Gayrimenkul Hukuku

Kira Uyarlama Davası Nedir? Aşırı İfa Güçlüğü ve Şartları

Kira uyarlama davası nedir? Aşırı ifa güçlüğü nedeniyle kira bedelinin yeni koşullara uyarlanması, şartları ve hâkimin rolü. Güncel Türk Borçlar Kanunu ile öğrenin.

7 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Belge üzerinde banknotlar ve imza kalemi
İçindekiler 12

Kısa Cevap

Kira uyarlama davası, sözleşmenin yapıldığı sırada öngörülemeyen olağanüstü bir durumun ortaya çıkması ve bunun kira borcunu bir taraf aleyhine dürüstlük kurallarına aykırı derecede ağırlaştırması hâlinde, kira bedelinin yeni koşullara uyarlanmasını sağlamak için açılan davadır. Dayanağı, Türk Borçlar Kanunu’nun “aşırı ifa güçlüğü” hükmüdür. Uyarlama otomatik değildir; hâkim, şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirerek karar verir. Uyarlama mümkün değilse, sürekli edimli bir sözleşme olan kirada kural olarak fesih gündeme gelir.

Bu Durumda mısınız?

  • Uzun süreli bir kira sözleşmeniz var ve öngörülemeyen gelişmeler nedeniyle kira bedeli günün koşullarına göre çok düşük ya da çok yüksek kaldı.
  • Kiracı ya da kiraya veren olarak, kira bedelinin güncel koşullara göre yeniden belirlenmesini istiyorsunuz.
  • Sözleşmedeki bedelin, olağanüstü bir durum nedeniyle sizin için taşınamaz hâle geldiğini düşünüyorsunuz.
  • Uyarlamanın kendiliğinden mi olduğunu yoksa dava gerekip gerekmediğini soruyorsunuz.

Bu soruların cevabı sözleşmeye ve somut ekonomik duruma göre değişir; mutlaka bir avukata danışın.

Kira Uyarlama Davası Nedir?

Sözleşmeler kural olarak yapıldıkları hâliyle ayakta tutulur (ahde vefa). Ancak sözleşme kurulduktan sonra, tarafların hesaba katamayacağı olağanüstü bir gelişme dengeyi aşırı ölçüde bozarsa, hukuk bu katı kurala bir istisna tanır: uyarlama. Kira ilişkilerinde bu, çoğunlukla kira bedelinin güncel koşullara göre yeniden belirlenmesi biçiminde gündeme gelir ve genel dayanağı aşırı ifa güçlüğü hükmüdür.

Sözleşmenin kuruluşu, tarafların borçları ve kira artışının genel çerçevesi kira sözleşmesi yazısında ele alınmıştır.

Dayanağı: Aşırı İfa Güçlüğü

Uyarlamanın kanuni temeli, aşırı ifa güçlüğünü düzenleyen hükümdür:

6098 sayılı TBK m.138 — Aşırı ifa güçlüğü

Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır.

Görüldüğü gibi uyarlama, hâkimden istenir; şartları gerçekleşmişse hâkim sözleşmeyi (kirada kira bedelini) yeni koşullara uyarlar.

Aynı olağanüstü durum, ifayı yalnızca güçleştirmek yerine tümüyle imkânsız hâle getiriyorsa uygulanacak hüküm TBK m.138 değil TBK m.136’dır; ayrımın ve mücbir sebep kavramının ayrıntısı için bkz. Mücbir Sebep Nedir? Sözleşmedeki Sonuçları.

Uyarlamanın Şartları

TBK m.138’den uyarlama için aranan şartlar şöyle özetlenebilir:

  • Öngörülemeyen olağanüstü durum: Sözleşme yapılırken taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen bir gelişme olmalıdır.
  • Borçludan kaynaklanmama: Bu durum borçludan kaynaklanmamalıdır.
  • Dengeyi aşırı bozma: Mevcut olguları, ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmelidir.
  • İfa edilmemiş olma: Borçlu borcunu henüz ifa etmemiş ya da haklarını saklı tutarak ifa etmiş olmalıdır.

Bu şartlar bir arada gerçekleşmedikçe uyarlama istenemez; salt piyasadaki olağan değişimler tek başına yeterli değildir.

Uygulamada Uyarlama: Enflasyon, Döviz ve Pandemi

Aşırı ifa güçlüğü ve uyarlama, son yıllarda özellikle yüksek enflasyon, döviz kurundaki sıçramalar ve pandemi gibi olağanüstü gelişmeler nedeniyle sık gündeme gelmiştir. Yargıtay, uyarlamayı şöyle tanımlar:

“Sözleşme koşullarının değişen şart ve durumlara uyarlanmasına sözleşmenin uyarlanması denir. Uyarlama daha çok sözleşmenin içeriğinin, yani tarafların hak ve borçlarının değiştirilmesi şeklinde olur.”

(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1890, K. 2025/964, T. 19.02.2025 — kira bedelinin uyarlanması)

Aynı kararda Yargıtay, pandemi gibi taraflarca öngörülemeyen olağanüstü bir durumun, işletmenin (davada bir otelin) gelir dengesini bozması hâlinde ilgili dönem yönünden kira bedelinin uyarlanabileceğini kabul etmiştir. Buna karşılık olağan sayılabilecek fiyat/enflasyon hareketleri tek başına yeterli görülmez; aranan, sözleşmenin işlem temelini çökerten, öngörülemeyen ve dengeyi aşırı bozan bir gelişmedir. Ayrıca döviz üzerinden kararlaştırılan kiralarda kanun beş yıllık bir sınır koymakla birlikte, aşırı ifa güçlüğü hükmünü (TBK m.138) saklı tutar (TBK m.344).

Uyarlama mı, Fesih mi?

TBK m.138 önce uyarlamayı öngörür: hâkim, sözleşmeyi yeni koşullara uyarlar. Uyarlama mümkün değilse, borçlu sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Kira gibi sürekli edimli sözleşmelerde ise borçlu, dönme yerine kural olarak fesih hakkını kullanır. Yani kira ilişkisinde öncelikli çözüm bedelin uyarlanmasıdır; bu sağlanamıyorsa ilişki fesihle sona erdirilebilir.

Kiraya verenin ileri sürdüğü bir boşaltma talebi de varsa, buna ilişkin nedenler ve başvuru yolları kiracı tahliyesi yazısında incelenmiştir.

Kira Tespiti mi, Uyarlama mı? İki Davanın Farkı

Uygulamada kira tespit davası ile kira uyarlama davası sıkça karıştırılır; oysa dayanakları ve şartları farklıdır. Kira tespiti, yenilenen dönemlerde kira bedelinin kanuni sınır içinde belirlenmesine ilişkindir:

6098 sayılı TBK m.344 — Kira bedelinin belirlenmesi

Tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır.

Buna göre kira tespiti, kira bedelinin (kural olarak TÜFE on iki aylık ortalama artış oranını aşmayacak biçimde) belirlenmesini konu alır; beş yıldan uzun süren veya beş yılda bir yenilenen kiralarda hâkim, emsal ve hakkaniyeti de gözeterek bedeli belirler. Uyarlama ise bundan farklıdır: olağan bir güncelleme değil, öngörülemeyen olağanüstü bir durum nedeniyle sözleşme dengesinin aşırı bozulması hâlinde, TBK m.138 uyarınca bedelin yeni koşullara uyarlanmasıdır. Kısaca kira tespiti olağan dönemsel belirleme, uyarlama ise olağanüstü koşullara özgü istisnai bir yoldur. Olağan dönemsel artışın yasal tavanını kira artış oranı hesaplama aracımızla hesaplayabilirsiniz; uyarlama ise bu tavanın dışında, ayrı bir değerlendirme gerektirir.

Kira Tespit Davası: Beş Yıl Kuralı ve Hak ve Nasafet

Kira tespit davası, özellikle beş yıl ve sonrasında önem kazanır. TBK m.344’e göre beş yıldan uzun süren veya beş yılda bir yenilenen kiralarda hâkim, artık yalnızca TÜFE oranıyla bağlı değildir; emsal kira bedelleri ve kiralananın durumu gözetilerek hakkaniyete uygun bedeli belirler. Yargıtay bu belirlemenin nasıl yapılacağını ortaya koyar:

“Beş yıldan sonra ise, taşınmazın boş olarak yeniden kiralanması halinde getirebileceği kira parası bilirkişi marifetiyle belirlenerek, hakimce bu miktar gözönünde bulundurulup hak ve nesafete uygun bir kira parası takdir edilmelidir.”

(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/7612, K. 2019/1309, T. 19.02.2019 — kira bedelinin tespiti; bozma)

Buna göre beş yıl sonrasındaki kira tespitinde, taşınmazın boş olarak yeniden kiralanması hâlinde getirebileceği rayiç bedel, bilirkişi eliyle ve emsallerle karşılaştırılarak belirlenir; ardından davalının eski kiracı olması gibi hususlar için hakkaniyet indirimi yapılabilir. İlk beş yıl içinde ise artış, kural olarak TÜFE on iki aylık ortalama oranıyla sınırlıdır (TBK m.344). Böylece kira tespit davası, hem kiracıyı fahiş artıştan hem kiraya vereni rayicin çok altında kalmaktan korumayı amaçlar.

Bu Davada Harç, Masraf ve Vekalet Ücreti

Kira tespiti ve uyarlama davaları sulh hukuk mahkemesinde görülür — HMK m.4/1-a, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere kira ilişkisine dair tüm uyuşmazlıkları dava konusunun değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesine bırakır; başvurma harcı bu mahkemeler için ayrı ve daha düşük kademededir (2026 için 335,20 TL). Karar ve ilam harcı ise konusu değerle ilgili davalardaki genel nispî orana tabidir (binde 68,31) ve dava değeri üzerinden hesaplanır. Bu davalarda dava değerinin ne olacağı talebin kapsamına göre belirlenir. Uygulamada matrah, kiranın tamamı değil talep edilen yıllık kira farkı üzerinden kurulur; somut dosyada nasıl hesaplanacağını mahkemenin harç tamamlama ara kararı gösterir.

Başvurma harcı ve peşin karar-ilam harcının yanında gider avansı da açılışta yatırılır. Bilirkişi incelemesi bu dava türünde neredeyse kaçınılmazdır ve bilirkişi ücreti açılışta yatırılan gider avansına dâhil değildir; yargılama sırasında delil avansı olarak ayrıca istenir (HMK m.324). Ayrıntısı için gider avansı ve delil avansı; kalemlerin tamamı için mahkeme masrafları; sayısal hesap için dava harcı hesaplama.

Avukatlık ücreti. Bağlayıcı taban Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’dir (Avukatlık K. m.164) ve bu dava sulh hukuk mahkemesinde görüldüğünden tarifenin sulh hukuk maktu tutarı (2026 için 30.000,00 TL) esas alınır. Barolar ayrıca tavsiye niteliğinde çizelge yayımlar: incelenebilen 13 baro çizelgesinden 9’unda kira tespiti/artırımı için ayrı satır vardır; tavsiye edilen asgari tutarlar 66.050,00 TL ile 97.000,00 TL arasında değişmekte ve buna genellikle artan yıllık kira bedelinin %10–%16’sı eklenmektedir. Bazı barolar davacı ve davalı vekilliği için ayrı tutar öngörür. Bu çizelgeler bağlayıcı değildir, “piyasa rayici” de değildir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Uyarlamanın kendiliğinden olacağını sanmak. Uyarlama hâkimden istenir; şartlar değerlendirilerek karar verilir (TBK m.138).
  • Her fiyat değişimini uyarlama sebebi saymak. Olağan piyasa dalgalanması değil, öngörülemeyen olağanüstü bir durum aranır (TBK m.138).
  • Borcu itirazsız/çekincesiz ödemeye devam etmek. İfa, hakları saklı tutularak yapılmalıdır; aksi hâlde uyarlama talebi zayıflayabilir.
  • Uyarlama ile fesih arasındaki sırayı atlamak. Önce uyarlama; mümkün değilse sürekli edimli sözleşmede fesih gündeme gelir (TBK m.138).

Özet

  • Kira uyarlama davası, aşırı ifa güçlüğü nedeniyle kira bedelinin yeni koşullara uyarlanmasını sağlar (TBK m.138).
  • Şartlar: öngörülemeyen olağanüstü durum, borçludan kaynaklanmama, dengeyi dürüstlüğe aykırı bozma, ifa edilmemiş/çekinceli ifa.
  • Hâkim kararı: uyarlama otomatik değildir; hâkimden istenir.
  • Sıra: önce uyarlama; mümkün değilse sürekli edimli kirada fesih.
  • Olağan piyasa dalgalanması tek başına yeterli değildir.

İlgili yazılar: Tapu İptali ve Tescil Davası Nedir? Yolsuz Tescil ve Düzeltme (TMK 705-1025) · Gabin (Aşırı Yararlanma) Nedir? Şartları ve Sonuçları · İhtarname Nedir? Ne İşe Yarar, Nasıl Çekilir? (TBK 117-125)

Sıkça Sorulan Sorular

Kira uyarlama davası nedir?

Öngörülemeyen olağanüstü bir durumun kira dengesini aşırı bozması hâlinde, kira bedelinin yeni koşullara uyarlanması için açılan davadır; dayanağı aşırı ifa güçlüğüdür (TBK m.138).

Kira uyarlaması kendiliğinden olur mu?

Hayır. Uyarlama hâkimden istenir; hâkim şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirerek karar verir (TBK m.138).

Uyarlama için hangi şartlar gerekir?

Öngörülemeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmaması, dengeyi dürüstlüğe aykırı derecede bozması ve borcun henüz (ya da çekince ile) ifa edilmiş olması gerekir (TBK m.138).

Her ekonomik dalgalanma uyarlama sebebi midir?

Hayır. Olağan piyasa değişimleri tek başına yeterli değildir; öngörülemeyen, olağanüstü ve dengeyi aşırı bozan bir durum aranır (TBK m.138).

Uyarlama mümkün değilse ne olur?

Uyarlama mümkün değilse borçlu sözleşmeden dönebilir; kira gibi sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak fesih hakkı kullanılır (TBK m.138).

Kira uyarlamasını kiracı da kiraya veren de isteyebilir mi?

Şartları gerçekleşen taraf, dengenin kendi aleyhine bozulduğu ölçüde uyarlama talep edebilir; somut durumun TBK m.138 şartlarını karşılaması gerekir.

Borcu ödemeye devam edersem uyarlama isteyemez miyim?

İfa, aşırı ifa güçlüğünden doğan haklar saklı tutularak yapılırsa uyarlama talep hakkı korunur; çekincesiz ifa talebi zayıflatabilir (TBK m.138).

Uyarlama davasında bedeli kim belirler?

Şartlar gerçekleşmişse hâkim, sözleşmeyi (kira bedelini) yeni koşullara uyarlar; taraflar arasında denge yeniden kurulur (TBK m.138).

Enflasyon nedeniyle kira uyarlaması istenebilir mi?

Olağan enflasyon tek başına yeterli değildir; ancak öngörülemeyen, olağanüstü ve sözleşme dengesini aşırı bozan bir durum varsa uyarlama istenebilir (TBK m.138). Yargıtay, pandemi gibi olağanüstü hâllerde ilgili dönem için uyarlamayı kabul etmiştir (3. HD, 2025).

Kira tespit davası ile kira uyarlama davası arasındaki fark nedir?

Kira tespiti, yenilenen dönemde bedelin kanuni sınır (TÜFE on iki aylık ortalama) içinde belirlenmesidir (TBK m.344). Uyarlama ise öngörülemeyen olağanüstü bir durum nedeniyle bedelin yeni koşullara uyarlanmasıdır (TBK m.138); biri olağan, diğeri istisnai yoldur.

Dövizli kira sözleşmesinde uyarlama mümkün müdür?

Döviz üzerinden kararlaştırılan kiralarda kanun beş yıllık bir sınır koyar; ancak aşırı ifa güçlüğü hükmü (TBK m.138) saklıdır (TBK m.344). Yani olağanüstü kur hareketleri, şartları varsa uyarlama talebine dayanak olabilir.

Kira tespit davası ne zaman ve nasıl açılır?

Kira tespit davası kira ilişkisi sürerken açılabilir. İlk beş yılda artış kural olarak TÜFE on iki aylık ortalama oranıyla sınırlıdır; beş yıldan sonra ise hâkim, emsal kira bedelleri ve kiralananın durumunu gözeterek hak ve nasafete uygun bedeli bilirkişi eliyle belirler (TBK m.344; 3. HD).

Beş yıllık kira bedeli tespitinde neye bakılır?

Beş yıldan sonra kira bedeli, taşınmazın boş olarak yeniden kiralanması hâlinde getirebileceği rayiç bedel esas alınarak, emsallerle karşılaştırılıp bilirkişi raporuyla belirlenir; eski kiracı olma gibi durumlar için hakkaniyet indirimi yapılabilir (3. HD).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Tapu iptali ve tescil, ortaklığın giderilmesi, kira tespiti ve tahliye davalarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Gayrimenkul Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp