Aile Hukuku

6284 Sayılı Kanun: Koruma Kararı ve Mağdurun Hakları

6284 sayılı Kanun kimleri korur, koruyucu tedbirler nelerdir ve koruma kararı boşanma davasıyla nasıl ilişkilidir? Mağdurun hakları ve tedbirler açıklanıyor.

8 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Soyut kalkan biçimli geometrik görsel
İçindekiler 12

Kısa Cevap

6284 sayılı Kanun (Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun), şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan kişileri korumak için hızlı tedbirler öngörür. Bu tedbirler iki gruptur: mağduru koruyan koruyucu tedbirler (barınma, geçici maddi yardım, ayrı yerleşim yeri gibi) ve şiddet uygulayana yasak getiren önleyici tedbirler (uzaklaştırma, yaklaşmama gibi). Koruma; boşanma davasından bağımsızdır, evlilik bulunmasa bile alınabilir ve dava açılmasını beklemez. Koruyucu tedbirler için şiddetin delille ispatı aranmaz.

Bu Durumda mısınız?

  • Eşiniz ya da birlikte yaşadığınız kişi şiddet, tehdit veya baskı uyguluyor ve kendinizi güvende hissetmiyorsunuz.
  • Evden güvenli biçimde ayrılmak istiyor ama nereye gideceğinizi, maddi olarak nasıl tutunacağınızı bilmiyorsunuz.
  • Henüz boşanma davası açmadınız ama acilen korunmaya ihtiyacınız var.
  • Çocuklarınızla birlikte korunmak ve onların da güvende olmasını istiyorsunuz.
  • Kimlik ve adres bilgilerinizin gizli tutulup tutulamayacağını merak ediyorsunuz.

Acil durumda hayatî tehlike varsa önce 155 (polis) ya da 156 (jandarma) arayın. Aşağıdaki bilgiler genel bir yol haritasıdır; somut durumunuzda doğru mercie başvurmak için bir avukata danışmanız yararlı olur.

6284 Sayılı Kanun Kimleri Korur?

6284 sayılı Kanun’un koruması geniş tutulmuştur; yalnız evli kadınlarla ya da fiziksel şiddetle sınırlı değildir:

6284 sayılı Kanun m.1 — Amaç, kapsam ve temel ilkeler

Bu Kanunun amacı; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Buna göre koruma kapsamındakiler; şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınlar, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip (ısrarlı takip/taciz) mağdurlarıdır. Şiddet kavramı da geniştir; fiziksel şiddetin yanında psikolojik, ekonomik ve sözlü şiddet de kapsamdadır. Bu nedenle korunmak için mutlaka darp raporu ya da resmi belge şartı yoktur.

Koruma Yalnızca Aile İçi Şiddete mi Özgü?

Ret gerekçelerinden biri, olayın “aile içi şiddet ya da ısrarlı takip olmadığı” ve bu nedenle 6284 sayılı Kanun’un uygulanamayacağıdır. Anayasa Mahkemesi bu yaklaşımı anayasaya aykırı bulmuştur.

Somut olayda bir kadın, aynı siyasi partide görev yaptığı iki kişi tarafından gıyabında tehdit edildiğini bildirmiş; aile mahkemesi önleyici tedbir kararı vermiş, ancak itiraz mercii talebin aile içi şiddet veya ısrarlı takibe ilişkin olmadığı gerekçesiyle kararı kaldırmıştır. Anayasa Mahkemesi, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir:

“itiraz merciinin, aile içi şiddet ve ısrarlı takip dışındaki durumların veya kadına yönelik aile içinde gerçekleştirilmeyen tüm şiddet eylemlerinin 6284 sayılı Kanun’un kapsamının dışında tutulması gerektiği sonucunu doğuracak mahiyetteki yaklaşımının anayasal güvencelere aykırı olduğu açıktır.”

(Anayasa Mahkemesi, Nuriye Ayhan Altıner Başvurusu, B. No: 2020/1327, T. 04.10.2023 — ihlal)

Kararın taşıdığı ölçüt şudur: bir tedbir talebi reddedilecekse, mercinin eylemin kadına yönelik şiddet niteliğinde olup olmadığını somut olarak değerlendirmesi gerekir; “olay aile içinde geçmedi” demek tek başına yeterli bir gerekçe değildir. Kanun’un 2. maddesindeki tanım da şiddeti “toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen” davranışları kapsayacak şekilde kurmuştur; yani iş yeri, okul, dernek veya sokak da kapsam dışında değildir.

Koruyucu ve Önleyici Tedbirler

6284, iki farklı yönü olan tedbirler öngörür ve bu ayrım önemlidir:

  • Koruyucu tedbirler — doğrudan mağduru korur ve destekler: barınma, geçici maddi yardım, danışmanlık, ayrı yerleşim yeri gibi. Mülkî amir (m.3) veya hâkim (m.4) tarafından verilir.
  • Önleyici tedbirlerşiddet uygulayana yönelik yasaklardır: ortak konuttan uzaklaştırma, mağdura yaklaşmama, iletişim kurmama, hakaret-tehdit içeren davranışlarda bulunmama gibi (m.5).

Bu yazı, çoğu zaman gözden kaçan koruyucu tedbirlere (mağdurun haklarına) odaklanır. Şiddet uygulayana yönelik uzaklaştırma, süresi, itirazı ve ihlalinde uygulanan zorlama hapsi ise ayrı bir konudur; ayrıntı için bkz. Uzaklaştırma Kararı: Şartları, İhlali ve Cezası.

Mülkî Amir Tarafından Verilebilecek Koruyucu Tedbirler

Şiddet mağduru, dava açmadan ve avukat şartı olmadan doğrudan mülkî amire (kaymakamlık/valilik) başvurabilir. Mülkî amirin verebileceği koruyucu tedbirler şunlardır (6284 m.3): mağdura ve gerekiyorsa çocuklarına uygun barınma yeri sağlanması; geçici maddi yardım yapılması; psikolojik, meslekî, hukukî ve sosyal danışmanlık; hayatî tehlike hâlinde geçici koruma altına alınma; ve şartları varsa kreş imkânı.

Bunların en temeli, mağdurun güvenli bir yere yerleştirilmesidir:

6284 sayılı Kanun m.3 — Mülkî amir tarafından verilecek koruyucu tedbir kararları

Kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yeri sağlanması.

Maddi yönden tutunmayı desteklemek için de geçici maddi yardım öngörülmüştür: “Diğer kanunlar kapsamında yapılacak yardımlar saklı kalmak üzere, geçici maddi yardım yapılması” (m.3/1-b). Ayrıca gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde barınma ve geçici koruma tedbirleri kolluk amirlerince de alınabilir; bu tedbirler en geç ertesi iş günü mülkî amirin onayına sunulur ve kırk sekiz saat içinde onaylanmazsa kendiliğinden kalkar (m.3/2).

Hâkim Tarafından Verilebilecek Koruyucu Tedbirler

Bazı koruyucu tedbirler ise hâkim tarafından verilir (6284 m.4): işyerinin değiştirilmesi; evli kişi için ayrı yerleşim yeri belirlenmesi; şartları varsa tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması; ve hayatî tehlike hâlinde, ilgilinin aydınlatılmış rızasıyla kimlik ve belgelerin değiştirilmesi.

Boşanma sürecine en çok temas eden tedbir, ayrı yaşama hakkının hukuken tanınmasıdır:

6284 sayılı Kanun m.4 — Hâkim tarafından verilecek koruyucu tedbir kararları

Kişinin evli olması hâlinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi.

Bu tedbir sayesinde, henüz boşanma kararı verilmemişken bile eş güvenli biçimde ayrı bir yerde yaşayabilir. Aile konutu şerhi ise ortak konutun tek taraflı elden çıkarılmasını güçleştirerek mağduru korur; kimlik değiştirme ise yalnızca hayatî tehlike ve diğer tedbirlerin yetersiz kaldığı istisnai hâllerde, 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu çerçevesinde uygulanır.

Süre, İtiraz ve İspat: Üç Kritik Kural

Koruyucu tedbirin ne kadar süreceği, nasıl uzatılacağı ve karara nasıl itiraz edileceği aynı maddede toplanmıştır.

6284 sayılı Kanun m.8 — Tedbir kararının verilmesi, tebliği ve gizlilik

Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Ancak şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde, resen, korunan kişinin ya da Bakanlık veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, bu tedbirlerin kaldırılmasına veya aynen devam etmesine karar verilebilir.

Buradaki altı ay bir tavan değil, ilk kararın üst sınırıdır; tehlike sürüyorsa süre uzatılabilir, tedbirin şekli değiştirilebilir. Talep şart da değildir: mahkeme resen karar verebilir.

İspat eşiği, aynı maddenin üçüncü fıkrasında ayrıca düşürülmüştür. Bu, sayfanın başında değinilen “delil aranmaz” kuralının kanundaki kaynağıdır:

6284 sayılı Kanun m.8 — Delil aranmaması ve gecikmeme ilkesi

Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbir kararı, geciktirilmeksizin verilir. Bu kararın verilmesi, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeyi tehlikeye sokabilecek şekilde geciktirilemez.

İtiraz ise kısa ve kesin bir usule bağlıdır:

6284 sayılı Kanun m.9 — İtiraz

Bu Kanun hükümlerine göre verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir.

İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir (m.9/3). Bu nedenle iki haftalık süre pratikte tek fırsattır; kaçırılması hâlinde aynı karara karşı ayrıca bir kanun yolu bulunmaz.

Koruma Kararı Suçun Delili Sayılır mı?

İspat eşiğinin düşük olmasının ikinci yüzü de vardır ve dosyanın ceza tarafında karşınıza çıkar. Anayasa Mahkemesi, tam da delil aranmadığı için koruma kararının tek başına suçun işlendiğini göstermeyeceğini belirtmiştir:

“6284 sayılı Kanun’un 8. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda kesin ve somut nitelikte delil veya belge aranmadığı dikkate alındığında anılan koruma kararlarının varlığının tek başına isnat edilen suçun işlendiğine dair delil teşkil etmeyeceği açıktır.”

(Anayasa Mahkemesi, B. No: 2014/1150, T. 22.11.2017 — kabul edilemez)

Bu iki kural birlikte okunmalıdır: koruma almak kolaydır, çünkü amaç önlemektir; ama koruma kararı ceza dosyasında hazır bir delil değildir. Şiddete ilişkin ceza sorumluluğu için sağlık raporu, tanık, mesaj kayıtları gibi delillerin ayrıca toplanması gerekir. Aynı sonuç ters yönde de geçerlidir: hakkınızda tedbir kararı verilmiş olması, bir suç işlediğinizin saptandığı anlamına gelmez.

6284 Koruma Kararı ile Boşanma Davasının İlişkisi

En çok karıştırılan noktalardan biri, koruma kararı ile boşanma davasının ilişkisidir. Bunlar iki ayrı süreçtir:

  • 6284 koruma kararı hızlı, geçici ve boşanmadan bağımsızdır; evlilik olmasa bile alınabilir ve dava açılmasını beklemez.
  • Boşanma davası ise evliliği sona erdiren asıl davadır. Boşanma davası açılınca hâkim, ayrıca kendi geçici önlemlerini alır:

Türk Medeni Kanunu m.169 — Geçici önlemler

Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.

Yani boşanma davasında tedbir nafakası ve çocuğun geçici durumu gibi konular TMK m.169 kapsamında düzenlenir; 6284’ün geçici maddi yardımı ise ondan ayrı, idari bir destektir. İki yol birbirini dışlamaz: mağdur hem 6284 korumasından yararlanabilir hem boşanma davası açabilir. Şiddete ilişkin olaylar, boşanma davasında kusur yönünden de değerlendirilebilir; ancak her yargılama delilleri kendi usulüne göre ayrıca inceler. Boşanma sürecinin bütünü için bkz. Boşanma Davası Nasıl Açılır?; nafaka türleri için bkz. Nafaka Nedir?.

Sık Yapılan Hatalar

  • Delil olmadan koruma alınamayacağını sanmak. Koruyucu tedbirler için şiddetin belgeyle ispatı aranmaz; beyan başvuru için yeterli olabilir.
  • Korumanın yalnızca aile içi olaylara özgü olduğunu sanmak. Kanun, kamusal ve özel alanda gerçekleşen şiddeti de kapsar; aile dışı bir olay olması tek başına ret gerekçesi olamaz.
  • Koruma kararını ceza dosyasında hazır delil saymak. Tedbir kararı, isnat edilen suçun işlendiğini tek başına göstermez; deliller ayrıca toplanmalıdır.
  • İki haftalık itiraz süresini kaçırmak. İtiraz aile mahkemesine yapılır ve itiraz üzerine verilen karar kesindir; ikinci bir kanun yolu yoktur.
  • Korumayı boşanma davasına bağlamak. 6284 tedbirleri boşanmadan bağımsızdır; boşanma davası açmadan da koruma istenebilir.
  • Yalnız uzaklaştırmayı bilmek. Uzaklaştırma tek seçenek değildir; barınma, geçici maddi yardım, ayrı yerleşim yeri gibi koruyucu tedbirler de talep edilebilir.
  • Yanlış mercie gitmek. Koruma; kolluğa, mülkî amire (kaymakamlık/valilik) veya aile mahkemesine başvurularak istenebilir. Doğru mercie başvurmak süre kaybını önler.
  • Süreyi ve yenilemeyi ihmal etmek. Tedbirlerin bir süresi vardır; koruma sürecekse süre dolmadan yenileme talep edilmelidir.

Özet

  • 6284 sayılı Kanun, şiddete uğrayan ya da tehlike altındaki kadınları, çocukları, aile bireylerini ve ısrarlı takip mağdurlarını korur (m.1).
  • Koruyucu tedbirler mağduru destekler: mülkî amir barınma, geçici maddi yardım, danışmanlık, geçici koruma ve kreş sağlayabilir (m.3); hâkim ayrı yerleşim yeri, aile konutu şerhi ve kimlik değiştirme gibi tedbirlere karar verebilir (m.4).
  • Koruma boşanmadan bağımsızdır; evlilik olmasa bile alınır ve dava açılmasını beklemez. Koruyucu tedbirlerde delil aranmaz (m.8/3).
  • Tedbir ilk kararda en çok altı ay için verilir; tehlike sürüyorsa süresi veya şekli değiştirilebilir (m.8/2). Karara karşı iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilir; itiraz üzerine verilen karar kesindir (m.9).
  • Kapsam aile içiyle sınırlı değildir. Anayasa Mahkemesi, aile dışında gerçekleşen kadına yönelik şiddeti kanun kapsamı dışında bırakan yaklaşımı anayasal güvencelere aykırı bulmuştur.
  • Boşanma davası açılınca hâkim ayrıca geçici önlemler (tedbir nafakası dâhil) alır (TMK m.169); iki yol birbirini dışlamaz.
  • Şiddet uygulayana yönelik uzaklaştırma ve ihlalinde zorlama hapsi ayrı bir konudur.

İlgili yazılar: Uzaklaştırma Kararı: Şartları, İhlali ve Cezası · Boşanma Davası Nasıl Açılır? · Nafaka Nedir? · Velayet Davası

Sıkça Sorulan Sorular

Koruma kararı en fazla ne kadar süreyle verilir?

6284 sayılı Kanun m.8/2 uyarınca tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Bu bir tavan değil, ilk kararın üst sınırıdır. Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceği anlaşılırsa tedbirlerin süresi ya da şekli değiştirilebilir, tedbirler aynen devam edebilir. Mahkeme bu değişikliğe talep olmaksızın resen de karar verebilir.

Koruma kararına nasıl ve ne kadar sürede itiraz edilir?

Karara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir (6284 m.9). İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Bu nedenle iki haftalık süre pratikte tek fırsattır; kaçırılması hâlinde aynı karara karşı başka bir kanun yolu bulunmaz.

6284 koruması yalnızca aile içi şiddette mi uygulanır?

Hayır. Anayasa Mahkemesi 04.10.2023 tarihli kararında, aile içi şiddet ve ısrarlı takip dışındaki durumların 6284 sayılı Kanun kapsamı dışında tutulması sonucunu doğuran yaklaşımı anayasal güvencelere aykırı bulmuştur. Kanun'un tanımı şiddeti toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen davranışları kapsayacak şekilde kurar; iş yeri, okul veya dernek gibi ortamlarda gerçekleşen olaylar da değerlendirilmelidir.

Koruma kararı, şiddet suçunun işlendiğinin delili midir?

Hayır. Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için kesin ve somut delil aranmadığından, Anayasa Mahkemesi koruma kararlarının varlığının tek başına isnat edilen suçun işlendiğine dair delil teşkil etmeyeceğini belirtmiştir. Ceza sorumluluğu için sağlık raporu, tanık beyanı, mesaj kayıtları gibi deliller ayrıca toplanmalıdır.

6284 sayılı Kanun kimleri korur?

6284 sayılı Kanun; şiddete uğrayan ya da şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınları, çocukları, aile bireylerini ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişileri korur (6284 m.1). Koruma yalnız fiziksel şiddetle sınırlı değildir; psikolojik, ekonomik ve sözlü şiddet de kapsamdadır.

Koruyucu tedbir ile önleyici tedbir farkı nedir?

Koruyucu tedbirler mağduru korumaya yöneliktir (barınma, geçici maddi yardım, ayrı yerleşim yeri gibi). Önleyici tedbirler ise şiddet uygulayana yasak getirir (uzaklaştırma, yaklaşmama, iletişim kurmama gibi). Bu yazı koruyucu tarafı ele alır; uzaklaştırma ve ihlali ayrı bir konudur.

Mülkî amir hangi koruyucu tedbirlere karar verebilir?

Mülkî amir; uygun barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım, psikolojik-meslekî-hukukî-sosyal danışmanlık, hayatî tehlike hâlinde geçici koruma ve şartları varsa kreş imkânı gibi tedbirlere karar verebilir (6284 m.3). Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk da bazı tedbirleri alabilir.

Hâkim hangi koruyucu tedbirlere karar verebilir?

Hâkim; işyerinin değiştirilmesi, evli kişi için ayrı yerleşim yeri belirlenmesi, şartları varsa tapuya aile konutu şerhi konulması ve hayatî tehlike hâlinde kimlik ve belgelerin değiştirilmesi gibi koruyucu tedbirlere karar verebilir (6284 m.4).

Koruma için evli olmak ya da boşanma davası açmak şart mı?

Hayır. 6284 tedbirleri boşanma davasından bağımsızdır ve evlilik bulunmasa bile alınabilir. Koruma kararı, boşanma davasının açılmasını beklemez; ikisi ayrı ayrı yürüyebilir. Şiddet ya da tehlike varsa doğrudan koruma talep edilebilir.

6284 kapsamında barınma ve maddi yardım alınabilir mi?

Evet. Mülkî amir, mağdura ve gerekiyorsa çocuklarına uygun barınma yeri sağlanmasına karar verebilir (6284 m.3/1-a). Ayrıca diğer kanunlardaki yardımlar saklı kalmak üzere geçici maddi yardım yapılmasına da hükmedilebilir (m.3/1-b). Bu tedbirler mağdurun güvenli biçimde ayrı yaşayabilmesini destekler.

6284 koruma kararı boşanma davasıyla nasıl ilişkilidir?

6284 tedbirleri hızlı ve boşanmadan bağımsız korumadır. Boşanma davası açılınca ise hâkim, eşlerin ve çocukların barınması-geçimi için ayrıca geçici önlemler alır (TMK m.169). Şiddete ilişkin olaylar, boşanma davasında da kusur bakımından değerlendirilebilir; ancak her yargılama kendi delillerini ayrıca inceler.

Şiddet gördüğümde ilk olarak ne yapmalıyım?

Hayatî tehlike varsa önce 155 (polis) veya 156 (jandarma) aranmalıdır. Ardından en yakın kolluğa, kaymakamlık/valiliğe (mülkî amir) veya nöbetçi aile mahkemesine başvurularak koruma talep edilebilir. Koruyucu tedbirlerde şiddetin ispatı için delil ya da belge aranmaz.

Kimlik ve adres bilgilerim gizli tutulabilir mi?

Evet. Hâkim, hayatî tehlike bulunması ve diğer tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması hâlinde, ilgilinin aydınlatılmış rızasıyla kimlik ve belgelerin değiştirilmesine karar verebilir (6284 m.4/1-ç). Ayrıca tedbir sürecinde mağdurun kimlik ve adres bilgileri koruma amacıyla gizli tutulabilir.

Uzaklaştırma kararı ve ihlali bu Kanunda mı düzenlenir?

Evet, uzaklaştırma da 6284 kapsamında bir önleyici tedbirdir; ihlali hâlinde şiddet uygulayan zorlama hapsine tabi tutulur. Uzaklaştırmanın şartları, süresi, itirazı ve ihlalinin sonuçları ayrı olarak ele alınmaktadır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejiminin tasfiyesi davalarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp