
İçindekiler 10
Kısa Cevap
Franchise sözleşmesi, kanunda ayrıca düzenlenmemiş isimsiz, çerçeve ve sürekli borç ilişkisi doğuran bir sözleşmedir. Franchise veren markasını ve işletme sistemini bir bedel karşılığında franchise alana kullandırır; franchise alan da bağımsız bir tacir olarak kendi ad ve hesabına bu sistemi işletir. Haksız fesih, rekabet yasağı ve sözleşme sonu denkleştirme talebi, uygulamada en çok uyuşmazlık doğuran başlıklardır.
Bu Durumda mısınız?
- Franchise verdiğiniz veya aldığınız işletme ilişkisi karşı tarafça tek taraflı feshedildi; tazminat hakkınızın olup olmadığını merak ediyorsunuz.
- Franchise sözleşmeniz sona erdi, ancak eski franchise alan aynı bölgede benzer bir işi sürdürmeye devam ediyor.
- Franchise alan olarak yıllarca yarattığınız müşteri çevresi için sözleşme bitiminde bir tazminat talebiniz olup olmadığını öğrenmek istiyorsunuz.
- Franchise sözleşmesinden doğan bir uyuşmazlıkta hangi mahkemeye başvurmanız gerektiğini bilmiyorsunuz.
- Franchise sözleşmesi imzalamadan önce sözleşmenin hukuki niteliğini ve olası risklerini anlamak istiyorsunuz.
Bu senaryoların her birinde uygulanacak kural ve süre farklıdır; somut durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.
Franchise Sözleşmesi Nedir, Unsurları Nelerdir?
Franchise sözleşmesi, franchise verenin adı, sembolü ve markası gibi gayri maddi değerlerini kullandırma hakkını bir bedel karşılığında franchise alana devrettiği; franchise alanın da bu sistemi kendi ad ve hesabına, bağımsız bir tacir sıfatıyla işlettiği sürekli borç ilişkisi doğuran bir sözleşmedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, franchise sözleşmesinin hukuki niteliğini şu şekilde tanımlamıştır:
“Franchise sözleşmesi; konusu mal ve/veya hizmetin sürümü ve dağıtımı olan sürekli borç ilişkisi doğuran bir sözleşme olup, bu sözleşme ile mal ve/veya hizmeti üreten ve/veya satan franchise veren; adı, sembolü, markası gibi gayri maddi mal ve değerlerini kullanarak bunların sürümünü yapma hakkını bir bedel karşılığında, belirli bir bölgede kendi ad ve hesabına çalışan bağımsız kişilere (franchise alanlara) vermeyi borçlanmaktadır. Franchise veren bu sözleşme ile mal ve/veya hizmetlerin en iyi şekilde pazarlanmasını sağlamak için pazar araştırması ve tanıtım (reklam) yapmak, bu konuda kendine özgü bir anlayış geliştirerek bir organizasyon kurmak ve franchise alanları çalışmalarından yararlandıracak şekilde bu organizasyona dahil etmek yükümlülükleri üstlenmektedir. Franchise alan ise, franchise bedeli ödeme dışında ayrıca sözleşme konusu malların sürümünü destekleme, bu konudaki tüm bilgileri franchise verene aktarma, franchise verenin pazarlama ilkelerine ve talimatlarına uyma, eğitim programlarına katılma ve bu doğrultuda işletmeyi yürütme yükümlülüğü altına girmektedir (Kırca, Çiğdem: Franchise Sözleşmesi, Ankara, 1997, s. 19-20).”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/60, K. 2019/579, T. 16.05.2019 — bozulmasına)
Franchise sözleşmesi, kanunda ayrı bir sözleşme türü olarak düzenlenmediği için isimsiz (atipik) bir sözleşmedir; ancak içeriğinde isimli sözleşmelerin unsurlarını da barındırabilir. Hukuk Genel Kurulu bu noktayı şöyle açıklığa kavuşturmuştur:
“Franchise sözleşmesi, kanunlarda düzenlenmiş isimli sözleşmelerin unsurlarını içerebileceği gibi, isimsiz sözleşmelerin unsurlarını da içerebilir. Nitekim franchise sözleşmesi genellikle satış, kira veya ürün kirası, hizmet, acente, vekâlet, adi ortaklık gibi isimli sözleşmelerle, lisans, know-how ve tek satıcılık gibi isimsiz sözleşmelerin unsurlarını içermektedir. Franchise sözleşmesi, isimli ve isimsiz sözleşmelerin unsurlarından oluştuğu için niteliği itibariyle kendine özgü isimsiz bir sözleşmedir (Eren, Fikret: Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Ankara, 2018, s. 970).”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/60, K. 2019/579, T. 16.05.2019 — bozulmasına)
Buradan çıkan dört temel unsur şudur: (1) franchise verenin marka/sistem/know-how kullandırma ve franchise alanı sürekli destekleme borcu, (2) franchise alanın bu sistemi kendi ad ve hesabına, bağımsız bir tacir olarak işletme borcu (bkz. tacir kimdir ve tacir olmanın sonuçları) , (3) franchise alanın franchise verene bir ücret/royalty ödeme borcu, (4) franchise alanın franchise verenin menfaatlerini koruma, sır saklama ve hesap verme gibi güven ve sadakate dayanan yükümlülükleri.
Franchise Sözleşmesinin Türleri/İçeriği
Franchise sözleşmesi tek bir kalıba sığmayan, içinde satış, kira, lisans ve komisyon gibi farklı sözleşme unsurlarını bir arada barındıran bir çerçeve (şemsiye) sözleşmedir. Bu nedenle bir uyuşmazlıkta uygulanacak kural, sözleşmenin somut olayda hangi kısmına ilişkin olduğuna göre belirlenir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bu niteliği şöyle açıklamıştır:
“Franchise Sözleşmesi, franchise verenin, kendisine ait üretim, işletme ve pazarlama sistemini oluşturan fikri ve sınai unsurlar üzerinde, franchise alana kullanma hakkı (lisans) tanıyarak, onu kendi işletme organizasyonuna dahil etmek ve onu sistem içerisinde devamlı olarak desteklemek borcu altına girdiği; franchise alanın ise sisteme dahil mal ve hizmetlerin sürümünü kendi nam ve hesabına yapmayı ve franchise verene belirli bir ücret ödemeyi taahhüt ettiği sürekli bir borç ilişkisi kuran çerçeve bir sözleşmedir (E. Erdem, Milletlerarası Tic. Huk., Oniki Levha Y., s.419). Söz konusu sözleşmeler içeriklerine göre çoğu zaman, lisans sözleşmesi, kira sözleşmesi, alım-satım sözleşmesi, komisyon sözleşmesi gibi sözleşmeleri de içinde barındıran çerçeve (şemsiye) sözleşmeler niteliğindedir. Franchise sözleşmesini ilgilendiren bir somut olayda, ihtilaf sözleşmenin hangi kısmına ilişkin ise o kısma ilişkin kuralların uygulanması gerekir. Söz gelimi, franchise sözleşmesi kapsamında mal alımına ilişkin bir ihtilaf çıkmış ise TBK’nın alım-satım sözleşmeleri, kira ilişkisine ilişkin ihtilaf çıkmış ise TBK’nın kira sözleşmelerine ilişkin kısımların uygulanması, birden fazla kısımda ihtilaf çıkmış ise her bir ihtilaf bakımından o kısma ilişkin TBK hükümlerinin uygulanması gerekir.”
(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/3850, K. 2020/1989, T. 24.02.2020 — bozulmasına)
Franchise sözleşmesi, tek satıcılık ve bayilik sözleşmesiyle sıklıkla karıştırılır; aradaki fark ve ortak yönler için bayilik, tek satıcılık ve distribütörlük sözleşmesi yazımıza bakabilirsiniz.
Şekil konusunda ise franchise sözleşmesi kural olarak serbesttir; ancak sözleşme tescilli bir marka veya patent lisansı da içeriyorsa yazılı şekil şartı devreye girer. Hukuk Genel Kurulu bu istisnayı da açıkça belirtmiştir:
“Franchise sözleşmesi, kanunlarda düzenlenmiş isimli bir sözleşme olmadığı için tabi olacağı şekle ilişkin bir hüküm de yoktur. Bu durum karşısında franchise sözleşmesinin geçerliliği 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 11’inci maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 12’nci maddesi) gereğince herhangi bir şekil şartına bağlı değildir. Ancak, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 15/2’nci maddesinde tescilli markalar üzerindeki ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 86/2’nci maddesinde ise tescilli patentler üzerindeki sağlar arası hukuki işlemlerin yazılı şekilde yapılacağı öngörüldüğünden marka ve patent lisansı unsurlarını içeren franchise sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerekir (6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 148’inci maddesi).”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/60, K. 2019/579, T. 16.05.2019 — bozulmasına)
Kararda anılan 818 sayılı (mülga) Borçlar Kanunu m.11 ile 556 ve 551 sayılı (mülga) KHK’lar bugün yürürlükte değildir; Hukuk Genel Kurulu bunları kararında güncel karşılıklarıyla (TBK m.12 ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.148) birlikte anmıştır. Güncel uygulamada dayanak bunlardır.
Sözleşmenin Sona Ermesi ve Haksız Fesih Tazminatı
Franchise sözleşmesinin haksız feshi hâlinde, franchise alan sözleşme devam etseydi elde edeceği kazancını, yani müspet (olumlu) zararını talep edebilir. Bu zararın hesabında sözleşmenin yalnızca bir tarafı için öngörülen hesaplama yöntemi karşı tarafa otomatik uygulanamaz; genel hükümlere ve somut olayın koşullarına bakılması gerekir. Genel dayanak, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan sorumluluğu düzenleyen TBK m.112’dir:
“Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.”
(6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, madde 112)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bir emlak komisyonculuğu franchise sözleşmesinin franchise veren tarafından haksız feshedildiği bir olayda, franchise alanın müspet zararının nasıl hesaplanması gerektiğini şöyle açıklamıştır:
“Dosya kapsamına göre franchise veren U..Emlak Hiz.A.Ş. tarafından yapılan fesih işleminin haksız olduğu ve bundan dolayı davacı franchise alan V.. Gayrimenkul D… Yat. Paz. A.Ş’nin müspet zararını isteyebileceğine ilişkin mahkeme tespiti yerinde ise de sözleşmenin 19/A maddesindeki müspet zararın hesaplanma yöntemine ilişkin olarak franchise veren taraf olan U.. Emlak Hiz.A.Ş. için getirilen düzenlemenin sözleşmenin karşı tarafı olup, sözleşmesel menfaati ve sözleşmeden dolayı elde edeceği gelir miktarı ile bu geliri elde etme yöntemi franchise veren taraf olan U.. Emlak Hiz.A.Ş.‘den oldukça farklı olan franchise alan V.. Gayrimenkul A.Ş. için de uygulanması usul ve yasa hükümleri ile sözleşmenin niteliğine ve hakkaniyete aykırı bulunmaktadır.Bu durumda sözleşmede franchise alan V.. A.Ş. için sözleşmenin haksız feshi halinde talep edebileceği müspet zararın hesaplanma yöntemine ilişkin özel bir düzenleme yapılmamış olması karşısında anılan tarafın müspet zararının, genel hükümler ve Dairemizin bu konudaki yerleşik içtihatlarında belirtilen ilkelere göre hesaplanması gerekmektedir.”
(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/6497, K. 2014/20280, T. 23.12.2014 — bozulmasına)
Dairenin işaret ettiği genel ilkeye göre franchise alanın müspet zararı; benzer bir sözleşmeyi yapabileceği veya benzer bir iş bulabileceği makul bir süre belirlenerek, bu süre içinde elde etmesi muhtemel gelirden bu geliri elde etmek için katlanacağı masrafların düşülmesiyle bulunan mahrum kalınan kâr esasına göre hesaplanır.
Denkleştirme (Portföy) Tazminatı Talebi Tartışması
Sözleşme sona erdiğinde franchise alanın yarattığı müşteri çevresi için bir denkleştirme (portföy) tazminatı isteyip isteyemeyeceği, doktrinde tartışmalı bir konudur. Denkleştirme istemi TTK m.122’de acentelik ilişkisi için düzenlenmiştir:
“(1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.”
“(5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır.”
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, madde 122)
Kanun koyucu bu hükmü açıkça yalnızca acentelik için değil, “benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkileri” için de öngörmüştür. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bu kıyasın tek satıcılık (bayilik) sözleşmeleri bakımından uygulanabileceğini kabul etmiştir:
“6102 sayılı TTK’nın 122. maddesinde denkleştirme tazminatı düzenlenmiş olup anılan maddenin 5. fıkrasında, bu hüküm hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi halinde de uygulanır hükmü bulunduğundan, denkleştirme tazminatının tek satıcılık hakkı veren bayilik sözleşmeleri bakımından da istenebileceği.”
(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/8788, K. 2022/9519, T. 27.12.2022 — onanmasına)
Franchise sözleşmesinin de belirli hâllerde (özellikle bölgesel münhasırlık/tekel unsuru taşıyorsa) TTK m.122/5 kapsamındaki “benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkisi” sayılıp sayılamayacağı, somut sözleşmenin içeriğine bağlı, doktrinde tartışılan bir sorudur; bu konuda net bir çerçeve için acentelik sözleşmesi yazımızdaki denkleştirme rejimine de bakabilirsiniz. Nitekim yukarıdaki kararda dahi mahkeme, sözleşmede tarafa “inhisari (münhasır) bir hak verilmediği” yönünde açık bir madde bulunması nedeniyle somut olayda denkleştirme talebini reddetmiştir; yani kıyasın uygulanabilirliği her zaman sözleşmenin somut içeriğine bağlıdır.
Rekabet Yasağı
Franchise sözleşmelerinde franchise alana, sözleşme süresince ve sona erdikten sonra belirli bir süre boyunca rakip faaliyette bulunmama yükümlülüğü getirilmesi yaygındır. Ancak bu yükümlülük sınırsız değildir; zaman ve yer bakımından makul ölçüde sınırlı olmalı, franchise alanın çalışma özgürlüğünü ortadan kaldırmamalıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, süre ve yer sınırı öngörmeyen bir rekabet yasağı maddesini şöyle geçersiz saymıştır:
“somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede rekabet yasağının yer açısından sınırlandırılmayıp, tüm Türkiye’de geçerli olacağı kararlaştırıldığı gibi, maddede süre sınırının da getirilmediği, bu haliyle söz konusu sözleşme maddelerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan çalışma hürriyeti ilkesine aykırı olduğu.”
(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1689, K. 2024/5657, T. 08.07.2024 — onanmasına)
Aynı Daire, önceki bir kararında da rekabet yasağının yalnızca franchise verenin müşteri bilgisi ve sırlarına vakıf olmaktan doğan tehlikeleri bertaraf etmek amacıyla makul ölçüde kurulabileceğini, franchise alanın ekonomik geleceğini tehlikeye sokacak biçimde kullanılamayacağını vurgulamıştır.
Geçerli bir rekabet yasağı hükmü ihlal edilirse, ihlalden zarar gören taraf müspet zararının tazminini talep edebilir; bu, haksız rekabet hükümlerinden bağımsız, sözleşmesel bir taleptir:
“Tarafların sözleşme özgürlüğü çerçevesinde yapmış oldukları rekabet yasağı sözleşmelerine aykırılık halinde davacı taraf, bir haksız fiil şekli olan haksız rekabet eyleminden farklı olarak sözleşmeyle yüklendiği yapmama edimini haklı neden olmaksızın ve kusurlu olarak ihlal eden davalıya karşı müspet zararının tahsilini talep edebilir. Bu durumda, davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için öncelikle davalının kusurlu olduğunun ispatı gerekir.”
(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/10011, K. 2018/3093, T. 25.04.2018 — bozulmasına)
Görevli Mahkeme
Franchise sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar, taraflar tacir olduğundan ve uyuşmazlık her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirdiğinden TTK m.4 kapsamında ticari dava niteliğindedir; TTK m.5 gereğince bu davalara asliye ticaret mahkemesinde bakılır. TTK m.4/1, hangi uyuşmazlıkların ticari dava sayıldığını belirler:
“Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.”
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, madde 4/1)
Görevli mahkemeyi ise TTK m.5 belirler:
“Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.”
“Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır.”
(6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, madde 5/1-2)
Franchise sözleşmesinin markaya ilişkin unsurlar içermesi, tek başına davayı fikri ve sınai haklar mahkemesinin görev alanına sokmaz. Bir yargı yeri uyuşmazlığında Yargıtay, sözleşmede tescilli bir markaya ilişkin bir çekişme bulunmadıkça franchise davasının ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini şöyle açıklığa kavuşturmuştur:
“Davacının taleplerini franchise sözleşmesine aykırılık iddiasına dayandırdığı, davalının franchise sözleşmesine konu olan tescilli bir markası bulunmadığı gibi, zaten bu konuda taraflar arasında bir çekişmenin de olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin görevine giren kanunlar ile kanun hükmünde kararnameler kapsamında çözümlenmesi gerekmeyip, davanın genel hükümlere göre çözülmesi gerektiği anlaşılmış olmakla, uyuşmazlığın, … 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.”
(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/12238, K. 2011/13159, T. 28.12.2011 — yargı yeri belirlenmesine)
Asliye ticaret mahkemesinin görev alanı hakkında genel bilgi için asliye ticaret mahkemesi nedir yazımıza bakabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar
- Franchise sözleşmesini kanunda düzenli, isimli bir sözleşme sanmak. Franchise sözleşmesi isimsiz/atipik bir sözleşmedir; uyuşmazlığın ilgili olduğu kısma göre (satış, kira, lisans gibi) hangi TBK hükümlerinin kıyasen uygulanacağının her seferinde ayrıca belirlenmesi gerekir.
- Haksız fesihte, sözleşmede karşı taraf için öngörülen tazminat formülünün kendine de otomatik uygulanacağını düşünmek. Yargıtay’a göre bu formül, sözleşmenin niteliğine ve hakkaniyete aykırıysa uygulanmaz; müspet zarar genel hükümlere göre ayrıca hesaplanmalıdır.
- Rekabet yasağı maddesinin süresiz ve yer sınırı olmadan geçerli olduğunu sanmak. Zaman ve yer bakımından sınırlandırılmamış bir rekabet yasağı hükmü çalışma hürriyetine aykırı bulunarak geçersiz sayılabilir.
- Sözleşme bitince otomatik olarak denkleştirme tazminatı hakkı doğduğunu varsaymak. TTK m.122/5’in franchise ilişkisine kıyasen uygulanması tartışmalı bir konudur ve sözleşmenin somut içeriğine (özellikle münhasırlık/tekel unsuruna) bağlıdır.
- Marka veya patent lisansı içeren franchise sözleşmesini yazılı yapmayı atlamak. Bu durumda yazılı şekil, Sınai Mülkiyet Kanunu gereği bir geçerlilik şartıdır.
- Franchise uyuşmazlığını yanlış mahkemede açmak. Salt sözleşmede marka unsuru geçmesi davayı fikri ve sınai haklar mahkemesine taşımaz; tescilli marka/patent çekişmesi yoksa görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.
Özet
- Franchise sözleşmesi, kanunda düzenlenmemiş isimsiz, çerçeve ve sürekli borç ilişkisi doğuran bir sözleşmedir; franchise veren sistemini kullandırıp destekler, franchise alan bağımsız tacir olarak işletir ve bedel öder.
- Haksız fesihte franchise alan müspet (olumlu) zararını talep edebilir; hesaplama genel hükümlere ve somut olayın koşullarına göre yapılır (TBK m.112).
- Rekabet yasağı zaman ve yer bakımından sınırlı olmalıdır; sınırsız bir rekabet yasağı çalışma hürriyetine aykırı sayılıp geçersiz kalabilir; ihlalinde müspet zarar talep edilebilir.
- Denkleştirme (portföy) tazminatı talebi franchise ilişkisine kıyasen uygulanabilir mi sorusu doktrinde tartışmalıdır; Yargıtay bu kıyası şimdilik tek satıcılık için kabul etmiştir (TTK m.122/5).
- Franchise sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar TTK m.4-5 uyarınca asliye ticaret mahkemesinde görülür; tescilli marka/patent çekişmesi olmadıkça fikri ve sınai haklar mahkemesi görevli değildir.
Sıkça Sorulan Sorular
Franchise sözleşmesi nedir?
Franchise sözleşmesi, franchise verenin markasını, işletme sistemini ve know-how'ını bir bedel karşılığında franchise alana kullandırdığı, kanunda ayrıca düzenlenmemiş isimsiz bir sözleşmedir. Franchise alan, bu sistemi kendi ad ve hesabına, bağımsız bir tacir sıfatıyla işletir; franchise veren ise bu süreçte sürekli destek ve denetim sağlamakla yükümlüdür.
Franchise sözleşmesinin unsurları nelerdir?
Sözleşmenin temel unsurları; franchise verenin marka/sistem kullandırma ve destekleme borcu, franchise alanın kendi ad ve hesabına işletme yürütme ve bedel ödeme borcu, tarafların sürekli bir iş birliği içinde olmasıdır. Ayrıca franchise alanın franchise verene karşı sır saklama, hesap verme ve sadakat gösterme gibi güvene dayanan yükümlülükleri de vardır.
Franchise sözleşmesi hangi kanun hükümlerine tabidir?
Franchise sözleşmesi kanunda ayrıca düzenlenmediğinden önce sözleşme hükümleri, ardından dürüstlük kuralı ve iş ilişkilerindeki teamüller uygulanır. Uyuşmazlık sözleşmenin hangi kısmına ilişkinse (satış, kira, lisans gibi) Yargıtay o kısma ilişkin Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin kıyasen uygulanması gerektiğini kabul etmektedir; sözleşmenin bütününe tek bir kanun maddesi uygulanmaz.
Franchise sözleşmesi yazılı yapılmak zorunda mıdır?
Kural olarak hayır; franchise sözleşmesi herhangi bir şekil şartına bağlı değildir ve sözlü olarak da geçerli şekilde kurulabilir. Ancak sözleşme kapsamında tescilli bir marka veya patent lisansı da devrediliyorsa, bu unsur nedeniyle sözleşmenin yazılı şekilde yapılması Sınai Mülkiyet Kanunu gereği zorunlu hâle gelir.
Franchise veren sözleşmeyi haksız feshederse franchise alan ne talep edebilir?
Haksız fesih hâlinde franchise alan, sözleşme devam etseydi elde edeceği kazancı, yani müspet (olumlu) zararını talep edebilir. Yargıtay'a göre bu zarar, sözleşmede yalnızca karşı taraf için öngörülen hesaplama yöntemiyle değil, genel hükümlere ve benzer nitelikteki bir işi bulma imkânına göre hesaplanmalıdır.
Franchise sonrası rekabet yasağı maddesi her zaman geçerli midir?
Hayır. Yargıtay, süre ve yer bakımından sınırlandırılmamış, tüm Türkiye'yi kapsayan bir rekabet yasağı hükmünü çalışma hürriyeti ilkesine aykırı bularak geçersiz saymıştır. Geçerli bir rekabet yasağı zaman, yer ve konu bakımından sınırlı olmalı, franchise alanın ekonomik geleceğini tehlikeye atmamalı ve yalnızca verenin sırlarını korumaya yönelik olmalıdır.
Rekabet yasağı ihlal edilirse ne talep edilebilir?
Rekabet yasağına aykırı davranan taraf, sözleşmeyle üstlendiği yapmama edimini kusurlu biçimde ihlal ettiğinden, karşı taraf bundan doğan müspet zararının tazminini isteyebilir. Yargıtay'a göre bunun için önce ihlal edenin kusurlu olduğunun ispatlanması şarttır; bu talep haksız rekabet hükümlerinden ayrı bir dayanaktır.
Franchise alan, sözleşme bittiğinde denkleştirme (portföy) tazminatı isteyebilir mi?
Bu, doktrinde tartışmalı bir konudur. TTK m.122/5, acenteye tanınan denkleştirme istemini hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık ve benzeri tekel hakkı veren sürekli sözleşmelere kıyasen uygulanabilir kılar; Yargıtay bu kıyası tek satıcılık bakımından kabul etmiştir. Franchise sözleşmesine aynı kıyasın uygulanıp uygulanamayacağı somut sözleşmenin niteliğine bağlıdır.
Franchise sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda hangi mahkeme görevlidir?
Franchise sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar TTK m.4 uyarınca ticari dava niteliğindedir ve TTK m.5 gereğince asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yargıtay, sözleşmede tescilli bir marka veya patent uyuşmazlığı bulunmadıkça davanın fikri ve sınai haklar mahkemesinde değil ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini kabul etmiştir.
Franchise ile bayilik/tek satıcılık sözleşmesi arasındaki fark nedir?
Franchise sözleşmesinde franchise alan, franchise verenin marka, işletme sistemi ve know-how'ını bütünüyle kullanır ve verenin sürekli desteği ile denetimi altında çalışır. Tek satıcılık sözleşmesinde ise esas unsur belirli bir bölgede malın satın alınıp yeniden satılmasıdır; sistem ve marka bütünlüğü aynı yoğunlukta aranmaz.
Franchise ile acentelik sözleşmesi arasındaki fark nedir?
Acente, müvekkili adına ve hesabına sözleşme yapılmasına aracılık eden bağımsız bir tacirdir; malın mülkiyeti kendisine geçmez. Franchise alan ise kendi ad ve hesabına, kendi işletmesini franchise verenin sistemi altında işletir; franchise bedeli ödeme ve markayı/sistemi doğrudan kullanma yükümlülüğü, acentelik ilişkisinde bu yoğunlukta bulunmaz.
Franchise sözleşmesi süresiz olabilir mi?
Evet, taraflar sözleşmeyi belirli veya belirsiz süreli olarak kurabilir; belirli süreli sözleşme, sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona erer. Belirsiz süreli sözleşmelerde taraflardan her biri, sözleşmede kararlaştırılan bildirim süresine uyarak olağan fesih hakkını kullanabilir; bu hakkın dürüstlük kuralına uygun kullanılması, feshin haksız sayılmasını önler.
İlgili çalışma alanı: Ticaret Hukuku
← Tüm makaleler