
İçindekiler 11
Kısa Cevap
İştirak nafakası, velayet kendisine verilmeyen ana veya babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır. Çocuğun hakkıdır; miktarı çocuğun ihtiyaçları ile anne babanın ödeme gücüne göre belirlenir ve çocuk ergin olduğunda kendiliğinden sona erer.
Bu Durumda mısınız?
- Boşandınız, velayet sizde ve karşı taraf çocuğun giderlerine katılmıyor.
- Boşanma davasında nafaka istemediniz, şimdi talep edip edemeyeceğinizi merak ediyorsunuz.
- Çocuk 18 yaşına girdi, üniversite okuyor ve nafakanın devam edip etmeyeceğini bilmiyorsunuz.
- Yıllar önce belirlenen nafaka bugünkü giderleri karşılamıyor.
- Geliriniz düştü, ödediğiniz nafakanın azaltılmasını istiyorsunuz.
İştirak Nafakası Nedir, Dayanağı Nedir?
Nafaka türleri arasındaki karışıklık burada başlar: iştirak nafakası eşe değil çocuğa aittir. Velayet sahibi ana veya baba onu çocuk adına tahsil eder; kendi alacağı değildir. Bu nedenle eşin ekonomik durumunun iyi olması tek başına nafakayı kaldırmaz.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.182 — Hâkimin takdir yetkisi
“Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.”
Nafaka yükümünü kuran cümle ise aynı maddenin devamındadır:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.182 — Hâkimin takdir yetkisi
“Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.”
Fıkra numarası konusunda dikkat: eski kaynaklar bu hükmü “m.182/2” diye anar. 24/11/2021 tarihli 7343 sayılı Kanun maddeye yeni bir ikinci fıkra eklediği için numaralandırma kaymıştır; yukarıdaki cümle bugün maddenin üçüncü fıkrasıdır. Bugünkü m.182/2, kişisel ilişkiye uyulmaması hâlinde velayetin değiştirilebileceğine dair ihtar hükmüdür. Ayrıntısı için velayet davası yazımıza bakınız.
Bakım borcunun kapsamı ise ayrı bir maddede kurulur:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.327 — Bakım borcunun kapsamı
“Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır. Ana ve baba, yoksul oldukları veya çocuğun özel durumu olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiği takdirde ya da olağan dışı herhangi bir sebebin varlığı hâlinde, hâkimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar sarfedebilirler.”
Talep Edilmese Bile Hükmedilir: Kamu Düzeni Yönü
İştirak nafakasının en çok gözden kaçan özelliği, tarafların tasarrufunda olmamasıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bunu açıkça belirtir:
“Ana babanın bakım yükümünün doğal sonucu olan iştirak nafakası ise, çocuğun korunmasına yönelik olup, kamu düzenine ilişkindir”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/470, K. 2012/713, T. 17.10.2012 — bozma)
Aynı karar bunun usulî sonucunu da kurar: hâkim, talep bulunmasa dahi kendiliğinden iştirak nafakasına hükmetmelidir. Pratikte bu, boşanma dilekçesinde çocuk için nafaka istenmemiş olsa bile mahkemenin bu konuyu kendiliğinden değerlendirmesi gerektiği anlamına gelir.
Bunun bir diğer sonucu, yükümlülüğün velayetten bağımsız olmasıdır:
“Zira anılan Kanunun 350. maddesinin birinci fıkrasına göre velayetin kaldırılması halinde bile ana ve babanın çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri devam eder.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/470, K. 2012/713, T. 17.10.2012 — bozma)
Yani velayetin kaldırılması, nafaka yükümlülüğünü sona erdirmez. “Velayet elimden alındı, artık ödemem” değerlendirmesi hukuken karşılıksızdır.
Nafaka Türleri Arasındaki Fark
| Nafaka türü | Kime | Dayanak | Ne zaman |
|---|---|---|---|
| Tedbir nafakası | Eşe ve/veya çocuğa | Dava süresince | Yargılama sırasında |
| İştirak nafakası | Çocuğa | TMK m.182, m.327 vd. | Boşanmadan sonra, erginliğe kadar |
| Yoksulluk nafakası | Eşe | TMK m.175 | Boşanmadan sonra |
| Yardım nafakası | Üstsoy, altsoy, kardeş | TMK m.364 | Yoksulluğa düşme hâlinde |
Yoksulluk nafakasının bugünkü tartışmalı durumu için: süresiz nafaka kalktı mı. Genel çerçeve için: nafaka türleri ve nafaka artırım davası.
Davayı Kim Açar?
Kanun dava hakkını üç ayrı kişiye tanır ve bu, uygulamada sıkça atlanır:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.329 — Dava hakkı
“Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir. Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük için gereken hâllerde nafaka davası, atanacak kayyım veya vasi tarafından da açılabilir. Ayırt etme gücüne sahip olan küçük de nafaka davası açabilir.”
Yargıtay bu çerçeveyi şöyle özetler:
“İştirak nafakası davalarında davacı, küçüğe fiilen bakan anne veya baba, çocuğun velayet hakkı kendisine verilen anne veya baba, velayet haklarının anne ve babadan alınması halinde küçüğe atanan vasi veya kayyımdır.”
(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/9367, K. 2016/13758, T. 01.12.2016 — BOZULMASINA)
Dikkat edilmesi gereken ayrım: dava hakkı velayete değil fiilî bakıma da bağlanmıştır. Velayet kâğıt üzerinde bir tarafta, çocuk fiilen diğer tarafın yanında ise bu durum davada ileri sürülmelidir.
Miktar Nasıl Belirlenir?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.330 — Nafaka miktarının takdiri
“Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur. Nafaka her ay peşin olarak ödenir. Hâkim istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.”
Son cümle pratikte çok değerlidir: kararda gelecek yıllara ilişkin artış hükmü istenebilir. Böyle bir hüküm yoksa nafaka kendiliğinden artmaz ve her artış için yeniden dava açmak gerekir.
Değişen koşullar için ayrı bir kapı vardır:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.331 — Durumun değişmesi
“Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.”
Çocuk Ergin Olunca Ne Olur?
Bu, konunun en çok hata yapılan noktasıdır ve iki ayrı kural iç içe geçer. Önce nafakanın sona erme sebeplerinin tamamını görmek gerekir; erginlik bunlardan yalnız biridir:
“İştirak nafakası, çocuğun veya nafaka yükümlüsünün ölümü; çocuğun evlat edinilmesi veya ergin olması hallerinde sona erer.”
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/470, K. 2012/713, T. 17.10.2012 — bozma)
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.328 — Bakım borcunun süresi
“Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.”
Ancak eğitimin devam etmesi, iştirak nafakasının devam etmesi anlamına gelmez. Yargıtay ayrımı nettir:
“İştirak nafakası, çocuğun ergin olduğu tarihe kadar devam eder. Çocuk ergin olunca iştirak nafakası kanun gereği kendiliğinden sona erer.”
(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/9367, K. 2016/13758, T. 01.12.2016 — BOZULMASINA)
Ergin çocuk için yol değişir ve davacı da değişir:
“Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre; ergin olan çocuk iştirak nafakası isteyemez. Koşulları varsa TMK’nun 328/2 ve 364.maddeleri gereğince yardım nafakası davası açabilir.”
(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/9367, K. 2016/13758, T. 01.12.2016 — BOZULMASINA)
Yardım nafakasının dayanağı ise şudur:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.364 — Nafaka yükümlüleri
“Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır. Eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler saklıdır.”
| İştirak nafakası | Yardım nafakası | |
|---|---|---|
| Kim için | Ergin olmayan çocuk | Ergin çocuk (ve diğer yükümlüler) |
| Davacı | Fiilen bakan ana/baba, vasi, kayyım | Ergin çocuğun kendisi |
| Dayanak | TMK m.182, m.327 vd. | TMK m.328/2, m.364 |
| Sona erme | Erginlikle kendiliğinden | Koşulların ortadan kalkmasıyla |
Adım Adım Ne Yapmalısınız?
- Çocuğun yaşını ve öğrencilik durumunu belirleyin. 18 yaş, hangi davanın açılacağını doğrudan değiştirir.
- Giderleri belgeleyin. Okul, kurs, sağlık ve barınma giderleri miktarın belirlenmesinde esas alınır.
- Karşı tarafın ödeme gücünü araştırın. SGK kaydı, tapu ve araç kayıtları dosyaya celp edilebilir.
- Kararda artış hükmü isteyin. TMK m.330’un son cümlesi buna imkân verir; istenmezse her yıl yeniden dava gerekir.
- Erginlikten önce planlayın. Çocuk 18’e yaklaşıyorsa, yardım nafakası davasının ergin çocuk tarafından açılacağını baştan bilin.
Sık Yapılan Hatalar
- Nafakayı velayet sahibinin alacağı sanmak. İştirak nafakası çocuğun hakkıdır; velayet sahibinin ekonomik durumu tek başına belirleyici değildir.
- Çocuk 18’ini doldurunca aynı dosyadan devam etmeye çalışmak. İştirak nafakası kendiliğinden sona erer; yeni ve farklı bir dava gerekir.
- Yardım nafakası davasını anne veya babanın açması. Bu davayı ergin çocuğun kendisi açmalıdır.
- Artış hükmü istemeyi unutmak. Enflasyon karşısında nafaka hızla erir ve her artış için yeni dava masrafı doğar.
- Nafakayı “ödemem, çocuğu göstermiyorlar” diye kesmek. Kişisel ilişkinin engellenmesi ayrı bir sorundur ve nafaka borcunu ortadan kaldırmaz. Kanun bu soruna 2021’de kendi yaptırımını getirmiştir: mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar eder (TMK m.182/2, 7343 sayılı Kanun’la eklenen fıkra). Yani doğru yol nafakayı kesmek değil, bu yola başvurmaktır.
- Velayet kaldırılınca nafakanın da biteceğini sanmak. TMK m.350/1 uyarınca velayetin kaldırılması hâlinde bile bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü devam eder.
Özet
- İştirak nafakası çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma payıdır; çocuğun hakkıdır (TMK m.182, m.327).
- Kamu düzenine ilişkindir: hâkim, talep bulunmasa dahi kendiliğinden hükmetmelidir (HGK E. 2012/470).
- Velayetin kaldırılması yükümlülüğü bitirmez (TMK m.350/1); sona erme sebepleri ölüm, evlat edinilme ve erginliktir.
- Davayı fiilen bakan ana/baba, vasi veya kayyım, ayırt etme gücü olan küçük ise kendisi açabilir (m.329).
- Miktar; çocuğun ihtiyaçları, anne babanın hayat koşulları ve ödeme gücüne göre belirlenir ve her ay peşin ödenir (m.330).
- Çocuk ergin olunca iştirak nafakası kendiliğinden sona erer; eğitimi devam ediyorsa ergin çocuk kendi adına yardım nafakası davası açar (m.328/2, m.364).
- Durum değişirse nafaka yeniden belirlenebilir veya kaldırılabilir (m.331).
Sıkça Sorulan Sorular
İştirak nafakası nedir?
Velayet kendisine verilmeyen ana veya babanın, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak üzere ödediği nafakadır. Dayanağı Türk Medeni Kanunu m.182 ile m.327 ve devamıdır. Çocuğun hakkıdır, velayet sahibinin kişisel alacağı değildir.
İştirak nafakası ile yoksulluk nafakası farkı nedir?
Yoksulluk nafakası boşanma yüzünden yoksulluğa düşen eş için, iştirak nafakası ise çocuk için bağlanır. Biri eşin, diğeri çocuğun ihtiyacına dayanır; şartları, süresi ve sona erme sebepleri birbirinden bağımsızdır.
İştirak nafakası davasını kim açar?
Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, çocuk adına diğerine karşı nafaka davası açabilir. Ayırt etme gücü olmayan küçük için gereken hâllerde kayyım veya vasi de açabilir. Ayırt etme gücüne sahip küçük de kendisi dava açabilir.
Boşanma dilekçesinde nafaka istemezsem çocuk nafakasız mı kalır?
Hayır. İştirak nafakası kamu düzenine ilişkindir; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ifadesiyle çocuğun korunmasına yöneliktir ve hâkim, talep bulunmasa dahi kendiliğinden iştirak nafakasına hükmetmelidir (E. 2012/470, K. 2012/713). Yani bu konu tarafların tasarrufunda değildir.
Velayetim kaldırılırsa nafaka ödemem sona erer mi?
Hayır. TMK m.350'nin birinci fıkrası uyarınca velayetin kaldırılması hâlinde bile ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü devam eder. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu hükmü açıkça anmıştır (E. 2012/470, K. 2012/713).
İştirak nafakası hangi hâllerde sona erer?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu dört sebep sayar: çocuğun ölümü, nafaka yükümlüsünün ölümü, çocuğun evlat edinilmesi ve çocuğun ergin olması (E. 2012/470, K. 2012/713). Erginlik bunlardan yalnızca biridir.
Çocuğumu göstermiyorlar, nafakayı kesebilir miyim?
Kesemezsiniz; kişisel ilişkinin engellenmesi nafaka borcunu ortadan kaldırmaz. Kanunun öngördüğü yol farklıdır: 7343 sayılı Kanun'la 2021'de eklenen TMK m.182/2 uyarınca mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar eder.
Boşanma davasında talep etmediysem sonra isteyebilir miyim?
İsteyebilirsiniz. İştirak nafakası boşanma kararından sonra da ayrı bir davayla talep edilebilir. Nafaka çocuğun hakkı olduğu için boşanma sırasında istenmemiş olması hakkı ortadan kaldırmaz.
Nafaka miktarı neye göre belirlenir?
Kanun üç ölçüt sayar: çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları, ödeme güçleri. Çocuğun kendi gelirleri de göz önünde bulundurulur. Nafaka her ay peşin olarak ödenir.
Nafaka her yıl kendiliğinden artar mı?
Kendiliğinden artmaz. Ancak hâkim, istem hâlinde nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini kararda belirleyebilir. Böyle bir hüküm yoksa artırım için ayrıca dava açmak gerekir.
Çocuk 18 yaşına gelince nafaka biter mi?
İştirak nafakası çocuğun ergin olduğu tarihte kanun gereği kendiliğinden sona erer. Ayrıca bir karar gerekmez. Ancak eğitimi devam eden çocuk, koşulları varsa yardım nafakası talep edebilir.
Ergin olan çocuk için nafaka nasıl devam eder?
Ergin çocuk iştirak nafakası isteyemez; koşulları varsa TMK m.328/2 ve m.364 uyarınca yardım nafakası davası açar. Bu davayı velayet sahibi ana veya baba değil, ergin çocuğun kendisi açmak zorundadır.
Eğitimi devam eden çocuk için sınır var mı?
Ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitim sona erinceye kadar yükümlüdür. Ölçüt "beklenebilecek ölçü" olduğundan yükümlülük sınırsız değildir.
Nafaka miktarı sonradan değiştirilebilir mi?
Değiştirilebilir. TMK m.331 uyarınca durumun değişmesi hâlinde hâkim istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. Hem artırım hem azaltma bu maddeye dayanır.
Nafaka ödenmezse ne olur?
Nafaka ilamı icraya konabilir. Nafaka alacakları icra takibinde önceliklidir; ödenmemesi hâlinde şartları varsa tazyik hapsi de gündeme gelebilir. Ayrı bir dava açmaya gerek yoktur.
Velayet bende değil ama çocuğa ben bakıyorum, nafaka isteyebilir miyim?
Kanun dava hakkını "küçüğe fiilen bakan ana veya baba"ya da tanır. Fiilî bakım durumu velayet kaydından farklıysa bu husus davada ileri sürülmeli ve ispatlanmalıdır.
İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku
← Tüm makaleler