
İçindekiler 13
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Alacağın Temliki Nedir? Borçlunun Rızası Gerekir mi?
- Şekil: Devir Yazılı Olmalı
- Yazılı Şekil Kuralının İstisnası: Kanun veya Mahkeme Kararıyla Devir
- Borçlu Devri Bilmiyorsa: Eski Alacaklıya Ödeme
- Borçlunun Savunmaları Yeni Alacaklıya da İleri Sürülür
- Devirle Neler Geçer?
- Devreden Ne Vermek Zorunda? Belgeler ve Bilgi
- Alacak Çıkmazsa Devralan Ne Yapabilir? Devredenin Garantisi
- Alacağın Kime Ait Olduğu Çekişmeliyse: Borçlunun Çıkış Yolu (TBK m.187)
- Yargıtay Ne Diyor? Yazılı Şekil Bir Geçerlilik Koşuludur
- Devir Öncesi Kontrol Edilecek Noktalar
Kısa Cevap
Alacağın temliki (devri), bir alacaklının, borçludan olan alacağını üçüncü bir kişiye (devralana) devretmesidir. Devirle birlikte alacak yeni alacaklıya geçer ve borçlu artık ona öder. Kural olarak bunun için borçlunun rızası gerekmez; kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı alacağını serbestçe devredebilir. Devrin geçerli olması için yazılı yapılması şarttır. Borçlu, devri bilmiyorsa eski alacaklıya ödeme yaparak borcundan kurtulur; ayrıca eski alacaklıya karşı sahip olduğu savunmaları (itirazları) yeni alacaklıya da ileri sürebilir.
Bu Durumda mısınız?
- Bir alacağınızı başkasına devretmek (temlik etmek) istiyorsunuz ve nasıl yapılacağını soruyorsunuz.
- Bir banka/faktoring/başka kişi, borçlu olduğunuz alacağı devraldı ve size ödeme için başvurdu.
- Devirden haberiniz yokken eski alacaklıya ödeme yaptınız.
- Eski alacaklıya karşı bir itirazınız (borç ödendi/zamanaşımı) var ve yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir misiniz diye soruyorsunuz.
- Sözleşmede “devredilemez” kaydı var ve devrin geçerli olup olmadığını merak ediyorsunuz.
Bu soruların cevabı sözleşmeye ve somut duruma göre değişir; bir avukata danışın.
Alacağın Temliki Nedir? Borçlunun Rızası Gerekir mi?
Alacağın devrinin en belirgin özelliği, kural olarak borçlunun onayını gerektirmemesidir:
6098 sayılı TBK m.183 — Genel olarak
Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.
Yani alacaklı, alacağını devrederken borçluya sormak zorunda değildir. Bunun üç istisnası vardır: kanunun devri yasaklaması, sözleşmede devir yasağı kararlaştırılması ya da işin niteliğinin devre engel olması. Ancak sözleşmedeki devir yasağı bile mutlak değildir: borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralan iyiniyetli üçüncü kişiye karşı, “devredilemez kararlaştırılmıştı” savunmasını ileri süremez (TBK m.183).
Şekil: Devir Yazılı Olmalı
Alacağın devri, şekle bağlı bir işlemdir:
6098 sayılı TBK m.184 — Şekli
Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.
Buna göre alacağın devri yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz; sözlü temlik hüküm doğurmaz. Buna karşılık, ileride devir yapma sözü vermek (devir vaadi) şekle bağlı değildir (TBK m.184).
Yazılı Şekil Kuralının İstisnası: Kanun veya Mahkeme Kararıyla Devir
Alacağın el değiştirmesi her zaman bir devir sözleşmesiyle olmaz. Kanun, devrin kanun ya da mahkeme kararı gereğince gerçekleştiği hâli ayrı bir maddede düzenler ve orada şekil aramaz:
6098 sayılı TBK m.185 — Yasal veya yargısal devir ve etkisi
Alacağın devri kanun veya mahkeme kararı gereğince gerçekleşmişse, bu devir özel bir şekle ve önceki alacaklının rızasını açıklamasına gerek olmaksızın, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.
Madde iki ayrı şartı birden kaldırır: özel şekil aranmaz ve önceki alacaklının rıza açıklaması gerekmez. Üstelik sonuç yalnızca taraflar arasında değil, üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.
Pratikte bu ayrım, uyuşmazlığın seyrini değiştirir. Alacağın kendisine kanun ya da mahkeme kararı gereğince geçtiğini söyleyen kişi bakımından madde, özel şekil şartını ve önceki alacaklının rıza açıklamasını açıkça devre dışı bırakır. Dolayısıyla yazılı temlikname yok, o hâlde devir geçersiz savunması her geçiş türü için otomatik olarak doğru değildir; önce geçişin hangi yoldan gerçekleştiği belirlenmelidir. Hangi geçişlerin bu kapsama girdiği ise m.185’te sayılmaz. Bunu, geçişi sağlayan özel hüküm belirler.
Borçlu Devri Bilmiyorsa: Eski Alacaklıya Ödeme
Devir, borçluya bildirilmeden de geçerli olur; ancak kanun, durumu bilmeyen borçluyu korur:
6098 sayılı TBK m.186 — İyiniyetle yapılan ifa
Borçlu, alacağın devredildiği, devreden veya devralan tarafından kendisine bildirilmemişse, önceki alacaklıya; alacak birkaç kez devredilmişse, son devralan yerine önceki devralanlardan birine iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulur.
Yani borçlu, devirden haberdar değilse eski alacaklıya (veya önceki devralanlardan birine) iyiniyetle ödeme yaparak borcundan kurtulur. Bu nedenle alacağı devralan yeni alacaklının, devri borçluya bildirmesi kendi yararınadır; aksi hâlde borçlunun eski alacaklıya yaptığı ödeme geçerli sayılır.
Borçlunun Savunmaları Yeni Alacaklıya da İleri Sürülür
Alacağın el değiştirmesi, borçlunun durumunu ağırlaştırmaz. Borçlu, eski alacaklıya karşı sahip olduğu itirazları korur:
6098 sayılı TBK m.188 — Borçluya ait savunmalar
Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir.
Buna göre borçlu; borcun ödendiği, zamanaşımına uğradığı, alacağın muaccel olmadığı gibi eski alacaklıya karşı ileri sürebileceği savunmaları, yeni alacaklıya (devralana) karşı da ileri sürebilir. Ayrıca borçlu, koşulları varsa karşı alacağını takas da edebilir (TBK m.188). Kısacası devir, borçluyu haklarından yoksun bırakmaz.
Devirle Neler Geçer?
Alacağın devri, yalnızca ana alacağı değil, ona bağlı hakları da kapsar:
6098 sayılı TBK m.189 — Öncelik hakları ve bağlı hakların geçişi
Alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer.
Buna göre rehin, kefalet gibi bağlı haklar (teminatlar) ve öncelik hakları, devredenin kişiliğine özgü olanlar dışında devralana geçer; ayrıca asıl alacakla birlikte işlemiş faizler de devredilmiş sayılır (TBK m.189). Böylece devralan, alacağı güvenceleriyle birlikte elde eder.
Devreden Ne Vermek Zorunda? Belgeler ve Bilgi
Buraya kadarki bölümler borçlunun durumunu anlatıyor. Devrin bir de ikinci yüzü vardır: devreden ile devralan arasındaki ilişki. Kanun önce devredene bir teslim ve bilgilendirme yükümü koyar:
6098 sayılı TBK m.190 — Senet ve belgelerin teslimi ve bilgi verilmesi
Devreden, devralana alacak senedi ile elinde bulunan ispatla ilgili diğer belgeleri teslim etmek ve alacağını ileri sürebilmesi için gerekli bilgileri vermekle yükümlüdür.
Yüküm iki kalemlidir ve ikincisi çoğu zaman atlanır: belgelerin teslimi (alacak senedi ve elinde bulunan ispatla ilgili diğer belgeler) ve ayrıca bilgi verme. Yani devreden, sadece evrakı uzatıp çekilemez; devralanın alacağını ileri sürebilmesi için gereken bilgileri de vermek zorundadır.
Alacak Çıkmazsa Devralan Ne Yapabilir? Devredenin Garantisi
Alacağı devralan kişinin en büyük riski, devraldığı alacağın hiç var olmaması ya da borçlunun ödeyecek durumda olmamasıdır. Kanun burada ikili bir ayrım yapar:
6098 sayılı TBK m.191
Alacak, bir edim karşılığında devredilmişse devreden, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olur. Alacak bir edim karşılığı olmaksızın devredilmiş ya da kanun gereğince başkasına geçmişse, devreden veya önceki alacaklı, alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumlu değildir.
Ayrımı belirleyen şey karşılıktır:
| Devrin niteliği | Devreden neyi garanti eder? |
|---|---|
| Bir edim karşılığında (bedelli) | Alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu |
| Karşılıksız ya da kanun gereğince geçiş | Hiçbirini — alacağın varlığından da ödeme gücünden de sorumlu değildir |
İki ayrıntı kolayca gözden kaçar. Birincisi, bedelli devirde garanti iki kalemi birden kapsar: yalnız alacağın gerçekten var olduğu değil, borçlunun ödeme gücü de garanti edilmiş sayılır. İkincisi ve daha önemlisi, maddenin lafzı bu garantiyi “devir sırasında” ile sınırlar; yani ölçüm anı devir anıdır. Borçlunun devirden sonra ödeme gücünü yitirmesi, maddenin bu cümlesinin kapsadığı bir hâl değildir.
Garanti işlediğinde devralanın elindeki istemler kanunda tek tek sayılmıştır:
6098 sayılı TBK m.193 — Sorumluluğun kapsamı
Devralan garanti ile yükümlü olan devredenden aşağıdaki istemlerde bulunabilir: 1. İfa ettiği karşı edimin faizi ile birlikte geri verilmesini. 2. Devrin sebep olduğu giderleri. 3. Borçluya karşı devraldığı alacağı elde etmek için yaptığı ve sonuçsuz girişimlerin yol açtığı giderleri. 4. Devreden kusursuzluğunu ispat etmedikçe uğradığı diğer zararlarını.
İlk üç bent somut kalemleri sayar: ödenen bedelin faiziyle iadesi, devrin giderleri ve alacağı elde etmek için yapılıp sonuçsuz kalan girişimlerin giderleri. Üçüncü bent pratikte en çok işi görendir; borçluya karşı yürütülüp sonuç vermeyen takip girişimlerinin masrafları bu bendin lafzına doğrudan girer.
Dördüncü bent ise diğerlerinden farklı yazılmıştır: yalnız bu bentte bir kusur kaydı vardır ve kayıt ters yönlüdür — devreden, kusursuzluğunu ispat etmedikçe diğer zararlardan da sorumludur. Yani ispat yükü zarar görene değil, devredene yüklenmiştir.
Alacağın Kime Ait Olduğu Çekişmeliyse: Borçlunun Çıkış Yolu (TBK m.187)
Temlik uyuşmazlıklarında borçlu çoğu zaman iki alacaklı arasında sıkışır: hem devreden hem devralan ödeme ister ve yanlış kişiye ödeme yapmanın riski borçludadır. Kanun bu duruma özel bir çözüm getirir:
6098 sayılı TBK m.187 — İfadan kaçınma ve tevdi
Kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusu, ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hâkim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulur. Borçlu, alacağın çekişmeli olduğunu bildiği hâlde ifada bulunursa, bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur.
Hüküm borçluya bir hak ve bir risk birlikte verir. Hak: ödemeden kaçınıp alacağın konusunu hâkimin belirlediği yere tevdi ederek borçtan kurtulmak. Risk: çekişmeyi bildiği hâlde ödeme yaparsa doğacak sonuçlardan sorumlu olmak; yani yanlış kişiye ödeme yapmışsa gerçek alacaklıya ikinci kez ödemek zorunda kalabilir.
Buradaki eşik “çekişmenin varlığı” değil, borçlunun bilmesidir. Bu nedenle devreden ile devralan arasında ihtilaf çıktığında borçluya yapılan yazılı bildirimler, sonradan bu bilme unsurunun ispatında belirleyici olur. Tevdi yeri hâkim tarafından belirlenir; borçlunun kendi seçtiği bir yere yatırması borçtan kurtarmaz.
Yargıtay Ne Diyor? Yazılı Şekil Bir Geçerlilik Koşuludur
Yargıtay, alacağın temlikinin yazılı şekil şartını bir geçerlilik (muteberlik) koşulu olarak istikrarla uygular; yazılı yapılmayan temlik hüküm doğurmaz. Hukuk Genel Kurulu kuralı şöyle özetler:
“Kanunumuz alacağın temlikinin yazılı şekilde yapılmasını öngörmektedir. Bu itibarladır ki, bir muteberlik şekli olarak yazılı şekle uyulmadıkça alacağın temlikinin hiçbir hükmü yoktur.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/11-1602, K. 2013/712, T. 15.05.2013)
Aynı kararda Yargıtay iki pratik ayrıntıya da işaret eder: temlik senedinde (temliknamede) yalnızca devredenin (temlik edenin) imzasının bulunması yeterlidir, devralanın imzası şart değildir; senede tarih konulması da zorunlu değildir. Karar ayrıca temlikin borçlunun rızasını gerektirmediğini teyit eder ve mülga Borçlar Kanunu’nun 162 vd. maddelerinin yürürlükteki karşılığının TBK m.183 vd. olduğunu belirtir. Kural değişmemiştir. Uygulamadaki sonuç nettir: sözlü ya da yalnızca fiilî mutabakata dayanan bir devir, yazılı bir temlikname bulunmadıkça geçersizdir.
Devir Öncesi Kontrol Edilecek Noktalar
- Devir için borçlunun onayını beklemek. Kural olarak borçlunun rızası gerekmez (TBK m.183).
- Temliki sözlü yapmak. Sözleşmeyle yapılan devrin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır (TBK m.184).
- Şekil kuralını her devre uygulamak. Kanun veya mahkeme kararı gereğince gerçekleşen devirde özel şekil ve önceki alacaklının rızası aranmaz (TBK m.185).
- Devreden belgeleri vermeden işi bitmiş saymak. Devreden, senet ve ispatla ilgili belgeleri teslim etmenin yanında bilgi vermekle de yükümlüdür (TBK m.190).
- Bedelli devirde garantiyi bilmemek. Bir edim karşılığında devirde devreden, alacağın varlığını ve borçlunun devir sırasındaki ödeme gücünü garanti etmiş sayılır (TBK m.191); karşılıksız ya da kanun gereği geçişte bu sorumluluk yoktur.
- Devri borçluya bildirmemek. Bildirim yapılmazsa borçlu eski alacaklıya ödeyerek kurtulabilir (TBK m.186).
- Borçlunun savunmalarının düştüğünü sanmak. Borçlu, eski alacaklıya karşı savunmalarını devralana da ileri sürebilir (TBK m.188).
- Teminatların geçmediğini düşünmek. Rehin/kefalet gibi bağlı haklar ve işlemiş faizler devralana geçer (TBK m.189).
İlgili yazılar: Sözleşme Nedir? Türleri, Geçerliliği ve Sona Ermesi · Menfi Tespit Davası Nedir? · Kefalet (Kefillik) Nedir? · İhtarname Nedir? Ne İşe Yarar, Nasıl Çekilir?
Sıkça Sorulan Sorular
Alacağın temliki (devri) nedir?
Bir alacaklının, bir borçludan olan alacağını üçüncü bir kişiye (devralana) devretmesidir. Devirle birlikte alacak, yeni alacaklıya (devralana) geçer ve borçlu artık ona ödeme yapar. Uygulamada 'temlik' de denir (TBK m.183).
Alacağı devretmek için borçlunun rızası gerekir mi?
Kural olarak hayır. Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü kişiye devredebilir (TBK m.183). Yani borçluya sorulması şart değildir; ancak sözleşmede devir yasağı varsa durum değişir.
Alacağın devri hangi şekilde yapılmalı?
Alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır (TBK m.184). Sözlü temlik geçerli değildir. Buna karşılık ileride devir yapma sözü vermek (devir vaadi) şekle bağlı değildir.
Devirden haberim yokken eski alacaklıya öderdim; borcum kalkar mı?
Evet. Devir size bildirilmemişse, önceki alacaklıya iyiniyetle ödeme yaparak borcunuzdan kurtulursunuz (TBK m.186). Bu nedenle devralan alacaklının, devri borçluya bildirmesi kendi yararınadır.
Eski alacaklıya karşı itirazlarımı yeni alacaklıya da ileri sürebilir miyim?
Evet. Devri öğrendiğiniz sırada devredene (eski alacaklıya) karşı sahip olduğunuz savunmaları, devralana (yeni alacaklıya) karşı da ileri sürebilirsiniz (TBK m.188). Yani borcun ödendiği, zamanaşımına uğradığı gibi savunmalar korunur.
Devirle birlikte faiz ve teminatlar da geçer mi?
Evet. Devirle, devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar (örneğin rehin, kefalet gibi teminatlar) devralana geçer; işlemiş faizler de devredilmiş sayılır (TBK m.189).
Sözleşmede 'devredilemez' yazıyorsa alacak yine de devredilebilir mi?
Sözleşmeyle devir yasağı kararlaştırılabilir ve kural olarak bağlayıcıdır. Ancak borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralan iyiniyetli üçüncü kişiye karşı, 'devredilemez kararlaştırılmıştı' savunmasını ileri süremez (TBK m.183).
Alacak birden çok kez devredilirse kime öderim?
Devir size bildirilmemişse, alacak birkaç kez devredilmiş olsa bile önceki devralanlardan birine iyiniyetle ödeme yaparak borçtan kurtulursunuz (TBK m.186). Bildirim yapıldıysa, son devralana ödeme yapılmalıdır.
Alacağın kime ait olduğu çekişmeliyse ne yaparım?
Alacağın kime ait olduğu çekişmeliyse, borçlu ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hâkimin belirlediği yere tevdi ederek (depo ederek) borçtan kurtulabilir (TBK m.187). Çekişmeyi bilerek ödeme yapan borçlu ise sonuçlarından sorumlu olur.
Temlik ile alacağın rehni aynı şey mi?
Değildir. Temlikte alacak devralana devredilir ve alacaklı sıfatı el değiştirir; devirle birlikte borçlu artık devralana öder (TBK m.183). Alacağın rehninde ise alacak bir borcun teminatı olarak rehnedilir, alacaklı sıfatı devretmez. İkisi farklı hukuki işlemlerdir.
Her alacak devri yazılı olmak zorunda mı?
Hayır. Yazılı şekil, sözleşmeyle yapılan devir için geçerlilik şartıdır (TBK m.184). Buna karşılık devir kanun veya mahkeme kararı gereğince gerçekleşmişse, özel bir şekle ve önceki alacaklının rızasını açıklamasına gerek olmaksızın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir (TBK m.185).
Devraldığım alacak hiç yoksa devredene başvurabilir miyim?
Devir bir edim karşılığında yapılmışsa evet. Bu hâlde devreden, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş sayılır (TBK m.191). Devir karşılıksızsa ya da alacak kanun gereğince geçmişse devreden alacağın varlığından ve ödeme gücünden sorumlu değildir.
Devreden garanti sorumluluğu altındaysa neleri isteyebilirim?
Kanun kalemleri tek tek sayar: ifa ettiğiniz karşı edimin faiziyle geri verilmesini, devrin sebep olduğu giderleri, alacağı elde etmek için yaptığınız ve sonuçsuz kalan girişimlerin giderlerini; ayrıca devreden kusursuzluğunu ispat etmedikçe uğradığınız diğer zararları (TBK m.193).
Borçlu devirden sonra batarsa devreden sorumlu olur mu?
Maddenin lafzı garantiyi devir anıyla sınırlar: devreden, borçlunun devir sırasında ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş sayılır (TBK m.191). Borçlunun devirden sonra ödeme gücünü yitirmesi bu cümlenin kapsadığı bir hâl değildir; somut olayda taraflar arasında ayrıca kararlaştırılan bir güvence bulunup bulunmadığına bakılmalıdır.
Devreden bana hangi belgeleri vermek zorunda?
Devreden, alacak senedi ile elinde bulunan ispatla ilgili diğer belgeleri teslim etmek ve alacağı ileri sürebilmeniz için gerekli bilgileri vermekle yükümlüdür (TBK m.190). Yüküm yalnız evrak teslimi değildir; bilgi verme de kanunda ayrıca sayılmıştır.
İlgili çalışma alanı: Sözleşmeler Hukuku
← Tüm makaleler