Boşanmada mal kaçırma, eşlerden birinin boşanma yaklaşırken ya da boşanma davası sürerken edinilmiş malını devrederek diğer eşin katılma alacağını azaltmaya çalışmasıdır. Kanun bu devri geçersiz saymaz, ama sonucunu hesaptan da düşürmez: kaçırılan değer tasfiyede edinilmiş mallara eklenir (Türk Medeni Kanunu m.229), borçlu eşin malvarlığı yetmezse malı karşılıksız alan üçüncü kişiden eksik kalan miktar istenir (TMK m.241). Devir henüz yapılmadıysa aile konutu şerhi, tasarruf yetkisinin sınırlanması ve ihtiyati tedbir istenebilir (TMK m.194, m.199; Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389). Bu yazı, eşinin ev, araç, para veya şirket payını boşanmadan önce ya da dava sırasında elden çıkardığından şüphelenen eş için yazılmıştır.
1. Boşanmada Mal Kaçırma: Öne Çıkanlar
- Boşanmada mal kaçırma sayılan işlemler kanunda iki bentte düzenlenir: son bir yıl içindeki rızasız karşılıksız kazandırmalar ve süre sınırı olmaksızın katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler (TMK m.229).
- Kaçırılan mal tasfiye hesabına devredildiği tarihteki değeriyle eklenir (TMK m.235/2).
- Boşanma davası açılınca mal rejimi dava tarihinden geçerli olarak sona erer; o tarihte eşin elinde olan mal mevcut mal sayılır (TMK m.225/2, m.235/1).
- Boşanmada mal kaçırmayı iddia eden eş ispat eder; kasıtlı devirde kastın da ispatı gerekir (TMK m.6, m.229).
- Malı karşılıksız alan üçüncü kişiye dava ikincildir ve bir yıl ile beş yıllık hak düşürücü sürelere bağlıdır (TMK m.241).
- Türk Medeni Kanunu boşanmada mal kaçırmaya ceza değil, hesap sonucu bağlar; ceza yalnız icra takibine bağlı koşullarda gündeme gelir (İcra ve İflas Kanunu m.331).
2. Boşanmada Mal Kaçırma Nedir?
Boşanmada mal kaçırma, edinilmiş mallara katılma rejimine tabi bir eşin, boşanmada diğer eşe ödeyeceği katılma alacağını küçültmek için malvarlığını başkasına devretmesi veya karşılıksız kazandırma yapmasıdır. Eşler aksini sözleşmeyle kararlaştırmadıkça bu rejim uygulanır (TMK m.202). Edinilmiş mal, her eşin rejim süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir; çalışmanın karşılığı olan edinimler bunların başında gelir (TMK m.219).
Boşanmada mal kaçırmanın neden sonuç doğurduğu, katılma alacağının nasıl hesaplandığından anlaşılır. Her eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur (TMK m.236). Artık değer, edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır ve hesaba eklenecek değerler de bu toplamın içindedir (TMK m.231). Eş malı elden çıkarırsa artık değer düşer; kanun bu düşüşü eklenecek değer kuralıyla dengeler. Katılma alacağının genel hesabı ve paylaşılan mallar boşanmada mal paylaşımı yazısında ayrıca anlatılmıştır.
Evlilik sürerken her eş kendi malları üzerinde tasarruf edebilir ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilir (TMK m.193, m.223). Bu nedenle boşanmada mal kaçırma, kural olarak devrin kendisini geçersiz kılmaz. Sonuç, devrin tasfiye hesabında yok sayılmamasıdır.
2.1. Boşanmada Mal Kaçırma Hangi Durumlarda Olur?
Boşanmada mal kaçırma sayılan işlemler Türk Medeni Kanunu’nda iki bentte sayılır ve iki bendin koşulları birbirinden farklıdır (TMK m.229):
| Birinci bent: karşılıksız kazandırma | İkinci bent: kasıtlı devir | |
|---|---|---|
| İşlem | Olağan hediyeler dışındaki karşılıksız kazandırmalar (bağış gibi) | Her türlü devir (satış dahil) |
| Zaman | Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde | Mal rejiminin devamı süresince, süre sınırı yok |
| Diğer eşin rızası | Rıza olmamalı | Kanun ayrıca aramaz |
| Kast | Aranmaz | Şart: katılma alacağını azaltmak kastı |
Bu ayrımın pratik sonucu şudur: boşanma davasından üç yıl önce yapılan bir satış birinci bende girmez; ancak satışın katılma alacağını azaltmak kastıyla yapıldığı ispatlanırsa ikinci bende girer. Son bir yıl içinde rızanız alınmadan yapılmış bir bağışta ise kast ispatı gerekmez.
Tapu, araç, banka ve şirket kayıtlarına yansıyan işlemler, örneğin taşınmazın eşin yakınına piyasa değerinin altında devri, hesaplardan yüksek tutarlı para çekilmesi veya ortaklık payının devri, bu iki bentten birine girebilir; bu işlemlerin nasıl ispatlandığı aşağıda anlatılmıştır.
2.2. Boşanmada Mal Kaçırma Sayılmayan İşlemler
Boşanmada mal kaçırma her devir anlamına gelmez. Olağan hediyeler birinci bendin dışındadır; diğer eşin rızasıyla yapılan karşılıksız kazandırma da birinci bende girmez (TMK m.229/1). Bir yıldan eski karşılıksız kazandırma ile kast ispatlanamayan satış da eklenecek değer sayılmaz; bu işlemler için ikinci bendin kast koşulunun ispatı gerekir.
3. Boşanmada Mal Kaçırma: TMK 229 ve Eklenecek Değerler
Boşanmada mal kaçırmanın hukuki sonucu, kaçırılan değerin edinilmiş mallara değer olarak eklenmesidir (TMK m.229). Mal fiziken geri gelmez; tasfiye hesabı, mal hâlâ eşin malvarlığındaymış gibi yapılır. Böylece artık değer ve ona bağlı katılma alacağı, kaçırma yapılmamış olsaydı ulaşacağı düzeye yaklaşır (TMK m.231, m.236).
TMK 229’un son fıkrası üçüncü kişiyle ilgili önemli bir koşul koyar: kazandırma veya devre ilişkin uyuşmazlıkta verilen mahkeme kararı, dava kendisine ihbar edilmişse, bu işlemden yararlanan üçüncü kişiye karşı da ileri sürülebilir (TMK m.229). Malı alan kişinin kim olduğu biliniyorsa davanın ona ihbar edilmesi, ileride ona gidilmesi gerektiğinde bu kararın kullanılabilmesini sağlar.
3.1. Boşanmada Mal Kaçırmada Hangi Tarihteki Değer Esas Alınır?
Boşanmada mal kaçırmada eklenecek değer, malın devredildiği tarih esas alınarak hesaplanır (TMK m.235/2). Mal rejiminin sona erdiği sırada eşin elinde bulunan edinilmiş mallar ise tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m.235/1). Bu fark, özellikle değeri hızla artan taşınmazlarda sonucu değiştirir: kaçırılan taşınmaz için bugünkü değer değil, devir günündeki değer hesaba girer.
4. Boşanmada Mal Kaçırma: Devrin Zamanına Göre Sonuç
Boşanmada mal kaçırmanın sonucu, devrin mal rejiminin sona ermesinden önce mi sonra mı yapıldığına göre değişir. Boşanma davası açıldığında mal rejimi dava tarihinden geçerli olarak sona erer (TMK m.225/2). Eşlerin malları da rejimin sona erdiği andaki durumlarına göre ayrılır (TMK m.228).
| Devrin zamanı | Uygulanan hüküm | Sonuç |
|---|---|---|
| Dava tarihinden önceki bir yıl içinde, rızasız karşılıksız kazandırma | TMK m.229/1 | Kast aranmadan değer eklenir |
| Evlilik süresince, katılma alacağını azaltmak kastıyla devir | TMK m.229/2 | Kast ispatlanırsa değer eklenir |
| Boşanma davası açıldıktan sonra satış | TMK m.225/2, m.235/1 | Mal dava tarihinde mevcut olduğu için mevcut mal hesabına girer |
4.1. Boşanmadan Önce Mal Kaçırma: Satılan Mal Ne Olur?
Boşanmadan önce mal kaçırma, TMK 229’un asıl kapsadığı durumdur. Devir mal rejimi sona ermeden, yani boşanma davası açılmadan önce yapılmıştır; bu nedenle mal dava tarihinde eşin malvarlığında değildir ve ancak eklenecek değer olarak hesaba girebilir (TMK m.229). Hangi bendin uygulanacağı devrin tarihine ve niteliğine bakılarak belirlenir: son bir yıl içindeki rızasız bağış birinci bende, daha eski veya bedelli bir satış ise kast ispatıyla ikinci bende girer.
4.2. Boşanma Aşamasında Mal Kaçırma: Dava Sürerken Satılan Mal
Boşanma davası sürerken mal kaçırma, hesap bakımından boşanmadan önceki kaçırmadan farklı sonuç doğurur. Mal rejimi dava tarihinden geçerli olarak sona erdiği için, o tarihte eşin malvarlığında bulunan edinilmiş mal tasfiyede mevcut mal olarak hesaba katılır (TMK m.225/2, m.235/1). TMK 229 ise “mal rejiminin sona ermesinden önceki” ve “mal rejiminin devamı süresince” yapılan işlemlerden söz eder; dava açıldıktan sonra yapılan satış bu lafza girmez.
Bu durumda asıl risk hesapta değil tahsildedir: eş malı satıp bedelini elden çıkarırsa katılma alacağı hüküm altına alınsa bile tahsil güçleşebilir. Boşanma davası sürerken mal kaçırmaya karşı bu nedenle aşağıdaki önleyici yollar önem kazanır.
5. Boşanmada Mal Kaçırma Nasıl İspatlanır?
Boşanmada mal kaçırmayı, bunu iddia eden eş ispat eder: kanunda aksine hüküm yoksa her taraf hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür (TMK m.6). İspat edilecek olgu bende göre değişir (TMK m.229):
- Birinci bent: Kazandırmanın karşılıksız olduğu, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde yapıldığı, olağan hediye niteliğinde olmadığı ve diğer eşin rızasının bulunmadığı gösterilir. Kast ispatı gerekmez.
- İkinci bent: Devrin yapıldığı ve katılma alacağını azaltmak kastıyla yapıldığı ispatlanır. Kast bir iç durum olduğu için çoğu zaman devrin zamanı, bedeli ve karşı tarafın kimliği gibi dış olgulardan çıkarılmaya çalışılır.
Edinilmiş mal karinesi ispatı kolaylaştırır: bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir (TMK m.222/3). Devredilen malın kişisel mal olduğunu ileri süren eş bunu ispat etmek zorundadır.
5.1. Boşanmada Mal Kaçırmanın Belirtileri ve Deliller
Boşanmada mal kaçırma iddiasında incelenen işlemler çoğunlukla belgelere yansır. Aşağıdaki kayıtlar, devrin zamanını, bedelini ve kime yapıldığını göstermek için delil olarak sunulabilir:
- Tapu kayıtları: Taşınmazın kime, hangi tarihte ve hangi bedelle devredildiği; alıcının eşin yakını olup olmadığı.
- Araç kayıtları: Aracın satış tarihi ve alıcısı; satışın evlilik birliğinde gerginliğin başladığı döneme denk gelip gelmediği.
- Banka hesap hareketleri: Hesaplardan yüksek tutarlı para çekilmesi veya başka hesaplara aktarılması.
- Şirket pay kayıtları: Ortaklık paylarının devri veya sermaye yapısındaki değişiklikler.
Devrin boşanma davasına yakın bir tarihte, piyasa değerinin belirgin biçimde altında ve eşin yakınına yapılması, kastın ispatında ileri sürülen olgulardır. Bu olguların her biri tek başına kastı kanıtlamaz; devri yapan eş de devrin başka bir nedene, örneğin bir borcun ödenmesine dayandığını ileri sürebilir. Eşin telefon kayıtlarının delil olarak kullanılabilirliği ayrı bir konudur ve boşanma davasında HTS kayıtları yazısında ele alınmıştır.
6. Boşanmada Mal Kaçırma Cezası Var mı?
Boşanmada mal kaçırmaya Türk Medeni Kanunu hapis veya para cezası bağlamaz; bağladığı sonuç malvarlığı hesabına ilişkindir. Kaçırılan değer edinilmiş mallara eklenir ve gerektiğinde üçüncü kişiden istenir (TMK m.229, m.241). Boşanma davasında mal kaçırma cezası diye aranan yaptırım, bu nedenle mal rejimi hükümlerinde yer almaz.
Ceza boyutu ancak alacak bir icra takibine konu olduğunda gündeme gelebilir. Haciz yoluyla takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde alacaklısını zarara sokmak amacıyla mallarını elden çıkaran, gizleyen ya da muvazaalı yolla başkasına geçiren borçlu, aleyhine aciz belgesi alındığı veya alacaklının alacağını alamadığı ispat edilirse altı aydan üç yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır (İcra ve İflas Kanunu m.331). Bu suç alacaklının şikâyetine bağlıdır; şikâyet hakkı fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlenmesinden itibaren bir yıl geçmekle düşer (İİK m.331, m.347). Suçun unsurları icra suçları ve alacaklıdan mal kaçırma yazısında ayrıca açıklanmıştır.
7. Boşanmada Mal Kaçırmada Tapu İptali İstenebilir mi?
Boşanmada mal kaçırmada mal rejimi hükümlerine dayanan talep, tapunun iptaline değil değerin hesaba eklenmesine yöneliktir. Kanun kaçırılan malın edinilmiş mallara “değer olarak” ekleneceğini söyler; üçüncü kişiye gidildiğinde de ondan istenen, katılma alacağının “eksik kalan miktarla sınırlı” kısmıdır (TMK m.229, m.241). Yani katılma alacağı bir para alacağı olarak kurulmuştur; malın mülkiyetinin eşe geri dönmesi bu hükümlerin sonucu değildir.
Muvazaa iddiası ise ayrı bir hukuki meseledir. Bir sözleşmenin türü ve içeriği belirlenirken tarafların gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere değil, gerçek ve ortak iradelerine bakılır (Türk Borçlar Kanunu m.19). Satış görünümündeki işlemin aslında bağış olduğu ya da hiç devir iradesi bulunmadığı iddiası bu kurala dayanır; iddianın hangi davada ve kim tarafından ileri sürülebileceği ayrı bir değerlendirme gerektirir. Muvazaanın türleri muvazaa nedir yazısında anlatılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu’ndaki tasarrufun iptali davası da farklı bir yoldur: bu davayı kural olarak elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açar (İİK m.277). Katılma alacağı hüküm altına alınıp icraya konulduktan sonra bu yolun koşulları tasarrufun iptali davası yazısındaki ölçütlerle incelenir. Aynı kavramın miras hukukundaki karşılığı ise mirastan mal kaçırma ve muris muvazaası yazısının konusudur.
8. Boşanmada Mal Kaçırmada Üçüncü Kişiye Dava (TMK 241)
Boşanmada mal kaçırmada malı karşılıksız alan üçüncü kişiye dava açılabilir, ancak bu yol ikincildir. Tasfiye sırasında borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa, alacaklı eş hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları, bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir (TMK m.241/1). Borçlu eşin malvarlığı alacağı karşılamaya yetiyorsa bu koşul gerçekleşmez.
Bu davanın süreleri hak düşürücüdür ve iki eşiklidir: dava hakkı, alacaklı eşin hakkının zedelendiğini öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m.241/2). Beş yıllık süre boşanma kararından değil, mal rejiminin sona erdiği dava tarihinden işler (TMK m.225/2). Bu fıkralar ve yetki kuralları dışında mirastaki tenkis davasına ilişkin hükümler kıyasen uygulanır (TMK m.241/3).
9. Boşanmada Mal Kaçırma Nasıl Engellenir?
Boşanmada mal kaçırma henüz gerçekleşmediyse devri önceden sınırlayan dört yol vardır: aile konutu şerhi, tasarruf yetkisinin sınırlanması, boşanma davasında geçici önlemler ve ihtiyati tedbir. Bu yollar TMK 229’dan farklıdır: 229 geçmişteki devrin değerini hesaba katar, bu yollar ise devrin yapılmasını önlemeye yöneliktir.
9.1. Boşanmada Mal Kaçırmaya Karşı Aile Konutu Şerhi
Boşanmada mal kaçırmaya karşı en doğrudan koruma aile konutu içindir. Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası olmadıkça aile konutunu devredemez, konut üzerindeki hakları sınırlayamaz ve konutla ilgili kira sözleşmesini feshedemez (TMK m.194/1). Konutun maliki olmayan eş, tapu kütüğüne gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir (TMK m.194/3). Şerhin koşulları ve işlemi aile konutu şerhi yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
9.2. Boşanmada Mal Kaçırmaya Karşı Tasarruf Yetkisinin Sınırlanması
Boşanmada mal kaçırma ihtimali aile konutu dışındaki mallarla ilgiliyse hâkimden tasarruf yetkisinin sınırlanması istenebilir. Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, hâkim eşlerden birinin istemi üzerine belirlediği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak o eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir (TMK m.199/1). Hâkim taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırırsa, durumun tapu kütüğüne re’sen şerh edilmesine karar verir (TMK m.199/3).
Hâkim bu önlemi ancak ailenin ekonomik varlığının korunmasının veya mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesinin “gerektirdiği ölçüde” alabilir (TMK m.199/1). Bu nedenle istem, malvarlığının elden çıkarılmaya başlandığını gösteren somut olgularla desteklenmelidir.
9.3. Boşanmada Mal Kaçırmaya Karşı Geçici Önlemler (TMK 169)
Boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri re’sen alır; kanun bu önlemler arasında eşlerin mallarının yönetimini açıkça sayar (TMK m.169). Boşanma davası sürerken mal kaçırma şüphesi doğarsa, geçici önlem talebi dava dilekçesinde veya dava sırasında mahkemeye bildirilebilir. Boşanma davasının açılışı boşanma davası nasıl açılır yazısında adım adım anlatılmıştır.
9.4. Boşanmada Mal Kaçırmaya Karşı İhtiyati Tedbir
Boşanmada mal kaçırmaya karşı ihtiyati tedbir, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğacağından endişe edildiğinde istenir (HMK m.389/1). Tedbir talebi şu sırayla hazırlanır:
- Talep, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeye; dava açıldıktan sonra ise asıl davanın görüldüğü mahkemeye yapılır (HMK m.390/1).
- Dilekçede dayanılan ihtiyati tedbir sebebi ve istenen tedbirin türü açıkça belirtilir; örneğin belirli bir taşınmazın devrinin önlenmesi istenir (HMK m.390/3).
- Talep eden, davanın esası yönünden kendisinin haklı olduğunu yaklaşık olarak ispat eder; tapu ve banka kayıtları bu amaçla sunulur (HMK m.390/3).
- Talep eden, haksız çıkarsa karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zarara karşılık teminat gösterir; mahkeme belirli koşullarda teminat alınmamasına karar verebilir (HMK m.392/1).
Zorunluluk bulunan hâllerde hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir (HMK m.390/2). İhtiyati tedbirin genel koşulları ihtiyati tedbir nedir yazısında açıklanmıştır.
10. Boşanmada Mal Kaçırma Davası: Görevli Mahkeme ve Süreler
Boşanmada mal kaçırma iddiası, mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı davası içinde ileri sürülür. Bu uyuşmazlıklar Türk Medeni Kanunu’nun aile hukuku kitabından doğduğu için aile mahkemesinde görülür (Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair 4787 sayılı Kanun m.4). Türk Medeni Kanunu’nun güncel metnine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşılabilir.
10.1. Boşanmada Mal Kaçırma Davasında Zamanaşımı
Boşanmada mal kaçırma davasında iki ayrı süre ekseni vardır ve bunlar karıştırılmamalıdır:
- Üçüncü kişiye dava: Öğrenmeden başlayarak bir yıl, her hâlde mal rejiminin sona ermesinden başlayarak beş yıl; bu süreler hak düşürücüdür (TMK m.241/2).
- Eşe karşı katılma alacağı davası: Mal rejimi hükümleri (TMK m.202-241) katılma alacağı için ayrı bir zamanaşımı süresi koymaz. Boşanmadan doğan dava hakları için bir yıllık zamanaşımı öngörülmüştür ve süre boşanma hükmünün kesinleşmesinden işler (TMK m.178). Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri ise uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır ve genel alacak zamanaşımı on yıldır (TMK m.5; TBK m.146).
Kanun lafzı katılma alacağının bu iki kuraldan hangisine girdiğini adıyla söylemez. Bu nedenle katılma alacağı davasının, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde açılması, iki ihtimalde de süre tartışmasını ortadan kaldırır. Mal rejimi sözleşmesiyle başka bir rejim seçilmişse hesap farklı yürür; seçenekler evlilik sözleşmesi ve mal rejimleri yazısında anlatılmıştır.
10.2. Boşanmada Mal Kaçırma Davası Avukatsız Açılır mı?
Boşanmada mal kaçırma iddiasının ileri sürüldüğü katılma alacağı davası avukatsız açılabilir: dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir (HMK m.71/1). Ancak bu davada hak kaybına yol açabilecek usul noktaları vardır:
- Hak düşürücü süre: Üçüncü kişiye dava, öğrenmeden itibaren bir yıl ve rejimin sona ermesinden itibaren beş yıl geçince açılamaz (TMK m.241/2).
- Kastın ispatı: Birinci bende girmeyen devirde kast ispatlanamazsa değer hesaba eklenmez (TMK m.6, m.229).
- İhbar: Karar, dava malı alan üçüncü kişiye ihbar edilmişse ona karşı da ileri sürülebilir; ihbar yapılmazsa bu imkân kullanılamayabilir (TMK m.229).
- Tedbir dilekçesi: İhtiyati tedbir talebinde sebep ve tür açıkça gösterilmezse ve haklılık yaklaşık olarak ispat edilmezse talep karşılanmayabilir (HMK m.390/3).
Delillerin toplanması, sürelerin hesaplanması ve tedbir dilekçesinin bu kurallara göre hazırlanması için bir avukattan destek alınabilir. Boşanma sürecinin genel işleyişi için çekişmeli boşanma yazısına bakılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanmada mal kaçırma nedir?
Boşanmada mal kaçırma, bir eşin diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla edinilmiş malını devretmesi ya da mal rejimi sona ermeden önceki bir yıl içinde rızası olmadan karşılıksız kazandırma yapmasıdır. Devir geçerli kalır; ancak devredilen değer tasfiye hesabında edinilmiş mallara eklenir (Türk Medeni Kanunu m.229).
Boşanmadan önce satılan mal ne olur?
Boşanmadan önce satılan mal, satış katılma alacağını azaltmak kastıyla ve mal rejimi devam ederken yapılmışsa tarihine bakılmaksızın edinilmiş mallara değer olarak eklenir. Karşılıksız kazandırmada kast aranmaz; mal rejiminin sona ermesinden, yani boşanma dava tarihinden önceki bir yıl içinde ve diğer eşin rızası olmadan yapılmış olması yeterlidir (TMK m.225/2, m.229).
Boşanma aşamasında mal satılırsa ne olur?
Boşanma davası açıldığında mal rejimi dava tarihinden geçerli olarak sona erer. Dava tarihinde eşin malvarlığında bulunan edinilmiş mal, tasfiyede mevcut mal olarak hesaba katılır; sonradan satılması bu hesabı ortadan kaldırmaz (TMK m.225/2, m.228, m.235/1). Satışı önlemek için dava içinde tasarruf yetkisinin sınırlanması veya ihtiyati tedbir istenebilir (TMK m.199, HMK m.389).
Boşanmada mal kaçırma nasıl ispatlanır?
Boşanmada mal kaçırmayı, bunu iddia eden eş ispat eder (TMK m.6). Karşılıksız kazandırmada devrin son bir yıl içinde, karşılıksız ve rızasız yapıldığı gösterilir. Kasıtlı devirde ise devrin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapıldığı ispatlanmalıdır; tapu ve araç kayıtları, banka hesap hareketleri ve devrin zamanlaması bu amaçla delil olarak sunulur (TMK m.229).
Hangi durumlar boşanmada mal kaçırmaya girer?
Kanun iki durumu sayar. Birincisi, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalardır. İkincisi, mal rejimi devam ederken katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirlerdir; bunlarda süre sınırı yoktur ama kast şarttır (TMK m.229).
Eşten mal kaçırmanın cezası var mı?
Türk Medeni Kanunu eşten mal kaçırmaya hapis veya para cezası değil, malvarlığı sonucu bağlar: kaçırılan değer tasfiyede hesaba eklenir (TMK m.229). Ceza ancak alacak icra takibine konulduktan sonra veya takipten önceki iki yıl içinde alacaklıyı zarara sokmak için mal kaçırılırsa, şikâyet üzerine gündeme gelir (İcra ve İflas Kanunu m.331, m.347).
Boşanmada mal kaçırmada tapu iptali istenebilir mi?
Mal rejimi hükümlerine dayanan talep tapunun iptaline değil, değerin hesaba eklenmesine yöneliktir: kaçırılan mal edinilmiş mallara değer olarak eklenir, üçüncü kişiden de eksik kalan miktarla sınırlı olarak istenir (TMK m.229, m.241). Devrin görünüşte yapıldığı iddiası ise muvazaaya dayanan ayrı bir hukuki meseledir (Türk Borçlar Kanunu m.19).
Malı alan üçüncü kişiye dava açılabilir mi, süresi nedir?
Açılabilir, ancak ikincil bir yoldur. Borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa, karşılıksız kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiden eksik kalan miktar istenir. Dava hakkı, hakkın zedelendiğinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m.241).
Eşimin evi satmasını nasıl engellerim?
Ev aile konutuysa, maliki olmayan eş tapu müdürlüğünden aile konutu şerhi verilmesini isteyebilir; eş, açık rıza olmadan aile konutunu devredemez (TMK m.194). Diğer taşınmazlar için hâkimden tasarrufun ancak rızanızla yapılabileceğine karar vermesi istenebilir ve bu durum tapuya re'sen şerh edilir (TMK m.199). İhtiyati tedbir de ayrıca istenebilir (HMK m.389).
Boşanmada mal kaçırma davası hangi mahkemede açılır?
Mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı Türk Medeni Kanunu'nun aile hukuku kitabında düzenlenir; bu kitaptan doğan dava ve işlere aile mahkemeleri bakar (4787 sayılı Kanun m.4). Dava açıldıktan sonra ihtiyati tedbir de asıl davanın görüldüğü mahkemeden istenir (HMK m.390/1).
İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku
← Tüm makaleler