Ceza Hukuku

İrtikap Suçu (TCK 250): Nedir, Cezası Nedir, Rüşvetten Farkı Nedir?

İrtikap ne demek? Kamu görevlisinin nüfuzunu kullanarak menfaat sağlamasıdır. Üç tipi, cezaları (1-10 yıl) ve rüşvetten farkı — Yargıtay kararlarıyla.

12 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Elden ele uzatılan kâğıt
İçindekiler 19

Kısa Cevap

İrtikap, bir kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu veya güveni kötüye kullanarak bir kimseyi kendisine ya da başkasına menfaat sağlamaya zorlaması (icbar) veya ikna etmesi suçudur. TCK 250’de düzenlenir. Üç tipi vardır ve cezası 1 yıldan 10 yıla kadar hapis olarak değişir. Halk arasında rüşvetle karıştırılır; farkı, mağdurun iradesinin baskı altına alınıp alınmadığıdır.

İrtikap Ne Demek?

“İrtikap” günlük dilde kullanılmayan, eski bir hukuk terimidir. (Metinlerde “irtikâp” veya “irtikab” olarak da yazılır.)

Hukuki karşılığı dar ve nettir: kamu görevlisinin, görevinin verdiği gücü kullanarak vatandaştan haksız çıkar sağlamasıdır. Suç, Türk Ceza Kanunu’nun “Millete ve Devlete Karşı Suçlar” kısmında, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir; yani korunan değer, bireyin malvarlığı değil, devlete duyulan güvendir.

Anayasa Mahkemesi bu değeri şöyle ifade eder:

“Anılan maddenin gerekçesinde de belirtildiği gibi suçla korunan hukuki değer, halkın memurlara karşı duyması gerekli olan inanç ve güven olup aynı zamanda kişilerin kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine olan güveninin korunması amaçlanmaktadır. Suçla kamu görevlisinin görevinden kaynaklı nüfuzu veya güveni kötüye kullanarak kişilerden yarar sağlaması cezai yaptırım altına alınmıştır.”

(Anayasa Mahkemesi, E. 2024/179, K. 2025/84, T. 27.03.2025 — itirazın reddi; § 11)

Üç İrtikap Tipi ve Cezaları

TipNasıl işlenir?CezaDayanak
İcbar suretiyleNüfuzu kötüye kullanarak zorlama (manevi cebir)5 – 10 yıl hapisTCK 250/1
İkna suretiyleGüveni kötüye kullanarak hileli davranışla ikna3 – 5 yıl hapisTCK 250/2
Hatadan yararlanmaKişinin hatasından yararlanma1 – 3 yıl hapisTCK 250/3
(indirim)Menfaatin değeri + mağdurun ekonomik durumuYarısına kadar indirimTCK 250/4

İcbar Suretiyle İrtikap (TCK 250/1)

En ağır tiptir. Kanun metni:

“Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmiş olması halinde, icbarın varlığı kabul edilir.”

(TCK m.250/1)

“İcbar” ne demek? Ceza Genel Kurulu, icbarın fiziksel zor değil, manevi baskı olduğunu vurgular. Ve sınırı çizer:

“icbar kelimesi manevi cebir anlamında olup cebir unsuru manevi tazyikle gerçekleşecektir. Mağdurda meydana getirilen korkunun etkisi altında suçun işlenmesi halinde icbar gerçekleşmiş sayılacak, maddi cebir kullanılması halinde ise, eylem yağma suçunu oluşturacaktır.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/77, K. 2014/510, T. 25.11.2014 — onama, oybirliğiyle)

Her baskı icbar sayılmaz; belli bir ağırlığa ulaşması gerekir:

“manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma imkanının bulunmaması gerekir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/77, K. 2014/510, T. 25.11.2014 — onama, oybirliğiyle)

“Nüfuz” nedir? Kurul tanımlar:

“Nüfuz, kamu görevlisinin görevinin vermiş olduğu yetki ve imkanlar nedeniyle sahip olduğu güç ve etkinlik; bunun kötüye kullanılması ise yetki ve imkanların sağladığı ayrıcalıklı üstün konumdan yararlanarak görevlinin kendisi ya da başkasına yarar sağlaması olup, bu suçta kamu görevlisi görevi gereği sahip olduğu gücü haksız yarar elde etme amacıyla kullanmaktadır.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/77, K. 2014/510, T. 25.11.2014 — onama, oybirliğiyle)

İkna Suretiyle İrtikap (TCK 250/2)

Burada zorlama değil, kandırma vardır. Kanun metni:

“Görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla, kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

(TCK m.250/2)

Yargıtay, ikna suretiyle irtikabın özünü şöyle açıklar — mağdur, verdiği şeyin haksız olduğunu bilmez:

“5237 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ikna suretiyle irtikap suçunun; kamu görevlisinin görevine giren bir hususta görev ve sıfatını kötüye kullanması sonucu kandırıldığı için sağladığı çıkarın haksız olduğunu bilemeyecek olan mağduru yasa dışı çıkar sağlamaya ikna etmesi ile oluşacağı, aynı Kanun’un 250 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ise, ikinci fıkrada tanımlanan suçun kişinin hatasından yararlanarak işlenmiş olması halini düzenlendiği”

(Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/35392, K. 2023/5175, T. 14.06.2023 — bozma, oy çokluğuyla)

Hatadan Yararlanma Suretiyle İrtikap (TCK 250/3)

En hafif tiptir: kamu görevlisi hile yapmaz, karşı tarafın zaten var olan hatasından yararlanır.

“İkinci fıkrada tanımlanan suçun kişinin hatasından yararlanarak işlenmiş olması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

(TCK m.250/3)

İrtikap ile Rüşvet Farkı

En çok karıştırılan iki suç budur. Ayırt edici ölçüt: mağdurun iradesi baskı altına alındı mı?

Rüşvette taraflar anlaşır ve her ikisi de suçludur; irtikapta vatandaş mecbur bırakılır ve mağdur sayılır. Ceza almaz. Ayrıntı için rüşvet suçu (TCK 252) makalesine bakabilirsiniz. Ceza Genel Kurulu ölçütü nettir:

“Bu değişiklikten sonra kamu görevlisinin görevi nedeniyle bir yarar sağlaması durumunda oluşan suç, ya rüşvet ya da irtikap olabilecektir. Eğer kamu görevlisi, haksız tutum ve davranışlara başvurarak karşı tarafın, kendisine ya da yönlendireceği kişilere yarar sağlaması konusunda kendini mecbur hissetmesine yol açmış ise, eylemi icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturabilecektir. İrtikap suçundan söz edebilmek için mağdurun iradesinin baskı altına alınması gerektiği göz önünde tutulacak, icbar boyutuna varan bir baskı sözkonusu olmayıp görevlinin yalnızca telkin, öneri ve teşvik niteliğindeki davranışlarına dayanarak yarar sağlanması durumunda da rüşvet suçu gündeme gelecektir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/77, K. 2014/510, T. 25.11.2014 — onama, oybirliğiyle)

Pratik kural: Kamu görevlisi yalnızca telkin, öneri, teşvik ediyorsa → rüşvet. Mecbur hissettiriyorsa → irtikap.

Rüşvetin kanuni tanımı ise şöyledir:

“Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kamu görevlisi de birinci fıkrada belirtilen ceza ile cezalandırılır.”

(TCK m.252/2)

Dikkat: rüşvette rüşveti veren de suçludur (TCK 252/1, 4-12 yıl). İrtikapta ise vatandaş suçlu değil, mağdur/suçtan zarar görendir — çünkü iradesi baskı altındadır.

Etkin pişmanlıkta çarpıcı bir asimetri

Rüşvet suçunda kanun geniş bir etkin pişmanlık kapısı açar — koşulları varsa hiç ceza verilmez:

“Rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet konusu şeyi soruşturmaya yetkili makamlara aynen teslim etmesi halinde, hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Rüşvet alma konusunda başkasıyla anlaşan kamu görevlisinin durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce durumu yetkili makamlara haber vermesi halinde de hakkında bu suçtan dolayı cezaya hükmolunmaz.”

(TCK m.254/1)

İrtikap suçunda ise böyle bir hüküm yoktur. TCK 254’ün dört fıkrası da yalnızca rüşveti (rüşvet alan, rüşvet veren, suça iştirak eden) kapsar; TCK 250 de irtikaba özgü bir etkin pişmanlık düzenlemesi içermez. Suç nitelendirmesinin rüşvet mi irtikap mı olduğu, bu yüzden yalnızca ceza miktarını değil, cezasızlık ihtimalini de belirler.

İrtikap ile Yağma Farkı

Sınır tek kelimede: cebrin türü.

  • Manevi cebir (korkutma, baskı) → irtikap (TCK 250/1)
  • Maddi cebir (fiziksel şiddet) → yağma (TCK 148)

Ceza Genel Kurulu bunu açıkça söyler: “maddi cebir kullanılması halinde ise, eylem yağma suçunu oluşturacaktır.” (Yukarıdaki alıntıya bakınız.) Yağma suçunun ayrıntısı için: Yağma Suçu Nedir, Cezası Ne Kadar?

İrtikap ile Zimmet Farkı

Zimmette kamu görevlisi zaten elindeki malı kendine geçirir; irtikapta başkasından menfaat koparır.

“Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

(TCK m.247/1)

Kısacası: zimmet = kamunun malını almak · irtikap = vatandaştan koparmak · rüşvet = vatandaşla anlaşmak.

Kim Fail Olabilir? Mağdur Kimdir?

Fail yalnızca kamu görevlisi olabilir — irtikap bir özgü suçtur. Kamu görevlisi olmayan biri irtikap işleyemez (ancak iştirak edebilir).

Mağdur kimdir? Şaşırtıcı ama: kamudur, para veren kişi değil. Yargıtay:

“bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağı”

(Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/35392, K. 2023/5175, T. 14.06.2023 — bozma, oy çokluğuyla)

Bunun pratik sonucu var: birden çok kişiden menfaat sağlanmışsa, kişi sayısınca ayrı suç değil, zincirleme tek suç kurulur.

Cezayı Azaltan Hâl: Değer Azlığı (TCK 250/4)

2012’de 6352 sayılı Kanun’la eklenen fıkra bir çıkış kapısı tanır:

“İrtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu göz önünde bulundurularak, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.”

(TCK m.250/4)

İki ölçüt birlikte değerlendirilir: menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu.

Görevli Mahkeme: Fıkraya Göre Değişir

İrtikapta görevli mahkeme, suçun hangi fıkradan nitelendirildiğine bağlıdır. 5235 sayılı Kanun m.12 irtikabı adıyla ve fıkra numarasıyla sayar:

“Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2)”

(5235 s.K. m.12)

Madde, sayılan suçların yanında bir de genel ölçüt koyar:

“ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir”

(5235 s.K. m.12)

Bunun sonucu şudur: icbar suretiyle irtikap (TCK 250/1) ve ikna suretiyle irtikap (TCK 250/2) ağır ceza mahkemesinde görülür. İkisi de maddede ismen sayılmıştır; 250/2’nin cezası 3-5 yıl olduğu hâlde ağır cezaya gitmesinin sebebi budur, ceza miktarı değil.

Hatadan yararlanma suretiyle irtikap (TCK 250/3) ise maddede sayılmaz. Cezası 1-3 yıl olduğu için on yıllık genel eşiği de aşmaz. Bu fıkradan açılan dava asliye ceza mahkemesinde görülür.

Ayrım pratikte önemlidir, çünkü fıkra nitelendirmesi yargılama sırasında değişebilir. Nitelendirme 250/2’den 250/3’e dönerse görev de değişir.

Dava Zamanaşımı

Zamanaşımı süresi de fıkraya göre ayrışır. TCK 66 süreleri cezanın üst sınırına bağlar:

“Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur”

(TCK m.66/4)

İlgili iki bent şöyledir:

“Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,”

(TCK m.66/1-d)

“Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,”

(TCK m.66/1-e)

FıkraCezaÜst sınırZamanaşımı
TCK 250/1 (icbar)5-10 yıl10 yıl15 yıl (m.66/1-d)
TCK 250/2 (ikna)3-5 yıl5 yıl8 yıl (m.66/1-e)
TCK 250/3 (hatadan yararlanma)1-3 yıl3 yıl8 yıl (m.66/1-e)

TCK 250/4’teki değer azlığı indirimi bu süreleri değiştirmez. Madde 66/4 kanunda yazılı cezanın üst sınırını esas aldığı için, mahkemenin takdiren uyguladığı indirim zamanaşımı hesabına girmez.

Uzlaştırma ve HAGB Uygulanır mı?

Uzlaştırma uygulanmaz. CMK m.253 uzlaştırma kapsamını iki kolda belirler. Birinci kol şikâyete bağlı suçlardır:

“Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.”

(CMK m.253/1-a)

TCK 250 metninde şikâyet koşulu yoktur; irtikap re’sen soruşturulur. İkinci kol ise maddede tek tek sayılan TCK suçlarıdır ve bu listede 250. madde yer almaz. Liste kapalıdır, dolayısıyla irtikap her iki koldan da kapsam dışında kalır.

HAGB ise uygulanabilir, ama dolaylı yoldan. CMK m.231/5 sınırı cezanın miktarına bağlar:

“Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.”

(CMK m.231/5, 16.07.2026 tarihli ve 7589 s.K. m.15 ile değişik)

Ölçüt kanundaki ceza aralığı değil, hükmolunan cezadır. İrtikabın hiçbir fıkrasında alt sınır iki yılın altında olmadığı hâlde, TCK 250/4’teki değer azlığı indirimi ve TCK 62’deki takdiri indirim birlikte uygulandığında sonuç ceza iki yılın altına inebilir. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin önüne gelen bir dosyada ikna suretiyle irtikaptan kurulan hüküm bu yolla 1 yıl 5 ay 15 güne inmiş ve mahkeme HAGB’ye karar vermiştir.

Bu noktada ikinci bir koşul devreye girer. Daire, HAGB için aranan zararın giderilmesi koşulunu şöyle açıklamıştır:

“5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bahse konu karara sanık müdafiinin itirazı üzerine yerinde görülmeyen itirazın değerlendirilmesi için dosya Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiş, Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesince, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde sayılan objektif koşulların oluşup oluşmadığının tespiti yanında, hem maddi olay hem de hukuki yönden değerlendirme yapılarak itirazın reddine karar verilmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin altıncı fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş olup; bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliğine veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunması zorunludur.”

(Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2023/10305, K. 2023/12258, T. 14.12.2023 — kanun yararına bozma isteminde bulunulması için dosyanın Adalet Bakanlığına tevdii)

İrtikapta menfaat çoğu zaman para olduğu için ortada belirlenebilir bir maddi zarar bulunur. Bu durumda zarar giderilmeden HAGB kararı verilmesi, Dairenin yukarıdaki değerlendirmesine göre koşulların oluştuğu anlamına gelmez.

Bu Kural 1 Ekim 2026’da Yürürlükten Kalkıyor

Yukarıda alıntılanan CMK m.231/5 cümlesi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Mahkeme, iptalin doğuracağı boşluk nedeniyle hükmün yürürlüğünü ertelemiştir:

“5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin (5), (6), (7), (8), (9), (10), (11), (12), (13) ve (14) fıkraları ile 247. maddesinin (3) numaralı fıkrasının iptal edilmeleri nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince bu kurallara ilişkin iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.”

(Anayasa Mahkemesi, E. 2024/98, K. 2025/149, T. 10.07.2025 — iptal; § 173)

Kararın hüküm fıkrası, iptalin kapsamını CMK m.231/5’in birinci cümlesi olarak belirlemiştir; bu cümle, HAGB’nin iki yıllık ceza eşiğini kuran hükümdür. İptal, HAGB kurumunun 5 ilâ 14. fıkralarını birlikte kapsar.

Yürürlük tarihi 1 Ekim 2026’dır. İptalin kapsamı, gerekçesi ve mevcut HAGB kararlarına etkisi ayrı bir sayfada işlenmiştir: hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının şartları ve denetim süresi. Bu tarihten sonra HAGB’nin hangi çerçevede uygulanacağı, kanun koyucunun boşluğu nasıl dolduracağına bağlıdır. Bu tarihe kadar verilen HAGB kararları ise mevcut hükme göre değerlendirilir. Devam eden bir dosyanız varsa, karar tarihinin bu eşiğin hangi tarafına düştüğü belirleyicidir.

İrtikap Mahkûmiyetinin Diğer Sonuçları

İrtikap mahkûmiyeti, hapis cezasının ötesinde meslekten yasaklanma sonucu doğurabilir. Örneğin hekimlik: 1219 sayılı Kanun m.28, irtikaptan hapis cezasına mahkûm olanların hekimlik yapmasını engeller. Anayasa Mahkemesi 2025’te bu yasağı anayasaya uygun bulmuştur:

“Bu itibarla irtikap suçundan hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında söz konusu madde uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar hak yoksunluğu uygulanacaktır. Kuralda ise bu suçlardan mahkûm olanların hekimlik mesleğinin icrasından herhangi bir süre sınırı olmaksızın yoksun bırakılmaları öngörülmektedir.”

(Anayasa Mahkemesi, E. 2024/179, K. 2025/84, T. 27.03.2025 — itirazın reddi; § 13)

Mahkeme, yasaklanmış hakların geri verilmesi kurumunun (5352 s.K. m.13/A) bu yoksunluğu süresiz olmaktan çıkardığı gerekçesiyle iptal talebini reddetmiştir. Karar karşı oyla alınmıştır.

İrtikap Yargıtay Kararları

Somut olay: Cumhuriyet savcısının sanıktan 175.000 TL koparması icbar sayıldı. Aşağıdaki dosyada savcı, tutuksuz yargılanan sanığa “cezası çok ağır, 12-13 yıl alırsın, kesin tutuklanırsın” diyerek korkutmuş, para vermesi hâlinde tutuklama talep etmeyeceğini söylemiştir. Ceza Genel Kurulu bunu icbar saymış ve mahkûmiyeti onamıştır:

“suç tarihinde Adana Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan, iş bölümüne göre ağır ceza mahkemesi duruşmalarına katılan ve yargılamada yetkili kişi konumunda bulunan sanığın, katılana yargılandığı suçun cezasının çok ağır olduğunu, bir sonraki celse kesin tutuklanacağını söyleyerek kendisine menfaat sağlaması şeklindeki eylemi, katılandan manevi baskı ve zorlamayla menfaat temin etme olup icbarı oluşturduğundan, eylemin Özel Dairece 5237 sayılı TCK’nun 250/1. maddesinde yer alan icbar suretiyle irtikap suçu olarak nitelendirilmesi isabetlidir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/77, K. 2014/510, T. 25.11.2014 — onama, oybirliğiyle)

(İcbarın tanımı, rüşvetten ayrımı ve “nüfuz” kavramına ilişkin aynı karardan alınan birebir pasajlar yukarıdaki ilgili bölümlerdedir.)

Adliye personelinin “ben yatırırım” diyerek para toplaması ikna suretiyle irtikaptır. Zabıt kâtibi, para cezası ödemeye gelen vatandaşlardan “parayı bana ver, ben halledeyim” diyerek para almış; bir kısım mağdurun ise hatasından yararlanmıştır. Daire, eylemi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma değil irtikap saymıştır (ikna suretiyle irtikabın ve hatadan yararlanmanın tanımı için yukarıdaki alıntılara bakınız).

(Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/35392, K. 2023/5175, T. 14.06.2023 — bozma, oy çokluğuyla; bir üye eylemin irtikap değil dolandırıcılık/güveni kötüye kullanma sayılması gerektiği yönünde karşı oy kullanmıştır.)

Özet

  • İrtikap, kamu görevlisinin nüfuzunu/güvenini kötüye kullanarak vatandaştan haksız menfaat sağlamasıdır (TCK 250).
  • Üç tipi vardır: icbar (5-10 yıl) · ikna (3-5 yıl) · hatadan yararlanma (1-3 yıl); değer azlığında ceza yarıya kadar iner.
  • Rüşvetten farkı: telkin/öneri → rüşvet; mecbur hissettirme → irtikap.
  • Yağmadan farkı: manevi cebir → irtikap; maddi cebir → yağma.
  • Zimmetten farkı: elindeki kamu malını almak → zimmet; dışarıdan koparmak → irtikap.
  • Mağdur kamudur; parayı veren kişi suçtan zarar görendir → zincirleme tek suç.
  • Görevli mahkeme fıkraya bağlıdır: 250/1 ve 250/2 ağır ceza (5235 s.K. m.12’de ismen sayılı), 250/3 asliye ceza.
  • Zamanaşımı: icbarda 15 yıl, diğer iki fıkrada 8 yıl (TCK m.66).
  • Uzlaştırma yoktur; HAGB ise hükmolunan ceza iki yılın altına inerse gündeme gelebilir (CMK m.231/5-6).
  • HAGB’nin dayanağı 1 Ekim 2026’da yürürlükten kalkıyor (AYM E. 2024/98, K. 2025/149).
  • Mahkûmiyet meslekten yasaklanma doğurabilir (hekimlik: 1219 s.K. m.28; AYM 2025’te anayasaya uygun buldu).

İlgili yazılar: Yağma (Gasp) Suçu ve Cezası — TCK 148-149-150 · Güveni Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası — TCK 155 · TCK 257 Görevi Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası · Zimmet Suçu ve Cezası (TCK 247) · TCK 204 Resmî Belgede Sahtecilik Suçu ve Cezası · Rüşvet Suçu ve Cezası (TCK 252)

Sıkça Sorulan Sorular

İrtikap ne demek?

Kamu görevlisinin, görevinin sağladığı nüfuzu veya güveni kötüye kullanarak bir kimseyi kendisine ya da başkasına menfaat sağlamaya zorlaması veya ikna etmesidir. TCK 250'de düzenlenmiştir.

İrtikap suçunun cezası nedir?

Üç tipe göre değişir: icbar suretiyle irtikap 5-10 yıl (TCK 250/1), ikna suretiyle irtikap 3-5 yıl (TCK 250/2), hatadan yararlanma suretiyle irtikap 1-3 yıl (TCK 250/3). Menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumuna göre ceza yarısına kadar indirilebilir (TCK 250/4).

İrtikap ile rüşvet farkı nedir?

Ölçüt, mağdurun iradesinin baskı altına alınıp alınmadığıdır. Kamu görevlisi yalnızca telkin, öneri veya teşvikte bulunuyorsa rüşvet; kişiyi kendini mecbur hissettirecek şekilde baskı altına alıyorsa irtikap oluşur. Ayrıca rüşvette rüşvet veren de cezalandırılır; irtikapta vatandaş suçlu değildir.

İcbar suretiyle irtikap ne demek?

Kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanarak kişiyi manevi baskı (manevi cebir) altında menfaat sağlamaya zorlamasıdır. Fiziksel şiddet kullanılırsa suç irtikap değil yağma olur.

İrtikap ile yağma farkı nedir?

Cebrin türü belirler: manevi cebir irtikap, maddi (fiziksel) cebir yağma suçunu oluşturur.

İrtikap ile zimmet farkı nedir?

Zimmette kamu görevlisi görevi nedeniyle zaten elinde bulunan malı kendi zimmetine geçirir; irtikapta ise dışarıdan bir kişiden menfaat sağlar.

İrtikap suçunu kim işleyebilir?

Yalnızca kamu görevlisi. İrtikap özgü bir suçtur; kamu görevlisi olmayan kişi fail olamaz, ancak suça iştirak edebilir.

İrtikapta mağdur kimdir?

Yargıtay'a göre mağdur kamudur; parayı veren kişi mağdur değil, suçtan zarar görendir. Bu nedenle birden çok kişiye karşı işlenen eylemlerde kişi sayısınca değil, zincirleme tek suçtan hüküm kurulur.

İrtikap suçuna örnek nedir?

Ceza Genel Kurulu'nun onadığı bir dosyada, duruşma savcısı tutuksuz yargılanan sanığa kesin tutuklanacağını söyleyerek korkutmuş ve tutuklama talep etmemek karşılığında 175.000 TL almıştır. Bu eylem icbar suretiyle irtikap sayılmıştır.

İrtikap mahkûmiyeti mesleği etkiler mi?

Evet. Örneğin 1219 sayılı Kanun m.28 uyarınca irtikaptan hapis cezasına mahkûm olanlar hekimlik mesleğini icra edemez. Anayasa Mahkemesi 2025 yılında bu yasağı anayasaya uygun bulmuştur; yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna başvurulabilir.

İrtikap suçunda etkin pişmanlık var mı?

Hayır. TCK 254'te düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün dört fıkrası da yalnızca rüşvet suçunu kapsar (rüşvet alan, rüşvet veren, suça iştirak eden). TCK 250 de irtikaba özgü bir etkin pişmanlık düzenlemesi içermez. Bu nedenle suçun rüşvet mi irtikap mı sayıldığı, cezasızlık ihtimalini de belirler.

İrtikap suçunda görevli mahkeme neresidir?

Fıkraya göre değişir: icbar suretiyle irtikap (TCK 250/1) ve ikna suretiyle irtikap (TCK 250/2) ağır ceza mahkemesinde görülür; 5235 sayılı Kanun m.12 bu iki fıkrayı ismen sayar. Hatadan yararlanma suretiyle irtikap (TCK 250/3) maddede sayılmaz ve cezası on yıllık genel eşiğin altında kaldığı için asliye ceza mahkemesinde görülür.

İrtikap suçunda dava zamanaşımı kaç yıldır?

İcbar suretiyle irtikapta 15 yıl (TCK m.66/1-d), ikna suretiyle ve hatadan yararlanma suretiyle irtikapta 8 yıldır (TCK m.66/1-e). Süre, kanunda yazılı cezanın üst sınırına göre belirlenir (TCK m.66/4); TCK 250/4'teki değer azlığı indirimi bu süreyi değiştirmez.

İrtikap suçunda uzlaştırma olur mu?

Hayır. CMK m.253 uzlaştırma kapsamını şikâyete bağlı suçlar ile maddede tek tek sayılan TCK suçlarıyla sınırlar. İrtikap şikâyete bağlı değildir ve TCK 250 bu listede yer almaz.

HAGB 1 Ekim 2026'da kalkıyor mu?

Anayasa Mahkemesi, CMK m.231'in 5 ilâ 14. fıkralarını iptal etmiş ve iptal hükmünün Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir (E. 2024/98, K. 2025/149, T. 10.07.2025). Yürürlük tarihi 1 Ekim 2026'dır. İptal edilen hüküm, HAGB'nin iki yıllık ceza eşiğini kuran birinci cümledir. Bu tarihe kadar verilen kararlar mevcut hükme göre değerlendirilir.

İrtikap suçunda HAGB verilebilir mi?

Verilebilir. CMK m.231/5 ölçütü kanundaki ceza aralığı değil hükmolunan cezadır ve bu ceza iki yıl veya daha az olmalıdır. TCK 250/4'teki değer azlığı indirimi ile TCK 62'deki takdiri indirim birlikte uygulandığında sonuç ceza iki yılın altına inebilir. Ayrıca CMK m.231/6 uyarınca zararın giderilmesi koşulu aranır ve irtikapta genellikle belirlenebilir bir maddi zarar bulunur.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında şüpheli, sanık ve katılan vekilliğini üstlenir; tutukluluk ve kanun yolu başvurularını takip eder.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp