Yabancılar Hukuku

Deport (Sınır Dışı) Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

Sınır dışı kararının iptali dava dilekçesi örneği: doldurulabilir şablon, bölüm bölüm ne yazılır, hangi eksik dilekçeyi reddettirir? Yedi günlük süre.

28 dk okumaYayımlanma:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Sınır dışı kararına itiraz dilekçesini evrak üzerinde inceleyen iki kişi
İçindekiler 25

Kısa Cevap

Sınır dışı (deport) kararının iptali dilekçesi, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine verilir; başvuran kişi davayı açtığını kararı veren makama ayrıca bildirir (6458 sayılı Kanun m.53/3). Göç idaresine verilen ayrı bir itiraz dilekçesi yoktur. Dilekçenin zorunlu unsurları 2577 sayılı Kanun m.3’te sayılıdır: tarafların kimlik bilgileri, davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller ve işlemin yazılı bildirim tarihi. Bu unsurlardan biri eksikse mahkeme, otuz gün içinde yeniden düzenlenmek üzere dilekçenin reddine karar verir (m.15/1-d); aynı yanlışlık ikinci kez yapılırsa dava reddedilir (m.15/5). Asıl belirleyici olan ise şudur: idare mahkemesinin kararı kesin olduğundan ve orada yazılmayan bir iddia sonradan Anayasa Mahkemesinde ilk kez ileri sürülemediğinden, dayanılacak bütün iddialar bu tek dilekçeye yazılmalıdır.

Hazır Şablon Nerede Çalışır, Nerede Çalışmaz?

Sınır dışı kararları tek tip değildir. Karar, 6458 sayılı Kanun m.54/1’in hangi bendine dayandığına göre bambaşka bir olgu iddia eder: vize süresini on günden fazla aşmak ile kamu düzeni bakımından tehdit oluşturmak aynı savunmayla karşılanmaz. Kanun da dilekçeden tam olarak bu somutluğu ister:

“2. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, Gösterilir.”

(2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.3)

Şablonun doldurabileceği kısım (a) bendidir. Davanın kaderini belirleyen (b) bendi, yani sebepler ve deliller, ancak kararın kendi gerekçesi okunarak yazılabilir. Kararın gerekçeli olarak tebliğ edilmesi zaten kanun gereğidir (m.53/2); dilekçe o gerekçeye cevap veren bir metindir.

Şablonun bıraktığı iz dosyada görünür hâle gelir. Danıştay 10. Dairesi, Türkmenistan uyruklu bir yabancının sınır dışı edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, tek bir dilekçenin üç ayrı valiliği işaret ettiğini tespit etmiştir:

“yine dava dilekçesinde davalı idare olarak İstanbul Valiliğinin gösterildiği, konu ve sonuç kısmında ise Kütahya Valiliğince tesis edilen davacının sınır dışı edilmesine ilişkin kararın iptalinin istenildiği, açıklamalar kısmında ise sınır dışı kararının Antalya Valiliğince alındığının ifade edildiği göz önüne alındığında, dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesi yönünden değerlendirilmesinin mahkemesince yapılacağı açıktır.”

(Danıştay 10. Daire, E. 2024/3209, K. 2024/2628, T. 13.06.2024 — yetkili yargı yerinin belirlenmesi, oy birliğiyle kesin)

Davalı hanesinde bir valilik, talep hanesinde başka bir valilik, açıklamalar bölümünde üçüncü bir valilik. Aynı kararda, dilekçede davacı olarak gösterilen adın dava açılış formuna kaydedilen addan farklı olduğu da saptanmıştır. Bu tablo, başka bir dosya için yazılmış metnin yer ve kişi adları değiştirilmeden kullanılmasının tipik izidir.

Buradan çıkan sonuç şablonun tümüyle işe yaramaz olduğu değildir. Dilekçenin iskeleti her dosyada aynı biçimi taşır: hitap satırı, taraf hanesi, dava konusu, tebliğ tarihi, talep ve ek listesi. Kanunun (a) ve (c) bentlerinde aradığı bilgiler de bunlardır. Değişen, (b) bendinin istediği sebepler ve delillerdir. Bu yazının sonundaki örnek o ayrıma göre kurulmuştur: iskelet hazır verilir, sebepler bölümü ise dosyaya göre seçilecek bloklar hâlinde bırakılır.

Dilekçe Nereye, Ne Zaman Verilir?

Mercii, süre ve bildirim yükümlülüğü tek bir fıkrada düzenlenmiştir:

“(3) (Değişik:21/11/2024-7533/36 md.) Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurularda savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır. Davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması halinde, 2577 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen süre iki ay olarak uygulanır. Duruşma yapılması mahkemenin takdirine bağlıdır. Başvurular dosyanın tekemmülünden veya ara karar ya da duruşma yapılması gereken hâllerde bunların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.”

(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.53)

Fıkranın bu hâli 21/11/2024 tarihinde yeniden düzenlenmiştir; hangi davaya hangi metnin uygulanacağı ise 6458 sayılı Kanun’a aynı düzenlemeyle eklenen geçici maddede davanın açıldığı tarihe bağlanmıştır. Sürenin, tekemmül kuralının ve kararın kesinliğinin bütün çerçevesi için sınır dışı (deport) kararına itiraz: süre ve iptal davası yazısına bakılabilir. Dilekçe bakımından fıkradan çıkan iki sonuç pratikte sık atlanır.

Bildirim ayrı bir iştir. Mahkemeye dilekçeyi vermek yeterli sayılmaz; kararı veren il göç idaresi müdürlüğüne de başvurunun bildirilmesi fıkrada öngörülmüştür. Dava açıldığı hâlde bunun idareye ulaşmaması, koruma hükmünün uygulamada görünmez kalmasına yol açabilir.

Yedi gün tebliğle başlar, evrakın elden verilmesiyle değil. Kanun, kararın gerekçesiyle tebliğ edilmesini ve avukatla temsil edilmeyen yabancının kararın sonucu ile itiraz usulleri hakkında bilgilendirilmesini ayrıca aramıştır:

“(2) Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.”

(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.53)

Bu yükümlülüğün karşılanıp karşılanmadığını Anayasa Mahkemesi iki başvuruda ölçmüş ve iki ayrı sonuca varmıştır:

B. No: 2022/33712, T. 17.07.2025B. No: 2022/20027, T. 15.10.2025
Tebliğ formunun dilitek dildehem Türkçe hem başvurucunun ana dili
Tercüman kaydıformda yoktebliğ tercüman aracılığıyla yapılmış
Başvurucunun durumuokuma yazma bilmiyorbelgeyi şerh düşmeden imzalamış
Sonuçsüre aşımından ret, etkili başvuru hakkının ihlalibilgilendirme iddiası açıkça dayanaktan yoksun

Sürenin geçtiği düşünülse bile tebliğ koşulları dilekçede anlatılmalıdır. İkinci karardaki formun içeriği şöyle tespit edilmiştir:

“Anılan tebliğ formunda sınır dışı etme kararının gerekçesi, bu karara karşı başvurulabilecek yargı mercii ile başvuru süresi, kararın kesin nitelikte olduğu, ayrıca başvurucunun talep etmesi hâlinde ilgili baro tarafından avukatlık hizmetinin sağlanabileceği belirtilmiştir.”

(Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2022/20027, T. 15.10.2025 — açıkça dayanaktan yoksunluk ve başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik, oybirliğiyle)

O başvuruda karar başvurucunun ana dili olan Farsça da düzenlenmişti; Anayasa Mahkemesi süresinde açılmayan dava nedeniyle yaşam hakkı şikâyetini de başvuru yollarının tüketilmemesi sebebiyle incelememiştir. İki karar birlikte okunduğunda ölçüt açıktır: belirleyici olan sonradan yapılan beyan değil, tebliğ formunun neyi kayda geçirdiğidir. Formun bir örneği bu yüzden dilekçenin ekine konur; tercümanın hazır bulunup bulunmadığı ve hangi dilde açıklama yapıldığı dilekçede ayrıca anlatılır.

Dilekçe Fiziken Nereye Verilir, Dava Ne Zaman Açılmış Sayılır?

Yetkili mahkemeyi belirlemek ile dilekçeyi fiziken teslim etmek ayrı işlerdir ve sınır dışı dosyalarında bu ayrım sonuç doğurur. Yabancı çoğu kez kararı veren valiliğin bulunduğu ilden başka bir ildeki geri gönderme merkezinde tutulur; o ilde idare mahkemesi bulunmayabilir. Kanun, dilekçenin verilebileceği yerleri tek tek saymıştır:

“Madde 4 – Dilekçeler ve savunmalar ile davalara ilişkin her türlü evrak, Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlıklarına veya bunlara gönderilmek üzere idare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına, idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına verilebilir. [5]”

(2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.4)

Sayımın üç ayağı da bu dosya tipinde karşılık bulur. Dilekçe yetkili idare mahkemesi başkanlığına doğrudan verilebilir. İdare mahkemesi bulunmayan bir yerde bulunan kişi, dilekçesini asliye hukuk hâkimliğine verebilir ve hâkimlik onu yetkili mahkemeye gönderir. Yabancı zaten ülkeden çıkarılmışsa Türk konsolosluğu aynı işlevi görür. Bu üçüncü ihtimal sınır dışı dosyalarında teorik değildir: kişi ülkeden çıkarılmışsa ve Türkiye’de kendisini temsil eden bir avukatı yoksa dava yolunu açık tutan kanal budur.

Teslim anı ile davanın açılmış sayıldığı an da birbirinden ayrıdır:

“Madde 6 – 1. Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına veya 4 ncü maddede yazılı yerlere verilen dilekçelerin harç ve posta ücretleri alındıktan sonra deftere derhal kayıtları yapılarak kayıt tarih ve sayısı dilekçenin üzerine yazılır. Dava bu kaydın yapıldığı tarihte açılmış sayılır.”

(2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.6)

Yedi günlük süre bakımından ölçülen an budur. Dilekçenin yazılmış olması, imzalanmış olması ya da bir yakına teslim edilmiş olması süreyi durdurmaz; kayıt tarihine bakılır. Aynı maddenin üçüncü fıkrası, m.4’te yazılı diğer yerlere verilen dilekçelerin en geç üç gün içinde ait olduğu mahkeme başkanlığına taahhütlü olarak gönderilmesini öngörür. Yani asliye hukuk hâkimliğine ya da konsolosluğa verilen dilekçenin kaydı o yerde yapılır ve dava o kaydın tarihinde açılmış sayılır.

Harç ve posta ücreti bu zincirin kopabildiği noktadır ve kanun buna bir düzeltme süresi tanımıştır:

“4. (Değişik: 10/6/1994-4001/4 md.) Herhangi bir sebeple harcı veya posta ücreti verilmeden veya eksik harç veya posta ücreti ile dava açılmış olması halinde, otuz gün içinde harcın ve posta ücretinin verilmesi ve tamamlanması hususu daire başkanı veya görevlendireceği tetkik hakimi, mahkeme başkanı veya hakim tarafından ilgiliye tebliğ olunur. Tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde bildirim aynı şekilde bir daha tekrarlanır. Harç veya posta ücreti süresi içinde verilmez veya tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve davacıya tebliğ olunur.”

(2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.6)

Bu fıkranın sınır dışı dosyasındaki anlamı şudur: eksik harçla açılan dava kendiliğinden düşmez, otuz günlük tebligat süreci işler. Buna karşılık süre içinde tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır ve yedi günlük dava açma süresi çoktan geçmiş olacağı için yeniden dava açma imkânı fiilen kalmaz. Harcı karşılayamayacak durumdaki yabancı için doğru yol, davayı açmamak ya da beklemek değil, adli yardım talebini dilekçeyle birlikte ileri sürmektir.

Dilekçe Göç İdaresine mi, Mahkemeye mi Verilir?

Sınır dışı etme kararında dilekçe idare mahkemesine verilir; göç idaresine verilen ayrı bir itiraz dilekçesi yoktur. Kanun tek bir yol gösterir ve kararı veren makama giden şey bir itiraz değil, davanın açıldığının bildirimidir (m.53/3). Aynı ayrımı, kanunun uygulama yönetmeliği tebligatın içeriğini düzenlerken de kurar:

“(3) Sınır dışı etme kararı ilgiliye tebliğ edilir. Tebligatta, sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesine başvurulması halinde, sınır dışı etme kararını alan makama bilgi verilmesi gerektiği de belirtilir.”

(Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.56)

Yabancıya tebliğ edilecek metnin içeriği budur: başvurulacak yer idare mahkemesi, kararı alan makama gidecek olan ise bilgi. Yönetmelik idari itiraz yolunu ayrı bir maddede düzenlemiştir; o maddenin kapsamı uluslararası koruma işlemleridir ve sınır dışı etme kararı orada anılmaz.

Karışıklığın kaynağı da budur: aynı kanunun başka bir kısmında gerçekten bir idari itiraz yolu vardır ve o yol uluslararası koruma kararlarına aittir:

“a) İlgili kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı tarafından kararın tebliğinden itibaren on gün içinde Uluslararası Koruma Değerlendirme Komisyonuna itiraz edilebilir. Ancak 68 inci, 72 nci ve 79 uncu maddelere göre verilen kararlara karşı sadece yargı yoluna başvurulabilir.”

(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.80)

Bu hüküm sınır dışı etme kararına uygulanmaz; kapsamı, bulunduğu kısımda düzenlenen kararlardır. İki yol şu noktalarda ayrılır:

Sınır dışı etme kararıUluslararası koruma kararı
Dayanak6458 sayılı Kanun m.53/36458 sayılı Kanun m.80/1-a
Süreyedi günon gün
Merciidare mahkemesiUluslararası Koruma Değerlendirme Komisyonu
Kararı veren makama gidendavanın açıldığının bildirimiitirazın kendisi
Sonraki aşamamahkeme kararı kesinKomisyon kararına karşı yargı yolu

Bunun dilekçeye yansıması şudur: uluslararası koruma başvurusunun reddine karşı Komisyona itiraz edilirken, aynı kişi hakkındaki sınır dışı kararı için ayrıca ve yedi gün içinde idare mahkemesinde dava açılması gerekir. İki yolu tek dilekçede birleştirmek ya da Komisyon itirazının sınır dışı kararını da kapsadığını varsaymak, yedi günlük süreyi harcar. Koruma başvurusu yolunun kendi usulü için uluslararası koruma (iltica): türleri ve başvuru yazısına bakılabilir.

Bölüm Bölüm: Ne Yazılır, Ne Yazılmaz

Sınır dışı kararının iptali dilekçesi altı bölümden kurulur: başlık ve muhatap, taraf bilgileri, dava konusu işlem ve tebliğ tarihi, olayların özeti, hukuka aykırılık sebepleri, talep ve ekler. Bunlardan ilk üçü 2577 sayılı Kanun m.3’ün doğrudan aradığı unsurlardır ve eksikliği dilekçenin reddine yol açabilir; davanın sonucunu belirleyen bölüm ise beşincisidir. Aşağıda her bölüm için hangi bilginin yazılacağı ve hangi hatanın sık görüldüğü ayrı ayrı ele alınmıştır.

1. Başlık ve muhatap

Dilekçe, idare mahkemesi başkanlığına hitaben yazılmış ve imzalı olmalıdır (m.3/1). Davalı idare, sınır dışı etme kararını alan valiliktir; karar Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valilikçe alınır (6458 sayılı Kanun m.53/1). Hasım gösterilmemesi veya yanlış gösterilmesi tek başına davayı düşürmez, dilekçe gerçek hasma tebliğ edilir (2577 sayılı Kanun m.15/1-c); yine de doğru yazmak süre kazandırır.

Hitap satırındaki mahkeme adı da sonuç doğurur. Yetkili idare mahkemesi, kural olarak dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki mahkemedir (2577 sayılı Kanun m.32/1); sınır dışı dosyalarında bu, kararı alan valiliğin bulunduğu ildir. Danıştay 10. Dairesinin önüne gelen bir dosyada dava İstanbul’da açılmış, dilekçe ise başka bir ilin mahkemesine hitaben yazılmıştır:

“Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından sınır dışı edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğüne karşı İstanbul 17. İdare Mahkemesinde açılan dava neticesinde dava dilekçesinin Kütahya Nöbetçi İdare Mahkemesine hitaplı yazıldığı ve dava dosyasının hatalı tevzi edilmiş olduğu gerekçesiyle esas kaydının kapatılarak Kütahya Nöbetçi İdare Mahkemesine tevzi edilmek üzere gönderilmesine karar verildiği”

(Danıştay 10. Daire, E. 2024/3763, K. 2024/3025, T. 17.09.2024 — gönderme kararı, oy birliğiyle kesin)

Dosya bunun üzerine iki il arasında gidip gelmiş, yetkili yargı yeri ancak Danıştay kararıyla belirlenerek İstanbul’a dönmüştür. Kaybedilen şey esasa ilişkin bir hak değil zamandır; dava açma süresinin yedi gün olduğu bir işlemde bu zaman doğrudan yabancının aleyhine işler.

Hitap satırının iskeleti şudur:

                 [İL] [NO]. İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

[idare mahkemesi bulunmayan yerde, m.4 uyarınca:]
                 [İL] NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK HÂKİMLİĞİNE
                 ([İl] İdare Mahkemesine gönderilmek üzere)

2. Taraf bilgileri

Ad, soyad, adres ve gerçek kişilerde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası yazılır (m.3/2-a). Yabancılarda bu alan yabancı kimlik numarasıyla doldurulur. Adres, tebligatın yapılacağı yerdir ve sınır dışı davalarında özel bir önem taşır: davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması hâlinde 2577 sayılı Kanun m.26/3’te öngörülen süre iki ay olarak uygulanır (6458 sayılı Kanun m.53/3). Yanlış adres, davayı ayda değil aylarda bekletir.

DAVACI            : [Ad Soyad] – [ülke] uyruklu
                    Yabancı Kimlik No: [11 hane]
                    Pasaport No: [varsa yazılır]
                    [Tebligat adresi]
                    [gözetimdeyse: … Geri Gönderme Merkezi, … ili]
VEKİLİ            : Av. [Ad Soyad] – [Baro] Barosu, Sicil [No]
                    [Büro adresi]
DAVALI            : [İl] Valiliği
                    ([İl] İl Göç İdaresi Müdürlüğü)

3. Dava konusu işlem ve tebliğ tarihi

İşlem tek cümleyle ve numarasıyla tanımlanır: hangi valiliğin hangi tarihli ve sayılı sınır dışı etme kararı. Tebliğ tarihinin yazılması kanun gereğidir (m.3/2-c) ve yedi günlük sürenin başlangıcını gösterir. Tebliğ formunun bir örneği ekler arasına konur.

DAVA KONUSU       : [İl] Valiliğinin [gg.aa.yyyy] tarih ve [sayı] sayılı
                    sınır dışı etme kararının iptali istemidir.
TEBLİĞ TARİHİ     : [gg.aa.yyyy]                              (Ek-1)

4. Olayların özeti

Bu bölüm bir kronolojidir, savunma metni değil. İşleyen kalıp şudur:

[Tarih] — [Ne oldu] — [Hangi belgeyle kanıtlanıyor: Ek-N]

Türkiye’ye giriş tarihi, ikamet veya çalışma izinleri, evlilik ve doğum tarihleri, karara dayanak yapılan olayın tarihi ve tebliğ tarihi bu sırayla yazılır. Her satır bir eke bağlanır; eki olmayan satır iddia değil beyandır.

Doldurulmuş hâli şu biçimi alır:

AÇIKLAMALAR

14.02.2022 — Türkiye'ye [vize/ikamet türü] ile giriş yaptım.       (Ek-2)
03.05.2023 — [İl] Valiliğince ikamet iznim … tarihe dek uzatıldı.  (Ek-3)
09.11.2024 — Hakkımda [dayanak olay] nedeniyle işlem başlatıldı.   (Ek-4)
18.11.2024 — Sınır dışı etme kararı alındı.                        (Ek-5)
21.11.2024 — Karar tarafıma tebliğ edildi.                         (Ek-1)

Tarihler dosyadan alınır ve her satırın karşısındaki ek numarası, dilekçe sonundaki ek listesiyle birebir aynı olmalıdır.

5. Hukuka aykırılık sebepleri

Dilekçenin ağırlık merkezi burasıdır ve kanunun aradığı “sebepler ve deliller” (m.3/2-b) budur. Sebepler tek tek numaralandırılır; her biri kararın gerekçesindeki bir tespite cevap verir. Hangi eksenlerin kullanılabileceği aşağıda ayrıca ele alınmıştır.

Şu ifadeler tek başına bir sebep sayılmaz: “karar hukuka aykırıdır”, “işlem hakkaniyete uygun değildir”, “mağduriyetim vardır”. Bunlar sonuç cümleleridir; dilekçenin göstermesi gereken, o sonuca hangi olgudan ve hangi kuraldan varıldığıdır.

Her sebep aynı üç ögeyi taşır: kararın gerekçesindeki tespit, ona karşı ileri sürülen olgu ve o olguyu kanıtlayan ek.

HUKUKA AYKIRILIK SEBEPLERİ

1. [Sebebin adı]
   Dava konusu kararın gerekçesinde [kararın tespiti] denilmektedir.
   Oysa [karşı olgu somut olarak yazılır]. Bu husus [Ek-N]'deki
   [belgenin adı] ile sabittir.

2. [Sebebin adı]
   [aynı yapı tekrarlanır]

Dosyaya göre seçilecek sebep blokları aşağıda ayrı ayrı verilmiştir.

6. Talep ve ekler

Talep açık yazılır: dava konusu sınır dışı etme kararının iptali. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dilekçeye eklenir ve dilekçe ile eklerinin örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur (m.3/3). Ek listesi numaralandırılır ve olay özetindeki satırlarla aynı numarayı taşır.

SONUÇ VE İSTEM    : Yukarıda açıklanan nedenlerle [İl] Valiliğinin
                    [gg.aa.yyyy] tarih ve [sayı] sayılı sınır dışı etme
                    kararının İPTALİNE ve yargılama giderlerinin davalı
                    idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini
                    saygıyla talep ederim. [gg.aa.yyyy]

                                                      Davacı Vekili
                                                    Av. [Ad Soyad]
                                                            [İmza]

EKLER             : 1- Sınır dışı etme kararı ve tebliğ formu
                    2- [belge]
                    3- Vekâletname örneği

Hukuki sebepler ve deliller haneleri de aynı sayfada yer alır; bunlar aşağıdaki tam örnekte gösterilmiştir.

Yürütmenin Durdurulması Talebi Gerekir mi?

Bu davada zorunlu değildir, çünkü koruma talepten değil kanundan gelir. İdari yargıda genel kural, dava açmanın işlemi kendiliğinden durdurmamasıdır:

“1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz.”

(2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.27)

Sınır dışı dosyasında durum tersidir ve koruma dilekçeden değil kanundan gelir. 6458 sayılı Kanun m.53/3’ün son cümlesine göre, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. Yani yürütmenin durdurulması istemi, bu davada yabancıyı ülkede tutan mekanizma değildir; koruma zaten işler.

Dilekçenin ağırlığı bu nedenle yürütmenin durdurulması talebine değil, iptal sebeplerine verilmelidir. Korumanın uygulamada görünür olmasını sağlayan işlem de ayrıdır ve aynı fıkrada yazılıdır: dava açıldığının kararı veren makama bildirilmesi. Kurumun idari yargıdaki genel işleyişini yürütmenin durdurulması nedir yazısı ele alıyor.

Gözetim Altındaki Yabancı Dilekçeyi Nasıl Verir?

Sınır dışı kararı çoğu dosyada idari gözetim kararıyla birlikte gelir ve yabancı geri gönderme merkezinde bulunur. Yedi günlük süre bu hâlde de işler; bu yüzden vekâletnamenin nasıl verileceği bir usul ayrıntısı değil, süreyi belirleyen bir sorudur. Kanun erişimi ayrıca saymıştır:

“b) Yabancıya; yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve bunlarla görüşme yapabilme, ayrıca telefon hizmetlerine erişme imkânı sağlanır,”

(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.59)

Notere erişim bu listede açıkça yer aldığı için vekâletname merkez içinden düzenlenebilir. Merkezdeki haklar ve süreler için ayrı bir yazı var: geri gönderme merkezi nedir? haklar, süreler ve itiraz.

Avukatlık ücretini karşılayamayan yabancı ne yapar? Burada iki ayrı rejim vardır ve karıştırılmamalıdır. Uluslararası koruma başvurusu veya statüsü bulunan kişi bakımından kanun doğrudan bir hizmet öngörür:

“(2) Avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayan başvuru sahibi ve uluslararası koruma statüsü sahibi kişiye, bu Kısım kapsamındaki iş ve işlemlerle ilgili olarak yargı önündeki başvurularında 1136 sayılı Kanunun adli yardım hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır.”

(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.81)

Hükmün kapsamı o Kısımda yazılı iş ve işlemlerle sınırlıdır. Uluslararası koruma başvurusu bulunmayan bir yabancının yalnız sınır dışı kararına karşı açtığı iptal davasında dayanak genel rejimdir: 2577 sayılı Kanun m.31/1, adli yardım hâllerinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine yollama yapar ve bu yollama 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.447/2 uyarınca bugünkü karşılık maddelere yapılmış sayılır. Genel rejimde ise yabancı için ek bir şart vardır:

“(3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.”

(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.334)

Bu, adli yardımın yabancı bakımından otomatik olmadığı anlamına gelir. Uluslararası koruma dosyası bulunmayan yabancıda karşılıklılık şartı ayrıca tartışılacağı için, adli yardım talebi dilekçeyle birlikte ve gerekçelendirilerek ileri sürülmelidir. Talebin nasıl hazırlandığını ve hangi belgelerle desteklendiğini adli yardım başvurusu yazısı anlatıyor.

İptal Sebepleri: Dilekçede Hangi Başlıklar Yer Almalı

İdare mahkemesinin bu konuda verdiği karar kesindir (m.53/3). Bunun dilekçe bakımından sonucu şudur: sonradan eklenecek bir aşama yoktur. Geriye kalan tek yol olan bireysel başvurunun kendi dilekçe düzeni AYM bireysel başvuru dilekçe örneği yazısında bölüm bölüm ele alınmıştır. Anayasa Mahkemesi, iptal davasında hiç ileri sürülmemiş bir şikâyeti başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle incelemez:

“Somut olayda başvurucu, sınır dışı edilmesi hâlinde eşi ve altı çocuğundan ayrı kalacağını belirterek aile hayatına saygı hakkının ihlal edileceğini iddia etmiştir. Ne var ki İdare Mahkemesinde açtığı iptal davasında yalnızca sınır dışı edilmesi durumunda kötü muameleye maruz kalacağına ilişkin bir iddia ileri sürmüş, aile hayatına saygı hakkına yönelik bir şikâyette bulunmamıştır.”

(Anayasa Mahkemesi, B. No: 2022/33712, T. 17.07.2025 — bu kısım yönünden başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik)

Aşağıdaki başlıklar, dosyada karşılığı varsa dilekçeye ayrı ayrı yazılır. Her biri için burada sorulan soru sebebin hukuken kurulup kurulmadığı değil, dilekçede nasıl yazılacağı ve hangi belgeye bağlanacağıdır; sebeplerin esasa ilişkin tartışması sınır dışı (deport) kararına itiraz: süre ve iptal davası yazısındadır.

Maddi hata ve gerekçe denetimi. Kararın dayandığı olgu gerçekten var mı? Tutanağın kimin beyanına dayanılarak düzenlendiği, karşı delilin ne olduğu ve kişi hakkında başka bir kayıt bulunup bulunmadığı tek tek yazılır. Karar bir tahdit koduna dayandırılmışsa kodun karşılığı ve dayanağı ayrıca sorulur; Danıştay bu dayanağı ara kararla ilgili kurumlardan istemekte ve somut bilgi sunulamadığında denetlemeyen kararları bozmaktadır. Kodun hukuki çerçevesi ve kaldırma yolları için tahdit kodu nedir, tahdit kodları nasıl kaldırılır yazısına bakılabilir.

Aile hayatına saygı. Türkiye’de kurulmuş bir aile hayatı bulunması kararı kendiliğinden hükümsüz kılmaz; idare mahkemesinden kamu düzeni ile aile hayatı arasında bir tartım yapmasını ister. Anayasa Mahkemesi, bu dengelemeyi hiç yapmayıp davayı başka bir gerekçeyle reddeden bir idare mahkemesi kararını ihlal saymıştır:

“Öte yandan İdare Mahkemesi kararında başvurucunun sınır dışı edilme kararına yönelik olarak aile hayatına saygı hakkı kapsamındaki iddiaları tartışılmamış, başvurucunun çalışma izni olmadan çalıştığı hususunun sabit olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Bu durum gözetildiğinde idari işlemin başvurucunun aile hayatı üzerinde doğuracağı etkiler bakımından bir inceleme ve dengelemenin İdare Mahkemesi tarafından yapılmadığı, aile hayatına saygı hakkı bakımından ilgili ve yeterli bir gerekçe sunulmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak başvurucunun sınır dışı edilmesi ile ilgili idari ve yargısal süreçte ortaya konulan kararların gerekçelerinin aile hayatına saygı hakkı bağlamında yeterli olmadığı, kamu düzeninin korunması hususundaki kamusal menfaat ile başvurucunun aile hayatına saygı hakkı arasında bir dengeleme yapılmadığı gibi kararlarda yer verilen unsurların da bu dengelemeye imkân verecek ayrıntı ve açıklıkta olmadığı sonucuna varılmıştır.”

(Anayasa Mahkemesi, B. No: 2018/10055, T. 16.03.2022 — aile hayatına saygı hakkının ihlaline)

Dilekçe bakımından sonuç şudur: iddia yalnız ileri sürülmekle kalmamalı, mahkemeyi tartıma zorlayacak olguyla birlikte yazılmalıdır. Evlilik cüzdanı, çocukların nüfus kayıtları, okul kayıtları ve birlikte yaşamayı gösteren belgeler eklenir.

İşlemin dayandığı bendin kapsamı. Uluslararası koruma başvuru veya statü sahibi kişiler hakkında sınır dışı etme kararı, m.54/1’in yalnız (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında alınabilir (m.54/2). Karar bu üç bent dışında bir bende dayanıyorsa dayanağın kendisi tartışılır; koruma türlerini ve başvuru usulünü uluslararası koruma (iltica): türleri ve başvuru yazısı ayrıntılandırıyor.

Terke davet süresi tanınmamışsa sebebi. Kanun, sınır dışı kararı alınan kişiye kural olarak ülkeyi kendi imkânıyla terk etmesi için süre tanınmasını öngörür ve süre tanınmayacak hâlleri tek tek sayar:

“(1) Sınır dışı etme kararı alınanlara, sınır dışı etme kararında belirtilmek kaydıyla, Türkiye’yi terk edebilmeleri için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır. Ancak, kaçma ve kaybolma riski bulunanlara, yasal giriş veya yasal çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara, asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlara veya aldığı tespit edilenlere, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlara bu süre tanınmaz.”

(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.56)

Sayım kapalıdır. Karar terke davet süresi tanımıyorsa, kişinin bu altı hâlden hangisine girdiği kararda gösterilmiş olmalıdır; gösterilmemişse veya dosyadaki olguyla örtüşmüyorsa bu, dilekçede ayrıca ileri sürülebilecek bir eksikliktir.

Sınır dışı edilemeyecek kişilerden olmak. 6458 sayılı Kanun m.55, m.54 kapsamında olsalar dahi haklarında sınır dışı etme kararı alınamayacak kişileri sayar. Kapsam ve geri gönderme yasağının işleyişi ayrı bir yazının konusudur; bkz. sınır dışı kararının sebepleri ve istisnaları.

Tebligatın usulü. Bilgilendirme yükümlülüğü karşılanmadıysa sürenin başlangıcı çekişmelidir (yukarıda anılan B. No: 2022/33712 kararı). Tercümanın hazır bulunup bulunmadığı, formda imza olup olmadığı ve hangi dilde açıklama yapıldığı yazılır.

Dosyada ayrıca idari gözetim kararı da varsa, o karara karşı başvurulacak mercii farklıdır ve bu dilekçeye konu edilmez; bkz. idari gözetim kararına itiraz ve o başvuru için hazırlanmış ayrı dilekçe örneği.

Şablondan Gelen Dayanak Hatası: Adil Yargılanma Hakkı

Hakkında henüz sonuçlanmamış bir ceza soruşturması bulunan kişi sınır dışı edildiğinde akla gelen ilk dayanak, soruşturmanın sonucu beklenmediği için adil yargılanma hakkının ihlal edildiğidir. Bu eksen sonraki aşamada karşılık bulmaz. Anayasa Mahkemesi tam bu içerikteki bir şikâyeti konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulmuştur:

“Yabancıların ülkeye girişi ile ülkede kalışlarına ve ülkeden çıkarılmalarına ilişkin işlemlerle ilgili yargılamalar, yargılamaya konu uyuşmazlığın suç isnadı ya da medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili olmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının konusuna girmemektedir (Aıgul Mavlıanova [1. B.], B. No: 2016/6293, 9/11/2017, § 27).”

(Anayasa Mahkemesi, B. No: 2022/7007, T. 02.10.2025 — adil yargılanma hakkı yönünden konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemezlik)

O başvuruda başvurucu, sınır dışı edilmesinin dayanağı olan suç nedeniyle açılan ceza davasının sonucunun beklenmediğini ileri sürmüştü. Aynı kararda yaşam hakkı ve kötü muamele yasağı yönünden ihlal bulunmuş ve dosya yeniden yargılama yapılmak üzere idare mahkemesine gönderilmiştir. İkisi birlikte okunduğunda dilekçe bakımından çıkan sonuç şudur: devam eden ceza dosyası bir olgu olarak anlatılabilir ve kararın maddi dayanağını çürütmek için kullanılabilir, ancak iddianın hukuki adı adil yargılanma hakkı değil, kararın dayandığı olgunun gerçekleşmemiş olmasıdır. Aynı olgu, kötü muamele riski ya da aile hayatı eksenine bağlandığında incelenebilir hâle gelir.

Sınır Dışı Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki metin bir iskelettir. Köşeli parantezli alanlar dosyadan okunarak doldurulmadan işe yaramaz ve en önemlisi, üçüncü bölümdeki sebepler kararın kendi gerekçesi okunmadan yazılamaz. Metni kopyalayıp yalnız ad ve il adlarını değiştirmek, bu yazının başında anılan Danıştay kararındaki tabloyu üretir.

Örnekte yürütmenin durdurulması talebi yer almaz. Sınır dışı davasında koruma talepten değil kanundan gelir; gerekçesi yukarıda ayrı bir bölümde ele alınmıştır.

                 [İL] [NO]. İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA


DAVACI            : [Ad Soyad] – [ülke] uyruklu
                    Yabancı Kimlik No: [11 hane]
                    Pasaport No: [varsa yazılır]
                    [Tebligat adresi]
                    [gözetimdeyse: … Geri Gönderme Merkezi, … ili]

VEKİLİ            : Av. [Ad Soyad] – [Baro] Barosu, Sicil [No]
                    [Büro adresi]

DAVALI            : [İl] Valiliği
                    ([İl] İl Göç İdaresi Müdürlüğü)

DAVA KONUSU       : [İl] Valiliğinin [gg.aa.yyyy] tarih ve [sayı] sayılı
                    sınır dışı etme kararının iptali istemidir.

TEBLİĞ TARİHİ     : [gg.aa.yyyy]                               (Ek-1)


AÇIKLAMALAR

I. OLAYLAR

[gg.aa.yyyy] — Türkiye'ye [vize/ikamet türü] ile giriş yaptım.    (Ek-2)
[gg.aa.yyyy] — [ikamet izni, çalışma izni, evlilik, doğum vb.]    (Ek-3)
[gg.aa.yyyy] — [karara dayanak yapılan olay]                      (Ek-4)
[gg.aa.yyyy] — Hakkımda sınır dışı etme kararı alındı.            (Ek-5)
[gg.aa.yyyy] — Karar tarafıma tebliğ edildi.                      (Ek-1)

[Her satır bir eke bağlanır; eki olmayan satır iddia değil beyandır.]

II. DAVA KONUSU İŞLEM

Dava konusu karar, 6458 sayılı Kanun m.54 kapsamında ve [kararda
yazılı bent] bendine dayandırılarak alınmış olup gerekçesinde
[kararın dayandığı tespit birebir yazılır] denilmektedir. Karar
[gg.aa.yyyy] tarihinde tarafıma tebliğ edilmiş, işbu dava tebliğden
itibaren yedi günlük süre içinde açılmıştır (6458 sayılı Kanun
m.53/3).

III. HUKUKA AYKIRILIK SEBEPLERİ

[aşağıdaki sebep bloklarından dosyaya uyanlar numaralanarak yazılır;
 uymayan blok silinir, doldurulmamış blok bırakılmaz]

1. [Sebebin adı]
   Kararın gerekçesinde [tespit] denilmektedir. Oysa [karşı olgu].
   Bu husus [Ek-N]'deki [belgenin adı] ile sabittir.

2. [Sebebin adı]
   [aynı yapı tekrarlanır]

3. [Sebebin adı]
   [aynı yapı tekrarlanır]

IV. BİLDİRİM

İşbu davanın açıldığı, 6458 sayılı Kanun m.53/3 uyarınca kararı veren
[İl] Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğüne ayrıca bildirilmiştir.
                                                               (Ek-N)

HUKUKİ SEBEPLER   : 6458 sayılı Kanun m.53, m.54, m.55, m.56;
                    2577 sayılı Kanun m.3, m.4, m.6, m.32;
                    Anayasa ve ilgili mevzuat.

DELİLLER          : Dava konusu sınır dışı etme kararı, tebliğ formu,
                    [İl] İl Göç İdaresi Müdürlüğündeki işlem dosyası,
                    [dosyaya özgü belgeler] ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM    : Yukarıda açıklanan nedenlerle [İl] Valiliğinin
                    [gg.aa.yyyy] tarih ve [sayı] sayılı sınır dışı etme
                    kararının İPTALİNE ve yargılama giderlerinin davalı
                    idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini
                    saygıyla talep ederim. [gg.aa.yyyy]

                                                      Davacı Vekili
                                                    Av. [Ad Soyad]
                                                            [İmza]

EKLER             : 1- Sınır dışı etme kararı ve tebliğ formu
                    2- [belge]
                    3- [belge]
                    4- Vekâletname örneği
                    (Dilekçe ve eklerin örnekleri karşı taraf
                     sayısından bir fazla sayıda sunulur.)

Hukuka Aykırılık Sebebi Blokları

Aşağıdaki bloklar, yukarıdaki iskeletin üçüncü bölümüne takılmak üzere hazırlanmıştır. Hepsi birden yazılmaz; dosyada karşılığı olan seçilir, karşılığı olmayan silinir. Her bloğun dayanağı bu yazının ilgili bölümünde açıklanmıştır.

Kararın dayandığı olgu gerçekleşmemişse. Kararın gerekçesiyle birlikte tebliğ edilmesi kanun gereğidir; denetlenecek olan da o gerekçedir.

1. Dava konusu kararın dayandığı olgu gerçekleşmemiştir.
   Kararın gerekçesinde [kararın tespiti] denilmektedir. Bu tespit
   [tutanak/beyan/kayıt] esas alınarak yapılmıştır. Oysa [karşı olgu
   somut olarak yazılır]. Kararın gerekçeleriyle birlikte tebliğ
   edilmesi 6458 sayılı Kanun m.53/2 gereği olduğuna göre denetime
   konu olan da bu gerekçedir. Anılan husus [Ek-N] ile sabittir.

Uluslararası koruma başvurusu veya statüsü varsa. Bu kişiler bakımından kanun, sınır dışı etme kararının dayanabileceği bentleri üçe indirmiştir.

2. İşlem, kanunun izin vermediği bir bende dayandırılmıştır.
   Hakkımda [gg.aa.yyyy] tarihli uluslararası koruma başvurusu
   bulunmaktadır (Ek-N). 6458 sayılı Kanun m.54/2 uyarınca başvuru
   sahibi veya statü sahibi kişiler hakkında yalnız aynı maddenin
   birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında sınır dışı
   etme kararı alınabilir. Dava konusu karar ise [kararda yazılı
   bent] bendine dayandırılmıştır.

Sınır dışı edilemeyecek kişilerden olunduğu ileri sürülecekse. Kanun bu kişileri m.54 kapsamında olsalar dahi ayrı bir maddede saymıştır.

3. Hakkımda sınır dışı etme kararı alınamayacak kişilerdenim.
   6458 sayılı Kanun m.55, m.54 kapsamında olsalar dahi haklarında
   sınır dışı etme kararı alınamayacak kişileri saymıştır. Dosyada
   [ilgili hâl: sınır dışı edileceği ülkede kötü muameleye maruz
   kalacağına dair ciddi emare / ciddi sağlık sorunu / yaş / gebelik
   / tedavi durumu] bulunmakta olup bu durum [Ek-N] ile
   belgelenmiştir.

Türkiye’de kurulmuş bir aile hayatı varsa. İstenen şey kararın kendiliğinden hükümsüz sayılması değil, kamu düzeni ile aile hayatı arasında bir tartım yapılmasıdır.

4. Karar, aile hayatı bakımından dengeleme içermemektedir.
   [Eşim] ve [çocuklarım] Türkiye'de yaşamaktadır (Ek-N, Ek-N).
   Dava konusu kararda, kamu düzeninin korunmasındaki kamusal
   menfaat ile aile hayatına saygı hakkı arasında bir dengeleme
   yapılmamış; kararda yer verilen unsurlar böyle bir dengelemeye
   imkân verecek ayrıntı ve açıklıkta değildir.

Karar Türkiye’yi terk için süre tanımıyorsa. Süre tanınmayacak hâllerin sayımı kapalıdır ve kişinin hangisine girdiği kararda gösterilmelidir.

5. Terke davet süresi tanınmamasının sebebi gösterilmemiştir.
   6458 sayılı Kanun m.56/1, sınır dışı etme kararı alınanlara
   kararda belirtilmek kaydıyla on beş günden az olmamak üzere otuz
   güne kadar süre tanınmasını kural hâline getirmiş, süre
   tanınmayacak hâlleri tek tek saymıştır. Dava konusu kararda bu
   hâllerden hangisinin gerçekleştiği gösterilmemiştir.

Tebliğ formu tercüman kaydı taşımıyorsa. Burada tartışılan şey yalnız esas değil, sürenin başlangıcıdır.

6. Karar, anlayabileceğim bir dilde tebliğ edilmemiştir.
   6458 sayılı Kanun m.53/2, avukatla temsil edilmeyen yabancının
   kararın sonucu ile itiraz usulleri ve süreleri hakkında
   bilgilendirilmesini arar. Tebliğ formunda tercüman bulunduğuna
   dair kayıt yoktur (Ek-1) ve [okuma yazma durumu / bilinen dil]
   dikkate alındığında bilgilendirme yükümlülüğü karşılanmamıştır.
   Bu nedenle sürenin başlangıcı çekişmelidir.

Kararı Veren Makama Bildirim Yazısı

Mahkemeye dilekçe vermek bildirim yükümlülüğünü karşılamaz; kanun ikisini ayrı ayrı saymıştır. Bildirim kısa bir yazıyla yapılır ve dava dilekçesinin kayıt tarihinden hemen sonra verilir.

              [İL] VALİLİĞİ İL GÖÇ İDARESİ MÜDÜRLÜĞÜNE

KONU              : Dava açıldığının bildirimi hakkında.

Valiliğinizce [gg.aa.yyyy] tarih ve [sayı] sayı ile tesis edilen
sınır dışı etme kararına karşı, 6458 sayılı Kanun m.53/3 uyarınca
[İl] [No]. İdare Mahkemesinin [yıl]/[no] esas sayılı dosyası ile
iptal davası açılmıştır.

Aynı fıkra uyarınca, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla
yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı etme işlemi
uygulanamayacağından durumu bilgilerinize sunarım. [gg.aa.yyyy]

                                                      Davacı Vekili
                                                    Av. [Ad Soyad]
                                                            [İmza]

EK                : Dava dilekçesi ve mahkeme kayıt (tevzi) formu

Adli Yardım Talebi

Talep dava dilekçesiyle birlikte ileri sürülebilir ve uygulamada dilekçenin sonuna yazılır. Hangi rejime dayanıldığının belirtilmesi gerekir: uluslararası koruma dosyası bulunan kişi ile bulunmayan kişinin dayanağı aynı değildir.

ADLİ YARDIM TALEBİ

Yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda değilim.

[uluslararası koruma başvurusu veya statüsü VARSA:]
6458 sayılı Kanun m.81/2 uyarınca, bu Kısım kapsamındaki iş ve
işlemlerle ilgili yargı önündeki başvurularımda 1136 sayılı Kanunun
adli yardım hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanmasını talep
ederim.

[uluslararası koruma dosyası YOKSA:]
2577 sayılı Kanun m.31'in yollamasıyla uygulanan 6100 sayılı Kanun
hükümleri uyarınca adli yardım talebimin kabulünü talep ederim.
6100 sayılı Kanun m.334/3'teki karşılıklılık şartı bakımından
[ülke] ile Türkiye arasındaki [dayanak] gözetilmelidir.

EKLER             : [gelir ve malvarlığı durumunu gösteren belgeler]
                    [geri gönderme merkezi kayıt belgesi]

Ek Listesi ve Delil Çizelgesi

Ek listesi tek başına yeterli değildir; her ekin hangi olguyu kanıtladığı ve açıklamalar bölümündeki hangi satıra karşılık geldiği görünür olmalıdır. Bu çizelge dilekçeye eklenebileceği gibi yalnız hazırlık aşamasında da kullanılabilir.

EK  BELGE                      NEYİ KANITLIYOR        OLAY SATIRI
--  -------------------------  ---------------------  ------------
1   Sınır dışı etme kararı ve  İşlemin varlığı ve     [gg.aa.yyyy]
    tebliğ formu               tebliğ tarihi
2   Pasaport ve giriş kaşesi   Türkiye'ye yasal       [gg.aa.yyyy]
                               giriş
3   İkamet veya çalışma izni   Kalışın hukuki         [gg.aa.yyyy]
                               dayanağı
4   [aile belgeleri]           Aile hayatının         [gg.aa.yyyy]
                               Türkiye'de kurulduğu
5   [dosyaya özgü belge]       [karşı olgu]           [gg.aa.yyyy]

Örneği Kullanmadan Önce Neyi Değiştirmelisiniz?

  1. Hitap satırındaki mahkeme adını kararı alan valiliğin bulunduğu ildeki idare mahkemesine göre yazın (2577 sayılı Kanun m.32/1). Yukarıda anılan Danıştay kararında dosya, dilekçedeki hitap başka bir ilin mahkemesine yazıldığı için iller arasında gidip gelmiştir.
  2. Davalı haneyi kararı alan valilik olarak düzeltin ve dava konusu, açıklamalar ile sonuç bölümlerinde aynı valiliğin yazıldığını satır satır kontrol edin.
  3. Dayanak bendini kararın kendi metninden okuyup yazın. Sebepler o bende cevap verecek biçimde yazılır; kararın hangi olguyu iddia ettiği değişince dilekçenin karşılaması gereken şey de değişir.
  4. Sebep bloklarından yalnız dosyada karşılığı olanları bırakın. Doldurulmamış blok, karşı olgusu yazılmamış bir başlıktan ibarettir ve dilekçeyi zayıflatır.
  5. İmza, tarih ve vekâlet bilgilerini tamamlayın; vekâletname yoksa dilekçeyi yabancının kendisi ya da yasal temsilcisi imzalar (6458 sayılı Kanun m.53/3).

Dilekçe Reddedilirse Ne Olur?

Her ret aynı anlama gelmez. Dilekçenin m.3’e uygun olmaması hâlinde mahkeme, otuz gün içinde yeniden düzenlenmek veya noksanlar tamamlanmak üzere dilekçenin reddine karar verir (2577 sayılı Kanun m.15/1-d). Bu bir düzeltme imkânıdır ve yeni dilekçe için ayrıca harç alınmaz (m.15/3). Buna karşılık kanun bu imkânı bir kezle sınırlar:

“5. (Ek: 5/4/1990-3622/6 md.) 1 inci fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde dava reddedilir.”

(2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.15)

Aynı hatanın ikinci kez yapılması dosyayı kapatır. Bu nedenle ret kararının hangi bende dayandığı dikkatle okunmalı ve yeni dilekçe o eksikliği adıyla karşılamalıdır.

Bununla birlikte aynı yanlışlık ölçütü dar yorumlanır. Danıştay 10. Dairesi bu ifadeden ne anlaşılması gerektiğini ayrıca ele almış ve yenileme dilekçesinde eksikliklerin bir bölümü giderilmişse ölçütün gerçekleşmediğini belirtmiştir:

“Dilekçenin reddedilmesi üzerine verilen yenileme dilekçesinde yanlışlıklardan bir kısmının düzeltilmesi hâlinde ise, artık aynı yanlışlığın varlığından söz edilemez.”

(Danıştay 10. Daire, E. 2022/3352, K. 2022/2995, T. 31.05.2022 — dava dilekçesinin reddine, oy birliğiyle kesin)

Daire, ilk dilekçedeki eksiklerle yenileme dilekçesindekilerin birbirinden farklı olduğunu saptayarak davayı reddetmemiş, ikinci kez dilekçe ret kararı vermiştir. Yenileme dilekçesinin kaderi buna göre üç ihtimale ayrılır:

Yenileme dilekçesinin durumuSonuçDayanak
Sayılan eksikliklerin tamamı giderilmişdava esastan görülürm.15/1-d
Eksikliklerin bir kısmı giderilmiş, bir kısmı sürüyoraynı yanlışlık sayılmaz, yeniden dilekçe retD. 10. D, E. 2022/3352
Aynı eksiklik aynen tekrarlanmışdava reddedilirm.15/5

Bunun okuma disiplini şudur: ret kararında sayılan eksiklikler tek tek çıkarılmalı ve her biri adıyla karşılanmalıdır. Birinin atlanması dosyayı kapatmaz, hepsinin aynen tekrarlanması kapatır.

Yenileme Dilekçesi Örneği

Yenileme dilekçesi, dava dilekçesinin yeniden düzenlenmiş hâlidir. Başına konan kısa bir karşılama bölümü, mahkemenin ret kararında sayılan hangi eksikliğin nasıl giderildiğini tek bakışta görmesini sağlar.

                 [İL] [NO]. İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DOSYA NO          : [yıl]/[no] E.
DAVACI            : [Ad Soyad] – Yabancı Kimlik No: [11 hane]
VEKİLİ            : Av. [Ad Soyad] – [Baro] Barosu, Sicil [No]
DAVALI            : [İl] Valiliği
KONU              : [gg.aa.yyyy] tarihli dilekçe ret kararı uyarınca
                    yenilenen dava dilekçesinin sunulmasıdır.

Mahkemenizin [gg.aa.yyyy] tarihli kararı ile dava dilekçesinin
[ret kararında sayılan eksiklikler birebir yazılır] yönlerinden
reddine karar verilmiştir. İşbu yenileme dilekçesi otuz günlük süre
içinde ve sayılan eksikliklerin tamamı giderilerek verilmektedir:

1. [Ret kararındaki birinci eksiklik] : [nasıl giderildiği]
2. [Ret kararındaki ikinci eksiklik]  : [nasıl giderildiği]

[Buradan sonrası, eksiklikleri giderilmiş dava dilekçesinin
 tamamıdır: taraflar, dava konusu ve tebliğ tarihi, açıklamalar,
 hukuka aykırılık sebepleri, hukuki sebepler, deliller, sonuç ve
 istem, ekler.]

Yenileme dilekçesi için ayrıca harç alınmaz (m.15/3). Buna karşılık eksikliklerden birinin aynen tekrarlanması davanın reddi sonucunu doğurduğundan (m.15/5), ret kararındaki her kalem karşılama listesinde ayrı bir satır olarak görünmelidir.

Dilekçeyi Vermeden Önce

  1. Tebliğ tarihi yazıldı mı ve yedi günlük süre bu tarihten mi hesaplandı (m.3/2-c)? Tarih hem kanunun aradığı bir unsurdur hem de sürenin başlangıcını gösterir.
  2. Davalı idare sınır dışı kararını alan valilik olarak gösterildi mi?
  3. Sebepler numaralandı mı ve her biri kararın gerekçesindeki bir tespite mi cevap veriyor? “Karar hukuka aykırıdır” bir sebep değildir; kanun konu, sebep ve delilin birlikte gösterilmesini ister (m.3/2-b).
  4. Dayanılacak bütün iddialar yazıldı mı? Aile hayatı, kötü muamele riski, maddi hata ve dayanak bendinin kapsamı; dosyada karşılığı olan her biri ayrı ayrı. İdare mahkemesi kararı kesindir ve dilekçede yazılmayan şikâyet sonradan Anayasa Mahkemesinde ilk kez ileri sürülemez (B. No: 2022/33712).
  5. Ekler numaralandı mı, olay özetindeki satırlarla eşleşiyor mu ve nüshalar karşı taraf sayısından bir fazla mı (m.3/3)? Eki olmayan satır iddia değil beyandır.
  6. Kararı veren makama bildirim planlandı mı (6458 sayılı Kanun m.53/3)?
  7. Adres güncel mi? Tebligat yapılamazsa uygulanacak süre iki aya çıkar (m.53/3).
  8. İdari gözetim itirazı dışarıda bırakıldı mı? Sınır dışı kararı idare mahkemesinin, idari gözetim ayrı bir merciin konusudur.
  9. Daha önce bir dilekçe ret kararı geldiyse, orada sayılan eksikliklerin her biri adıyla karşılandı mı? Aynı yanlışlığın aynen tekrarı davayı reddettirir (m.15/5).
Sınır dışı kararına karşı dilekçenin izlediği yolHer aşamanın dayanağı yazı gövdesinde açıklanmıştır.
  1. Sınır dışı etme kararı gerekçesiyle tebliğ edilirAvukatla temsil edilmeyen yabancı, kararın sonucu ile itiraz usulleri ve süreleri hakkında ayrıca bilgilendirilir.m.53/2
  2. Tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine dilekçe verilirAynı fıkra, başvurunun kararı veren makama da bildirilmesini öngörür.6458 sayılı Kanun m.53/3
  3. Mahkeme dilekçeyi zorunlu unsurlar bakımından inceler2577 sayılı Kanun m.3
    • Unsurlar tam → dava esastan görülür
    • Unsurlar eksik → otuz gün içinde yeniden düzenlenmek üzere dilekçenin reddim.15/1-d
  4. Yenileme dilekçesi otuz gün içinde verilirYeniden verilen dilekçe için ayrıca harç alınmaz.m.15/3
  5. Yenileme dilekçesi aynı yanlışlık ölçütüne göre değerlendirilirm.15/5
    • Eksikliklerin bir kısmı giderilmiş → aynı yanlışlık sayılmaz, yeniden dilekçe ret
    • Aynı eksiklik aynen tekrarlanmış → dava reddedilirm.15/5
  6. İdare mahkemesinin kararı kesindirDilekçede ileri sürülmeyen şikâyet sonradan Anayasa Mahkemesinde ilk kez ileri sürülemez.6458 sayılı Kanun m.53/3

Sıkça Sorulan Sorular

İnternetteki hazır sınır dışı itiraz dilekçesi örneğini doldurabilir miyim?

Kimlik ve adres bölümleri dışında önerilmez. İptal davasının kaderini belirleyen bölüm, dava konusu işlemin hangi sebeple hukuka aykırı olduğunun somut olguya bağlanmasıdır; 2577 sayılı Kanun m.3/2-b dilekçede davanın konu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterilmesini şart koşar. Başka bir dosya için yazılmış metin bu bağı kuramaz.

Sınır dışı itiraz dilekçesi nereye verilir?

İdare mahkemesine. 6458 sayılı Kanun m.53/3, sınır dışı etme kararına karşı kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurulabileceğini düzenler. Aynı fıkra, mahkemeye başvuran kişinin sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirmesini öngörür; bu bildirim dilekçeyle birlikte planlanmalıdır.

Dilekçeye hangi belgeler eklenir?

2577 sayılı Kanun m.3/3'e göre dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir; dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur. Sınır dışı dosyalarında bu, en azından sınır dışı etme kararının kendisi, tebliğ formu ve dayanılan her olguya ait belge demektir.

Tebliğ tarihini dilekçede yazmak zorunda mıyım?

Evet. 2577 sayılı Kanun m.3/2-c, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin dilekçede gösterilmesini arar. Yedi günlük süre bu tarihten işlediği için, tarih hem süreyi hem de dilekçenin usulüne uygunluğunu ilgilendirir.

Dilekçem reddedilirse dava bitmiş olur mu?

Her ret aynı sonucu doğurmaz. 2577 sayılı Kanun m.15/1-d uyarınca dilekçenin m.3'e uygun olmaması hâlinde otuz gün içinde yeniden düzenlenmek üzere dilekçenin reddine karar verilir ve m.15/3'e göre yeni dilekçe için ayrıca harç alınmaz. Ancak m.15/5'e göre yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapılırsa dava reddedilir.

Aile hayatına ilişkin iddiayı dilekçeye yazmazsam sonradan ileri sürebilir miyim?

Kural olarak hayır. Anayasa Mahkemesi, eşi ve altı çocuğu Türkiye'de bulunan bir başvurucunun aile hayatına saygı şikâyetini, iptal davasında bu yönde bir iddia ileri sürülmediği için başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulmuştur (B. No: 2022/33712, T. 17.07.2025). Dayanılacak her iddia iptal dilekçesine yazılmalıdır.

Dilekçede sınır dışı edilmemeyi ayrıca talep etmem gerekir mi?

Koruma kanundan doğar. 6458 sayılı Kanun m.53/3'ün son cümlesine göre, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. Buna karşılık davanın açıldığını kararı veren makama bildirmek aynı fıkrada öngörülmüştür ve uygulamada koruma bu bildirimle görünür olur.

Uluslararası koruma başvurum varsa dilekçede neye dayanırım?

6458 sayılı Kanun m.54/2, uluslararası koruma başvuru sahibi veya statü sahibi kişiler hakkında yalnız aynı maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında sınır dışı etme kararı alınabileceğini öngörür. Karar bu üç bent dışında bir bende dayanıyorsa, işlemin dayanağı dilekçede doğrudan tartışma konusu yapılabilir.

Dilekçeyi avukat yazmak zorunda mı?

Hayır. 6458 sayılı Kanun m.53/3 yabancının kendisinin, yasal temsilcisinin ya da avukatının başvurabileceğini söyler. Ancak süre yedi gündür, idare mahkemesi kararı kesindir ve dilekçede yazılmayan iddia sonradan Anayasa Mahkemesinde ilk kez ileri sürülemez; bu üç neden birlikte desteğin değerini artırır.

Göç idaresine itiraz dilekçesi yazılır mı?

Sınır dışı etme kararı bakımından hayır. 6458 sayılı Kanun m.53/3 tek bir yol gösterir: kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvuru. Kararı veren makama giden şey bir itiraz değil, davanın açıldığının bildirimidir; kanunun uygulama yönetmeliği de tebligatta bu iki hususun, yani başvurulacak yargı merciinin ve kararı alan makama bilgi verileceğinin belirtilmesini öngörür. Kanunun idari itiraz yolu uluslararası koruma kararlarına aittir ve orada süre on gün, merci Uluslararası Koruma Değerlendirme Komisyonudur (m.80/1-a); bu yol sınır dışı kararına uygulanmaz.

Sınır dışı kararında Türkiye'yi terk için süre verilmemişse ne yapılabilir?

Sebebi denetlenebilir. 6458 sayılı Kanun m.56/1, sınır dışı kararı alınanlara kararda belirtilmek kaydıyla on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınmasını kural hâline getirir ve süre tanınmayacak hâlleri tek tek sayar: kaçma ve kaybolma riski, yasal giriş veya çıkış kurallarının ihlali, sahte belge kullanımı, asılsız belgeyle ikamet izni alma girişimi, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı bakımından tehdit. Sayım kapalı olduğundan, kişinin bu hâllerden hangisine girdiği kararda gösterilmemişse bu eksiklik dilekçede ileri sürülebilir.

Sınır dışı dilekçesinde yürütmenin durdurulması talep etmek gerekir mi?

Koruma bu davada talepten değil kanundan gelir. 2577 sayılı Kanun m.27/1'e göre dava açmak kural olarak işlemin yürütülmesini durdurmaz; ancak 6458 sayılı Kanun m.53/3'ün son cümlesi, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancının sınır dışı edilemeyeceğini öngörür. Dilekçenin ağırlığı bu nedenle iptal sebeplerine verilmelidir.

Geri gönderme merkezindeki yabancı vekâletnameyi nasıl verir?

Merkez içinden. 6458 sayılı Kanun m.59/1-b, geri gönderme merkezlerinde yabancıya yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve bunlarla görüşme imkânı sağlanacağını düzenler. Notere erişim listede açıkça yer aldığı için vekâletname merkezden düzenlenebilir; yedi günlük süre gözetim hâlinde de işlediğinden bu adım ilk günlerde planlanmalıdır.

Avukatlık ücretini karşılayamayan yabancı adli yardımdan yararlanabilir mi?

İki ayrı rejim vardır. Uluslararası koruma başvurusu veya statüsü bulunan kişiye, o Kısım kapsamındaki iş ve işlemlerde 1136 sayılı Kanunun adli yardım hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır (6458 sayılı Kanun m.81/2). Böyle bir dosyası olmayan yabancıda dayanak genel rejimdir ve 6100 sayılı Kanun m.334/3, yabancıların adli yardımdan yararlanmasını ayrıca karşılıklılık şartına bağlar. Talep bu nedenle dilekçeyle birlikte ve gerekçelendirilerek ileri sürülmelidir.

Dilekçe ret kararından sonra yenilenen dilekçede yeni bir eksiklik olursa dava reddedilir mi?

Kural olarak hayır. Danıştay 10. Dairesi, 2577 sayılı Kanun m.15/5'teki aynı yanlışlık ölçütünü dar yorumlar: yenileme dilekçesinde eksikliklerin bir kısmı giderilmişse artık aynı yanlışlığın varlığından söz edilemez ve mahkemenin yapması gereken davayı reddetmek değil yeniden dilekçe ret kararı vermektir (E. 2022/3352, K. 2022/2995, T. 31.05.2022). Buna karşılık aynı eksikliğin aynen tekrarlanması davanın reddi sonucunu doğurur.

Kararı anlamadığım bir dilde tebliğ ettiklerini sonradan ileri sürebilir miyim?

Belirleyici olan tebliğ formunun neyi kayda geçirdiğidir. Anayasa Mahkemesi, formunda tercüman bulunduğuna dair kayıt taşımayan bir tebligat bakımından süre aşımından verilen ret kararını etkili başvuru hakkının ihlali saymıştır (B. No: 2022/33712, T. 17.07.2025). Buna karşılık form hem Türkçe hem başvurucunun ana dilinde düzenlenmiş, tercüman aracılığıyla tebliğ edilmiş ve şerh düşülmeden imzalanmışsa aynı iddia açıkça dayanaktan yoksun bulunmuştur (B. No: 2022/20027, T. 15.10.2025). Formun bir örneği dilekçenin ekine konmalıdır.

2024 değişikliği dilekçemi etkiler mi?

Hangi metnin uygulanacağını davanın açıldığı tarih belirler. 6458 sayılı Kanun m.53/3'ün yürürlükteki hâli 21/11/2024 tarihinde yeniden düzenlenmiştir. Aynı düzenlemeyle 6458 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde, bu değişikliklerin geçici maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalar hakkında uygulanacağını öngörür. Dilekçe bakımından sonuç şudur: dava açma süresi yedi gündür, ancak dosyanın hangi metne tabi olduğu kararın değil davanın tarihine bakılarak belirlenir. Değişikliğin kapsamı sınır dışı (deport) kararına itiraz yazısında ayrıntılı ele alınmıştır.

Sınır dışı itiraz dilekçesi fiziken nereye teslim edilir?

Yetkili idare mahkemesi başkanlığına doğrudan verilebilir. 2577 sayılı Kanun m.4, bunun yanında idare mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk hâkimliklerine, yabancı memleketlerde ise Türk konsolosluklarına verilebileceğini düzenler. Geri gönderme merkezi başka bir ilde olduğunda ya da kişi ülkeden çıkarılmışsa bu iki kanal fiilen tek yol hâline gelir. Aynı Kanunun m.6/3'üne göre bu yerlere verilen dilekçeler en geç üç gün içinde ait olduğu mahkemeye taahhütlü olarak gönderilir.

Dilekçeyi verdiğim gün dava açılmış sayılır mı?

Ölçü teslim değil kayıttır. 2577 sayılı Kanun m.6/1, harç ve posta ücretleri alındıktan sonra deftere kayıt yapılacağını ve davanın bu kaydın yapıldığı tarihte açılmış sayılacağını düzenler. Yedi günlük süre bu tarihe göre değerlendirilir; dilekçenin yazılmış veya imzalanmış olması süreyi durdurmaz.

Harç veya posta ücretini yatıramazsam dava düşer mi?

Hemen düşmez. 2577 sayılı Kanun m.6/4, harç veya posta ücreti verilmeden ya da eksik verilerek dava açılması hâlinde otuz gün içinde tamamlanması hususunun ilgiliye tebliğ edileceğini, tebligata rağmen yerine getirilmezse bildirimin bir daha tekrarlanacağını, süresinde tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğini düzenler. Dava açılmamış sayıldığında yedi günlük süre geçmiş olacağı için yeniden dava açma imkânı fiilen kalmaz; bu nedenle ödeme gücü yoksa adli yardım talebi dilekçeyle birlikte ileri sürülmelidir.

Ceza dosyam sonuçlanmadan sınır dışı edilmem adil yargılanma hakkımı ihlal eder mi?

Bu eksen sonraki aşamada karşılık bulmaz. Anayasa Mahkemesi, sınır dışı edilmesinin dayanağı olan suç nedeniyle açılan ceza davasının sonucunun beklenmediğini ileri süren bir başvurucunun adil yargılanma hakkı şikâyetini, yabancıların ülkeye girişi, ülkede kalışı ve ülkeden çıkarılmasına ilişkin yargılamaların bu hakkın konusuna girmemesi nedeniyle konu bakımından yetkisizlikten kabul edilemez bulmuştur (B. No: 2022/7007, T. 02.10.2025). Devam eden ceza dosyası dilekçede bir olgu olarak anlatılabilir ve kararın dayandığı tespiti çürütmek için kullanılabilir; ileri sürülen iddianın hukuki adı ise adil yargılanma hakkı olmamalıdır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

İkamet ve çalışma izni, sınır dışı etme ve tahdit kaydı ile Türk vatandaşlığına geçiş başvurularını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Yabancılar Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp