
İçindekiler 19
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Soybağı Nasıl Kurulur?
- Babalık Karinesi
- Soybağının Reddi Davası
- İspat Yükü
- Babalık Davası
- Babalık Karinesi ve Gebe Kalma Dönemi
- DNA ve Genetik İnceleme
- Hak Düşürücü Süreler: Anayasa Mahkemesi Neyi İptal Etti?
- Soybağının Reddinde Süre
- Babalık Davasında Süre
- Dikkat Çekici Tezat: Tanımanın İptalinde Beş Yıl Ayakta
- Özet Tablo
- Gecikmeyi Haklı Kılan Sebep
- Tanıma ve Tanımanın İptali
- Ananın Malî Hakları
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Soybağı, çocuk ile ana ve baba arasındaki hukuki bağdır. Ana yönünden doğumla kendiliğinden kurulur; baba yönünden ise ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur (TMK m.282). Evlilik içinde doğan çocuğun babası kocadır. Bu babalık karinesi ancak soybağının reddi davasıyla çürütülür. Evlilik dışında doğan çocuk ile baba arasındaki bağın mahkemece kurulması ise babalık davasının konusudur. Her iki davanın da sıkı hak düşürücü süreleri vardır ve bu sürelerin bir bölümü Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.
Bu Durumda mısınız?
- Nüfusta babası olarak göründüğünüz çocuğun biyolojik babası olmadığınızı öğrendiniz ve kaydın düzeltilmesini istiyorsunuz.
- Evlilik dışında doğan çocuğunuzun babayla arasındaki soybağının mahkemece kurulmasını talep etmek istiyorsunuz.
- Bir yıllık süreyi kaçırmış olabileceğinizi düşünüyor, hâlâ dava açıp açamayacağınızı merak ediyorsunuz.
- Karşı taraf DNA testinden kaçınıyor ve bunun sonucunun ne olacağını bilmiyorsunuz.
- Bir çocuğu tanıdınız ve bu beyanın yanılma veya aldatma sebebiyle iptalini istiyorsunuz.
- Doğum ve gebelik giderleriniz için babadan ödeme talep etmeyi düşünüyorsunuz.
Bu alan hem hak düşürücü sürelerin sertliği hem de sürelerin yakın tarihte değişmiş olması sebebiyle özellikle risklidir; dosyanızı vakit geçirmeden bir avukatla değerlendirin.
Soybağı Nasıl Kurulur?
Kanun, soybağının kurulma yollarını tek bir maddede toplar:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.282
Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulur. Çocuk ile baba arasında soybağı, ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur. Soybağı ayrıca evlât edinme yoluyla da kurulur.
Görüldüğü gibi ana yönünden soybağı doğumla kendiliğinden doğar ve ayrı bir işlem gerektirmez. Baba yönünden ise üç yol vardır: ana ile evlilik (babalık karinesi), tanıma ve babalık davası (hâkim hükmü). Dördüncü bir yol olarak evlat edinme, ayrı bir kurumdur; kendi şartları, yaş farkı ölçütü ve mahkeme araştırması için bkz. Evlat Edinme Şartları ve Süreci.
Babalık Karinesi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.285
Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır. Bu süre geçtikten sonra doğan çocuğun kocaya bağlanması, ananın evlilik sırasında gebe kaldığının ispatıyla mümkündür. Kocanın gaipliğine karar verilmesi hâlinde üçyüz günlük süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden işlemeye başlar.
Bu karine sayesinde evlilik içinde doğan çocuk için ayrıca bir işlem yapılmasına gerek kalmaz. Karine güçlüdür ve ancak dava yoluyla çürütülebilir.
Soybağının Reddi Davası
Babalık karinesini çürütmenin tek yolu soybağının reddi davasıdır:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.286 (7/11/2024 tarihli 7531 sayılı Kanun’la değişik)
Koca, ana veya çocuk soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılır.
Bu maddenin 2024’te değişmiş olması önemlidir. Eski metin dava hakkını yalnızca kocaya ve çocuğa tanıyordu; ananın dava hakkının bulunmaması Anayasa Mahkemesi tarafından anayasaya aykırı bulunarak fıkra iptal edilmiş, kanun koyucu da 7531 sayılı Kanun’la “ana” ibaresini ekleyerek boşluğu kapatmıştır. Bugün ana da bu davayı açabilir.
İspat Yükü
İspat yükünün kimde olduğu, çocuğun ne zaman ana rahmine düştüğüne göre değişir:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.287
Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse davacı, kocanın baba olmadığını ispat etmek zorundadır. Evlenmeden başlayarak en az yüzseksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla üçyüz gün içinde doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.288
Çocuk, evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse, davacının başka bir kanıt getirmesi gerekmez. Ancak, gebe kalma döneminde kocanın karısı ile cinsel ilişkide bulunduğu konusunda inandırıcı kanıtlar varsa, kocanın babalığına ilişkin karine geçerliliğini korur.
Aradaki fark pratikte belirleyicidir: çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse ispat yükü davacıdadır ve ağırdır; evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında düşmüşse davacının ayrıca kanıt getirmesi gerekmez.
Babalık Davası
Evlilik dışında doğan çocuk ile baba arasındaki soybağı, babalık davasıyla mahkeme kararına bağlanır:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.301
Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler. Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır.
Babalık davası, Cumhuriyet savcısına ve Hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir.
Son fıkradaki ihbar zorunluluğu uygulamada en sık atlanan noktadır ve tek başına bozma sebebidir. Yargıtay bu konuda açıktır:
“Dava babalığın hükmen belirlenmesine ilişkindir (TMK.md 301-303). Davanın Cumhuriyet savcısı ile Hazineye; ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbarı gerekir. (TMK.md.301/3)”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/26196, K. 2013/184, T. 14.01.2013 — bozma)
Aynı kararda daire, ihbar yapılmamasının sonucunu da göstermiştir: Hazine ve Cumhuriyet savcısına dava ihbar edilmeden, katılmalarına imkân hazırlanmadan eksik tahkikatla hüküm verilmesi doğru bulunmamış ve karar bozulmuştur.
Babalık Karinesi ve Gebe Kalma Dönemi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.302
Davalının, çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması, babalığa karine sayılır. Bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde davalının ana ile cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilirse aynı karine geçerli olur. Davalı, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ispatlarsa karine geçerliliğini kaybeder.
DNA ve Genetik İnceleme
Soybağı davalarının fiilî merkezinde bugün genetik inceleme durur. Hâkimin buradaki yükümlülüğü, tarafların talebiyle sınırlı değildir. Hukuk Genel Kurulu ilkeyi şöyle koyar:
“Çocuk ile baba arasındaki soybağı bir temel hak olduğu gibi kamu düzeni ile de ilgilidir. Bu nedenle hâkim, soybağına ilişkin davalarda doğru sonucun elde edilmesi için tüm maddi olguları resen araştırmalı, bilimsel çalışmaların ulaştığı bütün olanaklardan yararlanmalıdır.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/33, K. 2023/377, T. 26.04.2023 — bozma, oy çokluğu)
Bu kararda çözülen asıl uyuşmazlık, DNA incelemesinden kaçınan tarafa ne yapılacağıydı. Genel Kurul, çoğunlukla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun soybağı incelemelerinde zor kullanmaya ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği sonucuna varmıştır.
Buradaki dürüst çerçeve şudur: karar oy çokluğuyla alınmıştır ve azınlık, Türk Medeni Kanunu’nun kendi hükmünün yeterli olduğunu, zor kullanma tedbirlerinin bu alanda yeterli usul güvencesi taşımadığını savunmuştur. Yani bu, tartışması kapanmış bir konu değildir. Uygulamada ise inceleme sonucu elde edilemediğinde hâkimin bunu bir delil değerlendirmesi unsuru olarak da göz önünde tuttuğu görülür.
Hak Düşürücü Süreler: Anayasa Mahkemesi Neyi İptal Etti?
Bu bölüm, soybağı hukukunda en çok hata yapılan yerdir. Süreler kısa, sonuçları serttir ve (daha önemlisi) bu sürelerin bir bölümü Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. İnternette dolaşan pek çok metin hâlâ iptal edilmiş süreleri yürürlükteymiş gibi aktarmaktadır.
Soybağının Reddinde Süre
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.289
Koca, davayı, doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl, (…) içinde açmak zorundadır.
Ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açmak zorundadır.
Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.
Maddenin birinci fıkrasında eskiden “her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl” biçiminde mutlak bir üst sınır vardı. Anayasa Mahkemesi bu ibareyi iptal etmiştir (E. 2008/30, K. 2009/96, T. 25.06.2009). Gerekçe, kişinin genetik-biyolojik kökeni kendisine ait olmayan çocuğu reddetme hakkının temel bir hak olması ve mutlak beş yıllık tavanın bu hakkı, henüz doğmadan söndürebilmesiydi.
Ayakta kalan nedir? Bir yıllık öznel süreler ve “gecikmeyi haklı kılan sebep” istisnası ayaktadır. Bunlar aynı kararda oybirliğiyle anayasaya uygun bulunmuştur. Yani süre rejimi kaldırılmamış, yalnızca mutlak beş yıllık tavan düşmüştür.
Babalık Davasında Süre
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.303
Babalık davası, çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir. Ananın dava hakkı, doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer.
Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi varsa, bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.
Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.
Bu maddede de iki ayrı iptal vardır. Maddenin eski ikinci fıkrası bütünüyle iptal edilmiştir (AYM E. 2010/71, K. 2011/143, T. 27.10.2011). Ayrıca son fıkradaki bir aylık ek süre, yalnız “çocuk” yönünden iptal edilmiştir (AYM E. 2011/116, K. 2012/39, T. 15.03.2012); yani fıkra metni ana ve diğer ilgililer bakımından yürürlüğünü korur.
Dikkat Çekici Tezat: Tanımanın İptalinde Beş Yıl Ayakta
Burada, ilk bakışta çelişkili görünen ama bilinmesi gereken bir ayrım vardır. Soybağının reddinde iptal edilen “her hâlde beş yıl” kalıbının aynısı, tanımanın iptali bakımından ayakta kalmıştır:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.300 (ilgili bölüm)
Tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
Anayasa Mahkemesi bu beş yıllık tavana yönelik itirazı reddetmiştir (E. 2019/102, K. 2019/99, T. 25.12.2019). Karar oy çokluğuyla alınmış, beş üye karşı oy kullanmıştır. Karşı oy, tanıyanın beş yıl sonra gerçeğe uymayan bir soybağını süresiz taşımak zorunda kalmasının soybağının reddindeki mantıkla çeliştiğini savunmuştur; ancak azınlıkta kalmıştır.
Pratik sonucu şudur: soybağının reddinde artık mutlak bir beş yıllık tavan yoktur, ama tanımanın iptalinde vardır. Bu iki davayı birbirine karıştırmak, hak kaybına yol açar.
Özet Tablo
| Dava | Süre | Anayasa Mahkemesi müdahalesi |
|---|---|---|
| Soybağının reddi (TMK m.289) | Öğrenmeden itibaren 1 yıl; ana doğumdan, çocuk erginlikten itibaren 1 yıl | ”Her hâlde doğumdan 5 yıl” iptal (E. 2008/30, K. 2009/96) |
| Babalık davası (TMK m.303) | Ana için doğumdan itibaren 1 yıl | Eski f.2 iptal (E. 2010/71, K. 2011/143); f.4 yalnız çocuk yönünden iptal (E. 2011/116, K. 2012/39) |
| Tanımanın iptali (TMK m.300) | Öğrenmeden 1 yıl ve her hâlde 5 yıl; çocuk için erginlikten 1 yıl | 5 yıllık tavana itiraz reddedildi — süre ayakta (E. 2019/102, K. 2019/99, oy çokluğu) |
Bu tablo genel çerçevedir. Somut dosyanızda hangi tarihteki metnin uygulanacağı, olayın gerçekleştiği tarihe göre değişebilir; iptal kararlarının bir kısmının yürürlüğü ertelenmiştir.
Gecikmeyi Haklı Kılan Sebep
Süreyi kaçırdığını düşünen pek çok kişi davadan vazgeçer. Oysa kanun açık bir kapı bırakır: gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa bir yıllık süre, o sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar (TMK m.289/son). Yargıtay bu kuralı işletir:
“Gecikmeyi haklı kılan bir sebep varsa, soybağının reddi davasında hak düşürücü süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihten başlar (TMK m. 289/son).”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/11202, K. 2012/20613, T. 10.09.2012 — bozma)
Bu kararda davacı, babası olmadığını ancak sonradan yapılan bir DNA testiyle öğrenmişti. Yerel mahkeme davayı hak düşürücü süreden reddetmiş; daire ise gecikmenin haklı sebebe dayandığını, işin esasına girilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Yani öğrenme anı, çoğu olayda sürenin gerçek başlangıcıdır.
Tanıma ve Tanımanın İptali
Evlilik dışında doğan çocukla baba arasındaki soybağının dava açılmadan kurulmasının yolu tanımadır:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.295
Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur. Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir. Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.
Son cümle önemlidir: çocuğun başka bir erkekle soybağı varsa, önce o bağın ortadan kaldırılması gerekir; aksi hâlde tanıma yapılamaz.
Tanıyanın kendisi, iradesi sakatlanmışsa tanımayı iptal ettirebilir:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.297
Tanıyan, yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle tanımanın iptalini dava edebilir. İptal davası anaya ve çocuğa karşı açılır.
Tanımanın iptalini yalnız tanıyan isteyemez; ana, çocuk ve çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer de dava açabilir (TMK m.298). Bu davada ispat yükü kural olarak davacıdadır; ancak ana veya çocuk tarafından açılan iptal davasında ispat yükü, tanıyanın gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkide bulunduğuna dair inandırıcı kanıtları göstermesinden sonra doğar (TMK m.299).
Ananın Malî Hakları
Babalık davasında ananın isteyebileceği giderler kanunda sayılmıştır:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.304
Ana, babalık davası ile birlikte veya ayrı olarak baba veya mirasçılarından aşağıdaki giderlerin karşılanmasını isteyebilir:
Doğum giderleri,
Doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri,
Gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderler.
Çocuk ölü doğmuş olsa bile hâkim, bu giderlerin karşılanmasına karar verebilir. Üçüncü kişiler veya sosyal güvenlik kuruluşlarınca anaya yapılan ödemeler, hakkaniyet ölçüsünde tazminattan indirilir.
Burada sık karşılaşılan bir ayrım vardır: bu madde maddi giderleri kapsar; ana için manevi tazminat öngörmez. Yargıtay bunu ve buna rağmen manevi tazminatın genel hükümlerden istenebileceğini açıkça belirtir:
“4721 sayılı kanunda babalıga karar verilmesi halinde ana lehine manevi tazminat düzenlenmemiştir. Ancak bu durum ananın genel hükümlere göre manevi tazminat istemine engel değildir.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/18998, K. 2010/20875, T. 13.12.2010 — bozma)
Aynı kararda daire, manevi tazminat isteminin genel hükümlere dayandığını, bu nedenle görev yönü de düşünülerek tefrik kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yani iki talep aynı davada birbirine karıştırılmamalıdır.
Sık Yapılan Hatalar
- İptal edilmiş beş yıllık süreyi hâlâ geçerli sanmak. Soybağının reddinde “her hâlde doğumdan beş yıl” tavanı Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir (E. 2008/30, K. 2009/96). Eski kaynaklara dayanıp davadan vazgeçmeyin.
- Soybağının reddi ile tanımanın iptalini aynı süreye tabi sanmak. Tanımanın iptalinde beş yıllık mutlak tavan ayaktadır (TMK m.300; AYM E. 2019/102, K. 2019/99). İki dava farklı süre rejimine tabidir.
- Bir yılı kaçırınca dava hakkının bittiğini düşünmek. Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa süre, sebebin ortadan kalktığı tarihte başlar (TMK m.289/son; Yargıtay 2. HD).
- Babalık davasında ihbarı atlamak. Cumhuriyet savcısı ve Hazineye ihbar zorunludur; eksikliği tek başına bozma sebebidir (TMK m.301/son; Yargıtay 2. HD).
- Ananın dava hakkının hep var olduğunu sanmak. Soybağının reddinde ananın dava hakkı 2024’te eklenmiştir (TMK m.286, 7531 sayılı Kanun). Daha eski kaynaklar bunu içermez.
- Manevi tazminatı TMK m.304 kapsamında istemek. Madde yalnız maddi giderleri kapsar; manevi tazminat genel hükümlere dayanır ve ayrı değerlendirilir (Yargıtay 2. HD).
- Başka erkekle soybağı varken tanımaya kalkışmak. Mevcut bağ geçersiz kılınmadıkça tanıma yapılamaz (TMK m.295/son).
Özet
- Soybağı ana yönünden doğumla, baba yönünden evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur (TMK m.282).
- Evlilik içinde doğan çocuğun babası kocadır (TMK m.285); bu karine yalnız soybağının reddi davasıyla çürütülür ve davayı koca, ana veya çocuk açabilir (TMK m.286).
- Soybağının reddinde süre öğrenmeden itibaren bir yıldır; eski “her hâlde beş yıl” tavanı iptal edilmiştir. Gecikme haklı sebebe dayanıyorsa süre o sebebin kalkmasıyla başlar (TMK m.289).
- Buna karşılık tanımanın iptalinde beş yıllık mutlak tavan ayaktadır (TMK m.300). İki davayı karıştırmayın.
- Babalık davasını ana ve çocuk açabilir; Cumhuriyet savcısı ve Hazineye ihbar zorunludur ve eksikliği bozma sebebidir (TMK m.301).
- Hâkim soybağı davalarında resen araştırma yapar ve bilimsel olanaklardan yararlanır (Yargıtay HGK, oy çokluğu).
- Ana; doğum giderleri, altışar haftalık geçim giderleri ve gebelik-doğum giderlerini isteyebilir; manevi tazminat ise genel hükümlere tabidir (TMK m.304).
İlgili yazılar: Velayet Davası · Evlat Edinme Şartları ve Süreci · Nafaka Nedir? · Vesayet Nedir? · Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Sıkça Sorulan Sorular
Soybağı nasıl kurulur?
Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulur. Çocuk ile baba arasında soybağı ise ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur. Soybağı ayrıca evlat edinme yoluyla da kurulur (TMK m.282).
Babalık karinesi nedir?
Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır. Bu süre geçtikten sonra doğan çocuğun kocaya bağlanması, ananın evlilik sırasında gebe kaldığının ispatıyla mümkündür (TMK m.285). Bu karine ancak soybağının reddi davasıyla çürütülebilir.
Soybağının reddi davasını kim açabilir?
Koca, ana veya çocuk soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir (TMK m.286). Ananın dava hakkı 2024'te eklenmiştir; öncesinde madde yalnız koca ve çocuğa dava hakkı tanıyordu ve bu eksiklik Anayasa Mahkemesi tarafından iptal sebebi sayılmıştı.
Soybağının reddi davasında süre ne kadar?
Koca, davayı doğumu ve baba olmadığını öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açmak zorundadır. Ana doğumdan, çocuk ise ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde dava açar (TMK m.289). Eskiden var olan "her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl" biçimindeki mutlak üst sınır Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.
Bir yıllık süre kaçırılırsa dava açılamaz mı?
Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa bir yıllık süre, bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar (TMK m.289/son). Yargıtay, örneğin babalığın DNA testiyle sonradan öğrenilmesini haklı sebep sayarak, salt süreden verilen ret kararlarını bozmaktadır.
Babalık davasını kim açabilir ve kime karşı açılır?
Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilir. Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır (TMK m.301). Babalık davası ayrıca Cumhuriyet savcısına ve Hazineye ihbar edilir.
Babalık davasında ihbar yapılmazsa ne olur?
Karar bozulur. Yargıtay, Hazine ve Cumhuriyet savcısına ihbar edilmeden, katılmalarına imkân hazırlanmadan eksik incelemeyle hüküm kurulmasını tek başına bozma sebebi saymaktadır (TMK m.301/son).
Babalık davasında süre ne kadar?
Ananın dava hakkı doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi varsa bu süre, ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar (TMK m.303). Maddenin eski ikinci fıkrası Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.
DNA testi zorunlu mudur, kaçınılırsa ne olur?
Hâkim soybağı davalarında maddi olguları resen araştırmak ve bilimsel olanaklardan yararlanmakla yükümlüdür. Hukuk Genel Kurulu, DNA incelemesinden kaçınan tarafa karşı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun zor kullanmaya ilişkin hükümlerinin uygulanabileceği sonucuna varmıştır. Bu karar oy çokluğuyla alınmıştır ve karşı oy bulunmaktadır.
Babalık karinesi hangi tarihlere dayanır?
Davalının, çocuğun doğumundan önceki üç yüzüncü gün ile yüz sekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması babalığa karine sayılır. Bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde ilişki tespit edilirse aynı karine geçerli olur (TMK m.302).
Tanıma nasıl yapılır ve nasıl iptal edilir?
Tanıma, babanın nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur (TMK m.295). Tanıyan; yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle tanımanın iptalini dava edebilir. İptal davası anaya ve çocuğa karşı açılır (TMK m.297).
Ana babalık davasında hangi giderleri isteyebilir?
Ana, babalık davasıyla birlikte veya ayrı olarak doğum giderlerini, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderlerini ve gebelik ile doğumun gerektirdiği diğer giderleri isteyebilir (TMK m.304). Çocuk ölü doğmuş olsa bile hâkim bu giderlere hükmedebilir.
İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku
← Tüm makaleler