Mahsup, hüküm kesinleşmeden önce gözaltı, tutukluluk gibi kişi özgürlüğünü sınırlayan hâllerde geçirilen sürelerin hükmedilen hapis cezasından indirilmesidir (Türk Ceza Kanunu m.63). Kanun bu süreler için “indirilir” der; koşulları varsa mahsup hâkimin takdirine bırakılmamıştır. Adli para cezasında her gün beş yüz Türk lirası sayılarak indirim yapılır. Bu yazı, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan ve daha önce gözaltında, tutuklulukta veya ev hapsi biçimindeki adli kontrolde kalmış kişi ile yakınları için hangi sürelerin cezadan düşüldüğünü, başka dosyadaki tutukluluğun durumunu, mahsup hesabının nerede yapıldığını ve hesaba nasıl itiraz edildiğini açıklar.
1. Mahsup: Öne Çıkanlar
- Mahsup, hüküm kesinleşmeden önce şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâllerde geçirilen sürelerin hapis cezasından indirilmesidir (TCK m.63).
- Mahsup adli para cezasında da uygulanır; her gün beş yüz Türk lirası sayılır ve bu rakam 12 Mart 2024’ten önce yüz Türk lirasıydı (TCK m.63).
- Mahsup adli kontrolde kural olarak yapılmaz; tedavi veya muayene tedbiri ile konutu terk etmeme yükümlülüğü istisnadır ve konutta geçen her iki gün bir gün sayılır (CMK m.109/6).
- Mahsup, yabancı ülkede aynı suçtan gözaltı, gözlem, tutukluluk veya hükümlülükte geçen süreler için de yapılır (TCK m.16).
- Mahsup hesabında duraksama varsa karar infaz hâkimliğinden istenir ve bu başvuru infazı kendiliğinden ertelemez (5275 sayılı Kanun m.98).
- Mahsubun karşılamadığı fazla tutukluluk için tazminat yolu ayrıdır (CMK m.141/1-f).
2. Mahsup Ne Demek? (TCK 63)
Mahsup, ceza hukukunda kişinin kesin hükümle mahkûm edilmeden önce özgürlüğünden yoksun kaldığı sürenin sonradan verilen cezadan düşülmesidir. Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir (TCK m.63). Böylece gözaltında veya tutuklulukta geçen günler, mahkûmiyetten sonra cezaevinde ikinci kez geçirilmez.
Mahsup hâkimin takdirine bağlı değildir. TCK m.63 indirimi “indirilir” diyerek emredici biçimde kurar ve hükümlünün talebine ya da hâkimin değerlendirmesine bağlamaz. Kanun takdir tanıdığı yerde başka bir ifade kullanır; örneğin şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına “karar verilebilir” (Ceza Muhakemesi Kanunu m.109/1). Mahsupta hâkimin incelediği şey indirimin yapılıp yapılmayacağı değil, sürenin maddenin iki koşulunu taşıyıp taşımadığıdır:
- Süre, hüküm kesinleşmeden önce geçmiş olmalıdır.
- Süre, kişinin şahsi hürriyetini sınırlama sonucunu doğurmuş olmalıdır.
Mahsup maddesi bu hâlleri tek tek saymaz. “Bütün haller” ifadesi, mahsubu tutuklama tedbiriyle sınırlı tutmaz; iki koşulu taşıyan her süre, adı ne olursa olsun indirimin konusudur (TCK m.63). Hükmün tam metni mevzuat.gov.tr’deki Türk Ceza Kanunu sayfasında okunabilir.
2.1. Mahsubuna Ne Demek? Hükümdeki “Cezasından Mahsubuna” İfadesi
Mahsubuna ifadesi “mahsup edilmesine” demektir. Mahkûmiyet hükmünde yer alan “gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK’nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna” cümlesi, bu sürelerin verilen hapis cezasından indirileceğini söyler. Mahsubuna ifadesi bir indirim oranı veya ek ceza anlamı taşımaz; yalnız TCK m.63’ün uygulanacağını gösterir.
Mahsup edilen günlerin hükümlünün tahliye tarihine yansıması infaz aşamasında görülür. Mahkûmiyet hükümleri kesinleşmedikçe infaz olunamaz (Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, 5275 sayılı Kanun m.4/1). Hükümlüye, Cumhuriyet başsavcılığınca düzenlenen ve ceza infaz kurumuna alındığı ve salıverileceği tarihi, ceza süresini ve cezanın hangi hükme ilişkin olduğunu gösteren bir belge verilir (m.20/4). Uygulamada bu belgeye müddetname denir; mahsubun doğru işlenip işlenmediği bu belgedeki tarihlerden kontrol edilir.
“Mahsup edilemez” ifadesi ise kanunun belirli bir süreyi indirim dışında bıraktığını anlatır. Bunun başlıca örneği adli kontrol altında geçen süredir (CMK m.109/6); ayrıntısı aşağıdaki adli kontrol bölümündedir.
2.2. TCK 63 Maddesi Cezası Nedir?
TCK 63 bir suç tanımlamaz ve ceza öngörmez. Maddenin başlığı “Mahsup”tur ve yalnız verilen cezadan yapılacak indirimi düzenler (TCK m.63). Mahkûmiyet hükmünde TCK 63’e gönderme yapılması, kişinin ayrıca bir suçtan cezalandırıldığı anlamına gelmez.
Hükümlerde TCK 53 ile TCK 63 sıklıkla birlikte anılır. TCK 53’ün başlığı “Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma”dır ve kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonuçlarını düzenler (TCK m.53/1). Bu yoksunluğun kapsamı TCK 53 hak yoksunluğu yazısında açıklanmıştır; TCK 63 ise bu sonuçlarla ilgili değildir.
3. Mahsup Edilen Süreler Hangileridir?
Mahsup edilen süreler, hüküm kesinleşmeden önce kişi özgürlüğünü sınırlayan hâllerde geçen sürelerdir (TCK m.63). Gözaltı ve tutukluluk bu hâllerin başlıcalarıdır. Kanun, gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin hükümlülük süresiyle karşılaştırılmasını tazminat hükmünde de açıkça öngörür (CMK m.141/1-f). Gözaltı süresi ile tutuklamanın şartları ayrı yazılarda ele alınmıştır.
Mahsup kapsamındaki bir başka hâl gözlem altına alınmadır. Fiili işlediği yolunda kuvvetli şüpheler bulunan şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olmadığını saptamak için resmî bir sağlık kurumunda gözlem altına alınmasına karar verilebilir (CMK m.74/1). Bu gözlem kişinin özgürlüğünü sınırladığı ölçüde TCK m.63’ün “bütün haller” ölçütüne girer; yabancı ülkedeki gözlem süresini TCK m.16 ayrıca adıyla sayar.
Mahsup, hüküm kesinleştikten sonraki süreleri TCK m.63 üzerinden kapsamaz, çünkü madde kapsamını “hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen” sürelerle sınırlar. Kesinleşmeden sonraki dönem için ayrı bir kural vardır: cezanın infazına başlandıktan sonra hükümlünün hastalık nedeniyle ceza infaz kurumundan hastaneye kaldırılması hâlinde hastanede geçirdiği süre cezadan indirilir (5275 sayılı Kanun m.100/1). Hükümlü, cezanın infazını durdurmak için hastalığına kasten neden olmuşsa bu hükümden yararlanamaz (m.100/2).
3.1. Mahsup Tablosu
| Süre türü | Mahsup edilir mi? | Oran | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Gözaltı | Evet | Kanunda ayrı oran yok | TCK m.63 |
| Tutukluluk | Evet | Kanunda ayrı oran yok | TCK m.63 |
| Resmî sağlık kurumunda gözlem altına alınma | Evet, özgürlüğü sınırladığı ölçüde | Kanunda ayrı oran yok | TCK m.63; CMK m.74 |
| Adli kontrol (genel kural) | Hayır | Yok | CMK m.109/6 |
| Adli kontrol: tedavi veya muayene tedbiri (e bendi) | Evet | Kanunda ayrı oran yok | CMK m.109/6 |
| Adli kontrol: konutu terk etmemek (j bendi) | Evet | 2 gün = 1 gün | CMK m.109/6 |
| Yabancı ülkede aynı suçtan gözaltı, gözlem, tutukluluk, hükümlülük | Evet | Kanunda ayrı oran yok | TCK m.16 |
| Adli para cezasına karşılık | Evet | 1 gün = 500 TL | TCK m.63 |
| İnfaz sırasında hastanede geçen süre | Evet (kasten hastalık hariç) | Kanunda ayrı oran yok | 5275 s.K. m.100 |
4. Mahsup Adli Kontrolde Yapılır mı? Ev Hapsi ve Tedavi Tedbiri
Mahsup adli kontrolde kural olarak yapılmaz: adli kontrol altında geçen süre, şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez (CMK m.109/6). Bu kuralın iki istisnası vardır ve ikisi de adli kontrol yükümlülüklerini sayan üçüncü fıkradaki bentlere göre belirlenir:
- Tedavi veya muayene tedbiri (e bendi): Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olmak (CMK m.109/3-e). Bu bentte geçen süre için mahsup yasağı uygulanmaz ve kanun ayrı bir oran koymaz.
- Konutu terk etmemek (j bendi): Uygulamada ev hapsi olarak bilinen yükümlülüktür (CMK m.109/3-j). Konutu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır (CMK m.109/6).
Mahsup, bu iki bent dışındaki adli kontrol yükümlülüklerinde yapılmaz. Yurt dışına çıkamamak, belirlenen yerlere düzenli olarak başvurmak (imza yükümlülüğü), taşıt kullanamamak, silah bulunduramamak veya güvence yatırmak gibi yükümlülükler altında geçen süre cezadan düşülmez (CMK m.109/3, m.109/6). Mahsup beklentisi bu nedenle adli kontrol kararının hangi bende dayandığına bakılarak kurulmalıdır. Yükümlülüklerin tamamı ve kaldırılma yolları adli kontrol ile yurt dışına çıkış yasağının kaldırılması yazılarındadır.
Mahsup kuralındaki ev hapsi istisnası 2021’de eklendi. 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun, CMK m.109/6’daki “(e) bendinde” ibaresini “(e) ve (j) bentlerinde” olarak değiştirdi ve iki günün bir gün sayılacağına ilişkin cümleyi ekledi. Bu değişiklikten önce istisna yalnız tedavi veya muayene tedbiri içindi. Konutta geçen süre değişiklikten önceki döneme aitse ve sonradan yürürlüğe giren bu hükmün TCK m.7 kapsamında değerlendirilmesi gerekiyorsa, karar hükmü veren mahkemeden istenir (5275 sayılı Kanun m.98/1-a).
5. Mahsup Başka Suçtan Tutuklulukta Yapılabilir mi?
Mahsup, kanun lafzı bakımından başka bir dosyadaki tutuklulukla sınırlı değildir. TCK m.63, indirilecek sürenin mahsubu istenen cezayla aynı dosyada veya aynı suçtan geçirilmiş olmasını şart koşmaz; “bütün haller” nedeniyle geçirilmiş sürelerden söz eder (TCK m.63). Yabancı ülkedeki süreler için ise kanun farklı bir dil kullanır ve mahsubu açıkça “aynı suçtan dolayı” verilecek cezaya bağlar (TCK m.16). İki maddenin lafzı arasındaki bu fark, Türkiye’deki mahsupta aynı suç şartının kanunda yer almadığını gösterir.
Mahsup maddesinin açık bıraktığı nokta, başka dosyadaki sürenin hangi tarih ölçütüyle ve hangi dosyadan ayrılarak aktarılacağıdır. TCK m.63 bu konuda ayrıntılı bir kural koymaz. Bu nedenle başka dosyadaki tutukluluğun mahsubu istenirken şu bilgilerin birlikte gösterilmesi gerekir:
- tutukluluğun (ve varsa gözaltının) başlangıç ve bitiş tarihleri ile ait olduğu dosya,
- tutuklu kalınan dosyanın nasıl sonuçlandığı (mahkûmiyet, beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar) ve hükmün kesinleşme tarihi,
- mahsubu istenen mahkûmiyetteki suç tarihi ve hükmün kesinleşme tarihi,
- tutukluluk süresinin daha önce başka bir cezadan indirilip indirilmediği.
Mahsup ile tazminat bu noktada birbirine değer. Kanuna uygun olarak tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya beraat kararı verilen kişi, maddi ve manevi zararını Devletten isteyebilir (CMK m.141/1-e). Aynı tutukluluk süresi hem başka bir mahkûmiyetten mahsup hem de tazminat talebinin konusu olabileceğinden, iki dosyanın birlikte değerlendirilmesi gerekir. Tazminat yolu aşağıda ayrıca açıklanmıştır.
6. Mahsup Yurt Dışında Geçen Sürelerde Nasıl Uygulanır? (TCK 16)
Mahsup, yabancı ülkede geçen süreler için de yapılır. Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir (TCK m.16).
TCK m.16 iki bakımdan TCK m.63’ten ayrılır. Birincisi, yabancı ülkedeki mahsup hükümlülükte geçen süreyi de kapsar; TCK m.63 ise yalnız hüküm kesinleşmeden önceki sürelerden söz eder. İkincisi, TCK m.16 mahsubu aynı suça bağlar. Türkiye’deki gözaltı ve tutukluluk TCK m.63’e, yabancı ülkedeki süreler TCK m.16’ya dayandığı için iki madde farklı süreleri düzenler; biri uygulandı diye diğerinin kapsamındaki süre indirim dışında kalmaz.
7. Mahsup Adli Para Cezasında Nasıl Yapılır?
Mahsup yalnız hapis cezasında uygulanmaz. Adli para cezasına hükmedilmesi durumunda, özgürlüğü sınırlayan hâllerde geçen her gün beş yüz Türk lirası sayılarak bu cezadan indirim yapılır (TCK m.63). Mahsuptaki bu rakam, bir gün karşılığı adli para cezası için kanunun öngördüğü en az yüz, en fazla beş yüz Türk liralık aralığın üst sınırına eşittir (TCK m.52/2). Adli para cezasının gün sayısı ve bir gün karşılığı miktarla nasıl hesaplandığı adli para cezası yazısında açıklanmıştır.
Mahsup rakamı 2024’te değişti. TCK m.63’teki “yüz” ibaresi, 7499 sayılı Kanunla “beşyüz” olarak değiştirildi ve değişiklik 12 Mart 2024’te yürürlüğe girdi. Eski tarihli hükümlerde veya kaynaklarda görülen “bir gün yüz Türk lirası” ifadesi bu değişiklikten önceki metne aittir. Olayı değişiklikten önce gerçekleşen dosyada sonradan yürürlüğe giren bu hükmün TCK m.7 kapsamında değerlendirilmesi gerekiyorsa, karar hükmü veren mahkemeden istenir (5275 sayılı Kanun m.98/1-a).
8. Mahsup Nasıl Talep Edilir? İnfaz Hâkimliği ve İtiraz
Mahsup eksik veya hatalı işlenmişse, çektirilecek cezanın hesabında duraksama olduğu için karar infaz hâkimliğinden istenir (5275 sayılı Kanun m.98/1-b). İşlem sırası şöyledir:
- Süre belgesini kontrol edin. Ceza infaz kurumuna alınma ve salıverilme tarihlerini gösteren belgede gözaltı ve tutukluluk sürelerinin düşülüp düşülmediği görülür (5275 sayılı Kanun m.20/4). Tahmini hesap için infaz hesaplama aracı mahsup edilecek süreyi ayrı bir alan olarak alır; bağlayıcı hesap belgedeki hesaptır.
- İnfaz hâkimliğine başvurun. Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse infaz hâkimliğinden karar istenir (m.98/1-b). Başvuruda yukarıdaki bölümde sayılan tarih ve dosya bilgileri gösterilir.
- İnfazın durumunu bilin. Bu başvuru cezanın infazını ertelemez. İnfaz hâkimliği ise olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir (m.98/2).
- Kararın verilme biçimi. İnfaz hâkimliği bu kararı duruşma yapmaksızın verir; karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir (m.101/1).
- Karara itiraz edin. Bu kapsamda verilen kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir (m.101/3). Kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde itiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek dilekçeyle veya tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunarak yapılır (CMK m.268/1).
Mahsup hesabının cezaevinde kalınacak süreye etkisi, koşullu salıverme oranıyla ve denetimli serbestlikle birlikte ortaya çıkar. Bu hesabın bütünü cezaevinde ne kadar yatılır ve koşullu salıverme yazılarında açıklanmıştır.
8.1. Mahsup Hesabı ile Hükmün Yorumu: Hangi Merci?
Mahsup uyuşmazlığında başvurulacak merci, sorunun hesapta mı yoksa hükmün anlamında mı olduğuna göre değişir. 5275 sayılı Kanun m.98/1 iki ayrı yol öngörür:
| Sorun | Merci | Dayanak |
|---|---|---|
| Çektirilecek cezanın hesabında duraksama (mahsup eksik veya yanlış işlenmiş) | İnfaz hâkimliği | 5275 s.K. m.98/1-b |
| Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama veya sonradan yürürlüğe giren kanunun TCK m.7 kapsamında değerlendirilmesi (ör. 500 TL veya ev hapsi değişikliği) | Hükmü veren mahkeme | 5275 s.K. m.98/1-a |
Mahsup gününün sayımına ilişkin itiraz infaz hâkimliğine, mahsupta uygulanacak kanun hükmünün hangisi olduğuna ilişkin talep ise hükmü veren mahkemeye yöneltilir. İki başvuru da cezanın infazını kendiliğinden ertelemez (m.98/2).
9. Mahsup ve Tazminat: Fazla Tutukluluk, Beraat ve Ev Hapsi
Mahsup ile tazminat ayrı sonuçlar doğurur: mahsup, özgürlüğü sınırlayan süreyi cezadan gün olarak düşer; tazminat ise bu süre için Devletten para istenmesidir. Mahsubun karşılayamadığı durumlar için kanun tazminat yolunu açıkça düzenler. Şu kişiler maddi ve manevi her türlü zararlarını Devletten isteyebilir (CMK m.141/1):
- Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan kişi (CMK m.141/1-f).
- Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişi (CMK m.141/1-e).
- Konutunu terk etmemek veya tedavi ya da muayene tedbirine tabi olmak şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişi (CMK m.141/1-l). Bu bent 2024’te 7499 sayılı Kanunla eklendi.
Bu üç hâlde kararı veren merci, ilgiliye tazminat hakkı bulunduğunu bildirir ve bu husus karara geçirilir (CMK m.141/2). İstemler bakımından 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri uygulanır; ağır ceza mahkemesine yapılan bu tür istemler Komisyona gönderilir (CMK m.142/2).
| Mahsup | Tazminat | |
|---|---|---|
| Sonuç | Süre cezadan düşülür | Zarar için para ödenir |
| Dayanak | TCK m.63, m.16; CMK m.109/6 | CMK m.141/1-e, f, l |
| Uyuşmazlıkta merci | İnfaz hâkimliği veya hükmü veren mahkeme (5275 s.K. m.98) | Tazminat Komisyonu (CMK m.142/2) |
10. Mahsup Kelimesinin Diğer Anlamları: Takas ve Muhasebe
Mahsup sözcüğü ceza hukuku dışında da kullanılır. Gündelik dilde ve muhasebede bir tutarın başka bir tutardan düşülmesini, hesaba sayılmasını anlatır; “mahsup fişi” veya vergi mahsubu bu kullanımın örnekleridir ve TCK m.63 ile ilgisi yoktur.
Borçlar hukukunda karşılıklı alacakları birbirinden düşüren kurum takastır. İki kişi karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçluysa ve her iki borç muaccelse, her biri alacağını borcuyla takas edebilir (Türk Borçlar Kanunu m.139). Ceza hukukundaki mahsupta ise karşılıklı bir borç ilişkisi yoktur; kanun, kişinin hükümden önce kaybettiği özgürlük süresinin cezadan indirilmesini emreder (TCK m.63).
Sıkça Sorulan Sorular
Mahsup ne demek?
Mahsup, hüküm kesinleşmeden önce gözaltı veya tutukluluk gibi kişi özgürlüğünü sınırlayan hâllerde geçirilen sürelerin hükmedilen hapis cezasından indirilmesidir (TCK m.63). Adli para cezasında her gün beş yüz Türk lirası sayılarak indirim yapılır. Mahsup sözcüğü muhasebede ve borçlar hukukunda başka anlamlarda da kullanılır; ceza hukukundaki anlamı TCK m.63'tedir.
Cezasından mahsubuna ne demek?
Mahsubuna, mahsup edilmesine demektir. Mahkûmiyet hükmünde geçen “cezasından mahsubuna” ifadesi, sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin verilen cezadan indirileceğini söyler (TCK m.63). Hükümlünün cezaevinden salıverileceği tarih, Cumhuriyet başsavcılığının düzenlediği belgede gösterilir (5275 sayılı Kanun m.20/4).
TCK 63 maddesi cezası nedir?
TCK 63 bir suç tanımlamaz ve ceza öngörmez. Maddenin başlığı “Mahsup”tur; hüküm kesinleşmeden önce özgürlüğü sınırlayan hâllerde geçirilen sürelerin verilen cezadan indirilmesini düzenler (TCK m.63). Mahkûmiyet hükmünde TCK 63'e yapılan gönderme, bu indirimin uygulanacağını gösterir. Hükümde birlikte geçen TCK 53 ise belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaya ilişkindir (TCK m.53/1).
Mahsup hâkimin takdirine mi bağlıdır?
Hayır. TCK m.63, koşulları taşıyan sürelerin hapis cezasından “indirilir” diyerek emredici biçimde kurulmuştur; indirimi hükümlünün talebine veya hâkimin takdirine bağlamaz. Hâkimin incelediği şey, sürenin hüküm kesinleşmeden önce geçip geçmediği ve kişi özgürlüğünü sınırlayıp sınırlamadığıdır. Hesapta duraksama olursa infaz hâkimliğine başvurulur (5275 sayılı Kanun m.98/1-b).
Başka suçtan tutuklu kaldığım süre mahsup edilir mi?
TCK m.63 indirilecek sürenin aynı dosyada veya aynı suçtan geçirilmiş olmasını şart koşmaz; “bütün haller” ifadesini kullanır. Yurt dışındaki süreler için ise TCK m.16 açıkça aynı suçu arar. Kanun, başka dosyadaki sürenin hangi tarih ölçütüyle aktarılacağını ayrıca düzenlemediği için iki dosyanın suç, tutukluluk ve kesinleşme tarihleri birlikte incelenmelidir.
Ev hapsinde (adli kontrolde) geçen süre cezadan düşer mi?
Adli kontrol altında geçen süre kural olarak cezadan mahsup edilemez. İstisna, tedavi veya muayene tedbiri ile konutu terk etmeme yükümlülüğüdür. Konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün mahsupta bir gün sayılır (CMK m.109/6). Yurt dışına çıkış yasağı veya imza yükümlülüğü gibi diğer adli kontrol tedbirleri cezadan düşülmez.
Yurt dışında tutuklu kaldığım süre mahsup edilir mi?
Evet. Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek cezadan mahsup edilir (TCK m.16). Türkiye'deki gözaltı ve tutukluluk ise TCK m.63'e dayanır. İki madde farklı süreleri düzenler ve birlikte uygulanabilir.
Adli para cezasından mahsup nasıl yapılır?
Adli para cezasına hükmedilmesi durumunda, özgürlüğü sınırlayan hâllerde geçen her gün beş yüz Türk lirası sayılarak bu cezadan indirim yapılır (TCK m.63). Bu rakam 7499 sayılı Kanunla yüz Türk lirasından beş yüz Türk lirasına çıkarıldı ve değişiklik 12 Mart 2024'te yürürlüğe girdi. Eski tarihli dosyada değişikliğin TCK m.7 kapsamında değerlendirilmesi hükmü veren mahkemeden istenir.
Mahsup talebi nereye yapılır?
Çektirilecek cezanın hesabında duraksama varsa, yani mahsup eksik veya hatalı işlenmişse karar infaz hâkimliğinden istenir (5275 sayılı Kanun m.98/1-b). Başvuru infazı kendiliğinden ertelemez, ama infaz hâkimliği olayın özelliğine göre erteleme veya durdurma kararı verebilir (m.98/2). Karar duruşmasız verilir ve karara itiraz yoluna gidilebilir (m.101).
Mahsup edilemeyen fazla tutukluluk için tazminat istenebilir mi?
Evet. Mahkûm olduğu hâlde gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri hükümlülük süresinden fazla olan kişi, maddi ve manevi zararını Devletten isteyebilir (CMK m.141/1-f). Bu istemde 6384 sayılı Kanun hükümleri uygulanır (CMK m.142/2). Mahsup cezadan gün düşer; tazminat ise para ödemesidir. İki yol ayrı mercilere gider.
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler