İfadeye çağrılan kişi karakolda ifadeden önce avukatıyla haklarını değerlendiriyor

Ceza Muhakemesi

İfadeye Çağrıldım: Ne Yapmalıyım, Sonra Ne Olur?

10 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

İfadeye çağrıldıysanız, kanun sizi önce davetiyeyle çağırır, davetiyede çağrılma nedenini açıkça yazar ve gelmezseniz zorla getirileceğinizi bildirir (Ceza Muhakemesi Kanunu m.145). Gitmek konuşmak zorunda olduğunuz anlamına gelmez: ifade başında yüklenen suç hakkında susma hakkınız, müdafi seçme hakkınız ve lehinize delil toplanmasını isteme hakkınız size söylenmek zorundadır (CMK m.147/1-c, e, f). Müdafi hazır bulunmaksızın kollukta alınan ifade de siz hâkim veya mahkeme önünde doğrulamadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.148/4). Bu yazı, karakoldan, jandarmadan ya da savcılıktan ifadeye çağrılan veya telefonla aranan kişinin hangi sıfatla çağrıldığını, ifadede hangi hakları kullanacağını ve ifade verdikten sonra dosyasının nasıl ilerleyeceğini öğrenmesi için hazırlanmıştır.

1. İfadeye Çağrıldım: Öne Çıkanlar

  • İfadeye çağrı davetiyeyle yapılır; davetiyede çağrılma nedeni ve gelmemenin sonucu olan zorla getirme yazılır (CMK m.145).
  • Davetiyeyle çağrıldığı hâlde gelmeyen şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilebilir (CMK m.146/1).
  • Tanıklar telefonla da çağrılabilir; bu durumda çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar uygulanmaz (CMK m.43/2).
  • Susma hakkı yüklenen suça ilişkindir; kimlik sorularını doğru cevaplamak yükümlülüktür (CMK m.147/1-a, e).
  • Müdafi olmadan kollukta alınan ifade, mahkemede doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.148/4).
  • İfadeden sonra dosya Cumhuriyet savcısında sonuçlanır: yeterli şüphe varsa iddianame, yoksa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (CMK m.170/2, m.172/1).
  • Adli sicile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir; ifade vermek bu kayıtlardan biri değildir (Adli Sicil Kanunu m.4/1).

2. İfadeye Çağrıldım, Ne Yapmalıyım?

İfadeye çağrıldıysanız ilk iş davetiyeyi okuyup hangi birimin, hangi sıfatla ve hangi sebeple çağırdığını belirlemektir; ardından ifadeden önce bir müdafi ile görüşmek ve ifade günü haklarınızı tutanağa geçirtmek gelir. Aşağıdaki sıra, kanunun ifade alma işlemi için öngördüğü adımlara göre kurulmuştur; Ceza Muhakemesi Kanunu’nun tam metni Mevzuat Bilgi Sistemi’nde yayımlanır.

  1. Davetiyeyi okuyun. Davetiyede çağrılma nedeni açıkça yazılmak zorundadır (CMK m.145). Sebep yazılmamışsa bunu ifade sırasında tutanağa geçirtebilirsiniz.
  2. Sıfatınızı belirleyin. Şüpheli, tanık veya şikâyetçi olarak çağrılmanıza göre haklarınız ve yükümlülükleriniz değişir (CMK m.2/1-a, m.48/1).
  3. Çağrıyı görmezden gelmeyin. Davetiyeyle çağrıldığı hâlde gelmeyen şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilebilir (CMK m.146/1).
  4. İfadeden önce müdafi ile görüşün. Müdafi seçecek durumda değilseniz istemeniz hâlinde baro tarafından görevlendirilir (CMK m.147/1-c, m.150/1).
  5. Haklarınızın okunduğunu tutanakta kontrol edin. Tutanakta ifade alma adımlarının yerine getirilip getirilmediği, getirilmediyse nedenleri yazılır (CMK m.147/1-i-3).
  6. Lehinize delillerin toplanmasını isteyin. Şüpheden kurtulmanız için somut delillerin toplanmasını isteyebileceğiniz size hatırlatılır (CMK m.147/1-f).
  7. Tutanağı okuyup imzalayın. Tutanağın ifade veren ve hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı tutanağa yazılır; imzadan çekinirseniz nedeni de yazılır (CMK m.147/1-i-4, 5).

3. İfadeye Çağrılmak Ne Demek? Davetiye ve Çağrılma Nedeni

İfadeye çağrılmak, soruşturma evresinde kolluk veya Cumhuriyet savcısının bir olay hakkında beyanınızı almak için sizi belirli bir yer ve zamanda hazır bulunmaya davet etmesidir. Şüpheli bakımından kanunun öngördüğü çağrı biçimi davetiyedir: ifadesi alınacak kişi davetiye ile çağrılır, çağrılma nedeni açıkça belirtilir ve gelmezse zorla getirileceği yazılır (CMK m.145).

Maddenin iki sonucu vardır. Birincisi, davetiyede çağrılma nedeni açıkça yazılmak zorundadır; yalnız “bilgi almak için gelin” diyen bir davetiye bu şartı karşılamaz. İkincisi, gelmemenin sonucu davetiyenin kendisinde yazılıdır: zorla getirme.

3.1. İfadeye Neden Çağrıldığımı Nasıl Öğrenirim?

İfadeye neden çağrıldığınızı öncelikle davetiyeden öğrenirsiniz, çünkü kanun çağrılma nedeninin davetiyede açıkça belirtilmesini ister (CMK m.145). İfade sırasında da kimliğiniz saptandıktan sonra size yüklenen suç anlatılır (CMK m.147/1-b). Soruşturma dosyasını inceleme ve istediği belgelerin örneğini harçsız alma yetkisi ise müdafie tanınmıştır (CMK m.153/1); bu yetki kanunda sayılan bazı suçlarda soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse hâkim kararıyla kısıtlanabilir (CMK m.153/2).

İfade gününden önce hakkınızda bir soruşturma bulunup bulunmadığını öğrenmenin yollarını hakkımda şikâyet var mı ve hakkımda açılmış dava var mı yazılarında ayrıca anlattık.

4. İfadeye Telefonla Çağrılmak: Polis İfade İçin Aradıysa

İfadeye telefonla çağrılan kişi şüpheliyse, kanun onun davetiyeyle çağrılmasını düzenler ve telefonla çağrıyı anmaz (CMK m.145). Tanık ise telefon, telgraf, faks veya elektronik posta gibi araçlarla da çağrılabilir; ancak bu durumda çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar uygulanmaz (CMK m.43/2).

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: telefonla yapılan çağrı, kanunun davetiyeye bağladığı zorla getirme uyarısını kendiliğinden taşımaz. Zorla getirme kararının kanundaki nedenlerinden biri, şüphelinin CMK m.145’e göre, yani davetiyeyle çağrıldığı hâlde gelmemesidir (CMK m.146/1). Kanun, şüpheliye telefonla yapılan çağrının sonuçlarını ayrıca düzenlemez; bu nedenle aramayı yok saymak yerine çağrıyı resmî yoldan teyit etmek en güvenli yoldur.

Polis ifade için aradıysa şunları yapın:

  • Arayan kişinin adını, bağlı olduğu karakol veya birimi ve telefon numarasını not edin.
  • Karakolun numarasını kendiniz bulup arayın ve çağrının gerçekten o birimden yapıldığını doğrulayın.
  • Hangi sıfatla (şüpheli, tanık, şikâyetçi) ve hangi olay nedeniyle çağrıldığınızı sorun.
  • Telefonda sizden para, hesap bilgisi veya şifre istenirse karşılık vermeyin ve çağrıyı karakolu kendiniz arayarak doğrulayın.

5. İfadeye Gitmezsem Ne Olur?

İfadeye davetiyeyle şüpheli olarak çağrıldığınız hâlde gitmezseniz, hakkınızda zorla getirme kararı verilebilir (CMK m.146/1). Zorla getirme kararıyla çağrılan şüpheli derhal, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür ve ifadesi alınır (CMK m.146/4).

Zorla getirme yalnız şüpheliye özgü değildir: çağrıya rağmen gelmeyen tanık, bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi hakkında da zorla getirme kararı verilebilir (CMK m.146/7). Usulüne uygun çağrılıp mazeretini bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirilir ve gelmemesinin sebep olduğu giderler kendisine ödettirilir (CMK m.44/1). Kararın içeriğini ve nasıl yerine getirildiğini zorla getirme kararı yazısında ayrıntılı anlattık.

6. İfadeye Hangi Sıfatla Çağrıldınız? Şüpheli, Tanık ve Şikâyetçi

İfadeye çağrıldığınız sıfat, hakkınızda suç şüphesi bulunup bulunmamasına göre belirlenir: soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişi şüphelidir (CMK m.2/1-a) ve ifade alma güvencelerinden yararlanır; tanık ise kendisini suçlayacak sorulara cevap vermekten çekinebilir (CMK m.48/1). Susma, müdafi ve delil toplanmasını isteme hakları da dahil olmak üzere ifade alma usulüne ilişkin güvenceler şüphelinin veya sanığın ifadesi için düzenlenmiştir (CMK m.147/1).

Belirleyici olan davetiyede yazan etiket değil, hakkınızda suç şüphesi bulunup bulunmadığıdır. Kâğıt üzerinde “bilgi sahibi” olarak çağrılsanız bile sorular size yüklenen bir fiile yöneliyorsa, kanunun şüpheli tanımına girme ihtimali doğar, çünkü tanım etikete değil suç şüphesine bakar (CMK m.2/1-a). Bu durumda ifade başında haklarınızın okunmasını isteyin ve okunmadıysa bunu tutanağa geçirtin; tutanakta ifade alma adımlarının yerine getirilip getirilmediği yazılır (CMK m.147/1-i-3).

Tanık olarak çağrıldıysanız farklı bir rejim uygulanır. Tanık, kendisini veya kanunda sayılan yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermekten çekinebilir ve bu hakkı önceden kendisine bildirilir (CMK m.48/1). Tanıklığın genel kuralları için tanık ne demek, şikâyetçi sıfatı için müşteki ne demek yazılarına bakabilirsiniz. Gerçeğe aykırı tanıklığın ceza sorumluluğu ise yalan tanıklık suçu yazısında ele alınmıştır.

7. İfadeye Çağrılan Şüpheliye Okunması Gereken Haklar

İfadeye şüpheli olarak çağrıldıysanız, ifade başlamadan önce kimliğiniz saptanır, size yüklenen suç anlatılır ve kanunda sayılan haklarınız size bildirilir (CMK m.147/1). Bu hakların bildirilip bildirilmediği tutanağa yazılır; bildirilmemişse nedeni de yazılır (CMK m.147/1-i-3). Kanunun saydığı adımlar şunlardır:

  • Kimlik tespiti: kimliğiniz saptanır ve kimliğinize ilişkin soruları doğru cevaplamakla yükümlüsünüz (CMK m.147/1-a).
  • Suçlamanın anlatılması: size yüklenen suç anlatılır (CMK m.147/1-b).
  • Müdafi hakkı: müdafi seçme ve onun ifadede hazır bulunması hakkınız bildirilir; müdafi seçecek durumda değilseniz ve istiyorsanız baro tarafından görevlendirilir (CMK m.147/1-c).
  • Yakına haber verme: yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl bildirilir (CMK m.147/1-d).
  • Susma hakkı: yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hakkınız olduğu söylenir (CMK m.147/1-e).
  • Delil isteme hakkı: şüpheden kurtulmanız için somut delillerin toplanmasını isteyebileceğiniz hatırlatılır ve lehinize olan hususları ileri sürme olanağı tanınır (CMK m.147/1-f).

7.1. İfadede Susma Hakkı ve Kimlik Sorularının Sınırı

İfadede susma hakkı, yüklenen suç hakkında açıklama yapmama hakkıdır ve bu hakkın bulunduğu size ifade başında söylenmek zorundadır (CMK m.147/1-e). Hiç kimse kendisini veya kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya zorlanamaz (Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m.24).

Susma hakkının sınırı kimliktir. Ad, soyad ve doğum tarihi gibi kimlik bilgilerini vermemek ya da yanlış vermek susma hakkı kapsamında değildir; şüpheli kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür (CMK m.147/1-a).

7.2. İfadede Müdafi (Avukat) Hakkı

İfadede müdafi hakkı, avukat seçme, onun hukuki yardımından yararlanma ve avukatın ifadenizde hazır bulunması hakkıdır (CMK m.147/1-c). Müdafi seçebilecek durumda olmadığınızı beyan ederseniz istemeniz hâlinde size bir müdafi görevlendirilir (CMK m.150/1). Şüpheli çocuksa, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsizse ya da soruşturma alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suça ilişkinse istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m.150/2, 3).

Müdafi ifade sırasında hukuki yardımda bulunur ve size bütün kanuni haklarınızı hatırlatabilir; ancak size sorulan soruyu sizin yerinize cevaplayamaz. Müdafiin beyanı ve her türlü müdahalesi tutanağa geçirilir (Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m.23/d). Müdafiin rolü ve vekille farkı için müdafi ne demek yazısına bakabilirsiniz; hazırlık ve adli yardım seçenekleri Avukata Sor sayfasındadır.

7.3. İfadede Delil Toplanmasını İsteme Hakkı

İfadede delil toplanmasını isteme hakkı, şüpheden kurtulmanız için somut delillerin toplanmasını talep etme ve lehinize olan hususları ileri sürme hakkıdır (CMK m.147/1-f). İfade bu nedenle yalnız olayı anlatma değil, delil talep etme işlemidir. Kamera kaydı, yazışma veya olayı gören kişiler gibi lehinize olabilecek delilleri ifade sırasında sayabilir ve talebinizin tutanağa yazılmasını isteyebilirsiniz. Cumhuriyet savcısı da şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamakla yükümlüdür (CMK m.160/2).

8. İfadeye Avukatsız Gitmek: Kolluk İfadesinin Değeri

İfadeye avukatsız gidip kollukta ifade verdiyseniz, bu ifade hâkim veya mahkeme huzurunda sizin tarafınızdan doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.148/4). Kural, avukatsız ifadeyi geçersiz saymaz; hükme esas alınmasını sizin mahkeme önünde doğrulamanız şartına bağlar.

Bu kuralın sonuçları şunlardır:

  • Müdafi olmadan verdiğiniz karakol ifadesi, siz mahkemede doğrulamadıkça tek başına hükme dayanak yapılamaz.
  • Mahkemede aynı beyanı doğrularsanız ifade hükme esas alınabilir hâle gelir.
  • Kural yalnız kolluğun aldığı ifadeye ilişkindir; savcılıkta veya hâkim önünde verilen ifade bu maddenin kapsamında değildir.

Kural avukatsız ifadeyi güvenli hâle getirmez, yalnız sonradan tartışılabilir kılar. İfadeden önce müdafi ile görüşmek, ifadenin içeriğini baştan doğru kurmanın yoludur.

9. İfade Tutanağı: İmzalamadan Önce Kontrol Edilecekler

İfade tutanağı, ifadenin yapıldığı yeri ve tarihi, hazır bulunan kişileri, ifade alma adımlarının yerine getirilip getirilmediğini ve tutanağın okunup imzalandığını gösteren belgedir (CMK m.147/1-i). Tutanakta şu hususlar yer alır:

  1. İfade almanın yapıldığı yer ve tarih.
  2. Hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatları ile ifade verenin açık kimliği.
  3. Yukarıdaki ifade alma adımlarının yerine getirilip getirilmediği, getirilmemişse nedenleri.
  4. Tutanağın ifade veren ve hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı.
  5. İmzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri.

Tutanağı imzalamadan önce baştan sona okuyun. Söylemediğiniz bir cümle yazılmışsa ya da söylediğiniz bir husus eksikse düzeltilmesini isteyin; düzeltilmezse imzadan çekinebilirsiniz ve bu durumda nedeni tutanağa yazılır (CMK m.147/1-i-5).

10. İfadede Yasak Usuller: Baskı ve Vaat

İfadede baskı veya kanuna aykırı vaatle alınan beyan, rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez (CMK m.148/3); beyan özgür iradeye dayanmalıdır. Kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma gibi bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz ve kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez (CMK m.148/1, 2).

Bu kural rızaya değil, ifadenin elde ediliş biçimine bakar. “İfade verirsen serbest kalırsın” gibi kanuna aykırı bir vaatle alınan ifade, kişi o sırada ifade vermeyi kabul etmiş olsa bile delil değildir.

11. İfadeye İkinci Kez Çağrılmak: Aynı Olayda Yeniden İfade

İfadeye aynı olay için ikinci kez çağrıldıysanız, şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir (CMK m.148/5). Kolluk aynı olay için ikinci kez ifadenizi alamaz.

Bu nedenle aynı olay için ikinci davetiye aldığınızda çağrının savcılıktan mı kolluktan mı geldiğine bakın. Kolluktan geldiyse durumu ifade sırasında belirtin ve tutanağa geçirtin.

12. İfadeye Çağrıldıktan Sonra Ne Olur? Karakol ve Savcılık İfadesinden Sonraki Süreç

İfadeye çağrılıp karakolda veya savcılıkta ifade verdikten sonra dosya Cumhuriyet savcısında toplanır ve savcı, delillerin yeterli şüphe oluşturup oluşturmadığına göre dava açılıp açılmayacağına karar verir. Kolluk el koyduğu olayları emrinde çalıştığı Cumhuriyet savcısına derhâl bildirmekle yükümlüdür (CMK m.161/2). Soruşturma sonunda deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa savcı iddianame düzenler (CMK m.170/2); oluşturmuyorsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verir ve bu karar önceden ifadesi alınmış şüpheliye bildirilir (CMK m.172/1). Kanunda sayılan hâllerde kamu davasının açılması ertelenebilir (CMK m.171/2).

Savcılığın sizi yeniden çağırıp çağırmayacağı, takipsizlik kararına itiraz, uzlaştırma ve seri muhakeme daveti, iddianameden sonra duruşmaya çağrılma gibi aşamaları karakolda ifade verdikten sonraki süreç yazısında ayrıntılı anlattık. Kararların sonuçları için kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, iddianame nedir ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi yazılarına bakabilirsiniz.

12.1. İfadeden Sonra Dava Açılması İçin Kanunda Süre Var mı?

İfadeden sonra dava açılması için Ceza Muhakemesi Kanunu gün olarak bir süre öngörmez; kanunda gün olarak yazılı süre, iddianame mahkemeye verildikten sonraki on beş günlük inceleme süresidir (CMK m.174/1). Aşamaların ayrıntısı karakolda ifade verdikten sonraki süreç yazısındadır.

12.2. İfadeye Çağrılan Kişi Tutuklanır mı?

İfadeye çağrılmak tek başına tutuklama sonucu doğurmaz; tutuklama ayrı koşullara bağlı bir koruma tedbiridir. Tutuklama kararı için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni bulunmalıdır; işin önemi ve beklenen ceza ile ölçülü değilse tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/1). Soruşturma evresinde bu kararı Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi verir (CMK m.101/1). Tutuklamanın nedenleri ve adli kontrolle ilişkisi tutuklama nedir yazısında anlatılmıştır.

13. İfadeye Çağrılmak Sicile İşler mi?

İfadeye çağrılmak veya ifade vermek adli sicile işlenmez. Adli sicile kaydedilen, Türk mahkemeleri tarafından vatandaş veya yabancı hakkında verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleridir (Adli Sicil Kanunu m.4/1). İfade bir mahkûmiyet hükmü olmadığı gibi kanunun adli sicile kaydedilecekler arasında saydığı kayıtlardan biri de değildir.

Adli sicil kaydının hangi hâllerde ve nasıl silindiği adli sicil kaydı nasıl silinir yazısında ele alınmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

İfadeye çağrıldım, gitmek zorunda mıyım?

Davetiyeyle şüpheli olarak çağrıldıysanız gitmeniz gerekir. Davetiyede gelmezseniz zorla getirileceğiniz yazılır ve çağrıldığı hâlde gelmeyen şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilebilir (CMK m.145, m.146/1). Gitmek konuşmak zorunda olduğunuz anlamına gelmez; yüklenen suç hakkında susma hakkınız devam eder.

Polis telefonla arayıp ifadeye çağırdı, gitmezsem ne olur?

Kanun şüphelinin ifadeye davetiyeyle çağrılacağını düzenler ve telefonla çağrıyı anmaz (CMK m.145). Tanıklar için telefonla çağrı açıkça mümkündür, ancak bu durumda çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar uygulanmaz (CMK m.43/2). Arayan birimin adını ve numarasını not edip karakolu kendiniz arayarak çağrıyı ve sıfatınızı teyit edin.

Neden ifadeye çağrıldığımı nasıl öğrenirim?

İlk bakacağınız yer davetiyedir: kanun davetiyede çağrılma nedeninin açıkça belirtilmesini ister (CMK m.145). İfade sırasında da kimliğiniz saptandıktan sonra size yüklenen suç anlatılır (CMK m.147/1-b). Soruşturma evresinde dosyayı inceleme ve belge örneği alma yetkisi müdafie tanınmıştır (CMK m.153/1).

İfadeye avukatla gitmek zorunlu mu?

Zorunlu değildir, ama müdafi seçme ve ifadede hazır bulundurma hakkınız size bildirilmek zorundadır (CMK m.147/1-c). Müdafi seçecek durumda değilseniz istemeniz hâlinde görevlendirilir; çocuk olan, kendini savunamayacak derecede malul olan şüpheliye ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda istem aranmadan müdafi görevlendirilir (CMK m.150).

Avukatsız verdiğim karakol ifadesi mahkemede kullanılır mı?

Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda sizin tarafınızdan doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.148/4). Kural ifadeyi geçersiz saymaz; kullanılmasını sizin doğrulamanıza bağlar. Mahkemede aynı beyanı doğrularsanız ifade hükme esas alınabilir hâle gelir.

Susma hakkı kimlik sorularını da kapsar mı?

Kapsamaz. Şüpheli veya sanık, kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür (CMK m.147/1-a). Susma hakkı yalnız yüklenen suç hakkında açıklama yapmama hakkıdır ve bu hakkın bulunduğu ifade başında size söylenmek zorundadır (CMK m.147/1-e).

İfadeye çağrılan kişi tutuklanır mı?

İfadeye çağrılmak tek başına tutuklama sonucu doğurmaz. Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni gerekir; ölçülü olmayan durumda tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/1). Soruşturma evresinde bu kararı Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi verir (CMK m.101/1).

İfadeden sonra dava açılması için kanunda süre var mı?

Ceza Muhakemesi Kanunu, ifadeden sonra savcının iddianame ya da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar için gün olarak bir süre öngörmez (CMK m.160, m.170, m.172). İddianame verilirse mahkeme onu on beş gün içinde inceler; iddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur (CMK m.174/1, m.175/1).

İfadeye çağrılmak veya ifade vermek sicile işler mi?

Adli sicile kaydedilen, Türk mahkemelerince verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleridir (Adli Sicil Kanunu m.4/1). İfadeye çağrılmak ya da ifade vermek bir mahkûmiyet hükmü değildir; kanunun adli sicile kaydedilecekler arasında saydığı kayıtlardan biri de değildir.

Aynı olay için tekrar karakola çağırdılar, olur mu?

Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması gerekirse bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir (CMK m.148/5). Aynı olay için ikinci kez kolluğa çağrıldıysanız davetiyeyi gönderen birimi kontrol edin ve durumu tutanağa geçirtin.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp