
İçindekiler 12
- Kısa Cevap
- Bu Durumda mısınız?
- Deport Ne Demek, Sınır Dışı Etme Nedir?
- Sınır Dışı Edilme Sebepleri Nelerdir?
- Kimler Sınır Dışı Edilemez? Geri Gönderme Yasağı (Non-Refoulement)
- İdari Gözetim ve Geri Gönderme Merkezi
- Sınır Dışı Kararına İtiraz: 7 Gün
- İki Ayrı İtiraz Yolunu Karıştırmayın
- Sınır Dışı ile “Kabul Edilemeyen Yolcu” (INAD) Aynı Şey Değildir
- Danıştay ve Anayasa Mahkemesi Uygulaması: Güvenli Üçüncü Ülke Sorunu
- Sık Yapılan Hatalar
- Özet
Kısa Cevap
Sınır dışı (deport), bir yabancının Türkiye’den çıkarılmasına yönelik idari bir karardır. Karar, 6458 sayılı Kanun m.54’te sayılan sebeplerle (terör bağlantısı, sahte belge, kamu düzeni tehdidi, vize/ikamet ihlali gibi) alınır; ancak m.55, bu sebepler bulunsa bile kimlerin sınır dışı edilemeyeceğini düzenler. Bu, uluslararası hukuktaki geri gönderme yasağının (non-refoulement) kanundaki karşılığıdır. Süreçte yabancı, geri gönderme merkezinde idari gözetim altına alınabilir (m.57; kural olarak altı ay, uzatmayla en fazla bir yıl). Karara karşı yedi gün içinde idare mahkemesine başvurulur (m.53); Anayasa Mahkemesi ise özellikle güvenli üçüncü ülke belirtilmeden verilen kararları geri gönderme yasağı yönünden ayrıntılı biçimde denetler.
Bu Durumda mısınız?
Bu rehber şunları ilgilendirir:
- Kendisine veya bir yakınına sınır dışı (deport) kararı tebliğ edilenler,
- İdari gözetim altına alınan veya geri gönderme merkezine götürülen yabancılar ve aileleri,
- Gönderileceği ülkede veya sınır dışı edileceği üçüncü ülkede risk (işkence, ölüm cezası, ağır hastalık) bulunduğunu düşünenler,
- Yabancı personeli hakkında sınır dışı süreci başlayan işverenler,
- Süreci doğru ve zamanında yürütmek isteyenler.
Deport Ne Demek, Sınır Dışı Etme Nedir?
“Deport” günlük dilde kullanılan karşılıktır; kanunun kendi terimi sınır dışı etmedir. 6458 sayılı Kanun bu işlemi m.53 ve m.54’te düzenler ve metninde “deport” sözcüğü hiç geçmez. İkisi aynı işlemi anlatır, ancak dilekçede ve resmî yazışmada kanunun terimi kullanılır.
Sınır dışı etme, bir yabancının Türkiye’de kalmasının hukuka uygun görülmediği hâllerde valilikler tarafından (Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün talimatıyla veya resen) alınan idari bir karardır. Karar gerekçeleriyle birlikte yabancıya, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir ve kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında ayrıca bilgilendirilir. Bu, sınır dışı sürecinin bir ceza yargılaması değil, idari bir işlem ve buna bağlı idari yargı denetimi zinciri olduğu anlamına gelir.
Sınır Dışı Edilme Sebepleri Nelerdir?
Sınır dışı sebepleri tek tek sayılıdır:
6458 sayılı YUKK m.54 — Sınır dışı etme kararı alınacaklar
“(1) Aşağıda sayılan yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır:”
Kanun bu çerçeveyi on bir bentte somutlaştırır: terör örgütü veya çıkar amaçlı suç örgütüyle bağlantı, gerçek dışı bilgi/sahte belge kullanımı, meşru olmayan geçim kaynağı, vize veya ikamet süresini on günden fazla aşma, çalışma izni olmadan çalışma, yasa dışı giriş-çıkış ve uluslararası koruma başvurusu reddedilip Türkiye’de kalma hakkı kalmama gibi hâller. Uygulamada en sık başvurulan gerekçelerden biri kamu düzeni/güvenliği tehdididir:
“d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar”
Karar bu bentlerden birine dayanmak zorundadır; dayanak gösterilmeyen veya somut olayla örtüşmeyen bir sınır dışı işlemi, idare mahkemesinde sebep unsuru yönünden iptal riski taşır.
Bentlerden ikisi uygulamada diğerlerinden çok daha sık görülür: vize veya ikamet süresinin aşılması ile izinsiz çalışma. Bunların idari para cezası ve giriş yasağı boyutu için vize ihlali ve cezası, işveren tarafındaki yükümlülük ve yaptırımlar için yabancı çalışma izni ve işveren yükümlülükleri yazılarına bakılabilir. Sürenin nasıl hesaplandığı ve hangi izin türünün ne kadar süre tanıdığı için ikamet izni türleri, şartları ve süreleri yazısına bakılabilir.
Kimler Sınır Dışı Edilemez? Geri Gönderme Yasağı (Non-Refoulement)
Bu makalenin en kritik noktası budur. Sınır dışı sebeplerinden biri bulunsa dahi, bazı yabancılar hakkında sınır dışı kararı alınamaz:
6458 sayılı YUKK m.55 — Sınır dışı etme kararı alınmayacaklar
“(1) 54 üncü madde kapsamında olsalar dahi, aşağıdaki yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz: a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar”
Bu, uluslararası hukuktaki geri göndermeme (non-refoulement) ilkesinin kanundaki karşılığıdır. Madde ayrıca sağlık ve yaş temelli bir koruma daha tanır:
“b) Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler”
Hayati tehlike arz eden hastalığı devam eden ve gönderileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar (c bendi), insan ticareti mağdurları (ç bendi) ve tedavisi tamamlanmamış psikolojik/fiziksel/cinsel şiddet mağdurları (d bendi) da aynı koruma kapsamındadır. Kanun, bu değerlendirmelerin herkes için ayrı ayrı yapılmasını öngörür. Toplu/kategorik bir değerlendirme m.55’in gerektirdiği bireyselleştirilmiş inceleme değildir.
İdari Gözetim ve Geri Gönderme Merkezi
Sınır dışı süreci çoğu zaman idari gözetimle birlikte yürür:
6458 sayılı YUKK m.57 — İdari gözetim
“(1) 54 üncü madde kapsamındaki yabancılar, kolluk tarafından yakalanmaları hâlinde, haklarında karar verilmek üzere derhâl valiliğe bildirilir. Bu kişilerden, sınır dışı etme kararı alınması gerektiği değerlendirilenler hakkında, sınır dışı etme kararı valilik tarafından alınır. Değerlendirme ve karar süresi kırk sekiz saati geçemez.”
Kaçma riski bulunan, sahte belge kullanan veya kamu düzeni açısından tehdit oluşturan yabancılar hakkında idari gözetim kararı alınır ve kişi kırk sekiz saat içinde geri gönderme merkezine götürülür. Gözetimin bir üst sınırı vardır:
“(3) Geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Ancak bu süre, sınır dışı etme işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde, en fazla altı ay daha uzatılabilir.”
Geri gönderme merkezindeki tutulma bir ceza değil, idari bir tedbirdir; devamında zaruret olup olmadığı valilikçe her ay değerlendirilir. Ayrıca kendi denetim usulü vardır:
“(6) İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru idari gözetimi durdurmaz.”
Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve verdiği karar kesindir. Gözetim şartları ortadan kalkar veya değişirse, kişi yeniden sulh ceza hâkimine başvurabilir.
Sınır Dışı Kararına İtiraz: 7 Gün
Karara karşı yol ve süre 53. maddede düzenlenmiştir:
6458 sayılı YUKK m.53 — Sınır dışı etme kararı
“Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir.”
Bu yedi günlük süre kısadır ve kaçırılmamalıdır. Önemli bir güvence de aynı maddededir:
“Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.”
İdare mahkemesi başvuruyu, dosyanın tekemmülünden veya ara karar ya da duruşma gereken hâllerde bunların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde sonuçlandırır; verilen karar kesindir, yani temyiz yolu kapalıdır. İtiraz sürecinin ayrıntıları için “Sınır Dışı Etme Kararına İtiraz ve İptal Davası” başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.
İki Ayrı İtiraz Yolunu Karıştırmayın
Uygulamada sık yapılan bir hata, sınır dışı kararına itiraz ile idari gözetime itirazı aynı sanmaktır. Bunlar farklı yollardır:
- Sınır dışı kararına karşı → yedi gün içinde idare mahkemesi (m.53).
- İdari gözetim tedbirine karşı → sulh ceza hâkimliği (m.57/6).
İki yol ayrı ayrı işletilir ve biri diğerinin yerine geçmez; idari gözetim sona erse bile sınır dışı kararına karşı dava açma hakkı ayrıca değerlendirilir. Süreç, iki yolu birlikte gözeten bir avukatla takip edilmelidir. Vatandaşlık başvurusunun reddine karşı işletilen yol ise bunlardan ayrıdır; bkz. vatandaşlık başvurusunun reddi ve yargı yolu.
Sınır Dışı ile “Kabul Edilemeyen Yolcu” (INAD) Aynı Şey Değildir
Havalimanında geri çevrilen kişiler çoğu zaman “deport edildim” der; hukuken durum farklıdır. Sınır dışı etme (m.54), ülkeye girmiş bir yabancının çıkarılmasıdır. Havalimanı veya sınır kapısında girişe hiç izin verilmemesi ise ayrı bir kurumdur ve kanunun kendi terimiyle “kabul edilemeyen yolcu” kapsamına girer. Uygulamada İngilizce kısaltmasıyla INAD (inadmissible passenger) denir.
Dayanağı m.54 değil, m.7’dir:
“Aşağıdaki yabancılar, kabul edilemeyen yolcu kapsamına alınır ve Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyerek geri çevrilir”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.7/1 — Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyecek yabancılar)
Maddenin saydığı hâller belge eksikliğine dayanır — başlıca, gerekli belge veya izinlerin bulunmaması ya da hileli/sahte olduğunun anlaşılması:
“a) Pasaportu, pasaport yerine geçen belgesi, vizesi veya ikamet ya da çalışma izni olmayanlar ile bu belgeleri veya izinleri hileli yollarla edindiği veya sahte olduğu anlaşılanlar”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.7/1-a)
Üç pratik fark vardır.
Birincisi, işlemin niteliği. m.7 bir geri çevirme işlemidir; m.54 kapsamındaki sınır dışı kararı değildir. Bu nedenle m.53’teki yedi günlük özel başvuru süresi doğrudan bu işleme ait değildir.
İkincisi, tebligat zorunluluğu. Kanun, geri çevirme işleminin de tebliğ edilmesini ve tebligatta itiraz haklarının nasıl kullanılacağının gösterilmesini şart koşar:
“Bu maddeyle ilgili olarak yapılan işlemler, geri çevrilen yabancılara tebliğ edilir. Tebligatta, yabancıların karara karşı itiraz haklarını etkin şekilde nasıl kullanabilecekleri ve bu süreçteki diğer yasal hak ve yükümlülükleri de yer alır.”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.7/2)
Üçüncüsü, bekletme yeri. Bu kapsamdaki yabancılar geri gönderme merkezine değil, sınır kapısındaki belirlenmiş alanlarda bekletilir:
“Bu madde kapsamındaki yabancılar, işlemleri sonuçlanıncaya kadar sınır kapılarında kendileri için belirlenen alanlarda bekletilir.”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.7/3)
Bu ayrım pratikte belirleyicidir: aynı kişi hakkında hem bir tahdit kodu, hem geri çevirme, hem de sonradan bir sınır dışı kararı bulunabilir; her biri ayrı işlemdir ve ayrı takip edilir. Kodun kendisi için tahdit kodu nedir, nasıl kaldırılır yazısına bakınız.
Danıştay ve Anayasa Mahkemesi Uygulaması: Güvenli Üçüncü Ülke Sorunu
m.55’teki geri gönderme yasağının kâğıt üzerinde kalmaması için, uygulamada usul güvencelerinin de sağlanması gerekir. Anayasa Mahkemesi, Suriyeli başvurucuların ortak dosyasında bu ilkeleri şöyle özetler:
“Dolayısıyla kötü muameleye karşı koruma pozitif yükümlülüğünün -anılan yasağın koruduğu hakların doğası gereği- hakkında sınır dışı kararı verilen bir yabancıya iddiaları araştırtma ve bu kararı adil bir şekilde inceletme imkânı sağlayan usul güvencelerini de içerdiği kuşkusuzdur. Bu çerçevede sınır dışı etme işlemi sonucunda yabancının gönderileceği ülkede kötü muamele yasağının ihlal edileceğine ilişkin iddianın savunulabilir (araştırılabilir/tartışılabilir /araştırmaya değer/makul şüphe uyandıran) ve belirli bir ciddilik seviyesinde olması, ayrıca varsa sözü edilen iddiayı destekleyen bilgi ve belgelerin sunulması durumunda idari ve yargısal makamlar tarafından söz konusu ülkede gerçek bir ihlal riskinin bulunup bulunmadığı ayrıntılı şekilde araştırılmalıdır.”
(Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2020/18186, T. 24.01.2024 — kötü muamele yasağının ihlal edildiğine)
Somut olayda idari makamlar, başvurucuların menşe ülkesi Suriye’ye gönderilmesini m.55/1-a uyarınca sakıncalı bulmuş, ancak gidecekleri güvenli üçüncü ülkeyi hiç belirlememiştir; idare mahkemeleri de bu eksikliği gözden kaçırıp davaları reddetmiştir. Anayasa Mahkemesi bunu şöyle değerlendirmiştir:
“Sınır dışı etme kararı verilmesinden sonra da güvenli üçüncü ülkenin neresi olduğu açıklığa kavuşturulmamıştır. Buna rağmen sınır dışı etme kararına karşı açılan iptal davalarını inceleyen idari yargı mercileri güvenli üçüncü ülkeyle ilgili bir tespit bulunmadığını, bu nedenle sınır dışı edilecekleri ülkelerde başvurucuların kötü muameleye maruz kalıp kalmayacaklarının veya başvurucuların dolaylı olarak menşe ülkesine gönderilip gönderilmeyeceklerinin değerlendirilmesinin mümkün olmadığını dikkate almamışlardır.”
(Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2020/18186, T. 24.01.2024 — kötü muamele yasağının ihlal edildiğine)
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ve başvurucuların yeniden yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilmemesine karar vermiştir. Bu içtihadın pratik dersi açıktır: bir sınır dışı kararında “gidebileceği üçüncü ülke” ifadesi geçiyor ama o ülkenin adı ve güvenli olduğu somut olarak ortaya konmuyorsa, geri gönderme yasağı yönünden denetim yapılamamış demektir. Bu, itiraz/iptal davasında öne sürülebilecek güçlü bir eksikliktir.
m.54/1-d’deki kamu düzeni/güvenliği gerekçesinin uygulamada nasıl işlediğine dair bir örnek de Danıştay 10. Dairenin bir yetkili yargı yeri belirleme kararında görülür (bu karar işlemin esasını değil, davanın hangi mahkemede görüleceğini karara bağlamıştır):
“İran uyruklu davacının 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 54. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar kapsamında olduğundan bahisle İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünce davacının sınır dışı edilmesine ilişkin 09/03/2023 tarih ve … sayılı işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.”
(Danıştay 10. Daire, E. 2024/2898, K. 2024/2698, T. 09.07.2024 — yetkili idare mahkemesinin İstanbul olduğuna)
Sık Yapılan Hatalar
- Sınır dışı kararını kesin sanmak. m.55 kapsamındaki kişiler, sebep bulunsa bile sınır dışı edilemez; her dosya somut olarak değerlendirilmelidir.
- “Üçüncü ülkeye gönderme” ibaresini sorgulamamak. Karar yabancıyı adı belirtilmeyen bir “güvenli üçüncü ülke”ye gönderiyorsa, bu eksiklik geri gönderme yasağı yönünden denetimi imkânsız kılabilir (Anayasa Mahkemesi, B. No: 2020/18186).
- Yedi günlük süreyi kaçırmak. İtiraz süresi kısadır ve tebliğle başlar (m.53).
- Gözetime ayrı itiraz edilebileceğini bilmemek. İdari gözetim, sınır dışı kararından bağımsız olarak sulh ceza hâkimliğinde denetlenebilir (m.57/6).
- Gözetimi ceza sanmak. Geri gönderme merkezindeki tutulma idari bir tedbirdir, süresi altı ay + altı ay uzatmayla sınırlıdır (m.57/3).
- Giriş yasağını ihmal etmek. Sınır dışı edilen kişi hakkında kural olarak giriş yasağı uygulanır (m.9); bu ayrıca ele alınmalıdır.
Özet
Sınır dışı (deport) kararı, m.54’te sayılan sebeplerle alınan idari bir işlemdir; ancak m.55, ölüm cezası/işkence riski, ağır hastalık veya hamilelik gibi hâllerde kişinin sınır dışı edilemeyeceğini düzenler (geri gönderme yasağı/non-refoulement). Bu yasağın etkili olması, idarenin ve mahkemelerin gerçek bir risk araştırması yapmasına bağlıdır; Anayasa Mahkemesi, güvenli üçüncü ülke belirtilmeden verilen kararları bu yönden ihlal bulmuştur (B. No: 2020/18186). Süreçte yabancı, geri gönderme merkezinde idari gözetim altına alınabilir; gözetim kırk sekiz saatlik götürme kuralına ve kural olarak altı ay (uzatmayla en fazla bir yıl) üst sınıra tabidir (m.57). Sınır dışı kararına yedi gün içinde idare mahkemesinde (m.53), idari gözetime ise sulh ceza hâkimliğinde ayrı ayrı itiraz edilir. Süreler kısa olduğundan, karar tebliğ edilir edilmez hukuki destek alınmalıdır.
İlgili yazılar: Sınır Dışı Etme Kararına İtiraz ve İptal Davası · Geri Gönderme Merkezi Nedir? Haklar, Süreler ve İtiraz · İdari Gözetim Kararı Nedir, Nasıl İtiraz Edilir? · Uluslararası Koruma (İltica): Türleri ve Başvuru
Sıkça Sorulan Sorular
Deport (sınır dışı) ne demek?
Deport, halk arasında sınır dışı etmenin karşılığı olarak kullanılır. Sınır dışı etme, bir yabancının Türkiye'den çıkarılmasına yönelik idari bir karardır. 6458 sayılı Kanun m.54, hangi hâllerde bu kararın alınacağını sayar; m.55 ise buna rağmen kimlerin sınır dışı edilemeyeceğini düzenler.
Sınır dışı kararı hangi sebeplerle alınır?
6458 sayılı Kanun m.54, sınır dışı sebeplerini tek tek sayar. Bunlar arasında terör veya çıkar amaçlı suç örgütüyle bağlantı, sahte belge kullanımı, kamu düzeni veya güvenliği bakımından tehdit oluşturma, vize/ikamet süresini on günden fazla aşma ve çalışma izni olmadan çalışma gibi hâller yer alır. Karar gerekçeli bir idari işlemdir ve yargı denetimine tabidir.
Kimler sınır dışı edilemez?
6458 sayılı Kanun m.55, sınır dışı sebeplerinden biri bulunsa dahi bazı yabancıların sınır dışı edilemeyeceğini düzenler. Gönderileceği ülkede ölüm cezası, işkence veya insanlık dışı muameleye maruz kalma riski ciddi emarelerle ortaya konanlar, ciddi sağlık sorunu, yaş veya hamilelik nedeniyle seyahati riskli olanlar ile insan ticareti ve şiddet mağdurları bu koruma kapsamındadır.
Geri gönderme yasağı (non-refoulement) nedir?
Geri gönderme yasağı, bir kişinin kötü muameleye maruz kalacağı bir ülkeye gönderilmemesini güvence altına alan uluslararası hukuk ilkesidir; 6458 sayılı Kanun m.55'te somutlaşır. Anayasa Mahkemesi, idarenin sınır dışı kararı alırken kişinin gönderileceği ülkeye doğrudan veya dolaylı olarak gönderilme ihtimalini gözetmesi gerektiğini ve bu konudaki iddiaların ayrıntılı şekilde araştırılması gerektiğini içtihadında vurgular.
İdari gözetim nedir, ne kadar sürer?
6458 sayılı Kanun m.57'ye göre, haklarında sınır dışı etme kararı alınanlardan kaçma riski bulunan veya kamu düzenini tehdit edenler idari gözetim altına alınıp geri gönderme merkezine kırk sekiz saat içinde götürülür. Gözetim süresi kural olarak altı ayı geçemez; yabancının iş birliği yapmaması gibi hâllerde en fazla altı ay daha uzatılabilir.
Geri gönderme merkezi nedir?
Geri gönderme merkezi, sınır dışı edilecek yabancıların idari gözetim süresince tutulduğu tesistir (6458 sayılı Kanun m.57). Buradaki tutulma bir ceza değil idari bir tedbirdir; devamında zaruret olup olmadığı valilikçe her ay değerlendirilir ve zaruret kalmayan kişiler için gözetim derhâl sonlandırılır.
Sınır dışı kararına nasıl itiraz edilir?
6458 sayılı Kanun m.53'e göre yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı, sınır dışı etme kararına karşı kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar kişi sınır dışı edilmez.
İdari gözetim kararına ayrıca itiraz edilebilir mi?
Evet. 6458 sayılı Kanun m.57/6'ya göre idari gözetim altına alınan kişi veya avukatı, gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir; başvuru gözetimi durdurmaz ancak hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Sınır dışı kararına itiraz (idare mahkemesi) ile idari gözetime itiraz (sulh ceza hâkimliği) ayrı yollardır.
Sınır dışı edilen kişi tekrar Türkiye'ye girebilir mi?
Kural olarak hayır. 6458 sayılı Kanun m.9'a göre sınır dışı edilen yabancılar hakkında Türkiye'ye giriş yasağı uygulanır; bu yasağın süresi en fazla beş yıldır, ancak kamu düzeni veya güvenliği açısından ciddi tehdit hâlinde Göç İdaresi Genel Müdürlüğünce en fazla on yıl daha artırılabilir.
Sınır dışı kararında 'gidebileceği üçüncü ülke' yazıyorsa ne önemi var?
Üçüncü ülkenin belirtilmesi, kararın denetlenebilmesi için gereklidir. Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihadına göre, menşe ülkeye gönderme geri gönderme yasağı kapsamında sakıncalı bulunup yabancının üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilmesine karar verildiğinde, o üçüncü ülkenin adı ve güvenli olduğu somut olarak ortaya konmamışsa, kişinin dolaylı olarak riskli ülkeye gönderilip gönderilmeyeceği denetlenemez. Bu eksiklik, kararın iptali için güçlü bir dayanak oluşturabilir.
Sağlık sorunu veya hamilelik sınır dışı kararını engeller mi?
6458 sayılı Kanun m.55/1-b'ye göre ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülen yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz. Kanun ayrıca hayati tehlike arz eden hastalığı devam eden ve gönderileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanları da (m.55/1-c) aynı korumaya dahil eder.
Danıştay veya Anayasa Mahkemesi sınır dışı kararını nasıl denetler?
İdare mahkemeleri işlemin hukuka uygunluğunu (sebep-konu-yetki unsurları dahil) denetler; sınır dışı sebebinin somut olayla örtüşüp örtüşmediği bu aşamada incelenir. Anayasa Mahkemesi ise bireysel başvuruda öncelikle idari ve yargısal makamların geri gönderme yasağı yönünden gerekli usul güvencelerini (ayrıntılı araştırma, bağımsız denetim, sınır dışının durdurulması) sağlayıp sağlamadığını denetler; sağlanmadığı sonucuna varırsa yeniden yargılama için ihlal kararı verir.
İlgili çalışma alanı: Yabancılar Hukuku
← Tüm makaleler