Aydınlık psikiyatrik değerlendirme odasında yetişkin danışan ve görüşmeyi yürüten sağlık çalışanı, arkadan görünüm

Ceza Hukuku

TCK 32 Akıl Hastalığı ve Cezai Ehliyet: Rapor ve Ceza

14 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

TCK 32 akıl hastalığı hükmü, akıl hastalığının suç işleyen kişinin ceza sorumluluğunu nasıl etkilediğini düzenler. Akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişiye ceza verilmez, bunun yerine güvenlik tedbirine hükmolunur (Türk Ceza Kanunu m.32/1). Yeteneği bu derecede olmadan azalmış kişinin cezası indirilir ve 7571 sayılı Kanun’dan bu yana hakkında ayrıca güvenlik tedbirine hükmolunur (m.32/2). Bu yazı, kendisi veya bir yakını hakkında ceza soruşturması ya da kovuşturması yürüyen ve psikiyatrik bir hastalığın cezaya etkisini, raporun nasıl alındığını ve kişinin cezaevine mi sağlık kurumuna mı gideceğini öğrenmek isteyen okur için hazırlanmıştır.

1. TCK 32 Akıl Hastalığı: Öne Çıkanlar

  • TCK 32 akıl hastalığı hükmüne göre fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişiye ceza verilmez; yeteneğin tamamen ortadan kalkması aranmaz (TCK m.32/1).
  • TCK 32/1 kapsamındaki kişi hakkında beraat değil, kusurunun bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir (CMK m.223/3-a) ve kişi yüksek güvenlikli sağlık kurumuna yerleştirilir (TCK m.57/1).
  • TCK 32/2 yalnız yönlendirme yeteneği azalmış kişiye uygulanır: ağırlaştırılmış müebbet yerine yirmi beş yıl, müebbet yerine yirmi yıl hapis verilir, diğer cezalar en fazla altıda bir indirilebilir (TCK m.32/2).
  • TCK 32 raporu için kanun hastane veya kurum adı saymaz; şüpheli veya sanık gerekirse resmî bir sağlık kurumunda en fazla üç hafta, ek sürelerle toplam üç ay gözlem altına alınabilir (CMK m.74/1, m.74/3).
  • TCK 32 değişikliği (7571 sayılı Kanun) ile 32/2 kapsamındaki kişiye indirilmiş cezanın yanında ayrıca güvenlik tedbiri uygulanır; 32/1 tedbirinde kurumda kalınacak süre ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis gerektiren suçlarda bir yıldan, üst sınırı on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda altı aydan az olamaz (TCK m.32/2, m.57/2).
  • TCK 32 bakımından kanunda cezai ehliyeti olmayan hastalıklar listesi yoktur; ölçü tanının adı değil, hastalığın fiil sırasındaki algılama ve yönlendirme yeteneğine etkisidir (TCK m.32/1-2).

2. TCK 32 Akıl Hastalığı Nedir?

TCK 32 akıl hastalığı, suç işleyen kişiye ceza verilmemesine veya cezasının indirilmesine yol açan bir Türk Ceza Kanunu hükmüdür. Madde iki koşulu birlikte arar: kişide akıl hastalığı bulunmalı ve bu hastalık, işlenen fiille ilgili olarak kişinin algılama veya yönlendirme yeteneğini etkilemiş olmalıdır. Etkinin derecesine göre ya ceza verilmez (m.32/1) ya da ceza indirilir (m.32/2). Maddenin güncel metni Türk Ceza Kanunu’nun mevzuat.gov.tr’deki metninde okunabilir.

Kanunun sözünde iki ayrı yetenek geçer. Birincisi, kişinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğidir. İkincisi, fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğidir (TCK m.32/1). Kişi yaptığı şeyin hukuken ne anlama geldiğini kavrasa bile hastalık yüzünden davranışını bu bilgiye göre yönlendiremiyorsa ikinci yetenek etkilenmiş olur.

TCK 32 akıl hastalığı değerlendirmesinde iki aşama birbirinden ayrılmalıdır. Hastalığın varlığı tıbbi bir sorudur ve bilirkişi incelemesiyle cevaplanır. Hastalığın fiil sırasında algılama veya yönlendirme yeteneğini hangi derecede etkilediği ise ceza sorumluluğunun sonucunu belirler. Kanun bir tanının adını değil, bu etkinin derecesini sonuca bağlar: tanı konmuş olması tek başına ceza verilmemesi için yetmez, tanı konmamış olması da m.32 araştırmasını gereksiz kılmaz.

TCK 32 akıl hastalığı fiilin işlendiği anla ilgilidir. Madde “işlediği fiilin” ve “bu fiille ilgili olarak” ifadelerini kullanır; güvenlik tedbirini düzenleyen hüküm de “fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi”den söz eder (TCK m.57/1). Bu nedenle değerlendirme bugünkü sağlık durumuna değil, suç tarihindeki duruma yöneliktir.

3. TCK 32 ve Cezai Ehliyet: Cezai Ehliyeti Yoktur Ne Demek?

Cezai ehliyet, kişinin işlediği fiil nedeniyle kusurlu sayılıp cezalandırılabilmesi için gereken algılama ve yönlendirme yeteneğini anlatan, uygulamada yerleşmiş bir terimdir. Kanun bu yeteneği ölçü alır: fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişiye ceza verilmez (TCK m.32/1, m.34/1). TCK 32 bakımından “cezai ehliyeti yoktur” ifadesi, kişinin işlediği fiil nedeniyle kusurlu sayılamadığı ve bu yüzden ceza verilemediği anlamında kullanılır. Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri bu ifadeyi kullanmaz. Yaş küçüklüğünde “ceza sorumluluğu yoktur” (TCK m.31/1), akıl hastalığında ve geçici nedenlerde “ceza verilmez” (m.32/1, m.34/1) denir. Günlük dilde ve raporlarda geçen “cezai ehliyeti yoktur” sözü bu hükümlerin sonucunu anlatır.

Cezai ehliyeti etkileyen hâller kanunda dört başlıkta düzenlenir ve mahkeme bu hâllerde, kusurun bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verir (CMK m.223/3-a):

  • Yaş küçüklüğü: Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur; on iki ile on beş yaş arasında çocuğun fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamamasına veya yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olmasına bakılır (TCK m.31/1-2). Ayrıntılar TCK 31 yaş küçüklüğü yazısındadır.
  • Akıl hastalığı: Algılama yeteneği yoksa veya yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmışsa ceza verilmez; daha hafif azalmada ceza indirilir (TCK m.32).
  • Sağır ve dilsizlik: Yaş küçüklüğüne ilişkin hükümler, sağır ve dilsizler hakkında daha ileri yaş dilimlerine uygulanır (TCK m.33).
  • Geçici nedenler, alkol veya uyuşturucu: Geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu etkisiyle aynı derecede etkilenen kişiye ceza verilmez (TCK m.34/1).

TCK 32’deki cezai ehliyet, medeni hukuktaki fiil ehliyetinden ayrı bir kavramdır. Fiil ehliyeti, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan ergin kişinin kendi işlemleriyle hak ve borç kurabilmesidir (Türk Medeni Kanunu m.10). Medeni Kanun akıl hastalığını ayırt etme gücünü ortadan kaldırabilecek sebepler arasında sayar (TMK m.13). Bir kişinin vesayet altında olması veya sözleşme yapma ehliyetinin bulunmaması, ceza dosyasında m.32’nin uygulanacağı anlamına gelmez; ceza sorumluluğu fiil sırasındaki algılama ve yönlendirme yeteneğine göre ayrıca değerlendirilir. Medeni hukuktaki ehliyet kuralları için fiil ehliyeti nedir yazısına bakılabilir.

3.1. TCK 32 Bakımından Cezai Ehliyeti Olmayan Hastalıklar Listesi Var mı?

TCK 32’de cezai ehliyeti olmayan hastalıkların bir listesi yoktur. Kanun “akıl hastalığı” demekle yetinir ve sonucu hastalığın adına değil, fiil sırasında algılama ve yönlendirme yeteneği üzerindeki etkisine bağlar (TCK m.32/1-2). Bu nedenle “şizofreni hastasının cezai ehliyeti var mı”, “bipolar bozukluk cezai ehliyeti etkiler mi” veya “anksiyete bozukluğu olanın cezai ehliyeti var mı” sorularının kanundan çıkan tek bir cevabı yoktur.

3.2. TCK 32 Bakımından Şizofreni, Bipolar Bozukluk ve Anksiyete Bozukluğu

TCK 32 bakımından şizofreni, bipolar bozukluk veya anksiyete bozukluğu tanısı, kişinin cezai ehliyetinin olmadığı sonucunu kendiliğinden doğurmaz; kanun sonucu tanıya değil, hastalığın fiil sırasındaki etkisinin derecesine bağlar (TCK m.32/1-2). Aynı tanı iki ayrı dosyada farklı sonuç doğurabilir. Örneğin hastalığın atak döneminde işlenen bir fiilde yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olabilirken, tedavi altındaki ve belirtileri kontrol edilen bir dönemde işlenen fiilde yetenek hiç etkilenmemiş olabilir. Epilepsi, zihinsel gelişim geriliği veya bunama gibi durumlarda da soru aynıdır: fiil sırasında algılama ve yönlendirme yeteneği hangi derecede etkilendi? Bu varsayımsal örnekler kuralın nasıl işlediğini gösterir; bir hastalığın somut dosyada hangi sonucu doğuracağı bilirkişi raporuna ve mahkemenin takdirine bağlıdır.

Psikolojik tedavi görmek veya ilaç kullanmak da tek başına cezayı ortadan kaldırmaz. Tedavi kaydı, reçete ve hastane belgeleri ise m.32 araştırmasının yapılması için dosyadaki somut dayanaklardır: bu belgeler bilirkişi incelemesi ve gerekirse gözlem istemine gerekçe olur (CMK m.63/1, m.74/1).

4. TCK 32/1: Ceza Verilmez, Güvenlik Tedbirine Hükmolunur

TCK 32/1’e göre akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişiye ceza verilmez; bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur (TCK m.32/1). Fıkra iki alternatif hâl içerir ve birinin varlığı yeterlidir.

Birinci hâlde kişi fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaz. İkinci hâlde kişi algılayabilir ama davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmıştır. Kanun ikinci hâlde yönlendirme yeteneğinin tamamen ortadan kalkmasını aramaz; “önemli derecede azalmış” olması ceza verilmemesi için yeter. Bu ölçü, m.32/2’deki daha hafif azalmadan ayrılan sınırdır.

TCK 32/1 uygulandığında suç ortadan kalkmaz. Fiil işlenmiştir ve suçun unsurları gerçekleşmiştir; ancak kişinin kusuru bulunmadığı için ceza verilmez. Bu yüzden mahkeme beraat değil, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verir (CMK m.223/3-a). Beraat ise fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, sanık tarafından işlenmemiş olması veya işlendiğinin sabit olmaması gibi hâllerde verilir (CMK m.223/2). İki karar türünün farkı için beraat ne demek yazısına bakılabilir.

Ceza verilmemesi kişinin serbest kalacağı anlamına gelmez. TCK 32/1 kapsamındaki kişi hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur (m.32/1) ve bu tedbirin içeriği aşağıdaki güvenlik tedbiri bölümünde açıklanmıştır.

5. TCK 32/2: Azalmış Yönlendirme Yeteneğinde Ceza İndirimi

TCK 32/2, birinci fıkradaki derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış kişiye uygulanır. Bu kişi cezalandırılır, ama cezası indirilir: ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi beş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir; diğer hâllerde verilecek ceza altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir (TCK m.32/2).

TCK 32/2 yalnız yönlendirme yeteneğinden söz eder. Algılama yeteneği bulunmayan kişi zaten m.32/1 kapsamındadır; m.32/2 algılaması yerinde olan ama davranışlarını yönlendirme yeteneği hafif veya orta derecede azalmış kişiyi hedefler.

Süreli hapis ve adli para cezalarında indirim zorunlu bir oran değildir. Kanun “altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir” der; altıda bir üst sınırdır ve mahkeme indirimi bu sınırın altında belirleyebilir (m.32/2). Müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet için ise yirmi ve yirmi beş yıllık cezalar kanunda sabit olarak yazılıdır.

TCK 32/2 indirimi, cezanın belirlenmesi sırasında haksız tahrik ve yaş küçüklüğünden sonra, cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebepler ve takdiri indirimden önce uygulanır (TCK m.61/5). Hesap sırasının ayrıntısı TCK 61 cezanın belirlenmesi yazısında, iyi hal indirimi TCK 62 takdiri indirim yazısında anlatılır.

TCK 32/2 kapsamındaki kişi hakkında, 7571 sayılı Kanun’dan sonra, indirilmiş cezanın yanında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur (m.32/2). Değişikliğin eski metinle farkı aşağıdaki 2025 değişikliği bölümündedir.

6. TCK 32 Raporu (32’lik Rapor) Nasıl Alınır?

TCK 32 raporu, ceza dosyasında kişinin fiil sırasındaki akıl sağlığını ve bunun davranışları üzerindeki etkisini değerlendiren bilirkişi raporudur; uygulamada “32’lik rapor” veya “cezai ehliyet raporu” diye anılır. Bu rapor, kişinin kendi başına bir hastaneye başvurarak aldığı sağlık raporu değildir: bilirkişi atanmasına hâkim veya mahkeme, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı da karar verir (CMK m.63/2-3). Şüpheli, sanık ve müdafii bu incelemeyi isteyebilir (m.63/1).

TCK 32 raporunun alınması şu sırayla ilerler:

  1. Dosyada akıl hastalığına işaret eden bir bilgi (tedavi kaydı, tanı belgesi, olay sırasındaki davranış) bulunursa bilirkişi incelemesine re’sen ya da Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli, sanık, müdafi veya kanuni temsilcinin istemiyle karar verilebilir (CMK m.63/1).
  2. Kişinin akıl hastası olup olmadığını, ne zamandan beri hasta olduğunu ve bunun davranışları üzerindeki etkisini saptamak için uzman hekimin önerisi üzerine, Cumhuriyet savcısı ve müdafi dinlendikten sonra, resmî bir sağlık kurumunda gözlem altına alınmasına karar verilebilir. Kararı soruşturmada sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkeme verir (CMK m.74/1). Müdafii yoksa baro tarafından müdafi görevlendirilir (m.74/2). Gözlem ve bilirkişi hükümlerinin tam metni Ceza Muhakemesi Kanunu’nun mevzuat.gov.tr’deki metnindedir.
  3. Gözlem süresi üç haftayı geçemez; sürenin yetmeyeceği anlaşılırsa resmî sağlık kurumunun istemiyle her seferinde üç haftayı geçmeyen ek süreler verilebilir, ancak toplam süre üç ayı geçemez (CMK m.74/3). Gözlem kararına itiraz edilebilir ve itiraz, kararın yerine getirilmesini durdurur (m.74/4).
  4. Bilirkişi, yaptığı işlemleri ve vardığı sonuçları açıklayan raporu imzalayıp ilgili mercie verir (CMK m.67/1). Birden çok bilirkişi farklı görüşteyse bu durum gerekçeleriyle rapora yazılır (m.67/2).
  5. İnceleme tamamlandığında savcıya, katılana, şüpheli veya sanığa ve müdafiine, yeni bilirkişi incelemesi istemek veya itirazlarını bildirmek için süre verilir; istem reddedilirse üç gün içinde gerekçeli karar verilir (CMK m.67/5).

TCK 32 raporu nereden alınır sorusunun kanundaki cevabı bir kurum adı değil, bir niteliktir: kanun raporu verecek kurumu adıyla saymaz. Gözlem için aranan şart, kurumun resmî bir sağlık kurumu olmasıdır (CMK m.74/1). Yükseköğretim kurumlarının birimleri de adli tıp olaylarında ve diğer adli konularda Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre resmî bilirkişi sayılır (2659 sayılı Kanun m.31). Hastanelerin günlük işlemlerde verdiği heyet raporları ise ayrı bir düzene tabidir; bunun için heyet raporu nasıl alınır yazısına bakılabilir.

6.1. TCK 32 Raporuna İtiraz ve Uzman Mütalaası

TCK 32 raporuna karşı şüpheli veya sanık, bilirkişi incelemesi tamamlandıktan sonra verilen süre içinde itirazını bildirebilir ve yeni bilirkişi incelemesi isteyebilir (CMK m.67/5). Savunma ayrıca yargılama konusu olay veya bilirkişi raporu hakkında kendi seçtiği bir uzmandan bilimsel mütalaa alabilir; ancak yalnız bu nedenle ek süre istenemez (m.67/6). Mahkeme, bilirkişinin ve bilimsel mütalaa hazırlayan uzmanın duruşmada dinlenmesine karar verebilir (CMK m.68/1, m.68/3). Dosyada birbirine aykırı iki TCK 32 raporu bulunursa kanun hangisinin esas alınacağını düzenlemez; raporlar diğer delillerle birlikte mahkemenin takdirine tabidir (CMK m.217/1) ve taraflar bu durumda da yeni bilirkişi incelemesi isteyebilir (CMK m.67/5). Ceza dosyasında rapora itirazın süresi ve dilekçesi için Adli Tıp raporuna itiraz yazısına bakılabilir.

6.2. TCK 32 Raporu Mahkemeyi Bağlar mı?

TCK 32 raporu mahkemeyi kendiliğinden bağlamaz. Hâkim kararını duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırır ve bu delilleri vicdani kanaatiyle serbestçe takdir eder (CMK m.217/1). Bilirkişi yalnız uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren konularda açıklama yapabilir; hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmede bulunamaz (CMK m.67/3). Bu nedenle rapor hastalığı ve etkisini tıbben tespit eder; bu tespitin m.32/1 mi, m.32/2 mi, yoksa tam sorumluluk mu sonucunu doğuracağına mahkeme karar verir. Bilirkişilik kurumunun genel kuralları bilirkişi ne demek yazısındadır.

7. TCK 32 Güvenlik Tedbiri: Akıl Hastası Cezaevine Girer mi?

TCK 32 kapsamındaki kişinin cezaevine girip girmeyeceği, hangi fıkranın uygulandığına bağlıdır. TCK 32/1 kapsamındaki kişiye ceza verilmez; kişi koruma ve tedavi amacıyla yüksek güvenlikli sağlık kurumuna yerleştirilir (TCK m.57/1). TCK 32/2 kapsamındaki kişiye ise indirilmiş hapis cezası verilir ve hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur (m.32/2).

7.1. TCK 32 Güvenlik Tedbiri Ne Kadar Sürer?

TCK 32 güvenlik tedbirinin kanunda belirli bir bitiş süresi yoktur; tedbir, kişinin toplum açısından tehlikeliliğine göre devam eder. Kişinin yerleştirildiği kurumun sağlık kurulu, raporunda toplum açısından tehlikeliliğin ortadan kalktığını veya önemli ölçüde azaldığını belirtirse kişi infaz hâkimi kararıyla serbest bırakılabilir (TCK m.57/2).

7571 sayılı Kanun bu serbest bırakmaya bir alt sınır ekledi. TCK 32/1 uyarınca güvenlik tedbirine hükmedilen kişi için kurumda geçirilecek süre, ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda bir yıldan, üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda altı aydan az olamaz (TCK m.57/2). Sağlık kurulu tehlikeliliğin kalktığını daha önce bildirse bile bu süreler dolmadan serbest bırakma kararı verilemez.

7.2. TCK 32 Güvenlik Tedbirinden Sonra Kontrol ve Takip

TCK 32 güvenlik tedbirinin sona ermesiyle takip her zaman bitmez. Sağlık kurulu raporunda, hastalığın ve işlenen fiilin niteliğine göre kişinin tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyorsa süre ve aralıkları belirtilir (TCK m.57/3). Kontrol ve takip, Cumhuriyet savcılığının kişiyi bu süre ve aralıklarla yetkili sağlık kuruluşuna göndermesiyle sağlanır (m.57/4). Takipte tehlikeliliğin arttığı anlaşılırsa infaz hâkimliği yeniden koruma ve tedavi amaçlı güvenlik tedbirine hükmeder (m.57/5).

7.3. Hüküm Sonrası Akıl Hastalığına Tutulan Hükümlü

TCK 32, fiilin işlendiği andaki akıl hastalığını düzenler. Hükümden sonra, cezasını çekerken akıl hastalığına tutulan hükümlünün durumu infaz hukukunda ayrıca düzenlenmiştir: cezanın infazı geri bırakılır, hükümlü iyileşinceye kadar TCK m.57’de belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır ve sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır (5275 sayılı Kanun m.16/1). Akıl hastalığı dışındaki ruhsal rahatsızlıkları bulunan ve hastanede tutulması gerekli görülmeyen hükümlülerin cezası, belirlenen infaz kurumlarının mahsus bölümlerinde infaz edilir (5275 sayılı Kanun m.18/1). Hastalık nedeniyle infazın geri bırakılmasının diğer koşulları infazın ertelenmesi şartları yazısında anlatılır.

Soruşturma veya kovuşturma sırasında şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olmadığı, ne zamandan beri hasta olduğu ve bunun davranışlarına etkisi, yukarıda anlatılan gözlem usulüyle araştırılır (CMK m.74/1). Kanun bu gözlem usulünü, yargılamanın durması kararı verilmesi gereken hâllerde de uygular (CMK m.74/5).

8. TCK 32 2025 Değişikliği: 7571 Sayılı Kanun Neyi Değiştirdi?

TCK 32 ve TCK 57, 24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun ile değiştirildi. Değişiklikler Kanun’un yayımı tarihi olan 25.12.2025’te yürürlüğe girdi (7571 sayılı Kanun m.39/1-b). Değişiklik üç noktada toplanır:

  1. TCK 32/2’nin son cümlesi değişti. Eski metne göre mahkûm olunan ceza, süresi aynı kalmak koşuluyla kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabiliyordu. Yeni metin, “Kişi hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur.” der (7571 sayılı Kanun m.14; TCK m.32/2). Eski düzende ceza ile tedbir arasında mahkemenin takdirine bağlı bir çevirme imkânı vardı; yeni düzende indirilmiş ceza ile güvenlik tedbiri birlikte hükme bağlanır.
  2. TCK 57/6 yürürlükten kaldırıldı. Bu fıkra, yönlendirme yeteneği azalmış kişinin mahkûm olduğu hapis cezasının, yerleştirildiği sağlık kuruluşunun kurul raporu üzerine mahkeme kararıyla kısmen veya tamamen güvenlik tedbiri olarak uygulanabilmesini düzenliyordu (7571 sayılı Kanun m.15). Fıkranın kaldırılması, 32/2’deki çevirme imkânının kalkmasıyla uyumludur.
  3. TCK 57/2’ye asgari kurum süresi eklendi. TCK 32/1 uyarınca tedbire hükmedilen kişi, ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis gerektiren suçlarda en az bir yıl, üst sınırı on yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda en az altı ay kurumda kalır (7571 sayılı Kanun m.15; TCK m.57/2).

8.1. TCK 32 Değişikliği Eski Tarihli Fiillere Uygulanır mı?

TCK 32 değişikliğinin 25.12.2025’ten önce işlenen fiillere uygulanıp uygulanmayacağı lehe kanun kuralına göre belirlenir. Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun hükümleri farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır (TCK m.7/2). Yeni düzenin bir fail için lehe mi aleyhe mi olduğu tek cümleyle söylenemez: çevirme imkânının kalkması ve asgari kurum süresi bazı dosyalarda aleyhe, başka dosyalarda farklı sonuç doğurabilir. Karşılaştırma her dosyada iki metin ayrı ayrı uygulanarak yapılır. İnternette 2025 öncesinde yazılmış kaynaklar bu değişikliği içermeyebilir; fiil tarihine göre hangi metnin esas alınacağı ayrıca kontrol edilmelidir.

9. TCK 32 ile Yaş Küçüklüğü, Sağır ve Dilsizlik ve Sarhoşluk Arasındaki Fark

TCK 32/1 akıl hastalığı, kusur yeteneğini etkileyen diğer hâllerle aynı karar türüne, ceza verilmesine yer olmadığı kararına bağlanır (CMK m.223/3-a); m.32/2 ise indirilmiş cezayla mahkûmiyet doğurur. Bu hâller sebebi ve sonucu bakımından birbirinden ayrılır:

HâlCeza sorum­lu­lu­ğu­nun sebebiSonuçDayanak
Yaş küçük­lüğüFiil sıra­sında on iki yaşını dol­dur­ma­mış olmak; on iki ile on beş yaş ara­sında algı­lama veya yön­len­dirme yete­ne­ği­nin yete­rince geliş­me­miş olmasıCeza sorum­lu­luğu yok; çocuk­lara özgü güven­lik tedbiriTCK m.31/1-2
Akıl has­ta­lığı (m.32/1)Akıl has­ta­lığı nede­niyle algı­la­ya­mama veya yön­len­dirme yete­ne­ği­nin önemli dere­cede azal­masıCeza veril­mez; güven­lik tedbiriTCK m.32/1
Akıl has­ta­lığı (m.32/2)Yön­len­dirme yete­ne­ği­nin birinci fık­ra­daki dere­cede olmadan azal­masıİndi­ril­miş ceza ve ayrıca güven­lik tedbiriTCK m.32/2
Sağır ve dil­siz­likYaş küçük­lüğü hüküm­le­ri­nin daha ileri yaş dilim­le­rine uygu­lan­masıYaş dili­mine göreTCK m.33
Geçici neden, irade dışı alkol veya uyuş­tu­rucuGeçici bir nedenle ya da irade dışı alınan mad­deyle algı­la­ya­mama veya yön­len­dirme yete­ne­ği­nin önemli dere­cede azal­masıCeza veril­mezTCK m.34/1
İradi alkol veya uyuş­tu­rucuKişinin kendi iste­ğiyle aldığı maddeCeza­sız­lık hükmü uygu­lan­mazTCK m.34/2

TCK 32 ile sarhoşluk arasındaki fark özellikle önemlidir. Kişi kendi isteğiyle aldığı alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işlemişse ceza verilmemesine ilişkin hüküm uygulanmaz (TCK m.34/2). Madde bağımlısı kişiler hakkında ise ayrı bir güvenlik tedbiri öngörülür: bu kişiler bağımlılara özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına alınır ve tedavi bağımlılıktan kurtulana kadar sürer (TCK m.57/7). Hastalık ile madde etkisinin birlikte bulunduğu dosyada hangi hükmün uygulanacağı, fiil sırasındaki durumun kaynağına göre bilirkişi raporuyla ayrılır.

TCK 32, fiilin hukuka uygun olup olmadığıyla ilgili hâllerden de ayrıdır. Meşru savunmada fiil hukuka uygundur ve sanık beraat eder (CMK m.223/2-d); akıl hastalığında ise fiil hukuka aykırıdır, yalnız kusur yüklenemez. Meşru savunmanın koşulları meşru müdafaa (TCK 25) yazısında anlatılır. Akıl hastalığının medeni hukuktaki sonuçlarından biri için akıl hastalığı nedeniyle boşanma yazısına bakılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

TCK 32 nedir?

TCK 32, akıl hastalığının ceza sorumluluğuna etkisini düzenleyen Türk Ceza Kanunu maddesidir. Akıl hastalığı nedeniyle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişiye ceza verilmez, güvenlik tedbirine hükmolunur (TCK m.32/1). Yeteneği bu derecede olmadan azalmış kişinin cezası indirilir ve ayrıca tedbir uygulanır (m.32/2).

Cezai ehliyeti yoktur ne demek?

Cezai ehliyeti yoktur ifadesi, kişinin işlediği fiil nedeniyle kusurlu sayılamadığı ve bu yüzden ceza verilemediği anlamında kullanılır. Kanun bu ifadeyi kullanmaz; yaş küçüklüğü için ceza sorumluluğu yoktur (TCK m.31/1), akıl hastalığı ve geçici nedenler için ceza verilmez der (m.32/1, m.34/1). Mahkeme bu hâllerde ceza verilmesine yer olmadığı kararı verir (CMK m.223/3-a).

Cezai ehliyeti olmayan hastalıklar nelerdir?

Kanunda cezai ehliyeti ortadan kaldıran hastalıkların bir listesi yoktur. Şizofreni, bipolar bozukluk, anksiyete bozukluğu veya epilepsi gibi bir tanı tek başına sonucu belirlemez. Belirleyici olan, akıl hastalığının fiil sırasında algılama veya yönlendirme yeteneğini hangi derecede etkilediğidir (TCK m.32/1-2). Bu derece, dosyada alınan bilirkişi raporuyla tespit edilir.

32'lik rapor nedir, nereden alınır?

32'lik rapor, TCK 32 kapsamında kişinin fiil sırasındaki akıl sağlığını ve bunun davranışlarına etkisini değerlendiren rapora verilen addır. Ceza dosyasında bu rapor bilirkişi incelemesiyle alınır; incelemeye re'sen ya da savcı, sanık veya müdafiin istemiyle karar verilir (CMK m.63/1). Gerekirse kişi resmî bir sağlık kurumunda gözlem altına alınır (CMK m.74/1).

Akıl hastası cezaevine girer mi?

TCK 32/1 kapsamındaki kişiye ceza verilmez; kişi cezaevine değil, koruma ve tedavi amacıyla yüksek güvenlikli sağlık kurumuna yerleştirilir (TCK m.57/1). TCK 32/2 kapsamındaki kişiye ise indirilmiş hapis cezası verilir ve ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur (m.32/2). Hüküm sonrası akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geri bırakılır (5275 sayılı Kanun m.16/1).

Ceza verilmesine yer olmadığı kararı beraat mıdır?

Hayır. Beraat, fiilin suç olmaması, sanık tarafından işlenmemesi veya işlendiğinin sabit olmaması gibi hâllerde verilir (CMK m.223/2). Akıl hastalığında ise suç işlenmiştir ama kişinin kusuru bulunmadığı için ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir (CMK m.223/3-a). Bu kararla birlikte güvenlik tedbirine hükmolunur (TCK m.32/1).

TCK 32/2 indirimi ne kadardır?

TCK 32/2 kapsamındaki kişiye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi beş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hâllerde ceza altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir (TCK m.32/2). Altıda bir üst sınırdır ve kanun indirimi indirilebilir diye kurduğu için oranı mahkeme belirler.

2025'te TCK 32'de ne değişti?

24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun, TCK 32/2'nin son cümlesini değiştirdi. Eski metinde mahkûm olunan ceza kısmen veya tamamen güvenlik tedbiri olarak uygulanabiliyordu; yeni metinde kişi hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur (7571 sayılı Kanun m.14). Aynı Kanun TCK 57/2'ye asgari kurum süresi ekledi ve 57/6'yı yürürlükten kaldırdı (m.15).

Psikolojik tedavi gören kişi ceza alır mı?

Psikolojik tedavi görmek veya ilaç kullanmak tek başına cezayı ortadan kaldırmaz. TCK 32'ye göre belirleyici olan, akıl hastalığının fiil sırasında algılama veya yönlendirme yeteneğini hangi derecede etkilediğidir (TCK m.32/1-2). Tedavi kayıtları, bilirkişi incelemesi ve gerekirse resmî bir sağlık kurumunda gözlem istemi için dosyadaki dayanaktır (CMK m.63/1, m.74/1).

Mahkeme TCK 32 raporuyla bağlı mıdır, raporlar çelişirse ne olur?

Mahkeme bilirkişi raporunu diğer delillerle birlikte vicdani kanaatiyle serbestçe takdir eder (CMK m.217/1). Bilirkişi hâkimin yapması gereken hukuki nitelendirmeyi yapamaz (CMK m.67/3). Kanun çelişen raporlardan hangisinin esas alınacağını düzenlemez; taraflar yeni bilirkişi incelemesi isteyebilir ve istem reddedilirse üç gün içinde gerekçeli karar verilir (CMK m.67/5).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp