Yabancılar Hukuku

Arnavutköy Geri Gönderme Merkezi: Adres, Haklar ve İtiraz

Arnavutköy Geri Gönderme Merkezinin resmî adresi ve telefonu, Hadımköy ad karışıklığı, iki geçici merkez kaydı ve avukat görüşmesinde makul düzenleme.

9 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
İçindekiler 13

Yakını idari gözetim altına alınan kişinin ilk sorusu genellikle nerede olduğudur. Arnavutköy Geri Gönderme Merkezi bu soruda iki ayrı karışıklık üretir: merkez hem Arnavutköy hem Hadımköy adıyla anılır, üstelik resmî kayıtta aynı adreste üç ayrı kayıt görünür. Bu yazı önce bu kimlik sorununu çözer, sonra merkezle ilgili kararlarda öne çıkan bir eksene bakar: yürüyemeyen bir kişinin avukatıyla görüşmesi.

Kısa Cevap

Merkez, Göç İdaresi Başkanlığının geri gönderme merkezleri iletişim sayfasında İSTANBUL-ARNAVUTKÖY adıyla yer alır. Gösterilen adres Hastane Mahallesi, Ayasofya Caddesi No:109 Hadımköy/Arnavutköy/İSTANBUL’dur ve telefon olarak 0212 499 40 00 numarası, İl Müd. ibaresiyle birlikte gösterilir.

Aynı sayfada Arnavutköy adına üç ayrı kayıt bulunur ve üçünün de adresi birebir aynıdır. İdari gözetimin hukuku, süreleri ve merkezlerde sağlanacak hizmetlerin tamamı geri gönderme merkezi, haklar ve süreler yazısındadır. Bu yazı Arnavutköy’e özgü olan kısımla sınırlıdır.

Adres ve Merkeze Ulaşım

Resmî adres, merkezin bulunduğu yeri iki ayrı idari birimle birlikte gösterir: Hadımköy ve Arnavutköy. Hadımköy, Arnavutköy ilçesi sınırları içinde bir yer adıdır; adres satırında ikisinin yan yana yazılması iki ayrı tesis bulunduğu anlamına gelmez.

Bu ayrım pratikte önem taşır, çünkü aramalar iki ad arasında bölünür. Kayıtta merkezin adı Arnavutköy’dür; Hadımköy yalnız adres satırında geçer. Resmî iletişim sayfasında Hadımköy adıyla açılmış ayrı bir kayıt bulunmaz.

Güncel adres ve telefon bilgisi Göç İdaresi Başkanlığının geri gönderme merkezleri iletişim sayfasında yayımlanır. Sayfada bir son güncelleme tarihi gösterilmediği için yola çıkmadan önce bilgilerin teyit edilmesi gerekir.

Yola çıkmadan önce yapılması gereken ikinci teyit, kişinin hâlen o merkezde bulunup bulunmadığıdır. Merkezler arası nakil öngörülmüş bir işlemdir ve aşağıda incelenen kararda da gerçekleşmiştir: kişi önce Arnavutköy’de tutulmuş, sonra Binkılıç Geri Gönderme Merkezine nakledilmiştir.

Tek Adreste Üç Kayıt

Göç İdaresi Başkanlığının resmî iletişim sayfası İstanbul için altı kayıt listeler. Bunların üçü Arnavutköy adını taşır:

Kayıt adıAdres
İSTANBUL-ARNAVUTKÖYHastane Mahallesi, Ayasofya Caddesi No:109 Hadımköy/Arnavutköy/İSTANBUL
İSTANBUL-ARNAVUTKÖY GEÇİCİ GGM 1aynı adres
İSTANBUL-ARNAVUTKÖY GEÇİCİ GGM 2aynı adres

Üç kaydın telefonu da aynıdır. Bu tablo, kardeş merkezlerdeki durumun tersidir: Çatalca ilçesinde Binkılıç ve Çatalca adıyla iki ayrı kayıt vardır ve adresleri farklıdır. Arnavutköy’de ise tek adres, üç kayıt görünür.

Resmî sayfa kayıtların birbirinden farkını açıklamaz; yalnız kayıt adını, telefonu ve adresi gösterir. Bu nedenle kayıtların ne anlama geldiği konusunda yazılabilecek tek dürüst şey, hangi kaynağın ne gösterdiğidir. Kişinin hangi kayıt altında tutulduğu, idari gözetim kararında ve merkezle yapılan yazışmalarda geçen ada bakılarak belirlenir; belirsizse İl Göç İdaresi Müdürlüğünden yazılı olarak sorulmalıdır.

Bunun pratik sonucu, dilekçenin muhatabını yazarken kayıt adının aynen kullanılmasıdır. Üç kayıt aynı adreste görünse de yazışmada geçen ad, sonraki aşamalarda hangi birimin cevap verdiğini belirler.

Telefon ve İletişim

Resmî sayfada gösterilen 0212 499 40 00 numarası yalnız Arnavutköy’e ait değildir. Aynı numara İstanbul’un altı kaydının hepsinde, İl Müd. ibaresiyle birlikte gösterilir.

Numaranın neden altı kayıt için ortak olduğu ve bunu merkezin kendi santrali gibi sunan listelerin neden yanıltıcı olduğu kardeş yazıda ayrıntılı ele alınmıştır: Tuzla Geri Gönderme Merkezi. Arnavutköy bakımından sonuç aynıdır: aramada karşınıza çıkan görevli, belirli bir merkezin içindeki kişiyle ilgili işlem yapan birim olmayabilir.

Yürüyemeyen Kişi Avukatıyla Nasıl Görüşür?

Merkezdeki kişinin avukatına erişmesi ve onunla görüşmesi kanunda güvence altına alınmıştır ve görüşmenin koordine edilmesi merkez müdürlüğünün görevidir. Bu çerçevenin tamamı Binkılıç Geri Gönderme Merkezi yazısındadır.

Arnavutköy’e ilişkin kayıtlarda öne çıkan soru ise farklıdır: görüşme hakkı tanınmış olsa bile, kişi görüşme odasına fiilen ulaşamıyorsa ne olur?

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun incelediği bir başvuruda tam olarak bu durum yaşanmıştır. Başvuruda, kalp hastalığı ve bel fıtığı bulunan, ellerinde ve ayaklarında his kaybı yaşadığı için yürüyemeyen bir kişinin Arnavutköy Geri Gönderme Merkezinde tutulduğu; iki farklı avukatın kendisiyle görüşmek üzere merkeze gittiği, ancak kişinin yürüyememesi nedeniyle görüşme odasına getirilemediği ileri sürülmüştür.

Makul Düzenleme Nedir?

Bu tür bir engelin hukuki adı vardır. 6701 sayılı Kanun kavramı tanımlar:

6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu m.2 — Tanımlar

“i) Makul düzenleme: Engellilerin hak ve özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, mali imkânlar nispetinde, ölçülü, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri,”

Tanımın iki yönü vardır. Bir yandan yükümlülük belirli bir duruma bağlıdır, yani soyut bir erişilebilirlik standardı değil, önündeki somut engeli gidermeye yönelik bir tedbirdir. Öte yandan mali imkânlar nispetinde ve ölçülü olması aranır; sınırsız bir talep hakkı doğurmaz.

Bu yükümlülüğün kime düştüğü ayrı bir maddede belirlenmiştir:

6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu m.5 — Ayrımcılık yasağının kapsamı

“MADDE 5- (1) Eğitim ve öğretim, yargı, kolluk, sağlık, ulaşım, iletişim, sosyal güvenlik, sosyal hizmetler, sosyal yardım, spor, konaklama, kültür, turizm ve benzeri hizmetleri sunan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri, yürüttükleri faaliyetler bakımından bu hizmetlerden yararlanmakta olan veya yararlanmak üzere başvurmuş olan ya da bu hizmetler hakkında bilgi almak isteyen kişi aleyhine ayrımcılık yapamaz. Bu hüküm kamuya açık hizmetlerin sunulduğu alanlar ve binalara erişimi de kapsar. (2) Birinci fıkrada belirtilen hizmetlerin planlanması, sunulması ve denetlenmesinden sorumlu olan kişi ve kurumlar, farklı engelli grupların ihtiyaçlarını dikkate almakla ve makul düzenlemelerin yapılmasını sağlamakla yükümlüdür.”

Maddenin geri gönderme merkezi bakımından iki ayrı bağlantısı vardır. Birinci fıkra kolluk hizmetlerini kapsam içine alır ve son cümlesinde binalara erişimi ayrıca sayar. İkinci fıkra ise hizmeti planlayan, sunan ve denetleyen kurumlara makul düzenlemelerin yapılmasını sağlama yükümlülüğü getirir. Görüşme odasına erişimin sağlanması bu yükümlülük kapsamında değerlendirilebilecek bir tedbirdir.

Aynı Kanunun ayrımcılık yasağını kuran maddesi, hangi temellerin korunduğunu sayar:

6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu m.3 — Eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağı

“(2) Bu Kanun kapsamında cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, mezhep, felsefi ve siyasi görüş, etnik köken, servet, doğum, medeni hâl, sağlık durumu, engellilik ve yaş temellerine dayalı ayrımcılık yasaktır.”

Listede sağlık durumu ve engellilik ayrı ayrı sayılmıştır. Yürüyememe hâli bu iki temelle de bağlantı kurabilir; iddiayı hangi temele dayandırdığınızı dilekçede açıkça yazmak gerekir.

Makul Düzenleme Talebi Nasıl Yazılır?

Tanımın unsurları, talebin nasıl kurulacağını da belirler. Dört noktaya dikkat edilmesi gerekir.

Somut durumu anlatın. Yükümlülük “belirli bir durumda ihtiyaç duyulan” tedbirlere bağlanmıştır. Genel bir erişilebilirlik talebi değil, önündeki engeli tarif eden bir talep yazılmalıdır: kişinin yürüyemediği, görüşme odasına kendi başına gidemediği ve bu nedenle görüşmenin yapılamadığı.

İstediğiniz tedbiri adıyla yazın. Tanım tedbirin “gerekli ve uygun” olmasını arar. Talep edilen şeyin ne olduğu belirtilmediğinde idarenin neyi değerlendireceği belirsiz kalır. Görüşmenin kişinin bulunduğu bölümde yapılması, tekerlekli sandalye sağlanması veya görevli refakati gibi somut bir tedbir yazılabilir.

Ölçülülüğü gözetin. Tanım tedbirleri “mali imkânlar nispetinde” ve “ölçülü” olmakla sınırlar. Düşük maliyetli ve merkezin mevcut düzeni içinde uygulanabilir bir tedbirin reddedilmesi, idare bakımından daha zor savunulur.

Doğru muhataba gönderin. Kanun yükümlülüğü hizmetin “planlanması, sunulması ve denetlenmesinden sorumlu olan kişi ve kurumlara” yükler. Geri gönderme merkezinde bu zincir merkez müdürlüğünden başlar ve il müdürlüğüne uzanır; talep bu zincire yöneltilmelidir.

Talep reddedilirse veya cevapsız kalırsa, konu Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna taşınabilir. Kuruma başvurunun usulü, süresi ve ön şartları Binkılıç Geri Gönderme Merkezi yazısında ele alınmıştır.

İddia Neden Kabul Edilemez Bulundu?

Kurum, yukarıdaki olayda avukat görüşmesine ilişkin iddiayı esastan incelememiştir. Başvuran vekilinin ve muhatap kurumun gönderdiği belgeler incelendiğinde iddiaya yönelik somut delil veya emare bulunmadığı anlaşılmış; iddia, inceleme ve değerlendirme yapılmasına elverişli biçimde somut emarelerle sunulmamış, soyut nitelikte ve açıkça dayanaktan yoksun sayılarak kabul edilemez bulunmuştur (Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu 1. Daire, E. 2024/762, K. 2025/44, T. 11.02.2025).

Kurum bu ölçüyü kurarken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin İrlanda/Birleşik Krallık kararına dayanmıştır. Karara göre kötü muamele iddialarında yeterince sağlam, kesin ve birbirleriyle uyumlu çıkarsamaların ve aynı ölçüde çürütülememiş maddi karinelerin bir arada bulunması aranır (B. No: 5310/71, 18.01.1978, para. 161).

Kararın pratik anlamı, hakkın varlığıyla ispatının ayrı meseleler olmasıdır. Erişim engeli gerçekten yaşanmış olsa bile, kayda geçirilmediğinde iddia soyut kalır. Bu nedenle görüşme yapılamadığında şunlar toplanmalıdır: merkeze gidildiğini gösteren giriş veya nizamiye kaydı, görüşme talebini içeren yazılı dilekçe ve buna verilen cevap, görüşmenin neden yapılamadığına ilişkin tutanak talebi. Erişim talebinin yazılı olarak merkez müdürlüğüne iletilmesi, sonraki aşamada dayanak oluşturur.

Hassasiyet Raporu Nedir, Nasıl İstenir?

Aynı dosyada, merkez idaresince düzenlendiği belirtilen bir kayıt daha geçmektedir. Başvuruda, Arnavutköy Geri Gönderme Merkezince hazırlanmış 27/3/2024 tarihli hassasiyet raporunda kişinin idari gözetim altında tutulmasından istenen faydanın sağlanmayacağının belirtildiği ve aynı raporda kalp rahatsızlığından da bahsedildiği ileri sürülmüştür.

Kurum bu raporun sonucuna ilişkin ayrı bir değerlendirme yapmamıştır. Bu nedenle rapordan çıkarılabilecek sonuç sınırlıdır ve iki noktada toplanır.

Birincisi, böyle bir belgenin varlığıdır. Sağlık durumu ağır olan kişi bakımından merkez idaresinden talep edilebilecek bir kayıt bulunduğu, bu dosyadan anlaşılmaktadır. Rapor merkez idaresince düzenlendiğine göre, talebin muhatabı da merkez müdürlüğüdür.

İkincisi, raporun kendiliğinden bir sonuç doğurmadığıdır. Rapordaki tespit, idari gözetimin sona erdirilmesi veya alternatif yükümlülüklere geçilmesi talebinde dayanak olarak kullanılabilir; ancak bu talebin muhatabı Kurum değil, gözetim kararını veren valiliktir. Gözetim kararına itirazın hangi mercie ve nasıl yapılacağı idari gözetim kararına itiraz yazısındadır.

Sağlık Durumu Gözetimi Kendiliğinden Sona Erdirmez

Aynı kararda Kurum, kişinin sağlık durumunun idari gözetim altında tutulmaya elverişli olmadığı yönündeki iddiayı esastan incelemiş ve hak ihlali bulunmadığı sonucuna varmıştır. İncelenen belgelerden kişinin tedavi amacıyla farklı tarihlerde merkez revirinde muayene edildiği ve hastaneye sevk edildiği, muayeneleri sonucunda hastaneye yatırılarak tedavi edilmesi gerektiğine yönelik olarak ilgili hekimlerce yapılmış bir tespitin bulunmadığı saptanmıştır (aynı karar).

Buradan çıkan ölçü açıktır. Belirleyici olan kişinin veya yakınlarının değerlendirmesi değil, hekim tespitidir. Sağlık iddiası ileri sürülecekse hekim raporuyla desteklenmesi gerekir; desteklenmediğinde rahatsızlığın varlığı tek başına yeterli sayılmamaktadır.

Aynı dosyada üçüncü bir iddia daha ileri sürülmüş, ancak konusu bakımından incelenememiştir: sağlık sorunları bulunmasına rağmen idari gözetime tabi tutulmanın haksızlık teşkil ettiği iddiası. Bu iddiaya ilişkin olarak İstanbul 17. İdare Mahkemesinde dava açıldığı görüldüğünden, yargı organlarında görülmekte olan bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu gerekçesiyle inceleme yapılmamıştır. Aynı konuyu hem yargıya hem Kuruma taşımak, Kurum önündeki incelemeyi kapatır.

Kurumun kararına karşı yargı yolu açıktır. Kararın hüküm fıkrasında, tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesine başvurulabileceği belirtilmiştir. Yetkili mahkeme başvurunun yapıldığı yer değil Ankara’dır ve süre tebliğ tarihinden işlediği için tebligat tarihi saklanmalıdır.

ASGOM Geri Gönderme Merkezi Değildir

Arnavutköy adıyla yapılan aramalarda ASGOM adlı bir kurum da çıkmaktadır. ASGOM, Arnavutköy Belediyesinin kendi internet sitesinde tesisleri arasında yer alan Arnavutköy Sığınmacı ve Göçmenler Merkezidir.

Bu merkez, Göç İdaresi Başkanlığının geri gönderme merkezleri iletişim sayfasındaki kayıtlar arasında bulunmaz. Dolayısıyla idari gözetimin yürütüldüğü bir geri gönderme merkezi değildir ve idari gözetim altındaki bir kişiyle ilgili talepler buraya yöneltilmez. Adların benzerliği nedeniyle karıştırılmaya elverişli olduğundan, dilekçe ve yazışmalarda muhatabın resmî kayıt adıyla yazılması gerekir.

Merkezde Sağlanan Haklar

Arnavutköy Geri Gönderme Merkezinde tutulan kişiye tanınan asgari güvenceler merkezin iç düzeninden değil doğrudan kanundan doğar:

“Geri gönderme merkezlerinde; a) Yabancı tarafından bedeli karşılanamayan acil ve temel sağlık hizmetleri ücretsiz verilir, b) Yabancıya; yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve bunlarla görüşme yapabilme, ayrıca telefon hizmetlerine erişme imkânı sağlanır, c) Yabancıya; ziyaretçileri, vatandaşı olduğu ülke konsolosluk yetkilisi, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisiyle görüşebilme imkânı sağlanır, ç) Çocukların yüksek yararları gözetilir, aileler ayrı yerlerde barındırılır, d) Çocukların eğitim ve öğretimden yararlandırılmaları hususunda, Millî Eğitim Bakanlığınca gerekli tedbirler alınır.”

(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.59/1)

Merkezde tutulan kişinin en çok ihtiyaç duyduğu bent (b)‘dir: yakınlara, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ile telefon hizmetlerine erişim. İtiraz ve dava yollarının fiilen kullanılabilmesi bu erişime bağlı olduğu için, erişimin karşılanmadığı hâller başlı başına bir şikâyet konusudur. Hizmetlerin tamamı ve uygulamada ölçülmüş sınırları için geri gönderme merkezi nedir yazısına bakılabilir.

İlk Yapılacaklar

  1. Kişinin nerede olduğunu teyit edin. Nakil öngörülmüş bir işlemdir; görüşmeye gitmeden önce kişinin hâlen Arnavutköy’de bulunup bulunmadığı sorulmalıdır.
  2. Hangi kayıt altında tutulduğunu sorun. Resmî sayfada Arnavutköy adına üç kayıt görünür; yazışmada kullanılacak ad buna göre belirlenir.
  3. Görüşme talebini yazılı verin. Kişi görüşme odasına fiilen ulaşamıyorsa, erişim talebini ve gerekçesini merkez müdürlüğüne yazılı olarak iletin.
  4. Erişim engelini kayda geçirin. Giriş kaydı, dilekçe, verilen cevap ve tutanak talebi olmadan iddia soyut kalmaktadır.
  5. Sağlık iddiasını hekim raporuyla destekleyin. Hekim tespiti bulunmadan ileri sürülen rahatsızlık tek başına sonuç doğurmamaktadır.
  6. Gözetim kararına itirazı ayrı yürütün. Gözetimin kaldırılması talebi Kurumdan değil sulh ceza hâkimliğinden istenir; dilekçe örneği için idari gözetim kararına itiraz dilekçesi yazısına bakılabilir.

Vekâlet ücretini karşılayamayacak durumda olanlar için adli yardım başvurusunun şartları ve avukat tutacak parası olmayanın önündeki yollar ayrı yazılarda incelenmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

Arnavutköy Geri Gönderme Merkezi nerede?

Göç İdaresi Başkanlığının geri gönderme merkezleri iletişim sayfasında merkez İSTANBUL-ARNAVUTKÖY adıyla yer alır ve gösterilen adres şudur: Hastane Mahallesi, Ayasofya Caddesi No:109 Hadımköy/Arnavutköy/İSTANBUL. Resmî sayfada bir son güncelleme tarihi bulunmadığı için adres gitmeden önce teyit edilmelidir.

Arnavutköy Geri Gönderme Merkezi ile Hadımköy Geri Gönderme Merkezi aynı yer mi?

Resmî kayıtta tek bir merkez vardır ve adı İSTANBUL-ARNAVUTKÖY'dür. Hadımköy, bu merkezin adres satırında geçen yer adıdır. Aramalarda iki ad da kullanıldığı için ayrı iki tesis izlenimi doğar; resmî iletişim sayfasında Hadımköy adıyla ayrı bir kayıt bulunmamaktadır.

Arnavutköy Geri Gönderme Merkezinin telefon numarası nedir?

Resmî sayfada gösterilen numara 0212 499 40 00 olup yanında İl Müd. ibaresi bulunur. Aynı numara Binkılıç, Çatalca, Tuzla ve iki Arnavutköy geçici merkez kaydı için de gösterilir; yani numara merkezin kendi santrali değil, İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğünün numarasıdır.

Arnavutköy geçici geri gönderme merkezi ne demek?

Resmî iletişim sayfasında Arnavutköy adına üç ayrı kayıt bulunur: İSTANBUL-ARNAVUTKÖY, İSTANBUL-ARNAVUTKÖY GEÇİCİ GGM 1 ve İSTANBUL-ARNAVUTKÖY GEÇİCİ GGM 2. Üç kaydın adresi ve telefonu birebir aynıdır. Kaydın hangisi olduğu idari gözetim kararında ve yazışmalarda geçen ada göre belirlenir.

Üç kaydın adresi aynıysa neden ayrı ayrı yazılmış?

Bu soru resmî sayfadan cevaplanamaz; sayfa yalnız kayıt adını, telefonu ve adresi gösterir, kayıtların birbirinden farkını açıklamaz. Bu nedenle kişinin hangi kayıt altında tutulduğu, merkezden veya İl Göç İdaresi Müdürlüğünden yazılı olarak sorulmalıdır.

Yürüyemeyen bir kişi avukatıyla nasıl görüşür?

Görüşmenin koordine edilmesi merkez müdürlüğünün görevidir. Kişi görüşme odasına kendi başına gidemiyorsa, 6701 sayılı Kanun m.5/2 uyarınca hizmeti sunan kurum farklı engelli gruplarının ihtiyaçlarını dikkate almak ve makul düzenlemelerin yapılmasını sağlamakla yükümlüdür. Talep merkez müdürlüğüne yazılı olarak iletilmelidir.

Makul düzenleme ne demektir?

6701 sayılı Kanun m.2/1-i bunu, engellilerin hak ve özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, mali imkânlar nispetinde ölçülü, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirler olarak tanımlar. Görüşme odasına erişimin sağlanması bu kapsamda değerlendirilebilecek bir tedbirdir.

Avukatın görüşememesi tek başına ihlal sayılır mı?

Sayılmayabilir. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, iki avukatın Arnavutköy Geri Gönderme Merkezine gittiği ancak kişinin yürüyememesi nedeniyle görüşme odasına getirilemediği yönündeki iddiayı, dosyada somut delil veya emare bulunmadığı için soyut ve açıkça dayanaktan yoksun sayarak kabul edilemez bulmuştur (1. Daire E. 2024/762, K. 2025/44, T. 11.02.2025). Belirleyici olan iddianın kendisi değil, kayda geçirilmiş olmasıdır.

Görüşme yapılamadığında ne kayıt altına alınmalıdır?

Merkeze gidildiğini ve görüşmenin yapılamadığını gösteren kayıtlar toplanmalıdır: giriş kaydı veya nizamiye kaydı, görüşme talebini içeren yazılı dilekçe ve buna verilen cevap, görüşmenin neden yapılamadığına ilişkin tutanak talebi. Somut emare sunulmayan iddia yukarıdaki kararda kabul edilemez bulunmuştur.

Hassasiyet raporu nedir?

Merkez idaresince düzenlenen ve kişinin durumuna ilişkin tespit içeren bir kayıttır. Yukarıdaki karara konu olayda Arnavutköy Geri Gönderme Merkezince hazırlanan 27/3/2024 tarihli hassasiyet raporunda, kişinin idari gözetim altında tutulmasından istenen faydanın sağlanmayacağının belirtildiği ve raporda kalp rahatsızlığından da bahsedildiği aktarılmıştır.

Hassasiyet raporu kişinin serbest bırakılmasını sağlar mı?

Kendiliğinden sağlamaz. Anılan kararda Kurum, bu raporun sonucuna ilişkin ayrı bir değerlendirme yapmamıştır. Rapor, idari gözetimin sona erdirilmesi veya alternatif yükümlülüklere geçilmesi talebinde dayanak olarak kullanılabilecek bir belgedir; talebin muhatabı valiliktir.

Sağlık durumu ağır olan kişi gözetimde tutulmaya devam edilebilir mi?

Karara konu olayda kişinin merkez revirinde muayene edildiği ve hastaneye sevk edildiği, ancak hastaneye yatırılarak tedavi edilmesi gerektiğine yönelik hekim tespiti bulunmadığı saptanmış ve hak ihlali bulunmadığı değerlendirilmiştir (1. Daire E. 2024/762, K. 2025/44, T. 11.02.2025). Sağlık iddiası ileri sürülecekse hekim raporuyla desteklenmesi belirleyicidir.

Merkezdeki kişi başka bir merkeze nakledilebilir mi?

Evet. Merkezler arası nakil, yönetmelikte merkezlerde verilecek hizmetler arasında ayrıca sayılmıştır. Anılan karara konu olayda kişi önce Arnavutköy Geri Gönderme Merkezinde tutulmuş, sonra Binkılıç Geri Gönderme Merkezine nakledilmiştir. Bu nedenle görüşmeye gitmeden önce kişinin hâlen aynı merkezde olup olmadığı teyit edilmelidir.

Kurumun kararına katılmıyorsam ne yapabilirim?

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu kararlarına karşı yargı yolu açıktır. Anılan kararın hüküm fıkrasında, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesine başvurulabileceği belirtilmiştir. Yetkili mahkeme başvurunun yapıldığı yer değil Ankara'dır.

İdari gözetim kararının kendisine nereye itiraz edilir?

İdari gözetim kararına itiraz İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumundan değil, sulh ceza hâkimliğinden istenir. Kurum, gözetimin kaldırılması taleplerini görev alanı dışında değerlendirmektedir. İtiraz yolunun ayrıntısı idari gözetim kararına itiraz yazısındadır.

ASGOM ile Arnavutköy Geri Gönderme Merkezi aynı yer mi?

Hayır. ASGOM, Arnavutköy Belediyesinin kendi internet sitesinde tesisleri arasında yer alan Arnavutköy Sığınmacı ve Göçmenler Merkezidir. Göç İdaresi Başkanlığının geri gönderme merkezleri iletişim sayfasındaki kayıtlar arasında bulunmaz; dolayısıyla idari gözetimin yürütüldüğü bir geri gönderme merkezi değildir.

Merkeze gitmeden önce hangi teyitler yapılmalı?

Üç teyit yapılmalıdır: kişinin hâlen o merkezde olup olmadığı, hangi kayıt altında tutulduğu ve görüşme için önceden bir işlem gerekip gerekmediği. Resmî sayfada ziyaret saatine ilişkin bir bilgi bulunmadığı için gün ve saat bilgisi merkezden veya İl Göç İdaresi Müdürlüğünden alınmalıdır.

Merkezin ziyaret saatleri nerede yazıyor?

Göç İdaresi Başkanlığının resmî iletişim sayfası yalnız kayıt adını, telefonu ve adresi gösterir; ziyaret gün ve saatlerini yayımlamaz. Bu nedenle internette dolaşan saat bilgileri resmî kaynağa değil gözleme dayanır ve bağlayıcı değildir.

Arnavutköy Geri Gönderme Merkezinde tutulan kişinin hakları nelerdir?

Kanun merkezde sağlanacak hizmetleri sayar (6458 sayılı Kanun m.59). Bedeli karşılanamayan acil ve temel sağlık hizmetleri ücretsiz verilir; yakınlara, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ile telefon hizmetlerine erişim sağlanır; ziyaretçilerle, vatandaşı olunan ülkenin konsolosluk yetkilisiyle ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisiyle görüşme imkânı tanınır; çocukların yüksek yararı gözetilir ve aileler ayrı yerlerde barındırılır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

İkamet ve çalışma izni, sınır dışı etme ve tahdit kaydı ile Türk vatandaşlığına geçiş başvurularını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Yabancılar Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp