Bacalarından duman çıkan sanayi tesisi

İdare Hukuku

ÇED Kararının İptali Davası: Süre, Şartlar ve Süreç

16 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

ÇED kararının iptali davası, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının bir proje hakkında verdiği ÇED Olumlu, ÇED Olumsuz, ÇED Gereklidir veya ÇED Gerekli Değildir kararının hukuka aykırılık nedeniyle ortadan kaldırılması için idare mahkemesinde açılan iptal davasıdır. Bu dava ivedi yargılama usulüne tabidir: dava açma süresi altmış değil otuz gündür, Bakanlığa yapılan itiraz bu süreyi durdurmaz, yürütmenin durdurulması talebine ilişkin karara itiraz edilemez ve temyiz süresi on beş gündür (İdari Yargılama Usulü Kanunu m.20/A).

ÇED kararının iptali davasında süre hesabındaki hata, davanın esasa girilmeden reddine yol açar. İdari yargıdaki altmış günlük genel süreye (İYUK m.7/1) göre hareket eden ya da önce idareye itiraz edip cevap bekleyen kişi, otuz günlük özel süreyi kaçırabilir. Aşağıdaki bölümler davanın hangi kararlara açılabileceğini, sürenin nasıl hesaplanacağını, kimin ve hangi mahkemede dava açabileceğini, iptal sebeplerini ve yargılama takvimini madde dayanaklarıyla açıklar.

1. ÇED Kararının İptali Davası Hangi Kararlara Açılır?

ÇED kararının iptali davası, Bakanlığın ÇED süreci sonunda verdiği dört karar türünün her birine karşı açılabilir; çünkü dördü de idari işlemdir ve İYUK m.20/A kararları türüne göre ayırmadan “çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar” ifadesini kullanır (İYUK m.20/A-1-e). Hangi kararın verileceğini projenin Yönetmelik eklerindeki yeri belirler: Ek-1 listesindeki projeler için ÇED raporu hazırlanması zorunludur (ÇED Yönetmeliği m.7/1), Ek-2 listesindeki projeler için ise proje tanıtım dosyası hazırlanır (ÇED Yönetmeliği m.15/1).

1.1. ÇED Olumlu ve ÇED Olumsuz Kararı

ÇED Olumlu kararı, ÇED raporu hakkında Komisyonun değerlendirmeleri dikkate alınarak projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin alınacak önlemler sonucunda kabul edilebilir düzeyde olduğunun belirlenmesi üzerine, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararıdır (ÇED Yönetmeliği m.4/1-i). ÇED Olumsuz kararı ise projenin muhtemel olumsuz etkileri nedeniyle gerçekleştirilmesinde çevre açısından sakınca görüldüğünü belirtir (ÇED Yönetmeliği m.4/1-j). Bakanlık bu iki karardan birini Komisyon çalışmalarını ve halkın görüşlerini dikkate alarak verir (ÇED Yönetmeliği m.14/3).

ÇED Olumlu kararının iptali davası, projenin gerçekleşmesine itiraz eden ve kararla menfaati ihlal edilen kişiler tarafından açılır. ÇED Olumsuz kararına karşı ise proje sahibi dava açabilir; iki dava da aynı otuz günlük süreye tabidir.

1.2. ÇED Gerekli Değildir ve ÇED Gereklidir Kararı

ÇED Gerekli Değildir kararı, Ek-2 listesindeki bir projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin alınacak önlemler sonucunda kabul edilebilir düzeyde olduğunun belirlenmesi üzerine, projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararıdır (ÇED Yönetmeliği m.4/1-ğ). Bu kararla proje tam ÇED raporu sürecine girmeden ilerler. ÇED Gereklidir kararı ise aynı ön inceleme sonunda ÇED raporu hazırlanması gerektiğini belirtir (ÇED Yönetmeliği m.4/1-h) ve proje sahibinin ÇED başvuru dosyası hazırlamasını gerektirir (ÇED Yönetmeliği m.17/4).

ÇED Gerekli Değildir kararının iptali davasının ayrı önemi, bu kararla projenin halkın katılımı toplantısı ve Komisyon incelemesi gibi tam ÇED sürecinin aşamalarından geçmeden izin sürecine ilerleyebilmesinden kaynaklanır. Kanun lafzı ivedi yargılamayı ÇED Gerekli Değildir kararı için ayrıca anmaz; ancak kararları türüne göre ayırmadığı için bu karara karşı da otuz günlük süre esas alınmalıdır (İYUK m.20/A-1-e).

1.3. ÇED Kararı ile Çevre İdari Para Cezası Arasındaki Fark

ÇED kararının iptali davası, çevre mevzuatına aykırılık nedeniyle verilen idari para cezalarına karşı açılan davadan ayrıdır. İYUK m.20/A-1-e ivedi yargılamayı “idari yaptırım kararları hariç” olmak üzere düzenler; yani ÇED yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle verilen idari para cezası bu usule tabi değildir. Cezaya karşı başvuru yolu çevre idari para cezasına itiraz yazısında açıklanmıştır.

2. ÇED Kararının İptali Davasının Dayanağı: Çevre Kanunu m.10 ve İYUK m.20/A

ÇED kararının iptali davasının maddi dayanağı 2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesi, usul dayanağı ise İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A maddesidir. Çevre Kanunu, gerçekleştirmeyi planladıkları faaliyetleri sonucunda çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmelerin Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlü olduğunu düzenler (Çevre Kanunu m.10/1). Aynı maddenin ikinci fıkrası, ÇED Olumlu kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemeyeceğini, proje için yatırıma başlanamayacağını ve ihale yapılamayacağını öngörür (Çevre Kanunu m.10/2). Hangi projelerin ÇED’e tabi olduğu ve sürecin usul ve esasları Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir (Çevre Kanunu m.10); bu yönetmelik Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğidir (ÇED Yönetmeliği m.3/1). Maddenin üçüncü fıkrası iptal edilmiş olup yürürlükte değildir.

İptal davasının genel rejimi ve dava türleri için iptal davası nedir yazısına bakılabilir.

2.1. ÇED Kararının İptali Davasında 2025 Değişikliği: Başvurmak Serbest, İzin Vermek Yasak

19.07.2025 tarihinde 7554 sayılı Kanunla Çevre Kanunu m.10/2’ye bir cümle eklenmiştir. Eklenen cümleye göre ÇED Olumlu kararı bulunmaması, teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez (Çevre Kanunu m.10/2). Bu değişiklik, ÇED kararı beklenirken izin başvurusunun yapılmasına imkân verir; ÇED Olumlu kararı olmadan iznin verilmesi yasağı ise aynen yürürlüktedir.

Bu ayrım ÇED kararının iptali davasının dilekçesini doğrudan etkiler. 19.07.2025’ten sonra, ÇED kararı yokken yalnızca izin başvurusu yapılmış olması tek başına hukuka aykırılık oluşturmaz. Hukuka aykırılık iddiası, ÇED kararı yokken verilmiş bir onay, izin, ruhsat veya yapılmış bir ihale üzerine kurulmalıdır. Cümle 2025 yazında eklendiği için bu tarihten önce yazılmış kaynaklarda yer almaz.

3. ÇED Kararının İptali Davası Açma Süresi: 30 Gün

ÇED kararının iptali davası açma süresi otuz gündür (İYUK m.20/A-2-a). İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür; ancak bu genel süre yalnız özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde uygulanır (İYUK m.7/1). İYUK m.20/A, ÇED kararları için ayrı ve daha kısa bir süre öngördüğünden altmış günlük süreye göre hareket edilmemelidir.

Otuz günlük süre hak düşürücü niteliktedir: süre aşımı, dilekçenin ilk incelemesinde kendiliğinden denetlenen konulardan biridir ve süresinde açılmayan dava reddedilir (İYUK m.14/3-e, m.15/1-b). Genel dava açma süresinin hesabı için idari davada dava açma süresi yazısına bakılabilir.

3.1. ÇED Kararına Karşı Dava Açma Süresi Ne Zaman Başlar?

ÇED kararına karşı dava açma süresi, kararın öğrenildiği tarihe bağlıdır ve ÇED kararları kişilere tek tek tebliğ edilmez, ilan yoluyla duyurulur. ÇED Olumlu veya ÇED Olumsuz kararı, karar tarihinden itibaren Bakanlık ve il müdürlüğü internet sitesinde süresiz, askıda otuz takvim günü ilan edilir (ÇED Yönetmeliği m.14/4). ÇED Gereklidir veya ÇED Gerekli Değildir kararı ise il müdürlüğünün internet sitesinde süresiz ve askıda otuz takvim günü ilan edilir (ÇED Yönetmeliği m.17/1). Karar ayrıca proje sahibine ve görüşü alınan kurumlara bildirilir (ÇED Yönetmeliği m.14/3, m.17/1).

İYUK m.20/A, ivedi yargılamada sürenin hangi günden başlayacağını ayrıca düzenlemez. Genel kural, idari uyuşmazlıklarda sürenin yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlamasıdır (İYUK m.7/2-a); Anayasa da idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başladığını düzenler (Anayasa m.125/3). Kararın kendisine tebliğ edilmediği üçüncü kişi bakımından sürenin askı ilanının ilk gününden mi yoksa otuz günlük askı süresinin sonundan mı başlayacağı kanun metninde açıkça yazılı değildir. Bu belirsizlik karşısında güvenli yol, otuz günü askı ilanının ilk gününden veya karar daha önce öğrenildiyse öğrenme tarihinden saymaktır.

Bu nedenle askı ilanının başlangıç tarihi, internet sitesindeki ilanın ekran çıktısı ve varsa askı tutanağı dosyanın ilk belgeleridir. Dilekçede davaya konu idari işlemin yazılı bildirim tarihi gösterilmek zorunda olduğundan (İYUK m.3/2-c), ilan tarihi dilekçeye de yazılır.

3.2. ÇED Kararına İtiraz Dava Açma Süresini Durdurur mu?

ÇED kararına Bakanlığa veya il müdürlüğüne itiraz etmek dava açma süresini durdurmaz. Genel usulde idari dava açılmadan önce üst makama başvurmak, işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur (İYUK m.11/1). İvedi yargılama usulünde ise İYUK m.11 hükümleri uygulanmaz (İYUK m.20/A-2-b). Bakanlığa itiraz dilekçesi yazıp cevap bekleyen kişi için otuz günlük süre işlemeye devam eder.

Bu kural, karardan önceki görüş bildirme aşamasıyla da karıştırılmamalıdır. ÇED sürecinde nihai ÇED raporu, askıda ilan ve internet aracılığıyla on takvim günü halkın görüşüne açılır ve Bakanlık karar verirken bu görüşleri değerlendirir (ÇED Yönetmeliği m.14/1). Bu on günlük görüş süresi bir dava yolu değildir; ÇED kararı verildikten sonra işleyen otuz günlük dava açma süresini başlatmaz ve uzatmaz. Görüş bildirmiş olmak, karara karşı dava açmanın şartı da değildir.

YolNe zamanNereyeSüreDayanak
ÇED raporuna görüş bildirmeKarardan önceBakanlık veya il müdürlüğü10 takvim günüÇED Yönetmeliği m.14/1
ÇED kararına idari itirazKarardan sonraBakanlıkSüreyi durdurmazİYUK m.20/A-2-b
ÇED kararının iptali davasıKarardan sonraİdare mahkemesi30 günİYUK m.20/A-2-a

3.3. ÇED Kararı İlanında Süre ve Merci Gösterilmemişse

Devlet, işlemlerinde ilgili kişilerin hangi kanun yollarına ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır (Anayasa m.40/2). ÇED kararının ilan metninde dava açma süresinin ve mercinin gösterilip gösterilmediği, bu yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediğini gösteren belgedir. İlan metni bu nedenle dava açıldığı tarihte kaydedilmeli ve dilekçeye eklenmelidir.

Otuz gün geçtikten sonra dava açmayı düşünen kişi, ilan metninde süre ve merci gösterilmemişse bu durumu süre tartışmasında ileri sürebilir. Ancak bu, otuz günlük süreyi kanun metnine dayanarak ortadan kaldıran bir kural değildir; dava planı bu argümana göre kurulmamalı, dava otuz gün içinde açılmalıdır.

4. ÇED Kararının İptali Davasını Kim Açabilir?

ÇED kararının iptali davasını, kararla menfaati ihlal edilen kişi açabilir. İptal davası, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu veya maksat yönlerinden biriyle hukuka aykırı olduğu iddiasıyla menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davadır (İYUK m.2/1-a). Kanun, menfaat ihlalinin ÇED davalarında nasıl belirleneceğini ayrıca saymaz.

Yönetmelik bu bağı kurmak için kullanılabilecek iki tanım içerir. İlgili halk, gerçekleştirilmesi planlanan projeden etkilenen veya etkilenmesi muhtemel olan halktır (ÇED Yönetmeliği m.4/1-u). Etki alanı ise projenin işletme öncesi, işletme dönemi ve işletme sonrasında etkilediği alandır (ÇED Yönetmeliği m.4/1-s). Davacının bu alanla bağı dilekçede somut belgeyle gösterilmelidir: projenin yapılacağı yerde ikameti gösteren yerleşim yeri belgesi, o yöredeki taşınmazın tapu kaydı veya proje alanıyla ilişkili ticari ya da tarımsal faaliyeti gösteren belge bu amaçla kullanılır.

Ehliyet, dava dilekçesinin ilk incelemesinde mahkemece kendiliğinden denetlenir (İYUK m.14/3-c) ve ehliyet bulunmadığı sonucuna varılırsa dava reddedilir (İYUK m.15/1-b). Bu yüzden menfaat bağını gösteren belgeler dilekçeye sonradan değil, dava açılırken eklenmelidir. Proje sahibi ise ÇED Olumsuz veya ÇED Gereklidir kararının doğrudan muhatabı olduğundan bu kararlara karşı davada menfaati açıktır.

5. ÇED Kararının İptali Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

ÇED kararının iptali davasında görevli mahkeme idare mahkemesidir. Yetkili idare mahkemesinin belirlenmesinde iki kural değerlendirilir:

  • Taşınmazın bulunduğu yer kuralı: İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya bunlara bağlı her türlü haklara ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme, taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir (İYUK m.34/1). ÇED kararı belirli bir sahada gerçekleştirilecek projeye ilişkin olduğundan, yetki bu kurala göre projenin bulunduğu yer idare mahkemesi olarak değerlendirilir.
  • Genel yetki kuralı: Kanunda veya özel kanunlarda yetkili mahkeme gösterilmemişse yetkili idare mahkemesi, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir (İYUK m.32/1). ÇED kararlarını Bakanlık merkez teşkilatı verdiği için bu kural Ankara idare mahkemelerini gösterir.

İYUK m.34/1’deki sayım “gibi” ifadesiyle kurulmuştur ve ÇED kararını adıyla anmaz. Bu nedenle dilekçe yazılmadan önce ÇED raporu veya proje tanıtım dosyasından projenin ana ve yardımcı ünitelerinin hangi il sınırında kaldığı belirlenmelidir. Yetki kamu düzenine ilişkindir (İYUK m.32/2) ve ilk incelemede kendiliğinden denetlenir (İYUK m.14/3-a). Yetkisiz mahkemeye açılan dava yetki yönünden reddedilir ve dosya yetkili mahkemeye gönderilir (İYUK m.15/1-a). Dava bu nedenle düşmez; ancak ivedi yargılamanın kısa takviminde dosyanın gönderilmesi zaman kaybettirir.

6. ÇED Kararının İptali Davasında İptal Sebepleri

ÇED kararının iptali davasında mahkeme, kararın yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygun olup olmadığını denetler (İYUK m.2/1-a). İdari yargı yetkisi hukuka uygunluk denetimiyle sınırlıdır; mahkeme yerindelik denetimi yapamaz (İYUK m.2/2). Bu nedenle dilekçede projenin gerekli olup olmadığı tartışılmaz; ÇED sürecinin Yönetmelikte öngörülen usule uygun yürütülüp yürütülmediği ve kararın dayandığı rapor veya dosyanın projenin etkilerini yeterli biçimde inceleyip incelemediği tartışılır.

6.1. ÇED Sürecinde Usul Aykırılıkları: Halkın Katılımı ve Görüşe Açma

ÇED kararının iptali davasında usul aykırılıkları, Yönetmeliğin halkın sürece katılımı için öngördüğü aşamalardan başlar. Yönetmelik, ÇED raporu hazırlanan projelerde halkı yatırım hakkında bilgilendirmek ve görüş ve önerilerini almak üzere, projeden en çok etkilenmesi beklenen ilgili halkın kolaylıkla ulaşabileceği bir yerde halkın bilgilendirilmesi ve sürece katılımı toplantısı yapılmasını öngörür (ÇED Yönetmeliği m.9/1). Toplantının tarihi, saati, yeri ve konusu, projenin yapılacağı yörede yayımlanan yerel bir gazetede ve yaygın süreli bir yayında toplantıdan en az 10 takvim günü önce ilan edilir (ÇED Yönetmeliği m.9/2). Halkın dile getirdiği görüş, öneri ve itirazlar toplantı tutanağına yazılır (ÇED Yönetmeliği m.9/3).

Komisyon, ÇED raporunu incelerken halktan gelen görüş ve önerilere çözüm getirilip getirilmediğini de değerlendirir (ÇED Yönetmeliği m.12/11-d). Nihai ÇED raporu ayrıca on takvim günü halkın görüşüne açılır (ÇED Yönetmeliği m.14/1). Dava dosyasında bu aşamaların her biri için ilan, tutanak ve görüş kayıtları istenmeli; toplantının hiç yapılmaması, ilan süresine uyulmaması veya halkın itirazlarının raporda karşılıksız bırakılması şekil yönünden hukuka aykırılık olarak ileri sürülebilir.

6.2. ÇED Raporunun İçeriğine İlişkin Aykırılıklar ve Kümülatif Etki

ÇED kararının iptali davasında içeriğe ilişkin itirazlar, ÇED’in Yönetmelikteki tanımından yola çıkar. ÇED, projenin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz etkilerin önlenmesi veya en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin ve seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirilmesinde sürdürülen çalışmaların bütünüdür (ÇED Yönetmeliği m.4/1-e). Komisyon, raporun yeterli ve uygun olup olmadığını, incelemelerin yeterli veri, bilgi ve belgeye dayanıp dayanmadığını, projenin çevreye olabilecek etkilerinin kapsamlı biçimde incelenip incelenmediğini ve olumsuz etkilerin giderilmesi için gerekli önlemlere yer verilip verilmediğini değerlendirir (ÇED Yönetmeliği m.12/11-a, b, c, ç).

Kümülatif etki değerlendirmesi bu denetimin önemli bir parçasıdır. Yönetmelik bunu, projenin planlandığı alan ile doğrudan etkilenecek alanlar veya kaynaklar üzerinde oluşturabileceği çevresel risk ve etkilerin mevcut, planlanan veya projeyle doğrudan ilgili olabilecek diğer faaliyetlerle birlikte belirlenmesi ve analiz edilmesi olarak tanımlar (ÇED Yönetmeliği m.4/1-aa). Aynı havzada birden fazla santral, maden ocağı veya tesis planlanıyorsa, raporun projeyi yalnız başına ele alıp diğer faaliyetlerle birlikte oluşacak etkiyi incelememesi, etkilerin kapsamlı biçimde incelenmediği iddiasının somut dayanağı olabilir.

6.3. ÇED Gerekli Değildir Kararının İptali Davasında Proje Listesi

ÇED Gerekli Değildir kararının iptali davasında ilk incelenecek konu, projenin hangi listede yer aldığıdır. ÇED Gerekli Değildir kararı yalnız Ek-2 listesindeki projeler için verilebilir (ÇED Yönetmeliği m.4/1-ğ, m.15/1). Ek-1 listesindeki projeler ile kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan bir projede kapasite artırımı ya da alan genişletmesi planlandığında, mevcut kapasite ve artışlarla birlikte yeni kapasitesi Ek-1 listesine giren projeler için ÇED raporu hazırlanması zorunludur (ÇED Yönetmeliği m.7/1-a, c). Proje, kapasitesi veya alanı bakımından Ek-1’e girdiği hâlde proje tanıtım dosyası üzerinden ÇED Gerekli Değildir kararı verilmişse, bu durum kararın sebep ve şekil yönünden hukuka aykırılığı olarak ileri sürülebilir. Bu inceleme için proje tanıtım dosyasındaki kapasite ve alan bilgileri, varsa aynı sahada daha önce yürütülen projelerin kapasiteleriyle birlikte okunmalıdır.

7. ÇED Kararının İptali Davasında Yürütmenin Durdurulması

ÇED kararının iptali davasının açılması, kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz (İYUK m.27/1). Projenin dava sürerken ilerlemesini önlemek için dilekçede yürütmenin durdurulması istenir. Mahkeme, idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir (İYUK m.27/2; Anayasa m.125/5).

İvedi yargılamada yürütmenin durdurulması talebine ilişkin kararlara itiraz edilemez (İYUK m.20/A-2-e). Genel usulde yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen karara tebliğden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir (İYUK m.27/7); ÇED davalarında bu yol kapalıdır. Talep reddedilirse ikinci bir inceleme imkânı bulunmadığından, iki şartın her biri ilk dilekçede somut olgularla gösterilmelidir: telafisi güç zarar için projenin doğrudan etkileyeceği su kaynağı, tarım arazisi, orman veya yerleşim yeri; açık hukuka aykırılık için atlanan usul aşaması veya incelenmeyen etki. Yürütmenin durdurulmasının şartları ve talep biçimi yürütmenin durdurulması nedir yazısında ayrıca açıklanmıştır.

8. ÇED Kararının İptali Davasında Bilirkişi İncelemesi ve Keşif

ÇED kararının iptali davasında uyuşmazlığın esası çoğunlukla teknik bir sorudur ve mahkeme bu soruyu bilirkişi incelemesiyle çözer. İdari yargıda bilirkişi ve keşif konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır (İYUK m.31/1). Mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde taraflardan birinin talebi üzerine veya kendiliğinden bilirkişi görüşü alınmasına karar verir (HMK m.266/1).

İvedi yargılamada bu inceleme dar bir takvim içinde yapılır. Dava, dosyanın tekemmülünden itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır; ara kararı, keşif, bilirkişi incelemesi veya duruşma gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır (İYUK m.20/A-2-f). Bu nedenle bilirkişiye sorulması istenen teknik sorular, itiraz edilen rapor bölümleri ve kümülatif etki gibi incelenmesi istenen konular dava dilekçesiyle birlikte sunulmalıdır.

Taraflar dava konusu olayla ilgili olarak uzmanından bilimsel mütalaa alabilir; ancak yalnız bu nedenle ayrıca süre istenemez (HMK m.293/1). Mütalaanın ivedi takvime yetişmesi için dava dilekçesiyle veya ilk fırsatta sunulması gerekir. Bilirkişi raporuna karşı ise rapor tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde eksikliklerin tamamlatılması, belirsizliklerin açıklattırılması veya yeni bilirkişi atanması istenebilir (HMK m.281/1). Rapora itirazın içeriği bilirkişi raporuna itiraz yazısında açıklanmıştır.

9. ÇED Kararının İptali Davası Dilekçesi

ÇED kararının iptali davası, idare mahkemesi başkanlığına hitaben yazılmış imzalı dilekçeyle açılır (İYUK m.3/1). Dilekçede tarafların ve varsa vekillerinin ad, soyad veya unvanları, adresleri ve gerçek kişilerin T.C. kimlik numarası; davanın konusu, sebepleri ve dayandığı deliller ile davaya konu idari işlemin yazılı bildirim tarihi gösterilir (İYUK m.3/2-a, b, c). Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dilekçeye eklenir (İYUK m.3/3).

ÇED davasında dilekçenin ekleri şu işlevleri görür:

  • ÇED kararı ve ilan çıktısı: Dava konusu işlemi ve ilan tarihini gösterir; otuz günlük sürenin başlangıcını belgelendirir.
  • Yerleşim yeri belgesi veya tapu kaydı: Davacının projenin etki alanıyla bağını ve menfaat ihlalini gösterir; ehliyet incelemesi için gereklidir.
  • ÇED raporu veya proje tanıtım dosyası ile halkın katılımı toplantısına ilişkin ilan ve tutanaklar: Usul ve içerik yönünden ileri sürülen hukuka aykırılıkların dayanağıdır; elde edilemeyenlerin davalı idareden istenmesi talep edilir.
  • Teknik belge ve varsa uzman mütalaası: Bilirkişi incelemesinde cevaplanması istenen soruların dayanağıdır.

Yürütmenin durdurulması talebi aynı dilekçede ayrı bir başlık altında ve iki şartı ayrı ayrı gösterecek biçimde yazılır. Davalı taraf, kararı veren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıdır.

10. ÇED Kararının İptali Davasında Yargılama Takvimi ve Temyiz

ÇED kararının iptali davasında yargılamanın her aşaması İYUK m.20/A-2’de ayrı bir süreye bağlanmıştır. Aşağıdaki tablo ivedi yargılama usulünü genel usulle karşılaştırır:

AşamaGenel usulÇED kararının iptali davası (ivedi usul)
Dava açma süresi60 gün (İYUK m.7/1)30 gün (m.20/A-2-a)
İdareye başvuru (m.11)Süreyi durdurur (m.11/1)Uygulanmaz (m.20/A-2-b)
İlk incelemeEn geç 15 gün (m.14/4)7 gün içinde; dilekçe tebliğe çıkarılır (m.20/A-2-c)
Savunma süresi30 gün, bir defa en çok 30 gün uza­tı­la­bi­lir (m.16/3)15 gün, bir defa en çok 15 gün uza­tı­la­bi­lir (m.20/A-2-d)
Yürütmenin dur­du­rul­ması kararına itiraz7 gün içinde bir defa (m.27/7)Edilemez (m.20/A-2-e)
Karara bağlamaAyrı süre yokTekemmülden itibaren en geç 1 ay (m.20/A-2-f)
Temyiz süresiKarar türüne göre değişirTebliğden itibaren 15 gün (m.20/A-2-g)
Temyiz dilek­çe­si­nin incelenmesiKarar türüne göre değişir3 gün içinde incelenir ve tebliğe çıkarılır (m.20/A-2-h)
Temyize cevap süresiKarar türüne göre değişir15 gün (m.20/A-2-ı)
Temyiz incelemesiKarar türüne göre değişirEn geç 2 ay içinde karara bağlanır (m.20/A-2-j)

Savunmanın verilmesi veya savunma süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır (İYUK m.20/A-2-d) ve bir aylık karar süresi bu tarihten işler. Temyiz incelemesini Danıştay yapar; Danıştay evrak üzerinden yaptığı incelemede bilgiyi yeterli görürse işin esası hakkında karar verir, aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak yeniden karar verir (İYUK m.20/A-2-i). Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir (İYUK m.20/A-2-i); ivedi yargılamada kanun yolu bu noktada tükenir. Temyizin genel işleyişi Danıştay temyiz yazısında açıklanmıştır.

11. ÇED Kararının İptali Davasının Sonuçları

ÇED kararının iptali davasının proje bakımından sonucu, Çevre Kanunu m.10/2’deki yasakla birlikte okunur. Kanun, ÇED Olumlu kararı alınmadıkça projeyle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemeyeceğini, yatırıma başlanamayacağını ve ihale yapılamayacağını düzenler (Çevre Kanunu m.10/2). Yönetmelik de ÇED Olumlu kararı alınmadan başlanan faaliyetin Bakanlıkça, ÇED Gerekli Değildir kararı alınmadan başlanan faaliyetin mahallin en büyük mülki amirince süre verilmeksizin durdurulacağını ve yeni karar alınmadıkça durdurma kararının kaldırılmayacağını öngörür (ÇED Yönetmeliği m.19/1-a). Karar alınmazsa yatırımcı faaliyet alanını eski hâline getirmekle yükümlüdür (ÇED Yönetmeliği m.19/1-a). ÇED kararına dayanılarak verilmiş her iznin akıbeti bu hükümler çerçevesinde ayrıca değerlendirilir; maden projelerinde ruhsat tarafındaki süreç maden ruhsatının iptali yazısında açıklanmıştır.

Karar yürürlükteyken taahhütlere uyulmaması ayrı bir yoldur. ÇED Olumlu veya ÇED Gerekli Değildir kararından sonra proje sahibinin nihai ÇED raporunda veya proje tanıtım dosyasında taahhüt ettiği hususlara uymadığı tespit edilirse, Bakanlık veya il müdürlüğü bir defaya mahsus ve bir yılı aşmamak üzere süre verebilir; süre sonunda taahhütlere uyulmazsa yatırım durdurulur (ÇED Yönetmeliği m.19/1-b). Bu durumda dava konusu ÇED kararı değil, taahhüde aykırılık üzerine yapılacak denetim ve durdurma işlemidir.

11.1. ÇED Olumlu ve ÇED Gerekli Değildir Kararı Kaç Yıl Geçerlidir?

ÇED Olumlu kararı ve ÇED Gerekli Değildir kararı, beş yıl içinde mücbir sebep bulunmaksızın yatırıma başlanmazsa geçersiz sayılır (ÇED Yönetmeliği m.14/5, m.17/2). Yatırıma başlama, karara konu projenin ana veya yardımcı ünitelerinin gerekli izinleri alındıktan sonra inşa faaliyetlerine başlanması veya üretime geçilmesidir (ÇED Yönetmeliği m.4/1-hh). Yatırıma başlanmamış projeler için verilen kararlar, proje sahibinin talebi ve Bakanlığın uygun görmesi hâlinde de geçersiz sayılır ve bu durum internet sayfasında ilan edilir (ÇED Yönetmeliği m.14/6, m.17/3).

Yönetmelik mücbir sebebi, karar geçerlik süresi içinde yatırıma başlanmasına doğrudan engel olan doğal afet, olağanüstü hâl ve projenin tamamının yapılmasını etkileyecek şekilde yürütmenin durdurulması veya iptal kararı gibi dıştan gelen fiilî bir durum olarak tanımlar (ÇED Yönetmeliği m.4/1-bb). Bu nedenle ÇED kararının iptali davasında verilen yürütmenin durdurulması kararı, proje sahibi bakımından beş yıllık sürenin hesabında mücbir sebep olarak ileri sürülebilir. Dava yolu süre aşımı nedeniyle kapanmış olsa bile, projeye beş yıl içinde başlanmamışsa kararın geçersiz sayılıp sayılmadığı ayrıca incelenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

ÇED kararının iptali davası kaç gün içinde açılır?

Otuz gün içinde açılır. Çevre Kanunu uyarınca çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar, idari yaptırım kararları hariç, ivedi yargılama usulüne tabidir (İYUK m.20/A-1-e) ve bu usulde dava açma süresi otuz gündür (İYUK m.20/A-2-a). İdari yargıdaki altmış günlük genel süre bu kararlar için esas alınmamalıdır.

ÇED Gerekli Değildir kararının iptali davası da 30 güne mi tabidir?

Evet, otuz gün esas alınmalıdır. Kanun ivedi yargılamayı çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlara uygular ve kararları türüne göre ayırmaz (İYUK m.20/A-1-e). ÇED Gerekli Değildir kararı da Bakanlığın ÇED süreci içinde proje tanıtım dosyası üzerine verdiği karardır (ÇED Yönetmeliği m.17/1).

ÇED kararına karşı dava açma süresi ne zaman başlar?

ÇED kararları kişilere tek tek tebliğ edilmez; il müdürlüğü ve Bakanlık internet sitesinde süresiz, askıda otuz takvim günü ilan edilir (ÇED Yönetmeliği m.14/4, m.17/1). Kanun ivedi yargılamada sürenin başlangıcı için ayrı bir kural koymaz. Genel kural yazılı bildirim tarihidir (İYUK m.7/2-a). Bu nedenle en güvenli hesap, otuz günü askı ilanının ilk gününden veya karardan daha önce haberdar olunduysa o tarihten başlatmaktır.

ÇED kararına itiraz etmek dava açma süresini durdurur mu?

Hayır. İvedi yargılama usulünde İYUK m.11 uygulanmaz (İYUK m.20/A-2-b). Bakanlığa veya il müdürlüğüne yazılan itiraz dilekçesi otuz günlük dava açma süresini durdurmaz; süre işlemeye devam eder.

ÇED raporuna görüş bildirmek ile ÇED kararına dava açmak arasındaki fark nedir?

Görüş bildirme karardan önceki aşamadır: nihai ÇED raporu askıda ve internette on takvim günü halkın görüşüne açılır ve Bakanlık bu görüşleri karar verirken değerlendirir (ÇED Yönetmeliği m.14/1). ÇED kararının iptali davası ise karar verildikten sonra, otuz gün içinde idare mahkemesinde açılır (İYUK m.20/A-2-a). Görüş bildirmek dava açma süresini başlatmaz ve durdurmaz.

ÇED kararının iptali davasını kim açabilir?

Kararla menfaati ihlal edilen kişi açabilir (İYUK m.2/1-a). Yönetmelik projeden etkilenen veya etkilenmesi muhtemel olan halkı ilgili halk olarak tanımlar (ÇED Yönetmeliği m.4/1-u). Mahkeme ehliyeti dilekçenin ilk incelemesinde kendiliğinden denetler (İYUK m.14/3-c); bu nedenle projenin etki alanıyla bağı gösteren yerleşim yeri belgesi veya tapu kaydı dilekçeye baştan eklenmelidir.

ÇED kararının iptali davası hangi mahkemede açılır?

İdare mahkemesinde açılır. Taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin davalarda yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir (İYUK m.34/1); özel yetki kuralı bulunmayan hâllerde ise işlemi yapan merciin bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir (İYUK m.32/1). Yetkisiz mahkemeye açılan dava reddedilir ve dosya yetkili mahkemeye gönderilir (İYUK m.15/1-a).

ÇED kararının iptali davasında yürütmenin durdurulması kararına itiraz edilebilir mi?

Hayır. İvedi yargılama usulünde yürütmenin durdurulması talebine ilişkin kararlara itiraz edilemez (İYUK m.20/A-2-e). Genel usuldeki yedi günlük itiraz yolu (İYUK m.27/7) bu davalarda kullanılamaz; talebin ilk dilekçede gerekçelendirilmesi bu yüzden önemlidir.

ÇED kararının iptali davasında temyiz süresi kaç gündür?

On beş gündür. Nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir (İYUK m.20/A-2-g). Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir (İYUK m.20/A-2-i).

ÇED Olumlu kararı kaç yıl geçerlidir?

Beş yıl içinde mücbir sebep bulunmaksızın yatırıma başlanmazsa ÇED Olumlu kararı geçersiz sayılır (ÇED Yönetmeliği m.14/5). Aynı beş yıllık kural ÇED Gerekli Değildir kararı için de geçerlidir (ÇED Yönetmeliği m.17/2). Yönetmelik, projenin tamamının yapılmasını etkileyen yürütmenin durdurulması veya iptal kararını mücbir sebep tanımına almıştır (ÇED Yönetmeliği m.4/1-bb).

ÇED Yönetmeliğinin 14. maddesi ne düzenler?

ÇED Olumlu ve ÇED Olumsuz kararının verilme usulünü düzenler. Nihai ÇED raporu on takvim günü halkın görüşüne açılır, Bakanlık Komisyon çalışmalarını ve halkın görüşlerini dikkate alarak ÇED Olumlu ya da ÇED Olumsuz kararı verir, karar askıda otuz takvim günü ilan edilir ve ÇED Olumlu kararı beş yıl içinde yatırıma başlanmazsa geçersiz sayılır (ÇED Yönetmeliği m.14/1, m.14/3, m.14/4, m.14/5).

ÇED kararı iptal edilirse projeye verilen izinler ne olur?

Kanun, ÇED Olumlu kararı alınmadıkça projeyle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemeyeceğini ve yatırıma başlanamayacağını düzenler (Çevre Kanunu m.10/2). Yönetmelik de ÇED Olumlu veya ÇED Gerekli Değildir kararı alınmadan başlanan faaliyetin durdurulacağını ve yeni karar alınmadıkça durdurma kararının kaldırılmayacağını öngörür (ÇED Yönetmeliği m.19/1-a). Verilmiş izinlerin akıbeti bu iki hüküm çerçevesinde, her izin için ayrıca değerlendirilir.

ÇED kararının iptali davasında bilirkişi raporuna itiraz süresi nedir?

Taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde raporun tamamlatılmasını, açıklattırılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir (HMK m.281/1); idari yargıda bilirkişi konusunda HMK hükümleri uygulanır (İYUK m.31/1). İvedi yargılamada keşif ve bilirkişi incelemesi ivedilikle sonuçlandırılır (İYUK m.20/A-2-f).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: İdare Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp