
İçindekiler 13
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Önce En Pratik Yol: Nüfus Müdürlüğünde Tescil
- Tanıma ile Tenfiz Arasındaki Fark
- Karşılıklılık: Sadece Tenfizde
- Tenfiz Şartları
- Uygulamada Davanın Takıldığı İki Nokta
- 1. Apostil, kesinleşme belgesini karşılamaz
- 2. Yabancı hukukun farklı olması kamu düzenine aykırılık değildir
- Hangi Yolu Seçmeli?
- Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Yurt dışında alınan bir boşanma kararı Türkiye’de kendiliğinden geçerli olmaz — nüfus kaydınız değişmez ve Türkiye’de evli görünmeye devam edersiniz. İki yol vardır. Birincisi ve çoğu olayda en pratik olanı, dava açmadan nüfus müdürlüğüne veya konsolosluğa başvurarak tescil yoludur (5490 sayılı Kanun m.27/A). Şartları yoksa ya da talep reddedilirse mahkemeden tanıma kararı alınır. Kararın icra edilmesi gereken bir yönü varsa (nafaka, tazminat, velayet) o kısım için tenfiz gerekir.
Bu Durumda mısınız?
- Yurt dışında boşandınız ve Türkiye’de hâlâ evli göründüğünüzü öğrendiniz.
- Türkiye’de yeniden evlenmek istiyorsunuz ve nüfus müdürlüğü kaydın düzeltilmesini istedi.
- Yabancı kararda nafaka veya velayet düzenlemesi var ve bunun Türkiye’de uygulanmasını istiyorsunuz.
- Dava açmadan halledip halledemeyeceğinizi merak ediyorsunuz.
- Eşiniz yabancı uyruklu ya da vefat etti; tek başınıza başvurup başvuramayacağınızı soruyorsunuz.
- Nüfus müdürlüğü başvurunuzu reddetti ve sıradaki adımı bilmiyorsunuz.
Hangi yolun sizin dosyanıza uyduğu kararın içeriğine ve verildiği ülkeye göre değişir. Bir avukatla değerlendirin.
Önce En Pratik Yol: Nüfus Müdürlüğünde Tescil
2017’de getirilen ve 2018’de kanunlaşan düzenleme, boşanma kararları için dava açmadan işleyen idari bir yol açmıştır:
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A (Ek: 17/4/2017-KHK-690/4 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7077/3 md.)
(1) Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olarak verilen kararlar; bizzat veya vekilleri aracılığıyla tarafların birlikte veya taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı olması halinde Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekilinin tek başına başvurması, verildiği devlet kanunlarına göre konusunda yetkili adlî veya idarî makam tarafından verilmiş ve usulen kesinleşmiş olması ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması şartlarıyla nüfus kütüğüne tescil edilir.
(2) Nüfus kütüğüne yapılacak tescil işlemleri, yurt dışında kararın verildiği ülkedeki dış temsilcilikler, yurt içinde ise Bakanlık tarafından belirlenen nüfus müdürlükleri tarafından yapılır.
(3) Bu maddede sayılan şartlar yerine getirilmediği gerekçesiyle tescil talebi reddedilen kararların Türkiye’de tanınması, 27/11/2007 tarihli ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun uyarınca yapılır.
Maddeden çıkan pratik çerçeve şudur:
| Şart | |
|---|---|
| Kim başvurur | Kural olarak taraflar birlikte (bizzat veya vekille). Taraflardan biri ölmüş ya da yabancıysa Türk vatandaşı olan diğer taraf tek başına |
| Karar nasıl olmalı | Verildiği devlet kanunlarına göre yetkili makamca verilmiş ve usulen kesinleşmiş |
| Sınır | Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalı |
| Nereye | Yurt dışında dış temsilcilik, yurt içinde Bakanlıkça belirlenen nüfus müdürlüğü |
Üçüncü fıkra ayrıca bir güvenlik kapısı kurar: idari yol tıkanırsa mahkeme yolu kapanmaz. Şartlar yerine getirilmediği için tescil talebi reddedilirse, tanıma 5718 sayılı Kanun uyarınca yapılır.
Not: Bu yol yalnız boşanma, evliliğin butlanı, iptali veya evliliğin mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin kararlar içindir. Yabancı kararın nafaka, tazminat veya velayet gibi başka hükümleri varsa, onlar için aşağıdaki mahkeme yolu gerekir.
Tanıma ile Tenfiz Arasındaki Fark
Bu iki kavram sürekli karıştırılır ama işlevleri farklıdır.
Tanıma, yabancı kararın Türkiye’de kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilmesidir. Bir statü değişikliğinin (örneğin boşanmanın) Türkiye’de sonuç doğurması için yeterlidir:
5718 sayılı Kanun (MÖHUK) m.58
(1) Yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Tanımada 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaz.
(2) İhtilâfsız kaza kararlarının tanınması da aynı hükme tâbidir.
(3) Yabancı mahkeme ilâmına dayanılarak Türkiye’de idarî bir işlemin yapılmasında da aynı usul uygulanır.
Tenfiz ise kararın Türkiye’de icra edilebilmesini sağlar. Yabancı kararda yerine getirilmesi gereken bir hüküm varsa (nafaka ödenmesi, tazminat, velayetin fiilen kullanılması) bunun için tenfiz kararı gerekir.
Karşılıklılık: Sadece Tenfizde
Yukarıdaki maddenin ikinci cümlesi belirleyicidir: “Tanımada 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaz.” O bent karşılıklılık (mütekabiliyet) şartını düzenler. Yani salt boşanmanın tanınması için Türkiye ile o ülke arasında karşılıklılık aranmaz; tenfiz için aranır.
Yargıtay’ın incelediği bir dosya bu farkı tek bir kararda gösterir. Aynı yabancı ilamın boşanmaya ilişkin kısmı tanıma yoluyla kabul edilmiş:
“…özellikle tanımada 5718 sayılı Yasanın 54. maddesinin (a) bendinde yer alan “karşılıklılık” koşulunun aranmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki yabancı mehkemece verilen boşanma kararının tanınmasına ilişkin karara yönelik temyiz itirazları yersizdir.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/21683, K. 2015/25016, T. 24.12.2015 — kısmen bozma, kısmen onama)
Aynı kararın velayete ilişkin kısmı için ise sonuç değişmiştir:
“Yabancı mahkemece verilen velayete ilişkin kararın Türkiye’de icra olunabilmesi, tenfiz kararı verilmesine bağlıdır (5718 s.MÖHUK.md.50/1). … Tenfiz kararı verilebilmesi için, Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında, karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması şarttır (5718 s.MÖHUK.md.54/1-a). Bu koşul gerçekleşmedikçe yabancı ilamın tenfizine karar verilemez.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/21683, K. 2015/25016, T. 24.12.2015 — kısmen bozma, kısmen onama)
Yani aynı yabancı ilamın bir kısmı tanınıp bir kısmı için tenfiz gerekebilir. Boşanma tanınırken velayet için karşılıklılık araştırması yapılması gerekmiştir.
Tenfiz Şartları
Tenfiz için aranan şartlar MÖHUK m.54’te sayılmıştır: karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma ya da fiilî uygulamanın bulunması; kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmemesi; Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması; davalının savunma haklarına riayet edilmiş olması.
Bu şartların sınırlı olması önemlidir. Türk mahkemesi yabancı kararın esasını yeniden incelemez. Bu, “revision au fond yasağı” olarak bilinir. Yargıtay bu ilkeyi bir İçtihadı Birleştirme Kararı ile ortaya koymuştur (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, E. 2010/1, K. 2012/1, T. 10.02.2012). Aynı karara göre yabancı kararın gerekçesiz olması, tek başına kamu düzenine aykırılık sayılmaz.
İçtihadı birleştirme kararları, Yargıtay Kanunu m.45 uyarınca benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar — yani bu, uyulması zorunlu bir kuraldır.
Uygulamada Davanın Takıldığı İki Nokta
Şartlar sınırlı olsa da dosyalar çoğunlukla belge ve kamu düzeni eksenlerinde düşüyor. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin yakın tarihli iki kararı ikisini de somutlaştırıyor.
1. Apostil, kesinleşme belgesini karşılamaz
En sık yapılan hata, apostil şerhli ilamı yeterli sanmaktır. Daire, kararın kesinleştiğini gösteren ayrı bir belgeyi arar:
“Somut olayda, davacı tarafından 08.10.2003 tarihli yabancı mahkeme ilamının aslı ve apostil şerhi ile onanmış tercümesi mevcut ise de kararın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin dosyaya sunulmadığı, dosya içerisindeki belgelerden yabancı mahkeme kararının kesinleşip kesinleşmediğinin netlik kazanmadığı, bu haliyle yabancı mahkeme kararının tanımaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7847, K. 2025/986, T. 06.02.2025 — BOZULMASINA, oy birliği)
İyi haber aynı kararda: eksiklik davayı bitirmez. Daire, mahkemenin belgeyi tamamlatması gerektiğini belirtir:
“Bu belgelerde eksiklik varsa yargılama sırasında tamamlanması mümkündür.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7847, K. 2025/986, T. 06.02.2025 — BOZULMASINA, oy birliği)
Yani eksik belge nedeniyle verilen doğrudan ret kararı hatalıdır; mahkemenin süre vermesi gerekir.
2. Yabancı hukukun farklı olması kamu düzenine aykırılık değildir
İkinci sık itiraz, kararın verildiği ülkenin hukukunun Türk hukukundan farklı olduğudur. Daire bunu tanımaya engel saymaz:
“Yabancı mahkeme kararının, uygulandığı ülke hukukuna göre usulüne uygun şekilde tesis edilmesi ve kesinleşmiş bulunması, tanıma bakımından yeterlidir. Kararın dayandığı hukuk sisteminin Türk Hukukundan farklı olması, tanımaya engel teşkil etmez.”
(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6336, K. 2025/10236, T. 25.11.2025 — BOZULMASINA, oy birliği)
O dosyada karar bir Suriye mahkemesinden geliyordu; davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ve kararın kesinleştiği belirlendiği için savunma hakkının ortadan kaldırıldığından söz edilemeyeceği sonucuna varıldı. Kamu düzeni ölçütü, hukuk sistemleri arasındaki fark değil, katlanılamaz bir aykırılıktır.
| Takılma noktası | Ne aranıyor | Sonuç |
|---|---|---|
| Kesinleşme belgesi yok | İlamın kesinleştiğini gösteren, o ülke makamlarınca onanmış ayrı belge + onanmış tercümesi | Ret değil, süre verilip tamamlatılır |
| Yabancı hukuk farklı | Kararın kendi ülkesinde usulüne uygun kurulmuş ve kesinleşmiş olması | Fark tek başına engel değildir |
Hangi Yolu Seçmeli?
Pratik karar ağacı şöyle özetlenebilir:
- Sadece boşanmanın Türkiye’de tanınması yeterliyse ve eşinizle birlikte başvurabiliyorsanız → nüfus müdürlüğü / konsolosluk (5490 m.27/A). Dava yok.
- Birlikte başvuru mümkün değilse ya da talep reddedildiyse → tanıma davası (MÖHUK m.58). Karşılıklılık aranmaz.
- Kararda icra edilmesi gereken bir hüküm varsa (nafaka, tazminat, velayet) → o kısım için tenfiz (MÖHUK m.50, m.54). Karşılıklılık aranır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görev. MÖHUK m.51/1 “asliye mahkemesi” der; ancak aile hukukuna ilişkin kararlar için özel bir hüküm vardır ve görevi doğrudan aile mahkemesine verir:
“Aile mahkemeleri, aşağıdaki dava ve işleri görürler: … 2. 20.5.1982 tarihli ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi,”
(4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4 — birebir madde metni)
Maddedeki atıf 2675 sayılı Kanunadır; o Kanun 5718 sayılı MÖHUK’un 64. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Atıf, yerine geçen 5718 sayılı Kanun bakımından uygulanır. Yani boşanma kararının tanınması ya da tenfizi aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla belirlenen asliye hukuk mahkemesinde.
Yetki. Hangi yer mahkemesine başvurulacağı MÖHUK m.51/2’de sıralı biçimde düzenlenmiştir:
5718 sayılı Kanun (MÖHUK) m.51
(1) Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir.
(2) Bu kararlar kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer mahkemesinden, Türkiye’de yerleşim yeri veya sâkin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir.
| Sıra | Koşul | Yetkili yer |
|---|---|---|
| 1 | Karşı tarafın Türkiye’de yerleşim yeri varsa | O yer mahkemesi |
| 2 | Yerleşim yeri yok, sâkin olduğu yer varsa | O yer mahkemesi |
| 3 | İkisi de yoksa | Ankara, İstanbul veya İzmir’den biri |
Üçüncü satır yurt dışında yaşayanlar için belirleyicidir: karşı tarafın Türkiye’de hiçbir bağlantısı kalmamışsa dava bu üç ilden birinde açılır ve seçim davacıya aittir.
Süre: MÖHUK’ta tanıma veya tenfiz talebi için özel bir hak düşürücü süre ya da zamanaşımı hükmü bu çalışmada tespit edilememiştir. Bununla birlikte işlemi geciktirmek pratik sonuçlar doğurur — Türkiye’de evli görünmeye devam edersiniz, yeniden evlenemezsiniz ve miras ile nüfus kayıtları bakımından sorunlar çıkabilir.
Sık Yapılan Hatalar
- “Yurt dışında boşandım, iş bitti” sanmak. Yabancı karar Türkiye’de kendiliğinden sonuç doğurmaz; tescil veya mahkeme kararı gerekir.
- Her dosya için dava açmak. Boşanma kararlarında çoğu zaman dava gerekmez; nüfus müdürlüğü veya konsolosluk yolu vardır (5490 m.27/A).
- Tanıma ile tenfizi aynı sanmak. Boşanmanın tanınması için karşılıklılık aranmaz; nafaka/velayet gibi icra gerektiren kısımlar için tenfiz ve karşılıklılık gerekir (MÖHUK m.58, m.54).
- Kararın kesinleştiğini belgelememek. Hem idari hem yargısal yolda karar, verildiği devlet hukukuna göre usulen kesinleşmiş olmalıdır.
- Türk mahkemesinin işi baştan inceleyeceğini düşünmek. Esasın yeniden incelenmesi yasaktır; denetim kanundaki şartlarla sınırlıdır (Yargıtay İBK, 2012).
- Gerekçesizliği kamu düzeni engeli sanmak. Yabancı kararın gerekçesiz olması tek başına kamu düzenine aykırılık oluşturmaz (Yargıtay İBK, 2012).
- İdari ret sonrası pes etmek. Tescil reddedilirse tanıma yolu kanunen açıktır (5490 m.27/A/3).
Özet
- Yabancı boşanma kararı Türkiye’de kendiliğinden geçerli değildir.
- Çoğu olayda dava gerekmez: taraflar birlikte başvurursa karar doğrudan nüfus kütüğüne tescil edilir (5490 m.27/A); yurt dışında dış temsilcilik üzerinden de yapılır.
- Tescil reddedilirse tanıma yolu açıktır (5490 m.27/A/3; MÖHUK m.58).
- Tanıma statü değişikliği için yeterlidir ve karşılıklılık aranmaz; tenfiz icra gerektiren hükümler içindir ve karşılıklılık aranır (MÖHUK m.58/1, m.54/1-a).
- Aynı yabancı ilamın bir kısmı tanınıp bir kısmı tenfize tabi olabilir (Yargıtay 2. HD, 2015).
- Türk mahkemesi yabancı kararın esasını yeniden incelemez; gerekçesizlik tek başına kamu düzenine aykırılık değildir (Yargıtay İBK, E. 2010/1, K. 2012/1).
İlgili yazılar: Boşanma Davası Nasıl Açılır? · Anlaşmalı Boşanma · Velayet Davası · Nafaka Nedir?
Sıkça Sorulan Sorular
Yurt dışında aldığım boşanma kararı Türkiye'de geçerli mi?
Kendiliğinden geçerli olmaz. Yabancı mahkeme kararının Türkiye'de hüküm doğurabilmesi için ya nüfus müdürlüğünde tescil edilmesi ya da mahkemeden tanıma veya tenfiz kararı alınması gerekir. Aksi hâlde Türkiye'de hâlâ evli görünürsünüz.
Mutlaka dava açmak zorunda mıyım?
Hayır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A ile idari bir yol getirilmiştir. Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca verilen boşanma kararları, şartları varsa doğrudan nüfus kütüğüne tescil edilebilir; dava açmaya gerek kalmaz.
Nüfus müdürlüğü yolunun şartları nelerdir?
Tarafların bizzat veya vekilleri aracılığıyla birlikte başvurması; kararın verildiği devlet kanunlarına göre yetkili makamca verilmiş ve usulen kesinleşmiş olması; Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gerekir. Taraflardan biri ölmüş ya da yabancıysa Türk vatandaşı olan diğer taraf tek başına başvurabilir (5490 m.27/A).
Başvuru nereye yapılır?
Yurt dışında kararın verildiği ülkedeki dış temsilciliklere, yurt içinde ise Bakanlıkça belirlenen nüfus müdürlüklerine yapılır (5490 m.27/A). Yani konsolosluk üzerinden de yürütülebilir.
Nüfus müdürlüğü talebi reddederse ne olur?
Kanun bu ihtimali düzenler — maddedeki şartlar yerine getirilmediği gerekçesiyle tescil talebi reddedilen kararların Türkiye'de tanınması, 5718 sayılı Kanun uyarınca yapılır. Yani idari yol kapanırsa mahkeme yolu açık kalır.
Tanıma ile tenfiz arasındaki fark nedir?
Tanıma, yabancı kararın Türkiye'de kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilmesidir; bir statü değişikliğinin tanınması için yeterlidir. Tenfiz ise kararın Türkiye'de icra edilebilmesini sağlar. Nafaka, tazminat veya velayet gibi yerine getirilmesi gereken bir hüküm varsa tenfiz gerekir.
Karşılıklılık şartı tanımada da aranır mı?
Aranmaz. Kanun açıkça belirtir — tanımada 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaz (MÖHUK m.58/1). O bent karşılıklılık şartını düzenler. Yani salt boşanmanın tanınması için karşılıklılık aranmaz; tenfiz için aranır.
Tenfiz şartları nelerdir?
Karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma ya da fiilî uygulama bulunması, kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmemesi, Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması ve davalının savunma hakkının ihlal edilmemiş olması aranır (MÖHUK m.54).
Türk mahkemesi yabancı kararın içeriğini yeniden inceler mi?
İncelemez. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'na göre yabancı kararın esasının yeniden ele alınması yasaktır; denetim, kanunda sayılan şartlarla sınırlıdır. Kararın gerekçesiz olması da tek başına kamu düzenine aykırılık sayılmaz.
Hangi mahkemede açılır?
Tanıma ve tenfiz taleplerinde görev ve yetki MÖHUK m.51'de düzenlenmiştir. Boşanma kararlarının tanınmasına ilişkin talepler uygulamada aile mahkemesinde görülmektedir; somut dosyanızda görevli mahkemeyi avukatınızla teyit edin.
Aynı kararın bir kısmı tanınıp bir kısmı tenfiz edilebilir mi?
Evet. Yargıtay'ın incelediği bir dosyada, yabancı kararın boşanmaya ilişkin kısmı tanıma yoluyla (karşılıklılık aranmadan) kabul edilmiş, aynı kararın velayete ilişkin kısmı için ise tenfiz gerektiği ve karşılıklılık şartının araştırılması gerektiği belirtilmiştir.
Tanıma tenfiz davasında yetkili mahkeme neresidir?
MÖHUK m.51/2 sıralı bir ölçüt koyar: kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesi; yerleşim yeri yoksa sâkin olduğu yer mahkemesi; ikisi de yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri. Son ihtimalde seçim davacıya aittir.
Tanıma tenfiz davasında görevli mahkeme hangisidir?
Aile mahkemesidir. 4787 sayılı Kanun m.4, aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizini açıkça aile mahkemesine verir. Madde 2675 sayılı Kanuna atıf yapar; o Kanun 5718 sayılı MÖHUK m.64 ile yürürlükten kaldırılmış olup atıf yerine geçen Kanun bakımından uygulanır. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar.
Apostil şerhi kesinleşme belgesi yerine geçer mi?
Geçmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, apostil şerhli ilam ve onanmış tercümesi dosyada bulunsa dahi kararın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış ayrı bir belge sunulmadıkça kararın tanımaya elverişli olmadığını belirtmiştir (E. 2024/7847, K. 2025/986).
Kesinleşme belgesi eksikse dava reddedilir mi?
Doğrudan reddedilmemelidir. Aynı kararda Daire, bu belgelerdeki eksikliğin yargılama sırasında tamamlanmasının mümkün olduğunu belirtmiş; mahkemenin süre vermeden eksik inceleme ile hüküm kurmasını bozma sebebi saymıştır.
Yabancı ülkenin hukuku Türk hukukundan farklıysa tanıma reddedilir mi?
Reddedilmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kararın uygulandığı ülke hukukuna göre usulüne uygun kurulmuş ve kesinleşmiş olmasının tanıma bakımından yeterli olduğunu, dayandığı hukuk sisteminin Türk hukukundan farklı olmasının tanımaya engel teşkil etmediğini belirtmiştir (E. 2025/6336, K. 2025/10236).
Tanıma veya tenfiz için süre var mı?
MÖHUK'ta bu talepler için özel bir hak düşürücü süre veya zamanaşımı hükmü tespit edilememiştir. Buna karşılık işlemi geciktirmek pratik sorunlar doğurabilir; Türkiye'de hâlâ evli görünmenin sonuçları vardır.
İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku
← Tüm makaleler