Aile Hukuku

Evliliğin İptali Davası: Sebepleri ve Sonuçları

Evliliğin iptali hangi sebeplerle istenir, süresi nedir ve boşanmadan farkı ne? Mutlak ve nispi butlan Yargıtay kararlarıyla açıklanıyor.

8 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Yan yana duran iki alyans
İçindekiler 15

Kısa Cevap

Evliliğin iptali, kanunun aradığı geçerlilik koşullarını taşımayan bir evliliğin mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir. Boşanmadan ayrılan yanı şudur: boşanmada geçerli bir evlilik sona erer, iptalde evlilik baştan sakattır. Kanun iki kategori tanır; herkesin ileri sürebileceği mutlak butlan (TMK m.145) ve yalnız ilgili eşin sınırlı sürede ileri sürebileceği nispi butlan (TMK m.148-152). Önemli bir nokta: batıl evlilik bile hâkimin kararına kadar geçerli sayılır (TMK m.156).

Bu Durumda mısınız?

  • Eşinizin sizinle evlenirken başka bir evliliği olduğunu öğrendiniz.
  • Evlenirken sizden ağır bir hastalık gizlendiğini anladınız.
  • Evliliğe baskı veya tehdit altında razı edildiniz.
  • Eşinizin evlenme sırasında ayırt etme gücünden yoksun olduğunu düşünüyorsunuz.
  • Evlendiğiniz kişinin önemli bir niteliğinde yanıldığınızı fark ettiniz.
  • İptal mi boşanma mı istemeniz gerektiğini ve sonuçlarının farklı olup olmadığını bilmiyorsunuz.

Özellikle nispi butlanda altı aylık süre çok kısadır ve kaçırılması hak kaybına yol açar. Vakit geçirmeden bir avukatla görüşün.

Mutlak Butlan Sebepleri

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.145

Aşağıdaki hâllerde evlenme mutlak butlanla batıldır:

  1. Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması,

  2. Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması,

  3. Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması,

  4. Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması.

Bu davayı Cumhuriyet savcısı resen açar; ayrıca ilgisi olan herkes tarafından da açılabilir (TMK m.146). Yani mutlak butlan yalnız eşlerin elinde değildir.

Önemli İstisna: Önceki Evlilik Sona Ermişse

Mutlak butlan sebeplerinden biri, eşlerden birinin zaten evli olmasıdır. Ancak kanun burada bir istisna tanır ve Yargıtay bunu titizlikle uygular:

“Evliyken yeniden evlenen bir kimsenin önceki evliliği mutlak butlan kararı verilmeden önce sona ermişse ve ikinci evlenmede diğer eş iyiniyetli ise bu evlenmenin butlanına karar verilemez.(TMK.md.147/3) … davalı … ile olan evliliği 6.9.2006 tarihinde kesinleşen boşanma kararı ile mutlak butlan kararı verilmeden önce sona erdiği ve diğer eş … nin iyiniyetli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/5705, K. 2008/6938, T. 12.05.2008 — bozma)

İki şart birlikte aranır: önceki evlilik butlan kararından önce sona ermiş olmalı ve ikinci evlilikteki diğer eş iyiniyetli olmalıdır.

Akıl Hastalığı ve Ayırt Etme Gücü: İspat Standardı Yüksek

Yargıtay bu sebepte gevşek bir ispatı kabul etmez:

“Türk Medeni Kanunu’nun 145/2. maddesindeki sebeple evliliğin iptaline karar verilebilmesi için, eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir nedenle ayırt etme gücünden yoksun bulunması halinin her türlü şüpheden uzak sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi gerekir. … bir kez de Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor alınmak suretiyle tespit edilmesi; buna göre mutlak butlan sebebi mevcutsa butlana karar verilmesi; davalı iyileşmiş ise, Türk Medeni Kanunu’nun 147/2. maddesi hükmü de nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.”

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/4574, K. 2020/5067, T. 22.10.2020 — bozma)

Bu kararda yerel mahkeme, birbiriyle çelişen raporlar arasından birini seçerek hüküm kurmuş ve bozulmuştur. Çelişki varsa Adli Tıp Kurumu’na sevk gerekir. Ayrıca eş sonradan iyileşmişse dava hakkı bakımından TMK m.147/2 devreye girer.

Nispi Butlan (İptal) Sebepleri

Bu grupta dava hakkı yalnız iradesi sakatlanan eşe aittir ve sıkı bir süreye tabidir.

Yanılma — evlenmeyi hiç istemediği veya o kişiyle evlenmeyi düşünmediği hâlde yanılarak razı olmak; ya da eşinde bulunmaması birlikte yaşamayı çekilmez kılacak derecede önemli bir nitelikte yanılmak (TMK m.149).

Aldatma — namus ve onur hakkında aldatılarak evlenmeye razı olmak; ya da davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalığın gizlenmesi (TMK m.150).

Korkutma — kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı ya da namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak razı edilmek (TMK m.151).

Ayrıca küçük veya kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenirse temsilci iptal davası açabilir; ancak kişi sonradan ergin olur, kısıtlılıktan çıkar veya kadın gebe kalırsa iptale karar verilemez (TMK m.153).

Gizlenen Hastalıkta İspat: Heyet Raporu Şart

Hukuk Genel Kurulu, m.150/2 iddiasında ispat çıtasını açıkça belirlemiştir:

“Davacının yanılma ve aldatma sonucu evlilik iradesinin sakatlandığı gerekçesiyle evliliğin iptalini talep ettiği davasında TMK’nın 150/2 maddesi kapsamında davalıya ilişkin “davacı erkek ya da altsoyu için ağır tehlike oluşturan bir hastalığının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise, hastalığın tedavi edilebilir nitelikte olup olmadığı” yönünde tam teşekküllü bir devlet hastanesi ya da üniversite hastanesinden aldırılacak heyet raporuyla tespiti sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin … karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2294, K. 2020/671, T. 23.09.2020 — bozma)

İki ayrı tespit aranır: hastalığın varlığı ve tedavi edilebilir olup olmadığı. Tek bir hastane raporu yeterli değildir.

Kişide Yanılma: Somut Bir Örnek

Yanılma her zaman hastalıkla ilgili değildir. Yargıtay, evlilik öncesi gizlenen bir soybağı durumunu m.149/2 kapsamında değerlendirmiştir:

“Davacı erkek evlenmeden önce davalının kendisinden hamile kaldığını düşünmüş ve davalı kadının kendisinden başka bir erkekle ilişkisinin bulunduğundan habersiz, kendisi için davalı kadınla birlikte yaşamayı çekilmez bir duruma sokacak derecede, davalı kadının önemli bir niteliğinde yanılarak onunla evlenmiştir. Bu sebeple, TMK 149/2 maddesi gereğince nisbî butlan koşulları oluştuğundan, davacı erkeğin davasının kabulü gerekirken reddi isabetsizdir.”

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/7739, K. 2022/9912, T. 01.12.2022 — bozma)

Süre: Altı Ay ve Beş Yıl

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.152

İptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

Süre çift eşiklidir ve altı ay çok kısadır. Başlangıç, sebebin öğrenildiği andır. Yukarıdaki soybağı olayında sebep başka bir davayla ortaya çıktığından, süre o davanın kesinleştiği tarihten işletilmiş ve davacının süresinde dava açtığı kabul edilmiştir. Yani başlangıç anı somut olaya bağlıdır; mekanik bir tarih yoktur.

Mutlak butlanda ise kural olarak böyle bir süre yoktur; dava Cumhuriyet savcısınca resen ve ilgililerce her zaman açılabilir (TMK m.146).

Karar Verilene Kadar Evlilik Geçerlidir

Bu, konunun en çok yanlış anlaşılan yönüdür. “Batıl evlilik” ifadesi, evliliğin kendiliğinden yok sayıldığı izlenimi verir; oysa kanun tersini söyler:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.156

Batıl bir evlilik ancak hâkimin kararıyla sona erer. Mutlak butlan hâlinde bile evlenme, hâkimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur.

Yani mahkeme kararına kadar taraflar evlidir; mal rejimi işler, mirasçılık doğar, çocuklar evlilik içinde doğmuş sayılır.

İptal ile Boşanmanın Sonuçları Aynı mı?

Büyük ölçüde aynı, ama tamamen değil. Kanun malî sonuçlar ve usul bakımından doğrudan boşanmaya atıf yapar:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.158

Evlenmenin butlanına karar verilirse, evlenirken iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur. Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.160

Evlenmenin butlanı davasında, yetki ve yargılama usulü bakımından boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.

Çocuklar bakımından da aynı çizgi izlenir: butlanına karar verilen evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasa bile evlilik içinde doğmuş sayılır; çocuklarla ilişkilere boşanma hükümleri uygulanır (TMK m.157).

Kusur Beklenmedik Bir Yerden Giriyor

İptal davasının kabulü için kusur aranmaz — sebepler objektiftir. Ancak m.158’in boşanma hükümlerine yaptığı atıf, nafaka istendiğinde kusuru geri getirir. Bir bölge adliye mahkemesi bu bağlantıyı şöyle kurmuş, Yargıtay da kararı onamıştır:

“her ne kadar evliliğin butlanı davalarında kusur değerlendirilmesi yapılması gerekli değil ise de 4721 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinde evlenmenin butlanına karar verilmesi durumunda eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümlerin uygulanacağı hükmü düzenlendiği kadının butlan ile birlikte yoksulluk nafakası talebi bulunduğu anlaşıldığından kusur değerlendirilmesinin yapılması zorunlu olduğu…”

(Bölge adliye mahkemesi gerekçesinden; onayan karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/912, K. 2024/6536, T. 26.09.2024 — onama)

Yani iptal kararı kusura bakılmadan verilir; ama nafaka istenirse kusur değerlendirilir.

Kadın yönünden yeniden evlenme de aynı çizgide değerlendirilir: bekleme süresi kuralı evliliğin sona ermesine bağlandığı için butlan kararıyla sona eren evlilikte de gündeme gelir; sürenin hesabı ve kaldırılması için bkz. İddet Müddeti (Bekleme Süresi) ve Kaldırılması.

İptale Özgü İki Fark

Buna karşılık iki nokta boşanmada karşılığı olmayan, iptale özgü sonuçlardır.

Birincisi, m.158’in ilk cümlesi: evlenirken iyiniyetli olan eş, bu evlenmeyle kazandığı kişisel durumunu korur. Boşanmada böyle bir korumaya gerek yoktur, çünkü evlilik zaten geçerlidir.

İkincisi, mirasçıların konumu:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.159

Evlenmenin butlanını dava etme hakkı mirasçılara geçmez. Ancak, mirasçılar açılmış olan davayı sürdürebilirler. Dava sonucunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş, yasal mirasçı olamayacağı gibi, daha önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybeder.

Boşanma davası ölümle konusuz kalırken, butlan davası mirasçılarca sürdürülebilir ve sonucu miras hakkını etkiler.

Sık Yapılan Hatalar

  • “Batıl evlilik zaten yok hükmünde” sanmak. Batıl evlilik ancak hâkim kararıyla sona erer ve o ana kadar geçerli evliliğin tüm sonuçlarını doğurur (TMK m.156).
  • Altı aylık süreyi kaçırmak. Nispi butlanda süre öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde beş yıldır (TMK m.152). Bu, aile hukukundaki en kısa sürelerden biridir.
  • Tek hastane raporuyla yetinmek. Gizlenen hastalık iddiasında tam teşekküllü hastaneden heyet raporu, akıl hastalığında gerekirse Adli Tıp Kurumu raporu aranır (Yargıtay HGK ve 2. HD).
  • “Eşim evliymiş, iptal kesin” demek. Önceki evlilik butlan kararından önce sona ermiş ve diğer eş iyiniyetliyse iptale karar verilemez (TMK m.147/son; Yargıtay 2. HD).
  • Sonuçları boşanmadan tamamen farklı sanmak. Mal rejimi, tazminat, nafaka, soyadı ve usul bakımından boşanma hükümleri uygulanır (TMK m.158, m.160).
  • Kusurun hiç rol oynamadığını düşünmek. Nafaka istenirse kusur değerlendirmesi zorunlu hâle gelir (Yargıtay 2. HD, 2024).
  • Çocuklar için endişelenmek. Butlan kararı verilse bile çocuklar evlilik içinde doğmuş sayılır (TMK m.157).

Özet

  • İptal, geçerlilik koşullarını taşımayan evliliğin mahkemece sona erdirilmesidir; boşanmadan farkı sebeptedir.
  • Mutlak butlan: evli olma, sürekli ayırt etme gücü yoksunluğu, evlenmeye engel akıl hastalığı, engel hısımlık (TMK m.145): savcı resen dava açar (m.146).
  • Nispi butlan: geçici ayırt etme gücü yoksunluğu, yanılma, aldatma, korkutma (TMK m.148-151); süre 6 ay / 5 yıl (m.152).
  • Evli olma sebebinde istisna: önceki evlilik önce sona ermiş ve diğer eş iyiniyetliyse iptal edilemez (m.147/son).
  • İspat çıtası yüksektir: heyet raporu, gerekirse Adli Tıp Kurumu (Yargıtay HGK 2020; 2. HD 2020).
  • Karar verilene kadar evlilik geçerli sayılır (m.156); çocuklar evlilik içinde doğmuş sayılır (m.157).
  • Malî sonuçlar ve usul boşanmaya tabidir (m.158, m.160); nafaka istenirse kusur değerlendirilir. İyiniyetli eşin kişisel durumu korunur ve mirasçılar davayı sürdürebilir (m.158/1, m.159).

İlgili yazılar: Boşanma Davası Nasıl Açılır? · İddet Müddeti ve Kaldırılması · Nafaka Nedir? · Boşanmada Mal Paylaşımı

Sıkça Sorulan Sorular

Evliliğin iptali nedir?

Kanunun aradığı geçerlilik koşullarını taşımayan bir evliliğin mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir. Boşanmadan farkı şudur. Boşanmada hukuken geçerli bir evlilik sona erdirilir, iptalde ise evlilik baştan sakattır. Kanun bunu mutlak butlan ve nispi butlan olarak ikiye ayırır.

Mutlak butlan sebepleri nelerdir?

Dört hâl sayılmıştır — eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması, sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması, evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması ve eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlık bulunması (TMK m.145).

Nispi butlan (iptal) sebepleri nelerdir?

Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksunluk (TMK m.148), yanılma (m.149), aldatma (m.150) ve korkutma (m.151). Ayrıca küçük veya kısıtlının yasal temsilcisinin izni olmadan evlenmesi hâlinde temsilcinin dava hakkı vardır (m.153).

Evliliğin iptali davasında süre var mı?

Nispi butlanda vardır. İptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m.152).

Altı aylık süre ne zaman başlar?

İptal sebebinin öğrenildiği tarihte başlar. Yargıtay'ın incelediği bir olayda sebep başka bir davayla ortaya çıktığından, süre o davanın kesinleştiği tarihten işletilmiştir. Başlangıç somut olaya bağlıdır.

Hastalığın gizlenmesi iptal sebebi midir?

Davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenmişse iptal istenebilir (TMK m.150/2). Ancak Yargıtay, tek bir hastane raporunu yeterli görmez; tam teşekküllü devlet ya da üniversite hastanesinden heyet raporu alınarak hastalığın varlığı ve tedavi edilebilirliği tespit edilmelidir.

Akıl hastalığı sebebiyle iptalde hangi rapor gerekir?

Yargıtay'a göre eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir nedenle ayırt etme gücünden yoksun bulunması hâlinin her türlü şüpheden uzak sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi gerekir. Çelişen raporlar varsa mahkeme aralarından seçim yapamaz; Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmalıdır.

Eşim benden habersiz evliyken benimle evlendi, evlilik iptal edilir mi?

Kural olarak evet; evli olmak mutlak butlan sebebidir (TMK m.145/1). Ancak bir istisna vardır; önceki evlilik mutlak butlan kararı verilmeden önce sona ermişse ve ikinci evlenmede diğer eş iyiniyetli ise bu evlenmenin butlanına karar verilemez (TMK m.147/son).

Butlan kararına kadar evlilik geçerli sayılır mı?

Evet. Batıl bir evlilik ancak hâkimin kararıyla sona erer; mutlak butlan hâlinde bile evlenme, hâkimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur (TMK m.156).

İptal ile boşanmanın sonuçları aynı mı?

Büyük ölçüde aynıdır ama tamamen değil. Mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m.158); yetki ve yargılama usulü de boşanmaya tabidir (TMK m.160). Buna karşılık iyiniyetli eşin kişisel durumunu koruması ve mirasçıların dava hakkı iptale özgüdür.

İptal davasında kusur aranır mı?

Davanın kabulü için kusur aranmaz; sebepler objektiftir. Ancak nafaka gibi malî sonuçlar istendiğinde TMK m.158'in boşanma hükümlerine yaptığı atıf nedeniyle kusur değerlendirmesi zorunlu hâle gelir. Yargıtay bu yönde verilen bir kararı onamıştır.

Çocukların durumu ne olur?

Mahkemece butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılırlar. Çocuklar ile ana ve baba arasındaki ilişkilere boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m.157).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejiminin tasfiyesi davalarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp