Usul Hukuku

İcra Edilebilirlik Şerhi: Nasıl Alınır, Hangi Mahkemeden?

Arabuluculuk anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi hangi mahkemeden alınır, avukat imzalı anlaşmada aranır mı, harcı ne kadar, reddedilirse ne yapılır.

9 dk okumaYayımlanma:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Kırmızı ıstampa ve mühür
İçindekiler 16

Kısa Cevap

İcra edilebilirlik şerhi, arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşma belgesini ilam (mahkeme kararı) niteliğinde bir belgeye dönüştüren mahkeme şerhidir. Kural olarak dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden, dava sırasında başvurulmuşsa davayı gören mahkemeden istenir. Verilmesi bir çekişmesiz yargı işidir, inceleme dosya üzerinden yapılır ve maktu harca tabidir.

İki önemli istisna vardır: taraflar ve avukatlarıyla arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşmada şerh aranmaz; buna karşılık taşınmaz, kira, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarında şerh zorunludur.

Bu Durumda mısınız?

  • Arabuluculukta anlaştınız, karşı taraf ödemiyor ve doğrudan icraya koyup koyamayacağınızı soruyorsunuz.
  • Anlaşma belgesini avukatlar imzaladı; ayrıca şerh almanız gerekip gerekmediğini merak ediyorsunuz.
  • Uyuşmazlık bir taşınmazın devrine ilişkin ve tapuya nasıl gidileceğini bilmiyorsunuz.
  • Şerh talebiniz reddedildi ve ne yapacağınızı araştırıyorsunuz.
  • Anlaşmaya rağmen karşı taraf ödemedi; yeniden dava açıp açamayacağınızı soruyorsunuz.

Şerh Nedir, Ne İşe Yarar

Arabuluculuk anlaşma belgesi kendi başına bir sözleşmedir. Bu belgeyi doğrudan icra dairesine götürüp cebri icra işletebilmek için ona ilam niteliği kazandırmak gerekir; bunu sağlayan şey icra edilebilirlik şerhidir.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/2

Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa, anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilebilir. Davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır.

Pratik sonuç: şerhli anlaşma, elinizde bir mahkeme ilamı varmış gibi ilamlı icra yoluna konabilir. Bu, ilamsız takibe göre önemli bir üstünlüktür: ilamsız takipte borçlu ödeme emrine süresinde itiraz ederek takibi kendiliğinden durdurabilirken (İİK m.62), ilamlı takipte böyle bir itiraz yolu bulunmaz.

Görevli Mahkeme ile Yetkili Mahkeme Ayrımı

Uygulamada en çok karıştırılan nokta budur ve tek bir kural yoktur. Kanun dört ayrı hâl düzenler:

HâlŞerh nereden alınırDayanak
Dava açılmadan önce arabuluculukArabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesim.18/2
Dava sırasında arabuluculukDavanın görüldüğü mahkemem.18/2
Taşınmaz devri / sınırlı ayni hakTaşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesim.17/B/4
Milletlerarası sulh anlaşma belgesiAsliye ticaret mahkemesim.17/A/1

Taşınmaz uyuşmazlıklarında yer ölçütünün değiştiğine dikkat edin. Arabulucunun görev yaptığı yer değil, taşınmazın bulunduğu yer esas alınır:

6325 sayılı Kanun m.17/B/4

Anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerhin alınması zorunlu olup bu şerh taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır.

Milletlerarası nitelikli sulh anlaşma belgelerinde ise sulh hukuk değil asliye ticaret mahkemesi görevlidir:

6325 sayılı Kanun m.17/A/1

Sözleşme kapsamında arabuluculuk sonucu düzenlenen sulh anlaşma belgelerinin yerine getirilmesi için icra edilebilirlik şerhinin asliye ticaret mahkemesinden alınması zorunludur.

Avukat İmzalı Anlaşma: Şerh Aranmaz — Ama Her Zaman Değil

Anlaşma belgesi taraflar ve avukatlarıyla arabulucu tarafından birlikte imzalanmışsa, ayrıca mahkemeye gidip şerh almaya gerek yoktur. Bu, sürecin en pratik kolaylığıdır. Ancak hükmün ilk cümlesi bir kayıt taşır ve uygulamada çoğu zaman atlanır:

6325 sayılı Kanun m.18/4

Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.

“Kanunlarda zorunlu kılındığı haller hariç” ifadesi boş bir kayıt değildir: aşağıda görüleceği üzere taşınmaz devri (m.17/B) ile kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarında (m.18/B) şerh zorunlu tutulmuştur. Bu uyuşmazlıklarda anlaşmayı avukatlar imzalamış olsa dahi şerh alınması gerekir.

Bu ayrımı gözden kaçırmak somut bir risk doğurur: şerh alınmadığı için ilam niteliği kazanmamış bir belgeyle ilamlı icra takibi başlatılırsa takip, borçlunun itirazıyla karşılaşır.

Şerhin Zorunlu Olduğu Uyuşmazlıklar

Taşınmaz devri ve sınırlı ayni hak

6325 sayılı Kanun m.17/B/1

Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişlidir.

Bu uyuşmazlıklarda şerh zorunludur (m.17/B/4) ve mahkemenin incelemesi genel hâlden daha geniştir: anlaşma içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişliliği yanında, taşınmaz mevzuatındaki sınırlamalar ile usul ve esaslara uyulup uyulmadığı da denetlenir; mahkeme kurumlardan bilgi ve belge isteyebilir, gerektiğinde duruşma açabilir.

Süreç devam ederken taşınmazın elden çıkarılmasını önlemek için tapuya geçici bir şerh konulabilir. Bu şerh süreçle sınırlıdır ve üç ayı geçemez (m.17/B/2).

Kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti, komşu hakkı

6325 sayılı Kanun m.18/B/1

Aşağıdaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır:

Bu kapsamda kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar (ilamsız icra yoluyla tahliye hükümleri hariç), taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesi, Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar sayılmıştır. Bu uyuşmazlıklarda da şerh alınması zorunludur ve taşınmazla ilgili anlaşma belgeleri bakımından şerh taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır (m.18/B/3).

Aile Hukuku: Duruşmalı İnceleme

Şerh incelemesinin kural olarak duruşmasız yapıldığı, tek istisnanın aile hukuku olduğu ve incelemenin kapsamının sınırlı olduğu tek fıkrada düzenlenmiştir:

6325 sayılı Kanun m.18/3

İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi, çekişmesiz yargı işidir ve buna ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılır. Ancak arabuluculuğa elverişli olan aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı olarak yapılır. Bu incelemenin kapsamı anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlıdır.

Buradaki iki sınır önemlidir. Birincisi, aile hukuku uyuşmazlıklarında duruşma zorunludur — hâkimin takdirine bırakılmamıştır. İkincisi, mahkemenin incelemesi esasa girmez: anlaşılan tutarın adil olup olmadığı, tarafların pazarlık gücü, anlaşmanın ekonomik dengesi denetlenmez. Denetim yalnızca “bu içerik arabuluculuğa elverişli mi ve cebren icra edilebilir mi” sorularıyla sınırlıdır.

Başvuru Usulü, Harç ve Dilekçe

Şerh talebi bir dava değil, kanunun açık nitelendirmesiyle çekişmesiz yargı işidir (m.18/3). Uygulamada bu tür talepler mahkeme kayıtlarında genellikle değişik iş (D.İş) olarak açılır; ancak kanun kayıt biçimini düzenlemediğinden başvuru öncesi ilgili mahkemenin uygulamasını teyit etmek yerinde olur. Kanun başvuruya eklenecek belgeleri de saymamıştır; talebin dayanağı anlaşma belgesi olduğundan bu belgenin mahkemeye sunulması işin doğası gereğidir.

Harç bakımından kural açıktır — nispi değil maktu harç uygulanır:

6325 sayılı Kanun m.18/3 — harç

Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi için mahkemeye yapılacak olan başvuru ile bunun üzerine verilecek kararlara karşı ilgili tarafından istinaf yoluna gidilmesi hâlinde, maktu harç alınır. Taraflar anlaşma belgesini icra edilebilirlik şerhi verdirmeden başka bir resmî işlemde kullanmak isterlerse, damga vergisi de maktu olarak alınır.

Anlaşılan tutar ne olursa olsun harcın maktu olması, şerh yolunu dava açmaya kıyasla çok ucuz kılar. Bu, arabuluculuğun teşvik edilmesine yönelik bilinçli bir tercihtir.

Şerh Reddedilirse

Ret kararına karşı istinaf yoluna gidilebilir; bu başvuruda da maktu harç alınır (m.18/3). Ret sebepleri, incelemenin kapsamıyla sınırlıdır: mahkeme yalnızca anlaşma içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığına baktığından (m.18/3), ret ancak bu iki eksenden birine dayanabilir. Cebri icraya elverişsizlik pratikte edimin belirsiz bırakılması, tutar veya vadenin açıkça yazılmaması ya da icra edilemeyecek nitelikte bir yükümlülük kararlaştırılması biçiminde ortaya çıkar.

Bu nedenle anlaşma belgesinin daha düzenlenme aşamasında icraya elverişli biçimde kaleme alınması gerekir: tutar, vade, taraf ve edim açık olmalıdır.

Anlaşma Belgesine Rağmen Dava Açılabilir mi?

Kanunun kuralı nettir ve olumsuzdur:

6325 sayılı Kanun m.18/5

Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.

Buna karşılık uygulamada sık görülen bir durum vardır: anlaşma belgesine “taksitler ödenmezse alacaklı dava açabilir / tüm alacaklarını isteyebilir” yolunda bir kayıt konur ve borçlu ödemeyi aksatır. Bu durumda m.18/5 mutlak biçimde mi uygulanır?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu soruyu bir işçilik alacağı uyuşmazlığında ele almıştır. Olayda ihtiyari arabulucu önünde imzalanan anlaşma belgesinde, taksitlerin zamanında ödenmemesi hâlinde alacaklının yasal yollara başvurabileceği ve indirim yapılan bakiye alacakları da isteyebileceği açıkça kararlaştırılmıştı. Son taksit vadesinde ödenmeyince işçi dava açmış; İlk Derece Mahkemesi m.18/5 gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş, Özel Dairenin bozması üzerine direnmişti. Genel Kurul direnmeyi bozmuştur:

davacının ödenen miktarları mahsup ederek alacağın tamamını dava konusu yapması anlaşma belgesine uygun düşmektedir

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/499, K. 2025/329, T. 21.05.2025)

Bu kararın kapsamı dar okunmalıdır. Sonuç üç somut olguya bağlanmıştır: anlaşma belgesinde ödememe hâlinde dava açılabileceğine dair açık bir kayıt bulunması, dava tarihi itibarıyla son taksitin ödenmemiş olması ve ödemelerin tam ve eksiksiz yapılmamış olması. Karar, arabuluculuk anlaşması bulunan her uyuşmazlıkta dava açılabileceği anlamına gelmez.

Kararın iki sınırı ayrıca belirtilmelidir. Birincisi, karar oy çokluğuyla verilmiştir; azınlık, anlaşma belgesinin şarta bağlanamayacağı ve bu kaydın geçersiz olduğu, ancak Türk Borçlar Kanunu m.27/2 uyarınca kısmi hükümsüzlüğün diğer hükümleri etkilemeyeceği, dolayısıyla dava açılamayacağı görüşündedir. İkincisi, yargılama sırasında son taksitin ödenmiş olması sonucu değiştirmemiştir. Belirleyici olan dava tarihindeki durumdur.

Pratik çıkarım: arabuluculuk anlaşma belgesi düzenlenirken ödememe hâlinde başvurulacak yolun açıkça yazılması, alacaklı bakımından belirleyici olabilmektedir.

İlamlı İcra Takibi

Şerhli anlaşma belgesi ilam niteliğinde sayıldığından ilamlı icra yoluna başvurulur (m.18/2). Buradaki fark yalnızca bir derece meselesi değildir: ilamlı takipte borçlunun kullanabileceği bir itiraz yolu yoktur. İlamsız takibe özgü olan, ödeme emrine yedi gün içinde itiraz ederek takibi durdurma imkânı (İİK m.62) burada işlemez.

Borçlunun elindeki yol, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını istemektir (İİK m.33). Bu talep de her sebeple yapılamaz; kanun sebepleri itfa (borcun ödenmiş olması), imhal (alacaklının süre vermiş olması) ve zamanaşımı ile sınırlar ve bu iddiaların kural olarak resmî veya usulüne göre onaylanmış bir belgeyle ya da ikrarla ispatlanmasını arar. Dolayısıyla şerhli anlaşma belgesiyle başlatılan takipte borçlunun “borcu kabul etmiyorum” demesi sonuç doğurmaz.

Taşınmaz devrine ilişkin anlaşmalarda ise icra takibine gerek kalmadan doğrudan tapuya gidilebilir:

6325 sayılı Kanun m.17/B/6

Anlaşma belgesinin taraflarından biri, icra edilebilirlik şerhi verilmesinden sonra tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilir. Tapu müdürlüğünce taşınmaza ilişkin mevzuatta öngörülen gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra resmi senet düzenlenmeksizin tescil talebi yerine getirilir.

Bu hüküm, taşınmaz devrinde ayrıca tapuda resmî senet düzenlenmesi aşamasını ortadan kaldırır; şerhli anlaşma belgesi tescil için yeterli dayanak oluşturur.

Sık Yapılan Hatalar

  • Avukat imzalı anlaşmada şerhin her zaman gereksiz olduğunu sanmak. İstisna, kanunlarda şerhin zorunlu kılındığı hâllerde uygulanmaz; taşınmaz, kira, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarında şerh yine zorunludur (m.18/4, m.17/B/4, m.18/B/3).
  • Taşınmaz uyuşmazlığında arabulucunun bulunduğu yer mahkemesine başvurmak. Taşınmazla ilgili anlaşma belgelerinde yetki, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesindedir (m.17/B/4).
  • Anlaşma belgesini icraya elverişsiz biçimde yazmak. Tutar, vade ve edim açık değilse şerh reddedilebilir; inceleme tam da bu noktayla sınırlıdır (m.18/3).
  • Nispi harç ödeneceğini varsayarak şerhten kaçınmak. Başvuru maktu harca tabidir; tutarın büyüklüğü harcı etkilemez (m.18/3).
  • Anlaşmaya rağmen koşulsuz dava açılabileceğini düşünmek. Kural, üzerinde anlaşılan hususlarda dava açılamamasıdır (m.18/5); Genel Kurul kararı anlaşmada açık kayıt bulunan dar bir hâle ilişkindir.

Özet

  • Şerh, anlaşma belgesini ilam niteliğinde belgeye dönüştürür ve ilamlı icraya imkân verir (m.18/2).
  • Mercii dörde ayrılır: dava öncesi sulh hukuk, dava sırasında davayı gören mahkeme, taşınmazda taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk, milletlerarası belgede asliye ticaret (m.18/2, m.17/B/4, m.17/A/1).
  • Avukat imzalı anlaşmada şerh aranmaz — ancak kanunen zorunlu kılınan hâller bunun dışındadır (m.18/4).
  • Zorunlu hâller: taşınmaz devri (m.17/B) ile kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıkları (m.18/B).
  • İnceleme çekişmesiz yargı işidir, dosya üzerinden ve sınırlı kapsamda yapılır; aile hukukunda duruşmalıdır (m.18/3).
  • Harç maktudur; istinafta da maktu harç alınır (m.18/3).
  • Anlaşılan konuda dava açılamaz (m.18/5); Genel Kurul, anlaşmada açık kayıt bulunan ve taksidin dava tarihinde ödenmediği somut olayda davanın görülebileceğine karar vermiştir.

Değerlendirme

Şerh rejimi 2023 ve 2024 değişiklikleriyle ikili bir yapıya kavuşmuştur: bir yanda avukat imzasıyla şerhi gereksiz kılan kolaylaştırıcı kural (m.18/4), diğer yanda taşınmaz ve taşınmaz benzeri uyuşmazlıklarda şerhi zorunlu tutan koruyucu kural (m.17/B, m.18/B). Bu iki kural birbirini sınırlar ve pratikte en sık yapılan hata, birincisini ikincisinden habersiz uygulamaktır. Uyuşmazlığın konusu taşınmaza, kiraya, kat mülkiyetine veya komşu hakkına değiyorsa, imzalar tam olsa dahi şerh alınmalıdır.

İkinci olarak, m.18/5’in mutlak görünen lafzı Genel Kurul kararıyla birlikte okunmalıdır. Kanaatimizce kararın taşıdığı asıl mesaj usulî değil, sözleşme tekniğine ilişkindir: anlaşma belgesine ödememe hâlinde izlenecek yolun açıkça yazılması, alacaklının sonraki seçeneklerini belirlemektedir. Bu kayıt bulunmayan bir anlaşmada ödeme aksadığında elinizde kalan yol, şerh alıp ilamlı icraya gitmektir; dava yolu m.18/5 engeline takılacaktır. Bununla birlikte karar oy çokluğuyla verilmiş olup azınlığın kısmi hükümsüzlük görüşü ciddi bir itirazdır. Bu nedenle dava yoluna güvenmek yerine anlaşmayı baştan icraya elverişli düzenlemek daha güvenli bir stratejidir.

Nihai değerlendirme dosyanızın somut şartlarına bağlıdır; mesleki sorumluluk avukatınızdadır.

İlgili yazılar: Arabuluculuk Nedir? Zorunlu (Dava Şartı) Arabuluculuk ve Anlaşma (6325 sayılı Kanun) · Ticari Davalarda Arabuluculuk · İtirazın İptali Davası

Sıkça Sorulan Sorular

İcra edilebilirlik şerhi nedir?

Arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşma belgesinin cebri icraya konulabilmesi için mahkemeden alınan şerhtir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır ve ilamlı icra takibine konu edilebilir (6325 sK m.18/2).

İcra edilebilirlik şerhi hangi mahkemeden alınır?

Kural olarak dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden, dava sırasında başvurulmuşsa davanın görüldüğü mahkemeden istenir (6325 sK m.18/2). Ancak taşınmazın devrine ilişkin uyuşmazlıklarda taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi (m.17/B), milletlerarası sulh anlaşma belgelerinde ise asliye ticaret mahkemesi yetkilidir (m.17/A).

Avukat imzalı arabuluculuk anlaşmasında şerh gerekir mi?

Kural olarak gerekmez. Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, şerh aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Ancak bu istisna, kanunlarda şerh alınmasının zorunlu kılındığı hâllerde uygulanmaz (6325 sK m.18/4).

Hangi hâllerde icra edilebilirlik şerhi zorunludur?

Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklarda şerh alınması zorunludur (6325 sK m.17/B). Kira ilişkisinden kaynaklanan, ortaklığın giderilmesine ilişkin, Kat Mülkiyeti Kanunundan doğan ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarda da şerh zorunludur (m.18/B).

Şerh başvurusu duruşmalı mı yapılır?

Kural olarak hayır. İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi çekişmesiz yargı işidir ve inceleme dosya üzerinden yapılır. Arabuluculuğa elverişli aile hukuku uyuşmazlıklarında ise inceleme duruşmalı olarak yapılır (6325 sK m.18/3).

Mahkeme şerh incelemesinde neye bakar?

İnceleme sınırlıdır. Mahkeme yalnızca anlaşma içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığına bakar; anlaşmanın esasını, tutarın adil olup olmadığını denetlemez (6325 sK m.18/3). Taşınmaz uyuşmazlıklarında inceleme kanuni sınırlamalara uyulup uyulmadığını da kapsar.

İcra edilebilirlik şerhi başvurusunda ne kadar harç ödenir?

Maktu harç alınır. Şerh için mahkemeye yapılacak başvuruda ve bunun üzerine verilecek kararlara karşı istinafa gidilmesi hâlinde maktu harç uygulanır. Anlaşma belgesi şerh alınmadan başka bir resmî işlemde kullanılmak istenirse damga vergisi de maktu olarak alınır (6325 sK m.18/3).

Arabuluculukta anlaştıktan sonra aynı konuda dava açabilir miyim?

Kural olarak açamazsınız; üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz (6325 sK m.18/5). Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.05.2025 tarihli kararında, anlaşma belgesinde ödeme yapılmaması hâlinde dava açılabileceğine dair açık bir kayıt bulunan ve son taksitin dava tarihinde ödenmemiş olduğu somut olayda davanın görülebileceği kabul edilmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

Şerh talebim reddedilirse ne yapabilirim?

Ret kararına karşı istinaf yoluna gidilebilir; bu başvuruda da maktu harç alınır (6325 sK m.18/3). Ret genellikle anlaşma içeriğinin cebri icraya elverişli olmamasından kaynaklanır; bu durumda anlaşmanın icraya elverişli biçimde yeniden düzenlenmesi gündeme gelir.

Şerhli anlaşma belgesiyle nasıl icra takibi başlatılır?

Şerhi içeren anlaşma ilam niteliğinde belge sayıldığından ilamlı icra yoluna başvurulur (6325 sK m.18/2). Bu yolda borçlunun imzaya veya borca itirazı takibi kendiliğinden durdurmaz; icranın geri bırakılması ayrıca talep edilmelidir.

Taşınmaz devrinde şerh alındıktan sonra tapuya nasıl gidilir?

Anlaşma belgesinin taraflarından biri, şerh verilmesinden sonra tapu müdürlüğünden doğrudan tescil talebinde bulunabilir. Tapu müdürlüğünce gerekli inceleme yapıldıktan sonra resmî senet düzenlenmeksizin tescil talebi yerine getirilir (6325 sK m.17/B/6).

Arabuluculuk sürecinde taşınmaz için tapuya şerh konulabilir mi?

Konulabilir. Tarafların yazılı olarak kararlaştırması ve arabulucunun bunu tutanak altına alması hâlinde, arabulucunun talebiyle tasarruf yetkisinin kısıtlandığına dair tapu siciline şerh verilir. Bu şerh süreçle sınırlıdır ve konulduğu tarihten itibaren üç ayı geçemez (6325 sK m.17/B/2).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Görev ve yetki itirazları, süre hesabı, istinaf ve temyiz başvuruları gibi yargılamanın usul sorunlarını takip eder.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp