Bilişim Hukuku ve KVKK

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal — TCK 134. Madde

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (TCK 134), cezası, şikâyet süresi ve zamanaşımı. Ses kaydı, izinsiz fotoğraf ve ifşa ne zaman suç? İçerik nasıl kaldırılır?

24 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Özel bir odanın aralık kapısından telefonla izinsiz görüntü almaya çalışan el ve kapıyı kapatan kişi
İçindekiler 32

Kısa Cevap

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, bir kişinin özel yaşam alanına izinsiz girilmesidir ve TCK’nın 134. maddesinde düzenlenir. Cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir; ihlal görüntü veya ses kaydıyla yapılmışsa ceza bir kat artırılır. Kayıtların ifşası ise ayrıca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası gerektirir. Suç şikâyete tabidir, uzlaştırma kapsamındadır ve davaya asliye ceza mahkemesi bakar.

Bu Durumda mısınız?

  • Eşinizin veya bir başkasının telefonundaki mesajlara baktınız.
  • Bir konuşmayı gizlice ses kaydına aldınız — veya sizi kaydettiler.
  • Özel bir fotoğraf/video izinsiz paylaşıldı.
  • Kaydı boşanma davasında delil olarak kullanmak istiyorsunuz.
  • Hakkınızda şikâyet var ve şikâyet süresinin geçip geçmediğini merak ediyorsunuz.
  • Kayıt üzerinden şantaj yapılıyor.
  • Size ait bir fotoğraf veya video internette yayıldı ve kaldırtmak istiyorsunuz.
  • Rızanızla çekilmiş bir görüntü, rızanız dışında paylaşıldı.

Bu durumlardan biri sizi tanımlıyorsa, dosyanızı bir avukata inceletmeniz yerinde olur.

Hangi Madde? TCK 132 / 133 / 134 Ayrımı

Bu, konudaki en sık hatadır. İnsanlar her olayı “özel hayatın gizliliğini ihlal” sanır; oysa Türk Ceza Kanunu üç ayrı suç düzenler ve cezaları farklıdır. Önce doğru maddeyi belirlemek gerekir.

MaddeNeyi korur?Tipik olayCeza
TCK 132 — Haberleşmenin gizliliğiYazışma (araçla iletişim)WhatsApp · SMS · e-posta · mektup1–3 yıl; kayıt suretiyle ihlalde bir kat artırım. İfşa: 2–5 yıl
TCK 133 — Konuşmaların dinlenmesi/kaydıKonuşma (yüz yüze / aleni olmayan)Gizlice ses kaydı, dinleme cihazı2–5 yıl. Katıldığınız konuşmayı kaydederseniz: 6 ay – 2 yıl veya adli para
TCK 134 — Özel hayatın gizliliğiÖzel yaşam alanıGizli görüntü/ses, özel hayata müdahale1–3 yıl; kayda alınmışsa bir kat artırım. İfşa: 2–5 yıl

Konuşma ile haberleşme nasıl ayrılır? Yargıtay ölçütü nettir:

“konuşmada, kişiler arasında vasıta bulunmaksızın iletişim gerçekleştiği halde, haberleşmede, elverişli bir araç sayesinde kişilerin iletişime geçtikleri”

(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/20709, K. 2014/11409, T. 12.05.2014 — bozma)

Yani araç varsa (telefon, WhatsApp, e-posta) → haberleşme (TCK 132). Araçsız, yüz yüze konuşma → TCK 133. Haberleşme kolunun ayrıntısı ayrı bir yazıdadır: Haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK 132).

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Nedir?

Özel hayatın gizliliğini ihlal, bir kişinin başkalarının bilmesini istemeyeceği yaşam alanına, rızası olmadan girilmesidir. Kanun bu alanı tanımlamaz; sınırı somut olayda hâkim çizer. Kişinin evi, sağlık bilgileri, cinsel yaşamı, aile ilişkileri tipik olarak bu alandadır.

Suç iki biçimde işlenebilir: ihlal (TCK 134/1) ve ifşa (TCK 134/2). İhlal, özel alana girmektir; ifşa ise elde edilen görüntü veya sesleri yaymaktır. İkisi ayrı suçlardır ve cezaları farklıdır.

Dayandığı Kanun Maddesi: TCK 134

TCK m.134 — Özel hayatın gizliliğini ihlal

Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

İkinci fıkra ifşayı cezalandırır:

Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.

Suçun Unsurları: Suç Ne Zaman Tamamlanır?

Uygulamadaki iki yaygın savunma şudur: “kamera kullanmadım” ve “kaydı hiç izlemedim”. Yargıtay ikisini de kabul etmez.

Birinci fıkranın ilk cümlesi için kayıt cihazı şart değildir. Özel hayata ilişkin bir olayın çıplak gözle gizlice seyredilmesi ya da seslerin gizlice dinlenmesi tek başına yeterlidir:

“5237 sayılı Kanun’un 134. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip bir alet kullanılması gerekmeyip, bir özel hayat olayının çıplak gözle seyredilmesi ya da özel hayat kapsamına giren seslerin, anlaşılmaz olsa dahi, gizlice dinlenilmesi yeterlidir.”

(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6406, K. 2026/1238, T. 10.02.2026 — bozma)

İkinci cümlede ise suç, kayıt anında tamamlanır. Görüntüdeki kişinin tanınabilir olması, mağdurun bir zarara uğraması ya da failin kaydı izlemiş olması aranmaz:

“Kaydedilen görüntüdeki kişinin tanınabilir ya da sesin anlaşılabilir olması gerekmez; özel hayat kapsamına giren seslerin, anlaşılmaz olsa dahi, gizlice kaydedilmesi, bu düzenlemenin uygulanması için yeterlidir. Özel hayata ilişkin görüntü veya sesin kaydedilmesiyle suç tamamlanır; başkaca bir neticenin doğması ve mağdurun zarara uğramış olması gerekmediği gibi, failin kaydedilen görüntüleri izlememiş ya da sesleri dinlememiş olmasının suçun oluşumuna bir etkisi yoktur.”

(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6406, K. 2026/1238, T. 10.02.2026 — bozma)

Bunun pratik sonucu ağırdır. Telefonuna gizlice kayıt alıp hiç açmadan silen kişi de suçu işlemiş sayılır; “zarar görmedi ki” savunması suçun oluşumunu etkilemez.

Manevi unsur bakımından suç kasten işlenir. Taksirle, yani dikkatsizlikle çekilen bir görüntü bu maddeyi işletmez. Ancak aşağıda görüleceği gibi ifşa bakımından tablo değişir: hukuka uygun elde edilmiş bir görüntünün yayılması da suçtur.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Cezası

Ceza, eylemin biçimine göre değişir:

  • Basit ihlal (TCK 134/1, birinci cümle): 1 – 3 yıl hapis.
  • Kayıt yoluyla ihlal (TCK 134/1, ikinci cümle): ceza bir kat artırılır → fiilen 2 – 6 yıl.
  • İfşa (TCK 134/2): 2 – 5 yıl hapis. Basın-yayın yoluyla yayımlamada da aynı ceza.

Dikkat edilmesi gereken nokta: kayıt almak, cezayı iki katına çıkarır. Yani “sadece kaydettim, yaymadım” savunması cezayı hafifletmez. Aksine artırım sebebidir. Yaymak ise ayrıca TCK 134/2’yi gündeme getirir.

Nitelikli Haller: Ceza Ne Zaman Yarı Oranında Artar? (TCK 137)

TCK 134’ün kendi içindeki “bir kat artırım” dışında, bölümün tamamı için geçerli ayrı bir artırım sebebi vardır. İki artırımı karıştırmamak gerekir: 134/1’deki artırım kayıt yüzündendir, 137’deki artırım failin sıfatı veya mesleği yüzündendir.

TCK m.137 — Nitelikli haller

Madde 137- (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların; a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle, b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, İşlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Oran farkı önemlidir. Kayıt yoluyla ihlalde ceza bir kat, yani iki katına çıkar; TCK 137’de ise yarı oranında artırılır. İkisi birlikte de uygulanabilir.

Yargıtay bu artırımı kendiliğinden uygulamıyor

Uygulamada sık görülen hata, failin bir işyerinde çalışıyor ya da gazeteci olması hâlinde artırımın otomatik uygulanmasıdır. Yargıtay bunu bozma sebebi sayar. Bir işyerinin tuvaletine gizli kamera yerleştiren sanıklar hakkında:

“sanıkların, katılanın mesleklerine duyduğu güveni kötüye kullanıp, mesleğinin icrası dolayısıyla sağladığı kolaylıktan ve avantajdan yararlanarak, atılı eylemi gerçekleştirmedikleri, söz konusu işyerindeki tuvalete katılandan önce girip, kamera fonksiyonu aktif hale getirilen gizli kamera ile çekim yapmak için mutlaka o iş yerinde pideci ve aşçı olarak çalışılması gerekmediği”

(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/5752, K. 2025/3736, T. 14.04.2025 — bozma)

Aynı ölçüt basın çalışanları için de geçerlidir. Katılanın fotoğraflarını haber sitesinde yayımlayan gazeteci hakkında Daire, eylemin TCK 134/2 kapsamında ifşa suçunu oluşturduğunu kabul etmiş, ancak meslek artırımını hukuka aykırı bulmuştur:

“gazeteci olan sanığın, mesleğinin icrası dolayısıyla sağladığı kolaylıktan ve avantajdan yararlanarak atılı eylemi gerçekleştirmediği, basın ve yayın araçlarını kullanabilmek ve bu araçların kolaylığından faydalanabilmek için mutlaka gazeteci olunması gerekmediği ve suçun gazeteciler tarafından basın ve yayın yoluyla işlenmesinin daima anılan maddenin doğrudan uygulanması sonucunu doğurmayacağı”

(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/2677, K. 2025/5534, T. 23.06.2025 — bozma)

Aranan ölçüt şudur: mesleğin somut olayda nasıl bir kolaylık sağladığı gösterilmelidir. O eylemi o meslek olmadan da yapmak mümkünse artırım uygulanmaz.

TCK 134/2: İfşa, Birinci Fıkradan Bağımsız Ayrı Bir Suçtur

İkinci fıkra, kaydı yaymayı cezalandırır ve iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektirir. Buradaki kritik nokta, görüntünün nasıl elde edildiğinin önemsiz olmasıdır:

“bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, ilgilisinin rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması gerekir.”

(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6406, K. 2026/1238, T. 10.02.2026 — bozma)

Bu, en çok yanlış anlaşılan noktadır. Rızayla çekilmiş bir fotoğraf ya da video da ifşa suçunun konusu olabilir. İlişki sırasında rızayla paylaşılan görüntüleri ayrılıktan sonra yaymak, görüntü baştan hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi suçtur.

İfşanın oluşması için görüntünün kamuoyuna açılması da gerekmez; içeriği öğrenme yetkisi bulunmayan tek bir kişiye göstermek yeterlidir. Buna karşılık mağdurun kimliğinin anlaşılabilir olması aranır.

Daire, iki fıkranın ilişkisini açıkça kurar:

“Bu suç, birinci fıkradan bağımsız ayrı bir suçtur.”

(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6406, K. 2026/1238, T. 10.02.2026 — bozma)

Yani kaydeden ve yayan aynı kişiyse iki ayrı suçtan sorumluluk gündeme gelir.

WhatsApp Yazışmalarını Okumak Suç mu?

Evet, kural olarak suçtur — ama TCK 134 değil, TCK 132. WhatsApp, SMS ve e-posta bir araç üzerinden gerçekleşen iletişimdir; bu nedenle haberleşmenin gizliliği kapsamına girer.

Eşinizin, çocuğunuzun ya da bir başkasının telefonunu izinsiz açıp yazışmalarını okumak TCK 132/1’deki suçu oluşturabilir. Yazışmaların ekran görüntüsünü almak ya da başka bir yere kaydetmek, kanun metnine göre cezayı bir kat artıran hâldir. Bunları üçüncü kişilere göstermek veya yaymak ise TCK 132/2 kapsamında ayrı bir suçtur.

Evlilik birliği bu suçu ortadan kaldırmaz: eş olmak, diğerinin haberleşmesine erişme hakkı vermez.

Ses Kaydı Almak Suç mu? Katıldığınız Konuşma Farklıdır

Ayrım tek bir soruda düğümlenir: o konuşmanın tarafı mıydınız?

  • Taraf olmadığınız bir konuşmayı dinlemek veya kaydetmek → TCK 133/12 – 5 yıl hapis.
  • Katıldığınız bir konuşmayı, diğerlerinin rızası olmadan kaydetmek → TCK 133/26 ay – 2 yıl hapis veya adli para cezası.

Yani gizli ses kaydı suç mu sorusunun cevabı kural olarak evettir; kendi konuşmanızı kaydetmek de suç oluşturur. Ancak cezası belirgin biçimde daha hafiftir ve adli para cezası seçeneği vardır. Aradaki fark, konuşmanın tarafı olup olmamanızdır.

Ayrıca kaydı ifşa etmek ayrı bir suçtur ve kanunda özel olarak düzenlenmiştir:

TCK m.133 — Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması

Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.

İzinsiz Ses Kaydı Delil Olur mu?

Bu sorunun cevabı kaydın suç olup olmamasından ayrı bir eksende durur ve kanun açıktır. Ceza Muhakemesi Kanunu hem delilin reddini hem ispat sınırını düzenler:

CMK m.206 — Delillerin ortaya konulması ve reddi

(2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde reddolunur: a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse.

CMK m.217 — Delilleri takdir yetkisi

(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.

Yani hukuka aykırı elde edilmiş bir kayıt kural olarak hükme esas alınamaz. Kaydın hukuka uygun sayıldığı dar istisna aşağıdaki bölümde ele alınıyor; o şartlar yoksa kayıt hem suç oluşturur hem de delil değeri taşımaz.

Delil ekseninin ayrıntısı, ani gelişen olay ölçütü ve boşanma davasında eşin telefonu ayrı bir yazıda işleniyor: Ses kaydı ve WhatsApp yazışmaları delil olur mu?

İzinsiz Fotoğraf: Çekmek, Kullanmak ve Paylaşmak

Bu başlık altında üç ayrı eylem sorulur ve üçünün cevabı aynı değildir: çekmek, başkasının fotoğrafını kullanmak ve onu paylaşmak.

İzinsiz Fotoğraf Çekmek Suç mu? Kamuya Açık Yer Serbestlik Anlamına Gelmez

En yaygın yanılgı, sokakta, alışveriş merkezinde veya kamu kurumunda yapılan çekimin serbest olduğu varsayımıdır. Yargıtay bu varsayımı açıkça reddeder:

Bu nedenle, kamuya açık alanda bulunulması, bu alandaki her görüntü veya sesin dinlenilmesine, izlenilmesine, kaydedilmesine, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterildiği anlamına gelmez.

(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/743, K. 2026/2427, T. 10.03.2026 — bozma)

Aynı kararda Daire, kamuya açık alanda dahi “kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik” ilkesinin geçerli olduğunu; kişinin gün içinde nereye gittiğini, kiminle nasıl ve ne zaman görüştüğünü tespit etmek amacıyla sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilen bilgilerin özel hayat kapsamında kaldığını belirtmiştir. Buna karşılık süreklilik içermeyen ve özel yaşam alanına girmeyen olay ve bilgiler bu kapsamda değerlendirilmez.

Bu ölçüt, sorunun cevabını “yer” ekseninden çıkarıp müdahalenin niteliği eksenine taşır:

  • Belirleyici olan çekimin yapıldığı yer değildir. Kamuya açık alanda olmak, görüntünün kaydedilmesine rıza sayılmaz.
  • Süreklilik ve takip ağırlaştırıcı bir olgudur. Anlık bir kare ile birini gün boyu izleyip kaydetmek aynı değerlendirmeye tabi değildir.
  • Ölçütler somut olaya göre tartılır. Kararda kişinin toplum içindeki konumu, mesleği, tanınırlığı, dışa yansıyan davranışları, rızası ve öngörüleri, sosyal ilişkileri, fiziki çevrenin özellikleri ve müdahalenin derecesi birlikte değerlendirilir.
  • Kayıt varsa ceza artar, ifşa varsa ayrı suç doğar. TCK 134/1 uyarınca gizliliğin görüntü kayda alınarak ihlali cezayı bir kat artırır; görüntünün yayılması ise 134/2 kapsamında iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektirir.

Kamu kurumunda yapılan çekimlerde ise iki ayrı mesele karışır: kurumun kendi düzenine ilişkin idari kısıtlamalar ile ceza hukuku sorumluluğu aynı şey değildir. Kurumun çekim yasağını ihlal etmek tek başına bu maddeyi işletmez; ceza sorumluluğu, çekilen görüntünün bir kişinin özel yaşam alanına girip girmediğine göre belirlenir.

Başkasının Fotoğrafını İzinsiz Kullanmak Cezası ve İzinsiz Fotoğraf Paylaşımı Cezası

Çekim ile yayma ayrı eylemlerdir ve yayma çoğu zaman daha ağır cezalandırılır. Kanun bunu “ifşa” diye adlandırır; günlük dildeki karşılığı izinsiz fotoğraf paylaşımıdır. Kısa cevap: izinsiz fotoğraf paylaşımı cezası, görüntü özel yaşam alanına giriyorsa iki yıldan beş yıla kadar hapistir; başkasının fotoğrafını izinsiz kullanmak cezası ise görüntünün niteliğine göre bu maddeye ya da FSEK m.86’ya bağlanır. Görüntü kişinin özel yaşam alanına giriyorsa paylaşmak TCK 134/2 kapsamında ifşa suçudur; yukarıda görüldüğü üzere görüntünün hukuka uygun elde edilmiş olması bu sonucu değiştirmez. Haber sitesinde yayımlama da bu kapsamdadır (12. CD, E. 2023/2677, K. 2025/5534).

Özel yaşam alanına girmeyen bir fotoğrafın izinsiz kullanılmasında ise ceza dayanağı 134 değil, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 86. maddesidir:

FSEK m.86 — Resim ve portreler

Madde 86 – Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir edilen ölmüşse 19 uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arzedilemez.

Maddenin ikinci fıkrası üç istisna tanır: memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynayan kimselerin resimleri, tasvir edilenin katıldığı geçit resmi veya resmi tören yahut genel toplantıları gösteren resimler ve günlük hadiselere ilişkin resimlerle radyo ve film haberleri. Bu hâllerde muvafakat aranmaz.

Aynı madde, ihlalin yaptırım tarafını da gösterir ve doğrudan TCK’ya yollar:

Birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi ile koşulları varsa, Türk Ceza Kanununun 134, 139 ve 140 ıncı maddeleri hükümleri uygulanır.

Pratik ayrım şudur: tanıtımda, reklamda veya sosyal medyada başkasının fotoğrafını izinsiz kullanmak FSEK m.86 ekseninde değerlendirilir; görüntü mahrem ya da özel yaşam alanına ait ise TCK 134/2 devreye girer.

Özel Hayatın Gizliliği Hangi Durumlarda Geçersiz Sayılır?

Bu sorunun kısa cevabı: gizlilik “geçersiz” olmaz, ancak bazı hâllerde kayıt hukuka uygun sayılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, dar ve şartlı bir istisna tanır.

İstisnanın şartları — dördü birlikte aranır:

“kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkânının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması hâlinin hukuka uygun olduğunun kabulü zorunludur. Aksi takdirde kanıtların kaybolması ve bir daha elde edilememesi söz konusudur.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/39, K. 2020/485, T. 01.12.2020)

Yani: (1) size karşı işlenmekte olan bir suç, (2) ani gelişen durum, (3) bir daha delil elde etme imkânının olmaması, (4) yetkili makamlara başvurma imkânının bulunmaması.

Daire kararları hangi suçların kastedildiğini örnekler:

“kendisine karşı işlenmekte olan (cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bir suç söz konusu olduğunda ya da kendisine veya aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırıyı önlemek için, kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla”

(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/13164, K. 2012/14793, T. 12.06.2012 — onama)

Sınır: Planlı Kayıt Hukuka Uygun Değildir

İstisna bir serbest bölge değildir. Önceden hazırlanıp planlayarak yapılan kayıt, bu korumadan yararlanmaz:

“tesadüfen yapılan bir görüşme esnasında ve başka şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde değil, bir planlama dahilinde yapılan ses kaydı hukuka uygun kabul edilemez.”

(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/10713, K. 2018/2242, T. 28.02.2018 — bozma)

Yargıtay, planlı kayıt yapan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir:

“kaybolma olasılığı bulunan mevcut delilin muhafazasını sağlamak için değil, önceden hazırlıklı ve planlı şekilde, katılanın özel yaşam alanına girdiğinde kuşku bulunmayan konuşmalarını, onun bilgisi ve rızası dışında kaydetmesi”

(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/9800, K. 2016/12505, T. 09.11.2016 — bozma)

Pratik ayrım şudur: telefonu açıp kayıt uygulamasını hazırlayarak karşı tarafı arayan kişi “delil muhafaza ediyor” sayılmaz; ani gelişen bir saldırı sırasında kaydı başlatan kişi ise bu korumadan yararlanabilir. Sınır incedir ve her dosyada ayrıca değerlendirilir.

Eşler Arasında: Boşanma Davasında Delil

Eşler arasındaki kayıtlarda Yargıtay jilet gibi bir ayrım yapar. İkisini karıştırmak, beraat ile mahkûmiyet arasındaki farktır.

(a) Eşinizle yaptığınız konuşmayı, o size karşı suç işlerken kaydettiyseniz — hukuka uygun sayılabilir. Yargıtay, eşinin kendisine yönelik suç içeren sözlerini kaydedip boşanma davasına delil olarak sunan sanığın beraatini onamıştır:

“eşi olan katılan ile telefon görüşmesi yaptığı sırada, katılanın kendisine yönelik suç içeren konuşmaları nedeniyle, bu telefon görüşmesini katılanın rızası olmaksızın kayda alarak”

(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/9492, K. 2016/7306, T. 27.04.2016 — onama)

(b) Eşinizin ÜÇÜNCÜ KİŞİLERLE yaptığı görüşmeyi kaydettiyseniz, bu suçtur. Çünkü o konuşmanın tarafı değilsiniz; kendinize karşı işlenen bir suçu değil, başkasının haberleşmesini kaydetmiş olursunuz:

“sanığın, katılanın üçüncü kişilerle yaptığı telefon görüşmesini gizlice kayda alarak, bilahare CD’ye aktardıktan sonra boşanma davasına delil olarak sunması”

(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/21425, K. 2015/4286, T. 09.03.2015 — bozma)

Sonuç: boşanma davasında delil olarak kullanma gerekçesi tek başına hukuka uygunluk sağlamaz. Belirleyici olan, konuşmanın tarafı olup olmadığınız ve kaydın ani gelişen bir suça karşı mı yoksa planlı mı olduğudur.

TCK 134 Şikayete Tabi mi? Şikâyet Süresi

Evet, şikâyete tabidir. Kanun bunu açıkça söyler:

TCK m.139 — Şikayet

Kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme hariç, bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır.

TCK 134 (özel hayatın gizliliği), TCK 132 (haberleşme) ve TCK 133 (konuşmalar) bu bölümde yer alır → hepsi şikâyete bağlıdır.

Şikâyet süresi altı aydır. Genel kural TCK’nın 73. maddesindedir:

TCK m.73 — Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar

Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.

Süre, fiili ve failin kim olduğunun bilindiği veya öğrenildiği günden başlar. Kaydın varlığını sonradan öğrendiyseniz, süre öğrenme tarihinden işler.

Ancak maddenin ikinci fıkrası bu işleyişe bir üst sınır koyar: altı aylık süre zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla öğrenme gününden başlar. Yani olayı yıllar sonra öğrenseniz bile, aşağıdaki bölümde anlatılan dava zamanaşımı dolmuşsa şikâyet sonuç doğurmaz.

Şikâyetten vazgeçmenin etkisi ayrıca düzenlenmiştir. Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz (TCK m.73/4). Suç birlikte işlenmişse sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar (m.73/5).

Uzlaştırmaya Tabi mi?

Evet, ve bu adım atlanırsa hüküm bozulur. Suç şikâyete bağlı olduğu için uzlaştırma kapsamına girer:

CMK m.253 — Uzlaştırma

(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur: a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.

Yargıtay, uzlaştırma yapılmadan açılan davada mahkûmiyet hükmünü bu gerekçeyle bozmaktadır:

“Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun 5237 sayılı TCK’nın 139/1. maddesi gereğince şikayete tabi olduğu ve 5271 CMK’nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan kamu davasının açıldığı, mahkemenin de belirtilen eksikliği gidermediği anlaşılmakla, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nınn 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,”

(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/5752, K. 2025/3736, T. 14.04.2025 — bozma)

Uzlaştırmanın ne olduğu ve nasıl işlediği ayrı bir yazıda anlatılıyor: Uzlaşma nedir?

İki sınır vardır. Birincisi, kanunun saydığı istisnalardır:

(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret suçunda ( madde 125 ) uzlaştırma yoluna gidilemez.

TCK 134 bu sayımda yer almaz, dolayısıyla uzlaştırmaya tabidir. İkinci sınır daha az bilinir ve aşağıdaki şantaj bölümünde önem kazanır: uzlaştırma kapsamına giren bir suç, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz.

Dava Zamanaşımı: Şikâyet Süresinden Ayrıdır

Bu iki süre sık karıştırılır. Şikâyet süresi altı aydır ve mağdurun hakkını kullanma süresidir. Dava zamanaşımı ise devletin cezalandırma yetkisinin sona erme süresidir ve çok daha uzundur.

Sürenin hesabında iki kural birlikte işler:

TCK m.66 — Dava zamanaşımı

(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.

(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.

Bu iki kural şu sonucu verir:

EylemCeza üst sınırıZamanaşımı
Basit ihlal (TCK 134/1, 1. cümle)3 yıl8 yıl (m.66/1-e)
Kayıt yoluyla ihlal (TCK 134/1, 2. cümle)6 yıl15 yıl (m.66/1-d)
İfşa (TCK 134/2)5 yıl8 yıl (m.66/1-e)

Kayıt yoluyla ihlalde sürenin ikiye katlanmasının sebebi, artırımla birlikte üst sınırın beş yılı aşmasıdır. Zamanaşımının genel işleyişi için: TCK 66 dava zamanaşımı.

Görevli Mahkeme

Asliye ceza mahkemesi görevlidir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanı 5235 sayılı Kanun m.12’de sayma yoluyla belirlenmiştir; TCK 134 bu sayımda yer almaz ve maddenin öngördüğü ceza, nitelikli hâller uygulansa dahi on yılı aşmaz. Bu durumda genel kural işler:

5235 sayılı Kanun m.11 — Asliye ceza mahkemesinin görevi

Madde 11- Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır.

Asliye ceza yargılamasının işleyişi için: Asliye ceza mahkemesi nedir?

HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası

Maddenin öngördüğü ceza aralıkları, somut olayda verilen cezanın iki yıl ve altında kalması hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını (HAGB) mümkün kılabilir. Aynı eşik, cezanın ertelenmesi bakımından da gündeme gelir. Buna karşılık ifşa suçunun alt sınırı iki yıl olduğundan bu kurumların uygulanma alanı basit ihlale göre dardır.

Bunların hiçbiri kendiliğinden uygulanmaz; şartları ve hâkimin takdiri her dosyada ayrıca değerlendirilir. Ayrıntı için: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB).

Şantajla Birlikte İşlenirse

Elde edilen görüntü veya kayıt üzerinden menfaat talep edilmesi, ayrıca şantaj suçunu (TCK m.107) gündeme getirir. Bu durumda iki ayrı suç söz konusu olur: gizliliğin ihlali/ifşası ve şantaj.

Şantaj, tehdidin özel bir görünümüdür ve haksız çıkar sağlamaya zorlamayı cezalandırır. Ayrıntı için: Şantaj suçu ve cezası (TCK 107).

Burada az bilinen bir sonuç doğar. Şantaj re’sen soruşturulur; şikâyete bağlı değildir ve CMK’da sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında da yer almaz. Yukarıda anılan kural gereği, uzlaştırmaya tabi bir suç kapsam dışı bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Yani gizlilik ihlali şantajla birlikte işlendiğinde, tek başına uzlaştırmaya tabi olan ihlal suçu için de uzlaştırma yolu kapanır.

Bu kuralın 24 Aralık 2025’te eklenen bir istisnası vardır, ancak şantaj bakımından işlemez: istisna yalnız önödeme kapsamına giren bir suçla birleşme hâlinde uzlaştırmayı ayakta tutar. Şantajın cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis olduğu için suç önödeme kapsamında değildir.

İlginç olan şudur: Yargıtay, kendisine karşı şantaj yapılırken yapılan kaydı, yukarıdaki hukuka uygunluk istisnası kapsamında sayar. Şantaj, mahkemenin saydığı örnek suçlar arasındadır.

Görüntü İnternette Yayıldıysa: İçeriğe Erişimin Engellenmesi

Şikâyet cezalandırır, ama görüntüyü internetten kaldırmaz. Bunun için ayrı ve çok daha hızlı bir yol vardır. 5651 sayılı Kanun, doğrudan bu başlığı taşıyan bir madde içerir.

5651 sayılı Kanun m.9/A — Özel hayatın gizliliği nedeniyle içeriğe erişimin engellenmesi

İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Başkanlığa doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir.

Başvuruda ihlale neden olan yayının tam adresi (URL), hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgiler yer alır. Bu bilgilerde eksiklik varsa talep işleme konulmaz.

Sürenin kısalığı bu yolun asıl değeridir:

Başkan, kendisine gelen bu talebi uygulanmak üzere derhâl Birliğe bildirir, erişim sağlayıcılar bu tedbir talebini derhâl, en geç dört saat içinde yerine getirir.

Tedbir kalıcı değildir; hâkim denetimine bağlanmıştır:

Erişimin engellenmesini talep eden kişiler, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğinden bahisle erişimin engellenmesi talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar. Hâkim, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek vereceği kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Başkanlığa gönderir; aksi hâlde, erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar.

Muhatap 2026’da değişti. Maddedeki muhatap eskiden Kurum, yani Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu idi; 7590 sayılı Kanun’la ibare Başkanlığa olarak değiştirildi ve değişiklik 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girdi. Kanunun tanımlar maddesine 24 Temmuz 2026’da eklenen bende göre Başkanlık, Siber Güvenlik Başkanlığını ifade eder. Kurum ise aynı maddede ayrıca tanımlıdır. Eski kaynakların muhatap olarak Kurum’u göstermesinin sebebi budur.

Erişimin engellenmesi, içeriğin tamamını değil ihlal eden kısmı hedefler ve URL bazında uygulanır. İçerik yayından çıkarılırsa hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.

İçeriğin türüne göre başka yollar da işleyebilir. Eski ve güncelliğini yitirmiş haberlerde unutulma hakkı gündeme gelir: İnternetten içerik ve haber kaldırma, unutulma hakkı.

Tazminat: Ceza Davasından Ayrı Bir Yol

Ceza davası faili cezalandırır; uğradığınız zararı karşılamaz. Bunun için hukuk mahkemesinde ayrı bir dava açılır ve dayanak Medeni Kanun’dadır.

TMK m.24 — Kişiliğin korunması

Madde 24- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.

Talep edilebilecekler TMK m.25’te sayılır. Üçüncü fıkra tazminat hakkını açıkça saklı tutar:

Davacının, maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır.

Manevi tazminatın dayanağı ise Borçlar Kanunu’ndadır:

TBK m.58 — Kişilik hakkının zedelenmesi

MADDE 58- Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, hâkime para ödenmesi yerine başka bir giderim biçimi kararlaştırma ya da buna ekleme yetkisi verir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.

İzinsiz ses kaydı tazminat talebi de aynı yoldan yürür: kayıt kişilik hakkını zedelediği ölçüde maddi ve manevi tazminat istenebilir, ceza davasının sonucundan bağımsız olarak.

İki dava birbirini beklemek zorunda değildir. Ceza davasının sonucu hukuk hâkimini her yönüyle bağlamaz ve beraat kararı tazminat talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Tazminat davasının işleyişi ve miktarın belirlenmesi için: Maddi ve manevi tazminat davası.

Anayasal Dayanak: Anayasa m.20

Özel hayatın gizliliği yalnız bir ceza hükmü değil, anayasal bir haktır:

Anayasa m.20 — Özel hayatın gizliliği

Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.

Aynı maddeye 2010’da eklenen fıkra, kişisel verilerin korunmasını da anayasal güvenceye bağlamıştır. TCK’nın 132-140. maddeleri, bu anayasal hakkın ceza hukuku alanındaki karşılığıdır. Mahrem görüntü/ses dışında kalan kayıtlı kişisel verilerin (ad, numara, kimlik, fotoğraf) hukuka aykırı aktarımı ise ayrı bir suçtur: Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ve yayma (TCK 136).

Cezalar Karşılaştırma Tablosu

EylemMaddeCeza
Özel hayatın gizliliğini ihlalTCK 134/1 (1. cümle)1 – 3 yıl hapis
Görüntü/ses kaydıyla ihlalTCK 134/1 (2. cümle)Ceza bir kat artırılır (2 – 6 yıl)
Görüntü/sesleri ifşaTCK 134/22 – 5 yıl hapis
Haberleşmenin gizliliğini ihlal (WhatsApp/SMS)TCK 132/11 – 3 yıl; kayıtla bir kat artırım
Haberleşme içeriğini ifşaTCK 132/22 – 5 yıl hapis
Taraf olmadığın konuşmayı dinleme/kaydetmeTCK 133/12 – 5 yıl hapis
Katıldığın konuşmayı kaydetmeTCK 133/26 ay – 2 yıl hapis veya adli para
Kayıttan elde edilen veriyi ifşaTCK 133/32 – 5 yıl + adli para
Kamu görevlisi / meslek kolaylığı ile işlemeTCK 137Ceza yarı oranında artırılır
Şikâyete tabi mi?TCK 139Evet — süre 6 ay (TCK 73)
Uzlaştırmaya tabi mi?CMK 253/1-aEvet — yapılmazsa hüküm bozulur
Dava zamanaşımıTCK 668 yıl; kayıt yoluyla ihlalde 15 yıl
Görevli mahkeme5235 s.K. m.11Asliye ceza mahkemesi

Sık Yapılan Hatalar

  • Her olayı TCK 134 sanmak. WhatsApp → TCK 132; yüz yüze konuşma kaydı → TCK 133.
  • “Kaydettim ama yaymadım” demek. Kayıt, cezayı bir kat artıran hâldir; hafifletici değildir.
  • “Katıldığım konuşma, sorun olmaz” sanmak. Suçtur — ama TCK 133/2’ye göre daha hafif cezalandırılır.
  • “Boşanma davasında delil olacak” gerekçesine güvenmek. Tek başına hukuka uygunluk sağlamaz.
  • Eşin üçüncü kişilerle görüşmesini kaydetmek. Konuşmanın tarafı değilsinizdir → suç.
  • Planlı kayıt yapıp “delil muhafaza ediyorum” demek. Yargıtay planlı kaydı hukuka uygun saymaz.
  • Şikâyet süresini kaçırmak. Süre 6 aydır ve fiili/faili öğrenmeden başlar.
  • “Kaydı hiç izlemedim” demek. Suç kayıt anında tamamlanır; izlenmemiş olması sonucu değiştirmez.
  • “Fotoğrafı kendi rızasıyla göndermişti” demek. İfşa suçu için görüntünün hukuka uygun elde edilmiş olması yeterli bir savunma değildir.
  • Şikâyet süresi ile zamanaşımını karıştırmak. Biri 6 ay, diğeri 8 ya da 15 yıldır.
  • Uzlaştırma adımını atlamak. Usulüne uygun uzlaştırma yapılmadan açılan davada hüküm bozulur.
  • Yalnız şikâyetle yetinip içeriği internette bırakmak. Kaldırma yolu ayrıdır ve 5651 m.9/A’da dört saatlik süre öngörülmüştür.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Yargıtay Kararlarından Örnekler

Yukarıdaki bölümlerde her ölçüt kendi kararıyla verildi. Aşağıdaki tablo, hangi sorunun hangi kararla cevaplandığını tek yerde toplar:

SoruÖlçütKarar
Konuşma ile haberleşme nasıl ayrılır?Araç var mı?12. CD, E. 2013/20709, K. 2014/11409
Kamuya açık alanda çekim serbest mi?Yer değil, müdahalenin niteliği12. CD, E. 2024/743, K. 2026/2427
Kayıt cihazı şart mı?Çıplak gözle seyretmek yeterli12. CD, E. 2023/6406, K. 2026/1238
Suç ne zaman tamamlanır?Kayıt anında12. CD, E. 2023/6406, K. 2026/1238
Rızayla çekilen görüntü ifşa edilirse?Hukuka uygun elde edilmiş olsa da suç12. CD, E. 2023/6406, K. 2026/1238
Meslek artırımı kendiliğinden uygulanır mı?Sağladığı kolaylık gösterilmeli12. CD, E. 2022/5752, K. 2025/3736
Gazeteci basın yoluyla işlerse?Artırım otomatik değil12. CD, E. 2023/2677, K. 2025/5534
Uzlaştırma yapılmazsa?Hüküm bozulur12. CD, E. 2022/5752, K. 2025/3736
Kayıt ne zaman hukuka uygun?Dört şart birlikteCGK, E. 2018/39, K. 2020/485
Planlı kayıt korunur mu?Hayır12. CD, E. 2017/10713, K. 2018/2242
Eşin sözlerini kaydetmek?Suç işlenirken kaydetmek korunabilir12. CD, E. 2015/9492, K. 2016/7306
Eşin üçüncü kişiyle görüşmesi?Suç12. CD, E. 2014/21425, K. 2015/4286

Planlı kayda ilişkin ölçüt, ifşa (TCK 134/2) ve haberleşme (TCK 132) suçlarında da aynı biçimde uygulanır:

“kaybolma olasılığı bulunan mevcut delillerin muhafazasını sağlamak için değil, önceden hazırlıklı ve planlı şekilde”

(Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/972, K. 2020/2708, T. 11.03.2020 — bozma)

Özet

  • TCK 134 özel hayatın gizliliğini korur: 1–3 yıl; kayıtla bir kat artırım; ifşa 2–5 yıl.
  • Doğru maddeyi seçin: WhatsApp/SMS → TCK 132 · yüz yüze konuşma kaydı → TCK 133 · özel yaşam alanı → TCK 134. Ölçüt: araç var mı?
  • Katıldığınız konuşmayı kaydetmek TCK 133/2’dir: 6 ay – 2 yıl veya adli para — 133/1’in 2–5 yılı değil.
  • Hukuka uygunluk istisnası dar: kendisine karşı işlenmekte olan suç + ani gelişen durum + delil bir daha elde edilemez + makama başvurulamaz. Planlı kayıt → SUÇ.
  • Eşler arasında: eşinizle yaptığınız konuşmayı (o size suç işlerken) kaydetmek ≠ eşinizin üçüncü kişilerle görüşmesini kaydetmek. İkincisi suçtur.
  • Suç kayıt anında tamamlanır. Zarar doğması ya da kaydın izlenmiş olması aranmaz.
  • İfşa ayrı bir suçtur ve rıza geçmişi onu kurtarmaz: hukuka uygun elde edilmiş görüntünün rıza dışı yayılması da TCK 134/2 kapsamındadır.
  • TCK 137 kamu görevlisi veya meslek kolaylığı hâlinde cezayı yarı oranında artırır, ama kendiliğinden uygulanmaz.
  • Şikâyete tabidir (TCK 139); süre 6 ay (TCK 73). Uzlaştırmaya da tabidir (CMK 253/1-a).
  • Zamanaşımı ayrı bir süredir: 8 yıl, kayıt yoluyla ihlalde 15 yıl (TCK 66). Davaya asliye ceza mahkemesi bakar.
  • İçeriği kaldırtmak ayrı yoldur: 5651 m.9/A uyarınca Başkanlığa başvuru, dört saat içinde erişim engelleme.
  • Tazminat ceza davasından bağımsızdır (TMK 24-25, TBK 58).

İlgili yazılar: Haberleşmenin Gizliliğini İhlal (TCK 132) · TCK 136 Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Ele Geçirme ve Yayma Suçu ve Cezası · Şantaj Suçu ve Cezası (TCK 107) · İnternetten İçerik ve Haber Kaldırma, Unutulma Hakkı

Sıkça Sorulan Sorular

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu nedir?

Bir kişinin özel yaşam alanına, rızası olmadan girilmesidir. TCK'nın 134. maddesinde düzenlenir. Suç iki biçimde işlenir: özel alana müdahale (ihlal) ve elde edilen görüntü/seslerin yayılması (ifşa).

Özel hayatın gizliliğini ihlal cezası nedir?

Basit hâlde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. İhlal görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle yapılmışsa ceza bir kat artırılır. Görüntü veya seslerin ifşası ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası gerektirir.

WhatsApp yazışmalarını okumak suç mu?

Evet, ancak bu TCK 134 değil, TCK 132'deki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçudur. WhatsApp bir araç üzerinden iletişimdir. Cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir; ekran görüntüsü alma gibi kayıt hâllerinde ceza bir kat artırılır. Eş olmak bu suçu ortadan kaldırmaz.

Ses kaydı almak suç mu?

Kural olarak evet. Taraf olmadığınız bir konuşmayı kaydetmek TCK 133/1 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektirir. Katıldığınız bir konuşmayı diğerlerinin rızası olmadan kaydetmek ise TCK 133/2 kapsamındadır ve cezası altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Kendi konuşmamı kaydetmem neden daha hafif cezalandırılıyor?

Çünkü kanun, konuşmanın tarafı olup olmamayı ayırır. Taraf olmayan kişinin dinlemesi/kaydetmesi daha ağır (TCK 133/1), katılanın kaydetmesi ise daha hafif (TCK 133/2) cezalandırılır. Yine de suçtur.

Özel hayatın gizliliği hangi durumlarda geçersiz sayılır?

Gizlilik 'geçersiz' olmaz; ancak Yargıtay dar bir hukuka uygunluk istisnası tanır. Dört şart birlikte aranır: kendisine karşı işlenmekte olan bir suç, ani gelişen durum, bir daha delil elde etme imkânının olmaması ve yetkili makamlara başvurma imkânının bulunmaması. Bu şartlar yoksa kayıt suçtur.

Önceden hazırlanıp kayıt yaparsam hukuka uygun olur mu?

Hayır. Yargıtay, bir planlama dahilinde yapılan ses kaydının hukuka uygun kabul edilemeyeceğini açıkça belirtmiştir. İstisna, ani gelişen ve başka türlü ispatlanamayacak durumlar içindir; hazırlıklı kayıt bu korumadan yararlanmaz.

Eşimin telefonundaki mesajları boşanma davasında delil olarak kullanabilir miyim?

'Delil olarak kullanacağım' gerekçesi tek başına hukuka uygunluk sağlamaz. Yargıtay, eşin üçüncü kişilerle yaptığı görüşmeyi gizlice kaydedip boşanma davasına sunmayı suç saymıştır. Buna karşılık eşinizle yaptığınız ve size karşı suç işlendiği bir konuşmayı kaydetmek, şartları varsa hukuka uygun sayılabilir. Somut durumunuz için avukata danışınız.

Eşimin bana söylediği hakaretleri kaydedebilir miyim?

Yargıtay, eşinin kendisine yönelik suç içeren konuşmalarını kaydeden sanığın beraatini onamıştır. Ancak bu, her kaydın serbest olduğu anlamına gelmez: kaydın ani gelişen bir durumda ve delilin kaybolmasını önlemek amacıyla yapılmış olması aranır. Planlı kayıt bu kapsamda değildir.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu şikâyete tabi mi?

Evet. TCK'nın 139. maddesi uyarınca bu bölümdeki suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır (kişisel verilerle ilgili bazı suçlar hariç). TCK 132, 133 ve 134 şikâyete tabidir.

Şikâyet süresi ne kadar?

Altı aydır. TCK'nın 73. maddesine göre yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Süre, fiili ve failin kim olduğunun bilindiği veya öğrenildiği günden başlar.

Kayıt üzerinden şantaj yapılıyorsa ne olur?

Bu durumda ayrıca şantaj suçu (TCK m.107) gündeme gelir; iki ayrı suç söz konusu olur. Ayrıca Yargıtay, kendisine karşı şantaj yapılırken alınan kaydı, hukuka uygunluk istisnası kapsamında saydığı örnek suçlar arasında sayar.

İzinsiz fotoğraf çekmek suç mu?

Belirleyici olan çekimin yapıldığı yer değil, görüntünün kişinin özel yaşam alanına girip girmediğidir. Yargıtay, kamuya açık alanda bulunmanın oradaki her görüntünün kaydedilmesine rıza gösterildiği anlamına gelmediğini belirtir. Görüntü kayda alınmışsa TCK 134/1 uyarınca ceza bir kat artırılır; yayılması hâlinde 134/2 kapsamında ayrı suç doğar.

Kamu kurumunda izinsiz görüntü çekmek suç mu?

Kurumun kendi düzenine ilişkin çekim yasağı ile ceza sorumluluğu ayrı meselelerdir. Kurum kuralını ihlal etmek tek başına bu maddeyi işletmez; ceza sorumluluğu, çekilen görüntünün bir kişinin özel yaşam alanına girip girmediğine göre belirlenir.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ne zaman tamamlanır?

Görüntü veya sesin kaydedilmesiyle tamamlanır. Yargıtay, ayrıca bir zararın doğmasının aranmadığını, failin kaydı hiç izlememiş ya da dinlememiş olmasının da suçun oluşumunu etkilemediğini belirtir. TCK 134/1'in birinci cümlesi için kayıt cihazı dahi şart değildir; özel hayata ilişkin bir olayın çıplak gözle gizlice seyredilmesi yeterlidir.

Rızayla çekilen bir fotoğrafın paylaşılması suç mu?

Evet. TCK 134/2'deki ifşa suçu için görüntünün hukuka aykırı elde edilmiş olması gerekmez; Yargıtay, tamamen hukuka uygun elde edilmiş bir görüntünün bile ilgilisinin rızası dışında yayılmasının bu suçu oluşturduğunu belirtir. İfşa, birinci fıkradan bağımsız ayrı bir suçtur.

İzinsiz fotoğraf paylaşımının cezası nedir?

Görüntü özel yaşam alanına giriyorsa TCK 134/2 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektirir. Görüntünün rızayla çekilmiş olması sonucu değiştirmez; belirleyici olan paylaşımın rıza dışı olmasıdır. Basın ve yayın yoluyla yayımlamada da aynı ceza uygulanır.

Başkasının fotoğrafını izinsiz paylaşmak suç mu?

Görüntü kişinin özel yaşam alanına giriyorsa TCK 134/2 kapsamında ifşa suçu oluşur. Ayrıca FSEK m.86 uyarınca resim ve portreler, eser niteliğinde olmasalar bile tasvir edilenin muvafakati olmadan umuma arz edilemez; aynı madde koşulları varsa TCK 134, 139 ve 140. maddelerin uygulanacağını söyler.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu uzlaşmaya tabi mi?

Evet. Suç şikâyete bağlı olduğu için CMK m.253/1-a uyarınca uzlaştırma kapsamındadır. Yargıtay, usulüne uygun uzlaştırma yapılmadan açılan kamu davasında hükmü bozmaktadır. Ancak uzlaştırma kapsamına girmeyen bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda zamanaşımı ne kadar?

Şikâyet süresinden ayrı bir süredir. Dava zamanaşımında cezanın üst sınırı esas alınır (TCK m.66/4) ve nitelikli haller göz önünde bulundurulur (TCK m.66/3). Basit ihlalde ve ifşada üst sınır beş yılı aşmadığı için süre sekiz yıl, kayıt yoluyla ihlalde üst sınır altı yıla çıktığı için onbeş yıldır.

Özel hayatın gizliliğini ihlal davasına hangi mahkeme bakar?

Asliye ceza mahkemesi. Suç, 5235 sayılı Kanun m.12'de ağır ceza mahkemesine bırakılan suçlar arasında sayılmamıştır ve öngörülen ceza on yılı aşmaz; bu durumda m.11 uyarınca dava asliye ceza mahkemesinde görülür.

Kamu görevlisi işlerse ceza artar mı?

TCK m.137 uyarınca suç, kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak ya da belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenirse ceza yarı oranında artırılır. Yargıtay bu artırımı kendiliğinden uygulamaz; mesleğin somut olayda nasıl bir kolaylık sağladığının gösterilmesini arar.

İnternette yayılan görüntümü nasıl kaldırtabilirim?

5651 sayılı Kanun m.9/A bir yol öngörür. Özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişi Başkanlığa doğrudan başvurabilir; erişim sağlayıcılar tedbiri en geç dört saat içinde yerine getirir. Talep, talepte bulunulan saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunulur; hâkim kırk sekiz saat içinde karar verir, aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.

Ceza davasından ayrı tazminat isteyebilir miyim?

Evet. Kişilik hakkına hukuka aykırı saldırı TMK m.24-25 kapsamında korunur; TMK m.25/3 maddi ve manevi tazminat isteme hakkını saklı tutar. Manevi tazminatın dayanağı TBK m.58'dir. Bu dava ceza davasından bağımsızdır ve hukuk mahkemesinde görülür.

İzinsiz alınan ses kaydı mahkemede delil olur mu?

Kural olarak hayır. CMK m.206/2-a kanuna aykırı elde edilen delilin reddedileceğini, m.217/2 ise suçun ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş delille ispat edilebileceğini söyler. Yargıtay'ın tanıdığı dar istisnanın şartları varsa kayıt hukuka uygun sayılabilir; planlı kayıt bu kapsamda değildir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

İnternet üzerinden işlenen suçlar, içeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesi başvuruları ile kişisel veri uyuşmazlıklarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Bilişim Hukuku ve KVKK

← Tüm makaleler
AraWhatsApp