Fikri Mülkiyet Hukuku

Haksız Rekabet ve Ticaret Unvanında İltibas Davaları

Benzer ticaret unvanı haksız rekabet sayılır mı? TTK m.55 iltibas, açılabilecek beş dava, sessiz kalma savunması ve zamanaşımı Yargıtay kararlarıyla anlatılıyor.

6 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Kâğıda çizilmiş büyük harf tasarımı
İçindekiler 12

Kısa Cevap

Haksız rekabet, dürüstlük kuralına aykırı ticari davranışlardır (TTK m.54). En sık görülen hâli, başkasının işletmesiyle karıştırılmaya yol açan önlemler almaktır (m.55/1-a-4). Benzer ticaret unvanı, işletme adı veya tanıtım işareti kullanımı buraya girer. Zarar gören, TTK m.56’daki beş taleple dava açabilir.

Bu Durumda mısınız?

  • Yıllardır kullandığınız ticaret unvanına benzer bir unvanla aynı sektörde yeni bir şirket kuruldu.
  • Müşterileriniz iki işletmeyi karıştırdığını söylüyor, size ait olmayan işlerden dolayı şikâyet alıyorsunuz.
  • Aleyhinize haksız rekabet davası açıldı; oysa unvanınız ticaret siciline usulüne uygun tescil edilmiş durumda.
  • Rakibiniz sizin tanıtım işaretinizi kullanıyor ve bu kullanımın uzun süredir devam ettiğini fark ettiniz.

Haksız Rekabetin Ölçüsü: Dürüstlük Kuralı

TTK m.54 — Amaç ve ilke

“(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.”

“(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.”

Ölçü rekabetin kendisi değil, rekabetin biçimidir. Rekabet serbesttir; hukuka aykırı olan, dürüstlük kuralını aşan davranıştır. Hukuk Genel Kurulu bu bağı Medeni Kanun’a dayandırır: haksız rekabet kuralları, rekabet hakkının TMK m.2 gereğince dürüstlük kurallarına uygun kullanılmasını sağlamaya yöneliktir.

En Sık Görülen Hâl: Karıştırılma (İltibas)

TTK m.55 — Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar

“4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,”

Hüküm, karıştırılmanın fiilen gerçekleşmesini değil, buna yol açan önlemlerin alınmasını yeterli görür. Ticaret unvanı, işletme adı, tanıtım işareti veya ambalaj benzerliği bu kapsamda değerlendirilir.

Dikkat edilmesi gereken nokta: madde “aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır” diyerek başlar. Liste sınırlayıcı değildir; m.54/2’deki genel hükme giren başka davranışlar da haksız rekabet sayılabilir.

Hangi Davalar Açılabilir?

TTK m.56 — Çeşitli davalar

“(1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir.”

Maddenin devamı, ispat güçlüğünü hafifleten önemli bir imkân tanır:

“Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir.”

Dava açma yetkisi yalnız rakiplere ait değildir: müşteriler de aynı davaları açabilir (imha talebi hariç, m.56/2); odalar, borsalar ve meslekî birlikler ise tespit, men ve maddi durumun ortadan kaldırılması davalarını açabilir (m.56/3).

Davalının Üç Güçlü Savunması

Haksız rekabet davaları tek yönlü işlemez. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, ticaret unvanının terkini istenen bir davada yerel mahkemenin kabul kararını üç ayrı gerekçeyle bozmuştur:

“Bu durumda, tescil olunduğu tarihten itibaren dava tarihine kadar geçen uzunca bir süre davalı tarafından uyuşmazlık konusu ticaret unvanının kullanılmasına davacının sessiz kalması nedeniyle, işbu davanın açılmasının MK’nın 2. maddesine aykırılık oluşturup oluşturulmadığı tartışılmadan hüküm kurulduğu gibi, davalının tescilli ticaret unvanı terkin edilmediği sürece kullanmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği ve ana sözleşmesi itibariyle konuları örtüşmeyen, yani farklı alanda faaliyette bulunan davalı şirketin ticaret unvanının iltibas yaratmayacağı da nazara alınmadan, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.”

(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17833, K. 2014/6687, T. 04.04.2014)

Karar oybirliğiyle verilmiştir ve üç ayrı savunma hattını birlikte gösterir:

  1. Sessiz kalma. Davacı üstün hak sahibi olsa bile, tescilden dava tarihine kadar geçen uzun süre (olayda yaklaşık sekiz yıl) TMK m.2 kapsamında tartışılmalıdır.
  2. Tescilli unvanın kullanımı. Davalının tescilli ticaret unvanı terkin edilmediği sürece kullanması haksız rekabet teşkil etmez. Bu nedenle talep, kullanımın men’iyle yetinilmeyip unvanın terkinini de kapsayacak şekilde kurulmalıdır.
  3. Faaliyet alanı. Ana sözleşme itibarıyla konuları örtüşmeyen, farklı alanda faaliyet gösteren şirketin unvanı iltibas yaratmayabilir.

Tescil Her Zaman Kalkan Değildir

İkinci savunma mutlak değildir. Tescilin arkasına sığınma, tescilin kendisi kötüniyetliyse sonuç vermez. Hukuk Genel Kurulu bunu açıkça ortaya koymuştur:

“Markanın kötüniyetli tescil edildiği durumlarda, sağlanan marka korumasından faydalanılarak verilen zararlarda, markanın tescilli olması hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilemez. Dürüstlük kuralına aykırı hareket eden bir kişinin, elde etmek istediği sonuç hukuk düzenince korunmayacaktır.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/83, K. 2023/7, T. 01.02.2023)

Karar iki ayrı uyuşmazlık içerir; yukarıdaki değerlendirme, direnme kararının onandığı birinci uyuşmazlığa ilişkindir ve oy birliğiyle verilmiştir. Kötüniyetli tescilin nasıl belirlendiği, marka hükümsüzlük davası yazımızda ayrıca ele alınmaktadır.

Eski Tarihli Kararlar Bugün Kullanılabilir mi?

Haksız rekabet içtihadının önemli bir kısmı mülga 6762 sayılı TTK dönemine aittir. Hukuk Genel Kurulu madde karşılıklarını göstermiştir:

“Olay ve dava tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nin 56. (6102 sayılı TTK’nin 54.) maddesinde haksız rekabete ilişkin amaç ve genel hükme yer verildikten sonra, aynı Kanun’un 57. (6102 sayılı TTK’nin 55.) maddesinde uygulamada sık karşılaşılan ve dürüstlük kurallarına aykırı olan bazı davranış ve fiil örnekleri sayılmıştır”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2474, K. 2020/944, T. 25.11.2020)

Yani 6762 sayılı TTK m.56 → 6102 sayılı TTK m.54, 6762 sayılı TTK m.57 → 6102 sayılı TTK m.55. Eski dönem kararları bu eşleme gözetilerek değerlendirilir; ancak uyuşmazlığa olay tarihinde yürürlükte olan metin uygulanır. Bugün açılacak bir dava için dayanak, güncel 6102 sayılı Kanun’dur.

Zamanaşımı: Bir Yıl ve Üç Yıl

TTK m.60 — Zamanaşımı

“(1) 56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, haksız rekabet fiili aynı zamanda 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereğince daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi olan cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde ise, bu süre hukuk davaları için de geçerli olur.”

Süreler kısadır ve iki katmanlıdır: öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde doğumdan itibaren üç yıl. Devam eden (temadi eden) bir haksız rekabette sürenin başlangıcı tartışmalı olabileceğinden, tespit ve delil çalışmasının geciktirilmemesi önemlidir.

Cezai Boyut

TTK m.62 — Cezai sorumluluk

“(1) a) 55 inci maddede yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler,”

Bu kişiler, “fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 56 ncı madde gereğince hukuk davasını açma hakkını haiz bulunanlardan birinin şikâyeti üzerine, her bir bent kapsamına giren fiiller dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla” cezalandırılır.

İki şart dikkat çeker: fiilin kasten işlenmesi ve suçun şikâyete bağlı olması. Şikâyet hakkı, hukuk davasını açma hakkına sahip olanlara aittir.

Sık Yapılan Hatalar

  • Yalnız men talebiyle yetinmek. Tescilli unvan terkin edilmedikçe kullanımın haksız rekabet sayılmayacağı yönündeki içtihat karşısında, talebin terkini de kapsaması gerekir.
  • Zamanaşımını gözden kaçırmak. Bir yıllık öğrenme süresi pratikte hızla işler (TTK m.60).
  • Faaliyet alanı örtüşmesini ihmal etmek. Farklı alanda faaliyet, iltibas değerlendirmesini değiştirebilir.
  • Uzun süre beklemek. Sessiz kalma, TMK m.2 kapsamında aleyhe sonuç doğurabilir.
  • m.55 listesini sınırlayıcı sanmak. Liste “başlıcalarıdır” der; m.54/2’deki genel hüküm de dayanak olabilir.
  • Ceza yolunu resen sanmak. TTK m.62 suçu şikâyete bağlıdır; süresinde şikâyet gerekir.

Özet

  • Ölçü rekabetin varlığı değil biçimidir: dürüstlük kuralına aykırılık (TTK m.54/2), TMK m.2 ile bağlantılıdır.
  • İltibas, karıştırılmaya yol açan önlemler almak olarak tanımlanır (m.55/1-a-4); fiilî karışıklık şart değildir.
  • TTK m.56 beş talep sunar; hâkim tazminat olarak davalının elde etmesi mümkün menfaatin karşılığına da hükmedebilir.
  • Davalının üç savunması: sessiz kalma (TMK m.2), tescilli unvanın terkin edilmemiş olması, faaliyet alanlarının örtüşmemesi (11. HD, E. 2012/17833, K. 2014/6687).
  • Tescil kötüniyetliyse kalkan olmaz (HGK, E. 2023/83, K. 2023/7).
  • Zamanaşımı 1 yıl / 3 yıl; fiil suç niteliğindeyse TCK’nın daha uzun süresi hukuk davasında da geçerlidir (m.60).

İlgili yazılar: Alan Adı Uyuşmazlıkları: Marka, UÇM Başvurusu ve Dava · Marka Hakkına Tecavüz: Cezası, Tazminatı ve Açılacak Davalar

Sıkça Sorulan Sorular

Haksız rekabet nedir?

TTK m.54/2'ye göre rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Kuralların amacı dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.

Bana benzer bir ticaret unvanı kullanılması haksız rekabet midir?

Olabilir. TTK m.55/1-a-4, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almayı haksız rekabet hâli sayar. Ancak karıştırılma ihtimali somut olayda değerlendirilir; faaliyet alanlarının örtüşmemesi sonucu değiştirebilir.

Haksız rekabet nedeniyle hangi davaları açabilirim?

TTK m.56/1 beş talep sayar: fiilin haksız olup olmadığının tespiti, haksız rekabetin men'i, maddi durumun ortadan kaldırılması ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi, kusur varsa zarar ve ziyanın tazmini, TBK m.58 şartları varsa manevi tazminat.

Tazminat olarak ne isteyebilirim?

TTK m.56/1'in son cümlesine göre hâkim, davacı lehine tazminat olarak haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. Bu, zararın ispatının güç olduğu hâllerde önemli bir imkândır.

Müşteriler de haksız rekabet davası açabilir mi?

Evet. TTK m.56/2'ye göre ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler de birinci fıkradaki davaları açabilir; ancak araçların ve malların imhasını isteyemezler.

Odalar ve meslek birlikleri dava açabilir mi?

TTK m.56/3'e göre ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili meslekî ve ekonomik birlikler ile tüketici sivil toplum kuruluşları, tespit, men ve maddi durumun ortadan kaldırılması davalarını açabilir.

Karşı taraf unvanını tescil ettirmişse yine dava açabilir miyim?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, davalının tescilli ticaret unvanı terkin edilmediği sürece kullanmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceğini belirtmiştir (E. 2012/17833, K. 2014/6687). Bu nedenle talep genellikle unvanın terkinini de kapsayacak şekilde kurulur.

Uzun süre sessiz kalırsam hakkımı kaybeder miyim?

Kaybedebilirsiniz. Anılan kararda davacı üstün hak sahibi olmasına rağmen tescilden yaklaşık sekiz yıl sonra dava açmış; Yargıtay, sessiz kalmanın TMK m.2'ye aykırılık oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan hüküm kurulmasını bozma sebebi saymıştır.

Faaliyet alanlarımız farklıysa iltibas var sayılır mı?

Aynı kararda Yargıtay, ana sözleşmesi itibarıyla konuları örtüşmeyen, yani farklı alanda faaliyette bulunan davalı şirketin ticaret unvanının iltibas yaratmayacağının da nazara alınması gerektiğini belirtmiştir. Faaliyet alanı örtüşmesi belirleyici unsurlardandır.

Markasını kötüniyetle tescil ettiren kişi tescile sığınabilir mi?

Hayır. Hukuk Genel Kurulu'na göre markanın kötüniyetli tescil edildiği durumlarda, sağlanan marka korumasından faydalanılarak verilen zararlarda markanın tescilli olması hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilemez (E. 2023/83, K. 2023/7).

Haksız rekabette zamanaşımı ne kadardır?

TTK m.60'a göre m.56'daki davalar, hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Fiil TCK gereğince daha uzun dava zamanaşımına tabi bir suç niteliğindeyse o süre hukuk davaları için de geçerlidir.

Haksız rekabetin cezası var mı?

TTK m.62'ye göre m.55'teki fiillerden birini kasten işleyenler, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, hukuk davası açma hakkına sahip olanlardan birinin şikâyeti üzerine iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır.

Eski 6762 sayılı TTK dönemine ait kararlar bugün kullanılabilir mi?

Hukuk Genel Kurulu madde karşılıklarını göstermiştir: 6762 sayılı TTK m.56 bugünkü m.54'e, m.57 ise m.55'e karşılık gelir (E. 2017/2474, K. 2020/944). Bu eşleme sayesinde eski dönem içtihadı güncel maddeler bakımından değerlendirilebilir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Marka, patent, tasarım ve telif haklarında tecavüzün önlenmesi, hükümsüzlük ve haksız rekabet davalarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Fikri Mülkiyet Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp