Aile Hukuku

Boşanma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır? İçeriği ve Hatalar

Boşanma dilekçesinde neler bulunmalı, vakıa ve deliller nasıl gösterilir, harç ve yetkili mahkeme nedir? HMK 119 ve Yargıtay kararları ışığında adım adım.

8 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Kraft zemin üzerinde boş kâğıt
İçindekiler 13

Kısa Cevap

Boşanma dilekçesi, boşanma davasını başlatan ve mahkemeden ne istendiğini gösteren temel usul belgesidir. İçeriği Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenmiştir (HMK m.119): dilekçede tarafların bilgileri, boşanma sebebini oluşturan vakıalar, bu vakıaların hangi delillerle ispat edileceği ve açık talep sonucu bulunmalıdır. Dilekçe görevli aile mahkemesine, yetkili yer mahkemesine verilir (TMK m.168). Vakıa ve delillerin baştan eksiksiz gösterilmesi kritiktir; çünkü bunlar sonradan serbestçe eklenemez.

Bu Durumda mısınız?

  • Boşanma davası açmak istiyor ama dilekçeyi neye göre hazırlayacağınızı bilmiyorsunuz.
  • İnternette bulduğunuz bir hazır örneğin işinizi görüp görmeyeceğini merak ediyorsunuz.
  • Dilekçenizde bir eksiklik olduğunu fark ettiniz ve bunun davayı etkileyip etkilemeyeceğini soruyorsunuz.
  • Boşanma sebebinizi oluşturan olayların ve tanıkların dilekçede nasıl gösterileceğinden emin değilsiniz.
  • Dava açıldıktan sonra yeni bir olayı veya delili eklemek isteyip ekleyemeyeceğinizi öğrenmek istiyorsunuz.

Dilekçe, davanızın seyrini baştan belirlediği için dosyanızın özelliklerini bir avukatla değerlendirmeniz yararlı olur.

Boşanma Dilekçesinde Neler Bulunmalı?

Boşanma dilekçesi, aslında bir dava dilekçesidir ve içeriği Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinde tek tek sayılmıştır. Dilekçede şu unsurlar bulunmalıdır: mahkemenin adı; davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri; davacının T.C. kimlik numarası; varsa kanuni temsilcilerin ve davacı vekilinin bilgileri; davanın konusu; iddianın dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri; iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği; dayanılan hukuki sebepler; açık bir şekilde talep sonucu; ve imza.

Bu unsurların hepsi aynı ağırlıkta değildir. Kanun, bir kısım eksiklik için tamamlama imkânı tanırken, bazılarını bu imkânın dışında bırakır:

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.119/2 — Eksikliğin tamamlanması

Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.

Mahkemenin adı (a), davanın konusu-değeri (d), vakıalar (e), deliller (f) ve hukuki sebepler (g) bu tamamlama kapsamının dışındadır. Yani boşanma dilekçesinin en kritik iki unsuru olan vakıa ve delil eksikliği, hâkim tarafından “bir hafta içinde tamamla” denilerek giderilebilecek basit bir eksik değildir. Bu nedenle boşanma dilekçesi, dava açılmadan önce özenle hazırlanmalıdır.

Vakıalar: Davanın Sınırını Dilekçe Çizer

Boşanma dilekçesinin kalbi, boşanma sebebini oluşturan vakıalardır — yani “kim, ne zaman, ne yaptı” sorusunun somut cevapları. Genel geçer ifadeler (“geçinemedik”, “anlaşamadık”) değil; sadakatsizlik, şiddet, hakaret, terk gibi olayların somut biçimde ve sıra numarası altında gösterilmesi gerekir. Bunun hukuki bir sonucu vardır: mahkeme, yalnızca dilekçede usulüne uygun ileri sürülen vakıalar hakkında inceleme yapabilir. Dilekçede gösterilmeyen bir olay, hükme esas alınamaz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, dilekçede ileri sürülmeyen bir vakıaya dayanılarak boşanma kararı verilmesini bozma sebebi saymıştır:

“Dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında gösterilmeyen vakıa esas alınarak davalıya kusur yüklenmesi mümkün değildir.”

(Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/1278, K. 2019/2547, T. 11.03.2019 — bozma)

Bunun pratik anlamı şudur: dava açıldıktan sonra aklınıza gelen ya da sonradan öğrendiğiniz bir olayı davaya serbestçe ekleyemezsiniz. Kanun, iddia ve savunmanın hangi aşamaya kadar genişletilebileceğini de sınırlamıştır:

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.141 — İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi

Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.

Yani vakıalarınızı ileri sürebileceğiniz asıl aşama dilekçelerin karşılıklı verildiği aşamadır (dava, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri). Bu aşama kapandıktan sonra, kural olarak yeni bir boşanma vakıası eklenemez; ancak ıslah veya karşı tarafın açık muvafakati hâlleri saklıdır (HMK m.141/2).

Deliller: En Geç Dilekçe Aşamasında Gösterilmeli

Her vakıanın hangi delille ispat edileceği de dilekçede belirtilmelidir (HMK m.119/1-f). Tanık dinletecekseniz, dayanacağınız belgeler varsa veya başka bir yerden getirtilecek kayıt söz konusuysa, bunlar dilekçe aşamasında gösterilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, delil bildirmenin belirli bir aşamaya bağlandığını açıkça ortaya koymuştur:

“Yargılamanın etkin ve makul bir süre içinde bitirilmesi için delil gösterilmesi dilekçelerin teatisi (dava, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap) aşamasına hasredilmiştir. Buna göre, dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesi aşamasında herhangi bir delil bildirmeyen davacı veya davalıya ön inceleme duruşmasında delillerini bildirmesi için yeni bir süre verilmesine imkân bulunmamaktadır.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1588, K. 2018/2045, T. 27.12.2018)

Bu kuralın dar bir istisnası vardır. Süresinden sonra delil gösterilmesine, ancak sınırlı hâllerde izin verilebilir:

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.145 — Sonradan delil gösterilmesi

Taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir.

Görüldüğü gibi bu istisna, “dilekçede hiç delil göstermeyen taraf sonradan istediği zaman delil bildirir” anlamına gelmez; yalnızca gecikmenin tarafın kusurundan kaynaklanmadığı özel durumlar için öngörülmüştür. Bu nedenle boşanma dilekçesinde tüm delilleri baştan göstermek, sonradan telafisi güç bir hak kaybını önler.

Harç ve Gider Avansı

Boşanma dilekçesi mahkemeye verilirken, dava açılışının malî yükümlülükleri de yerine getirilmelidir. Kanun, harç ve gider avansının dava açılırken ödenmesini zorunlu tutar:

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.120 — Harç ve gider avansının ödenmesi

Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.

Gider avansının dava sırasında yetersiz kaldığı anlaşılırsa, mahkeme davacıya tamamlama için iki haftalık kesin süre verir (HMK m.120/2). Harç ve avans, dilekçenin usulüne uygun biçimde dava hâline gelmesi için gereklidir.

Doğru Mahkeme: Görevli ve Yetkili

Özenle hazırlanmış bir dilekçe bile yanlış mahkemeye verilirse zaman kaybına yol açar. Boşanma davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yetki ise kanunda davacıya kolaylık sağlayacak biçimde düzenlenmiştir:

Türk Medeni Kanunu m.168 — Yetki

Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Buna göre davacı eş, kendi yerleşim yerindeki aile mahkemesinde de dava açabilir; bu özellikle ortak konuttan ayrılmış eş için önemlidir. Boşanma davasının nasıl açıldığına ve sürecin bütününe dair ayrıntı için bkz. Boşanma Davası Nasıl Açılır?.

Talep Sonucu ve Islah

Dilekçedeki talep sonucu, mahkemeden tam olarak ne istendiğini gösterir: boşanma, velayet, nafaka, maddi-manevi tazminat gibi talepler burada açıkça belirtilmelidir (HMK m.119/1-ğ). Talep sonucunun önemi, mahkemenin kural olarak taleple bağlı olmasından gelir; istenmeyen bir konuda kendiliğinden karar verilmez. Örneğin dilekçede istenmemiş bir tazminata hükmedilmesi beklenemez.

Peki dilekçedeki bir hata veya eksiklik sonradan düzeltilebilir mi? Sınırlı bir imkân vardır:

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.176 — Islahın kapsamı ve sayısı

Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.

Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.

Islah, dilekçedeki bazı hataların düzeltilmesine imkân tanır; ancak aynı davada yalnızca bir kez kullanılabildiği için bu tek hak dikkatle harcanmalıdır. Islah, baştan özensiz hazırlanmış bir dilekçenin her açığını kapatan bir güvence değildir; asıl olan dilekçenin en baştan doğru kurulmasıdır.

Hangi Sebebe Dayanıyorsanız Dilekçe Ona Göre Değişir

Yukarıdaki kurallar her boşanma dilekçesinde ortaktır. Ancak dilekçeye ne yazacağınız, dayandığınız boşanma sebebine göre değişir. Sebep seçimi dilekçenin vakıa ve delil bölümünü doğrudan belirler.

Dayanılan sebepDilekçede belirleyici olan
Genel sebep (TMK m.166/1)Kusurlu davranışları oluşturan somut vakıalar ve her birinin delili
Zina (TMK m.161)Zina eylemi, öğrenme tarihi ve hak düşürücü sürenin dolmadığı
Onur kırıcı davranış (TMK m.162)Eylemin niteliği ve sürenin dolmadığı
Haysiyetsiz hayat sürme (TMK m.163)Sürekliliği olan yaşam biçimi ve birlikte yaşamanın beklenemezliği
Terk (TMK m.164)İhtarın çekildiği ve sürelerin işlediği
Akıl hastalığı (TMK m.165)Resmî sağlık kurulu raporu
Anlaşmalı boşanma (TMK m.166/3)Bir yıllık süre ve ekteki protokol

Süreler bakımından iki sebep özellikle dikkat ister. Zinada dava hakkı, kanunun kendi ifadesiyle sınırlıdır:

“Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.”

(4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.161 — birebir madde metni)

Buna karşılık haysiyetsiz hayat sürme sebebinde böyle bir süre yoktur; kanun bu eşin her zaman dava açabileceğini söyler (TMK m.163). Akıl hastalığında ise dilekçenin dayanağı bir belgeye bağlanmıştır: hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmelidir (TMK m.165).

Dilekçe hazırlanırken sebep seçimi bu yüzden biçimsel bir tercih değildir. Süresi dolmuş bir özel sebebe dayanan dilekçe, aynı olguların genel sebep kapsamında ileri sürülmesiyle kurtarılabilecekken reddedilebilir.

”Tek Taraflı Boşanma Dilekçesi” Ne Demek?

Arama kayıtlarında sık geçen bu ifade bir hukuki kategori değildir. Kanunda “tek taraflı boşanma” diye ayrı bir dava türü yoktur.

İfadenin karşılığı şudur: eşlerden yalnız biri boşanmak istiyorsa dava onun tarafından açılır ve karşı taraf kabul etmese de yargılama yürür. Bu, çekişmeli boşanmanın kendisidir. Karşı tarafın rızası dava şartı değildir; dava, sebebin ispatlanmasıyla sonuçlanır.

Rızanın rol oynadığı tek yol anlaşmalı boşanmadır ve orada da “tek taraflılık” mümkün değildir: TMK m.166/3 ya eşlerin birlikte başvurmasını ya da birinin diğerinin davasını kabul etmesini arar. Sürecin karşılaştırması için çekişmeli boşanma yazımıza bakabilirsiniz.

Hazır “Dilekçe Örneği” Meselesi

İnternette çok sayıda “boşanma dilekçesi örneği” dolaşır. Bir örnek, dilekçenin biçimsel iskeletini (başlık düzeni, sıralama) göstermek bakımından fikir verebilir. Ancak boşanma dilekçesinin belirleyici unsuru biçim değil, içeriktir: sizin evliliğinize özgü vakıalar ve bu vakıaları ispatlayacak deliller. Genel bir örnek, tanımı gereği sizin olayınıza ait olguları içermez; olduğu gibi kullanıldığında çoğu zaman eksik ya da olayla ilgisiz kalır.

Yukarıda açıklanan kurallar bu riski somutlaştırır: dilekçede gösterilmeyen vakıa hükme esas alınamaz (Yargıtay 2. HD), delil dilekçe aşamasında gösterilmelidir (Yargıtay HGK) ve genişletme yasağı devreye girer (HMK m.141). Bu nedenle hazır bir metni kopyalamaktan çok, dilekçeyi kendi vakıa ve delillerinize göre kurmak esastır.

Boşanma dilekçesinin taşıdığı bu omurga aslında bütün dilekçelerde ortaktır; değişen şey süre, merci ve eksikliğin sonucudur. Dilekçe türleri arasındaki bu rejim farkları için dilekçe örnekleri ve ortak omurga yazımıza bakabilirsiniz.

Anlaşmalı boşanmada dilekçe tek başına yetmez. Dava, eşlerin boşanmanın malî sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki anlaşmasını gösteren protokolle birlikte yürür; bu anlaşma, hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m.184, b.5). Dilekçe mahkemeye hitap eden usulî belge, protokol ise eşler arasındaki anlaşmanın metnidir. Protokolde bulunması zorunlu unsurlar ve hâkimin denetimi için anlaşmalı boşanma protokolü yazımıza bakabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar

  • Vakıaları soyut bırakmak. “Geçinemedik” gibi genel ifadeler yeterli değildir; boşanma sebebini oluşturan olaylar somut biçimde, sıra numarası altında gösterilmelidir. Aksi hâlde dayanaksız kalan davada sonuç alınamayabilir.
  • Delilleri dilekçede bildirmemek. Tanık ve belgeler dilekçe aşamasında gösterilmezse, sonradan bildirme imkânı çok sınırlıdır (HMK m.145). Delilsiz kalan vakıa ispatlanamaz.
  • Sonradan yeni olay eklemeye güvenmek. Dilekçeler teatisi kapandıktan sonra kural olarak yeni vakıa eklenemez (HMK m.141). “Nasılsa duruşmada anlatırım” yaklaşımı hak kaybına yol açar.
  • Talep sonucunu eksik yazmak. Velayet, nafaka veya tazminat isteniyorsa bunlar talep sonucunda açıkça belirtilmelidir; mahkeme talep edilmeyen konuda karar vermez.
  • Yanlış mahkemeye başvurmak. Boşanma davası görevli aile mahkemesinde ve yetkili yer mahkemesinde açılmalıdır (TMK m.168).
  • Harç ve avansı ihmal etmek. Harç ve gider avansı dava açılırken yatırılmalıdır (HMK m.120); eksiklik davanın yürümesini geciktirir.

Özet

  • Boşanma dilekçesi bir dava dilekçesidir; içeriği HMK m.119’da sayılmıştır: taraf bilgileri, vakıalar, deliller, hukuki sebepler ve açık talep sonucu.
  • Vakıa ve delil eksikliği tamamlatılamaz (HMK m.119/2 kapsamı dışında); bu iki unsur baştan eksiksiz gösterilmelidir.
  • Vakıalar davanın sınırını çizer; dilekçede gösterilmeyen olay hükme esas alınamaz (Yargıtay 2. HD) ve dilekçeler teatisinden sonra iddia genişletilemez (HMK m.141).
  • Deliller dilekçe aşamasına hasredilmiştir (Yargıtay HGK); sonradan delil ancak dar istisnalarla gösterilebilir (HMK m.145).
  • Görevli mahkeme aile mahkemesi, yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri ya da son altı aydır birlikte oturdukları yerdir (TMK m.168); harç ve avans dava açılırken yatırılır (HMK m.120).

İlgili yazılar: Boşanma Davası Nasıl Açılır? · Çekişmeli Boşanma · Anlaşmalı Boşanma · Nafaka Nedir?

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma dilekçesinde neler bulunmalı?

Dava dilekçesinde mahkemenin adı, tarafların ad-soyad ve adresleri, davacının T.C. kimlik numarası, varsa vekil bilgileri, davanın konusu, iddianın dayanağı olan bütün vakıaların açık özetleri, her vakıanın hangi delille ispat edileceği, hukuki sebepler, açık talep sonucu ve imza bulunur (HMK m.119).

Boşanma dilekçesinde vakıaları göstermek neden önemli?

Çünkü mahkeme yalnızca dilekçede usulüne uygun ileri sürülen vakıalar hakkında inceleme yapabilir. Yargıtay'a göre dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında gösterilmeyen bir vakıaya dayanılarak eşe kusur yüklenemez. Dilekçede yer almayan olay, sonradan serbestçe davaya eklenemez.

Delilleri dilekçede bildirmek zorunlu mu?

Kural olarak evet. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre delil gösterilmesi dilekçelerin teatisi aşamasına hasredilmiştir; dilekçe aşamasında hiç delil bildirmeyen tarafa sonradan bunun için yeni süre verilmez (HMK m.145 istisnaları saklıdır). Bu yüzden tanık ve belgeler baştan gösterilmelidir.

Boşanma dilekçesindeki eksiklik davayı düşürür mü?

Bazı eksiklikler tamamlatılır, bazıları tamamlatılamaz. Mahkemenin adı, davanın konusu-değeri, vakıalar, deliller ve hukuki sebepler dışındaki eksikler için hâkim bir haftalık kesin süre verir (HMK m.119/2). Ancak vakıa ve delil eksikliği bu kapsam dışındadır; bu yüzden dilekçe baştan özenli hazırlanmalıdır.

Boşanma dilekçesi hangi mahkemeye verilir?

Görevli mahkeme aile mahkemesidir; yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri ya da son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168). Yani davacı kendi yerleşim yerindeki aile mahkemesinde de dava açabilir. Aile mahkemesi yoksa asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar.

Boşanma dilekçesiyle birlikte harç yatırılır mı?

Evet. Davacı, yargılama harçları ile her yıl belirlenen gider avansını dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır (HMK m.120). Gider avansının dava sırasında yetmediği anlaşılırsa iki haftalık kesin süre içinde tamamlanır. Harç ve avans yatırılmadan dava usulüne uygun açılmış sayılmaz.

Boşanma dilekçesindeki hata sonradan düzeltilebilir mi?

Sınırlı olarak. Taraf, yaptığı usul işlemlerini ıslah yoluyla kısmen veya tamamen düzeltebilir; ancak aynı davada ancak bir kez ıslaha başvurulabilir (HMK m.176). Bu tek hak dikkatli kullanılmalıdır; ıslah, baştan eksik hazırlanmış bir dilekçenin her hatasını gidermenin güvencesi değildir.

İnternetteki hazır boşanma dilekçesi örneği kullanmak doğru mu?

Hazır bir örnek, dilekçenin biçimsel iskeletini gösterebilir; ancak boşanma dilekçesinin özü, o dosyaya özgü vakıaların ve delillerin doğru gösterilmesidir. Genel bir örnek, sizin olayınıza ait vakıaları içermediğinden çoğu zaman eksik kalır. Belirleyici olan şablon değil, dilekçenin içeriğidir.

Avukatsız boşanma dilekçesi verilebilir mi?

Hukuken taraf davasını kendisi açıp yürütebilir; boşanma davasında avukat zorunlu değildir. Ancak vakıaların ve delillerin dilekçede eksiksiz gösterilmesi, genişletme yasağı ve ıslah gibi usul kuralları teknik konulardır; bu aşamalarda yapılan hatalar sonradan güçlükle telafi edilir.

Tek taraflı boşanma dilekçesi diye bir şey var mı?

Hukuki bir kategori olarak yoktur. Eşlerden yalnız biri boşanmak istiyorsa davayı o açar ve karşı taraf kabul etmese de yargılama yürür; bu, çekişmeli boşanmanın kendisidir. Karşı tarafın rızası dava şartı değildir. Rıza yalnız anlaşmalı boşanmada rol oynar ve orada da tek taraflılık mümkün değildir.

Dilekçede hangi boşanma sebebine dayanacağım neyi değiştirir?

Vakıa ve delil bölümünün tamamını değiştirir. Genel sebepte kusurlu davranışların somut vakıaları gösterilir; zinada öğrenme tarihi ve hak düşürücü süre, terkte ihtar ve süreler, akıl hastalığında resmî sağlık kurulu raporu belirleyici olur. Sebep seçimi biçimsel bir tercih değildir.

Süresi dolmuş bir özel sebebe dayanırsam ne olur?

O sebebe dayalı dava hakkı düşmüş olabilir. Örneğin zinada dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde eylemin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m.161). Aynı olgular, koşulları varsa genel sebep kapsamında kusurlu davranış olarak ileri sürülebilir.

Boşanma dilekçesinde talep sonucu ne demek?

Talep sonucu, mahkemeden ne istediğinizin açık ifadesidir (boşanma, velayet, nafaka, tazminat gibi). HMK m.119'a göre talep sonucu açık şekilde yazılmalıdır. Mahkeme kural olarak taleple bağlıdır; istenmeyen bir konuda kendiliğinden karar veremez. Bu nedenle talepler baştan eksiksiz ve açık yazılmalıdır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Boşanma, nafaka, velayet ve mal rejiminin tasfiyesi davalarını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp