Deniz Ticaret Hukuku

Zaman Çarteri Sözleşmesi Nedir? (TTK m.1131)

Zaman çarteri sözleşmesi nedir? TTK m.1131 vd. uyarınca tanımı, tahsis eden ve tahsis olunanın borçları, tahsis ücreti, off-hire ve bir yıllık zamanaşımı.

10 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Seyir hâlindeki geminin tam tepeden görünümü
İçindekiler 11

Kısa Cevap

Zaman çarteri sözleşmesi, TTK m.1131 uyarınca tahsis edenin donatılmış bir geminin ticari yönetimini belli bir süre için ve bir ücret karşılığında tahsis olunana bırakmayı üstlendiği sözleşmedir. Geminin teknik yönetimi ve zilyetliği tahsis edende kalır; ticari yönetim ise süre boyunca tahsis olunana geçer. Yani gemi değil, geminin belirli süreli ticari işletme yetkisi kiralanır ve bu yönüyle sözleşme, gemi kirasından da yolculuk çarterinden de ayrılır.

Bu Durumda mısınız?

  • Bir gemiyi belirli bir süre (örneğin altı ay) ticari olarak işletmek için charter parti imzaladınız; kimin hangi masraftan sorumlu olduğu tartışma konusu oldu.
  • Donatan (armatör) olarak gemiyi tahsis ettiniz; tahsis olunan aylık çarter ücretini ödemiyor ve hapis hakkınızı kullanmak istiyorsunuz.
  • Gemi arıza nedeniyle günlerce çalışamadı; bu “off-hire” süre için ücret ödenip ödenmeyeceğini tartışıyorsunuz.
  • Süre bittiği hâlde gemi kararlaştırılan yerde ve durumda iade edilmedi.
  • Elinizdeki sözleşmenin gemi kirası mı, zaman çarteri mi yoksa yolculuk çarteri mi olduğu ve buna bağlı olarak hangi hükümlerin uygulanacağı belirsiz.

Bu senaryoların her birinde uygulanacak hüküm, sorumluluk ve süre farklıdır; somut durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.

Zaman Çarteri Sözleşmesi Nedir? (m.1131)

Zaman çarteri, deniz ticaretinde geminin belirli bir süre için bir başkasının ticari kullanımına bırakıldığı, kendine özgü (sui generis) bir sözleşmedir. Tanımı doğrudan kanunda yer alır:

Zaman çarteri sözleşmesi, tahsis edenin, donatılmış bir geminin ticari yönetimini belli bir süre için ve bir ücret karşılığında tahsis olunana bırakmayı üstlendiği sözleşmedir. (2) Geminin teknik yönetimini elinde bulunduran tahsis eden, geminin zilyedi sayılır.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1131)

Tanımdan sözleşmenin dört temel unsuru çıkar: (1) donatılmış gemi — gemi, adamları ve teçhizatıyla birlikte, sefere hazır hâlde tahsis edilir; (2) ticari yönetimin devri — devredilen şey geminin mülkiyeti veya zilyetliği değil, ticari işletme yetkisidir; (3) süre — tahsis belirli bir zaman dilimi içindir (yolculuk esaslı değildir); (4) ücret — süre boyunca ödenen bir tahsis (çarter) ücreti öngörülür. Sözleşmenin tarafları tahsis eden (genellikle donatan/armatör) ile tahsis olunandır. Kritik nokta, m.1131/2’nin açık hükmüdür: teknik yönetimi elinde tutan tahsis eden geminin zilyedi sayılmaya devam eder; dolayısıyla zaman çarterinde zilyetlik tahsis olunana geçmez.

Dayandığı Kanun Maddeleri

Zaman çarteri, TTK’nın “Deniz Ticareti” kitabında, gemi kirası ile navlun sözleşmesi arasında yer alan m.1131 ilâ m.1137 hükümlerinde düzenlenir. Bu bölümün iskeleti şöyledir: m.1131 tanım, m.1132 zaman çarter partisi, m.1133 tahsis edenin borçları, m.1134 geminin ticari yönetimi, m.1135 giderler, m.1136 ücret ve teminat, m.1137 tahsis olunanın sorumluluğu ve iade yükümlülüğü.

Sözleşmenin şartlarını belgeleyen zaman çarter partisi (charter party) isteğe bağlı olarak düzenlenir:

Zaman çarteri sözleşmesi yapıldığında taraflardan her biri, giderini vererek, sözleşme şartlarını içeren bir zaman çarter partisi düzenlenmesini ve verilmesini isteyebilir.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1132)

Çarter partisi sözleşmenin geçerlilik şartı değildir; sözleşme parti düzenlenmeden de kurulabilir. Uygulamada taraflar çoğunlukla Baltime gibi uluslararası standart matbu formlar üzerinden anlaşır ve sözleşme koşullarını bu forma yapılan eklerle belirler.

Tarafların Borçları: Teknik Yönetim ile Ticari Yönetimin Ayrılması

Zaman çarterinin ayırt edici özelliği, geminin yönetiminin ikiye bölünmesidir: teknik yönetim tahsis edende kalırken, ticari yönetim tahsis olunana geçer. Tahsis edenin borçları m.1133’te sayılır:

Tahsis eden, geminin teknik yönetimini üstlenir. Bu amaçla tahsis eden, belirlenen gemiyi; a) Kararlaştırılan tarihte ve yerde hazır bulundurmak, b) Sözleşme süresince gemiyi denize ve yola elverişli ve sözleşmede belirtilen amaca uygun bir hâlde bulundurmak, ile yükümlüdür.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1133)

Ticari yönetim ise tahsis olunana aittir; kaptan bu alanda tahsis olunanın talimatlarına uyar:

Geminin, ticari yönetimi tahsis olunana aittir. (2) Kaptan, tahsis olunanın geminin ticari yönetimine ilişkin olarak zaman çarteri sözleşmesi hükümleri çerçevesinde kendisine verdiği bütün talimatlara uymak zorundadır.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1134)

Bu ikili yapı, gemi masraflarının paylaşımını da belirler. Ticari işletmeden doğan giderler (başta yakıt olmak üzere) tahsis olunana yüklenmiştir:

Geminin ticari işletilmesinden doğan, özellikle makinelerinin düzenli bir şekilde işlemesini sağlayacak nitelik ve miktarda yakıtın sağlanması için gerekli giderlere olduğu gibi, tüm giderlere tahsis olunan katlanır.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1135)

Bu bölünmenin pratik önemi büyüktür. Geminin teknik bakımı, denize elverişliliği ve gemi adamları tahsis edende kalırken; yükün kabulü ve taşınmasına ilişkin ticari kararlar ile yakıt tedariki tahsis olunana aittir. Uygulamada denizcilik ihtisas mahkemelerinin önüne gelen yakıt kalitesi, arıza veya gecikme uyuşmazlıklarında sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu, çoğunlukla bu teknik/ticari yönetim ayrımına ve charter parti hükümlerine göre belirlenir. Örneğin standart dışı yakıttan kaynaklanan bir hasarda, yakıt ikmali m.1135 uyarınca tahsis olunanın borcu olduğundan, sorumluluk kural olarak o eksende değerlendirilir.

Tahsis Ücreti, Off-Hire ve Geminin İadesi

Tahsis ücreti (çarter bedeli), tahsis olunanın temel borcudur ve süreye bağlı olarak peşin işler:

Tahsis ücreti, geminin ticari yönetiminin, sözleşme şartları çerçevesinde fiilen tahsis olunana bırakıldığı günden başlamak üzere aylık olarak ve peşinen ödenir.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1136/1)

Buna karşılık gemi ticari olarak kullanılamaz hâle gelirse, belirli bir eşiği aşan süre için ücret işlemez; uygulamada bu duruma “off-hire” denir:

Geminin hareketsiz kaldığı sürenin en az yirmidört saati geçmiş olması şartıyla, ticari bakımdan yararlanılabilir bir durumda olmadığı süre için ücret ödenmez.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1136/2)

Tahsis edenin ücret alacağı zayıf da bırakılmamıştır: m.1136/3 uyarınca tahsis eden, sözleşmeden doğan alacakları için tahsis olunana ait taşınır ve kıymetli evrak üzerinde kanuni hapis hakkına sahiptir. Uygulamada en sık görülen uyuşmazlık, çarter ücretinin ödenmemesidir; ve bu davalarda mahkemeler her şeyden önce sözleşmenin tarafları geçerli biçimde bağlayıp bağlamadığını inceler. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bir Baltime formu üzerine kurulduğu ileri sürülen zaman çarterine dayalı ücret alacağı davasında, sözleşmenin şirketi temsile yetkili olmayan bir kişi tarafından imzalandığı ve sonradan icazet de verilmediği gerekçesiyle geçersiz sayılmasını onamıştır:

…davacının var olduğunu ileri sürdüğü çarter sözleşmesi, davalı adına o sırada davalı çalışanı dahi olmayan … tarafından imzalandığından geçersiz olduğu gibi, anılan sözleşmeye davalı tarafından icazet de verilmemiş bulunmasına…

(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/437, K. 2011/16021, T. 29.11.2011 — onama)

Sözleşme süresi bittiğinde tahsis olunan gemiyi iade etmekle yükümlüdür; iadedeki gecikme kanunen ağır bir yaptırıma bağlanmıştır:

Tahsis olunan, geminin ticari yönetimi dolayısıyla tahsis edenin uğradığı zararlardan sorumludur. (2) Tahsis olunan, sözleşme bitiminde gemiyi sözleşmede belirlenen yerde ve hâlde iade etmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlali hâlinde, tahsis olunan, gecikilen zaman dilimi için, zaman çarteri sözleşmesinin bittiği tarihte ödenmesi gereken tahsis ücretinin iki katını ödemekle yükümlüdür; meğerki, bu yüzden daha yüksek bir zararın meydana geldiği ispat edilmiş olsun.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1137)

Yani süresinde iade edilmeyen gemi için tahsis olunan, gecikme dönemine ait ücretin iki katını ödemek zorundadır; tahsis eden daha yüksek bir zararını ispatlarsa o zararı da isteyebilir.

Zaman Çarteri, Gemi Kirası ve Yolculuk Çarteri Farkı

Uygulamada en çok karıştırılan konu, geminin “kiralanmasına” ilişkin üç ayrı sözleşme tipinin birbirine karışmasıdır. Ayrımın önemi büyüktür: hangi tipe girdiğine göre zilyetliğin kime geçtiği, masrafların kime ait olduğu ve hangi hükümlerin uygulanacağı değişir.

Gemi kirası (bareboat), geminin bütünüyle kiracının kullanımına bırakılmasıdır:

Gemi kira sözleşmesi, kiraya verenin belirli bir süre için geminin kullanılmasını, kira bedeli karşılığında, kiracıya bırakmayı üstlendiği bir sözleşmedir. (2) Kiraya verenin, gemi ile birlikte gemi adamlarını da kiracının emrine vermeyi üstlenmesi, sözleşmenin niteliğini değiştirmez.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1119)

Burada zilyetlik ve hem teknik hem ticari yönetim kiracıya geçer; kiraya veren gemi adamlarını verse dahi sözleşme bareboat niteliğini korur. Yolculuk çarteri ise bir kira değil, bir taşıma (navlun) sözleşmesidir:

Taşıyan, navlun karşılığında; a) Yolculuk çarteri sözleşmesinde eşyayı, geminin tamamını veya bir kısmını ya da belli bir yerini taşıtana tahsis ederek; b) Kırkambar sözleşmesinde ayırt edilmiş eşyayı, denizde taşımayı üstlenir.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1138)

Yolculuk çarterinde taşıyan belirli bir yolculukta yükü taşımayı üstlenir; borcu sürenin değil, taşıma sonucunun ölçüsündedir. Zaman çarteri bu ikisinin arasında durur: gemi bareboat’taki gibi tam olarak devredilmez (teknik yönetim ve zilyetlik tahsis edende kalır), ama yolculuk çarterindeki gibi tek bir taşıma da üstlenilmez. Geminin ticari yönetimi belirli bir süre için tahsis olunana bırakılır.

ÖlçütGemi kirası (bareboat)Zaman çarteriYolculuk çarteri
DüzenlemeTTK m.1119 vd.TTK m.1131 vd.TTK m.1138 vd. (navlun)
BırakılanGeminin kendisi (kullanımı)Geminin ticari yönetimiBelirli bir taşıma sonucu
Zilyetlik / teknik yönetimKiracıya geçerTahsis edende kalır (m.1131/2)Taşıyanda kalır
Ticari yönetimKiracıdaTahsis olunanda (m.1134)Taşıyanda
Ücret ölçütüKira bedeli (süre)Tahsis ücreti (süre; aylık peşin)Navlun (taşıma karşılığı)
Hukuki nitelikKira benzeri (m.1130 → TBK adi kira)Kendine özgü tahsis sözleşmesiTaşıma (navlun) sözleşmesi

Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?

Zaman çarteri, ilk kez 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile müstakil bir sözleşme tipi olarak (m.1131-1137) düzenlenmiştir. Bu Kanun 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe girmiştir (TTK m.1534). Dolayısıyla olay tarihi bu tarihten sonra ise bugün geçerli m.1131 vd. hükümleri uygulanır.

Olay 1 Temmuz 2012’den önceye ait ise durum değişir: yürürlükten kalkmış olan eski (mülga) Türk Ticaret Kanunu döneminde zaman çarteri ayrı ve isimlendirilmiş bir bölümde düzenlenmiyor, bu tür ilişkiler navlun/çarter sözleşmesi hükümleri çerçevesinde değerlendiriliyordu. Sözleşmeler kural olarak kuruldukları tarihteki hukuka tabi olduğundan, eski dönemde kurulmuş bir çarter ilişkisine ait uyuşmazlıkta hangi rejimin geçerli olduğu ayrıca incelenmelidir. Bu nedenle eski tarihli Yargıtay kararlarını okurken, kararın hangi Kanun dönemine ait olduğuna dikkat edilmelidir.

Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı

Zaman çarteri sözleşmesi TTK’da düzenlendiğinden, bundan doğan davalar TTK m.4 uyarınca tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Görevli mahkeme ise asliye ticaret mahkemesidir:

Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/1)

Deniz ticaretine ilişkin davalar için kanun ayrıca ihtisaslaşmayı öngörür; bu nedenle yukarıda alıntılanan kararlar “denizcilik ihtisas mahkemesi” sıfatıyla görev yapan asliye ticaret mahkemelerinden çıkmıştır:

Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/2)

Zaman çarterinde süre yönünden en kritik nokta kısa zamanaşımıdır. Deniz ticaretine özgü bir yıllık süre uygulanır:

1188 inci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar. (2) Bu süre, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.

(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1246)

Bu bir yıllık süre özel bir düzenlemedir ve Türk Borçlar Kanunu’ndaki genel zamanaşımı sürelerinin önüne geçer. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, bu tür bir uyuşmazlıkta genel süre yerine TTK m.1246’nın uygulanması gerektiğini vurgulayarak ilk derece mahkemesinin zamanaşımı kararını onamıştır:

Bu nedenle özel düzenleme mevcut iken genel düzenleme kapsamında zamanaşımı definin değerlendirilmesi uygun düşmeyecektir.

(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/1254, K. 2022/1432, T. 03.11.2022 — istinaf, başvurunun esastan reddi)

İstinaf (bölge adliye) kararları da bağlayıcı emsal değildir; ancak bir yıllık sürenin genel zamanaşımı hükümlerine karşı öncelikli uygulandığını göstermesi bakımından önemlidir. Alacağın hangi anda muaccel olduğunun doğru saptanması, bu kısa sürede dava açabilmenin anahtarıdır.

Sık Yapılan Hatalar

  • Zaman çarterini gemi kirası (bareboat) sanmak. İkisinde de “gemi kiralanıyor” görünse de zaman çarterinde zilyetlik ve teknik yönetim tahsis edende kalır (m.1131/2); bareboat’ta gemi bütünüyle kiracıya geçer. Bu ayrım, sorumluluk ve masraf paylaşımını tümden değiştirir.
  • Yakıt ve işletme giderlerini yanlış tarafa yüklemek. TTK m.1135 uyarınca yakıt dâhil ticari işletme giderleri tahsis olunana aittir; teknik bakım ve gemi adamları ise tahsis edende kalır.
  • Off-hire eşiğini atlamak. Geminin çalışamadığı her an için değil, m.1136/2’deki yirmidört saatlik eşiği aşan kullanılamaz süre için ücret düşer; şartları sözleşmeyle ayrıca düzenlemek isabetli olur.
  • Bir yıllık zamanaşımını kaçırmak. TTK m.1246’daki bir yıllık süre çok kısadır ve genel TBK sürelerinin önüne geçer; alacağın muaccel olduğu an doğru saptanmazsa dava zamanaşımından reddedilebilir.
  • Standart formun imzasını yeterli görmek. Baltime gibi matbu bir form kullanmak sözleşmeyi tek başına geçerli kılmaz; formu imzalayanın şirketi temsile yetkili olması gerekir. Aksi hâlde, Yargıtay’ın onadığı örnekte olduğu gibi, sözleşme geçersiz sayılabilir.
  • Süre bittiğinde gemiyi geç iade etmek. TTK m.1137/2 uyarınca gecikilen dönem için tahsis ücretinin iki katı ödenir; daha yüksek zarar ispatlanırsa o da eklenir.

Özet

  • Zaman çarteri, TTK m.1131 uyarınca donatılmış bir geminin ticari yönetiminin belirli bir süre ve ücret karşılığında tahsis olunana bırakılmasıdır; teknik yönetim ve zilyetlik tahsis edende kalır (m.1131/2).
  • Tahsis eden gemiyi hazır, denize ve yola elverişli tutar (m.1133); ticari yönetim ve yakıt dâhil işletme giderleri tahsis olunana aittir (m.1134-1135), kaptan ticari yönetimde tahsis olunanın talimatına uyar.
  • Tahsis ücreti aylık ve peşin işler (m.1136); geminin çalışamadığı, yirmidört saati aşan süre için ücret ödenmez (off-hire) ve tahsis edenin kanuni hapis hakkı vardır.
  • Süre bitiminde gemi iade edilmezse tahsis ücretinin iki katı ödenir (m.1137/2).
  • Zaman çarteri, gemi kirasından (m.1119 — zilyetlik kiracıya geçer) ve yolculuk çarterinden (m.1138 — navlun/taşıma sözleşmesi) ayrı, kendine özgü bir sözleşmedir.
  • Uyuşmazlıklar ticari dava olup asliye ticaret / denizcilik ihtisas mahkemesinde görülür (TTK m.4-5); alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar (m.1246).

İlgili yazılar: Gemi Kira Sözleşmesi (Bareboat) · Navlun Sözleşmesi · Asliye Ticaret Mahkemesi Nedir? · Tacir Kimdir ve Tacir Olmanın Sonuçları · Tahkim Nedir? · Kira Sözleşmesi

Sıkça Sorulan Sorular

Zaman çarteri sözleşmesi nedir?

TTK m.1131 uyarınca zaman çarteri sözleşmesi, tahsis edenin donatılmış bir geminin ticari yönetimini belli bir süre için ve bir ücret karşılığında tahsis olunana bırakmayı üstlendiği sözleşmedir. Geminin teknik yönetimi ve zilyetliği tahsis edende kalır; ticari yönetim ise süre boyunca tahsis olunana geçer. Kısaca gemi değil, geminin belirli süreli ticari işletme yetkisi kiralanır.

Zaman çarteri ile gemi kirası (bareboat) arasındaki fark nedir?

Gemi kirasında (TTK m.1119) kiracı geminin kullanımını bütünüyle devralır; kiraya veren gemi adamlarını da verse sözleşmenin niteliği değişmez ve zilyetlik kiracıya geçer. Zaman çarterinde ise teknik yönetim ve zilyetlik tahsis edende kalır (m.1131/2), yalnızca ticari yönetim tahsis olunana bırakılır. Yani bareboat'ta gemi, zaman çarterinde geminin ticari işletmesi kiralanır.

Zaman çarteri ile yolculuk çarteri farkı nedir?

Yolculuk çarteri bir navlun (taşıma) sözleşmesidir; TTK m.1138 uyarınca taşıyan, navlun karşılığında belirli bir yolculukta eşyayı taşımayı üstlenir ve borcu taşıma sonucuna bağlıdır. Zaman çarterinde ise belirli bir yolculuk değil, belirli bir SÜRE için geminin ticari yönetimi tahsis olunana bırakılır; ücret süreye göre işler, taşınan yükün türü ve miktarı ücreti belirlemez.

Zaman çarterinde teknik yönetim ve ticari yönetim kime aittir?

TTK m.1133 uyarınca geminin teknik yönetimini tahsis eden üstlenir; gemiyi kararlaştırılan tarih ve yerde hazır bulundurmak, sözleşme süresince denize ve yola elverişli tutmakla yükümlüdür. TTK m.1134 uyarınca ticari yönetim tahsis olunana aittir ve kaptan, ticari yönetime ilişkin talimatlarda tahsis olunana uymak zorundadır.

Zaman çarterinde yakıt ve işletme giderleri kime aittir?

TTK m.1135 uyarınca geminin ticari işletilmesinden doğan giderler (özellikle makinelerin düzenli çalışmasını sağlayacak nitelik ve miktarda yakıtın sağlanması dâhil tüm giderler) tahsis olunana aittir. Buna karşılık geminin teknik bakımı, gemi adamları ve teknik yönetime ilişkin masraflar tahsis edende kalır.

Tahsis (çarter) ücreti nasıl ödenir?

TTK m.1136 uyarınca tahsis ücreti, geminin ticari yönetiminin fiilen tahsis olunana bırakıldığı günden başlamak üzere aylık olarak ve peşinen ödenir. Tahsis eden, sözleşmeden doğan bütün alacakları için tahsis olunana ait taşınır ve kıymetli evrak üzerinde kanuni hapis hakkına sahiptir.

Gemi çalışamaz durumdayken (off-hire) ücret ödenir mi?

TTK m.1136/2 uyarınca geminin hareketsiz kaldığı sürenin en az yirmidört saati geçmiş olması şartıyla, ticari bakımdan yararlanılabilir durumda olmadığı süre için ücret ödenmez. Uygulamada "off-hire" denilen bu durumun hangi olaylarda işleyeceği çoğu zaman charter parti hükümleriyle ayrıca ayrıntılandırılır.

Süre bitiminde gemi iade edilmezse ne olur?

TTK m.1137/2 uyarınca tahsis olunan gemiyi sözleşmede belirlenen yer ve hâlde iade etmekle yükümlüdür. İade gecikirse, gecikilen dönem için sözleşmenin bittiği tarihte ödenmesi gereken tahsis ücretinin iki katı ödenir; daha yüksek bir zarar ispatlanırsa o zarar da istenebilir.

Zaman çarterinden doğan alacaklarda zamanaşımı süresi ne kadardır?

TTK m.1246 uyarınca gemi kira, zaman çarteri ve navlun sözleşmelerinden ya da konişmentodan doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar; süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Bu bir yıllık özel süre, Türk Borçlar Kanunu'ndaki genel zamanaşımı sürelerinin önüne geçer.

Zaman çarter partisi (charter party) düzenlenmesi zorunlu mudur?

TTK m.1132 uyarınca sözleşme kurulduğunda taraflardan her biri, giderini ödeyerek sözleşme şartlarını içeren bir zaman çarter partisi düzenlenmesini isteyebilir. Parti, sözleşmenin geçerlilik şartı değil, şartları belgeleyen bir belgedir; uygulamada çoğunlukla Baltime gibi standart matbu formlar kullanılır.

Zaman çarteri uyuşmazlıkları hangi mahkemede görülür?

Zaman çarteri sözleşmesi TTK'da düzenlendiğinden bundan doğan davalar TTK m.4 uyarınca ticari dava sayılır ve TTK m.5 uyarınca asliye ticaret mahkemesinde görülür. TTK m.5/2 uyarınca deniz ticaretine ilişkin davalara bakmak üzere belirli asliye ticaret mahkemeleri denizcilik ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilebilir.

Zaman çarterine hangi tarihteki kanun uygulanır?

Zaman çarteri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1 Temmuz 2012'de yürürlüğe giren m.1131-1137 hükümlerinde müstakil bir sözleşme tipi olarak düzenlenmiştir. Olay bu tarihten önceye aitse yürürlükten kalkmış eski Ticaret Kanunu dönemindeki navlun/çarter hükümleri değerlendirilir; sözleşmeler kural olarak kuruldukları tarihteki hukuka tabidir.

Kaptan zaman çarterinde kimin talimatına uyar?

TTK m.1134/2 uyarınca kaptan, geminin ticari yönetimine ilişkin olarak tahsis olunanın sözleşme çerçevesinde verdiği bütün talimatlara uymak zorundadır. Buna karşılık geminin teknik yönetimi, güvenliği ve denize elverişliliği konusunda kaptan, gemi adamlarının işvereni olan tahsis edene (donatana) bağlı kalır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Navlun ve konişmentodan doğan taşıma uyuşmazlıkları, çarter sözleşmeleri ve gemi ipoteği işlemlerini yürütür.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp