Temsili fotoğraf: Tabelasız bir kurum binasında boş koridor ve bank

Yabancılar Hukuku

İdari Gözetim Kararına İtiraz: Nedir, Nereye Yapılır?

17 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

İdari gözetim kararı, hakkında sınır dışı etme kararı bulunan ve kaçma riski gibi hâller taşıyan yabancının, sınır dışı işlemleri tamamlanana kadar geri gönderme merkezinde tutulmasına ilişkin idari bir karardır (6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.57). Gözetim kural olarak altı ayı geçemez, istisnaen altı ay daha uzatılabilir (m.57/3). Karara karşı sulh ceza hâkimine başvurulur ve hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır (m.57/6).

İdari gözetim kararına itiraz için kanunda bir başvuru süresi yoktur. Bu, sınır dışı etme kararına karşı öngörülen yedi günlük süreyle karıştırılır (m.53/3); oysa iki başvuruda denetlenen işlem de merci de farklıdır. Aşağıda önce gözetimin kendisine ilişkin süreler, sonra itirazın süresi ve mercii ayrı ayrı ele alınmıştır.

1. İdari Gözetim Kararı Nedir?

İdari gözetim kararı, sınır dışı edilecek yabancının bu işlem tamamlanana kadar bir merkezde tutulmasını sağlayan idari bir tedbirdir. Bir ceza değildir; amacı sınır dışı işlemlerinin yürütülmesini güvence altına almaktır. İdari gözetime alınan yabancılar geri gönderme merkezlerinde tutulur (6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.58/1).

Süreç kolluğun yakalamasıyla başlar. Kanunun 54 üncü maddesi kapsamındaki yabancılar, kolluk tarafından yakalanmaları hâlinde haklarında karar verilmek üzere derhâl valiliğe bildirilir; sınır dışı etme kararı alınması gerektiği değerlendirilenler hakkında bu kararı valilik alır ve değerlendirme ile karar süresi kırk sekiz saati geçemez (m.57/1). Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılar, yakalamayı yapan kolluk birimince geri gönderme merkezlerine kırk sekiz saat içinde götürülür (m.57/2).

Kararın tebliği bir biçim şartı değil, itiraz hakkının kullanılabilmesinin koşuludur. İdari gözetim kararı, gözetim süresinin uzatılması ve her ay yapılan değerlendirmelerin sonuçları gerekçesiyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir; kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir (m.57/5). Aynı yükümlülük anayasal düzeyde de vardır: Devlet, işlemlerinde ilgili kişilerin hangi kanun yollarına ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.40/2). Gerekçe içermeyen veya hiç tebliğ edilmeyen bir karar, itirazda ileri sürülebilecek bir usul eksikliğidir.

2. İdari Gözetim Kararı Kimler Hakkında Verilir?

İdari gözetim kararı, hakkında sınır dışı etme kararı alınmış olan ve kanunda sayılan altı hâlden birini taşıyan yabancılar hakkında verilebilir. Bu hâller kaçma ve kaybolma riski bulunması, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarının ihlal edilmesi, sahte ya da asılsız belge kullanılması, kabul edilebilir bir mazeret olmaksızın Türkiye’den çıkmak için tanınan sürede çıkılmaması ve kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturulmasıdır (6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.57/2).

Fıkranın kuruluşu uygulamada gözden kaçar. Aynı koşullar hem idari gözetim kararının hem de gözetime alternatif yükümlülüklerin şartıdır; kanun bu hâllerde valiliğin idari gözetim kararı alacağını ya da 57/A maddesi uyarınca alternatif yükümlülükler getireceğini söyler (m.57/2). Yani sayılan hâllerden birinin bulunması, gözetimi tek seçenek hâline getirmez. Üstelik bu kapsamda olup da idari gözetim altına alınmayan yabancılara alternatif yükümlülüklerden birinin ya da birkaçının getirilmesi zorunludur (m.57/A(3)). Gözetim istenmiyorsa, itiraz dilekçesinde talebi doğrudan alternatif yükümlülük üzerine kurmak bu nedenle mümkündür.

3. İdari Gözetim Kararı Ne Kadar Sürer?

İdari gözetim kararıyla geri gönderme merkezinde tutulma süresi kural olarak altı ayı geçemez. Sınır dışı etme işlemleri yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamazsa bu süre en fazla altı ay daha uzatılabilir; toplam üst sınır on iki aydır (6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.57/3).

Altı aylık süreyi kesin üst sınır saymak yanlıştır, çünkü kanun uzatmayı açıkça öngörür. Buna karşılık uzatmanın şartı dardır: kanun gecikmenin yabancıdan kaynaklanmasını arar ve iki sebebi adıyla sayar. İşlemler idarenin yavaş davranması ya da üçüncü bir ülkenin belge vermemesi yüzünden tamamlanamıyorsa, uzatma kararının dayanağı bu fıkrada bulunmaz.

Gözetim bu süre boyunca kendiliğinden de sürmez. İdari gözetimin devamında zaruret olup olmadığı valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir, gerek görüldüğünde otuz günlük süre beklenmez ve zaruret görülmeyen yabancılar için gözetim derhâl sonlandırılır (m.57/4). Aylık değerlendirme, serbest bırakılma talebinin en doğrudan dayanağıdır: altı ay dolmamış olsa bile zaruretin ortadan kalktığı gösterilebiliyorsa gözetimin sürdürülmesi kanuna aykırı hâle gelir. Aynı fıkranın son cümlesi, gözetimi sonlandırılan yabancılara alternatif yükümlülükler getirileceğini söyler; serbest bırakılma, yükümlülüklerin tümüyle sona ermesi anlamına gelmez.

4. İdari Gözetim Kararına İtiraz Süresi Var mı?

İdari gözetim kararına itiraz süresi kanunda yoktur. Fıkrada ne bir gün sayısı ne de hak düşürücü bir süre geçer; aksine, gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurulabileceği açıkça düzenlenmiştir (6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.57/6).

Bunun pratik sonucu şudur: geçmiş bir tarihte alınmış ve o zaman itiraz edilmemiş bir idari gözetim kararı için de bugün başvuru yapılabilir. Sürenin geçtiği düşüncesiyle başvurudan vazgeçmek gerekmez. Başvuru bir dava değil, gözetimin devamında zaruret bulunup bulunmadığının denetlenmesi talebidir; bu yüzden gözetim sürdükçe tekrarlanabilir.

Karışıklık, başka yollara ait sürelerin bu başvuruya taşınmasından doğar. Aşağıdaki rakamların üçü de gerçek sürelerdir, ancak hiçbiri idari gözetim kararına itiraz süresi değildir.

Yedi gün, sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesine başvurma süresidir ve kararın tebliğinden itibaren işler (m.53/3). İtiraz edilen işlem farklıdır: orada sınır dışı etme kararı, burada idari gözetim kararı denetlenir.

On beş günün iki ayrı kaynağı vardır ve ikisi de bu başvuruya ait değildir. Birincisi 5326 sayılı Kabahatler Kanunudur: idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabilir (5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.27/1). Merci ailesi benzediği için bu süre kolayca buraya taşınır; oysa idari gözetim bir idari yaptırım kararı değildir. İkincisi 6458 sayılı Kanunun kendi hükmüdür ve bir başvuru süresi değil, mahkemenin karar verme süresidir: sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesine yapılan başvurular, dosyanın tekemmülünden ya da ara karar veya duruşma yapılması gereken hâllerde bunların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır (m.53/3).

Kaynaklarda yetmiş iki saat gibi başka rakamlar da dolaşır. Bunların fıkrada karşılığı yoktur ve idari gözetim kararına itirazda bir başvuru süresi olarak ileri sürülemez.

Sürenin bu başvuruda değil, gözetimin kendisinde sınırı vardır: gözetim altı ayı geçemez ve ancak kanunda gösterilen şartla uzatılabilir (m.57/3). Dilekçenin bölümleri ve doldurulabilir bir şablon idari gözetim kararına itiraz dilekçesi örneği yazısındadır.

5. İdari Gözetim Kararına İtiraz Nereye Yapılır?

İdari gözetim kararına itiraz sulh ceza hâkimine yapılır. Başvuruyu gözetim altına alınan kişi, yasal temsilcisi ya da avukatı yapabilir (6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.57/6). Merci idare mahkemesi değildir; yanlış mercie yapılan başvuru gözetim sürerken zaman kaybettirir.

Dilekçenin doğrudan idareye verilebilmesi, geri gönderme merkezinde tutulan ve adliyeye erişimi fiilen kısıtlı olan kişiler bakımından belirleyicidir. Dilekçe idareye verilirse, yetkili sulh ceza hâkimine ulaştırılması idarenin yükümlülüğüdür ve kanun bunun derhâl yapılmasını arar (m.57/6). Merkezde yabancıya yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve bunlarla görüşme imkânı ile telefon hizmetlerine erişim imkânı sağlanır (m.59/1-b). Bu erişimin bir merkezde fiilen nasıl işlediği, görüşme odaları, avukat görüşmesinin saatleri ve bekleme süresiyle birlikte Tuzla Geri Gönderme Merkezi yazısında resmî kaynaklara dayanarak incelenmiştir.

Uluslararası koruma başvurusu sahipleri bakımından gözetim m.68 hükmüne tabidir, ancak itiraz mercii değişmez: orada da sulh ceza hâkimine başvurulur ve hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır (m.68/7).

6. İdari Gözetim Kararına İtiraz Nasıl Sonuçlanır?

İdari gözetim kararına itirazı sulh ceza hâkimi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir (6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.57/6). Başvuru idari gözetimi durdurmaz; kişi inceleme sürerken merkezde tutulmaya devam eder.

İtirazın kabul edilmesi gözetimi sona erdirir, ancak yükümlülüklerin tümünü sona erdirmez. Gözetimi sonlandırılan yabancılara idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir (m.57/4 ve m.57/A(1)). İtirazın reddedilmesi ise yolu kapatmaz: şartların ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden başvurulabilir (m.57/6). Gözetim uzadıkça, aylık değerlendirmede zaruretin kalmadığı iddiası yeni bir başvurunun dayanağı olur.

İncelemenin esasa girmesi, hakkın kâğıt üzerinde kalmamasının koşuludur. Anayasa, her ne sebeple olursa olsun hürriyeti kısıtlanan kişiye, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve kısıtlamanın kanuna aykırılığı hâlinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkını tanır (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.19/8). Bu güvence, başvurunun yalnızca kaydedilmesini değil, gözetimin devamında zaruret bulunup bulunmadığının gerçekten incelenmesini gerektirir.

Uygulamada bunun karşılığı dilekçenin eklerinde görünür. İdari gözetim kararı zaten gerekçesiyle tebliğ edilmek zorunda olduğundan (m.57/5), kararın örneğini ve elde edilebilen belgeleri dilekçeye eklemek, incelemenin esasa girmesini kolaylaştırır ve esasa girilmemesi hâlinde başvurulacak sonraki yolların dayanağını oluşturur.

7. İdari Gözetim Kararı Yerine Alternatif Yükümlülükler

İdari gözetim kararı her zaman zorunlu değildir; kanun gözetim yerine uygulanabilecek daha hafif yükümlülükler öngörür. Bunlar belirli adreste ikamet etme, bildirimde bulunma, aile temelli geri dönüş, geri dönüş danışmanlığı, kamu yararına hizmetlerde gönüllülük esasıyla görev alma, teminat ve elektronik izlemedir (6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.57/A(1)). Yükümlülüklere tabi tutulma süresi yirmi dört ayı geçemez (m.57/A(2)).

Maddenin üçüncü fıkrası uygulamada en çok gözden kaçan hükümdür. Gözetim altına alınmayan yabancılar bakımından bu yükümlülükler bir seçenek değil, bir zorunluluktur: m.57/2 kapsamında olup da idari gözetim altına alınmayan yabancılara sayılan yükümlülüklerden birinin ya da birkaçının getirilmesi zorunludur (m.57/A(3)). Yükümlülüğe tabi tutulma da gerekçeleriyle birlikte tebliğ edilir ve kişi bir avukatla temsil edilmiyorsa kararın sonucu ile itiraz usulleri hakkında bilgilendirilir (m.57/A(4)).

Bu yükümlülüklerin nasıl uygulanacağı, 14.09.2022 tarihli ve 31953 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İdari Gözetime Alternatif Yükümlülüklere İlişkin Yönetmelik ile ayrıntılandırılmıştır. Yönetmelik, kanunda yalnızca başlık hâlinde sayılan yedi yükümlülüğü ayrı maddelerde düzenler.

YükümlülükYönetmelikÖne çıkan koşul
Belirli adreste ikamet etmem.8Adres sistemsel olarak teyit edilir; kira kontratı ya da yanında kalınacak kişilerin yazılı muvafakati aranır
Bildirimde bulunmam.9Parmak izi, ses tanıma veya ıslak imza; aralık bir aydan fazla olamaz
Ses tanımam.10İl müdür­lü­ğü­nün belirlediği sürelerde yazılım üzerinden bildirim
Teminatm.14Tutar yönet­me­likte belirlenir ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılır
Elektronik izlemem.15Mobil uygulama ya da elektronik kelepçe
Elektronik kelepçem.17Yalnız m.54/1-(b), (d) ve (k) kap­sa­mın­daki yabancılara, sayılan dört sebepten biri varsa
Yargı yolum.18Elektronik izlemeye karşı sulh ceza hâkimine başvuru

Teminat yükümlülüğünde tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak Göç İdaresi Başkanlığınca il müdürlüklerine bildirilir (İdari Gözetime Alternatif Yükümlülüklere İlişkin Yönetmelik m.14/2); bu nedenle cari tutar için başvuru anındaki il müdürlüğü bildirimi esas alınır. Teminat yatıran yabancı, mücbir sebepler ve mahkeme sürecinin sona ermemesi hâlleri saklı kalmak kaydıyla teminat süresi içinde Türkiye’den çıkmazsa teminat Hazineye irat kaydedilir (6458 sayılı Kanun m.57/A(7)).

7.1. İdari Gözetim Kararı Yerine Bildirim Yükümlülüğü Nasıl Yerine Getirilir?

Uygulamada “imza yükümlülüğü” denen tedbir, yönetmelikte üç ayrı usul olarak düzenlenmiştir. Bildirimde bulunma yükümlülüğüne tabi tutulan yabancı bu yükümlülüğünü parmak izi verilerinin doğrulanması, ses tanıma uygulaması veya il müdürlüğünde ıslak imza atma yollarından biri ya da birkaçıyla yerine getirebilir; il müdürlüğü mümkün olduğunca biyometrik verilerin kullanımını önceliklendirir (İdari Gözetime Alternatif Yükümlülüklere İlişkin Yönetmelik m.9/1 ve m.9/2).

Bildirimin sıklığına il müdürlüğü karar verir, ancak takdirin bir üst sınırı vardır: bildirim aralıkları bir aydan fazla olamaz (m.9/3). Yabancının hakkında işlem yapıldığı ilde bildirimde bulunması esastır (m.9/4). Başka bir ilde bildirimde bulunmak yazılı talebe bağlıdır; talebi, yabancıyı yükümlülüğe tabi tutan il müdürlüğü değerlendirir ve değerlendirmede sağlık durumu, güvenlik riski, eğitim durumu ve aile bağları gibi özel durumlar göz önünde bulundurulur (m.9/5). Bu nedenle il değişikliği talebinde dayanak belgelerin dilekçeye eklenmesi gerekir.

Bildirim tek başına her dosyada yeterli sayılmaz. Kanunun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri kapsamındaki yabancılar yalnızca bildirimde bulunma yükümlülüğüne tabi tutulamaz; bu kişilere kaybolmalarını engellemek amacıyla ilave yükümlülükler de getirilir (m.9/6).

7.2. İdari Gözetim Kararı Yerine Elektronik İzleme ve Elektronik Kelepçe

Elektronik izleme tek bir tedbir değildir. Yönetmelik iki uygulama biçimi tanımlar: yabancıların iletişim cihazlarına yüklenecek mobil uygulama yoluyla bildirimde bulunmaları ve konumlarının belirlenmesi ile elektronik kelepçe yoluyla izleme (İdari Gözetime Alternatif Yükümlülüklere İlişkin Yönetmelik m.15/2). İkisi arasındaki fark ağırlık farkıdır.

Yönetmelik elektronik kelepçeyi dar tutar. Kelepçe yalnızca Kanunun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentlerinden sınır dışı etme kararı alınan yabancılara uygulanabilir ve bunun için idari gözetim süresinin dolması, sulh ceza hâkimliği kararıyla gözetimin sonlandırılması, güvenlik ve istihbarat birimlerinin görüşü doğrultusunda zaruri görülmesi ya da Başkanlık tarafından karar verilmesi hâllerinden birinin bulunması gerekir (m.17/1 ve m.17/2). Karar resen veya il müdürlüğünün talebi doğrultusunda Başkanlık tarafından verilir (m.17/3).

Kelepçe takılan yabancıya uyulması gereken kurallar ve uymamanın sonuçları hakkında il müdürlüğü tarafından yazılı olarak bilgi verilir (m.17/7). Kurallara aykırı davranıldığı belirlenirse ilgili kolluk birimi derhal bilgilendirilir ve yabancı, yeniden idari gözetim altına alınabilmesi amacıyla yakalandığı yerdeki il müdürlüğüne teslim edilir (m.17/9). Kelepçe, sulh ceza hâkimliği kararıyla, yabancının sınır dışı edilmesi ya da ülkeden çıkış yapması hâlinde, Başkanlık veya Bakanlık talimatıyla, tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınacak rapor doğrultusunda ve mücbir sebeplerin varlığı hâlinde çıkarılır (m.17/10).

Özel ihtiyaç sahibi ya da hassas durumda olduğu tespit edilen yabancıya kelepçe değil, mobil uygulama yükümlülüğü getirilir ve bu kişilere ayrıca bildirimde bulunma yükümlülüğü uygulanmaz (m.15/3 ve m.15/4). Yükümlülüğe tabi tutulacak yabancının özel ihtiyaç sahibi ya da hassas durumda olup olmadığı öncelikli olarak değerlendirildiğinden, bu durumu ortaya koyan sağlık raporu veya belgelerin idareye sunulması sonucu değiştirebilir.

7.3. İdari Gözetime Alternatif Yükümlülüklere Karşı Hangi Yol Açık?

Alternatif yükümlülüklerin yargısal denetime tümüyle kapalı olduğu sanılır; bu, elektronik izleme bakımından doğru değildir. Elektronik izleme yükümlülüğüne tabi tutulan yabancı, yasal temsilcisi ya da avukatı bu karara karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru yükümlülüğü durdurmaz, hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir (6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.57/A(5)).

Yönetmelik aynı yolu tekrarlar ve iki ayrıntı ekler. Şartların ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurulabilir (İdari Gözetime Alternatif Yükümlülüklere İlişkin Yönetmelik m.18/3). Hâkim yükümlülüğün sonlandırılmasına karar verirse yükümlülük derhal sona erer, ancak gerekli görülmesi hâlinde yabancı başka bir alternatif yükümlülüğe tabi tutulabilir (m.18/4). Yani elektronik izlemenin kaldırılması, bütün yükümlülüklerin kalkması sonucunu doğurmaz.

Kanun, adreste ikamet, bildirim veya teminat gibi diğer yükümlülükler için özel bir itiraz yolu göstermez. Bu yükümlülükler idari işlem niteliğinde olduğundan genel hükümlere göre değerlendirilir; yönetmelik de yükümlülüklerin sulh ceza hâkimi veya idare mahkemesi kararıyla sona erebileceğini söyler (m.20/2-a).

7.4. İdari Gözetime Alternatif Yükümlülükler Ne Zaman Sona Erer?

Yükümlülüklerin bir üst süre sınırı vardır: yabancıların idari gözetime alternatif yükümlülüklere tabi tutuldukları süre her hâlükârda yirmi dört ayı geçemez, teminat yükümlülüğüne ilişkin süreler saklıdır (İdari Gözetime Alternatif Yükümlülüklere İlişkin Yönetmelik m.20/1).

Aynı madde yükümlülüğün sona ereceği hâlleri sayar. Bunların arasında sulh ceza hâkimi veya idare mahkemesi kararı, yabancının sınır dışı edilmesi, gönüllü geri dönüş yapması veya kendiliğinden ülkeden çıkış yapması, yirmi dört aylık sürenin dolması ve Başkanlık talimatı bulunur (m.20/2). Sınır dışı kararının ortadan kalkması yükümlülüğü de sona erdirdiğinden, sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde açılan iptal davası alternatif yükümlülükler bakımından da sonuç doğurur.

8. İdari Gözetim Kararı Uluslararası Koruma Başvurusunda Değişir mi?

İdari gözetim kararı, uluslararası koruma başvurusu sahipleri bakımından m.57 değil m.68 hükmüne tabidir ve fark büyüktür. Başvuru sahipleri, sadece uluslararası koruma başvurusunda bulunmalarından dolayı idari gözetim altına alınamaz (6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.68/1).

Başvuru sahiplerinin idari gözetim altına alınması istisnai bir işlemdir ve yalnızca dört hâlde mümkündür: kimlik veya vatandaşlık bilgilerinin doğruluğuyla ilgili ciddi şüphe varsa bu bilgilerin tespiti amacıyla, sınır kapılarında usulüne aykırı surette ülkeye girmekten alıkonulması amacıyla, gözetim uygulanmazsa başvuruya temel oluşturan unsurların belirlenemeyecek olması hâlinde ve kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehlike oluşturulması hâlinde (m.68/2). Gözetimin gerekip gerekmediği bireysel olarak değerlendirilir ve gözetimden önce m.71’deki ikamet zorunluluğu ile bildirim yükümlülüğünün yeterli olup olmayacağı öncelikle değerlendirilir; valilik gözetim yerine başka usuller belirleyebilir (m.68/3).

Süre bakımından fark belirleyicidir. Başvuru sahibinin idari gözetim süresi otuz günü geçemez, işlemler en kısa sürede tamamlanır ve şartlar ortadan kalktığında gözetim derhâl sonlandırılır (m.68/5). Sınır dışı rejimindeki altı aylık süreyi uluslararası koruma dosyasına uygulamak bu nedenle hatalıdır. İtiraz yolu ise aynıdır: sulh ceza hâkimine başvurulur, başvuru gözetimi durdurmaz, hâkim beş gün içinde kesin karar verir (m.68/7). Dosyada bir uluslararası koruma başvurusu bulunup bulunmadığı, uygulanacak süreyi doğrudan değiştiren bir ayrımdır.

9. İdari Gözetim Kararı ve Anayasal Güvenceler

İdari gözetim kararı kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakan bir tedbirdir; bu nedenle Anayasa’nın kişi hürriyeti güvencesiyle doğrudan ilgilidir. Anayasa, herkesin kişi hürriyeti ve güvenliğine sahip olduğunu söyledikten sonra hürriyetten yoksun bırakmanın sayılı hâllerini gösterir ve bunların arasında hakkında sınır dışı etme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması da vardır (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.19). Gözetimin anayasal dayanağı budur; aynı hüküm, dayanağın şekil ve şartlarının kanunda gösterilmesini de şart koşar.

Hürriyeti kısıtlanan kişiye tanınan denetim hakkı ayrıca düzenlenmiştir: her ne sebeple olursa olsun hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı hâlinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir (m.19/8). Kanundaki sulh ceza hâkimliği yolu bu güvencenin karşılığıdır (6458 sayılı Kanun m.57/6).

Kanun ayrıca bir avukat güvencesi getirir: idari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayanlara, talepleri hâlinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır (m.57/7).

Kanuna 2019 yılında eklenen bir fıkra, gözetim altındaki kişinin cihazlarının incelenmesine izin verirken incelemeyi amaçla sınırlar: idari gözetim altına alınan yabancıların uyruklarının tespit edilmesi amacıyla elektronik ve iletişim cihazları incelenebilir ve inceleme sonucunda elde edilen veriler bu amaç dışında kullanılmaz (m.57/8). İncelemenin tek meşru amacı uyruğun tespitidir; bu amacın dışına çıkan bir kullanım fıkranın son cümlesine aykırılık oluşturur.

10. İdari Gözetim Kararına İtiraz ile Tutulma Koşulları Aynı Şikâyet Değildir

İdari gözetim kararının hukuka uygunluğu ile merkezdeki tutulma koşulları farklı şikâyetlerdir, farklı hükümlere dayanır ve farklı mercilere götürülür. Gözetim kararının hukukiliğini sulh ceza hâkimi denetler (6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.57/6). Merkezde sağlanması gereken hizmetler ise ayrı bir maddede sayılmıştır.

Geri gönderme merkezlerinde yabancı tarafından bedeli karşılanamayan acil ve temel sağlık hizmetleri ücretsiz verilir; yabancıya yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve bunlarla görüşme yapabilme ile telefon hizmetlerine erişme imkânı sağlanır; ziyaretçileriyle, vatandaşı olduğu ülkenin konsolosluk yetkilisiyle ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisiyle görüşebilme imkânı tanınır; çocukların yüksek yararı gözetilir ve aileler ayrı yerlerde barındırılır; çocukların eğitim ve öğretimden yararlandırılmaları için Millî Eğitim Bakanlığınca gerekli tedbirler alınır (m.59/1). Göç alanında uzmanlığı bulunan sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Genel Müdürlüğün izniyle merkezleri ziyaret edebilir (m.59/2).

Bu hizmetlerin sağlanmaması, gözetim kararının kendisini hukuka aykırı hâle getirmez; m.59’dan doğan ayrı bir yükümlülüğün ihlalidir. Anayasal karşılığı da ayrıdır: kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.17) ve Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir (m.40). İki şikâyeti tek dilekçede birleştirmek, sulh ceza hâkimliğinin inceleme konusunu bulanıklaştırır.

11. İdari Gözetim Kararı Hukuka Aykırı Bulunursa Tazminat İstenebilir mi?

Sulh ceza hâkimliği idari gözetim kararını hukuka aykırı bulup kaldırırsa ya da idare gözetimi kendiliğinden sonlandırırsa tazminat sorusu gündeme gelir. Anayasa, hürriyeti bu esaslar dışında bir işleme tâbi tutularak kısıtlanan kişiye tazminat güvencesi tanır: bu kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre Devletçe ödenir (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.19).

Güvencenin kendisi açıktır, ancak usulü kanunda gösterilmemiştir. Burada dürüst cevap şudur: 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu idari gözetimden doğan tazminat talebi için bir merci, bir süre veya özel bir usul göstermez; Anayasa da talebi “tazminat hukukunun genel prensipleri”ne yollar ve bir yargı kolu adlandırmaz. Ceza muhakemesindeki koruma tedbirleri için öngörülen özel tazminat usulünün karşılığı bu tedbir bakımından kanunda bulunmamaktadır. Talebin hangi yargı kolunda ileri sürüleceği bu nedenle dosya bazında değerlendirilir.

Buradan çıkan pratik sonuç belge tutmakla ilgilidir. Sulh ceza hâkimliğinden alınan hukuka aykırılık kararı yalnızca serbest bırakılmayı sağlayan bir belge değildir; gözetimin hukukiliğini denetlemeye yetkili merci bu hâkimlik olduğundan (m.57/6), kararın örneği sonraki tazminat talebinin de dayanağıdır. Aynı şekilde gözetim süresini, tebliğ tarihlerini ve aylık değerlendirme sonuçlarını gösteren belgeler saklanmalıdır (m.57/5). Tazminatın kapsamı ve miktarı her dosyanın kendi koşullarına göre belirlenir.

12. İdari Gözetim Kararı ile Sınır Dışı Kararı Arasındaki Fark

İdari gözetim kararı çoğunlukla bir sınır dışı etme kararının uygulanması sürecinde gündeme gelir. Ancak iki karara karşı itiraz yolları farklıdır ve karıştırılmamalıdır:

  • Sınır dışı etme kararı için idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde başvurulur (6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.53/3). Yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.
  • İdari gözetim kararı için sulh ceza hâkimine, başvuru süresi sınırı olmaksızın başvurulur; hâkim beş gün içinde kesin karar verir (m.57/6). Başvuru gözetimi durdurmaz.

Bir dosyada çoğu zaman her iki karar da bulunur. Bu nedenle sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılırken idari gözetime karşı ayrıca sulh ceza hâkimine başvurulması gerekebilir. İki başvurunun dilekçeleri de ayrıdır; sınır dışı kararına karşı verilecek dilekçenin yapısı idari gözetim itirazını kapsamaz.

Sınır dışı kararıyla birlikte çoğu zaman bir giriş yasağı da uygulanır. Gözetim sona erip kişi ülkeden çıktıktan sonra karşılaşılan engel genellikle budur; ayrıntısı tahdit kodu ve kaldırılması yazısındadır.

13. İdari Gözetim Kararında Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?

İdari gözetim rejimi 2019 yılında önemli ölçüde değişti. 6/12/2019 tarihli ve 7196 sayılı Kanunla 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun m.57’sinin ikinci ve dördüncü fıkraları değiştirildi, sekizinci fıkra maddeye eklendi ve m.57/A tümüyle yeni bir madde olarak kanuna girdi. Bu değişiklikle gözetim kararının alınabileceği hâller alternatif yükümlülüklerle birlikte yeniden kuruldu ve aylık değerlendirme sonucunda serbest bırakılanlara yükümlülük getirilmesi zorunlu hâle geldi (m.57/4).

Uygulamaya ilişkin yönetmelik daha yenidir: İdari Gözetime Alternatif Yükümlülüklere İlişkin Yönetmelik 14.09.2022 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ses tanıma, mobil uygulama ve elektronik kelepçe gibi araçların usulü bu tarihten itibaren yazılıdır.

Karşılaştırılan sınır dışı hükmü ise bunlardan da yenidir. Sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesine başvuruyu düzenleyen m.53/3, 21/11/2024 tarihli ve 7533 sayılı Kanunla değiştirilmiştir; bugünkü metin dosyanın tekemmülü, tebligat yapılamaması hâlinde uygulanacak süre ve duruşmanın mahkemenin takdirinde olması gibi kalemleri içerir.

Bunun pratik anlamı şudur: 2019 öncesine ait bir uygulamaya dayanan kaynaklar bugünkü gözetim rejimini eksik anlatır, 2022 öncesine ait kaynaklar alternatif yükümlülüklerin usulünü hiç içermez ve 2024 öncesine ait kaynaklar sınır dışı başvurusunun usulünü eski hâliyle aktarır. Bir kaynaktan süre veya usul alınırken, dayandığı fıkranın sonradan değişip değişmediği denetlenmelidir.

İdari gözetim kararına itiraz süresi: hangi gün sayısı hangi yola ait?Kanun, sulh ceza hâkimine yapılan bu başvuru için süre öngörmez. Aşağıdaki gün sayılarının hiçbiri idari gözetim kararına itiraz süresi değildir; her biri başka bir yolun ya da başka bir merciin süresidir.
  1. Sulh ceza hâkiminin inceleme süresi5 gün
  2. Sınır dışı kararına karşı idare mahkemesine başvurma7 gün
  3. İdare mahkemesinin başvuruyu sonuçlandırma süresi15 gün
  4. Kabahatlerde idari yaptırım kararına itiraz15 gün
  5. Uluslararası korumada gözetimin üst sınırı30 gün
Kaynak: 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.53/3, m.57/6, m.68/5 ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.27/1

Sıkça Sorulan Sorular

İdari gözetim kararı nedir?

İdari gözetim kararı, hakkında sınır dışı etme kararı bulunan ve kaçma riski gibi hâller taşıyan yabancının, sınır dışı işlemleri tamamlanana kadar geri gönderme merkezinde tutulmasına ilişkin idari bir karardır. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.57'de düzenlenmiştir ve bir ceza değil, idari bir tedbirdir.

İdari gözetim kararı kimler hakkında verilir?

Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye'ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın tanınan sürede çıkmayan ya da kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik idari gözetim kararı alır (6458 sayılı Kanun m.57/2). Aynı fıkra, bu kişilere gözetim yerine alternatif yükümlülük getirilebileceğini de söyler.

İdari gözetim kararını kim verir?

İdari gözetim kararını valilik verir (6458 sayılı Kanun m.57/2). Kolluk tarafından yakalanan yabancı, haklarında karar verilmek üzere derhâl valiliğe bildirilir ve değerlendirme ile karar süresi kırk sekiz saati geçemez (m.57/1).

İdari gözetim en fazla ne kadar sürer?

Geri gönderme merkezindeki idari gözetim süresi kural olarak altı ayı geçemez. Sınır dışı etme işlemleri yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamazsa süre en fazla altı ay daha uzatılabilir; toplam üst sınır on iki aydır (6458 sayılı Kanun m.57/3).

İdari gözetim her ay gözden geçirilir mi?

Evet. İdari gözetimin devamında zaruret olup olmadığı valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir ve gerek görüldüğünde otuz günlük süre beklenmez. Zaruret görülmeyen yabancılar için idari gözetim derhâl sonlandırılır (6458 sayılı Kanun m.57/4).

İdari gözetim kararına itiraz süresi var mı?

Kanun, idari gözetim kararına itiraz için bir başvuru süresi öngörmez. Gözetim sürdükçe sulh ceza hâkimine başvurulabilir; ayrıca gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden başvuru yapılabilir (6458 sayılı Kanun m.57/6). Bu yönüyle sınır dışı etme kararına karşı öngörülen yedi günlük süreden farklıdır (m.53/3).

İdari gözetim kararına itiraz için on beş günlük süre geçerli mi?

Hayır. On beş günlük süre, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararlarına karşı sulh ceza mahkemesine başvuru süresidir (5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.27/1) ve idari gözetim bir idari yaptırım kararı değildir. 6458 sayılı Kanundaki on beş gün ise başvuru değil, idare mahkemesinin karar verme süresidir (m.53/3).

İdari gözetim kararına itiraz nereye yapılır?

İdari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurulur; merci idare mahkemesi değildir. Başvuruyu kişi, yasal temsilcisi veya avukatı yapabilir. Dilekçenin idareye verilmesi hâlinde dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır (6458 sayılı Kanun m.57/6).

İdari gözetim kararına itiraz gözetimi durdurur mu?

Hayır. Başvuru idari gözetimi durdurmaz; kişi inceleme sonuçlanana kadar merkezde tutulmaya devam eder. Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir (6458 sayılı Kanun m.57/6).

İdari gözetim itirazı kabul edilirse kişi tamamen serbest kalır mı?

Gözetim sona erer, ancak yükümlülüklerin tümü sona ermeyebilir. Gözetimi sonlandırılan yabancılara idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir (6458 sayılı Kanun m.57/4 ve m.57/A(1)); gözetim altına alınmayanlar bakımından bu yükümlülüklerden en az birinin getirilmesi zorunludur (m.57/A(3)).

İdari gözetim yerine başka bir tedbir uygulanabilir mi?

Evet. 6458 sayılı Kanun m.57/A idari gözetime alternatif yükümlülükler öngörür: belirli adreste ikamet etme, bildirimde bulunma, aile temelli geri dönüş, geri dönüş danışmanlığı, kamu yararına hizmetlerde gönüllülük esasıyla görev alma, teminat ve elektronik izleme. Bu yükümlülüklere tabi tutulma süresi yirmi dört ayı geçemez (m.57/A(2)).

Bildirimde bulunma yükümlülüğü nasıl yerine getirilir?

Bildirim, parmak izi verilerinin doğrulanması, ses tanıma uygulaması veya il müdürlüğünde ıslak imza atma yollarından biri ya da birkaçıyla yerine getirilir ve il müdürlüğü mümkün olduğunca biyometrik veriyi önceliklendirir (İdari Gözetime Alternatif Yükümlülüklere İlişkin Yönetmelik m.9/1 ve m.9/2). Bildirim aralıkları bir aydan fazla olamaz (m.9/3).

Elektronik izleme kararına itiraz edilebilir mi?

Evet. Elektronik izleme yükümlülüğüne tabi tutulan yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru yükümlülüğü durdurmaz; hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir (6458 sayılı Kanun m.57/A(5)). Şartların ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden başvurulabilir (İdari Gözetime Alternatif Yükümlülüklere İlişkin Yönetmelik m.18/3).

Elektronik kelepçe herkese takılabilir mi?

Hayır. Elektronik kelepçe yalnızca 6458 sayılı Kanun m.54/1'in (b), (d) ve (k) bentlerinden sınır dışı etme kararı alınan yabancılara ve ancak idari gözetim süresinin dolması, sulh ceza hâkimliği kararıyla gözetimin sonlandırılması, güvenlik ve istihbarat birimlerinin görüşü doğrultusunda zaruri görülmesi ya da Başkanlık kararı hâllerinde uygulanabilir (İdari Gözetime Alternatif Yükümlülüklere İlişkin Yönetmelik m.17/1 ve m.17/2).

Alternatif yükümlülüğe uyulmazsa ne olur?

İdari gözetime alternatif yükümlülüklere uymayan yabancılar idari gözetim altına alınabilir (6458 sayılı Kanun m.57/A(6)). Elektronik kelepçe bakımından kurallara aykırı davranıldığının belirlenmesi hâlinde ilgili kolluk birimi derhal bilgilendirilir ve yabancı yakalandığı yerdeki il müdürlüğüne teslim edilir (İdari Gözetime Alternatif Yükümlülüklere İlişkin Yönetmelik m.17/9).

Uluslararası koruma başvurusu yapan kişi idari gözetime alınabilir mi?

Sadece uluslararası koruma başvurusunda bulunmuş olmak idari gözetim sebebi değildir (6458 sayılı Kanun m.68/1). Başvuru sahibinin gözetimi istisnai bir işlemdir ve yalnızca kanunda sayılan dört hâlde mümkündür (m.68/2). Bu kişiler bakımından gözetim süresi otuz günü geçemez (m.68/5), yani sınır dışı rejimindeki altı aylık süreden çok daha kısadır.

İdari gözetimdeki kişi avukat tutabilir mi?

Evet. İdari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayanlara, talepleri hâlinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır (6458 sayılı Kanun m.57/7). Geri gönderme merkezinde yabancıya avukata erişme ve görüşme imkânı sağlanır (m.59/1-b).

İdari gözetimde telefon ve bilgisayar incelenebilir mi?

İdari gözetim altına alınan yabancıların uyruklarının tespit edilmesi amacıyla elektronik ve iletişim cihazları incelenebilir; inceleme sonucunda elde edilen veriler bu amaç dışında kullanılmaz (6458 sayılı Kanun m.57/8). Bu fıkra kanuna 6/12/2019 tarihli ve 7196 sayılı Kanunla eklenmiştir.

Geri gönderme merkezindeki koşullar için nereye başvurulur?

Bu, idari gözetim kararına itirazdan ayrı bir konudur. Sulh ceza hâkimi gözetim kararının hukukiliğini denetler (6458 sayılı Kanun m.57/6); merkezde sağlanması gereken hizmetler ise ayrı bir maddede sayılmıştır (m.59). Acil ve temel sağlık hizmeti, avukata ve yakınlara erişim, telefon ve ziyaretçi imkânı ile çocukların yüksek yararının gözetilmesi bu kapsamdadır.

İdari gözetim hukuka aykırı bulunursa tazminat istenebilir mi?

Anayasa m.19'un dokuzuncu fıkrası, bu esaslar dışında bir işleme tâbi tutulan kişilerin uğradığı zararın tazminat hukukunun genel prensiplerine göre Devletçe ödeneceğini düzenler. Ancak ne 6458 sayılı Kanun ne de Anayasa bu talep için bir merci ya da süre gösterir; talebin hangi yargı kolunda ileri sürüleceği dosya bazında değerlendirilir.

İdari gözetim itirazı ile sınır dışı itirazı aynı yere mi yapılır?

Hayır. Sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurulur (6458 sayılı Kanun m.53/3). İdari gözetim kararına karşı ise süre sınırı olmaksızın sulh ceza hâkimine başvurulur (m.57/6). İki karar çoğu zaman aynı dosyada bulunur ve iki ayrı başvuru gerekir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Yabancılar Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp