İhtiyati tedbir, dava sonuçlanana kadar uyuşmazlık konusu mal veya hakkın el değiştirmesini, zarar görmesini ya da elde edilmesinin imkânsız hâle gelmesini önlemek için mahkemenin verdiği geçici koruma kararıdır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389). Tedbir dava açılmadan önce de istenebilir; talep eden haklılığını yaklaşık olarak ispat eder ve kural olarak teminat gösterir. Bu yazı, bir hukuk uyuşmazlığında ihtiyati tedbir istemeyi düşünen kişiyi ve aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen kişiyi birlikte ele alır: şartlar, süreler, itiraz, kaldırma ve karara uymamanın sonucu.
1. İhtiyati Tedbir: Öne Çıkanlar
- İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise yalnız asıl davanın görüldüğü mahkemeden istenir (HMK m.390/1).
- İhtiyati tedbir isteyen kişi haklılığını yaklaşık olarak ispat eder ve kural olarak karşı tarafın muhtemel zararlarına karşılık teminat gösterir (HMK m.390/3, m.392/1).
- İhtiyati tedbir kararının uygulanması, kararın tedbir isteyene tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde istenmezse tedbir kendiliğinden kalkar (HMK m.393/1).
- İhtiyati tedbir dava açılmadan alındıysa, uygulamanın talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas dava açılmazsa tedbir kendiliğinden kalkar (HMK m.397/1).
- İhtiyati tedbire karşı taraf dinlenmeden karar verildiyse itiraz süresi bir haftadır; itiraz kural olarak tedbirin uygulanmasını durdurmaz (HMK m.394).
- İhtiyati tedbir kararına aykırı davranan kişi, altı ay içinde şikâyet edilirse altı aya kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır (HMK m.398/1).
2. İhtiyati Tedbir Nedir, Ne Demek?
İhtiyati tedbir, yargılama sürerken ya da dava açılmadan önce uyuşmazlık konusu mal veya hak üzerindeki mevcut durumu koruyan geçici bir hukuki korumadır. Kanun, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilen hâllerde tedbir kararı verilebileceğini söyler (HMK m.389/1).
İhtiyati tedbir kararı nedir sorusunun cevabı da buradan çıkar: bu karar uyuşmazlığın esasını çözmez, kimin haklı olduğunu söylemez. Dava sonunda verilecek hükmün sonuçsuz kalmasını önlemek için mevcut durumu dondurur. Örneğin tapu iptali davası sürerken taşınmazın üçüncü kişiye devredilmesi, dava sonunda kazanılan hakkı fiilen elde edilemez hâle getirebilir. İhtiyati tedbir bu riski yargılama boyunca ortadan kaldırmak için istenir.
İhtiyati tedbir yalnız çekişmeli davalarda değil, niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanabilir (HMK m.389/2).
3. İhtiyati Tedbir Şartları Nelerdir?
İhtiyati tedbir şartları iki başlıkta toplanır: uyuşmazlık konusu bir hak bulunmalı ve bu hakkın korunmasında gecikmenin doğuracağı bir tehlike olmalıdır. Kanun tehlikeyi üç biçimde sayar: hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, tamamen imkânsız hâle gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın ya da ciddi bir zararın doğması (HMK m.389/1).
İhtiyati tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve istediği tedbirin türünü açıkça belirtmek zorundadır (HMK m.390/3). “Tedbir konulsun” biçiminde genel bir istem, mahkemenin neyin üzerinde ne tür bir tedbire karar vereceğini belirlemesine yetmez; kanun kararda bunun “tereddüde yer vermeyecek şekilde” yazılmasını ister (HMK m.391/2-c).
3.1. İhtiyati Tedbirde Yaklaşık İspat
İhtiyati tedbirde talep eden, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır (HMK m.390/3). Yaklaşık ispat, davanın sonunda aranan tam ispattan daha hafif bir ölçüttür, ama kanun ispatı kaldırmaz; talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek “zorunda” olduğunu söyler. Bu nedenle ihtiyati tedbir talebi, haklılığı gösteren belge ve delillerle desteklenir: tapu kaydı, sözleşme, yazışma, fatura veya tespit tutanağı gibi.
İhtiyati tedbir, esas davada sonradan haksız çıkabilecek bir kişinin talebiyle de verilebilir. Kanun bu ihtimali teminatla karşılar: tedbir isteyen kişi, haksız çıkarsa karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacağı muhtemel zararlar için kural olarak teminat gösterir (HMK m.392/1). Teminat konusu aşağıda ayrıca ele alınmıştır.
4. İhtiyati Tedbir Türleri ve Örnekleri
İhtiyati tedbir türleri kanunda kapalı bir liste olarak sayılmamıştır. Mahkeme, tedbire konu mal veya hakkın muhafaza altına alınması, bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir (HMK m.391/1). “Gibi” ifadesi sayılan türlerin örnek olduğunu gösterir.
İhtiyati tedbir türlerinin uygulamadaki karşılıkları şunlardır:
- Muhafaza altına alma: Uyuşmazlık konusu taşınır malın, örneğin bir aracın veya bir makinenin, dava süresince korunması için alınır (HMK m.391/1).
- Yediemine tevdi: Mal, taraflardan bağımsız bir kişiye teslim edilerek dava sonuna kadar onun elinde tutulur (HMK m.391/1).
- Bir şeyin yapılması veya yapılmaması: Bir işlemin, inşaatın veya tasarrufun durdurulması ya da belirli bir davranışın yapılması istenir (HMK m.391/1).
- Tapu kütüğüne şerh: Çekişmeli hakların korunmasına ilişkin mahkeme kararları tapu kütüğüne şerh verilebilir (Türk Medeni Kanunu m.1010).
İhtiyati tedbir sağlık uyuşmazlıklarında da istenebilir: SGK’nın bedelini karşılamadığı bir ilaçta hasta, dava süresince ilaç bedelinin karşılanmasını tedbir yoluyla talep edebilir. Bu talepte gecikmenin doğuracağı zarar ve yaklaşık ispatın tıbbi belgelerle nasıl kurulacağı SGK kanser ilacı davası yazısında anlatılmıştır.
4.1. İhtiyati Tedbir Konulan Mal Satılabilir mi?
İhtiyati tedbir konulan malın satılıp satılamayacağı, kararda neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiğine bağlıdır (HMK m.391/2-c). Taşınmazlarda tasarruf yetkisini kısıtlayan tedbir tapu kütüğüne şerh verildiğinde, bu kısıtlama taşınmaz üzerinde sonradan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir (TMK m.1010). Bu nedenle şerhli taşınmazı satın alan kişi, dava sonunda verilecek hükümden etkilenme riskini üstlenir. Tapuda tedbirin nasıl konulduğu ve kaldırıldığı tapuya ihtiyati tedbir yazısında, şerhin genel etkileri tapuda şerh yazısında ayrıca anlatılmıştır.
5. İhtiyati Tedbir Talebi: Nereden ve Nasıl İstenir?
İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise yalnız asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir (HMK m.390/1). Dava açıldıktan sonra başka bir mahkemeye tedbir için başvurulamaz. Dava öncesi talepte görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi, açılacak esas davanın görev ve yetki kurallarına göre yapılır.
İhtiyati tedbir talebi şu sırayla hazırlanır:
- Görevli ve yetkili mahkemeyi belirleyin. Dava açılmadıysa esas davaya bakacak mahkemeye, dava açıldıysa o davanın görüldüğü mahkemeye başvurulur (HMK m.390/1).
- Tedbir sebebini ve türünü yazın. Hakkın hangi değişme nedeniyle tehlikeye girdiği ve istenen tedbirin ne olduğu dilekçede açıkça belirtilir (HMK m.390/3).
- Yaklaşık ispat için delil ekleyin. Davanın esası yönünden haklılığı gösteren belge ve deliller dilekçeye eklenir (HMK m.390/3).
- Teminat durumunu belirtin. Talep resmî belgeye veya kesin delile dayanıyorsa ya da adli yardım kararı varsa bu durum dilekçede gösterilir (HMK m.392/1).
- Uygulama ve dava sürelerini takvime yazın. Karar çıkınca uygulama bir hafta içinde istenir (HMK m.393/1); dava öncesi alınan tedbirde esas dava iki hafta içinde açılır (HMK m.397/1).
İhtiyati tedbir talebinde hakların derhâl korunması zorunluysa hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir (HMK m.390/2). Karşı tarafın talepten haberdar olunca uyuşmazlık konusu malı hemen devredebileceği bir durum bu zorunluluğa örnek gösterilebilir. Karşı taraf dinlenmeden verilen karara karşı ayrıca itiraz yolu düzenlenmiştir (HMK m.394/1).
İhtiyati tedbir talepleri ve bunlara karşı yapılan itirazlar hakkında adli tatilde de karar verilir; kanun bunları adli tatilde görülen işler arasında sayar (HMK m.103/1-a). Adli tatilin genel etkisi adli tatil ne zaman yazısında anlatılmıştır.
6. İhtiyati Tedbir Kararı ve Teminat
İhtiyati tedbir kararında tarafların kimlik bilgileri, tedbirin açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı, tereddüde yer vermeyecek şekilde neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği ile talep edenin ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceği yazılır (HMK m.391/2).
6.1. İhtiyati Tedbirde Teminat
İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır (HMK m.392/1). Teminat kuralının üç istisnası vardır:
- Talep resmî belgeye veya başkaca kesin bir delile dayanıyorsa mahkeme, gerekçesini açıkça belirterek teminat alınmamasına karar verebilir (HMK m.392/1).
- Durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme yine gerekçesini açıkça belirterek teminatsız karar verebilir (HMK m.392/1).
- Adli yardımdan yararlanan kişinin teminat göstermesi gerekmez (HMK m.392/1). Adli yardımın şartları adli yardım başvurusu yazısındadır.
İhtiyati tedbir teminatının tutarını ve şeklini hâkim serbestçe belirler; teminatı gerektiren durum ve koşullar değişirse hâkim teminatın azaltılmasına, artırılmasına, değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir (HMK m.87). Teminat kendiliğinden iade edilmez: asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya tedbirin kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davası açılmazsa iade edilir (HMK m.392/2).
6.2. İhtiyati Tedbir Talebinin Reddi
İhtiyati tedbir talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf da kanun yoluna başvurabilir. Bu başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır (HMK m.391/3). Kanun yolunun genel işleyişi istinaf nedir yazısında anlatılmıştır.
7. İhtiyati Tedbir Kararının Uygulanması
İhtiyati tedbir kararının uygulanması, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Bu süre içinde uygulama istenmezse, kanuni süre içinde dava açılmış olsa bile tedbir kararı kendiliğinden kalkar (HMK m.393/1). Kararı almak yetmez; uygulamayı süresinde istemek ayrı bir işlemdir.
İhtiyati tedbirin uygulanması, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki veya tedbir konusu mal ya da hakkın bulunduğu yerdeki icra dairesinden istenir. Mahkeme kararında belirterek yazı işleri müdürünü de uygulamayla görevlendirebilir (HMK m.393/2). Gerekirse zor kullanılabilir ve kolluk, uygulamayı yapan memurun yazılı başvurusu üzerine yardım etmekle yükümlüdür (HMK m.393/3).
İhtiyati tedbiri uygulayan memur bir tutanak düzenler; tutanakta tedbir konusu ve bulunduğu yer gösterilir, tedbir konusuyla ilgili her türlü iddia tutanağa geçirilir. Tedbir sırasında hazır bulunmayan taraflara ve duruma göre üçüncü kişiye tutanağın bir örneği tebliğ edilir (HMK m.393/4). Bu tebliğ, aşağıda anlatılan itiraz süresinin başlangıcıdır.
8. İhtiyati Tedbire İtiraz Süresi ve Usulü
İhtiyati tedbire itiraz süresi bir haftadır. Karşı taraf dinlenmeden verilmiş tedbir kararına, uygulama sırasında hazır bulunan karşı taraf uygulamadan itibaren, hazır bulunmayan karşı taraf ise uygulama tutanağının tebliğinden itibaren bir hafta içinde itiraz edebilir (HMK m.394/2). İtiraz kararı veren mahkemeye yapılır; esas hakkında dava açıldıktan sonra itirazı o davaya bakan mahkeme karara bağlar (HMK m.394/2).
İhtiyati tedbire itiraz yalnız üç konuda yapılabilir: ihtiyati tedbirin şartları, mahkemenin yetkisi ve teminat (HMK m.394/2). Davanın esasına ilişkin savunma itirazın konusu değildir; o savunma esas davada yapılır.
İhtiyati tedbire itiraz, aksine karar verilmedikçe icrayı durdurmaz (HMK m.394/1). İtiraz incelenene kadar tedbir uygulanmaya devam eder.
8.1. İhtiyati Tedbire Üçüncü Kişinin İtirazı
İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de, tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde itiraz edebilir. Kanun üçüncü kişinin itirazını ihtiyati tedbirin şartları ve teminatla sınırlar; mahkemenin yetkisi bu sayımda yer almaz (HMK m.394/3).
8.2. İhtiyati Tedbire İtiraz Dilekçesi ve İnceleme
İhtiyati tedbire itiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmezlerse dosya üzerinden inceleme yaparak karar verir. İtiraz üzerine mahkeme tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir (HMK m.394/4).
İtiraz hakkında verilen karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır; kanun yoluna başvurulmuş olması tedbirin uygulanmasını durdurmaz (HMK m.394/5).
8.3. İhtiyati Tedbirde İtiraz ile Kanun Yolunun Farkı
İhtiyati tedbir kararına karşı hangi yola başvurulacağı, kararın karşı taraf dinlenerek mi dinlenmeden mi verildiğine göre değişir. Karşı taraf dinlenmeden verilen karara karşı yol, kararı veren mahkemeye itirazdır (HMK m.394/1). Yüzüne karşı aleyhine tedbir kararı verilen taraf ise itiraz değil, doğrudan kanun yoluna başvurur (HMK m.391/3).
| Durum | Başvuru yolu | Merci | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Tedbir karşı taraf dinlenmeden verildi | İtiraz, bir hafta içinde | Kararı veren mahkeme; dava açıldıysa esas davaya bakan mahkeme | HMK m.394/1-2 |
| Tedbir karşı tarafın yüzüne karşı verildi | Kanun yolu | Kanun yolu mercii | HMK m.391/3 |
| Tedbir talebi reddedildi | Kanun yolu | Kanun yolu mercii | HMK m.391/3 |
| İtiraz hakkında karar verildi | Kanun yolu | Kanun yolu mercii | HMK m.394/5 |
İhtiyati tedbire itiraz süresinin adli tatilde uzayıp uzamadığı sorusunda iki hüküm birlikte okunur. Adli tatilde bitecek sürelerin bir hafta uzatılmış sayılması, adli tatile tabi dava ve işler için öngörülmüştür (HMK m.104). İhtiyati tedbir talepleri ve bunlara karşı itirazlar ise adli tatilde görülen işler arasında sayılmıştır (HMK m.103/1-a). Kanun lafzı bu nedenle bir haftalık itiraz süresinin adli tatil sebebiyle uzayacağına dayanak vermez; süre hesabı adli tatile güvenilerek yapılmamalıdır.
9. İhtiyati Tedbir Nasıl Kaldırılır?
İhtiyati tedbir üç yolla kaldırılabilir: itiraz, teminat gösterilmesi ve durum ve koşulların değişmesi. Bunlara ek olarak kanunda sayılan iki durumda tedbir kendiliğinden kalkar. Hangi yolun kullanılacağı, kararı kimin, hangi gerekçeyle ve ne zaman sorguladığına göre değişir.
- İtiraz üzerine kaldırma: Karşı taraf veya menfaati ihlal edilen üçüncü kişi bir hafta içinde itiraz eder; mahkeme tedbiri değiştirebilir veya kaldırabilir (HMK m.394/4).
- Teminat karşılığı kaldırma: Aleyhine tedbir kararı verilen veya hakkında tedbir uygulanan kişi mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse, mahkeme duruma göre tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir (HMK m.395/1).
- Durum ve koşulların değişmesi: Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir (HMK m.396/1).
İhtiyati tedbirin teminat karşılığı kaldırılmasında teminatın tutarı tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına göre, türü ise mahkemenin teminat konusundaki genel yetkisine göre belirlenir (HMK m.395/2, m.87). Teminat karşılığı kaldırma ve durum değişikliği taleplerinde de itiraz dilekçesine ilişkin kurallar kıyasen uygulanır: sebepler açıkça gösterilir ve deliller dilekçeye eklenir (HMK m.395/3, m.396/2).
İhtiyati tedbir kaldırma talebinin itirazdan farkı süredir. İtiraz bir haftalık süreye bağlıdır (HMK m.394/2); teminat karşılığı kaldırma ve durum değişikliği taleplerinde maddelerde böyle bir süre yazılı değildir (HMK m.395, m.396). İtiraz süresini kaçıran kişi, maddelerdeki koşullar varsa bu iki yola başvurabilir.
9.1. İhtiyati Tedbir Ne Zaman Kendiliğinden Kalkar?
İhtiyati tedbir iki durumda mahkemenin ayrıca karar vermesine gerek olmadan kalkar:
- Uygulama bir hafta içinde istenmezse: Tedbir kararının uygulanması, kararın tedbir isteyene tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmezse, süresinde dava açılmış olsa bile tedbir kendiliğinden kalkar (HMK m.393/1).
- Dava öncesi tedbirde esas dava iki hafta içinde açılmazsa: Tedbir kararı dava açılmadan önce verilmişse, tedbir isteyen uygulamayı talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas davayı açmak, dava açtığını gösteren evrakı kararı uygulayan memura ibraz ederek dosyaya koydurmak ve karşılığında belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar (HMK m.397/1).
İki haftalık dava açma süresi yalnız dava açılmadan önce alınan tedbirde işler; dava açıldıktan sonra verilen tedbirde esas dava zaten görüldüğü için bu süre uygulanmaz, bir haftalık uygulama talebi süresi ise her iki durumda da geçerlidir (HMK m.393/1, m.397/1). İhtiyati tedbir bu iki durum dışında, kararda aksi belirtilmedikçe nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder (HMK m.397/2). Tedbir kalkmış veya kaldırılmışsa bu durum ilgili yerlere bildirilir (HMK m.397/3). İhtiyati tedbir dosyası asıl dava dosyasının eki sayılır (HMK m.397/4).
10. İhtiyati Tedbir Kararına Uymamanın Cezası: Disiplin Hapsi
İhtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kişi, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet edilirse altı aya kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır (HMK m.398/1). Şikâyeti inceleyen mahkeme, esas dava açılmamışsa tedbir kararını veren mahkeme, açılmışsa esas davanın görüldüğü mahkemedir (HMK m.398/1).
İhtiyati tedbire aykırılık şikâyetinde şikâyet olunana duruşma gün ve saatini bildiren davetiye gönderilir; mahkeme savunmayı alır, delilleri değerlendirir ve aykırılık tespit edilirse disiplin hapsine, edilmezse şikâyetin reddine karar verir (HMK m.398/2-4). Taraflar kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilir; itiraz üzerine verilen karar kesindir (HMK m.398/5-6).
Disiplin hapsi kararı kesinleşmeden infaz edilemez ve kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilemez (HMK m.398/7, m.398/9). Tedbir kararına aykırı davranışın sona ermesi, kararın gereğinin yerine getirilmesi ya da şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde dava ve bütün sonuçlarıyla ceza düşer (HMK m.398/8).
Disiplin hapsi, suç cezası olan hapisten farklıdır. Kanun onu kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış fiil dolayısıyla verilen; seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adli sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapis olarak tanımlar (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.2/1-l).
11. Haksız İhtiyati Tedbir Nedeniyle Tazminat
Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, talepte bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılırsa, tedbir kararı kendiliğinden kalkarsa ya da itiraz üzerine kaldırılırsa, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle karşı tarafın uğradığı zararı tazminle yükümlüdür (HMK m.399/1). Tedbir kararının süresinde uygulanmaması veya esas davanın süresinde açılmaması da bu nedenle yalnız tedbiri kaybettirmez; tazminat sorumluluğunu da gündeme getirir.
Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır. Dava açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya tedbir kararının kalkmasından itibaren bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar (HMK m.399/2-3). Zamanaşımı süresi bir yıl olsa da teminatın iadesi daha kısa bir süreye bağlıdır: asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya tedbirin kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davası açılmazsa teminat iade edilir (HMK m.392/2).
12. İhtiyati Tedbir ile İhtiyati Haciz Farkı
İhtiyati tedbir ile ihtiyati haciz arasındaki temel fark, neyi güvenceye aldıklarıdır. İhtiyati tedbir, uyuşmazlık konusu belirli bir mal veya hak için verilir (HMK m.389). İhtiyati haciz ise para alacağı içindir: rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun elindeki veya üçüncü kişideki taşınır ve taşınmaz mallarını, alacaklarını ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir (İcra ve İflas Kanunu m.257).
| Ölçüt | İhtiyati tedbir | İhtiyati haciz |
|---|---|---|
| Koruduğu şey | Uyuşmazlık konusu belirli mal veya hak | Para alacağı |
| Etkisi | Mevcut durumun korunması, muhafaza, yediemin, yapma veya yapmama | Borçlunun mallarının ihtiyaten haczi |
| Temel dayanak | HMK m.389-399 | İcra ve İflas Kanunu m.257 ve devamı |
Alacak paraysa ihtiyati haciz, dava konusu belirli bir şey veya hak ise ihtiyati tedbir istenir. Vadesi gelmemiş borç için ihtiyati haciz yalnız kanunda sayılan hâllerde, örneğin borçlunun belirli bir yerleşim yeri yoksa ya da mallarını kaçırmaya hazırlanıyorsa istenebilir (İcra ve İflas Kanunu m.257). İhtiyati haczin şartları, süreleri ve kaldırılması ihtiyati haciz nedir yazısında ayrıca anlatılmıştır.
İhtiyati tedbirin aile hukukundaki bir uygulaması olan dava süresince nafaka için tedbir nafakası yazısına, dava açılmadan delillerin korunması için delil tespiti yazısına bakılabilir. Maddelerin güncel metni Mevzuat Bilgi Sistemi’nde Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Türk Medeni Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu bağlantılarından okunabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
İhtiyati tedbir ne demek?
İhtiyati tedbir, dava sonuçlanana kadar uyuşmazlık konusu mal veya hakkın korunması için mahkemenin verdiği geçici koruma kararıdır. Mevcut durumdaki bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacaksa, imkânsız hâle gelecekse ya da gecikme ciddi bir zarar doğuracaksa verilir (HMK m.389). Uyuşmazlığın esasını çözmez; yalnız mevcut durumu korur.
İhtiyati tedbirin şartları nelerdir?
İhtiyati tedbir için uyuşmazlık konusu bir hak bulunmalı ve mevcut durumdaki bir değişmenin bu hakkın elde edilmesini zorlaştıracağından, imkânsız kılacağından ya da gecikmenin ciddi bir zarar doğuracağından endişe edilmelidir (HMK m.389). Talep eden, tedbir sebebini ve türünü dilekçede açıkça belirtir ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat eder (HMK m.390/3).
İhtiyati tedbir nereden istenir?
İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden istenir. Dava açıldıktan sonra ise yalnız asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir (HMK m.390/1). Hakların derhâl korunması zorunluysa hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir (HMK m.390/2).
İhtiyati tedbir için teminat gerekir mi?
Kural olarak evet. İhtiyati tedbir isteyen kişi, haksız çıkarsa karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacağı muhtemel zararlara karşılık teminat gösterir. Talep resmî belgeye veya başka bir kesin delile dayanıyorsa ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini açıkça yazarak teminat almayabilir; adli yardımdan yararlanan kişi teminat göstermez (HMK m.392/1).
İhtiyati tedbire itiraz süresi ne kadardır?
İhtiyati tedbire itiraz süresi bir haftadır. Karşı taraf tedbirin uygulanması sırasında hazır bulunuyorsa süre uygulamadan, hazır değilse uygulama tutanağının tebliğinden başlar. Menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler için süre, tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir haftadır. İtiraz kararı veren mahkemeye dilekçeyle yapılır ve kural olarak icrayı durdurmaz (HMK m.394).
İhtiyati tedbir nasıl kaldırılır?
İhtiyati tedbir itiraz üzerine (HMK m.394/4), mahkemenin kabul edeceği teminat gösterilerek (HMK m.395) veya durum ve koşulların değiştiği ispat edilerek teminatsız biçimde (HMK m.396) kaldırılabilir. Ayrıca kararın uygulanması bir hafta içinde istenmezse (HMK m.393/1) ya da dava öncesi alınan tedbirde iki hafta içinde esas dava açılmazsa (HMK m.397/1) tedbir kendiliğinden kalkar.
İhtiyati tedbir ne zamana kadar devam eder?
Kararda aksi belirtilmedikçe ihtiyati tedbirin etkisi, esas davada verilen nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder (HMK m.397/2). Bu süre dolmadan tedbir itiraz, teminat gösterilmesi veya durum ve koşulların değişmesi üzerine kaldırılabilir. Tedbir kalkmış veya kaldırılmışsa bu durum ilgili yerlere bildirilir (HMK m.397/3).
İhtiyati tedbir konulan mal satılabilir mi?
İhtiyati tedbirin satışa etkisi, kararda neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiğine bağlıdır (HMK m.391/2-c). Taşınmazlarda çekişmeli hakların korunmasına ilişkin mahkeme kararı tapu kütüğüne şerh verilebilir. Şerh verilen kısıtlama, taşınmaz üzerinde sonradan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir (Türk Medeni Kanunu m.1010).
İhtiyati tedbir kararına uymamanın cezası nedir?
İhtiyati tedbir kararına aykırı davranan veya uygulamaya ilişkin emre uymayan kişi, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet edilirse altı aya kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır (HMK m.398/1). Aykırı davranış sona erer, kararın gereği yerine getirilir veya şikâyetten vazgeçilirse dava ve bütün sonuçlarıyla ceza düşer (HMK m.398/8).
İhtiyati tedbir ile ihtiyati haciz arasındaki fark nedir?
İhtiyati tedbir, uyuşmazlık konusu belirli bir mal veya hak için verilir (HMK m.389). İhtiyati haciz ise rehinle güvence altına alınmamış bir para borcunun alacaklısına tanınır ve borçlunun mallarının ihtiyaten haczini sağlar (İcra ve İflas Kanunu m.257). Para alacağını güvenceye almak için ihtiyati haciz, dava konusu şeyi korumak için ihtiyati tedbir istenir.
