
İçindekiler 15
- Kısa Cevap
- Geri Gönderme Merkezi ve İdari Gözetim İlişkisi
- Türkiye’de Geri Gönderme Merkezleri Nerede Bulunur?
- Merkezlerin Listesi ve Ayrıntı Sayfaları
- Hangi Merkeze Yerleştirileceğini ve Nakli Kim Belirler?
- İdari Gözetim Kararı Nasıl ve Ne Zaman Alınır?
- Süreler: Altı Ay, On İki Ay ve Aylık Denetim
- İdari Gözetime İtiraz ve Alternatif Yükümlülükler
- Merkezde Sağlanan Haklar
- Merkezde Verilen Hizmetler ve Çalışma İlkeleri
- Ziyaret Saatleri ve Eşya Teslimi: Kuralı Kim Belirler?
- Anayasa Mahkemesi Denetimi: Gerekçesiz veya Geç Tebliğ Edilen Gözetim
- Merkezden Çıkınca Şikâyet Konusuz Kalır mı?
- Serbest Bırakıldıktan Sonra Önce Hangi Yol Tüketilmelidir?
- Bireysel Başvuru Süresi Ne Zaman Başlar?
Kısa Cevap
Geri gönderme merkezi (GGM), hakkında sınır dışı etme kararı bulunan ve idari gözetim altına alınan yabancıların, sınır dışı işlemleri tamamlanana kadar tutulduğu, Bakanlıkça işletilen merkezdir (6458 sayılı Kanun m.58). İdari gözetim kararı en geç kırk sekiz saat içinde verilir, kişi ayrıca kırk sekiz saat içinde merkeze götürülür (m.57/1-2); gözetim kural olarak altı ay, uzatmayla en fazla on iki ay sürer (m.57/3). Merkezde avukata, yakınlara, konsolosluğa ve ücretsiz acil sağlık hizmetine erişim güvence altındadır (m.59); karara karşı süre sınırı olmaksızın sulh ceza hâkimine başvurulabilir (m.57/6). Merkezler ihtiyaç olan il ve ilçelerde kurulur ve çoğu zaman bulundukları ilçenin adıyla anılır; ziyaret saatleri gibi günlük işleyiş ayrıntıları ise mevzuatta değil, idarenin düzenlemelerinde belirlenir.
Geri Gönderme Merkezi ve İdari Gözetim İlişkisi
Merkezin ne olduğu ve kim tarafından işletildiği m.58’de düzenlenir:
6458 sayılı YUKK m.58 — Geri gönderme merkezleri
“İdari gözetime alınan yabancılar, geri gönderme merkezlerinde tutulurlar. (2) Geri gönderme merkezleri Bakanlık tarafından işletilir. Bakanlık, kamu kurum ve kuruluşları, Türkiye Kızılay Derneği veya kamu yararına çalışan derneklerden göç alanında uzmanlığı bulunanlarla protokol yaparak bu merkezleri işlettirebilir.”
Amaç cezalandırmak değil, sınır dışı işlemleri tamamlanana kadar yabancının hazır bulunmasını sağlamaktır. Kimlerin idari gözetime alınacağı m.57’de düzenlenir.
Türkiye’de Geri Gönderme Merkezleri Nerede Bulunur?
Merkezlerin nasıl kurulduğu, kanunun altındaki yönetmelikte düzenlenir. Yönetmelik, merkezin tanımını da kanundan daha ayrıntılı verir:
Kabul ve Barınma Merkezleri ile Geri Gönderme Merkezlerinin Kurulması, Yönetimi, İşletilmesi, İşlettirilmesi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik m.3 — Tanımlar
“ç) Geri gönderme merkezi: İdari gözetim altına alınan yabancıların barındırılmaları ve kontrol altında tutulmaları amacıyla kurulan ve doğrudan işletilen veya kamu kurum ve kuruluşlarıyla, Türkiye Kızılay Derneği veya kamu yararına çalışan derneklerden göç alanında uzmanlığı bulunanlarla protokol yapılarak işlettirilen merkezleri”
Merkezlerin nerede kurulacağı idari bir karardır ve sabit bir liste değildir:
Kabul ve Barınma Merkezleri ile Geri Gönderme Merkezlerinin Kurulması, Yönetimi, İşletilmesi, İşlettirilmesi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik m.5 — Kuruluş
“(1) Geri gönderme merkezleri, ihtiyaç olan il ve ilçelerde Genel Müdürlüğün teklifi üzerine, Bakanlık onayıyla kurulur. (2) Kabul ve barınma merkezleri, ihtiyaç olan il ve ilçelerde valiliğin teklifi üzerine Genel Müdürlüğün onayıyla veya resen Genel Müdürlük tarafından kurulur. (3) Genel Müdürlük, acil veya olağanüstü durumlarda, konusu, amacı ve süresi kuruluş onayında belirtilmek kaydıyla geçici merkezler kurabilir. (4) Merkezlere ait standartlar, Genel Müdürlükçe belirlenir. (5) Merkezlere yerleştirme ve merkezlerin kapasite yönetimi, merkezlerin kapasitesi ve idari gerekliliklerine bağlı olarak Genel Müdürlük tarafından yapılır.”
Buradan üç sonuç çıkar. Birincisi, merkezler yalnız illerde değil ilçelerde de kurulabilir; nitekim uygulamada merkezler çoğu zaman ilçe adıyla anılır. İstanbul’da Tuzla, Arnavutköy, Çatalca ve Binkılıç; İzmir’de Harmandalı; Ankara’da Akyurt; Antalya’da Döşemealtı; Kırklareli’nde Pehlivanköy; Gaziantep’te Oğuzeli; Van’da Kurubaş bu şekilde anılan merkezlerdendir. Buna karşılık resmî kayıtların çoğu ilçe adını değil il adını taşır; Ağrı, Adana, Edirne, Kayseri, Kocaeli ve Çanakkale kayıtları böyledir ve ilçe, mahalle ve mevki adları yalnız adres satırında geçer. İki küme birbirini dışlamaz: Gaziantep’teki merkez günlük dilde Oğuzeli adıyla anılır, resmî kayıtta ise GAZİANTEP adıyla tutulur; Van kaydı da VAN-KURUBAŞ biçiminde il adını mahalle adıyla birlikte taşır. Çanakkale kaydındaki merkez Ayvacık ilçesindedir; yani bu merkez yaygın olarak ilçe adıyla anılmasına rağmen kayıtta il adıyla tutulur. Malatya’da ise aynı ildeki iki merkez MALATYA-1 ve MALATYA-2 adıyla numaralanarak ayrı ayrı kayıtlıdır. Erzurum’da da iki kayıt bulunur: ERZURUM-1 ve ERZURUM-2 aynı ilçede, Aşkale’de ve aynı caddededir, kapı numaralarıyla ayrışır. İki ilin numaralanmış kayıtları aynı şeyi anlatmaz; Malatya’da iki kayıt aynı telefon numarasını paylaşırken Erzurum’da her kaydın kendi numarası vardır ve bunlardan yalnız biri il müdürlüğü ibaresiyle yayımlanır. Bu ibarenin bulunmaması ise hattın merkeze ait olduğunu göstermez: Edirne kaydı ibareyi taşımadığı hâlde, Edirne İl Göç İdaresi Müdürlüğünün kendi iletişim sayfası aynı numarayı santral olarak nitelendirir. Listenin değişkenliğinin en açık örneği ise İstanbul Silivri’deki Selimpaşa merkezidir: 2016 yılında resmen hizmete giren ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun kapasite tablosunda İstanbul (Silivri) adıyla yer alan bu merkez, Göç İdaresi’nin bugünkü iletişim sayfasında listelenmemektedir. İkincisi, olağanüstü durumlarda süresi ve amacı kuruluş onayında gösterilen geçici merkezler kurulabilir; bu nedenle merkez sayısı dönemsel olarak değişir. Üçüncüsü, merkez standartlarını belirleme yetkisi Göç İdaresi’ndedir.
Merkezlerin güncel listesi ile adres ve telefon bilgileri, Göç İdaresi Başkanlığı’nın geri gönderme merkezleri iletişim sayfasında yayımlanır. Liste idari kararla değiştiği için, bir yakınının hangi merkezde bulunduğunu araştıran kişinin bu resmî kaynaktan teyit alması gerekir.
Merkezlerin Listesi ve Ayrıntı Sayfaları
Aşağıdaki merkezlerin her biri için ayrı bir sayfa hazırlanmıştır; her sayfa o merkezin resmî kayıttaki adresini, telefonunu ve yalnız o merkez bakımından kayda geçmiş noktaları ele alır. Tablodaki resmî kayıt adı sütunu ayrı bir bilgi taşır: merkezin günlük dilde anıldığı ad ile Göç İdaresi’nin kaydında yazılı ad çoğu merkezde birbirinden farklıdır ve resmî sayfada arama yapan kişi ancak kayıt adıyla sonuç alır.
| Merkez | Resmî kayıt adı | Bulunduğu yer |
|---|---|---|
| Adana | ADANA | Adana / Sarıçam |
| Ağrı | AĞRI | Ağrı / Merkez |
| Akyurt | ANKARA | Ankara / Akyurt |
| Antalya | ANTALYA | Antalya / Döşemealtı |
| Arnavutköy | İSTANBUL-ARNAVUTKÖY | İstanbul / Arnavutköy (Hadımköy) |
| Aşkale | ERZURUM-1 ve ERZURUM-2 | Erzurum / Aşkale |
| Aydın | AYDIN | Aydın / Efeler (Çeştepe) |
| Ayvacık | ÇANAKKALE | Çanakkale / Ayvacık |
| Bandırma | BALIKESİR | Balıkesir / Bandırma (Edincik) |
| Bayburt | BAYBURT | Bayburt / Merkez (Yolaltı) |
| Binkılıç | İSTANBUL-BİNKILIÇ | İstanbul / Çatalca (Binkılıç) |
| Bursa | BURSA | Bursa / Osmangazi |
| Çankırı | ÇANKIRI | Çankırı / Merkez |
| Çatalca | İSTANBUL-ÇATALCA | İstanbul / Çatalca (İnceğiz) |
| Edirne | EDİRNE | Edirne / Sarayiçi |
| Harmandalı | İZMİR | İzmir / Çiğli (Harmandalı) |
| Iğdır | IĞDIR-GEÇİCİ | Iğdır |
| Kayseri | KAYSERİ | Kayseri / Kocasinan (Gömeç) |
| Kocaeli | KOCAELİ | Kocaeli / İzmit (Gündoğdu) |
| Kütahya | KÜTAHYA | Kütahya / Merkez (İnköy) |
| Malatya | MALATYA-1 ve MALATYA-2 | Malatya / Yeşilyurt |
| Muğla | MUĞLA | Muğla / Ula |
| Niğde | NİĞDE | Niğde / Bor |
| Oğuzeli | GAZİANTEP | Gaziantep / Oğuzeli |
| Pehlivanköy | KIRKLARELİ | Kırklareli / Pehlivanköy |
| Selimpaşa | güncel listede kayıt yok | İstanbul / Silivri (Selimpaşa) |
| Şanlıurfa | ŞANLIURFA | Şanlıurfa / Eyyübiye |
| Tuzla | İSTANBUL-TUZLA | İstanbul / Tuzla (Akfırat) |
| Van | VAN-KURUBAŞ | Van / Kurubaş |
Hangi Merkeze Yerleştirileceğini ve Nakli Kim Belirler?
Uygulamada en sık sorulan sorulardan biri, kişinin neden belirli bir merkeze gönderildiği ve başka bir ildeki merkeze nakledilmesinin mümkün olup olmadığıdır. Yönetmelik m.5/5 bu konuda açıktır: yerleştirme ve kapasite yönetimi, merkezlerin kapasitesine ve idari gerekliliklere bağlı olarak Göç İdaresi tarafından yapılır. Yani yerleştirme, yabancının seçimine veya yakalandığı yere bağlı bir hak değil, kapasiteye göre kullanılan idari bir yetkidir.
Merkezler arası nakil de ayrıca düzenlenmiş bir hizmet kalemidir:
Kabul ve Barınma Merkezleri ile Geri Gönderme Merkezlerinin Kurulması, Yönetimi, İşletilmesi, İşlettirilmesi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik m.14 — Merkezlerde verilecek hizmetler
“f) Merkezler arası nakil ve sınır dışı nakil işlemleri.”
Bunun pratik sonucu şudur: bir yakını merkezde bulunan kişi, görüşmeye gitmeden önce kişinin hâlen aynı merkezde olup olmadığını teyit etmelidir. Nakil, yabancıya veya yakınına ayrıca haber verilmesi kanunda güvenceye bağlanmış bir işlem değildir; buna karşılık avukata ve yakınlara erişim hakkı m.59’da güvence altındadır ve nakil sonrası da işlemeye devam eder.
İdari Gözetim Kararı Nasıl ve Ne Zaman Alınır?
Süreç, kolluğun yabancıyı yakalamasıyla başlar:
6458 sayılı YUKK m.57 — Yakalama, değerlendirme ve idari gözetim kararı
“54 üncü madde kapsamındaki yabancılar, kolluk tarafından yakalanmaları hâlinde, haklarında karar verilmek üzere derhâl valiliğe bildirilir. Bu kişilerden, sınır dışı etme kararı alınması gerektiği değerlendirilenler hakkında, sınır dışı etme kararı valilik tarafından alınır. Değerlendirme ve karar süresi kırk sekiz saati geçemez. (2) (Değişik:6/12/2019-7196/77 md.) Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır ya da 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir. Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılar, yakalamayı yapan kolluk birimince geri gönderme merkezlerine kırk sekiz saat içinde götürülür.”
Buradan iki farklı kırk sekiz saatlik süre çıkar: değerlendirme/karar için kırk sekiz saat, merkeze götürme için ayrıca kırk sekiz saat. İdari gözetim otomatik bir sonuç değildir; yalnızca kaçma riski, sahte belge, süre ihlali veya kamu düzeni/güvenliği/sağlığı tehdidi gibi somut hâllerde uygulanır ve kanun gözetim yerine alternatif yükümlülükler (m.57/A) getirilebileceğini de öngörür.
Süreler: Altı Ay, On İki Ay ve Aylık Denetim
Merkezde tutulmanın bir üst sınırı vardır:
6458 sayılı YUKK m.57 — İdari gözetim süresi
“Geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Ancak bu süre, sınır dışı etme işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde, en fazla altı ay daha uzatılabilir.”
Yani süre kural olarak altı ay, en fazla toplamda on iki aydır. Ancak bu üst sınır otomatik dolana kadar beklenmesi gereken sabit bir süre değildir:
6458 sayılı YUKK m.57 — Aylık zaruret değerlendirmesi
“(4) (Değişik:6/12/2019-7196/77 md.) İdari gözetimin devamında zaruret olup olmadığı, valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir. Gerek görüldüğünde, otuz günlük süre beklenmez. İdari gözetimin devamında zaruret görülmeyen yabancılar için idari gözetim derhâl sonlandırılır. Bu yabancılara, 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir.”
Uluslararası koruma başvurusunda bulunanlar için ayrı bir rejim geçerlidir:
6458 sayılı YUKK m.68 — Uluslararası koruma başvurusunda idari gözetim
“Başvuru sahipleri, sadece uluslararası koruma başvurusunda bulunmalarından dolayı idari gözetim altına alınamaz.”
Kimlik şüphesi, usulsüz sınır geçişi veya kamu düzeni tehdidi gibi istisnai hâllerde ise süresi sınırlı olarak uygulanabilir:
6458 sayılı YUKK m.68 — Başvuru sahibinin idari gözetim süresi
“Başvuru sahibinin idari gözetim süresi otuz günü geçemez. İdari gözetim altına alınan kişilerin işlemleri en kısa sürede tamamlanır. İdari gözetim, şartları ortadan kalktığı takdirde derhâl sonlandırılır.”
Aşağıdaki tablo süreleri özetler:
| Aşama | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Yakalama sonrası değerlendirme ve karar | 48 saat | m.57/1 |
| İdari gözetim kararı sonrası merkeze götürme | 48 saat | m.57/2 |
| İdari gözetim (m.54 kapsamındaki yabancılar) | 6 ay + en fazla 6 ay uzatma (toplam 12 ay) | m.57/3 |
| Gözetimin devamında zaruret denetimi | Her ay | m.57/4 |
| Uluslararası koruma başvurusunda idari gözetim | En fazla 30 gün | m.68/5 |
| Sulh ceza hâkiminin itirazı incelemesi | 5 gün | m.57/6 |
İdari Gözetime İtiraz ve Alternatif Yükümlülükler
Karara karşı, süre sınırı olmaksızın sulh ceza hâkimine başvurulabilir:
6458 sayılı YUKK m.57 — Sulh ceza hâkimine itiraz
“İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru idari gözetimi durdurmaz. Dilekçenin idareye verilmesi hâlinde, dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır. Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir. İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurabilir.”
Bu yol, sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde açılan ve yedi günlük süreye tabi iptal davasından farklıdır; ikisi ayrı takip edilmelidir. Kanun, gözetim yerine daha hafif tedbirler de öngörür:
6458 sayılı YUKK m.57/A — İdari gözetime alternatif yükümlülükler
“57 nci maddenin ikinci fıkrasında sayılan yabancılara ya da idari gözetimi sonlandırılan yabancılara aşağıdaki idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilebilir: a) Belirli adreste ikamet etme b) Bildirimde bulunma c) Aile temelli geri dönüş ç) Geri dönüş danışmanlığı d) Kamu yararına hizmetlerde gönüllülük esasıyla görev alma e) Teminat f) Elektronik izleme (2) Yabancıya birinci fıkradaki yükümlülüklerden bir ya da birkaçının getirilmesi durumunda, bu süre yirmi dört ayı geçemez.”
Bu alternatiflerin ayrıntısı ayrı bir yazının konusudur.
Merkezde Sağlanan Haklar
Merkezde tutulan kişilerin bir bölümü aynı zamanda uluslararası koruma talebinde bulunmuş olabilir; bu talebin türleri, başvuru usulü ve ret hâlindeki itiraz yolu için uluslararası koruma (iltica) yazısına bakınız.
Kanun, merkezde tutulan yabancıya somut haklar tanır:
6458 sayılı YUKK m.59 — Geri gönderme merkezlerinde sağlanacak hizmetler
“Geri gönderme merkezlerinde; a) Yabancı tarafından bedeli karşılanamayan acil ve temel sağlık hizmetleri ücretsiz verilir, b) Yabancıya; yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve bunlarla görüşme yapabilme, ayrıca telefon hizmetlerine erişme imkânı sağlanır, c) Yabancıya; ziyaretçileri, vatandaşı olduğu ülke konsolosluk yetkilisi, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisiyle görüşebilme imkânı sağlanır, ç) Çocukların yüksek yararları gözetilir, aileler ayrı yerlerde barındırılır, [21] d) Çocukların eğitim ve öğretimden yararlandırılmaları hususunda, Millî Eğitim Bakanlığınca gerekli tedbirler alınır.”
Bu haklar arasında avukata ve yakınlara erişim, konsolosluk ve BMMYK ile görüşme, ücretsiz acil sağlık ve çocukların yüksek yararının gözetilmesi öne çıkar. Avukata erişim yalnızca insani bir güvence değildir; sulh ceza hâkimine itiraz ve sınır dışı kararına dava açma sürelerinin kaçırılmaması da büyük ölçüde bu erişime bağlıdır.
Merkezde Verilen Hizmetler ve Çalışma İlkeleri
Kanunun m.59’da saydığı haklar, yabancının talep edebileceği güvencelerdir. Yönetmelik ise idarenin örgütlenme yükümlülüğünü ayrıca sayar; ikisi birbirinin tekrarı değildir:
Kabul ve Barınma Merkezleri ile Geri Gönderme Merkezlerinin Kurulması, Yönetimi, İşletilmesi, İşlettirilmesi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik m.14 — Merkezlerde verilecek hizmetler
“(1) Merkezlerde verilecek hizmetler şunlardır: a) Barınma ve beslenme. b) İç ve dış güvenlik. c) Yabancı tarafından bedeli karşılanamayan acil ve temel sağlık hizmetleri. ç) Psikolojik ve sosyal destek faaliyetleri. d) Özel ihtiyaç sahiplerine uygun alanların tahsis edilmesi. e) Barınanların kıymetli eşyalarının emanete alınması. f) Merkezler arası nakil ve sınır dışı nakil işlemleri. g) Genel Müdürlükçe uygun görülen diğer hizmetler. (2) Birinci fıkrada belirtilen hizmetlerin sağlanması ile buna ilişkin standartlar Genel Müdürlük tarafından belirlenir.”
Listede kanunda bulunmayan iki kalem öne çıkar: psikolojik ve sosyal destek faaliyetleri ile kıymetli eşyaların emanete alınması. İkincisi, merkeze alınırken üzerindeki değerli eşyanın akıbetini soran kişi bakımından doğrudan dayanaktır: eşya emanete alınır, idarenin keyfî tasarrufuna bırakılmaz.
Merkezin işleyişinde uyulması gereken ilkeler de sayılmıştır:
Kabul ve Barınma Merkezleri ile Geri Gönderme Merkezlerinin Kurulması, Yönetimi, İşletilmesi, İşlettirilmesi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik m.4 — Merkezlerin çalışma esasları
“(1) Merkezlerin kurulması, işletilmesi ve işlettirilmesinde ve bu Yönetmelik kapsamında verilecek hizmetlerin yerine getirilmesinde aşağıdaki usul ve esaslara göre hareket edilir: a) Yaşam hakkının korunması. b) İnsan odaklı yaklaşım. c) Refakatsiz çocuğun yüksek yararının gözetilmesi. ç) Özel ihtiyaç sahiplerine öncelik tanınması. d) Kişisel bilgilerin gizli tutulması. e) Yapılacak işlemlerde ilgililerin bilgilendirilmesi. f) Barınanların sosyal ve psikolojik açıdan güçlendirilmesi. g) Barınanların inanç ve ibadet özgürlüklerine saygı gösterilmesi. ğ) Barınanlara dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin hizmet verilmesi.”
Bu maddenin iki bendi pratikte sıkça tartışma konusu olur. (e) bendi, yapılacak işlemlerde ilgililerin bilgilendirilmesini bir çalışma esası hâline getirir; yani tebligatın yapılmaması veya anlaşılmaz biçimde yapılması yalnızca kanuna değil, bu yönetmelik esasına da aykırılık oluşturur. (g) bendi ise inanç ve ibadet özgürlüğüne saygıyı açıkça sayar.
Özel ihtiyaç sahibi kavramı da yönetmelikte tanımlanmıştır ve merkezdeki önceliği belirler:
Kabul ve Barınma Merkezleri ile Geri Gönderme Merkezlerinin Kurulması, Yönetimi, İşletilmesi, İşlettirilmesi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik m.3 — Tanımlar
“k) Özel ihtiyaç sahibi: Başvuru sahibi ile uluslararası koruma statüsü sahibi kişilerden, refakatsiz çocuk, engelli, yaşlı, hamile, beraberinde çocuğu olan yalnız anne ya da baba veya işkence, cinsel saldırı ya da diğer ciddi psikolojik, bedensel ya da cinsel şiddete maruz kalmış kişiyi”
Kişinin bu tanıma girdiği dosyada gösterilirse, hem m.14/1-d uyarınca uygun alan tahsisi hem de m.4/ç uyarınca öncelik talebi gündeme gelir. Aynı olgular, idari gözetimin orantılılığı bakımından sulh ceza hâkimliğine yapılacak itirazın da dayanağını oluşturur.
Ziyaret Saatleri ve Eşya Teslimi: Kuralı Kim Belirler?
Merkezle ilgili en çok aranan bilgiler ziyaret saatleri, kıyafet, para ve ilaç teslimi gibi günlük işleyiş ayrıntılarıdır. Burada dürüst bir sınır çizmek gerekir: bu ayrıntılar yayımlanmış mevzuatta düzenlenmemiştir. Yönetmelik yirmi bir maddeden oluşur ve ziyaret usulüne ayrılmış bir maddesi yoktur. Düzenleme yetkisi açıkça idareye bırakılmıştır:
Kabul ve Barınma Merkezleri ile Geri Gönderme Merkezlerinin Kurulması, Yönetimi, İşletilmesi, İşlettirilmesi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik m.19 — İdari düzenlemeler
“(1) Genel Müdürlük, bu Yönetmeliğe aykırı olmamak üzere idari düzenlemeler yapabilir. (2) Ayrıca merkezlerin genel güvenlik, yangın, bilgi sistemlerinin güvenliği gibi diğer güvenlik standartları ile güvenlik personelinin merkez içinde ve dışında yerine getireceği görevler, Genel Müdürlük tarafından belirlenir.”
Buna m.14/2’deki “standartlar Genel Müdürlük tarafından belirlenir” kuralı eklendiğinde tablo netleşir: ziyaret gün ve saatleri, teslim edilebilecek eşyanın kapsamı ve güvenlik kontrolünün biçimi merkez ve Göç İdaresi tarafından belirlenen idari düzenlemelerle şekillenir. Bu düzenlemeler merkezden merkeze ve dönemden döneme değişebilir.
Yayımlanmış mevzuattan çıkarılabilecek olan ise şudur:
- Telefon. m.59/b, yabancıya telefon hizmetlerine erişme imkânı sağlanmasını güvence altına alır. Erişimin merkez telefonları üzerinden kurulması bu güvenceye aykırı değildir; erişimin hiç sağlanmaması aykırıdır.
- Kıymetli eşya. m.14/1-e, barınanların kıymetli eşyalarının emanete alınmasını bir hizmet olarak sayar.
- Ziyaretçi. m.59/c, yabancıya ziyaretçileriyle, konsolosluk yetkilisiyle ve BMMYK görevlisiyle görüşebilme imkânı sağlanmasını öngörür. Görüşmenin hangi gün ve saatte yapılacağı ise maddede düzenlenmemiştir.
Bu nedenle ziyarete gitmeden veya eşya göndermeden önce ilgili merkezden teyit almak gerekir. Bu yazı, mevzuatta karşılığı bulunmayan bir gün ve saat bilgisi vermez; verilen bilgi ancak kaynağı gösterilebildiği ölçüde güvenilirdir.
Anayasa Mahkemesi Denetimi: Gerekçesiz veya Geç Tebliğ Edilen Gözetim
İdari gözetimin m.57’de öngörülen usule uygun yürütülmesi kâğıt üzerinde kalmamalıdır. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, idari gözetim kararının ve aylık değerlendirmelerin gerekçesiyle birlikte süratle tebliğ edilmesi gerektiğini vurgulayan bir başvuruda, kararı gecikmeyle verilen ve bilgileri zamanında kendisine tebliğ edilmeyen bir başvurucu için şu tespiti yapmıştır:
“Somut olayda başvurucunun idari gözetim altına alınmasına ve bu tedbirin devam ettirilmesine ilişkin karar ve bilgilerin zamanında kendisine bildirilmediği, dolayısıyla durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı hâlinde hemen serbest bırakılmasını sağlama imkânının da zarar gördüğü sonucuna ulaşılmıştır. 103. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 19. maddesinin dördüncü fıkrasının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.”
(Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, B. No: 2014/15769, T. 30.11.2017 — kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine)
Bu karar 2019 değişikliğinden önceki bir olaya ilişkindir; ancak dayandığı ilke (gerekçeli ve süratli tebliğ zorunluluğu) bugün m.57/4-5’te hâlâ yürürlükte ve 2019’da güçlendirilmiştir. Pratik ders açıktır: idari gözetim kararı gerekçesiz verilmiş veya süresinde tebliğ edilmemişse, bu eksiklik sulh ceza hâkimine yapılacak itirazda ileri sürülebilir.
Merkezden Çıkınca Şikâyet Konusuz Kalır mı?
Uygulamada sık karşılaşılan bir tereddüt, kişi serbest bırakıldıktan sonra tutulma koşullarına ilişkin şikâyetin anlamını yitirip yitirmediğidir. Anayasa Mahkemesi bunu açıkça reddetmiş ve serbest bırakılmanın başvurucuyu yalnızca tazminat yoluna yönlendirmeye gerekçe yapılamayacağını belirtmiştir:
“Aksi takdirde başvuru tarihinde idari gözetim altında bulunan kişinin inceleme tarihinden önce serbest bırakılması gerekçe gösterilerek tazminat yoluna yönlendirilmesi, ciddi ve güncel hak ihlallerinin zımnen meşrulaştırılması sonucunu doğurur. 57. Açıklanan gerekçelerle tutulma koşulları yönünden Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağıyla bağlantılı olarak Anayasa’nın 40. maddesinde teminat altına alınan etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir”
(Anayasa Mahkemesi, B. No: 2025/10406, T. 08.07.2025 — kısmen ihlal)
Kararın iki pratik sonucu vardır. Birincisi, merkezdeki koşullara ilişkin şikâyet, kişi çıktıktan sonra da incelenir; “artık dışarıdasınız” cevabı tek başına yeterli değildir. İkincisi (ve daha önemlisi) ihlal, koşulların kendisinden ayrı olarak etkili bir başvuru yolunun bulunmamasından doğmuştur. Yani merkezdeki koşullardan şikâyetçi olan kişiye, bu şikâyeti zamanında ve etkili biçimde inceletecek bir mercinin sağlanmış olması gerekir.
Bu nedenle merkezde geçirilen süre boyunca koşullara ilişkin somut kayıt tutulması (hangi tarihte hangi talebin yapıldığı, kime iletildiği, cevap verilip verilmediği) sonraki başvurunun dayanağını oluşturur.
Serbest Bırakıldıktan Sonra Önce Hangi Yol Tüketilmelidir?
Bir önceki başlıkta yer alan karar, serbest bırakılmanın şikâyeti konusuz bırakmadığını gösterir. Bu, doğrudan Anayasa Mahkemesi’ne gidilebileceği anlamına gelmez. Mahkeme, idari gözetimi sona ermiş kişilerin kişi hürriyeti ve güvenliği iddiası bakımından önce idari yargıda tam yargı davası açmasını arar:
“22. Anayasa Mahkemesi aynı başvuruda, idari gözetimi sona erdirilen başvurucuların hukuka aykırı olarak idari bir kararla özgürlüklerinden yoksun bırakılmaları nedeniyle uğradıklarını öne sürdükleri maddi ve manevi zararlarının karşılanması bakımından başarı şansı sunma, yeterli giderim sağlama kapasitesini haiz ve ulaşılabilir olduğu görülen tam yargı davası yolu tüketilmeden yapılan başvuruların incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna varmıştır (B.T., § 73; A.A., B. No: 2014/18827, 20/12/2017, § 37). 23. Başvurucunun geri gönderme merkezinden salıverildiği görülmüştür. Bu durumda kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiası bakımından yukarıda açıklanan ilkelerden ayrılmayı gerektiren bir husus bulunmamaktadır.”
(Anayasa Mahkemesi, B. No: 2020/13340, T. 19.01.2022 — başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez)
İki kararı birlikte okumak gerekir; çünkü söyledikleri farklı şeylerdir ve karıştırıldığında hak kaybı doğurur:
| Ne iddia ediliyor | Hangi yol | Serbest bırakılmanın etkisi |
|---|---|---|
| Gözetim altında tutulma hukuka aykırıydı (kişi hürriyeti) | Önce idare mahkemesinde tam yargı davası | Yol tüketilmeden yapılan bireysel başvuru kabul edilemez |
| Tutulma koşulları kötü muamele oluşturdu | Etkili bir inceleme mercii sağlanmış olmalıdır | Serbest bırakılma şikâyeti konusuz bırakmaz |
Yani serbest bırakılma, şikâyetin incelenmesini engellemez; ancak hangi merciye ve hangi sırayla gidileceğini belirler. Gözetimin hukuka aykırılığından doğan maddi ve manevi zarar için idare mahkemesinde tam yargı davası açılmadan yapılan bireysel başvuru, esası incelenmeden reddedilir.
Bireysel Başvuru Süresi Ne Zaman Başlar?
Süre hesabı, bu dosyalarda sıkça gözden kaçan ikinci eşiktir. Sınır dışı kararına karşı açılan iptal davasında idare mahkemesinin kararı kesindir (m.53/3). Kesin karara karşı istinaf yoluna başvurulması, bireysel başvuru süresini uzatmaz:
“27. Somut olayda, kesin nitelikteki İdare Mahkemesinin 20/11/2018 tarihli kararının başvurucuya 7/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Bu nedenle 7/12/2018 tarihinde öğrenilen kesin nitelikteki karara karşı otuz günlük başvuru süresi geçtikten sonra 7/3/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır. Başvurucunun istinaf yoluna başvurmasının bireysel başvuru süresinin belirlenmesine bir etkisi olmamıştır.”
(Anayasa Mahkemesi, B. No: 2019/8096, T. 29.12.2021 — süre aşımı nedeniyle kabul edilemez)
Kararın pratik sonucu nettir: otuz günlük bireysel başvuru süresi, kesin nitelikteki idare mahkemesi kararının tebliğinden itibaren işlemeye başlar. Var olmayan bir kanun yoluna başvurmak bu süreyi durdurmaz ve bekleyen kişi süreyi kaybeder.
Bu iki eşik birlikte değerlendirildiğinde sıralama şöyledir: sınır dışı kararına karşı yedi gün içinde idare mahkemesinde iptal davası (m.53/3), idari gözetime karşı süre sınırı olmaksızın sulh ceza hâkimliği (m.57/6), gözetim sona erdikten sonra zarar için tam yargı davası ve ancak bu yollar tükendikten sonra otuz gün içinde bireysel başvuru.
Gözetim kararına karşı verilecek dilekçenin yapısı için idari gözetim kararına itiraz dilekçesi örneği yazısına bakılabilir.
İlgili yazılar: Sınır Dışı (Deport) Kararı: Sebepler ve İstisnalar · Sınır Dışı Etme Kararına İtiraz ve İptal Davası · İdari Gözetim Kararı Nedir, Nasıl İtiraz Edilir? · Tahdit Kodu Nedir, Nasıl Kaldırılır?
İtiraz dilekçesinin hangi bilgileri taşıması gerektiği ve doldurulabilir bir şablon idari gözetim kararına itiraz dilekçesi örneğinde ele alınmıştır. Vekâlet ücretini karşılayamayacak durumda olanlar için adli yardım başvurusunun şartları ve avukat tutacak parası olmayanın önündeki yollar ayrı yazılarda incelenmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Geri gönderme merkezi nedir?
Geri gönderme merkezi, hakkında sınır dışı etme kararı bulunan ve idari gözetim altına alınan yabancıların, sınır dışı işlemleri tamamlanana kadar tutulduğu tesistir. 6458 sayılı Kanun m.58'de düzenlenmiştir ve Bakanlık tarafından işletilir. Bir ceza infaz kurumu değildir.
Geri gönderme merkezine götürülme süreci nasıl işler, kaç saat içinde olur?
6458 sayılı Kanun m.57/1'e göre valilik, sınır dışı etme kararını en geç kırk sekiz saat içinde değerlendirip verir. m.57/2'ye göre idari gözetim kararı alınanlar ise ayrıca kolluk tarafından kırk sekiz saat içinde geri gönderme merkezine götürülür. Bu iki kırk sekiz saatlik süre birbirinden farklıdır ve art arda işler.
Geri gönderme merkezinde kimler tutulur, idari gözetim kimler hakkında uygulanır?
6458 sayılı Kanun m.57/2'ye göre, hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan kaçma ve kaybolma riski bulunan, giriş-çıkış kurallarını ihlal eden, sahte belge kullanan, tanınan sürede çıkmayan veya kamu düzeni, güvenliği ya da sağlığı bakımından tehdit oluşturanlar idari gözetim altına alınıp geri gönderme merkezine götürülür.
İdari gözetim en fazla ne kadar sürer?
6458 sayılı Kanun m.57/3'e göre idari gözetim süresi kural olarak altı ayı geçemez. Yabancının iş birliği yapmaması veya doğru belge vermemesi hâlinde en fazla altı ay daha uzatılabilir; toplam üst sınır on iki aydır. Devamında zaruret olup olmadığı ayrıca her ay değerlendirilir (m.57/4).
Uluslararası koruma başvurusunda bulunanlar da idari gözetime alınabilir mi?
Evet, ancak istisnai bir hâldir. 6458 sayılı Kanun m.68'e göre başvuru sahipleri sadece uluslararası koruma başvurusunda bulunmalarından dolayı idari gözetime alınamaz; ancak kimlik şüphesi, usulsüz giriş, başvurunun temelinin belirlenememesi veya kamu düzeni tehdidi gibi hâllerde idari gözetime alınabilirler. Bu gözetimin süresi otuz günü geçemez.
Geri gönderme merkezinde tutulan yabancının hakları nelerdir?
6458 sayılı Kanun m.59'a göre yabancıya ücretsiz acil ve temel sağlık hizmeti; yakınlarına, notere, yasal temsilcisine ve avukatına erişim ile telefon imkânı; ziyaretçileri, konsolosluk yetkilisi ve BMMYK görevlisiyle görüşme imkânı sağlanır. Çocukların yüksek yararı gözetilir ve aileler ayrı barındırılır.
Merkezdeki yabancı avukatıyla veya ailesiyle görüşebilir mi?
Evet. 6458 sayılı Kanun m.59'a göre yabancıya; yakınlarına, notere, yasal temsilcisine ve avukatına erişme ve görüşme ile telefon hizmetlerine erişme imkânı sağlanır. Ayrıca ziyaretçileri, vatandaşı olduğu ülke konsolosluğu ve BMMYK görevlisiyle görüşebilme imkânı vardır.
İdari gözetime alternatif bir tedbir uygulanabilir mi?
Evet. 6458 sayılı Kanun m.57/A, idari gözetim yerine belirli adreste ikamet etme, bildirimde bulunma, teminat, elektronik izleme gibi alternatif yükümlülükler öngörür. Bu yükümlülükler en fazla yirmi dört ay sürebilir; uyulmaması hâlinde kişi idari gözetim altına alınabilir.
Geri gönderme merkezinden nasıl çıkılır?
İdari gözetim kararına karşı, süre sınırı olmaksızın sulh ceza hâkimine başvurulabilir; hâkim beş gün içinde karar verir (m.57/6). Zaruret kalktığında gözetim derhâl sonlandırılır (m.57/4); ayrıca gözetim yerine adreste ikamet, bildirim, teminat gibi alternatif yükümlülükler de talep edilebilir (m.57/A).
Geri gönderme merkezi cezaevi midir?
Hayır. Geri gönderme merkezi bir ceza infaz kurumu değildir. İdari gözetim bir ceza değil, sınır dışı işlemleri tamamlanana kadar uygulanan idari bir tedbirdir. Bu nedenle merkezde tutulmak, kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez.
Anayasa Mahkemesi idari gözetim kararlarını nasıl denetler?
Anayasa Mahkemesi, idari gözetim kararının ve buna ilişkin aylık değerlendirmelerin gerekçesiyle birlikte süratle tebliğ edilmesini kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının bir güvencesi sayar. Genel Kurul, kararı geç verilen ve kendisine zamanında tebliğ edilmeyen bir başvuruda bu hakkın ihlal edildiğine karar vermiştir (B. No: 2014/15769, T. 30.11.2017).
Türkiye'de geri gönderme merkezleri nerede bulunur?
Merkezler, ihtiyaç olan il ve ilçelerde Göç İdaresi Başkanlığı'nın teklifi üzerine Bakanlık onayıyla kurulur (Yönetmelik m.5/1). Bu nedenle merkezler çoğu zaman ilçe adıyla anılır: İstanbul'da Tuzla, Arnavutköy, Çatalca ve Binkılıç; İzmir'de Harmandalı; Ankara'da Akyurt; Antalya'da Döşemealtı; Kırklareli'nde Pehlivanköy; Gaziantep'te Oğuzeli; Van'da Kurubaş gibi. Resmî kayıtların çoğu ise il adıyla tutulur; Ağrı, Adana, Kayseri, Kocaeli ve Çanakkale kayıtlarında ilçe adı yalnız adres satırında geçer. İki küme birbirini dışlamaz: Oğuzeli'ndeki merkezin kayıt adı GAZİANTEP, Kurubaş'takinin kayıt adı ise VAN-KURUBAŞ biçimindedir. Çanakkale kaydındaki merkez Ayvacık ilçesindedir ve günlük kullanımda çoğunlukla Ayvacık adıyla anılır. Malatya'da ise aynı ildeki iki merkez MALATYA-1 ve MALATYA-2 adıyla numaralanarak ayrı ayrı kayıtlıdır. Aynı yapı Erzurum'da da vardır: ERZURUM-1 ve ERZURUM-2 kayıtlarının ikisi de Aşkale ilçesinde, aynı caddede fakat farklı kapı numaralarındadır ve Malatya kayıtlarından farklı olarak iki ayrı telefon numarası taşır. Bazı merkezler ise eski resmî kayıtlarda görünürken güncel listede yer almaz; İstanbul Silivri'deki Selimpaşa merkezi bunun örneğidir. Liste idari kararla değiştiği ve olağanüstü durumlarda geçici merkez kurulabildiği için (m.5/3), güncel liste ile adres ve telefon bilgileri Göç İdaresi'nin resmî iletişim sayfasından teyit edilmelidir.
Yakınımın hangi merkeze gönderileceğini kim belirler?
Yönetmelik m.5/5'e göre merkezlere yerleştirme ve kapasite yönetimi, merkezlerin kapasitesine ve idari gerekliliklere bağlı olarak Göç İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır. Yerleştirme yabancının seçimine bağlı bir hak değil, idari bir yetkidir. Merkezler arası nakil de ayrıca düzenlenmiş bir hizmet kalemidir (m.14/1-f); bu nedenle görüşmeye gitmeden önce kişinin hâlen aynı merkezde olup olmadığı teyit edilmelidir.
Geri gönderme merkezinde hangi hizmetler verilir?
Yönetmelik m.14'e göre merkezlerde barınma ve beslenme, iç ve dış güvenlik, yabancı tarafından bedeli karşılanamayan acil ve temel sağlık hizmetleri, psikolojik ve sosyal destek faaliyetleri, özel ihtiyaç sahiplerine uygun alan tahsisi, barınanların kıymetli eşyalarının emanete alınması ile merkezler arası ve sınır dışı nakil işlemleri sağlanır. Bu hizmetlere ilişkin standartlar Göç İdaresi tarafından belirlenir.
Geri gönderme merkezinin ziyaret saatleri nedir?
Ziyaret gün ve saatleri yayımlanmış mevzuatta düzenlenmemiştir. 6458 sayılı Kanun m.59/c yabancıya ziyaretçileriyle görüşebilme imkânı sağlanmasını güvence altına alır, ancak görüşmenin zamanını belirlemez. Yönetmelik m.19 ve m.14/2 bu ayrıntıyı Göç İdaresi'nin idari düzenlemelerine bırakır. Bu düzenlemeler merkezden merkeze ve dönemden döneme değişebileceği için, ziyaretten önce ilgili merkezden teyit alınması gerekir.
Merkeze kıyafet, para veya ilaç teslim edilebilir mi?
Teslim edilebilecek eşyanın kapsamı ve güvenlik kontrolünün biçimi yayımlanmış mevzuatta düzenlenmemiştir; Yönetmelik m.19 ve m.14/2 uyarınca bu standartları Göç İdaresi belirler. Mevzuatta yer alan tek kural, m.14/1-e'deki barınanların kıymetli eşyalarının emanete alınması hizmetidir. Bu nedenle eşya göndermeden önce ilgili merkezden bilgi alınmalıdır.
Geri gönderme merkezi yönetmeliği hangisidir?
Kabul ve Barınma Merkezleri ile Geri Gönderme Merkezlerinin Kurulması, Yönetimi, İşletilmesi, İşlettirilmesi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik'tir (RG 22.04.2014, sayı 28980). Yönetmelik, 6458 sayılı Kanunun 58 ve 95 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır ve yirmi bir maddeden oluşur.
Merkezde ibadet imkânı sağlanması gerekir mi?
Yönetmelik m.4/g, merkezlerin işletilmesinde barınanların inanç ve ibadet özgürlüklerine saygı gösterilmesini bir çalışma esası olarak sayar. Aynı maddenin (ğ) bendi ise dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin hizmet verilmesini öngörür.
Serbest bırakıldıktan sonra doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilir miyim?
Hayır. Anayasa Mahkemesi, idari gözetimi sona ermiş kişilerin kişi hürriyeti ve güvenliği iddiası bakımından önce idare mahkemesinde tam yargı davası açmasını arar; bu yol tüketilmeden yapılan başvuruyu bireysel başvurunun ikincil niteliğiyle bağdaşmadığı gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur (B. No: 2020/13340, T. 19.01.2022). Buna karşılık serbest bırakılma, tutulma koşullarına ilişkin şikâyeti kendiliğinden konusuz bırakmaz.
Bireysel başvuru süresi ne zaman işlemeye başlar?
Otuz günlük süre, kesin nitelikteki idare mahkemesi kararının tebliğinden itibaren işler. Anayasa Mahkemesi, kesin karara karşı istinaf yoluna başvurulmasının bireysel başvuru süresinin belirlenmesine etkisi olmadığını belirterek başvuruyu süre aşımından kabul edilemez bulmuştur (B. No: 2019/8096, T. 29.12.2021).
Geri gönderme merkezini kim işletir?
6458 sayılı Kanun m.58'e göre geri gönderme merkezleri Bakanlık tarafından işletilir. Bakanlık; kamu kurumları, Türkiye Kızılay Derneği veya göç alanında uzman kamu yararına dernekler ile protokol yaparak bu merkezleri işlettirebilir.
İlgili çalışma alanı: Yabancılar Hukuku
← Tüm makaleler