani listede olmayan bir kusur, tek başına vasiyetnameyi düşürmez.
Sözlü Vasiyet
Bu, ancak başka yol kalmadığında açılan istisnai bir kapıdır.
TMK m.539 — Sözlü vasiyette son arzuları anlatma
539- Mirasbırakan; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa, sözlü vasiyet yoluna başvurabilir.
Bunun için mirasbırakan, son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara bu beyanına uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini yükler.
Resmî vasiyetname düzenlenmesinde okur yazar olma koşulu dışında, tanıklara ilişkin yasaklar, sözlü vasiyetteki tanıklar için de geçerlidir.
İki şart birlikte aranır: olağanüstü bir durum bulunmalı ve bu durum yüzünden diğer iki şekle başvurulamıyor olmalıdır.
Tanıkların görevi burada bitmez. TMK m.540’a göre tanıklardan biri son arzuları yer, yıl, ay ve günü de belirterek hemen yazar, imzalar ve diğer tanığa imzalatır; ikisi birlikte vakit geçirmeksizin belgeyi bir sulh veya asliye mahkemesine verir ve mirasbırakanı vasiyetname yapmaya ehil gördüklerini, son arzularını olağanüstü durum içinde kendilerine anlattığını hâkime beyan ederler. Belge düzenlemek yerine doğrudan mahkemeye başvurup tutanağa geçirtmek de mümkündür.
Kanun hâkime ulaşılamayan hâller için de düzenleme yapar: askerlik hizmetinde teğmen veya daha yüksek rütbeli bir subay, ülke sınırları dışında seyreden bir ulaşım aracında aracın sorumlu yöneticisi, sağlık kurumunda tedavi hâlinde kurumun en yetkili yöneticisi hâkim yerine geçer.
Sözlü vasiyetin ömrü kısadır: mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer (m.541).
Vasiyetnameden Dönme
Vasiyetname geri alınamaz bir taahhüt değildir. TMK m.542’ye göre mirasbırakan, kanunda öngörülen şekillerden birine uymak suretiyle yeni bir vasiyetname yaparak önceki vasiyetnameden her zaman dönebilir; dönme tamamı veya bir kısmı için olabilir. m.543 ikinci yolu verir — yok etmek suretiyle de dönülebilir.
m.544 ise iki vasiyetname yan yana durduğunda ne olacağını çözer: önceki vasiyetname ortadan kaldırılmaksızın yeni bir vasiyetname yapılmışsa, kuşkuya yer bırakmayacak surette öncekini tamamlamadıkça sonraki vasiyetname onun yerini alır.
Burada kritik bir incelik vardır. Yeni vasiyetname geçersizse eskisi diriltilmiş olur:
“Sonradan düzenlenen vasiyetnamenin geçerli kabul edilmemesi, iptal edilmiş bulunması halinde, dönülen vasiyetnamenin geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.”
(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/9241, K. 2014/9611, T. 16.06.2014 — bozma)
Aynı kararda bunun gerekçesi kurulur — vasiyetnameyi ortadan kaldırabilmesi için sonradan yapılan hukuki tasarrufun geçerli olması gerekir. Yani “yeni vasiyetname yaptım, eskisi otomatik olarak hükümsüz” varsayımı yanlıştır.
Bu serbest dönme hakkı, ölüme bağlı tasarrufun diğer türünde yoktur: miras sözleşmesi iki taraflıdır ve kural olarak ancak tarafların yazılı anlaşmasıyla ortadan kaldırılabilir (TMK m.546). İki kurumun şekil, ehliyet ve bağlayıcılık karşılaştırması için miras sözleşmesi yazımıza bakabilirsiniz.
Vasiyetnamenin İptali
Dört sebep, kapalı liste
TMK m.557 — İptal sebepleri
557- Aşağıdaki sebeplerle ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dava açılabilir:
Tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa,
Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa,
Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise,
Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa.
Geçersizlik kendiliğinden doğmaz
Sakat bir vasiyetname otomatik olarak yok hükmünde değildir; dava açılması gerekir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi doğrudan söyler:
“Vasiyetname yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak gerekir.Ehliyetsiz kişilerin yaptığı vasiyetnameler kendiliğinden batıl olmaz.”
(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/5336, K. 2017/16125, T. 20.11.2017 — bozma)
Davayı, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı açar (m.558). Dava tasarrufun tamamına veya bir kısmına yönelik olabilir. Sakatlık, kazandırma yapılanların düzenlenmeye katılmasından kaynaklanıyorsa tasarrufun tamamı değil yalnız o kazandırmalar iptal edilir.
Süreler
TMK m.559 — Hak düşürücü süreler
559- İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden, iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer.
Üç nüans gözden kaçmamalıdır:
- Bir yıllık süre üç şeyin birlikte öğrenilmesine bağlıdır — tasarrufun varlığı, iptal sebebi ve kendisinin hak sahibi olduğu. Yalnızca ölümü öğrenmek süreyi başlatmaz.
- Dış sınır vasiyetnamelerde açılma tarihinden işler, ölüm tarihinden değil.
- On yıl / yirmi yıl ayrımı davalının iyiniyetine göredir, davacının değil.
Ve kritik olan: maddenin ikinci fıkrası hükümsüzlüğün def’i yoluyla her zaman ileri sürülebileceğini düzenler. Yani süre geçtiğinde dava açma hakkı düşer; ancak vasiyetnameye dayanılarak size bir talep yöneltilirse, hükümsüzlüğü savunma olarak ileri sürebilirsiniz. “Bir yıl geçti, artık hiçbir şey yapılamaz” doğru değildir.
İptal ile tenkis aynı şey değildir
İki dava sürekli karıştırılır ama sonuçları zıttır. İptalte tasarruf baştan sakattır ve ayakta kalmaz. Tenkiste tasarruf geçerlidir; yalnızca mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan bölümü saklı pay sahipleri lehine indirilir (TMK m.560). Uygulamada bu talepler çoğu zaman kademeli ileri sürülür; önce iptal, kabul edilmezse tenkis. Ayrıntı için Tenkis Davası ve Saklı Pay yazımıza bakabilirsiniz.
Vasiyetnamenin Açılması
Ölümden sonraki ilk usul adımı budur ve bir geçerlilik denetimi değildir.
TMK m.595’e göre mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hâkimine teslim edilmesi zorunludur. Vasiyetnameyi düzenleyen, saklayan veya ölenin eşyası arasında bulan kimse, ölümü öğrenir öğrenmez bu görevi yerine getirmekle yükümlüdür; aksi hâlde doğacak zarardan sorumlu olur.
m.596’ya göre vasiyetname, yine geçerli olup olmadığına bakılmaksızın, tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur. m.597 uyarınca hak sahiplerinin her birine, vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımlarının onaylı bir örneği tebliğ edilir.
Bu adımın pratik önemi şudur: açılma tarihi, iptal davasındaki on/yirmi yıllık dış sürenin saatini başlatan olaydır.
Açılma tek başına vasiyeti hayata geçirmez. Lehine vasiyet yapılan kişi, mirasbırakanın cüzi halefi olduğundan mal üzerinde doğrudan mülkiyet kazanmaz; malı adına geçirebilmek için ayrıca dava açması gerekir. Bu davanın şartları, kime karşı açılacağı ve yetkili mahkeme için vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) davası yazımıza bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
“Bilgisayarda yazıp imzaladım, el yazımla imzam var.” Yetmez. Metnin başından sonuna kadar el yazısı olması gerekir.
“Tarihe sadece yılı yazdım.” Kanun yıl, ay ve günü birlikte arar.
“Düzenleme yerini yazmayı unuttum, geçersiz oldu.” Yürürlükteki m.538 yer şartı aramaz; bu eski kanunun kuralıydı.
“Notere bırakmadım, geçersizdir.” Tevdi zorunlu değildir.
“Kardeşimi tanık yaptım.” Mirasbırakanın kardeşi resmî vasiyetnameye tanık olamaz.
“Lehine mal bıraktığım kişinin eşini tanık yaptım.” O kazandırma sakatlanır.
“Yeni vasiyetname yaptım, eskisi kendiliğinden bitti.” Yeni vasiyetname geçersizse eskisi ayakta kalır.
“Vasiyetname sakat, zaten hükümsüz.” Kendiliğinden hükümsüz olmaz; iptal davası gerekir.
Özet
Vasiyetname hukukunda şekil, içerikten önce gelir. Ne kadar açık ve adil bir irade ortaya koymuş olursanız olun, kanunun aradığı unsurlardan biri eksikse tasarruf iptal edilebilir. El yazılı vasiyetnamede bu unsurlar üçtür ve hepsi tek cümlede yazılıdır; resmî vasiyetnamede ise usul adımları ve tanık beyanlarının içeriği belirleyicidir. Özellikle mirasbırakan okuyup imzalayamıyorsa tanıkların yazması gereken hususlar artar.
Buna karşılık katılık sınırsız değildir: tanık yasakları da iptal sebepleri de kapalı listelerdir, listede olmayan bir kusur vasiyetnameyi tek başına düşürmez.
Pratik bir tercih notu: el yazılı vasiyetname ücretsiz ve hızlıdır ama sonradan ehliyet ve el yazısı tartışmasına açıktır. Resmî vasiyetname daha maliyetli ve usul yüklüdür; buna karşılık memur ve tanık beyanları ileride açılacak bir iptal davasında güçlü bir savunma zemini oluşturur.
Vasiyetnamenin saklı payları zedelemesi hâlinde devreye giren tenkis için Tenkis Davası ve Saklı Pay, mirasçılıktan çıkarma ve feragat için Mirasçılıktan Çıkarma (Iskat) ve Mirastan Feragat yazılarımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Vasiyetname kaç türlüdür?
Üç türlüdür. Vasiyet, resmî şekilde veya mirasbırakanın el yazısı ile ya da sözlü olarak yapılabilir (TMK m.531). Sözlü vasiyet yalnızca olağanüstü durumlarda başvurulabilen istisnai bir yoldur.
Vasiyetname yapmak için kaç yaşında olmak gerekir?
Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve onbeş yaşını doldurmuş olmak gerekir (TMK m.502). Bu, sözleşmelerde aranan tam fiil ehliyetinden daha hafif bir ölçüttür.
Kısıtlı bir kişi vasiyetname yapabilir mi?
Ölçüt kısıtlılık değil, ayırt etme gücüdür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre vasiyetnamenin düzenlendiği anda kişinin onbeş yaşını doldurmuş olması ve ayırt etme gücünün bulunması şartıyla, münhasıran daha sonradan kısıtlanmış olması vasiyetname düzenleme ehliyeti bulunmadığı anlamına gelmez.
El yazılı vasiyetnamede hangi unsurlar zorunludur?
Üç unsur zorunludur. El yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması gerekir (TMK m.538). Yani tarih, bütünüyle el yazısı ve imza.
Bilgisayarda yazıp imzalasam olur mu?
Olmaz. Kanun metnin başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış olmasını arar. Bilgisayarda yazılıp çıktısı alınan ve yalnızca altı imzalanan bir metin el yazılı vasiyetname değildir; daktilo ya da matbu form doldurmak da aynı şekilde geçersizdir.
El yazılı vasiyetnamede düzenleme yeri yazılmalı mı?
Yürürlükteki kanuna göre gerekmez. TMK m.538 yalnızca yılı, ayı ve günü arar; yer şartı aramaz. Düzenleme yeri şartı mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi döneminin kuralıydı, bu nedenle eski kaynaklarda ve eski tarihli kararlarda görülebilir.
El yazılı vasiyetnameyi notere bırakmak zorunlu mu?
Zorunlu değildir. Kanun el yazılı vasiyetnamenin saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabileceğini söyler; bu bir olanaktır. Yargıtay da tevdi zorunluluğunun bulunmadığını madde metninden anlaşıldığı şekilde belirtmiştir.
Resmî vasiyetname nasıl düzenlenir?
Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir; memur sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir (TMK m.532). Mirasbırakan arzularını memura bildirir, memur yazar, mirasbırakan okuyup imzalar, memur tarih koyarak imzalar ve tanıklar beyanı yazarak altını imzalar.
Okuma yazma bilmeyen kişi resmî vasiyetname yaptırabilir mi?
Yaptırabilir ama usul farklıdır. Mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur; tanıklar ayrıca vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu da yazmak zorundadır (TMK m.535). Bu ibarenin eksikliği şekle aykırılık oluşturur.
Kimler vasiyetnameye tanık olamaz?
Fiil ehliyeti bulunmayanlar, bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar, okur yazar olmayanlar, mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılamazlar (TMK m.536). Bu kişilere vasiyetname ile kazandırma da yapılamaz.
Sözlü vasiyet ne zaman yapılabilir?
Yalnızca olağanüstü durumlarda. Mirasbırakan yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa sözlü vasiyet yoluna başvurabilir (TMK m.539). Son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara yazma görevini yükler.
Sözlü vasiyet ne kadar geçerli kalır?
Mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer (TMK m.541).
Vasiyetnameden nasıl dönülür?
İki yolla. Kanunda öngörülen şekillerden birine uyularak yeni bir vasiyetname yapılabilir (TMK m.542) ya da vasiyetname yok edilebilir (TMK m.543). Dönme vasiyetnamenin tamamı veya bir kısmı için olabilir.
Yeni vasiyetname geçersiz çıkarsa eskisi ne olur?
Eski vasiyetname ayakta kalır. Yargıtay'a göre sonradan düzenlenen vasiyetnamenin geçerli kabul edilmemesi veya iptal edilmiş bulunması hâlinde, dönülen vasiyetnamenin geçerli olduğunun kabulü gerekir.
Vasiyetname hangi sebeplerle iptal edilir?
Dört sebeple. Tasarrufun ehliyetsizlik hâlinde yapılması, yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılması, içeriğinin hukuka veya ahlâka aykırı olması ya da kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılması (TMK m.557). Yargıtay bu sebeplerin tahdidi olarak sayıldığını belirtmiştir.
İptal davası süresi ne kadar?
İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin üzerinden iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer (TMK m.559).
Süre geçerse hiçbir şey yapılamaz mı?
Bu tam olarak doğru değildir. TMK m.559'un ikinci fıkrası hükümsüzlüğün def'i yoluyla her zaman ileri sürülebileceğini düzenler. Yani dava açma hakkı süreye tabidir, ancak vasiyetnameye dayanılarak size bir talep yöneltildiğinde hükümsüzlüğü savunma olarak ileri sürmek mümkündür.
Geçersiz görünen vasiyetname de sulh hâkimine verilir mi?
Verilir. Mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hâkimine teslim edilmesi zorunludur (TMK m.595) ve tesliminden başlayarak bir ay içinde açılır (TMK m.596). Açılma bir geçerlilik denetimi değildir.
İlgili çalışma alanı: Miras Hukuku
← Tüm makaleler