İş Hukuku

İşçilik Alacakları: Kalemler, Zamanaşımı ve Faiz

Hangi işçilik alacağı kaç yılda zamanaşımına uğrar, hangisine hangi faiz yürür? Ek m.3 kapalı listesi, geçiş kuralı ve ıslah tuzağı.

10 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
İnşaat hâlindeki sanayi yapısı
İçindekiler 14

Kısa Cevap

İşçilik alacaklarında tek bir zamanaşımı süresi yoktur. Kıdem, ihbar, kötüniyet ve eşit davranma tazminatları ile yıllık izin ücreti beş yıla; ücret niteliğindeki alacaklar zaten beş yıla; İş Kanunu ek m.3’te sayılmayan tazminatlar ise genel on yıllık süreye tabidir. Faiz de kaleme göre değişir.

Bu Durumda mısınız?

  • İşten ayrılalı birkaç yıl oldu, hangi alacaklarınızın hâlâ istenebilir olduğunu bilmiyorsunuz.
  • Kısmi dava açtınız, bilirkişi raporundan sonra ıslah etmeyi düşünüyorsunuz.
  • Karşı taraf zamanaşımı def’inde bulundu ve talebinizin bir kısmı reddedildi.
  • Fazla mesai ve tatil alacaklarınız yıllara yayılıyor, hangi dönemin düştüğünü hesaplayamıyorsunuz.
  • Hükmedilen alacağa yanlış faiz türü uygulandığını düşünüyorsunuz.
  • Feshiniz 25.10.2017’ye yakın bir tarihte gerçekleşti.

Süre hesabı birkaç günle sonuç değiştirebildiğinden, somut durumunuz için bir avukata danışmanız yerinde olur.

Dayandığı Kanun Maddeleri

4857 sayılı İş Kanunu ek m.3 — Zamanaşımı süresi

“İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun, yıllık izin ücreti ve aşağıda belirtilen tazminatların zamanaşımı süresi beş yıldır. a) Kıdem tazminatı. b) İş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat. c) Kötüniyet tazminatı. d) İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat.”

Bu kapalı bir listedir. Beş yıla inen kalemler tam olarak bunlardır; listede olmayan tazminatlar genel hükme tabi kalır. Kıdem tazminatının hangi fesih türlerinde doğduğu ayrıca kıdem tazminatında zamanaşımı ve hak kazanma şartları yazımızda ele alınmıştır.

4857 sayılı İş Kanunu geçici m.8 — Geçiş hükmü

“Ek 3 üncü madde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra sona eren iş sözleşmelerinden kaynaklanan yıllık izin ücreti ve tazminatlar hakkında uygulanır.”

“Ek 3 üncü maddede belirtilen yıllık izin ücreti ve tazminatlar için bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri, değişiklikten önceki hükümlere tabi olmaya devam eder. Ancak, zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmı, ek 3 üncü maddede öngörülen süreden uzun ise, ek 3 üncü maddede öngörülen sürenin geçmesiyle zamanaşımı süresi dolmuş olur.”

4857 sayılı İş Kanunu m.32 — Ücret alacaklarında zamanaşımı

“Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.”

Bu hüküm 7036 ile gelmemiştir; 4857’nin 2003’ten beri kendi özel kuralıdır. Ücret niteliğindeki alacaklar (ücret, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil) zaten beş yıllık süreye tabiydi. Fazla çalışmanın sınırları, işçinin onayı, ispat rejimi ve hakkaniyet indirimi için bkz. Fazla Mesai Ücreti.

4857 sayılı İş Kanunu m.34 — Ücretin gününde ödenmemesi

“Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.”

Türk Borçlar Kanunu m.146 — Genel zamanaşımı

“Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.”

Türk Borçlar Kanunu m.161 — Zamanaşımının ileri sürülmesi

“Zamanaşımı ileri sürülmedikçe, hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz.”

Bir teknik not: beş yıllık süre ile geçiş kuralı, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun kendi maddelerinde değil, bu Kanunun 15 ve 16. maddeleriyle 4857’ye eklenen ek m.3 ve geçici m.8’dedir.

Hangi Alacak Kaç Yılda Düşer?

AlacakSüreDayanak
Kıdem tazminatı5 yılek m.3/a
İhbar tazminatı5 yılek m.3/b
Kötüniyet tazminatı5 yılek m.3/c
Eşit davranma ilkesi ihlali tazminatı5 yılek m.3/d
Yıllık izin ücreti5 yılek m.3
Ücret, fazla mesai, hafta tatili, UBGT5 yılm.32
İşe başlatmama tazminatı10 yılek m.3’te yok → TBK m.146
Sendikal tazminat10 yılek m.3’te yok → TBK m.146
m.26/2 maddi-manevi tazminat10 yılek m.3’te yok → TBK m.146
m.28 belge tazminatı10 yılek m.3’te yok → TBK m.146
m.31/son askerlik sonrası işe almama10 yılek m.3’te yok → TBK m.146

On yıllık sütun, ek m.3’ün kapalı liste lafzından ve TBK m.146’dan çıkar. Bu noktada bir uyarı gerekir: Yargıtay kararlarında sıkça rastlanan “on yıllık zamanaşımına tabidir” listeleri, kötüniyet ve eşit davranma tazminatlarını da on yıl içinde sayar. Bu listeler 2017 öncesi fesihlere ilişkin dosyalarda doğrudur; 25.10.2017 sonrası fesihler için ek m.3/c ve /d bu iki kalemi beş yıla indirmiştir. Karar tarihinin yeni olması, içindeki kural özetinin güncel olduğu anlamına gelmez.

25.10.2017 Kırılması ve Geçiş Kuralı

Değişiklikten önce kıdem ve ihbar genel hükme tabiydi:

“7036 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının 6098 sayılı Kanun’un 146 ncı maddesi uyarınca on yıllık zamanaşımına tâbi olduğu kabul edilmekteydi.”

(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/9196, K. 2023/7471, T. 22.05.2023 — bozma)

Ayırt edici ölçüt dava tarihi değil, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihtir:

Fesih tarihiUygulanacak süre
25.10.2017 ve sonrası5 yıl (ek m.3, doğrudan)
25.10.2017 öncesiEski 10 yıl — ancak 25.10.2017 itibarıyla kalan kısım 5 yıldan uzunsa, süre 25.10.2022’de dolar

Geçici m.8’in ikinci cümlesi çoğu zaman atlanır. Bu bir tavanlama kuralıdır: eski rejim devam eder, ama 25.10.2017’den itibaren beş yıldan fazla uzayamaz.

Zamanaşımı Ne Zaman İşlemeye Başlar?

Başlangıç, alacağın türüne göre değişir:

  • Kıdem ve ihbar tazminatı: hakkın doğduğu tarih, yani fesih tarihi.
  • Yıllık izin ücreti: fesih tarihi — izin hakkı ancak fesihle alacağa dönüşür.
  • Ücret niteliğindeki alacaklar: alacağın muaccel olduğu tarih.

Yıllık izin ücretinin niteliği bir kararda şöyle kurulur:

“Sözleşmenin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu sebeple zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.”

(Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/35440, K. 2016/3457, T. 11.02.2016 — bozma)

Aralıklı çalışma hâlinde başlangıç, ara dönemin bitişi değil, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihtir.

Hangi Alacağa Hangi Faiz Uygulanır?

Bu, uygulamada en sık hata yapılan başlıktır. Faiz türü kaleme göre değişir:

AlacakFaiz türüBaşlangıç
Kıdem tazminatıEn yüksek mevduat faiziFesih tarihi
Ücret, fazla mesai, hafta tatili, UBGT, ikramiye, primEn yüksek mevduat faiziÖdeme günü / temerrüt
Boşta geçen süre ücreti (en çok 4 ay)En yüksek mevduat faizi
İhbar tazminatıYasal faizTemerrüt / dava · ıslah tarihi
Yıllık izin ücretiYasal faizDava · ıslah tarihi

Kıdem tazminatı yönünden kural nettir:

“4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı ise fesih tarihi olmalıdır.”

(Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/19557, K. 2019/1471, T. 21.01.2019 — bozma)

Yıllık izin ücreti ise (adında “ücret” geçmesine rağmen) m.34’ün kapsamı dışındadır:

“Ödenmeyen yıllık izin alacağı bir çalışma karşılığı olmadığı için geniş anlamda ücret olarak değerlendirilemez. Öte yandan anılan alacağa en yüksek banka mevduat faizi uygulanacağına dair 4857 Sayılı İş yasasında bir hüküm bulunmamaktadır. Izin ücreti için uygulanması gereken faiz yasal faiz olmalıdır.”

(Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2016/25405, K. 2019/24119, T. 23.12.2019 — düzeltilerek onama)

Islahla artırılan kısımda faiz başlangıcı da ayrıdır:

“Kıdem tazminatı dışında ıslah ile arttırılan miktarlara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, alacakların tümü için dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalıdır.”

(Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/19557, K. 2019/1471, T. 21.01.2019 — bozma)

Zamanaşımı Def’i: Hâkim Kendiliğinden Dikkate Almaz

Zamanaşımı bir savunma aracıdır; ileri sürülmedikçe uygulanmaz:

“Zamanaşımı, bir borcu doğuran, değiştiren ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, salt doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu bakımdan zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. Bunun sonucu olarak da, yargılamayı yapan yargıç tarafından yürüttüğü görevinin bir gereği olarak kendiliğinden göz önünde tutulamaz. Borçlunun böyle bir olgunun var olduğunu, yasada öngörülen süre ve usul içinde ileri sürmesi zorunludur.”

(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/24633, K. 2018/10456, T. 10.05.2018 — bozma)

Önemli: Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı — Hangi Davaya Uygulanır?

31 Temmuz 2026’dan itibaren belirsiz alacak davası açılamaz. 7589 sayılı Kanun, HMK’nin belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesini yürürlükten kaldırmıştır. Maddenin bugünkü metni yalnızca kaldırma şerhinden ibarettir:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.107 — Belirsiz alacak davası

MADDE 107– (Mülga:16/7/2026-7589/19 md.)

Ancak bu, görülmekte olan davaları etkilemez. Kanun, kaldırma tarihinden önce açılmış davalar için eski hükmün uygulanmaya devam edeceğini açıkça düzenler:

7589 sayılı Kanun geçici m.1

(10) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 6100 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılan 107 nci maddesi, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam olunur.

Pratik sonuç ikiye ayrılır:

  • 31.07.2026’dan önce açılmış davanız varsa: aşağıdaki belirsiz alacak davası kuralları ve içtihadı dosyanız için geçerliliğini korur.
  • Yeni dava açacaksanız: belirsiz alacak davası seçeneği yoktur; alacağı ya tam olarak talep etmeniz ya da kısmi dava yolunu kullanmanız gerekir. Bu durumda aşağıdaki kısmi dava kurallarına ve ıslah tuzağına dikkat edin. Zamanaşımı bakımından koruma zayıflar.

Ayrıntı için 12. Yargı Paketi yazımıza bakabilirsiniz.

Islah Tuzağı: Kısmi Dava ile Belirsiz Alacak Davası Farkı

Kapsam uyarısı: Aşağıdaki karşılaştırma, 31.07.2026’dan önce açılmış davalar bakımından geçerliliğini korur (7589 sayılı Kanun geçici m.1/10). Bu tarihten sonra açılacak davalarda yalnızca kısmi dava kuralları uygulanır.

Bu ayrım, alacağın bir bölümünün kaybedilip kaybedilmeyeceğini belirler.

Islahın kendi sınırını da gözden kaçırmayın: aşağıdaki tuzak, dava dilekçesinde zaten istenmiş bir alacağın miktarının ıslahla artırılmasına ilişkindir. Dava dilekçesinde hiç talep edilmemiş bir alacak kalemi ise 2026 tarihli bağlayıcı bir içtihadı birleştirme kararı uyarınca kısmen ıslahla davaya eklenemez; ayrıntı için davada ıslah yazımıza bakınız.

Kısmi davada ıslahla artırılan kısım için def’i ileri sürülebilir ve hesap ıslah tarihinden geriye yapılır. Somut işleyişi bir karar şöyle gösterir:

“Somut olayda, davacı 26.06.2013 tarihinde davasını ıslah etmiş, ıslah dilekçesi 02.07.2013 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş, davalı aynı tarihte ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı savunmasında bulunduğu beyan dilekçesini mahkemeye ibraz etmiştir. Bilirkişi raporu incelendiğinde, ıslah tarihinden 5 yıl geriye doğru fazla mesai ücreti alacağının bazı kısımlarının zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır.”

(Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/13931, K. 2014/22449, T. 10.12.2014 — bozma)

Belirsiz alacak davasında ise sonuç değişir:

“Belirsiz alacak davasında zamanaşımı, alacağın tamamı için dava tarihi itibari ile dikkate alınacağından arttırım veya ıslah dilekçesi verilmesi halinde zamanaşımı itirazı dikkate alınmaz.”

(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/24633, K. 2018/10456, T. 10.05.2018 — bozma)

Def’inin süresi de sınırlıdır:

“Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı definde bulunulabileceği kabul edilmelidir.”

(Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/24633, K. 2018/10456, T. 10.05.2018 — bozma)

Süresi geçtikten sonra def’i ancak karşı tarafın açık muvafakatiyle ileri sürülebilir (HMK m.141/2).

Gelişen bir tartışma

Son yıllarda bazı kararlarda, ıslahla artırılan kısımda zamanaşımının ıslah tarihine göre değil davanın açıldığı ilk tarihe göre hesaplanması gerektiği yönünde görüşler kayda geçmiştir. Ancak bu görüşler şimdilik karşı oy niteliğindedir; çoğunluk uygulaması ıslah tarihini esas almaya devam etmektedir. Bir 2024 kararında çoğunluk, “davacının davasını 14/03/2022 tarihinde ıslah ettiği, ıslahının zamanaşımına uğradığı dosya kapsamından anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir” diyerek yerleşik uygulamayı sürdürmüştür (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/4928, K. 2024/1783, T. 28.05.2024 — onama, oy çokluğu). Bu nedenle “Yargıtay görüş değiştirdi” denemez; tartışma açıktır ancak kural değişmemiştir.

İş Davalarında Avukatlık Ücreti

İşçilik alacağı davalarında vekalet ücreti, alacağın hüküm altına alınan miktarı üzerinden hesaplanır; talep edilen tutar değil, mahkemenin hükmettiği tutar esas alınır. Bu nedenle kısmi dava veya belirsiz alacak davasında talebin sonradan artırılması, ücret hesabını da etkiler.

Baroların tavsiye çizelgelerinde iş mahkemelerinde görülen davalar ayrı bir başlıkta düzenlenmiştir:

KaynakDeğeri parayla ölçülebilen iş davasıÖlçülemeyen
İstanbul Barosu95.000 TL’den az olmamak üzere dava değerinin %16’sı95.000 TL
İzmir Barosu142.000,00 TL’den az olmamak üzere dava değerinin %16’sı142.000,00 TL

Mahkemece karşı tarafa yükletilecek ücret ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir; konusu para ile ölçülebilen davalarda tarifenin nispi bölümü uygulanır.

Bu tutarlar bağlayıcı değildir. Avukatlık Kanunu m.164 yalnız Avukatlık Asgari Ücret Tarifesini alt sınır olarak tanır; baro çizelgeleri yönetim kurulu kararıyla meslektaşlara tavsiye edilir ve taraflar için bağlayıcı bir alt veya üst sınır oluşturmaz. Ayrıca mahkemece karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti tarifeye göre belirlenir; baro çizelgesi bu hesaba esas alınmaz.

Konunun tamamı için bkz. Dava Kaybedilirse Avukatlık Ücretini Kim Öder? ve Avukatlık Ücret Sözleşmesi.

Sık Yapılan Hatalar

  • Tüm alacaklara tek süre uygulamak. Ek m.3 kapalı listedir; dışındakiler on yıldadır.
  • Yıllık izin ücretine mevduat faizi istemek. Uygulanacak faiz yasal faizdir.
  • Kıdem faizini dava tarihinden başlatmak. Başlangıç fesih tarihidir.
  • 25.10.2017 öncesi fesihte “on yılım var” demek. Geçici m.8 süreyi 25.10.2022’de kesmiş olabilir.
  • Kısmi davada ıslahı geciktirmek. Her geçen ay, ıslah tarihinden geriye sayılan beş yıllık pencereden bir dilim düşürür.
  • Karar tarihine bakıp kural özetini güncel saymak. 2017 sonrası kararlarda eski zamanaşımı listeleri tekrarlanabilmektedir.
  • Bildirilmemiş çalışma dönemlerini atlamak. SGK kaydında hiç görünmeyen dönemler için önce hizmet tespit davası gerekebilir; işe iade yolu için ise işe iade davası şartları yazımıza bakınız.
  • İmzalanan ibranameyi kesin engel saymak. Şartları taşımayan ibraname hükümsüzdür (bkz. ibraname: geçerlilik şartları).

Özet

  • İşçilik alacaklarında tek bir zamanaşımı süresi yoktur; kalem kalem belirlenir.
  • Ek m.3 kapalı listedir: kıdem, ihbar, kötüniyet, eşit davranma tazminatı ve yıllık izin ücreti → 5 yıl.
  • Ücret niteliğindeki alacaklar m.32 uyarınca zaten 5 yıldı; bu 7036 değişikliği değildir.
  • Ek m.3’te sayılmayan tazminatlar → 10 yıl (TBK m.146).
  • Pivot fesih tarihidir; 25.10.2017 öncesi fesihlerde geçici m.8 tavanlaması işler.
  • Faiz kaleme göre değişir: kıdem ve geniş anlamda ücret → en yüksek mevduat faizi; ihbar ve yıllık izin ücreti → yasal faiz.
  • Zamanaşımı re’sen değil, def’i ile uygulanır; dava türü seçimi sonucu belirler. Belirsiz alacak davası 31.07.2026’dan itibaren kaldırılmıştır (HMK m.107 mülga); bu tarihten önce açılmış davalarda eski hüküm uygulanmaya devam eder (7589 sayılı Kanun geçici m.1/10).

Sıkça Sorulan Sorular

İşçilik alacakları kaç yılda zamanaşımına uğrar?

Tek bir süre yoktur. Kıdem, ihbar, kötüniyet, eşit davranma tazminatları ve yıllık izin ücreti beş yıla tabidir (İş Kanunu ek m.3). Ücret niteliğindeki alacaklar zaten beş yıldır (m.32). Ek m.3'te sayılmayan tazminatlar ise genel on yıllık süreye tabidir.

Beş yıllık süre ne zaman getirildi?

7036 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle İş Kanunu'na eklenen ek m.3 ile, 25.10.2017 tarihinde. Bu tarihten sonra sona eren iş sözleşmeleri için uygulanır.

25.10.2017'den önce işten ayrıldım, sürem on yıl mı?

Kural olarak eski süre devam eder, ancak geçici m.8 bir tavan koyar — 25.10.2017 itibarıyla kalan kısım beş yıldan uzunsa, süre beş yılın geçmesiyle dolar. Pratikte son gün, "fesih + 10 yıl" ile 25.10.2022 tarihlerinden erken olanıdır.

Hangi alacaklar on yıllık sürede kaldı?

Ek m.3 kapalı bir listedir; orada sayılmayanlar genel hükme tabidir. İşe başlatmama tazminatı, sendikal tazminat, m.26/2 maddi-manevi tazminat, m.28 belge tazminatı ve m.31/son askerlik sonrası işe almama tazminatı bu kapsamdadır.

Kıdem tazminatına hangi faiz yürür?

Mevduata uygulanan en yüksek faiz. Faiz başlangıcı dava veya ıslah tarihi değil, fesih tarihidir.

Yıllık izin ücretine en yüksek mevduat faizi yürür mü?

Hayır. Yıllık izin ücreti bir çalışma karşılığı olmadığından geniş anlamda ücret sayılmaz; uygulanacak faiz yasal faizdir. Bu, uygulamada en sık yapılan hatalardan biridir.

Ücret, fazla mesai ve tatil alacaklarına hangi faiz uygulanır?

İş Kanunu m.34 uyarınca gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanır. Bu kapsam geniş anlamda ücreti kapsar.

Zamanaşımını hâkim kendiliğinden dikkate alır mı?

Hayır. Türk Borçlar Kanunu m.161 uyarınca zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz. Karşı tarafın def'i olarak ileri sürmesi gerekir.

Kısmi dava açıp sonra ıslah edersem zamanaşımı işler mi?

Evet. Kısmi davada ıslahla artırılan kısım için zamanaşımı def'i ileri sürülebilir ve hesap ıslah tarihinden geriye doğru yapılır. Geç yapılan ıslah alacağın bir bölümünü yakabilir.

Belirsiz alacak davasında durum farklı mıdır?

Belirsiz alacak davasında zamanaşımı alacağın tamamı için dava tarihi itibarıyla dikkate alınır; artırım veya ıslah dilekçesi verilmesi hâlinde zamanaşımı itirazı dikkate alınmaz. Ancak bu dava türü 31.07.2026'dan itibaren kaldırılmıştır (HMK m.107 mülga); anılan kural yalnızca bu tarihten önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder.

Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı?

Evet. 7589 sayılı Kanun'la HMK m.107 yürürlükten kaldırılmıştır; 31.07.2026'dan sonra belirsiz alacak davası açılamaz. Aynı Kanun'un geçici m.1/10 hükmü uyarınca kaldırılma tarihinden önce açılan davalarda eski hüküm uygulanmaya devam olunur.

Islaha karşı zamanaşımı def'i hangi sürede ileri sürülür?

Islah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde. Süresi geçtikten sonra ancak karşı tarafın açık muvafakatiyle ileri sürülebilir.

Ücret alacaklarında zamanaşımı ne zaman başlar?

Alacağın muaccel olduğu tarihte. Buna karşılık kıdem, ihbar ve yıllık izin ücretinde başlangıç fesih tarihidir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai alacakları ve işe iade uyuşmazlıklarında arabuluculuk ve dava süreçlerini yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: İş Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp