Temsili fotoğraf: Dosya üzerinden soru soran kişi ve karşısındaki danışman

Usul Hukuku

Avukata Sor: Ücret, Belgeler ve Adli Yardım

14 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Avukata soru sormak, avukatın görüş bildirdiği ölçüde ücrete tabi bir hukuki yardımdır. Ödeme gücü bulunmayanlar için kanun dört ayrı yol öngörür: baro adli yardım bürosu, mahkemeden adli yardım, ceza soruşturmasında zorunlu müdafi ve suçtan zarar görene baro vekili. Sorunuzu sormadan önce belge ve tarihleri hazırlamak, alacağınız cevabın isabetini doğrudan etkiler.

Bu başlıkların hepsinde ortak nokta aynıdır: cevabın doğruluğu, sorunun ne kadar eksiksiz sorulduğuna bağlıdır.

1. Avukata Soru Sormadan Önce Ne Hazırlamalısınız?

Sorunun kalitesi cevabın kalitesini belirler; belge, tarih ve kronoloji olmadan verilen cevap eksik kalır.

Hazırlık, hukuki yardımın kalitesini belirleyen ilk aşamadır. Elinizdeki belgeler, olayın tarih sırası ve size yapılan tebligatlar olmadan verilecek cevap, yalnızca anlattığınız kadarına dayanır. Uygulamada en çok ihtiyaç duyulanlar şunlardır:

  • Tebligat ve tebliğ tarihi. Sürelerin çoğu tebliğ tarihinden işlemeye başlar; zarfın kendisi de belgedir.
  • Sözleşme, bordro, fatura, dekont. İddianın dayanağı çoğu zaman bu belgelerdedir.
  • Yazışmalar. Mesajlar, e-postalar ve ihtarnameler olayın kronolojisini kurar.
  • Varsa dosya numarası. Esas ve karar numarası, icra dosya numarası ya da soruşturma numarası.
  • Olayın tarih sırası. Kim, ne zaman, ne yaptı — kısa bir zaman çizelgesi.

Belgenin önemi yalnızca pratik değildir. Adli yardım talebinde bulunacaksanız, belge sunmamanın doğrudan usuli sonucu vardır:

“Adli yardım talep eden kişi, elinde bulundurduğu veya o sırada bilinen delilleri sunmamışsa mahkemece başka bir inceleme yapılmaksızın dosya üzerinden adli yardım talebi derhal reddedilmelidir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/121, K. 2023/312, T. 12.04.2023 — adli yardım talebinin reddi, oy birliğiyle)

Bu kural, belge toplamanın fiilen mümkün olmadığı hâlleri kapsamaz. Anayasa Mahkemesi, cezaevinde bulunan ve avukatla temsil edilmeyen bir başvurucunun talebinin salt belge sunmadığı gerekçesiyle reddedilmesini mahkemeye erişim hakkının ihlali saymıştır:

“Adli yardım talebinin kabul edilebilmesi için gerekli olan belgelerin avukatla temsil edilmeyen ve gerekli belgeleri sunma konusunda fiilî imkânsızlığı olan başvurucunun ekonomik ve sosyal durumuyla ilgili olarak mahkemelerin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ya da başka vasıtalarla gerekli belgeleri elde edebilmesinin mümkün olduğu gözetilmelidir.”

(Anayasa Mahkemesi, B. No: 2019/14623, T. 16.11.2022 — mahkemeye erişim hakkının ihlaline)

Yani belge sunmak sizin yükümlülüğünüzdür; ama belgeye ulaşmanız gerçekten imkânsızsa bunu dilekçenizde açıkça yazın ve hangi belgeye neden ulaşamadığınızı belirtin. Sessiz kalmak, talebin dosya üzerinden reddiyle sonuçlanabilir.

Tebligatı açmadan bekletmek. Süre çoğu zaman tebliğ tarihinden işler; zarfın üzerindeki tarih belgedir.

Adli yardım talebine belge eklememek. Delil sunulmamışsa talep dosya üzerinden derhal reddedilebilir. Belgeye ulaşmak gerçekten imkânsızsa, bunu susarak değil dilekçede yazarak bildirin.

Olayı eksik anlatmak. Aleyhe görünen ayrıntıyı gizlemek, alınan cevabı doğrudan hatalı kılar.

2. Sormayı Ertelemek Neden Hak Kaybı Doğurur?

İlk sorulacak soru çoğu zaman “hakkım var mı” değil, “ne kadar zamanım var” olmalıdır.

Türk hukukunda hakların önemli bölümü süreye bağlıdır ve bu süreler çoğunlukla siz farkına varmadan işlemeye başlar. Erteleme, çoğu zaman hakkın kendisini değil, onu kullanma imkânını tüketir. Birkaç örnek, ölçeği göstermeye yeter:

4857 sayılı İş Kanunu m.20 — Fesih bildirimine itiraz ve usulü

İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 — Dava açma süresi

Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.173 — Cumhuriyet savcısının kararına itiraz

Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

Haksız fiilden doğan tazminat isteminde ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.72 iki yıllık ve her hâlde on yıllık zamanaşımı öngörür. Bu sürelerin hangisinin sizin olayınıza uygulanacağı, olayın niteliğine göre değişir; bu nedenle ilk soru çoğu zaman “hakkım var mı” değil, “ne kadar zamanım var” olmalıdır.

3. Avukata Soru Sormak Ücretli midir?

Avukatın görüş bildirdiği danışma ücrete tabidir; ücret anlaşmayla, anlaşma yoksa Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir.

Avukatın görüş bildirdiği danışma, dava takibinden ayrı bir hukuki yardım kalemidir ve kural olarak ücrete tabidir. Ücret öncelikle taraflar arasındaki anlaşmayla belirlenir; anlaşma yoksa Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uygulanır. Kanun, tarifenin altında ücret kararlaştırılmasına izin vermez:

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164 — Avukatlık ücreti

Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir.

Hüküm iki yönlüdür. Tarifenin altında ücret kararlaştırılamaz; buna karşılık işin tümüyle bedelsiz görülmesi yasak değildir, ancak baro yönetim kuruluna bildirilmesi gerekir.

Peki avukata soru sormak kaç TL? Büroda sözlü danışma, çağrı üzerine danışma ve yazılı danışma için tarifedeki güncel tutarları, baroların tavsiye çizelgeleriyle karşılaştırmalı olarak ayrı bir yazıda tablolaştırdık: Avukata soru sormak kaç TL? — danışma ücreti tarifesi. Ücretin sözleşmedeki yeri ve ispatı için bkz. Avukatlık Ücret Sözleşmesi.

4. Ödeme Gücü Yoksa Hukuki Yardım Nereden Alınır?

Ücret ödeyemeyecek durumda olmak, hukuki yardımdan tümüyle mahrum kalmak anlamına gelmez. Kanun burada tek bir kurum değil, birbirinden farklı dört ayrı yol öngörür. Hangisinin işleyeceği, uyuşmazlığın türüne ve aşamasına göre değişir. Yolların hangi durumda hangisinin işlediğini olay üzerinden anlatan ayrı bir yazımız var: Avukat Tutacak Param Yok: Hangi Yollar Var?.

4.1. Baro Adli Yardım Bürosu

Barolar bünyesindeki adli yardım büroları, ödeme gücü bulunmayanlara avukat sağlar.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.176 — Adlî yardımın kapsamı

Adlî yardım, avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara bu Kanunda yazılı avukatlık hizmetlerinin sağlanmasıdır.

Başvuru usulü Adli Yardım Yönetmeliğinde düzenlenmiştir ve 15.10.2024 tarihli değişiklikle yeniden yazılmıştır. Yönetmeliğin 5. maddesine göre adli yardım istemi, hizmetin görüleceği yer adli yardım bürosuna ve temsilciliklerine yapılır; başvuruda istem sahibinden adli yardım başvuru formu, imzalı taahhütname ve Türkiye Barolar Birliğinin internet sitesinde yayımlanan aydınlatma metni ile açık rıza beyanı alınır. Büro gerekli belgeleri ister, gerektiğinde istemin haklılığı konusunda uygun bulacağı araştırmayı yapar ve karar verir. Formun doldurulması, istenen belgeler ve ret hâlinde itiraz usulü için bkz. Adli Yardım Başvurusu: Şartlar, Belgeler ve İtiraz.

Aynı değişiklikle eklenen m.5/A, taahhütnamede yer alacak beyanları sayar. Bunlar arasında, işin sonunda nafaka alacakları hariç maddi bir yarar elde edilmesi hâlinde avukata ödenen ücret ile elde edilecek yararın yüzde beşinin baroya ödeneceği beyanı da vardır. Başvuru reddedilirse itiraz yolu Kanunda gösterilmiştir:

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.178 — Adlî yardım istemi

Yardım isteminin reddi halinde, ilgilisi yazı veya sözle baro başkanına başvurabilir. Baro başkanının vereceği karar kesindir.

4.2. Mahkemeden Adli Yardım

Mahkemeden alınan adli yardım kural olarak erteleme sağlar; ertelenen giderler dava sonunda haksız çıkandan tahsil olunur. Kazanırsanız bu, karşı taraftır.

Adli yardımın iki şartı vardır: ödeme gücünden yoksunluk ve taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmaması.

Bu, baro adli yardımından ayrı bir kurumdur ve yargılama giderlerine ilişkindir. Şartları iki tanedir:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.334 — Adli yardımdan yararlanacak kişiler

Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu iki şartı ayrı ayrı adlandırmıştır:

“Adli yardımdan yararlanmanın ilk koşulu ödeme gücünden yoksunluktur. Hukuki yollara müracaatta ve süreç boyunca gerekli olacak giderleri, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksunluk, aslında nakit ya da nakde dönüştürülebilecek kaynak yetersizliğini ifade etmektedir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/121, K. 2023/312, T. 12.04.2023 — adli yardım talebinin reddi, oy birliğiyle)

“Adli yardımdan yararlanabilmenin ikinci koşulu ise asıl davadaki taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/121, K. 2023/312, T. 12.04.2023 — adli yardım talebinin reddi, oy birliğiyle)

Bu koşulların nasıl değerlendirileceği yalnızca bir usul meselesi değildir. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, adli yardım kurumunu doğrudan mahkemeye erişim hakkıyla bağlantılandırmıştır:

“Ekonomik ve sosyal durumları itibarıyla yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olan kişilerin sözü edilen masrafları davanın başında ödemekle yükümlü tutulmaları ya da yargılama sürecinde masraf gerektirecek nitelikteki delillerin dosyaya celbedilmesi için ödeme yapmak zorunda bırakılmaları mahkemeye erişimlerini imkânsız hâle getirebilir veya önemli ölçüde zorlaştırabilir.”

(Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, B. No: 2017/39062, T. 10.11.2021 — mahkemeye erişim hakkının ihlaline, oy çokluğuyla)

Aynı kararda Mahkeme, başvurucunun ekonomik ve sosyal durumuna ilişkin iddiasının aksini ortaya koymaya yeterli olmayan bir gerekçeyle talebin reddedilmesini ölçüsüz bulmuştur. Pratik karşılığı şudur: ret kararı gerekçesiz veya kalıp bir cümleden ibaretse, itiraz ederken bu noktayı gösterin.

Talebin neyi kapsadığı ve nasıl yapılacağı da kanunda gösterilmiştir. Kapsam dört kalemdir ve bunlardan biri doğrudan avukat teminine ilişkindir:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.335 — Adli yardımın kapsamı

Adli yardım kararı, ilgiliye, aşağıdaki hususları sağlar: a) Yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet. b) Yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet. c) Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi. ç) Davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.336 — Adli yardım talebi

Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır.

Burada sık gözden kaçan bir nokta vardır. Kanunun kullandığı ifade “geçici olarak muafiyet”tir; adli yardım kural olarak giderleri silmez, erteler:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.339 — Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili

Adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur.

Aynı maddenin ikinci fıkrası bir yumuşatma getirir: tahsilin adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verilebilir.

Buradaki kilit sözcük “haksız çıkan”dır. Davayı siz kazanırsanız haksız çıkan karşı taraftır; ertelenen giderler ondan tahsil edilir, sizden değil. Yargıtay, adli yardımdan yararlanan davacının davası kabul edildiği hâlde giderlerin Hazine üzerinde bırakılmasını bozma sebebi saymıştır:

“Yukarıda belirtildiği üzere, hüküm davada taraf sıfatını haiz olanlar hakkında kurulabileceğinden ve yargılama sonucunda mahkemece, davanın kabulüne karar verildiğinden HMK’nın 339. maddesine göre, adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan davalı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.”

(Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/18489, K. 2020/7060, T. 10.11.2020 — bozma, oy birliğiyle)

Güncellik notu. HMK m.334’ün ikinci fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 24.09.2024 tarihli ve E. 2024/78, K. 2024/164 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Yukarıda alıntılanan birinci fıkra ile yabancılar bakımından karşılıklılık şartını düzenleyen üçüncü fıkra yürürlüktedir. Olayınız iptal tarihinden öncesine ilişkinse, uygulanacak metnin o tarihteki hâli olduğunu göz önünde bulundurun.

Talep reddedilirse, ret kararına tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vererek itiraz edilebilir (HMK m.337). Ayrıca ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak yeniden talepte bulunulması mümkündür.

Baro adli yardımı ile mahkeme adli yardımını aynı sanmak. Biri avukat sağlar, diğeri yargılama giderlerini erteler; başvuru mercileri ve itiraz süreleri farklıdır.

Adli yardımı giderlerin silinmesi sanmak. Kanunun ifadesi geçici muafiyettir; ertelenen giderler dava sonunda haksız çıkandan tahsil olunur.

Sonuç garantisi aramak. Hiçbir hukuki yardım dava sonucunu taahhüt edemez; verilebilecek olan, dayanakları gösterilmiş bir değerlendirmedir.

4.3. Ceza Soruşturma ve Kovuşturmasında Zorunlu Müdafi

Ödeme gücü bulunmayanlar için dört ayrı yol vardır: baro adli yardım bürosu, mahkemeden adli yardım, ceza soruşturmasında zorunlu müdafi ve mağdur için baro vekili.

Ceza yargılamasında müdafi görevlendirmesi ayrı bir rejime tabidir ve bir kısmında talebiniz dahi aranmaz:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.150 — Müdafiin görevlendirilmesi

(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.

(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.

(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.

Müdafi, vekil ve avukat kavramlarının birbirinden farkı için bkz. Müdafi Ne Demek?

4.4. Mağdur ve Şikâyetçi İçin Baro Vekili

Avukat görevlendirmesi yalnız şüpheli ve sanık için değildir. Suçtan zarar görenler bakımından da kanun açık bir hak tanır:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.234 — Mağdur ile şikâyetçinin hakları

Vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme,

Mağdur onsekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malûl olur ve bir vekili de bulunmazsa, istemi aranmaksızın vekil görevlendirilir.

4.5. Dört Yol Tek Bakışta

Nereye başvurulurKim görevlendirirAvukatın ücretini kim öderİtiraz
Baro adli yardımıHizmetin görüleceği yer adli yardım bürosuBaroBaronun adli yardım bürosuBaro başkanına, 10 gün; kararı kesin (AvK m.178)
Mahkemeden adli yardımAsıl talebin karara bağlanacağı mahkemeMahkeme (avukat gerekiyorsa temin edilir)Ücreti sonradan ödenmek üzere (HMK m.335)Kararı veren mahkemeye, 2 hafta (HMK m.337)
Zorunlu müdafiİfadeyi alan merci / mahkeme talep ederBaroDevlet
Mağdur/şikâyetçi vekiliSoruşturma veya kovuşturma merciiBaroDevlet

5. Barodan Gelen Adli Yardım Avukatı Ücretsiz mi Çalışıyor?

Baro adli yardımı hizmeti alan için ücretsizdir; avukatın ücretini baronun adli yardım bürosu öder.

Hayır. “Ücretsiz” olan, hizmeti alan kişi bakımındandır; avukat karşılıksız çalışmaz. Kanun, adli yardım bürosunun gelir ve gider kalemlerini ayrı ayrı sayar ve görevlendirilen avukata ödenecek ücreti giderler arasında gösterir:

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.180 — Büronun gelir ve giderleri

Büronun giderleri şunlardır: a) Adlî yardımla görevlendirilen avukatlara gerektiğinde ödenecek ücretler, b) Büroda görevlendirileceklere ödenecek ücretler, c) Büro giderleri ve diğer giderler.

Ücretin miktarını taraflar değil, Birlik belirler:

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.181 — Yıllık çalışma raporu ve yönetmelik

Adlî yardım bürosunun kuruluşu, görevlendirilecek avukatların ve bunlara ödenecek ücretlerin belirlenmesi, büronun işleyişi, denetimi gibi konular Türkiye Barolar Birliğince çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.

Bunun bir de sizi ilgilendiren yüzü vardır. Aynı maddenin gelirler fıkrası, adli yardımdan yararlanan kişinin işin sonunda maddi bir yarar elde etmesi hâlinde bu yararın bir bölümünün büroya döneceğini öngörür. Yukarıda anılan taahhütnamedeki yüzde beşlik beyan buradan gelir. Yani baro adli yardımı, başlangıçta cebinizden para çıkmaması anlamına gelir; her koşulda mutlak bir bedelsizlik anlamına gelmez.

(Not: m.180’in dördüncü fıkrasında yer alan, ödeneğin barolar arasında dağıtımına ilişkin bir ibare Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. İptal, yukarıda alıntılanan gelir ve gider kalemlerini değil, Birlik içindeki dağıtım yöntemini ilgilendirir.)

Adli yardım avukatının hiç ücret almadığını sanmak. Ücreti baro öder; ayrıca işin sonunda maddi yarar elde ederseniz taahhütnamedeki pay yükümlülüğü doğar.

6. Karşınızdaki Kişinin Gerçekten Avukat Olduğunu Nasıl Doğrularsınız?

Avukatlık baro levhasına yazılmaya bağlıdır; levha kaydı olmayan kişi ne avukatlık yetkilerini kullanabilir ne de unvanı taşıyabilir.

Avukatlık, baro levhasına yazılmaya bağlı bir meslektir; levha kaydı olmayan kişi avukat değildir ve avukat gibi hareket edemez. Kanun bunu hem yetki hem unvan bakımından kapatır:

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.63 — Avukatlık yetkilerinin başkaları tarafından kullanılmaması

Baro levhasında yazılı bulunmıyanlar ve işten yasaklanmış olan avukatlar, şahıslarına ait olmıyan dava evrakını düzenliyemez, icra işlemlerini takip edemez ve avukatlara ait diğer yetkileri kullanamazlar. Baro levhasında yazılı bulunmıyanlar avukatlık unvanını da taşıyamazlar.

Aykırılığın yaptırımı da aynı maddede gösterilmiştir: birinci fıkraya aykırı davrananlara Cumhuriyet savcısı tarafından idari para cezası verilir; avukatlık yetkisi olmadığı hâlde muvazaalı yoldan alacak devralarak veya kanunların tanıdığı başka hakları kötüye kullanarak avukatlara ait yetkileri kullananlar için ise bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülmüştür. Mahkemeler, icra ve iflas daireleri ve barolar, kapsama giren bir olayı öğrenince Cumhuriyet Savcılığına bildirmek zorundadır.

Pratikte yapılacak şey basittir: görüştüğünüz kişinin hangi baroya kayıtlı olduğunu ve sicil numarasını sorun, ilgili baronun levha kaydından teyit edin. “Hukuk danışmanı”, “dava takipçisi” gibi sıfatlar levha kaydının yerine geçmez.

Levha kaydını sormamak. Baro levhasında yazılı olmayan kişi avukat değildir; unvanı da kullanamaz.

7. Yapay Zekâya Sormak Avukata Sormanın Yerine Geçer mi?

Somut bir olayla ilgili değerlendirme için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Geçmez — ve bunun sebebi aracın iyi ya da kötü olması değil, kanunun yetkiyi kime verdiğidir. Yukarıda alıntılanan m.35, hukuki meselelerde mütalaa vermeyi ve başkası adına iş takibini baroda yazılı avukatlara özgüler; m.63 ise levhada yazılı olmayanların bu yetkileri kullanamayacağını söyler. Bir yazılım baro levhasına yazılamaz; dolayısıyla verdiği çıktı, hukuken bir avukat mütalaası değildir.

Bu kanuni çerçeveden çıkan pratik farklar şunlardır — bunlar maddenin hükmü değil, maddenin sonucuna ilişkin değerlendirmemizdir:

  • Sorumluluk. Avukatın verdiği hukuki yardım meslek kurallarına, sigortaya ve disipline tabidir. Bir yazılımın yanlış yönlendirmesinin muhatabı yoktur.
  • Dosyayı görme. Süre, görevli merci ve delil durumu belgeye bakılarak değerlendirilir. Anlattığınız kadarına dayanan çıktı, anlatmayı unuttuğunuz ayrıntı kadar eksiktir.
  • Sır saklama. Avukatın sır saklama yükümlülüğü kanundan doğar (aşağıda m.36). Bir sohbet arayüzüne yazdığınız bilgi bu güvenceye tabi değildir.
  • Güncellik. Kanun metinleri değişir, maddeler iptal edilir. Bu yazıdaki HMK m.334/2 örneği bunun somut hâlidir.

Yapay zekâ araçları terimleri anlamak, soru hazırlamak ve ne soracağınızı netleştirmek için yararlı olabilir. Buna karşılık süre hesabı, merci seçimi ve dilekçe içeriği bakımından tek başına dayanak yapılmamalıdır.

Yapay zekâ çıktısını dilekçeye dayanak yapmak. Genel bilgi verir; süreyi, mercii ve delil durumunu üstlenmez.

8. Yazışma Yoluyla Sorulan Sorunun Sınırı

WhatsApp, e-posta veya kısa mesajla sorulan soruya verilen cevap, yalnızca anlattığınız kadarına dayanır. Belge görülmeden tebliğ tarihi, görevli ve yetkili merci, delil durumu ve karşı tarafın olası savunması değerlendirilemez. Bu nedenle yazışma bir yönlendirme sağlar; dosyaya özgü hukuki yardımın yerini almaz.

Yazışmayı yine de verimli kılmanın yolu vardır: sorunuzu tek cümleyle yazın, tebliğ tarihini ve varsa dosya numarasını ekleyin, elinizdeki belgenin okunabilir bir görüntüsünü iletin. Bu üç bilgi, cevabın “genel bilgi” olmaktan çıkıp olayınıza yaklaşmasını sağlar.

Bununla birlikte, görüşme sırasında paylaştığınız bilgiler korumasız değildir:

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.36 — Sır saklama

Avukatların, kendilerine tevdi edilen veya gerek avukatlık görevi, gerekse, Türkiye Barolar Birliği ve barolar organlarındaki görevleri dolayısiyle öğrendikleri hususları açığa vurmaları yasaktır.

Yükümlülük, vekâlet ilişkisi kurulmamış olsa dahi görüşme sırasında öğrenilen hususları kapsar.

9. Kendi İşinizi Kendiniz Takip Edebilir misiniz?

Evet, kendi davanız bakımından. Kanun bu ayrımı açıkça yapar:

1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.35 — Yalnız avukatların yapabileceği işler

Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.

Aynı maddenin üçüncü fıkrası, dava açmaya yeteneği olan herkesin kendi davasına ait evrakı düzenleyebileceğini, davasını bizzat açabileceğini ve işini takip edebileceğini belirtir. Yani kendi işinizi kendiniz görebilirsiniz; başkası adına bu işleri yapmak ise avukatlara özgüdür.

10. Adım Adım Ne Yapmalısınız?

  1. Tarihleri sabitleyin. Tebliğ, fesih, ödeme, olay tarihi — hangisi varsa yazın.
  2. Belgeleri tek yerde toplayın. Tebligat zarfı dahil, elinizdeki her şey.
  3. Kısa bir kronoloji çıkarın. Beş on satırlık zaman çizelgesi çoğu zaman yeterlidir.
  4. Sorunuzu tek cümleyle yazın. “Ne istiyorum” sorusunun cevabı bu cümledir.
  5. Ödeme gücünüz yoksa doğru mercie başvurun. Hukuk uyuşmazlığında baro adli yardım bürosu veya davayı görecek mahkeme; ceza soruşturmasında ise baro müdafi görevlendirmesi.
  6. Süreyi teyit ettirin. Cevap alırken ilk sorulacak şey, kalan süredir.

Sıkça Sorulan Sorular

Avukata soru sormak ücretli midir?

Avukatın görüş bildirdiği danışma, dava takibinden ayrı bir hukuki yardımdır ve kural olarak ücrete tabidir. Ücret öncelikle taraflar arasındaki anlaşmayla belirlenir. Anlaşma yoksa Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi devreye girer. Tarifenin altında ücret kararlaştırılamaz.

Ödeme gücüm yoksa avukat tutamaz mıyım?

Dört ayrı yol vardır. Baro adli yardım bürosuna başvurabilirsiniz. Dava açacaksanız mahkemeden adli yardım talep edebilirsiniz. Ceza soruşturmasında belirli hallerde zorunlu müdafi görevlendirilir. Suçtan zarar gördüyseniz baro tarafından vekil görevlendirilmesini isteyebilirsiniz. Bunlar birbirinden farklı kurumlardır.

Baro adli yardımına nasıl başvurulur?

Başvuru, hizmetin görüleceği yer adli yardım bürosuna veya temsilciliklerine yapılır. Adli Yardım Yönetmeliğine göre başvuru formu, imzalı taahhütname ve açık rıza beyanı alınır. Büro gerekli belgeleri ister ve istemin haklılığı konusunda araştırma yaparak karar verir.

Adli yardım istemim reddedilirse ne yapabilirim?

Baro adli yardımında ret kararına karşı bildirimden itibaren on gün içinde yazılı veya sözlü olarak baro başkanına başvurulabilir ve baro başkanının vereceği karar kesindir. Mahkemeden istenen adli yardımda ise ret kararına tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir.

Mahkemeden adli yardım almak yargılama giderlerini siler mi?

Hayır. Adli yardım kural olarak erteleme sağlar, silme değil. Kanun, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet öngörür. Ertelenen giderler dava sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur. Mahkeme mağduriyet doğacağını anlarsa ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir.

Adli yardım talebi için hangi belgeler gerekir?

Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, delil sunulmamışsa talebin dosya üzerinden derhal reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Ceza soruşturmasında bana avukat atanır mı?

Şüpheli veya sanık müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse istemi halinde müdafi görevlendirilir. Çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz olanlar ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda istem aranmaksızın görevlendirme yapılır.

Suçtan zarar gören olarak avukat isteyebilir miyim?

Evet. Vekili bulunmayan mağdur ve şikâyetçi, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir.

Mesajla veya telefonla sorulan soruya verilen cevap yeterli midir?

Yazışma yoluyla verilen cevap yalnızca anlattığınız kadarına dayanır. Belge görülmeden süre, görevli merci ve delil durumu değerlendirilemez. Bu nedenle kısa yazışma bir yönlendirme sağlar; dosyaya özgü hukuki yardımın yerini almaz.

Sorumu anlatırken paylaştığım bilgiler gizli kalır mı?

Avukatlık Kanunu, avukatların kendilerine tevdi edilen veya avukatlık görevi dolayısıyla öğrendikleri hususları açığa vurmasını yasaklar. Sır saklama yükümlülüğü vekâlet ilişkisi kurulmasa da görüşme sırasında öğrenilen bilgileri kapsar.

Soru sormayı ertelemenin bir sakıncası var mıdır?

Evet. Birçok hakkın kullanımı süreye bağlıdır. Örneğin iş sözleşmesi feshedilen işçi bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. İdari davada süre kural olarak altmış gündür. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresi iki haftadır.

Avukata gitmeden dilekçemi kendim yazabilir miyim?

Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak başkası adına mütalaa vermek, dava etmek ve savunmak yalnızca baroda yazılı avukatlara aittir.

Barodan gelen adli yardım avukatı ücretsiz mi çalışıyor?

Hayır. Adli yardımla görevlendirilen avukata ücreti baronun adli yardım bürosu öder; bu ücret büronun gider kalemleri arasında sayılmıştır. Ücretsiz olan, hizmeti alan kişi bakımındandır. Görevlendirilecek avukatların ve ödenecek ücretlerin belirlenmesi Türkiye Barolar Birliğince çıkarılan yönetmelikte gösterilir.

Adli yardımdan yararlanıp davayı kazanırsam giderleri kim öder?

Ertelenen giderler dava sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur. Adli yardımdan yararlanan taraf davayı kazanmışsa haksız çıkan karşı taraftır; Yargıtay, bu durumda giderlerin Hazine üzerinde bırakılmasını bozma sebebi saymıştır. Kaybederseniz gider size döner, mahkeme muafiyete de karar verebilir.

Belgelerimi toplayamıyorsam adli yardım talebim doğrudan reddedilir mi?

Kural olarak mali durumu gösteren belgeleri sunmak zorunludur. Ancak Anayasa Mahkemesi, avukatla temsil edilmeyen ve belge sunmakta fiilî imkânsızlığı olan kişi bakımından mahkemelerin UYAP üzerinden ya da başka yollarla bu belgeleri elde edebileceğinin gözetilmesi gerektiğine karar vermiştir.

Karşımdaki kişinin gerçekten avukat olduğunu nasıl doğrularım?

Avukatlık, baro levhasına yazılmaya bağlıdır. Levhada yazılı olmayanlar avukatlara ait yetkileri kullanamaz ve avukatlık unvanını taşıyamaz. Bağlı bulunduğu baroya sorarak veya baronun levha kaydından teyit edebilirsiniz; aykırı davrananlar için kanun idari para cezası ve hapis cezası öngörür.

Yapay zekâya sormak avukata sormanın yerine geçer mi?

Geçmez. Kanun, hukuki meselelerde mütalaa vermeyi ve başkası adına iş takibini baroda yazılı avukatlara özgülemiştir; levhada yazılı olmayan hiç kimse bu yetkileri kullanamaz. Yapay zekâ aracı genel bilgi verebilir, ancak sorumluluk üstlenmez, dosyanızı görmez ve süre hesabını üstlenemez.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp