Gabin, güncel kanundaki adıyla aşırı yararlanma, bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık bulunması ve bu oransızlığın zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılarak gerçekleştirilmesidir (Türk Borçlar Kanunu m.28/1). Gabin sözleşmeyi kendiliğinden geçersiz kılmaz. Zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek verdiğini geri ister ya da sözleşmeye bağlı kalıp oransızlığın giderilmesini ister (TBK m.28/1). Bu hak bir yıllık ve beş yıllık iki hak düşürücü süreye bağlıdır (TBK m.28/2). Aşırı yararlanma; aldatma, korkutma ve muvazaa ile sık karıştırılır, oysa her birinin şartı ve süresi farklıdır.
1. Gabin Nedir?
Gabin, iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmede, taraflardan birinin diğerinin zayıflığından yararlanarak edimler arasında açık bir dengesizlik yaratmasıdır. Türk Borçlar Kanunu bu kurumu “aşırı yararlanma” adıyla düzenler: bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa ve bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiyse, zarar gören kanunun tanıdığı haklardan birini kullanabilir (TBK m.28/1).
“Gabin” kelimesi mülga Borçlar Kanunu döneminden kalan terimdir; bugün hem “gabin” hem “aşırı yararlanma” aynı kurumu anlatır. Aşırı yararlanma, sözleşme özgürlüğünün, bir tarafın diğerinin zayıflığını kullanarak dengesiz bir sonuç elde etmesine izin vermediği yerdir.
2. Gabin Şartları: Aşırı Yararlanmanın İki Unsuru
Gabin şartları kanunda iki unsur olarak sayılır ve ikisi birlikte aranır (TBK m.28/1):
- Açık oransızlık (objektif unsur): Sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık bulunmalıdır. Her fiyat farkı değil, açık bir dengesizlik aranır. Oransızlık, sözleşmenin kurulduğu andaki değerlere göre değerlendirilir; kanun beş yıllık süreyi de sözleşmenin kurulduğu tarihten başlattığı için (TBK m.28/2) değerlendirmenin zamanı sözleşme anıdır.
- Zayıflıktan yararlanma (sübjektif unsur): Oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılarak gerçekleştirilmiş olmalıdır. Kanunun “yararlanılmak suretiyle” ifadesi, karşı tarafın bu zayıflığı kullanarak dengesizliği elde etmiş olmasını arar.
Gabin şartlarında üç zayıflık hâli ayrı ayrı yeterlidir; üçünün birlikte bulunması gerekmez:
- Zor durum (darda kalma): Zarar görenin ekonomik veya kişisel bir sıkışıklık içinde, başka seçeneği yokmuş gibi sözleşme yapması.
- Düşüncesizlik: Zarar görenin işlemin sonuçlarını tartmadan, özensizce karar vermesi.
- Deneyimsizlik: Zarar görenin işlemin türü veya değeri hakkında bilgi ve tecrübe sahibi olmaması.
Yalnız fiyatın piyasa değerinin altında kalması gabin oluşturmaz: açık oransızlık, bu üç zayıflık hâlinden biriyle ve karşı tarafın bundan yararlanmasıyla birleşmelidir.
3. Gabinde Zarar Görenin Seçimlik Hakları
Gabinde zarar gören, durumun özelliğine göre iki haktan birini seçer (TBK m.28/1):
- Sözleşmeyle bağlı olmama: Zarar gören, sözleşmeyle bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini isteyebilir.
- Oransızlığın giderilmesi: Zarar gören, sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini, yani sözleşmenin dengeye getirilmesini isteyebilir.
Aşırı yararlanma bu yüzden kesin hükümsüzlükten farklıdır. Kesin hükümsüzlük, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler için öngörülür (TBK m.27/1); böyle bir sözleşme baştan hüküm doğurmaz. Aşırı yararlanmada ise sözleşme kendiliğinden geçersiz olmaz; zarar gören süresi içinde hakkını kullanmazsa sözleşme ayakta kalır.
4. Gabin Davası Açma Süresi
Gabin davası açma süresi, iki hak düşürücü süreden oluşur ve ikisinden hangisi önce dolarsa hak düşer (TBK m.28/2):
| Süre | Başlangıç | Uygulandığı hâl |
|---|---|---|
| Bir yıl | Düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği tarih | Düşüncesizlik, deneyimsizlik |
| Bir yıl | Zor durumun ortadan kalktığı tarih | Zor durumda kalma |
| Beş yıl | Sözleşmenin kurulduğu tarih | Her hâlde (üst sınır) |
Gabin davası açma süresinde en sık yapılan hata, beş yıllık üst sınırı gözden kaçırmaktır: zor durum yıllarca sürse bile hak, sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yıl geçince kullanılamaz (TBK m.28/2). Bu süreler hak düşürücü olduğundan geçmesiyle hak sona erer.
5. Taşınmaz Satışında Gabin ve Tapu İptali
Taşınmaz satışında gabin, uygulamada en sık görülen aşırı yararlanma hâlidir: zor durumdaki bir malikin taşınmazını değerinin açıkça altında satması gibi. Zarar gören satıcı sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirirse, verdiği edimin, yani taşınmazın geri verilmesini isteyebilir (TBK m.28/1). Taşınmaz tapuda alıcı adına tescil edilmişse bu, tapu kaydının düzeltilmesini gerektirir: bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmişse, bu yüzden ayni hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir (Türk Medeni Kanunu m.1025/1). İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları ayni haklar ve tazminat istemleri saklıdır (TMK m.1025/2); taşınmaz alıcıdan üçüncü bir kişiye geçtiyse sonuç bu yüzden değişebilir.
Zarar gören satıcı taşınmazı geri almak yerine sözleşmeyi ayakta tutmayı da seçebilir; o hâlde istenen şey, edimler arasındaki oransızlığın giderilmesidir, yani bedel farkıdır (TBK m.28/1). Tapu iptali ve tescil davasının genel çerçevesi için tapu iptali ve tescil davası yazısına bakın.
6. Gabin ile Aldatma, Korkutma, Yanılma ve Muvazaa Farkı
Gabin, sözleşmedeki diğer irade sorunlarıyla sık karıştırılır. Aşağıdaki ayrım, hangi yolun hangi şarta ve süreye bağlı olduğunu gösterir:
| Kurum | Şart | Sonuç | Süre | Dayanak |
|---|---|---|---|---|
| Aşırı yararlanma (gabin) | Açık oransızlık + zayıflıktan yararlanma | Bağlı olmama veya oransızlığın giderilmesi | 1 yıl, her hâlde 5 yıl | TBK m.28 |
| Esaslı yanılma | Sözleşme kurulurken esaslı yanılma | Sözleşmeyle bağlı olmama | Öğrenmeden itibaren 1 yıl | TBK m.30, m.39 |
| Aldatma | Karşı tarafın aldatması | Yanılma esaslı olmasa bile bağlı olmama | Öğrenmeden itibaren 1 yıl | TBK m.36, m.39 |
| Korkutma | Taraflardan birinin veya üçüncü kişinin korkutması | Sözleşmeyle bağlı olmama | Korkutmanın etkisi kalktıktan itibaren 1 yıl | TBK m.37, m.39 |
| Muvazaa | Görünen işlemin gerçek iradeyi gizlemesi | Gerçek ve ortak irade esas alınır | — | TBK m.19 |
Yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle sözleşme yapan taraf, bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmez veya verdiğini geri istemezse sözleşmeyi onamış sayılır (TBK m.39/1). Aldatmada, taraflardan biri diğerinin aldatması sonucu sözleşme yapmışsa yanılması esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı değildir (TBK m.36/1). Aşırı yararlanmada ise aldatma aranmaz; ölçüt edimler arasındaki açık oransızlıktır (TBK m.28/1).
Muvazaada ise sorun edimlerin dengesi değil, görünen işlemin gerçek iradeyi gizlemesidir: bir sözleşmenin türü ve içeriği belirlenirken tarafların gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradeleri esas alınır (TBK m.19/1). Ayrıntısı muvazaa nedir yazısındadır. Taşınmaz satışında aldatmaya dayanan yol hile nedeniyle tapu iptali, ehliyetsizliğe dayanan yol ehliyetsizlik nedeniyle tapu iptali yazılarında anlatılmıştır.
7. Gabin Davası: Mahkeme, İspat ve Bilirkişi
Gabin davası malvarlığı hakkına ilişkin olduğundan, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesinde görülür (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.2/1). Taşınmazın tapu kaydının düzeltilmesi isteniyorsa, ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12/1).
Gabin davasında ispat yükü aşırı yararlanmaya dayanan taraftadır: kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m.6). Davacı iki şeyi birlikte ispat eder:
- Açık oransızlığı: Edimin sözleşme anındaki değeri ile karşı edim arasındaki farkı. Taşınmazın sözleşme tarihindeki değeri, çoğu dosyada emsal satışlara dayanan bir bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
- Zayıflıktan yararlanmayı: Zor durum, düşüncesizlik veya deneyimsizliği ve karşı tarafın bundan yararlandığını gösteren olguları; örneğin satıcının o tarihteki borç ve hastalık durumu, işlemin aceleyle yapılması, tarafların bilgi ve tecrübe düzeyi.
8. Gabinde Ne Yapmalısınız?
- Sözleşmenin kurulduğu tarihi belirleyin: Beş yıllık üst süre bu tarihten işler (TBK m.28/2).
- Bir yıllık sürenin başlangıcını belirleyin: Düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği ya da zor durumun ortadan kalktığı tarih.
- Açık oransızlığı belgeleyin: Sözleşme anındaki değeri gösteren emsal ve değerleme belgelerini toplayın.
- Zayıflık hâlini belgeleyin: Zor durumu, deneyimsizliği veya düşüncesizliği gösteren olguları kayda alın.
- Seçimlik hakkı belirleyin: Sözleşmeyle bağlı olmama mı, oransızlığın giderilmesi mi (TBK m.28/1).
- Bildirimi ve davayı süresinde yapın: Hak düşürücü süreler geçtikten sonra hak kullanılamaz.
İlgili yazılar: Muvazaa Nedir? · Hile Nedeniyle Tapu İptali · Tapu İptali ve Tescil Davası · Ehliyetsizlik Nedeniyle Tapu İptali
Sıkça Sorulan Sorular
Gabin nedir?
Gabin, güncel kanundaki adıyla aşırı yararlanmadır: bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık bulunması ve bu oransızlığın zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılarak gerçekleştirilmesidir (TBK m.28/1).
Gabin ne demek hukuk?
Hukukta gabin, karşılıklı borç doğuran bir sözleşmede taraflardan birinin, diğerinin zayıflığından yararlanarak edimler arasında açık bir dengesizlik yaratmasıdır. Türk Borçlar Kanunu bu kurumu 'aşırı yararlanma' başlığıyla düzenler ve zarar görene sözleşmeyle bağlı olmama veya oransızlığın giderilmesini isteme hakkı tanır (TBK m.28/1).
Aşırı yararlanmanın şartları nelerdir?
İki şart birlikte aranır: karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık bulunmalı ve bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılarak gerçekleştirilmiş olmalıdır (TBK m.28/1). Yalnız fiyatın düşük olması yetmez.
Gabinde zarar gören ne isteyebilir?
Zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşmeyle bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir (TBK m.28/1).
Gabin davası açma süresi ne kadar?
Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği, zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir (TBK m.28/2).
Aşırı yararlanma kesin hükümsüzlük müdür?
Hayır. Kesin hükümsüzlük, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız sözleşmeler için öngörülür (TBK m.27). Aşırı yararlanma ise sözleşmeyi kendiliğinden geçersiz kılmaz; zarar görene süreye bağlı bir seçimlik hak verir (TBK m.28).
Taşınmaz satışında gabin varsa tapu iptal edilir mi?
Zarar gören satıcı sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirirse, verdiği edimin geri verilmesini isteyebilir (TBK m.28/1). Taşınmaz tapuda devredilmişse bu, tapu kaydının düzeltilmesini gerektirir; bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmişse ayni hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir (TMK m.1025).
Gabin ile aldatma arasındaki fark nedir?
Aldatmada taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu sözleşme yapar ve yanılması esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı değildir (TBK m.36). Aşırı yararlanmada ise aldatma şart değildir; ölçüt edimler arasındaki açık oransızlık ve zarar görenin zayıflığından yararlanılmasıdır (TBK m.28). Süreler de ayrıdır: aldatmada bir yıl (TBK m.39), aşırı yararlanmada bir ve beş yıl (TBK m.28/2).
Gabin davası hangi mahkemede açılır?
Aşırı yararlanmaya dayanan dava malvarlığı hakkına ilişkin olduğundan, aksine düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesinde görülür (HMK m.2). Taşınmazın tapu kaydının düzeltilmesi isteniyorsa, ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12/1).
Gabinde ispat yükü kimdedir?
Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m.6). Aşırı yararlanmaya dayanan taraf, hem edimler arasındaki açık oransızlığı hem de kendi zayıflığından yararlanıldığını ispat eder.
İlgili çalışma alanı: Gayrimenkul Hukuku
← Tüm makaleler