Kumaş üzerinde altın takılar

Aile Hukuku

Mehir Senedi Örneği, Geçerlilik Şartları ve Mehir Alacağı

14 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Mehir senedi, evlenme dolayısıyla bir eşe, geleneksel uygulamada kadına, para, altın veya başka bir malvarlığı değeri verileceğini yazılı olarak taahhüt eden belgedir. Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu mehri adıyla düzenlemez; mehir senedi karşılıksız bir kazandırma sözü içerdiği için bağışlama sözü hükümlerine tabidir ve yazılı şekilde yapılmışsa geçerlidir (Türk Borçlar Kanunu m.285/1, m.288/1). Taşınmaz vaat eden mehir senedi ise ancak resmî şekilde yapılırsa geçerli olur (TBK m.288/2). Senette ödeme boşanmaya veya ölüme bırakılmışsa mehir alacağı o olay gerçekleşince istenebilir hâle gelir; eşler arasındaki alacaklarda on yıllık zamanaşımı evlilik devam ettiği sürece işlemez (TBK m.146, m.153). Aşağıda mehir senedi örneği her satırının hangi kurala dayandığıyla birlikte açıklanmıştır.

1. Mehir Senedi Nedir? Mehir Ne Demektir?

Mehir senedi, mehir taahhüdünü yazıya geçiren belgedir. Mehir ise evlenme dolayısıyla eşlerden birine belirli bir mal, para veya ekonomik değer verilmesidir. Kavramın kökeni dinîdir ve Türk Medeni Kanunu ile Türk Borçlar Kanunu “mehir” sözcüğünü hiçbir maddede kullanmaz. Bu yüzden mehir senedinin hukuki sonucu, mehrin adına göre değil, senette üstlenilen borcun niteliğine göre belirlenir.

Mehir senedindeki taahhüt, taahhüt edenin kendi malvarlığından, karşılığında bir edim beklemeden kazandırma yapmayı üstlenmesidir. Kanun, bağışlayanın sağlararası sonuç doğurmak üzere malvarlığından bağışlanana karşılıksız olarak bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmeyi bağışlama olarak tanımlar (TBK m.285/1). Mehir senedinin şekli, senedi kimin imzalayabileceği, hangi hâllerde ifadan kaçınılabileceği ve mehirle kazanılan değerin boşanmadaki durumu bu nedenle bağışlama hükümlerine ve mal rejimi kurallarına göre incelenir.

1.1. Mehir Senedinde Mehr-i Muaccel ve Mehr-i Müeccel Farkı

Mehir senedinde ödeme zamanı iki biçimde kararlaştırılır. Mehr-i muaccel, evlenme sırasında hemen ödenen veya teslim edilen mehirdir. Mehr-i müeccel ise ödemesi ileri bir tarihe, örneğin boşanmaya veya eşlerden birinin ölümüne bırakılan mehirdir.

Ayrımın hukuki sonucu, mehir alacağının ne zaman istenebileceğidir. Borcun ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmışsa o zaman esas alınır; kararlaştırılmamışsa ve hukuki ilişkinin özelliğinden de anlaşılmıyorsa borç doğduğu anda muaccel, yani istenebilir olur (TBK m.90). Mehr-i müeccelde ifa zamanı senette bir olaya bağlandığı için alacak o olay gerçekleşmeden istenemez.

Mehr-i muaccelMehr-i müeccel
Ödeme zamanıEvlenme sırasındaSenette gösterilen olay (boşanma, ölüm)
Alacak ne zaman istenebilir?Senetteki taahhüt anındaSenette gösterilen olay ger­çek­le­şince
Uyuş­maz­lı­ğın konusuÖdemenin gerçekten yapılıp yapılmadığı ve bunun ispatıAlacağın istenebilir hâle gelip gelmediği, senedin geçerliliği ve zamanaşımı

2. Mehir Senedinin Geçerlilik Şartları

Mehir senedi geçerli olmak için yazılı olmalı ve borç altına girenin el yazısıyla attığı imzayı taşımalıdır; senette bir taşınmaz vaat ediliyorsa resmî şekil gerekir. Senedi imzalayanın ayrıca fiil ehliyeti bulunmalıdır. Kanunun öngördüğü şekle uyulmadan kurulan sözleşme hüküm doğurmaz (TBK m.12/2).

2.1. Mehir Senedinde Yazılı Şekil ve İmza

Mehir senedi, bağışlama sözü olduğu için yazılı şekilde yapılmalıdır (TBK m.288/1). Yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunludur (TBK m.14/1). İmza, borç altına girenin el yazısıyla atılır; güvenli elektronik imza da el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurur (TBK m.15/1).

Para, altın veya taşınır eşya vaat eden mehir senedi için noter onayı gerekmez. Kanun bu tür bağışlama sözü için resmî şekil değil yazılı şekil arar; resmî şekil yalnız taşınmaz ve taşınmaz üzerindeki ayni haklar için öngörülmüştür (TBK m.288/1, m.288/2). Adi yazılı bir mehir senedi bu nedenle yazılı şekil şartını karşılar.

Kanun imzayı borç altına girenden ister. Lehine taahhüt edilen kişinin imzası geçerlilik şartı değildir; ancak onun da senedi imzalaması, senedin kendisine verildiğini ve senedin tarafının kim olduğunu belgeye yansıtır.

2.2. Mehir Senedinde Taşınmaz Vaadi ve Resmî Şekil

Mehir senedinde bir daire, arsa, tarla veya taşınmaz üzerindeki ayni bir hak vaat ediliyorsa bu sözün geçerliliği resmî şekilde yapılmış olmasına bağlıdır (TBK m.288/2). Adi yazılı bir mehir senedine yazılan taşınmaz vaadi resmî şekle uymadığı için hüküm doğurmaz (TBK m.12/2).

Şekle uyulmaması sebebiyle geçersiz olan bağışlama sözü, bağışlayan tarafından yerine getirildiğinde elden bağışlama hükmündedir. Kanun bu kuralı geçerliliği resmî şekle bağlanmış bağışlamalarda uygulamaz (TBK m.288/3). Taşınmaz vaat eden bir mehir senedindeki şekil eksikliği bu yolla giderilemez.

2.3. Mehir Senedinde Ehliyet ve Belirlilik

Fiil ehliyetine sahip olan herkes, eşler arasındaki mal rejiminden veya miras hukukundan doğan sınırlamalar saklı kalmak üzere, bağışlama yapabilir (TBK m.286/1). Mehir senedini imzalayanın fiil ehliyeti bu nedenle senedin geçerlilik koşuludur.

Mehir senedinde vaat edilen değer açıkça yazılmalıdır: altının gramı ve ayarı, paranın tutarı ya da eşyanın cinsi ve sayısı. Taahhüdün konusu belirsiz bırakılırsa, alacak istendiğinde neyin vaat edildiği ve borcun ifa edilip edilmediği ayrıca tartışma konusu olur.

2.4. Mehir Senedi Yoksa: Teslim Edilmiş Mehir

Mehir sözü yazıya geçirilmemişse bağışlama sözü şekle uyulmadığı için hüküm doğurmaz ve ödenmemiş mehir için alacak istenemez (TBK m.12/2, m.288/1). Söz yazılı olmasa da vaat edilen altın veya eşya teslim edilmişse durum değişir: şekle uyulmaması sebebiyle geçersiz olan bağışlama sözü, bağışlayan tarafından yerine getirildiğinde elden bağışlama hükmündedir (TBK m.288/3). Elden bağışlama, bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulur (TBK m.289).

Senetsiz ama teslim edilmiş mehir bu yüzden kadına geçmiş olur. Taşınmaz vaadinde ise yukarıdaki istisna uygulanmaz.

3. Mehir Senedi Örneği ve Satır Satır Açıklaması

Mehir senedi örneği aşağıda, yukarıdaki şartların bir belgede nasıl yer aldığını göstermek için verilmiştir. Doldurulup imzalanacak hazır bir form değildir; her satırın altında o satırın hangi kurala hizmet ettiği ve eksik bırakıldığında hangi tartışmanın doğduğu açıklanmıştır. Evlenirken mal rejimini sözleşmeyle belirlemek isteyenler için evlilik sözleşmesi yazısı şekil şartlarını anlatır. Mehir alacağının anlaşmalı boşanmada protokole yazılması gündeme geliyorsa anlaşmalı boşanma protokolü yazısı zorunlu ve isteğe bağlı unsurları ayırır.

MEHİR SENEDİ

1. Taahhüt eden: [ad soyad, T.C. kimlik no, adres]
2. Lehine taahhüt edilen: [ad soyad, T.C. kimlik no, adres]
3. Taahhüdün konusu: [… gram … ayar bilezik / … TL]
4. Ödeme zamanı: İşbu taahhüt, evlilik birliğinin boşanma veya ölümle
   sona ermesine kadar ertelenmiştir (mehr-i müeccel).
5. Teslim kaydı: İşbu senet tarihinde herhangi bir teslim yapılmamıştır.
6. Düzenlenme tarihi: [gg.aa.yyyy]
7. İmzalar: Taahhüt eden / Lehine taahhüt edilen / Varsa diğer taahhüt
   edenler (sıfatları yazılarak)

1 ve 2 numaralı satırlar (kimlik). Mehir senedinde taahhüdü üstlenen ile lehine taahhüt edilen kişiler açıkça yazılmalıdır. Senedi kocadan başka bir kişi de imzalayabilir ve her imzalayan kendi taahhüdünden sorumludur (TBK m.14/1, m.286/1). Sıfatı yazılmayan bir imza, kimin borç altına girdiğini tartışmalı hâle getirir.

3 numaralı satır (konu ve miktar). Vaat edilen altının gramı ve ayarı, paranın tutarı veya eşyanın cinsi belirli olmalıdır. Belirsiz bir taahhütte borcun ifa edilip edilmediği denetlenemez.

4 numaralı satır (ödeme zamanı). Mehir senedinin en belirleyici satırıdır. Ödemenin evlenme sırasında mı yoksa boşanma veya ölümde mi yapılacağı yazılmazsa, kanunun genel kuralı devreye girer ve borç doğduğu anda istenebilir sayılabilir (TBK m.90). Tarafların amacı ödemeyi ertelemekse bu satırın açıkça yazılması gerekir.

5 numaralı satır (teslim kaydı). Mehr-i muaccelde teslimin senette yazılı olması, sonradan doğacak “ödendi” ya da “ödenmedi” tartışmasını önler. Senede karşı ileri sürülen ödeme savunması kural olarak tanıkla ispat olunamadığından teslimin yazılı kaydı belirleyicidir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.201).

6 numaralı satır (tarih). Mehir senedinin tarihi zamanaşımının başlangıcı değildir. Zamanaşımı alacağın istenebilir hâle gelmesiyle başlar ve eşler arasındaki alacaklarda evlilik devam ettiği sürece işlemez (TBK m.149/1, m.153).

7 numaralı satır (imzalar). Taahhüt edenin el yazısıyla imzası zorunludur (TBK m.15/1). Senedi birden fazla kişi imzalıyorsa her birinin sıfatı (eş, eşin babası gibi) yazılmalıdır; kimin borç altına girdiği bu satırdan anlaşılır.

Taşınmaz vaat edilecekse bu mehir senedi örneği kullanılamaz. Bir daire, arsa veya taşınmaz üzerindeki ayni hakkın bağışlanması sözü adi yazılı senetle geçerli biçimde kurulamaz; resmî şekil gerekir (TBK m.288/2).

4. Mehir Senedini Kim İmzalayabilir?

Mehir senedini yalnız koca değil, fiil ehliyetine sahip herkes imzalayabilir; eşin babası veya başka bir aile üyesi de mehir taahhüdünde bulunabilir (TBK m.286/1). Bu kişinin taahhüdü başkasının borcunu üstlenmesi değil, kendi malvarlığından yaptığı bir bağışlama sözüdür ve kendisini bağlar.

Mehir senedini imzalayan her kişi için yazılı şekil ayrı ayrı aranır: senette borç altına giren herkesin imzası bulunmalıdır (TBK m.14/1). Senette iki kişinin adı geçip yalnız birinin imzası varsa, imzası olmayan kişi bakımından yazılı şekil tamamlanmamıştır.

Üçüncü kişinin imzaladığı mehir senedinde zamanaşımı da farklı işler. Evlilik devam ettiği sürece zamanaşımının işlememesi yalnız eşlerin birbirinden olan alacakları için öngörülmüştür (TBK m.153). Eşin babasına karşı mehir alacağında bu durma sebebi yoktur; zamanaşımı alacağın istenebilir hâle geldiği anda başlar (TBK m.149/1).

5. Mehir Senedine Göre Mehir Ne Zaman Verilir?

Hukuken mehir, mehir senedinde kararlaştırılan zamanda istenir. Dinî kaynaklarda mehrin ödeme zamanına ilişkin ayrıntılı değerlendirmeler bulunur; mahkemede ise belirleyici olan, borcun ifa zamanına ilişkin kanun kuralı ve senedin kendi metnidir (TBK m.90).

  • Senet ödemeyi evlenme anına bağlamışsa: mehir evlenme sırasında istenebilir. Bu mehr-i muacceldir.
  • Senet ödemeyi boşanmaya veya ölüme bağlamışsa: mehir alacağı bu olay gerçekleşmeden istenemez. Bu mehr-i müecceldir.
  • Senette ödeme zamanı yazılmamışsa: borç doğduğu anda istenebilir; ancak ödeme zamanı hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılıyorsa o zaman esas alınır (TBK m.90).

Üçüncü ihtimalde mehir senedinin diğer kayıtları, örneğin “evlilik sona erdiğinde” gibi bir ifade, ifa zamanını göstermeye yeter. Senedin hiçbir satırı ödeme zamanına değinmiyorsa alacağın evlenme anında istenebilir sayılıp sayılmayacağı tartışma konusu olur.

6. Mehir Senedi Ödenmezse Ne Olur?

Mehir senedine göre istenebilir hâle gelmiş mehir ödenmezse alacaklı, mehir alacağı için dava açabilir veya senede dayanarak icra takibi başlatabilir. Borçlu takibe itiraz ederse alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak alacağının varlığını ispat edip itirazın iptalini dava edebilir (İcra ve İflas Kanunu m.67). Bu süreyi geçiren alacaklının alacağını genel hükümlere göre dava etme hakkı saklıdır (İİK m.67). İtirazın iptali davasının ayrıntıları itirazın iptali davası yazısında anlatılmıştır.

İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, alacaklının talebi üzerine hükmolunan miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilir. Alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse aynı tazminat bu kez alacaklı aleyhine hükmedilebilir (İİK m.67).

Mehir senedi ödemeyi boşanmaya veya ölüme bağlamışsa zamanlama bu yüzden önemlidir. Evlilik sürerken başlatılan takip veya açılan dava, alacak henüz istenebilir hâle gelmediği için alacağı ilerletmez (TBK m.90). Mehr-i muaccelde ise alacak evlenme anında istenebilir olduğundan tartışma, ödemenin yapılıp yapılmadığı ve bunun nasıl ispatlanacağı üzerinde toplanır.

7. Mehir Senedinde Zamanaşımı: Mehir Senedi Kaç Yıl Geçerli?

Mehir senedinin kendisi belirli bir süre sonra geçersiz hâle gelmez; “kaç yıl geçerli” sorusu senetteki alacağın zamanaşımına ilişkindir. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.146) ve zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar (TBK m.149/1).

Mehir senedinde sürenin başlangıcını değiştiren ikinci kural, eşler arasındaki alacaklara ilişkindir. Evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur. Durduran sebebin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımı işlemeye başlar veya durmadan önce başlamış olan işlemesini sürdürür (TBK m.153).

Bu iki kural birlikte uygulandığında sonuç şudur: eşler arasındaki mehir alacağında on yıllık süre mehir senedinin tarihinden değil, evliliğin sona ermesinden itibaren hesaplanır. Bu, mehr-i muaccel için de geçerlidir; alacak evlenme anında istenebilir olsa bile evlilik sürdükçe zamanaşımı işlemez. Senedin üzerindeki tarihe bakarak “süre geçmiş” sonucuna varmak bu nedenle yanlıştır. Mehir senedini eşin babası gibi bir üçüncü kişi imzalamışsa, ona karşı alacakta bu durma sebebi uygulanmaz (TBK m.153).

8. Mehir Senedinde Görevli Mahkeme: Aile Mahkemesi mi, Asliye Hukuk mu?

Mehir senedinden doğan alacak için kanunda ayrı bir görev kuralı yoktur ve iki genel kural bu uyuşmazlığa birlikte değer. Aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanunu’nun Üçüncü Kısım hariç İkinci Kitabına göre aile hukukundan doğan dava ve işlere bakar (4787 sayılı Kanun m.4). Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda ise aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi görevlidir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.2/1).

Mehir senedinin dayanağı Borçlar Kanunu’ndaki bağışlama hükümleridir; bu hükümler Medeni Kanun’un İkinci Kitabında değildir. Senette vaat edilen ama ödenmemiş mehrin istenmesi bu yüzden sözleşmeden doğan bir alacak talebi olarak kurulduğunda asliye hukuk mahkemesinin genel görevi kapsamında değerlendirilebilir (HMK m.2/1). Buna karşılık mehirle kazanılan değer, Medeni Kanun’un mal rejimi hükümlerine göre kişisel maldır (TMK m.220). Daha önce teslim edilmiş mehrin eşten geri istenmesi kişisel malın iadesi olarak kurulursa, talep aile hukukundan doğan bir dava niteliği kazanır.

Kanun lafzı mehir alacağını bu iki kuraldan birine açıkça bağlamaz. Bu nedenle dava dilekçesinde talebin hangi hukuki ilişkiye dayandığı açık yazılmalıdır: senetten doğan ödenmemiş bir bağışlama sözü alacağı mı, yoksa teslim edilmiş kişisel malın geri verilmesi mi.

Görev sorunu davanın sonucunu doğrudan etkiler. Mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir (HMK m.1). Mahkeme dava şartlarının bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve dava şartı noksanlığını tespit ederse davayı usulden reddeder (HMK m.115). Görevsizlik kararından sonra taraflardan biri kanunda gösterilen tarihten itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istemezse dava açılmamış sayılır (HMK m.20/1).

9. Mehir Senedi Hangi Durumlarda İstenemez? Kadın Hangi Durumlarda Mehir Alamaz?

Mehir senedine dayanan alacak hukuken şu hâllerde istenemez: senet şekil şartını taşımıyorsa, ödeme için senette gösterilen olay henüz gerçekleşmemişse, mehir zaten teslim edilmişse, zamanaşımı dolmuşsa ya da senedi imzalayan kanunun saydığı sebeplerle sözünden dönmüşse. “Kadın hangi durumlarda mehir alamaz” sorusuna dinî kaynaklarda verilen cevaplar mahkemede uygulanacak kural değildir; hukuken belirleyici olan aşağıdaki kanuni sebeplerdir.

  • Mehir senedi şekle uymuyorsa: yazılı olmayan bağışlama sözü ve resmî şekilde yapılmamış taşınmaz vaadi hüküm doğurmaz (TBK m.12/2, m.288).
  • Ödeme zamanı gelmemişse: mehr-i müeccelde senette gösterilen olay gerçekleşmeden alacak istenemez (TBK m.90).
  • Mehir zaten teslim edilmişse: vaat edilen değer teslim edildiğinde borç yerine getirilmiştir; aynı değer ikinci kez istenemez.
  • Zamanaşımı dolmuşsa: eşler arasındaki alacakta on yıllık süre evliliğin sona ermesinden itibaren işler (TBK m.146, m.153).
  • Senedi imzalayan sözünden dönmüşse: kanunun saydığı sebeplerden biri varsa mehir sözü geri alınabilir (TBK m.296).

9.1. Mehir Senedinde Sözden Dönme Sebepleri

Mehir senedi bir bağışlama sözü olduğundan, senedi imzalayan kanunun saydığı hâllerde sözünü geri alabilir ve ifadan kaçınabilir (TBK m.296). Bu hâller şunlardır:

  • Bağışlanan ağır bir suç işlemişse: bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse (TBK m.295, m.296).
  • Kanundan doğan yükümlülüklere önemli ölçüde aykırılık: bağışlanan, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa (TBK m.295, m.296).
  • Yükleme yerine getirilmemişse: yüklemeli bağışlamada bağışlanan, haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi yerine getirmemişse (TBK m.295, m.296).
  • Mali durum ağırlaşmışsa: söz verenin mali durumu, sözün yerine getirilmesini kendisi için olağanüstü ağır kılacak ölçüde değişmişse (TBK m.296).
  • Yeni aile yükümlülükleri doğmuşsa: söz verdikten sonra söz veren için yeni aile yükümlülükleri doğmuş veya bu yükümlülükler önemli ölçüde ağırlaşmışsa (TBK m.296).

Bağışlama sözü verenin borcunu ödeme güçsüzlüğü belirlenir veya iflasına karar verilirse ifa yükümlülüğü kendiliğinden ortadan kalkar (TBK m.296). Bu sebeplerden birine dayanan taraf, sebebin varlığını ispatla yükümlüdür (Türk Medeni Kanunu m.6).

Kanunun saydığı sebepler arasında boşanma davasını kimin açtığı ya da boşanmayı kimin istediği yer almaz. Bu olgu ancak yukarıdaki sebeplerden birini, örneğin kanundan doğan yükümlülüklere önemli ölçüde aykırılığı oluşturuyorsa sonuç doğurur. Mehir senedi ödemeyi boşanmaya bağlamışsa, kadının boşanma davasını açmış olması tek başına mehir alacağını ortadan kaldırmaz.

9.2. Teslim Edilmiş Mehrin Geri İstenmesi

Mehir teslim edildikten sonra da yukarıdaki ilk üç sebepten biri gerçekleşirse bağışlayan, elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir. Bu durumda bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebilir (TBK m.295). Bağışlayan bu hakkı, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde kullanabilir (TBK m.297).

10. Mehir Senedinde İspat: Senet Varsa, Senet Yoksa

Mehir senedi davasında taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m.6). Mehir alacağı isteyen senedin varlığını ve alacağın istenebilir hâle geldiğini, borcun ödendiğini savunan ise ödemeyi ispat eder.

Mehir senedi varsa tartışma senedin içeriğine, yani vaat edilen değerin teslim edilip edilmediğine kayar. Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki hukuki işlemler tanıkla ispat olunamaz (HMK m.201). “Mehri zaten ödedim” savunması bu nedenle kural olarak yazılı bir belgeyle ispatlanır; senedin kendisinde teslim kaydı bulunması bu ispatı kolaylaştırır.

Kanunda gösterilen parasal sınırı aşan hukuki işlemlerin senetle ispat olunması gerekir (HMK m.200/1). Bu kurala tabi konularda, senetle ispat kuralı hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati alınırsa tanık dinlenebilir (HMK m.200/2).

Mehir senedi yoksa sorun yalnız ispat sorunu değildir. Yazılı olmayan bağışlama sözü şekle uyulmadığı için hüküm doğurmaz (TBK m.12/2, m.288/1). Bu durumda ödenmemiş bir mehir sözü için alacak istenemez; vaat edilen değer teslim edilmişse ise teslim elden bağışlama hükmündedir ve değer kadına geçmiş olur (TBK m.288/3, m.289).

11. Mehir Senedi ve Sadece İmam Nikâhı

Mehir senetleri dinî nikâh sırasında da düzenlenebilir. Resmî nikâh kıyılmışsa bu durum senedin geçerliliğini etkilemez. Evlenme, evlendirme memurunun sorusuna tarafların olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda oluşur (TMK m.142). Aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dinî töreni yapılamaz ve evlenmenin geçerliliği dinî törenin yapılmasına bağlı değildir (TMK m.143).

Yalnız imam nikâhı varsa hukuken evlilik yoktur ve bu, mehir senedinin sonuçlarını üç yönden değiştirir:

  • Zamanaşımı: zamanaşımının evlilik boyunca durması eşlerin birbirinden olan alacakları için öngörülmüştür (TBK m.153). Hukuken evli olmayan taraflar arasında bu durma sebebi uygulanmaz.
  • Mal rejimi: kişisel mal ve edinilmiş mal ayrımı eşler arasındaki mal rejimine ilişkindir (TMK m.219, m.220); resmî evlilik yoksa bu kurallar uygulanmaz.
  • Ödeme zamanı: mehir senedi ödemeyi boşanmaya bağlamışsa, hukuken kurulmamış bir evlilikte bu olayın gerçekleşip gerçekleşemeyeceği tartışmalı hâle gelir.

Kanun, resmî nikâh olmaksızın düzenlenen mehir senedinin akıbetini ayrıca düzenlemez. Senedin hangi olaya bağlandığı ve bu olayın hukuken gerçekleşip gerçekleşemeyeceği bu yüzden belirleyicidir. İmam nikâhının diğer hukuki sonuçları imam nikâhı yazısında ele alınmıştır.

12. Mehir Senedi, Düğün Takıları ve Mal Paylaşımı Farkı

Mehir senedinden doğan alacak, düğünde takılan takılar ve mal rejiminden doğan katılma alacağı üç ayrı taleptir; birini dava etmek diğerini kapsamaz.

TalepKaynağıDayanağı
Mehir alacağıMehir senedinde üstlenilen taahhütBağışlama sözü (TBK m.285, m.288)
Düğün takılarıDüğün sırasında yapılan bağışTakıların kime ait olduğuna ilişkin kurallar
Katılma alacağıEvlilik süresince karşılığı verilerek edinilen mallarMal rejiminin tasfiyesi (TMK m.219)

Düğünde takılan altınlar kendiliğinden mehir sayılmaz. Bir altının mehir sayılabilmesi için mehir senedinde vaat edilmiş olması gerekir. Düğün takılarının kime ait olduğu ayrı bir konudur ve düğünde takılan takılar kime aittir yazısında anlatılmıştır.

Mehirle edinilen değer boşanmada paylaştırılmaz. Bir eşin herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri kanun gereğince kişisel maldır (TMK m.220). Mehir karşılıksız bir kazandırma olduğundan, teslim edilen mehir kadının kişisel malı sayılır ve edinilmiş mallara katılma alacağının hesabına girmez. Mal rejiminin tasfiyesi için boşanmada mal paylaşımı yazısı süreci anlatır.

13. Mehir Senedinde Dinî Hüküm ve Hukuki Sonuç

Mehir kökeni itibarıyla dinî bir kurumdur ve dinî kaynaklarda mehrin miktarı, ödeme zamanı ve hangi durumlarda düştüğü üzerine ayrıntılı değerlendirmeler yer alır. Mehir senedi mahkeme önüne geldiğinde ise uyuşmazlık yürürlükteki kanun hükümlerine göre çözülür.

Bunun sonucu iki yönlüdür. Dinî ölçülere göre hak edilmiş sayılan bir mehir, yazılı bir mehir senedine bağlanmamış ve teslim de edilmemişse hukuken istenemez (TBK m.288/1). Dinî değerlendirmede tartışmalı olan bir taahhüt ise geçerli bir mehir senedine bağlanmışsa hukuken sonuç doğurur. Belirleyici olan, senedin yazılı şekilde geçerli biçimde kurulup kurulmadığı, senette hangi değerin ve hangi ödeme zamanının kararlaştırıldığı ve kanundaki sözden dönme sebeplerinden birinin bulunup bulunmadığıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Mehir senedi Türk hukukunda geçerli midir?

Evet, yazılı şekilde yapılmışsa geçerlidir. Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu mehri adıyla düzenlemez; mehir senedi karşılıksız bir kazandırma sözü içerdiği için bağışlama sözü hükümlerine tabidir. Bağışlama sözü vermenin geçerliliği yazılı şekle, taşınmaz bağışlama sözü ise resmî şekle bağlıdır (Türk Borçlar Kanunu m.285, m.288).

Mehir senedinin geçerli olması için noter şart mı?

Hayır, para, altın veya taşınır eşya vaat eden mehir senedi için noter onayı gerekmez. Kanunun aradığı yazılı şekildir ve bunun için borç altına girenin el yazısıyla attığı imza zorunludur. Senette bir daire, arsa veya taşınmaz üzerindeki ayni bir hak vaat ediliyorsa senet ancak resmî şekilde yapılırsa geçerli olur (Türk Borçlar Kanunu m.14, m.15, m.288).

Mehir senedi nasıl yazılır?

Mehir senedi adi yazılı bir belge olarak düzenlenebilir. Metinde taahhüt edenin ve lehine taahhüt edilenin kimliği, vaat edilen altının gramı ve ayarı ya da paranın tutarı, ödemenin evlenme sırasında mı yoksa boşanma veya ölümde mi yapılacağı, varsa teslim kaydı ve düzenlenme tarihi yer almalıdır. Taahhüt eden senedi el yazısıyla imzalamalıdır.

Mehir senedi kaç yıl geçerli?

Mehir senedinin kendisi belirli bir süre sonra geçersiz hâle gelmez; süre sorusu senetteki alacağın zamanaşımına ilişkindir. Alacak on yıllık zamanaşımına tabidir ve bu süre alacağın istenebilir hâle gelmesiyle başlar. Eşler arasındaki alacaklarda zamanaşımı evlilik devam ettiği sürece işlemez; bu yüzden süre senedin tarihinden değil, evliliğin sona ermesinden itibaren hesaplanır (Türk Borçlar Kanunu m.146, m.149, m.153).

Mehir ne zaman verilir?

Hukuken mehir, mehir senedinde kararlaştırılan zamanda istenir. Senet ödemeyi evlenme anına bağlamışsa mehir o anda, boşanmaya veya ölüme bağlamışsa o olay gerçekleşince istenebilir hâle gelir. Senette ödeme zamanı yazılmamışsa ve hukuki ilişkinin özelliğinden de anlaşılmıyorsa borç doğduğu anda istenebilir (Türk Borçlar Kanunu m.90).

Mehr-i muaccel ile mehr-i müeccel arasındaki fark nedir?

Mehr-i muaccel evlenme sırasında hemen ödenen veya teslim edilen mehirdir. Mehr-i müeccel ise ödemesi ileri bir tarihe, örneğin boşanmaya veya eşlerden birinin ölümüne bırakılan mehirdir. Ayrım, mehir alacağının ne zaman istenebileceğini belirler: ifa zamanı senette bir olaya bağlanmışsa alacak o olay gerçekleşmeden istenemez.

Mehir verilmezse ne olur?

İstenebilir hâle gelmiş mehir ödenmezse alacaklı alacak davası açabilir veya mehir senedine dayanarak icra takibi başlatabilir. Borçlu takibe itiraz ederse alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir; bu süre geçse bile alacağı genel hükümlere göre dava etme hakkı saklıdır (İcra ve İflas Kanunu m.67).

Evlilik devam ederken mehir için icra takibi başlatılabilir mi?

Mehir senedi ödemeyi boşanmaya veya ölüme bağlamışsa evlilik sürerken alacak henüz istenebilir değildir. Bu dönemde başlatılan takip alacağı ilerletmez. Takip haksız ve kötü niyetli bulunursa alacaklı, karşı tarafın talebi üzerine tazminata mahkûm edilebilir (Türk Borçlar Kanunu m.90; İcra ve İflas Kanunu m.67).

Kadın hangi durumlarda mehir alamaz?

Hukuken mehir senedi yazılı şekle uymuyorsa, taşınmaz vaadi resmî şekilde yapılmamışsa, ödeme için senette gösterilen olay gerçekleşmemişse, mehir zaten teslim edilmişse veya zamanaşımı dolmuşsa mehir istenemez. Senedi imzalayan ayrıca bağışlanan kendisine veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemişse ya da kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa sözünü geri alabilir ve ifadan kaçınabilir (Türk Borçlar Kanunu m.295, m.296).

Kadın boşanmak isterse mehir verilir mi?

Boşanma davasını kimin açtığı, kanunun saydığı sözden dönme sebepleri arasında yer almaz. Mehir senedi ödemeyi boşanmaya bağlamışsa alacak boşanmayla istenebilir hâle gelir. Senedi imzalayan ancak bağışlama hükümlerinde sayılan sebeplerden biri varsa sözünden dönebilir ve bu sebebin varlığını kendisi ispat eder (Türk Borçlar Kanunu m.296; Türk Medeni Kanunu m.6).

Mehir senedini kocadan başkası imzalayabilir mi?

Evet. Fiil ehliyetine sahip olan herkes bağışlama yapabilir; bu yüzden eşin babası veya başka bir aile üyesi de mehir taahhüdünde bulunabilir. Her imzalayan kendi taahhüdünden sorumludur ve yazılı şekil için borç altına giren herkesin imzası gerekir (Türk Borçlar Kanunu m.14, m.286).

Mehir senedi yoksa mehir alacağı istenebilir mi?

Yazılı olmayan bağışlama sözü şekle uyulmadığı için hüküm doğurmaz; senet yoksa ödenmemiş bir mehir sözüne dayanarak alacak istenemez. Buna karşılık söz yazılı olmasa da vaat edilen altın veya eşya teslim edilmişse bu teslim elden bağışlama hükmündedir ve teslim edilen değer kadına geçmiş olur. Taşınmaz vaadinde bu kural uygulanmaz (Türk Borçlar Kanunu m.12, m.288, m.289).

Mehir senedine karşı ödeme yapıldığı tanıkla ispatlanabilir mi?

Kural olarak hayır. Senede bağlı bir iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak nitelikteki hukuki işlemler tanıkla ispat olunamaz. Mehrin ödendiği veya teslim edildiği bu nedenle yazılı bir belgeyle, örneğin senedin kendisindeki teslim kaydıyla ispatlanır (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.201).

Mehir alacağı davasında görevli mahkeme hangisidir?

Kanun mehir alacağı için ayrı bir görev kuralı koymaz. Aile mahkemeleri Medeni Kanun'un aile hukukundan doğan dava ve işlerine bakar; malvarlığı davalarında ise aksine düzenleme yoksa asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Mehir senedinin dayanağı Borçlar Kanunu'ndaki bağışlama hükümleri, mehirle kazanılan değerin niteliği ise Medeni Kanun'daki kişisel mal kuralıdır. Görev dava şartıdır ve mahkemece kendiliğinden incelenir (4787 sayılı Kanun m.4; Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.1, m.2, m.115).

Mehir olarak alınan mal boşanmada mal paylaşımına girer mi?

Hayır. Bir eşin karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri kanun gereğince kişisel maldır. Mehir karşılıksız bir kazandırma olduğundan mehirle edinilen değer kişisel mal sayılır ve edinilmiş mallara katılma alacağının hesabına girmez (Türk Medeni Kanunu m.219, m.220).

Düğünde takılan altınlar mehir sayılır mı?

Kendiliğinden sayılmaz. Mehir, mehir senedinde üstlenilmiş ayrı bir taahhüttür; düğünde takılan takılar ise düğün sırasında yapılan bağıştan doğar ve kime ait oldukları ayrı kurallarla belirlenir. Bir altının mehir sayılabilmesi için mehir senedinde vaat edilmiş olması gerekir.

Sadece imam nikâhı varsa mehir senedi geçerli olur mu?

Evlenme, evlendirme memuru önünde tarafların olumlu cevaplarıyla kurulur ve evlenmenin geçerliliği dinî törene bağlı değildir. Yalnız imam nikâhı varsa hukuken evlilik yoktur; bu durumda eşler arasındaki alacaklara ilişkin zamanaşımı durması ve mal rejimi kuralları uygulanmaz. Mehir senedi ödemeyi boşanmaya bağlamışsa, hukuken kurulmamış bir evlilikte bu olayın gerçekleşip gerçekleşemeyeceği tartışmalı hâle gelir (Türk Medeni Kanunu m.142, m.143).

Dinî hükümlere göre belirlenen mehir miktarı mahkemeyi bağlar mı?

Mahkeme mehir uyuşmazlığını yürürlükteki kanun hükümlerine göre çözer. Belirleyici olan dinî ölçüler değil, mehir senedinin yazılı şekilde geçerli biçimde kurulup kurulmadığı, senette hangi değerin ve hangi ödeme zamanının kararlaştırıldığı ve kanundaki sözden dönme sebeplerinden birinin bulunup bulunmadığıdır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp