
İçindekiler 16
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Evlat Edinmenin Genel Şartları
- Kimler Evlat Edinebilir?
- Eşlerin Birlikte Evlat Edinmesi
- Tek Başına Evlat Edinme
- Yaş Farkı ve Çocuğun Rızası
- Anne ve Babanın Rızası
- Rızanın Aranmadığı Hâller
- Mahkeme Süreci ve Esaslı Araştırma
- Ergin ve Kısıtlıların Evlat Edinilmesi
- Evlat Edinmenin Sonuçları
- Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması ve Süre
- Hak Düşürücü Süre ve Anayasa Mahkemesi İptali
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Evlat edinme, mahkeme kararıyla kurulan ve çocukla evlat edinen arasında gerçek bir soybağı doğuran hukuki bir ilişkidir. Temel şart, küçüğün evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olmasıdır; ayrıca evlat edinmenin her hâlde küçüğün yararına bulunması gerekir (TMK m.305). Evlat edinen ile edinilen arasında en az on sekiz yaş fark aranır (TMK m.308). Eşler ancak birlikte evlat edinebilir; evli olmayan kişi ise otuz yaşını doldurmuşsa tek başına evlat edinebilir.
Bu Durumda mısınız?
- Bir çocuğa uzun süredir bakıyorsunuz ve resmî olarak evlat edinmek istiyorsunuz.
- Eşinizin önceki evliliğinden olan çocuğunu evlat edinmeyi düşünüyorsunuz.
- Bekârsınız ve tek başına evlat edinip edinemeyeceğinizi merak ediyorsunuz.
- Biyolojik anne veya baba rıza vermiyor ya da çocukla hiç ilgilenmiyor.
- Ergin (yetişkin) birini evlat edinmek istiyorsunuz ve şartlarını bilmiyorsunuz.
- Kurulmuş bir evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını talep etmeyi düşünüyorsunuz.
Evlat edinme, mahkemenin geniş bir araştırma yaptığı ve şartların kümülatif arandığı bir süreçtir. Dosyanızı bir avukatla değerlendirin.
Evlat Edinmenin Genel Şartları
Küçüklerin evlat edinilmesinde iki temel şart aynı maddede toplanmıştır:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.305
Bir küçüğün evlât edinilmesi, evlât edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır.
Evlât edinmenin her hâlde küçüğün yararına bulunması ve evlât edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı bir biçimde zedelenmemesi de gerekir.
Görüldüğü gibi kanun, evlat edinmeyi bir “başvuru ve onay” işlemi olarak değil, fiilen kurulmuş bir bakım ilişkisinin hukuken tanınması olarak kurgular. Bir yıllık bakım ve eğitim süresi bu yüzden vazgeçilmezdir.
Uygulamada bu şart, koruyucu aile yanına yerleştirilen ya da terk edilmiş bebekler bakımından da işletilir. Yargıtay onadığı bir kararda, kırk beş günlükken yanlarına alınan ve üç yıl bakılan bir çocuk bakımından şartın gerçekleştiğini tespit eden ilk derece mahkemesini yerinde bulmuştur:
“…davacıların çocuğu 45 günlük iken yanlarına alıp bakmaya başladıkları, davacıların küçük Umut’a üç yıl kadar baktıkları, evlat edinme için gereken bir yıl süre ile bakım ve eğitim şartının yerine getirildiği, küçük çocuk ile otuz yaşından büyük olan davacılar arasında yasanın aradığı yaş farkının bulunduğu…”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/2760, K. 2024/3139, T. 06.05.2024 — onama)
Kimler Evlat Edinebilir?
Eşlerin Birlikte Evlat Edinmesi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.306
Eşler, ancak birlikte evlât edinebilirler; evli olmayanlar birlikte evlât edinemezler.
Eşlerin en az beş yıldan beri evli olmaları veya otuz yaşını doldurmuş bulunmaları gerekir.
Eşlerden biri, en az iki yıldan beri evli olmaları veya kendisinin otuz yaşını doldurmuş bulunması koşuluyla diğerinin çocuğunu evlât edinebilir.
Buradaki üç fıkra sık karıştırılır. Kural şudur: evliler birlikte evlat edinmek zorundadır; biri tek başına evlat edinemez (aşağıdaki istisnalar dışında). Şartlar seçimliktir — beş yıllık evlilik veya otuz yaş yeterlidir, ikisi birden aranmaz.
Üçüncü fıkra ise pratikte en çok kullanılan yoldur: eşin çocuğunu (üvey evlat) evlat edinme. Burada eşik daha düşüktür; iki yıllık evlilik veya otuz yaş.
Tek Başına Evlat Edinme
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.307
Evli olmayan kişi otuz yaşını doldurmuş ise tek başına evlât edinebilir.
Otuz yaşını doldurmuş olan eş, diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksunluğu veya iki yılı aşkın süreden beri nerede olduğunun bilinmemesi ya da mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süreden beri eşinden ayrı yaşamakta olması yüzünden birlikte evlât edinmesinin mümkün olmadığını ispat etmesi hâlinde, tek başına evlât edinebilir.
Yani bekâr, dul veya boşanmış bir kişi otuz yaşını doldurmuşsa tek başına evlat edinebilir. Evli bir kişinin tek başına evlat edinebilmesi ise ancak ikinci fıkradaki üç sınırlı hâlde ve ispat koşuluyla mümkündür.
Yaş Farkı ve Çocuğun Rızası
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.308
Evlât edinilenin, evlât edinenden en az onsekiz yaş küçük olması şarttır.
Ayırt etme gücüne sahip olan küçük, rızası olmadıkça evlât edinilemez.
Vesayet altındaki küçük, ayırt etme gücüne sahip olup olmadığına bakılmaksızın vesayet dairelerinin izniyle evlât edinilebilir.
On sekiz yaşlık fark mutlak bir şarttır ve hâkimin takdirine bırakılmamıştır. Hukuk Genel Kurulu, bu fark bulunmadığı için davanın reddine karar veren yerel mahkemenin direnmesini onamıştır:
“Davacı İ… S…. ile evlat edinilmek istenen ve dava tarihinde reşit olan E… ….. arasında 18 yaştan az fark olduğundan TMK.nun 308/1.maddesi hükmündeki şart gerçekleşmediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2006/704, K. 2006/724, T. 15.11.2006 — onama; yerel mahkemenin direnme gerekçesi, Genel Kurul’ca benimsenmiştir)
Ayrıca ayırt etme gücüne sahip küçüğün kendi rızası aranır. Bu, çocuğun sürece pasif bir nesne olarak değil, iradesi olan bir kişi olarak katılmasını sağlar.
Anne ve Babanın Rızası
Evlat edinme kural olarak biyolojik ana ve babanın rızasını gerektirir:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.309
Evlât edinme, küçüğün ana ve babasının rızasını gerektirir.
Rıza, küçüğün veya ana ve babasının oturdukları yer mahkemesinde sözlü veya yazılı olarak açıklanarak tutanağa geçirilir.
Verilen rıza, evlât edinenlerin adları belirtilmemiş veya evlât edinenler henüz belirlenmemiş olsa dahi geçerlidir.
Rızanın zamanı ayrıca düzenlenmiştir; kanun, doğum sonrası ilk haftalarda verilen kararların duygusal baskı altında olabileceğini gözetir:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.310
Rıza, küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden önce verilemez.
Rıza, tutanağa geçirilme tarihinden başlayarak altı hafta içinde aynı usulle geri alınabilir.
Geri almadan sonra yeniden verilen rıza kesindir.
Rızanın Aranmadığı Hâller
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.311
Aşağıdaki hâllerde ana ve babadan birinin rızası aranmaz:
l. Kim olduğu veya uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmiyorsa veya ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunuyorsa,
- Küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa.
İkinci bent uygulamada en çok işletilen hükümdür. Yargıtay, çocukla hiç ilgilenmeyen biyolojik babanın rızasının aranmayacağına hükmetmiştir:
“4721 sayılı Kanun’un 311 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ana veya babanın rızası aranmaksızın evlat edinmeye karar verilebilir… davalı biyolojik babanın evlat edinilmek istenilen küçüğü görmeye dahi gelmediği, yasal hakkı olmasına rağmen kişisel ilişki kurulması talebinde bulunmadığı…”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8404, K. 2023/6462, T. 25.12.2023 — bozma)
Başka bir kararda daire, biyolojik babanın cezaevinde hükümlü olmasını ve bu sebeple velayet görevini yerine getirememesini de bu kapsamda değerlendirmiştir:
“…davalının cezaevinde olması nedeni ile de velâyet görevini yerine getiremeyeceği gibi, TMK m. 311/2 gereğince “Küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa” hükmünün somut olayda gerçekleştiği dikkate alınarak, evlat edinmede baba rızası aranmamasına karar verilerek davanın kabulü gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/8467, K. 2022/1932, T. 01.03.2022 — bozma)
Bu kararlar birlikte okunduğunda ortaya çıkan ölçüt şudur: rızanın aranmaması için biçimsel bir engel değil, fiilî bir ilgisizlik aranır. Salt rıza vermemek yeterli değildir; babanın çocuğa karşı özen yükümlülüğünü gerçekten ihmal etmiş olması gerekir.
Mahkeme Süreci ve Esaslı Araştırma
Evlat edinme kararı, evlat edinenin oturma yeri mahkemesince verilir ve mahkeme kararıyla birlikte evlatlık ilişkisi kurulur (TMK m.315). Yani evlat edinme bir sözleşme değil, bir mahkeme kararıdır.
Mahkemenin araştırma yükümlülüğü ise geniştir:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.316
Evlât edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlât edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir.
Araştırmada özellikle evlât edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlât edinenin eğitme yeteneği, evlât edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerekir.
Evlât edinenin altsoyu varsa, onların evlât edinme ile ilgili tavır ve düşünceleri de değerlendirilir.
Son fıkra sıkça atlanır ve bozma sebebi olur. Yargıtay, evlat edinenin kendi çocukları dinlenmeden verilen kararı eksik inceleme saymıştır:
”…Mahkemece, Türk Medeni Kanununun 305. ve 316. maddesi gereğince kapsamlı bir araştırma yapılmadan, davacıların adı geçen çocukları dinlenmeden eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2007/13557, K. 2008/13834, T. 22.10.2008 — bozma)
Uygulamada bu araştırma, aile mahkemesi bünyesindeki uzmanların (sosyal çalışmacı, psikolog, pedagog) hazırladığı sosyal inceleme raporuyla yürütülür.
Ergin ve Kısıtlıların Evlat Edinilmesi
Yetişkin birinin evlat edinilmesi mümkündür, ancak şartları sıkıdır:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.313 (ilk cümle 3/7/2005 tarihli 5399 sayılı Kanun’la değişik)
Evlât edinenin altsoyunun açık muvafakatiyle ergin veya kısıtlı aşağıdaki hallerde evlât edinilebilir.
Bedensel veya zihinsel engeli sebebiyle sürekli olarak yardıma muhtaç ve evlât edinen tarafından en az beş yıldan beri bakılıp gözetilmekte ise,
Evlât edinen tarafından, küçükken en az beş yıl süreyle bakılıp gözetilmiş ve eğitilmiş ise,
Diğer haklı sebepler mevcut ve evlât edinilen, en az beş yıldan beri evlât edinen ile aile hâlinde birlikte yaşamakta ise.
Evli bir kimse ancak eşinin rızasıyla evlât edinilebilir.
Bunlar dışında küçüklerin evlât edinilmesine ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.
Buradaki “altsoyun açık muvafakati” şartı 2005’te getirilmiştir; önceki düzenlemede evlat edinenin altsoyunun hiç bulunmaması aranıyordu. Bu şart uygulamada belirleyicidir. Evlat edinenin çocukları açıkça muvafakat etmezse ergin evlat edinme kurulamaz.
Hukuk Genel Kurulu, hem birlikte evlat edinme hem altsoy muvafakati şartlarının birlikte arandığını göstermiştir:
”…TMK’nın 306. maddesi gereğince eşlerin ancak birlikte evlat edinebileceği şartının yerine getirilmediği gibi evlat edinilen …‘un dava tarihinde ergin olması nedeniyle TMK’nın 313/1. maddesi gereğince evlat edinen …‘un altsoyu konumunda olan davacı …‘ın açık muvafakatının alınmadığı saptanmıştır. … O hâlde, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, evlat edinme davası sırasında erginlerin evlat edinmesine ilişkin koşullar gerçekleşmediğinden evlatlık ilişkisinin kaldırılması davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2518, K. 2021/1155, T. 05.10.2021 — bozma, oy çokluğu)
Evlat Edinmenin Sonuçları
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.314 (ilgili fıkralar)
Ana ve babaya ait olan haklar ve yükümlülükler evlât edinene geçer.
Evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur.
Evlâtlık küçük ise evlât edinenin soyadını alır. Evlât edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir. Ergin olan evlâtlık, evlât edinilme sırasında dilerse evlât edinenin soyadını alabilir.
Evlat edinme, çocuğun biyolojik ailesiyle bağını kayıt düzeyinde tamamen silmez: evlatlığın miras ve başka haklarının zedelenmemesi ve aile bağlarının devam etmesi için, evlatlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlat edinenin aile kütüğü arasında bağ kurulur. Buna karşılık gizlilik korunur; evlat edinme ile ilgili kayıtlar, belgeler ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz (TMK m.314/son).
Güncel değişiklik: Maddenin nüfus kaydına ana ve baba adının nasıl yazılacağına ilişkin fıkrası, Anayasa Mahkemesi’nin 26.07.2023 tarihli kararıyla (E. 2023/3, K. 2023/139) kısmen iptal edilmiş; iptal 19.07.2024’te yürürlüğe girmiş ve kanun koyucu 7/11/2024 tarihli 7531 sayılı Kanun’la fıkrayı yeniden düzenlemiştir. Bu tarihlerden önceki bir işleme ilişkin sorununuz varsa, o tarihte yürürlükte olan metnin ayrıca teyit edilmesi gerekir.
Küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin aracılık faaliyetleri ise ancak Cumhurbaşkanınca yetki verilen kurum ve kuruluşlarca yapılabilir (TMK m.320). Yetkisiz kişi veya kuruluşlar üzerinden yürütülen “aracılık” hukuka aykırıdır.
Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması ve Süre
Kurulmuş bir evlatlık ilişkisi iki sebeple kaldırılabilir. Birincisi rızanın yokluğudur:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.317
Yasal sebep bulunmaksızın rıza alınmamışsa, rızası alınması gereken kişiler, küçüğün menfaati bunun sonucunda ağır biçimde zedelenmeyecekse, hâkimden evlâtlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilirler.
İkincisi esasa ilişkin diğer noksanlıklardır; bu hâlde Cumhuriyet savcısı veya her ilgili kaldırma isteyebilir. Ancak noksanlık ortadan kalkmışsa ya da sadece usule ilişkinse ve kaldırma evlatlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecekse bu yola gidilemez (TMK m.318).
Hak Düşürücü Süre ve Anayasa Mahkemesi İptali
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.319
Dava hakkı, evlâtlık ilişkisinin kaldırılması sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl (…) geçmekle düşer.
Maddenin bugünkü hâlinde yalnız bir yıllık nispi süre vardır. Oysa 2001’den 2014’e kadar madde, “…bir yıl ve her hâlde evlât edinme işleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer” biçimindeydi. Anayasa Mahkemesi bu beş yıllık mutlak üst sınırı iptal etmiştir:
“22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 319. maddesinde yer alan ”ve her hâlde evlât edinme işleminin üzerinden beş yıl” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE…”
(Anayasa Mahkemesi, E. 2012/35, K. 2012/203, T. 27.12.2012 — iptal; RG 12.07.2013-28705, yürürlük 12.01.2014)
Mahkemenin gerekçesi, kişinin kusuru olmaksızın onu vaktinde dava açmaktan alıkoyan haklı sebepler için kanunda hiçbir düzenleme öngörülmemiş olması ve bu yüzden dava açma hakkının ölçüsüzce sınırlanmasıydı.
Ancak bu iptal, geçmişe dönük sınırsız bir dava hakkı yaratmaz. Hukuk Genel Kurulu, iptal yürürlüğe girmeden önce beş yıllık sürenin dolmuş olduğu hâllerde davalı yararına kazanılmış hak doğduğunu kabul etmiştir:
“Anayasa Mahkemesinin iptal kararından çok önce, beş yıllık hak düşürücü süre dolup, davalı yararına maddi anlamda kazanılmış hak doğduktan sonra açılan davanın, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmelidir.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/422, K. 2024/370, T. 10.07.2024 — bozma)
Pratik sonuç şudur: evlatlık ilişkisi 12.01.2014’ten önce kurulmuş ve beş yıllık süre o tarihten önce dolmuşsa, iptal kararına dayanılarak dava açılamaz. Bu tarihten sonraki ilişkilerde ise yalnızca bir yıllık öğrenme süresi işler.
Sık Yapılan Hatalar
- Bir yıllık bakım şartını atlamak. Küçüğün evlat edinilmesi, evlat edinen tarafından bir yıl bakılmış ve eğitilmiş olmasına bağlıdır (TMK m.305). Bu süre dolmadan açılan dava reddedilir.
- Eşlerin şartlarını kümülatif sanmak. Beş yıllık evlilik veya otuz yaş yeterlidir, ikisi birden aranmaz (TMK m.306). Üvey çocukta eşik iki yıl veya otuz yaştır.
- Yaş farkını esnetilebilir sanmak. On sekiz yaşlık fark mutlaktır ve gerçekleşmezse dava reddedilir (TMK m.308; Yargıtay HGK).
- Rıza vermeyen ebeveynin süreci kesin olarak durdurduğunu düşünmek. Çocuğa karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ana veya babanın rızası aranmaz (TMK m.311/2; Yargıtay 2. HD).
- Evlat edinenin kendi çocuklarını sürece dâhil etmemek. Altsoyun tavır ve düşünceleri değerlendirilmelidir (TMK m.316/3); eksikliği bozma sebebidir. Ergin evlat edinmede ise altsoyun açık muvafakati şarttır (TMK m.313).
- İptal edilmiş beş yıllık süreyi hâlâ uygulamak — ya da tümüyle yok saymak. Beş yıllık mutlak süre iptal edilmiştir (AYM E. 2012/35, K. 2012/203); ancak 12.01.2014 öncesinde dolmuş süreler bakımından kazanılmış hak doğmuştur (Yargıtay HGK 2024).
- Yetkisiz aracılara başvurmak. Aracılık yalnız Cumhurbaşkanınca yetki verilen kurum ve kuruluşlarca yapılabilir (TMK m.320).
Özet
- Küçüğün evlat edinilmesi bir yıllık bakım ve eğitim ile küçüğün yararı şartlarına bağlıdır (TMK m.305).
- Eşler ancak birlikte evlat edinebilir (beş yıl evlilik veya otuz yaş); evli olmayan kişi otuz yaşındaysa tek başına edinebilir (TMK m.306, m.307).
- Evlat edinen ile edinilen arasında en az on sekiz yaş fark şarttır; ayırt etme gücü olan küçüğün rızası aranır (TMK m.308).
- Ana-baba rızası kuraldır; ancak özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ebeveynin rızası aranmaz (TMK m.311/2; Yargıtay 2. HD).
- Mahkeme kapsamlı araştırma yapar ve evlat edinenin altsoyunun görüşünü de değerlendirir (TMK m.316).
- Ergin evlat edinme, altsoyun açık muvafakati ve beş yıllık bakım/birlikte yaşama koşullarına bağlıdır (TMK m.313).
- Evlatlık ilişkisinin kaldırılmasında süre öğrenmeden itibaren bir yıldır; eski beş yıllık mutlak sınır iptal edilmiştir, fakat 12.01.2014 öncesi dolmuş sürelerde kazanılmış hak korunur (TMK m.319; AYM ve Yargıtay HGK).
İlgili yazılar: Velayet Davası · Babalık Davası ve Soybağının Reddi · Vesayet Nedir? · Nafaka Nedir?
Sıkça Sorulan Sorular
Evlat edinmenin temel şartı nedir?
Bir küçüğün evlat edinilmesi, evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır. Ayrıca evlat edinmenin her hâlde küçüğün yararına bulunması ve evlat edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı biçimde zedelenmemesi gerekir (TMK m.305).
Evli çiftler için hangi şartlar aranır?
Eşler ancak birlikte evlat edinebilir; evli olmayanlar birlikte evlat edinemez. Eşlerin en az beş yıldan beri evli olmaları veya otuz yaşını doldurmuş bulunmaları gerekir (TMK m.306). Eşin çocuğunu evlat edinmede ise en az iki yıllık evlilik veya otuz yaş şartı aranır.
Bekârlar evlat edinebilir mi?
Evet. Evli olmayan kişi otuz yaşını doldurmuş ise tek başına evlat edinebilir (TMK m.307). Evli bir kişi de, eşinin ayırt etme gücünden sürekli yoksunluğu, iki yılı aşkın süredir nerede olduğunun bilinmemesi ya da mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süredir ayrı yaşama hâlinde, otuz yaşını doldurmuşsa tek başına evlat edinebilir.
Evlat edinmede yaş farkı kaç olmalı?
Evlat edinilenin, evlat edinenden en az on sekiz yaş küçük olması şarttır (TMK m.308). Bu şart gerçekleşmediğinde talep reddedilir; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, on sekiz yaştan az fark bulunması sebebiyle verilen ret kararını onamıştır.
Çocuğun rızası aranır mı?
Ayırt etme gücüne sahip olan küçük, rızası olmadıkça evlat edinilemez (TMK m.308/2). Vesayet altındaki küçük ise ayırt etme gücüne sahip olup olmadığına bakılmaksızın vesayet dairelerinin izniyle evlat edinilebilir.
Anne babanın rızası her zaman şart mı?
Kural olarak evet, ancak istisnaları vardır. Ana veya babadan birinin rızası; kim olduğu veya uzun süredir nerede oturduğu bilinmiyorsa, ayırt etme gücünden sürekli yoksunsa ya da küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa aranmaz (TMK m.311).
Rıza ne zaman verilir ve geri alınabilir mi?
Rıza, küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden önce verilemez. Tutanağa geçirilme tarihinden başlayarak altı hafta içinde aynı usulle geri alınabilir. Geri almadan sonra yeniden verilen rıza kesindir (TMK m.310).
Mahkeme nasıl bir inceleme yapar?
Evlat edinmeye ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulun kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlat edinen ile edinilenin dinlenmesinden ve gerektiğinde uzman görüşü alınmasından sonra karar verilir (TMK m.316). Evlat edinenin altsoyu varsa onların tavır ve düşünceleri de değerlendirilir.
Ergin biri evlat edinilebilir mi?
Evet, sınırlı hâllerde. Evlat edinenin altsoyunun açık muvafakatiyle; sürekli yardıma muhtaç olup en az beş yıldır bakılıyorsa, küçükken en az beş yıl bakılıp eğitilmişse veya diğer haklı sebepler varken en az beş yıldır aile hâlinde birlikte yaşanıyorsa ergin evlat edinilebilir (TMK m.313). Evli kişi ancak eşinin rızasıyla evlat edinilebilir.
Evlat edinmenin sonuçları nelerdir?
Ana ve babaya ait haklar ve yükümlülükler evlat edinene geçer. Evlatlık, evlat edinenin mirasçısı olur. Evlatlık küçükse evlat edinenin soyadını alır (TMK m.314). Evlat edinme ile ilgili kayıtlar mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz.
Evlatlık ilişkisi kaldırılabilir mi ve süresi nedir?
Yasal sebep olmaksızın rıza alınmamışsa veya esasa ilişkin başka noksanlık varsa evlatlık ilişkisinin kaldırılması istenebilir (TMK m.317, m.318). Dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl geçmekle düşer (TMK m.319). Eskiden var olan beş yıllık mutlak üst sınır Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.
Evlat edinmede aracılık kim yapabilir?
Küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin aracılık faaliyetleri, ancak Cumhurbaşkanınca yetki verilen kurum ve kuruluşlarca yapılır (TMK m.320). Yetkisiz aracılık hukuka aykırıdır.
İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku
← Tüm makaleler