Müdafi, şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukattır (Ceza Muhakemesi Kanunu m.2/1-c). Müdafi, kişinin kendi seçtiği bir avukat olabileceği gibi baro tarafından görevlendirilen bir avukat da olabilir. Suçtan zarar görenin, katılanın veya malen sorumlu kişinin avukatına ise müdafi değil vekil denir (m.2/1-d). Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda ve çocuk, malul ya da sağır ve dilsiz şüpheli veya sanık için müdafi bulundurmak zorunludur (m.150/2-3). Bu yazı, hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen kişi ile yakınları için müdafinin kim olduğunu, ne zaman zorunlu olduğunu, ücretini kimin ödediğini ve dosyada hangi hakları kullandığını anlatır.
1. Müdafi: Öne Çıkanlar
- Müdafi, şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukattır; katılanın veya suçtan zarar görenin avukatı ise vekildir (CMK m.2/1-c, 2/1-d).
- Müdafi kelimesinin doğru yazılışı müdafidir; müdafii ise “sanığın müdafii” gibi tamlamalarda kullanılan iyelik ekli biçimdir (CMK m.150/2, m.154/1).
- Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda, müdafii olmayan şüpheli veya sanığa istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m.150/3).
- Zorunlu müdafiyi, soruşturmada ifadeyi alan merciin veya sorguyu yapan hâkimin, kovuşturmada mahkemenin istemi üzerine baro görevlendirir (CMK m.156/1).
- Baro tarafından görevlendirilen müdafiin ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir ve yargılama giderlerinden sayılır (5320 sayılı Kanun m.13/1).
- Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.148/4).
2. Müdafi Ne Demek?
Müdafi, hakkında suç şüphesi bulunan kişinin savunmasını üstlenen avukattır. Ceza Muhakemesi Kanunu müdafiyi “şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukat” olarak tanımlar (CMK m.2/1-c). Kelimenin sözlük anlamı savunan kişidir; Adalet Bakanlığı’nın Hukuk Sözlüğü müdafiyi “savunucu; savunan” diye karşılar.
Müdafi olmak için avukat olmak gerekir, çünkü kanun tanımı müdafiyi avukat olarak kurar (m.2/1-c). Müdafi iki yoldan dosyaya girer. Birincisinde şüpheli veya sanık avukatını kendisi seçer; kanuni temsilcisi varsa o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir (m.149/1). İkincisinde baro bir avukatı müdafi olarak görevlendirir: kişi müdafi seçebilecek durumda olmadığını söyleyip müdafi isterse ya da kanun müdafiyi zorunlu tutuyorsa (m.150/1-3). Uygulamada baro tarafından görevlendirilen müdafiye “CMK avukatı” da denir; kanundaki adı görevlendirilen müdafidir.
Müdafi hakkı soruşturmanın ilk anından başlar. Kolluk veya Cumhuriyet savcısı ifade alırken, hâkim sorgu yaparken kişiye müdafi seçme hakkının bulunduğunu ve müdafiin ifade veya sorguda hazır bulunabileceğini bildirmek zorundadır (m.147/1-c). Kanunun metni Mevzuat Bilgi Sistemi’nde yayımlanır.
2.1. Müdafi Kime Denir? Şüpheli Müdafii ve Sanık Müdafii
Müdafi, soruşturma evresinde şüphelinin, kovuşturma evresinde sanığın avukatına denir. Şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir; sanık ise kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişidir (CMK m.2/1-a, 2/1-b). Kovuşturma iddianamenin kabulüyle başlar (m.2/1-f). Bu yüzden aynı avukat, iddianame kabul edilene kadar dosyada “şüpheli müdafii”, kabulden sonra “sanık müdafii” olarak görünür. İki sıfat arasında görev bakımından fark yoktur; değişen, kişinin dosyadaki sıfatıdır. Şüpheli ile sanık ayrımının ayrıntısı sanık ne demek yazısındadır.
Aynı kişi bir dosyada hem şikâyetçi hem sanık olabilir. Bu kişinin avukatı, kişinin sanık olduğu fiil bakımından müdafi, şikâyetçi olduğu fiil bakımından vekil sıfatıyla dosyada yer alır. Bu çift sıfatın nasıl ortaya çıktığı müşteki ne demek yazısında anlatılmıştır.
2.2. Müdafi mi Müdafii mi? Doğru Yazılış
Müdafi kelimesinin doğru yazılışı müdafidir; kavramın adı bu biçimle yazılır ve Ceza Muhakemesi Kanunu tanımı bu biçimle yapar (CMK m.2/1-c). Müdafii ise yanlış yazım değildir; müdafi sözcüğünün iyelik ekli biçimidir ve “sanığın müdafii” gibi tamlamalarda kullanılır. Kanun bu biçimi birçok maddede kullanır: zorunlu müdafiliği düzenleyen hüküm “müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık” der (m.150/2), görüşme hakkını düzenleyen hüküm “müdafii ile” der (m.154/1).
Kelimenin üç biçimi şöyle ayrılır:
- Müdafi: Kavramın kendisidir. “Müdafi seçmek”, “zorunlu müdafi”, “müdafi ne demek” gibi kullanımlarda bu biçim yazılır.
- Müdafii: İyelik ekli biçimdir ve kimin avukatı olduğunu gösterir. “Şüphelinin müdafii”, “sanık ve müdafii” bu biçimdedir (m.216/2).
- Müdafiin: Tamlayan biçimidir. Kanun “Müdafiin dosyayı inceleme yetkisi” ve “Müdafiin görevlendirilmesi” başlıklarında bu biçimi kullanır (m.153, m.150). Günlük yazıda “müdafinin” biçimi de görülür.
Bu nedenle tek başına kavramı anlatan bir başlıkta “müdafii nedir” yazmak yerine “müdafi nedir” yazmak doğrudur; “sanığın müdafii” demek ise doğru bir tamlamadır.
3. Müdafi ile Vekil Arasındaki Fark
Müdafi ile vekil arasındaki fark, avukatın ceza dosyasında hangi tarafın yanında yer aldığıdır. Müdafi şüpheli veya sanığın savunmasını yapar (CMK m.2/1-c). Vekil ise katılanı, suçtan zarar göreni veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eder (m.2/1-d). Kanun, savunma tarafındaki avukat için “savunmasını yapan”, diğer taraftaki avukat için “temsil eden” ifadesini kullanır. Bu nedenle “sanık vekili” ifadesi kanunun terimine uymaz; sanığın avukatının kanundaki adı müdafidir.
| Ölçüt | Müdafi | Vekil |
|---|---|---|
| Kimin avukatı | Şüpheli veya sanığın | Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişinin |
| Kanundaki görevi | Savunmasını yapmak | Ceza muhakemesinde temsil etmek |
| Tanımı | CMK m.2/1-c | CMK m.2/1-d |
| Baro tarafından zorunlu görevlendirme | Çocuk, malul, sağır ve dilsiz şüpheli veya sanık; alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlar (m.150/2-3) | On sekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malul mağdur (m.234/2) |
| İstem üzerine baro görevlendirmesi | Müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan eden şüpheli veya sanık (m.150/1) | Kanunda sayılan suçlarda vekili olmayan mağdur, şikâyetçi ve katılan (m.234/1-a-3, m.239/1) |
| Dosya inceleme | Soruşturmada kural olarak, kovuşturmada iddianamenin kabulünden itibaren (m.153/1, 153/4) | Aynı haklardan yararlanır (m.153/5) |
Mağdurun, şikâyetçinin ve katılanın avukat haklarının ayrıntısı mağdur ne demek ve müdahil ne demek yazılarındadır.
3.1. Müdafi ile Avukat Aynı Şey mi?
Müdafi ile avukat aynı şey değildir: avukat bir meslektir, müdafi ise avukatın ceza dosyasında üstlendiği sıfattır. Her müdafi avukattır, çünkü kanun müdafiyi avukat olarak tanımlar (CMK m.2/1-c). Ancak bir avukat her dosyada müdafi değildir. Aynı avukat bir ceza dosyasında sanığı savunuyorsa müdafi, başka bir dosyada katılanı temsil ediyorsa vekil sıfatını taşır (m.2/1-d). Kanun da kanun yolu hükmünde bu ayrımı korur ve avukattan “müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişiler” diye söz eder (m.261).
3.2. Müdafi Sanık Adına Her İşlemi Yapabilir mi?
Müdafi, sanığa tanınan haklardan sanık gibi yararlanır, ancak bazı işlemlerde sanığın iradesiyle sınırlıdır. Suçun hukuki niteliğinin değişmesine ilişkin bildirimler sanığa ve varsa müdafie yapılır ve kanun bu bağlamda müdafiin sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanacağını açıkça söyler (CMK m.226/4).
Kanun yolu bakımından sınır, sanığın açık arzusudur. Avukat, müdafiliğini üstlendiği kişinin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurabilir (CMK m.261). Yani sanık açıkça istemediğini söylemedikçe müdafi istinaf veya temyiz yoluna gidebilir; sanık açıkça karşı çıkmışsa müdafi bu iradeye aykırı başvuru yapamaz. Sanığın duruşmadan bağışık tutulmasını istemek için de müdafiin sanık tarafından bu konuda yetkili kılınmış olması gerekir (m.196/1). İstinaf ve temyiz yollarının genel çerçevesi istinaf nedir ve temyiz nedir yazılarındadır.
4. Müdafi Nasıl Seçilir? Kaç Müdafi Olabilir?
Müdafi seçimi şüpheli veya sanığın hakkıdır ve bu hak ilk ifadeden itibaren kullanılabilir. İfade veya sorgu başlamadan önce kişiye müdafi seçme hakkının bulunduğu ve müdafiin hukuki yardımından yararlanabileceği bildirilir (CMK m.147/1-c). Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir; müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi hâlinde bir müdafi görevlendirilir (m.150/1).
Müdafi sayısı kural olarak sınırlı değildir. Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir (CMK m.149/1). Kanun iki sınır koyar:
- İfade almada üç avukat: Soruşturma evresinde ifade alınırken en çok üç avukat hazır bulunabilir (m.149/2).
- Örgüt kovuşturmasında üç avukat: Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından yürütülen kovuşturmalarda duruşmada en çok üç avukat hazır bulunabilir (m.149/2).
Avukatın şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı soruşturma ve kovuşturmanın hiçbir aşamasında engellenemez ve kısıtlanamaz (m.149/3). Kovuşturmada müdafiin hazırlık yapabilmesi için iddianamenin içeriği önemlidir; iddianamenin nasıl düzenlendiği iddianame nedir yazısında anlatılmıştır.
4.1. Müdafi Birden Fazla Sanığı Savunabilir mi?
Müdafi, yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunmasını üstlenebilir (CMK m.152). Kanunun ölçütü sanıkların yararlarının uyumlu olmasıdır. Örneğin sanıklardan biri suçu diğerine yüklüyorsa, iki sanığın yararı birbirine uygun değildir ve kanunun koşulu gerçekleşmez. Baro görevlendirmesinde de aynı ilke uygulanır: soruşturma veya kovuşturma makamı aralarında menfaat çatışması bulunduğunu bildirmedikçe birden fazla şüpheli veya sanık için aynı müdafi görevlendirilebilir (Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik m.6/2).
4.2. Müdafi Talep Etmedi Ne Demek?
İfade veya sorgu tutanağındaki “müdafi talep etmedi” ibaresi, kişiye müdafi hakkı hatırlatıldığı hâlde müdafi istemediğini gösterir. Tutanakta, ifade veya sorgunun yapılmasında kanunun saydığı işlemlerin yerine getirilip getirilmediği yazılır (CMK m.147/1-i-3). Müdafi hakkının hatırlatılması bu işlemlerden biridir (m.147/1-c).
Bu ibarenin sonucu, dosyanın zorunlu müdafilik kapsamında olup olmamasına göre değişir. Zorunlu müdafilik hâllerinde istem aranmaz; kişi müdafi istemediğini söylese bile müdafi görevlendirilir (m.150/2-3). Diğer hâllerde müdafi istenmemişse ifade müdafisiz alınabilir. Ancak kollukta müdafi hazır bulunmadan alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148/4). İfadeye çağrılan kişinin ilk adımları ifadeye çağrıldım yazısında anlatılmıştır.
5. Müdafi Zorunluluğu: Zorunlu Müdafi Halleri
Zorunlu müdafi, şüpheli veya sanığın isteyip istemediğine bakılmadan görevlendirilmesi gereken müdafidir. Ceza Muhakemesi Kanunu zorunlu müdafiliği iki gruba ayırır: kişinin durumundan doğan zorunluluk ve suçun cezasından doğan zorunluluk (CMK m.150/2-3). İki grupta da koşul, şüpheli veya sanığın müdafiinin bulunmamasıdır; kişinin seçtiği bir müdafi varsa baro görevlendirmesine gerek kalmaz.
Kişinin durumuna bağlı zorunlu müdafilik. Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir (CMK m.150/2). Bu hâlde suçun türü veya cezası önemli değildir. Çocuk, daha erken yaşta ergin olsa bile on sekiz yaşını doldurmamış kişidir (Çocuk Koruma Kanunu m.3/1-a). Kanun maluliyet için belirli bir hastalık adı saymaz; ölçüt, kişinin kendisini savunamayacak derecede malul olmasıdır.
Cezanın alt sınırına bağlı zorunlu müdafilik. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada da istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m.150/3). Ölçüt, kanunda o suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırıdır; üst sınır veya somut dosyada verilecek ceza ölçüt değildir. Kanun “beş yıldan fazla” dediği için alt sınırın beş yılı aşması gerekir.
Karşılaştırma için iki örnek:
- Yağma: Tehdit veya cebir kullanarak bir malı teslime mecbur kılan kişi altı yıldan on yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (Türk Ceza Kanunu m.148/1). Alt sınır beş yılı aştığı için bu suçtan yapılan soruşturma ve kovuşturmada müdafi zorunludur.
- Kasten yaralama: Kasten başkasının vücuduna acı veren kişi bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (TCK m.86/1). Alt sınır beş yılın altında kaldığı için şüpheli veya sanık çocuk, malul ya da sağır ve dilsiz değilse müdafi zorunlu değildir; kişi isterse müdafi görevlendirilir (CMK m.150/1).
Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliği’nin görüşü alınarak çıkarılan yönetmelikle düzenlenir (CMK m.150/4). Bu yönetmelik, kovuşturmada sanığa iddianamenin tebliği için çıkarılan çağrı kâğıdına, tebliğden itibaren yedi gün içinde müdafii bulunup bulunmadığını bildirmesi gerektiğinin ve bildirmezse barodan müdafi görevlendirilmesinin isteneceğinin yazılmasını öngörür (CMK Görevlendirme Yönetmeliği m.5/3).
5.1. Müdafi Zorunluluğu Doğuran Diğer Durumlar
Zorunlu müdafi yalnız 150. maddeden doğmaz; kanun bazı işlemler için de müdafi yardımını öngörür:
- Gözaltı sonrası sorgu: Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, süre sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir ve sorguda müdafii de hazır bulunur (CMK m.91/7). Gözaltı süreleri gözaltı süresi yazısında anlatılmıştır.
- Tutuklama istemi: Tutuklama istenildiğinde şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır (CMK m.101/3). Tutuklamanın koşulları tutuklama nedir yazısındadır.
- Gözlem altına alma: Şüpheli veya sanığın akıl hastalığını saptamak için gözlem altına alınması söz konusuysa ve müdafii yoksa, hâkim veya mahkemenin istemi üzerine baro bir müdafi görevlendirir (CMK m.74/2).
- Duruşma salonundan çıkarılan sanık: Sanık duruşma salonundan çıkarılır ve oturum yokluğunda sürdürülürse, sanığın müdafii yoksa mahkeme barodan müdafi görevlendirilmesini ister (CMK m.204/1).
6. Müdafi Görevlendirmesi: Zorunlu Müdafiyi Kim Atar?
Zorunlu müdafiyi baro görevlendirir; görevlendirmeyi isteyen merci ise dosyanın evresine göre değişir. Soruşturma evresinde ifadeyi alan merciin veya sorguyu yapan hâkimin istemi üzerine, kovuşturma evresinde mahkemenin istemi üzerine baro bir müdafi görevlendirir (CMK m.156/1). Müdafi, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapıldığı yer barosunca görevlendirilir (m.156/2). Birden fazla baronun bulunduğu illerde görevlendirme, Avukatlık Kanunu uyarınca oluşturulan büro aracılığıyla yapılır (CMK Görevlendirme Yönetmeliği m.5/7).
Görevlendirilen müdafiin görevi şu durumlarda sona erer veya değişir:
- Kişinin sonradan müdafi seçmesi: Şüpheli veya sanık kendisi sonradan müdafi seçerse, baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer (CMK m.156/3).
- Soruşturmadan kovuşturmaya geçiş: Soruşturma evresinde görev yapan müdafi, engel bulunmadığı takdirde kovuşturma evresinde de öncelikle görevlendirilir (CMK Görevlendirme Yönetmeliği m.6/1).
- Meslekten ayrılma veya çekilme: Müdafiin mesleği bırakması ya da kanuni engellerle davadan çekilmesi hâlinde baro yeni bir müdafi görevlendirir (Yönetmelik m.6/4).
6.1. Müdafi Görevlendirildiği Hâlde Duruşmaya Gelmezse Ne Olur?
Görevlendirilen müdafi duruşmada hazır bulunmaz, vakitsiz olarak duruşmadan çekilir veya görevini yerine getirmekten kaçınırsa, hâkim veya mahkeme derhal başka bir müdafi görevlendirilmesi için gerekli işlemi yapar (CMK m.151/1). Bu durumda mahkeme oturuma ara verebilir veya oturumu erteleyebilir. Yeni müdafi savunmasını hazırlamak için yeterli zaman olmadığını açıklarsa oturum ertelenir (m.151/2).
7. Müdafi Ücreti: Zorunlu Müdafi Ücretini Kim Öder?
Baro tarafından görevlendirilen müdafiin ücreti, avukatlık ücret tarifesinden ayrı olarak belirlenir ve Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten ödenir (Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m.13/1). Ücreti, Türkiye Barolar Birliği’nin görüşü alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları birlikte belirler; aynı hüküm bu ücretin yargılama giderlerinden sayılacağını da söyler. Ücret, avukatlık asgari ücret tarifesinden ayrı hazırlanan bir tarifeye göre ödenir; müdafiin görevi gereği yaptığı zorunlu yol giderleri ve kendisinin karşıladığı kanun yolu harçları da ödenir ve bunlar da yargılama giderlerinden sayılır (CMK Görevlendirme Yönetmeliği m.8/1-3).
Ücretin nihayetinde kimde kalacağı dosyanın sonucuna göre değişir:
- Mahkûmiyet: Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilme hâlinde bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir; hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hâllerinde de aynı kural uygulanır (CMK m.325/1-2). Yönetmelik, müdafi görevlendirilmeden önce şüpheli veya sanığa ücretin yargılama giderlerinden sayılacağının ve mahkûmiyeti hâlinde kendisinden tahsil edileceğinin hatırlatılmasını öngörür (Yönetmelik m.5/1, 5/3).
- Beraat: Hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilen kişi, yalnız kendi kusurundan ileri gelen giderleri öder; önceden ödemek zorunda kaldığı giderler Devlet Hazinesince üstlenilir (CMK m.327/1-2).
Zorunlu müdafilik hâllerinde bu ücretin mahkûm olan sanığa yüklenmesi ayrı bir soru doğurur. Kanun zorunlu müdafiliği kişinin istemine bakmadan kurar (CMK m.150/2-3). Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ise suçla itham edilen kişinin, avukat tutmak için gerekli maddi olanaklardan yoksun olması ve adaletin yerine gelmesi için gerekli görülmesi hâlinde resen atanacak bir avukatın yardımından ücretsiz yararlanabilmesini asgari hak olarak sayar (AİHS m.6/3-c). Hüküm, yargılama giderlerinin kimlere yükletileceğini gösterir (CMK m.324/2) ve sanık hükme karşı kanun yoluna başvurabilir (m.260/1). Bu nedenle zorunlu müdafi ücretini içeren yargılama gideri kalemi, hükme karşı yapılan kanun yolu başvurusunda ayrıca ileri sürülebilir.
Kişinin kendi seçtiği müdafiin ücreti bu düzenlemenin dışındadır ve avukatla yapılan sözleşmeye göre belirlenir; sözleşmenin kapsamı avukatlık ücret sözleşmesi yazısında, ödeme gücü olmayanların seçenekleri avukat tutacak param yok yazısında ele alınmıştır.
8. Müdafinin Hakları ve Yetkileri
Müdafinin hakları, savunmanın dosyayı bilmesini, şüpheli veya sanıkla serbestçe görüşmesini ve her işlemde hazır bulunmasını sağlayan kanun hükümleridir. Bu haklar dört başlıkta toplanır: dosyayı inceleme, müdafi ile görüşme, ifade ve sorguda hazır bulunma, duruşmada söz ve bildirim hakları.
8.1. Müdafiin Dosyayı İnceleme Yetkisi
Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir (CMK m.153/1). Bu yetki, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir (m.153/2). Kısıtlama kararı ancak kanunda sayılan suçlara ilişkin soruşturmalarda verilebilir; bunlar arasında kasten öldürme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve devletin güvenliğine karşı suçlar vardır (m.153/2-a).
Kısıtlama kararı verilmiş olsa bile müdafi bazı belgeleri her durumda görebilir. Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak, bilirkişi raporları ve bu kişilerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar kısıtlamanın dışındadır (CMK m.153/3). Kovuşturma evresinde kısıtlama yoktur: müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir, bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız alabilir (m.153/4). Bu haklardan suçtan zarar görenin vekili de yararlanır (m.153/5).
8.2. Müdafi ile Görüşme Hakkı ve Yirmi Dört Saatlik Kısıtlama
Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir (CMK m.154/1). Şüpheli veya sanığın müdafii ile yazışmaları denetime tabi tutulamaz. Görüşme için vekâletname aranmadığından kişi, seçtiği veya baro tarafından görevlendirilen müdafiyle vekâletname düzenlenmesini beklemeden görüşebilir.
Kanun bu hakka tek bir süreli istisna getirir. Türk Ceza Kanunu İkinci Kitap Dördüncü Kısmın dördüncü, beşinci, altıncı ve yedinci bölümlerinde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçları bakımından gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı kısıtlanabilir (CMK m.154/2). Kısıtlama için Cumhuriyet savcısının istemi ve hâkim kararı gerekir, süre yirmi dört saattir ve bu süre içinde ifade alınamaz.
8.3. Müdafi İfade ve Sorguda Hazır Bulunabilir mi?
Müdafi, şüphelinin veya sanığın ifadesinde ve sorgusunda hazır bulunabilir; bu hak kişiye ifadeden önce bildirilir (CMK m.147/1-c). Avukatın ifade alma veya sorgu süresince şüpheli veya sanığın yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez ve kısıtlanamaz (m.149/3). İfade veya sorgu tutanağının içeriği, ifade veren kişi ile hazır olan müdafi tarafından okunur ve imzaları alınır; bu husus tutanağa yazılır (m.147/1-i-4).
İfade ile sorgu farklı işlemlerdir. İfade alma, şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından dinlenmesidir; sorgu ise şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesidir (CMK m.2/1-g, 2/1-h). Müdafi iki işlemde de hazır bulunabilir.
8.4. Müdafi Duruşmada Ne Yapar?
Duruşmada müdafi, sanıkla birlikte delilleri tartışır ve karşı tarafın açıklamalarına cevap verir. Ortaya konulan delillerle ilgili tartışmada söz sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine verilir (CMK m.216/1). Sanık ve müdafii, Cumhuriyet savcısının ve katılanın açıklamalarına cevap verebilir (m.216/2). Hükümden önce son söz ise hazır bulunan sanığa verilir (m.216/3). Savcının esas hakkındaki görüşü ve buna karşı savunma mütalaa ne demek yazısında anlatılmıştır.
Suçun hukuki niteliği değişirse veya cezayı artıran bir hâl ilk defa duruşmada ortaya çıkarsa, bu durum sanığa ve varsa müdafie bildirilir (CMK m.226/1-2, 226/4). Sanığın dosyadaki son adresine bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen sanığın duruşmaya gelmemesi hâlinde müdafie yapılan bildirimler yeterli kabul edilir (m.226/4). Bu hüküm, müdafii olan sanığın bildirimleri müdafi aracılığıyla takip etmesinin önemini gösterir.
9. Müdafi Olmadan Alınan İfade ve Verilen Hüküm
Müdafi olmadan alınan ifadenin ve yapılan duruşmanın sonucu, işlemin kimin önünde yapıldığına ve müdafiliğin zorunlu olup olmadığına göre değişir.
Kollukta müdafisiz ifade. Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.148/4). Kural, kolluğun aldığı ifadeye ilişkindir. Kişi mahkemede bu ifadeyi doğrulamazsa, o beyan tek başına hükmün dayanağı yapılamaz. Yasak usullerle, örneğin tehdit, aldatma veya cebirle elde edilen ifade ise müdafi hazır olsun olmasın ve kişi rıza gösterse bile delil olarak değerlendirilemez (m.148/1, 148/3).
Zorunlu müdafi olmadan yapılan duruşma. Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâllerde duruşmada müdafiin hazır bulunması şarttır (CMK m.188/1). Duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması hukuka kesin aykırılık hâlidir (m.289/1-e). Hüküm için önemli olan hususlarda savunma hakkının mahkeme kararıyla sınırlandırılması da hukuka kesin aykırılık sayılır (m.289/1-h). Hukuka kesin aykırılık, temyiz dilekçesinde gösterilmemiş olsa da var sayılır (m.289/1).
9.1. Zorunlu Müdafii Olmadan Karar Verilir mi?
Zorunlu müdafilik hâlinde hiç müdafi görevlendirilmeden karar verilemez; ancak kanun, görevlendirilmiş müdafiin yokluğu için iki istisna öngörür. Müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi hâlinde duruşmaya devam edilebilir (CMK m.188/1). Hükümden önceki son söz aşamasında zorunlu müdafiin hazır bulunmaması da hükmün açıklanmasına engel değildir (m.216/3). Bu istisnalar görevlendirilmiş bir müdafiin varlığını varsayar; müdafi gelmediğinde mahkeme başka bir müdafi görevlendirilmesi için derhal işlem yapmakla da yükümlüdür (m.151/1).
10. Müdafi Hakkı Nasıl Kullanılır?
Müdafi hakkı, ifadeye çağrıldığınız veya gözaltına alındığınız anda kullanılabilir. Şüpheli veya sanık için kanunda dayanağı olan adımlar şu sırayla ilerler:
- İfadeden önce müdafi isteyin. Kolluk veya savcılık size müdafi seçme hakkınızı bildirmek zorundadır; müdafi seçecek durumda değilseniz ve müdafi istiyorsanız baro size bir müdafi görevlendirir (CMK m.147/1-c).
- Zorunlu müdafilik kapsamında olup olmadığınızı öğrenin. Suçun kanundaki hapis cezasının alt sınırı beş yıldan fazlaysa ya da çocuk, malul veya sağır ve dilsizseniz müdafi istemeseniz de görevlendirilir (m.150/2-3).
- Müdafiinizle ifadeden önce görüşün. Görüşme için vekâletname aranmaz ve konuşmalar başkalarının duyamayacağı ortamda yapılır (m.154/1).
- Tutanağı müdafiinizle birlikte okuyun. Tutanak ifade veren kişi ile hazır olan müdafi tarafından okunur ve imzalanır (m.147/1-i-4).
- Dosyanın incelenmesini isteyin. Müdafiiniz soruşturmada dosyayı inceleyebilir; kısıtlama kararı olsa bile ifade tutanakları ve bilirkişi raporları incelenebilir (m.153/1, 153/3).
- Sonradan kendi avukatınızı seçebilirsiniz. Kendi seçtiğiniz müdafi dosyaya girince baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer (m.156/3).
Kovuşturma evresinin nasıl başladığı ve süreç kovuşturma ne demek yazısında, sanık hakkındaki sonuç kararlarından beraat beraat ne demek yazısında anlatılmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Müdafi ne demek?
Müdafi, şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukattır (CMK m.2/1-c). Kelimenin sözlük anlamı savunan kişidir. Müdafi, kişinin kendi seçtiği bir avukat olabileceği gibi baro tarafından görevlendirilen bir avukat da olabilir. Suçtan zarar görenin veya katılanın avukatına müdafi değil vekil denir (m.2/1-d).
Müdafii kimin avukatı?
Müdafii kelimesi, müdafi sözcüğünün iyelik ekli biçimidir ve şüphelinin ya da sanığın avukatını anlatır. "Sanığın müdafii" sanığın savunmasını yapan avukat demektir. Kanun bu biçimi kullanır; örneğin müdafii bulunmayan şüpheli veya sanığa belirli hâllerde istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m.150/2).
Müdafi mi müdafii mi, doğru yazılış hangisi?
Kavramın adı müdafi olarak yazılır; Ceza Muhakemesi Kanunu tanımı bu biçimle yapar (CMK m.2/1-c). Müdafii ise yanlış yazım değil, iyelik ekli biçimdir ve "sanığın müdafii" gibi tamlamalarda kullanılır (m.150/2, m.154/1). Tamlayan biçimi kanunda müdafiin olarak geçer (m.153 başlığı).
Müdafi ile vekil arasındaki fark nedir?
Müdafi, şüpheli veya sanığın savunmasını yapan avukattır (CMK m.2/1-c). Vekil ise katılanı, suçtan zarar göreni veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukattır (m.2/1-d). İkisi de avukattır; aralarındaki fark, ceza dosyasında hangi tarafın yanında yer aldıklarıdır.
Hangi suçlarda müdafi zorunlu?
Kanunda öngörülen hapis cezasının alt sınırı beş yıldan fazla olan suçlarda, şüpheli veya sanığın müdafii yoksa istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m.150/3). Suçun türünden bağımsız olarak çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz olan şüpheli ya da sanık için de müdafi zorunludur (m.150/2).
Zorunlu müdafi ücretini kim öder?
Baro tarafından görevlendirilen müdafiin ücreti Adalet Bakanlığı bütçesindeki ödenekten ödenir ve yargılama giderlerinden sayılır (5320 sayılı Kanun m.13/1). Mahkûmiyet hâlinde yargılama giderleri sanığa yüklenir (CMK m.325/1); beraat eden kişi yalnız kendi kusurundan doğan giderleri öder (m.327/1). Mahkûm sanıktan zorunlu müdafi ücretinin alınması ayrıca tartışılabilir (AİHS m.6/3-c).
Zorunlu müdafii olmadan karar verilir mi?
Zorunlu müdafilik hâllerinde müdafiin duruşmada hazır bulunması şarttır (CMK m.188/1). Müdafi hiç görevlendirilmeden duruşma yapılması hukuka kesin aykırılıktır (m.289/1-e). Görevlendirilmiş müdafi mazeretsiz gelmez veya duruşmayı terk ederse duruşmaya devam edilebilir (m.188/1); son söz aşamasında yokluğu da hükmün açıklanmasına engel değildir (m.216/3).
Müdafi talep etmedi ne demek?
İfade veya sorgu tutanağındaki bu ibare, kişiye müdafi seçme ve baro tarafından görevlendirilecek müdafiden yararlanma hakkı hatırlatıldığı hâlde müdafi istemediğini gösterir (CMK m.147/1-c, m.150/1). Zorunlu müdafilik hâllerinde ise istem aranmaz; kişi müdafi istemediğini söylese bile müdafi görevlendirilir (m.150/2-3).
Kaç tane müdafim olabilir?
Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir (CMK m.149/1). Ancak soruşturma evresinde ifade alınırken en çok üç avukat hazır bulunabilir. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından yürütülen kovuşturmalarda duruşmada da en çok üç avukat hazır bulunabilir (m.149/2).
Müdafi ile görüşmelerim gizli mi?
Evet. Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir; müdafiiyle yazışmaları denetlenemez (CMK m.154/1). Kanunda sayılan belirli suçlarda gözaltındaki şüphelinin bu hakkı hâkim kararıyla yirmi dört saat kısıtlanabilir ve bu sürede ifade alınamaz (m.154/2).
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler