Yabancılar Hukuku

Binkılıç Geri Gönderme Merkezi: Adres, Haklar ve İtiraz

Binkılıç Geri Gönderme Merkezinin resmî adresi ve telefonu, avukat ve ziyaretçi görüşmesi, idari gözetim süresi ve merkezdeki muameleye ilişkin şikâyet yolu.

14 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
İçindekiler 16

Kısa Cevap

Binkılıç Geri Gönderme Merkezi, İstanbul’un Çatalca ilçesine bağlı Binkılıç bölgesinde bulunan ve idari gözetim altındaki yabancıların tutulduğu merkezlerden biridir. Göç İdaresi Başkanlığının resmî iletişim sayfasında İSTANBUL-BİNKILIÇ adıyla yer alır.

Yakını bu merkezde olan kişinin ilk üç sorusu genellikle aynıdır: merkez nerededir, kiminle nasıl görüşülür ve kişi ne kadar orada kalır. Bu yazı önce bu üç soruyu resmî kaynak ve madde dayanağıyla cevaplar, sonra merkezin işleyişinde en sık sorun çıkan iki eksene iner: sağlığa erişimin hangi yoldan kurulduğu ve merkezdeki muameleye ilişkin şikâyetin hangi delille, hangi merciye ve hangi sürede götürüldüğü.

İdari gözetimin genel çerçevesi için geri gönderme merkezi, haklar ve süreler yazısına bakılmalıdır; burada bu merkez üzerinden ölçülmüş noktalar ele alınıyor.

Adres ve Merkeze Ulaşım

Göç İdaresi Başkanlığının geri gönderme merkezleri iletişim sayfasında gösterilen adres şudur:

Eski Kırklareli Yolu, Menekşe Sokak, Binkılıç Çatalca/İSTANBUL

Adresin okunmasında iki nokta atlanır. Birincisi, Binkılıç Çatalca ilçe merkezinin kendisi değildir; merkez ilçeye bağlı Binkılıç bölgesindedir ve ziyarete gidecek kişinin hesaplaması gereken mesafe ilçe merkezinin mesafesi değildir. İkincisi, aynı resmî sayfada İstanbul için altı ayrı kayıt listelenir ve bunlardan biri de İSTANBUL-ÇATALCA adıyla, Binkılıç’tan farklı bir adreste yer alır. Merkez adı yazılırken bu iki kaydın karıştırılmaması gerekir.

Üçüncü bir karışıklık kaynağı da sokak adıdır. Adresteki Eski Kırklareli Yolu bir yol adıdır; merkezin Kırklareli ilinde bulunduğunu göstermez. Kırklareli ilindeki merkez ayrıdır ve resmî listede KIRKLARELİ adıyla kayıtlıdır: Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezi.

Bu yazı otobüs hattı veya sefer saati bilgisi vermez. Hat numaraları ve güzergâhlar idari düzenlemelerle değişir, yayımlanmış bir mevzuat metnine bağlı değildir ve yanlış bir hat bilgisi merkeze kadar gidip görüşememek anlamına gelir. Güncel hat bilgisi, gidilecek gün için toplu taşıma idaresinin kendi güncel kaynağından teyit edilmelidir.

Yola çıkmadan önce yapılması gereken bir teyit daha vardır: kişinin hâlen o merkezde bulunup bulunmadığı. Merkezler arası nakil, yönetmelikte merkezlerde verilecek hizmetler arasında ayrıca sayılmıştır (m.14/1-f); yani nakil istisnai bir olay değil, öngörülmüş bir işlemdir. Bu yazının dayandığı Binkılıç kararında da kişi önce Arnavutköy Geri Gönderme Merkezinde tutulmuş, sonra Binkılıç’a nakledilmiştir. Kişinin kıymetli eşyasının emanete alınması da aynı maddede sayılmıştır (m.14/1-e). Maddenin tam metni ve merkezlerde verilecek hizmetlerin tamamı için geri gönderme merkezi, haklar ve süreler yazısına bakılabilir.

Merkezlerin güncel listesi, adres ve telefon bilgileri Göç İdaresi Başkanlığının geri gönderme merkezleri iletişim sayfasında yayımlanır.

Telefon ve İletişim

Resmî iletişim sayfasında Binkılıç merkezi için gösterilen numara 0212 499 40 00’dır ve yanında İl Müd. ibaresi yer alır. Bu ibare atlanmamalıdır: aynı sayfada İstanbul için listelenen altı kaydın hepsinde aynı numara gösterilmektedir. Yani bu numara Binkılıç merkezinin kendi santrali değil, İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğünün numarasıdır.

Bunun pratik sonucu, aramada karşınıza çıkan görevlinin belirli bir merkezin içindeki kişiyle ilgili işlem yapan birim olmayabileceğidir. Numaranın neden altı merkez için ortak olduğu ve bunu “merkezin telefonu” diye sunan listelerin neden yanıltıcı olduğu kardeş yazıda ayrıntılı ele alınmıştır: Tuzla Geri Gönderme Merkezi.

Muhatabın hangi kurum olduğu ayrıca önemlidir. Aşağıda incelenen Binkılıç kararında Kurum, yazılı görüş sormak üzere iki ayrı muhatap belirlemiştir: İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü ve İstanbul Valiliği İl Jandarma Komutanlığı. Merkezle ilgili bir konuda idarenin cevabı, konunun barınma ve işlem tarafına mı yoksa güvenlik tarafına mı düştüğüne göre farklı birimden gelir.

Resmî iletişim sayfasında bir son güncelleme tarihi bulunmadığı için, adres ve telefonun gitmeden önce teyit edilmesi gerekir.

Merkezin Kapasitesi

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun işkence ve kötü muameleye karşı ulusal önleme mekanizması raporunda yer alan ve İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığının 18.3.2023 tarihli ve 95104841042152592 sayılı yazısına dayanan tabloya göre İstanbul (Binkılıç) merkezinin kapasitesi 400 kişidir. Aynı tabloda İstanbul için Tuzla 700 ve Silivri 170 kapasiteyle yer alır.

⚠ Kapasite ve merkez listesi idari kararla değişir. Yönetmelik m.5/3 uyarınca acil veya olağanüstü durumlarda geçici merkez kurulabilir; nitekim kaynaklar arasında İstanbul’un merkez sayısı ve adları bakımından fark vardır. Güncel bilgi yalnız Göç İdaresi Başkanlığının resmî iletişim sayfasından teyit edilebilir.

Görüşme ve Erişim Nasıl İşler?

Merkezdeki kişinin dışarıyla kurabileceği bağ kanunda tek tek sayılmıştır. 6458 sayılı Kanun m.59/1-b yakınlara, notere, yasal temsilciye ve avukata erişmeyi ve bunlarla görüşmeyi, ayrıca telefon hizmetlerine erişmeyi güvence altına alır; m.59/1-c ise ziyaretçilerle, vatandaşı olunan ülkenin konsolosluk yetkilisiyle ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisiyle görüşebilmeyi ayrıca sayar. Konsolosluk ve Komiserlik görüşmesi maddede ayrı sayıldığı için olağan ziyaretten bağımsız değerlendirilir. Maddenin tam metni geri gönderme merkezi, haklar ve süreler yazısındadır.

Bu üçlünün neden birlikte anıldığını, aşağıda incelenen Binkılıç kararında Kurumun dayandığı uluslararası ölçüt açıklar. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesinin 19. Genel Raporuna göre (CPT/Inf(2009)27, 2009, para. 81) tutulan göçmenler, özgürlüklerinin kısıtlanmasının ilk anlarından itibaren diğer tutulanlarla aynı şekilde üç temel haktan yararlanmalıdır: bir avukata erişebilme, bir tıp doktoruna erişebilme ve bir akrabayı veya tercih ettiği bir üçüncü şahsı hürriyetini kısıtlayıcı tedbir hakkında bilgilendirebilme.

Üçünün ortak özelliği zamanlamasıdır. Avukata erişim, hekime erişim ve bir yakını haberdar etme ilerleyen bir aşamada kazanılan haklar değil, başlangıçta bulunması gereken haklardır.

Bu erişimin fiilen kurulmasından kimin sorumlu olduğu yönetmelikte belirlenmiştir:

Kabul ve Barınma Merkezleri ile Geri Gönderme Merkezlerinin Kurulması, Yönetimi, İşletilmesi, İşlettirilmesi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik m.11 — Merkez müdürlüğünün görevleri

“h) Merkezlerde barınanların, yakınlarına, notere, yasal temsilciye, avukata, ziyaretçilerine, vatandaşı olduğu ülke konsolosluk yetkilisine, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisine erişebilmeleri ve bunlarla görüşme yapabilmelerinin koordine edilmesi.”

Görüşmeyi koordine etmek merkez müdürlüğünün görevidir. Bir görüşme talebi karşılanmadığında muhatap, görüşme odasındaki görevli değil merkez müdürlüğüdür. Aynı maddede tercümanlık ve rehberlik hizmetlerinin sağlanması da merkez müdürlüğünün görevleri arasında sayılır (m.11/1-d); dil bilmeyen kişinin görüşmede anlaşamaması bu görevin kapsamına girer.

Avukatla Görüşme

Avukat, m.59/1-b’de yakınlardan ve noterden ayrı olarak açıkça sayılmıştır. Avukatın merkezdeki işlevi tek bir görüşmeyle sınırlı değildir: idari gözetim kararı, sürenin uzatılması ve her ay yapılan değerlendirmelerin sonuçları gerekçesiyle birlikte avukata tebliğ edilir (m.57/5) ve idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvuru yolu da avukata açıktır (m.57/6).

Maddenin bir devamı daha vardır ve uygulamada sıklıkla gözden kaçar:

6458 sayılı YUKK m.57/7

“İdari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan, avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayanlara, talepleri hâlinde 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır.”

Yani idari gözetime karşı yargı yoluna gidilecekse ve ücret karşılanamıyorsa, talep hâlinde avukatlık hizmeti sağlanması kanunda öngörülmüştür. Talep baronun adli yardım bürosuna yöneltilir.

Ziyaret Saati Neden Hiçbir Yerde Yazmıyor?

İnternette Binkılıç için dolaşan ziyaret saatlerinin kaynağı yoktur ve sebebi şudur: ziyaret gün ve saatini belirleyen yayımlanmış bir ulusal kural bulunmamaktadır. Yönetmelik bütününde ziyaret ve görüşme yalnız yukarıda alıntılanan m.11’de geçer, orada da düzenlenen şey bir takvim değil bir görev dağılımıdır. Düzenleme yetkisinin idareye bırakıldığı ve bunun hangi maddelerden çıktığı geri gönderme merkezi, haklar ve süreler yazısında ayrıntılı gösterilmiştir.

Okuyucu için sonuç doğrudandır: görüşme düzeni merkez düzeyinde belirlendiği için herkes için geçerli yayımlanmış bir saat aramak yanlış bir beklentidir. Gün ve saat, merkezin bağlı olduğu İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğünden teyit edilmelidir. Teyit sırasında sorulan soru, alınan cevap ve tarihi not edilmelidir; aşağıda görüleceği gibi merkeze ilişkin bir şikâyet ileri sürülecekse belirleyici olan bu kayıtlardır.

Sağlığa Erişim Hangi Yoldan Kurulur?

Kanun, merkezde sağlanacak hizmetler arasında sağlık hizmetini de açıkça sayar:

6458 sayılı YUKK m.59 — Geri gönderme merkezlerinde sağlanacak hizmetler

“Geri gönderme merkezlerinde; a) Yabancı tarafından bedeli karşılanamayan acil ve temel sağlık hizmetleri ücretsiz verilir”

Bu hizmetin kimin sorumluluğunda olduğu ise yönetmelikte belirlenmiştir:

Kabul ve Barınma Merkezleri ile Geri Gönderme Merkezlerinin Kurulması, Yönetimi, İşletilmesi, İşlettirilmesi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik m.10 — Merkez müdürü ve görevleri

“(1) Merkez müdürü, merkezin en üst amiri olup, görevlerinden dolayı merkezin bulunduğu yerin il müdürüne karşı sorumludur. (2) Merkez müdürünün görev ve yetkileri şunlardır: a) İlgili mevzuat çerçevesinde merkezi yönetmek. b) Kurum personeli üzerinde mevzuatın öngördüğü şekilde yönetim, gözetim, denetim ve koordinasyon yetkisini kullanmak. c) Merkez hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli plan ve programları hazırlamak, personel ve birimler arasında işbirliği ve eşgüdümü sağlamak. ç) Merkezin ihtiyaçlarıyla ilgili konularda il müdürlüğüne talepte bulunmak. d) Merkezin iç ve dış güvenliğiyle ilgili tedbirleri almak, bu tedbirleri ilgili kolluk birimleriyle paylaşmak ve gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamak. e) Merkezde sağlık koşullarına uygun ortamın sağlanması için gerekli tedbirleri almak.”

Yani sağlık koşullarına uygun ortamı sağlamak merkez müdürünün görevidir ve müdür bundan il müdürüne karşı sorumludur. Talep bu zincire yöneltilir.

Binkılıç’ta Sevk Zinciri Nasıl İşliyor?

Binkılıç kararı, bu zincirin merkezde fiilen nasıl kurulduğunu da kayda geçirmiştir. İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğünün yazılı görüşüne göre merkezlerdeki yabancıların sağlık durumu ve sevk işlemleri ilçe sağlık müdürlüklerince görevlendirilen hekimler tarafından yürütülür, hastane sevkleri ise nöbetçi hekimin muayenesi sonrasında kararlaştırılarak planlanır.

Aynı kararda somut sevkin kendisi de görülmektedir: kişi 6/4/2024 tarihinde Binkılıç Geri Gönderme Merkezine getirilmiş, aynı gün baş dönmesi şikâyetiyle Çerkezköy Devlet Hastanesine sevk edilmiş, muayenenin ardından taburcu edilerek merkeze geri getirilmiştir. İl Jandarma Komutanlığının yazılı görüşünde sevkin saati de yer alır: aynı gün saat 16.50 sıralarında, merkezde görevli nöbetçi hekim tarafından.

Bunun yakınlar için pratik anlamı şudur: Binkılıç’tan yapılan hastane sevki İstanbul içinde bir hastaneye gitmek zorunda değildir. Merkezin konumu gereği sevk, il sınırı dışındaki bir devlet hastanesine yapılabilmektedir. Kişinin nerede olduğu sorulurken merkez kadar sevk edildiği hastane de sorulmalıdır.

Yakınların Çağırdığı Ambulans Neden Kabul Edilmiyor?

Uygulamada en sık yaşanan çatışma, dışarıdan ambulans çağırılmasıdır. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun 1. Dairesi, Binkılıç Geri Gönderme Merkezine ilişkin bir başvuruda bu meseleyi incelemiştir.

Başvuruda, kişinin sağlık durumunun idari gözetim altında tutulmaya elverişli olmadığı, hastaneye yatırılması gerektiği ve yakınları tarafından çağrılan ambulansa izin verilmediği ileri sürülmüştür. Kurum, incelenen belgelerden kişinin farklı tarihlerde merkez revirinde muayene edildiğini ve hastaneye sevk edildiğini, muayeneler sonucunda hastaneye yatırılarak tedavi edilmesi gerektiğine dair hekim tespiti bulunmadığını, çağrılan ambulansa ise merkezin genel düzeni ve güvenliği için uygulanan prosedürlere aykırı olduğundan izin verilmediğini saptamıştır. Bu gerekçelerle kötü muamele yasağının ihlal edilmediğine karar verilmiştir (Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu 1. Daire, E. 2024/762, K. 2025/44, T. 11.02.2025).

Ambulansın neden geri çevrildiği, İl Jandarma Komutanlığının yazılı görüşünde daha açık ifade edilmiştir: nöbetçi hekim tarafından herhangi bir ambulans talebi bulunmadığı için yakınlarca çağrılan ambulans geri gönderilmiştir. Yani belirleyici olan yakınların talebi değil, merkezdeki hekimin sevk kararıdır.

Kararın pratik anlamı şudur: kabul edilen yol revirden geçer. Dışarıdan ambulans çağırmak bir hak olarak tanınmamıştır; hastaneye sevk talebi merkez revirine ve merkez müdürlüğüne yöneltilmelidir. Hekim tespiti bulunmadan yapılan yatış talebinin karşılanmaması da tek başına ihlal sayılmamıştır. Bu nedenle sağlık iddiası ileri sürülecekse, hekim raporuyla desteklenmesi belirleyicidir.

Şikâyette Aranan Delil

Aynı kararda Kurum, merkezdeki muameleye ilişkin şikâyetlerde uyguladığı kanıt ölçüsünü de ortaya koymuştur. Ambulans ve sağlık iddiaları incelenirken belirleyici olan tarafların anlatımı değil, dosyaya giren belgeler olmuştur: revir muayeneleri, hastane sevk kayıtları ve İl Jandarma Komutanlığının yazılı görüşü.

Kurum bu ölçüyü kurarken Anayasa Mahkemesinin Beyza Metin kararına dayanmıştır: kötü muameleye maruz kaldığını ileri süren kişinin, yasak kapsamına giren ağırlıkta bir muamele görmüş olabileceğini gösteren emare ve delil sunması gerekir (B. No: 2014/19426, 12.12.2018, para. 45).

Aynı dosyada bu ölçünün bir iddiayı esastan incelenmeden kapattığı ikinci bir örnek daha vardır. Kişinin Arnavutköy’de tutulduğu döneme ilişkin erişim iddiası somut emare sunulmadığı için kabul edilemez bulunmuştur; o örnek ve merkez idaresince düzenlenen hassasiyet raporu Arnavutköy Geri Gönderme Merkezi yazısında ele alınmıştır.

Bunun yakınlar için sonucu doğrudandır. Merkezdeki her talep ve cevap kayıt altına alınmalıdır: talebin tarihi ve saati, kime iletildiği, yazılı verilip verilmediği, cevabın ne olduğu. Sonradan yazılacak bir şikâyet dilekçesinin gücü, bu kayıtların varlığına bağlıdır.

Şikâyeti Kim ve Hangi Sırayla Yapar?

Geri gönderme merkezindeki muameleye ilişkin başvuru, Kurumun ulusal önleme mekanizması görevine dayanır. 6701 sayılı Kanun m.9/1-i, özgürlüğünden mahrum bırakılan ya da koruma altına alınan kişilerin bu kapsamdaki başvurularını incelemeyi, araştırmayı, karara bağlamayı ve sonuçlarını takip etmeyi Kurumun görevleri arasında sayar. Aynı Kanunun m.17/8’i, başvuru usulüne ilişkin m.17 hükümlerinin bu başvurular hakkında da uygulanacağını belirtir.

Bunun üç pratik sonucu vardır:

  • Ücret alınmaz. m.17/1’e göre başvurulardan herhangi bir ücret alınmaz ve başvuru hakkının etkin biçimde kullanılmasına hiçbir surette engel olunamaz. Başvuru, illerde valilikler ve ilçelerde kaymakamlıklar aracılığıyla da yapılabilir.
  • Önce idareye başvurulur. m.17/2 uyarınca ilgililer, Kuruma başvurmadan önce aykırı olduğunu iddia ettikleri uygulamanın düzeltilmesini ilgili taraftan talep eder; bu talebin reddedilmesi veya otuz gün içinde cevap verilmemesi hâlinde Kuruma başvurulabilir. Kurum, telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ihtimali bulunan hâllerde bu şartı aramadan da başvuruyu kabul edebilir.
  • Dava süresi durur. m.17/3’e göre dava açma süresi içinde Kuruma yapılan başvurular, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur.

İlk sonuç, yukarıdaki kayıt tutma önerisinin neden usulî bir zorunluluk olduğunu da açıklar: merkez idaresine yöneltilen talep ve ona verilen cevap, yalnız delil değil aynı zamanda Kuruma başvurunun ön şartıdır.

Derdest Dava Varsa İnceleme Yapılmaz

Aynı kararda üçüncü bir sınır daha çizilmiştir. Kişinin sağlık sorunlarına rağmen idari gözetime tabi tutulmasının haksızlık teşkil ettiği yönündeki iddia bakımından, aynı konuda 16/4/2024 tarihinde İstanbul 17. İdare Mahkemesinde dava açıldığı görülmüş ve yargı organlarında görülmekte olan bir uyuşmazlığa ilişkin iddialar yönünden inceleme yapılamayacağı belirtilerek bu kısım kabul edilmez bulunmuştur. Kurum bu sonuca, kendi usul yönetmeliğinin ön incelemeyi düzenleyen m.48/1-ç hükmüne dayanarak varmıştır.

Bu, yolların sırasını gösterir: aynı olgu için hem yargıya hem insan hakları kurumuna aynı anda gidilmesi, kurum tarafında incelemeyi kapatır.

Karara Katılmıyorsanız: Altmış Gün, Ankara İdare Mahkemesi

Kurumun kararı son söz değildir. Binkılıç kararının hüküm fıkrası, kötü muamele yasağının ihlal edilmediğine oy birliğiyle karar verilmesinin yanında, karara karşı açık olan yolu da göstermektedir: kararın taraflara tebliğine ve kamuoyuna duyurulmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesine başvurulabileceğine hükmedilmiştir (Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu 1. Daire, E. 2024/762, K. 2025/44, T. 11.02.2025).

İki nokta atlanmamalıdır. Süre tebliğ tarihinden itibaren altmış gündür ve yetkili mahkeme başvurunun yapıldığı yer değil Ankara İdare Mahkemesidir. Kararın taraflara tebliği hükmün kendisinde yer aldığına göre, sürenin başlangıcı için tebligatın tarihi saklanmalıdır.

Güvenlik Hizmetini Kim Yürütür?

Merkezlerde karşılaşılan personelin hangi kuruma bağlı olduğu, talep ve şikâyetlerin nereye yöneltileceğini belirlediği için önemlidir:

Kabul ve Barınma Merkezleri ile Geri Gönderme Merkezlerinin Kurulması, Yönetimi, İşletilmesi, İşlettirilmesi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik m.12 — Merkezlerin güvenliği

“(1) Bizzat işletilen merkezlerde, iç ve dış güvenlik hizmeti; genel kolluk birimlerince sunulabileceği gibi, özel güvenlik hizmeti sağlayan kurumlardan hizmet satın alma yoluyla da sağlanabilir. (2) Protokolle işlettirilen merkezlerin iç ve dış güvenliğinden, protokolün tarafı olan ve hizmetleri yerine getiren kurum sorumludur. Protokolle işlettirilen merkezlerin iç ve dış güvenliğinin ne şekilde sağlanacağı hususu protokolde belirlenir. (3) Genel Müdürlük, merkezlerin güvenliğinin hangi usulle sağlanacağı hususunu valiliklerle koordineli şekilde belirler.”

Madde seçenekli bir kural kurar, yani merkezden merkeze değişebilir. Binkılıç bakımından cevap karardan okunabilmektedir: Kurum yazılı görüş için muhatap olarak İl Göç İdaresi Müdürlüğünün yanında İstanbul Valiliği İl Jandarma Komutanlığını da belirlemiş, ambulansın geri çevrilmesine ilişkin açıklama da jandarmadan gelmiştir. Aynı görüşte merkeze giriş ve çıkışların nizamiyede görevli personel tarafından, şahıs ve araç kontrolleri yapılarak ve görevli güvenlik amiri ile vardiya amirlerine bilgi verilerek gerçekleştirildiği aktarılmıştır.

Merkezin iç ve dış güvenliğiyle ilgili tedbirleri almak ve bunları ilgili kolluk birimleriyle paylaşmak ayrıca merkez müdürünün görevidir (m.10/2-d). Dolayısıyla güvenlik uygulamasından doğan bir şikâyet, nizamiyedeki görevliye değil, merkez müdürlüğüne ve bağlı olduğu il göç idaresi müdürlüğüne yöneltilir.

Ne Kadar Tutulur, Nasıl Çıkılır?

Merkezde geçirilecek sürenin üst sınırı kanunda yazılıdır. 6458 sayılı Kanun m.57/3’e göre geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Uzatma kendiliğinden işleyen bir süre değildir; maddede iki hâlle sınırlanmıştır: sınır dışı etme işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması ya da ülkesiyle ilgili doğru bilgi veya belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması. Bu hâllerde süre en fazla altı ay daha uzatılabilir, yani üst sınır toplam on iki aydır.

Çıkış iki ayrı kapıdan aranır. Birinci kapı idarenin kendi denetimidir: m.57/4 uyarınca idari gözetimin devamında zaruret olup olmadığı valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir, gerek görüldüğünde otuz günlük süre beklenmez, zaruret görülmeyenler için gözetim derhâl sonlandırılır ve 57/A maddesi uyarınca alternatif yükümlülükler getirilir. Bu denetim talebe bağlı değildir ve sonucu sessiz kalmaz:

6458 sayılı YUKK m.57/5

“İdari gözetim kararı, idari gözetim süresinin uzatılması ve her ay düzenli olarak yapılan değerlendirmelerin sonuçları, gerekçesiyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Aynı zamanda, idari gözetim altına alınan kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kendisi veya yasal temsilcisi kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.”

Madde iki ayrı yükümlülük kurar. Aylık değerlendirmelerin sonucu gerekçesiyle birlikte tebliğ edilir; kişi avukatla temsil edilmiyorsa ayrıca kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir. Tebliğ yapılmamışsa veya gerekçe verilmemişse bu eksiklik itirazda ileri sürülebilecek bir usul sakatlığıdır.

İkinci kapı yargıdır: m.57/6 uyarınca kişi, yasal temsilcisi ya da avukatı idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Maddenin dört pratik sonucu vardır. Başvuru süreye bağlı değildir. Başvuru idari gözetimi durdurmaz, yani kişi inceleme boyunca merkezde kalmaya devam eder. Hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir. Kesinlik bir kez başvurulabileceği anlamına gelmez: şartların ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden başvurulabilir. Maddenin tam metni, aylık denetim ve alternatif yükümlülükler geri gönderme merkezi, haklar ve süreler yazısında; itirazın kurulumu ise idari gözetim kararına itiraz ve itiraz dilekçesi örneği yazılarındadır.

Bu iki kapı, gözetimin arkasındaki sınır dışı kararından ayrıdır. Sınır dışı etme kararının sebepleri ve istisnaları için sınır dışı kararı, sebepler ve istisnalar, karara karşı açılacak iptal davası için sınır dışı kararına itiraz ve iptal davası yazıları ayrıdır. Kişinin uluslararası koruma talebi varsa gözetimin dayanağı da değişir; bu ihtimal için uluslararası koruma ve iltica yazısına, çıkıştan sonra kayıtta kalan giriş yasağı için tahdit kodu ve kaldırılması yazısına bakılmalıdır.

Son olarak bir kapı karışıklığına dikkat edilmelidir. İdari gözetimin kaldırılması, insan hakları kurumundan istenebilecek bir şey değildir. Kurum, bir geri gönderme merkezinde sekiz aydır tutulan kişi adına yapılan ve gözetimin kaldırılarak alternatif yükümlülük uygulanması istenen başvuruyu, talebin görev alanına girmediği gerekçesiyle incelenemez bulmuştur (Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu 2. Daire, E. 2025/2979, K. 2025/813, T. 11.12.2025). Kısacası içerideki muameleye ilişkin şikâyet ile içeride olmaya itiraz ayrı kapılardır: birincisi merkez müdürlüğü ve insan hakları kurumu hattından, ikincisi sulh ceza hâkimliğinden yürür.

İstanbul’un bir diğer merkezi ve sevk usulü için bkz. Tuzla Geri Gönderme Merkezi.

Vekâlet ücretini karşılayamayacak durumda olanlar için adli yardım başvurusunun şartları ve avukat tutacak parası olmayanın önündeki yollar ayrı yazılarda incelenmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

Binkılıç Geri Gönderme Merkezinin adresi nedir?

Göç İdaresi Başkanlığının geri gönderme merkezleri iletişim sayfasında merkez İSTANBUL-BİNKILIÇ adıyla yer alır ve gösterilen adres şudur: Eski Kırklareli Yolu, Menekşe Sokak, Binkılıç Çatalca/İSTANBUL. Merkez İstanbul'un Çatalca ilçesindedir. Resmî sayfada bir son güncelleme tarihi bulunmadığı için adres gitmeden önce teyit edilmelidir.

Binkılıç Geri Gönderme Merkezinin telefon numarası nedir?

Resmî iletişim sayfasında merkez için gösterilen numara 0212 499 40 00'dır ve yanında İl Müd. ibaresi yer alır. Aynı sayfada İstanbul için listelenen altı kaydın hepsinde aynı numara gösterilir; yani bu numara merkezin kendi santrali değil, İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğünün numarasıdır.

Binkılıç Geri Gönderme Merkezinin ziyaret saatleri nedir?

Ziyaret gün ve saatini belirleyen yayımlanmış bir ulusal kural yoktur. Kabul ve Barınma Merkezleri ile Geri Gönderme Merkezlerinin Kurulması, Yönetimi, İşletilmesi, İşlettirilmesi ve Denetimi Hakkında Yönetmelikte ziyaret ve görüşme yalnız m.11/1-h'de geçer ve orada da görüşmelerin koordine edilmesi merkez müdürlüğünün görevi sayılır; saat veya gün düzenlenmez. Göç İdaresinin resmî iletişim sayfası da ziyaret saati yayımlamaz. Bu nedenle internette dolaşan saat bilgileri kaynaksızdır ve gün bilgisi merkezin bağlı olduğu il müdürlüğünden teyit edilmelidir.

Avukat geri gönderme merkezinde ne yapar?

6458 sayılı Kanun m.59/1-b, yabancıya yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve bunlarla görüşme yapabilme imkânı sağlanmasını öngörür. Bu erişimin ve görüşmelerin koordine edilmesi Yönetmelik m.11/1-h uyarınca merkez müdürlüğünün görevidir. Avukat ayrıca idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurabilir (m.57/6) ve kararlar ile aylık değerlendirme sonuçları m.57/5 uyarınca avukata tebliğ edilir.

Geri gönderme merkezinde kaç gün kalınır?

6458 sayılı Kanun m.57/3'e göre geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Bu süre, sınır dışı etme işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde en fazla altı ay daha uzatılabilir. Yani üst sınır toplam on iki aydır.

Geri gönderme merkezindeki kişi nasıl çıkarılır?

İki ayrı yol vardır. Birincisi idarenin kendi denetimidir: m.57/4 uyarınca idari gözetimin devamında zaruret olup olmadığı valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir, zaruret görülmeyenler için gözetim derhâl sonlandırılır ve 57/A maddesi uyarınca alternatif yükümlülükler getirilir. İkincisi yargı yoludur: m.57/6 uyarınca kişi, yasal temsilcisi ya da avukatı sulh ceza hâkimine başvurabilir, hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir.

Binkılıç Geri Gönderme Merkezinin kapasitesi nedir?

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun ulusal önleme mekanizması raporundaki ve İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığının 18.3.2023 tarihli ve 95104841042152592 sayılı yazısına dayanan tabloya göre İstanbul (Binkılıç) merkezinin kapasitesi 400 kişidir. Aynı tabloda İstanbul için Tuzla 700 ve Silivri 170 kapasiteyle yer alır.

Merkezdeki yakınım hastalanırsa ne yapılır?

6458 sayılı Kanun m.59/1-a, yabancı tarafından bedeli karşılanamayan acil ve temel sağlık hizmetlerinin ücretsiz verilmesini öngörür. Yönetmelik m.10/2-e ise merkezde sağlık koşullarına uygun ortamın sağlanması için gerekli tedbirleri almayı merkez müdürünün görevleri arasında sayar. Uygulamada yol merkez revirinden geçer: revirde muayene, gerekiyorsa hastaneye sevk.

Yakınlarım merkeze ambulans çağırabilir mi?

Bu talep reddedilebilir. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Binkılıç Geri Gönderme Merkezine ilişkin bir başvuruda, yakınlar tarafından çağrılan ambulansa merkezin genel düzeni ve güvenliği için uygulanan prosedürlere aykırı olduğundan izin verilmediğini tespit etmiş ve kötü muamele yasağının ihlal edilmediğine karar vermiştir (1. Daire E. 2024/762, K. 2025/44, T. 11.02.2025).

Kötü muamele şikâyetinde neyi kanıtlamam gerekir?

Somut emare ve delil sunulması gerekir. Anılan kararda Kurum, avukat görüşmesinin engellendiği iddiasını somut delil veya emare sunulmadığı için soyut ve açıkça dayanaktan yoksun bularak kabul edilmez saymıştır. Bu nedenle tarih, saat, talebin kime iletildiği ve verilen cevap kayıt altına alınmalıdır.

Aynı konuda dava açtıysam insan hakları kurumuna da başvurabilir miyim?

Hayır. Anılan kararda, aynı iddiaya ilişkin olarak İstanbul 17. İdare Mahkemesinde dava açılmış olduğu görüldüğü için, yargı organlarında görülmekte olan uyuşmazlığa ilişkin iddialar bakımından inceleme yapılamayacağı belirtilerek bu kısım kabul edilmez bulunmuştur.

Merkezin güvenliğini kim sağlar?

Yönetmelik m.12'ye göre bizzat işletilen merkezlerde iç ve dış güvenlik hizmeti genel kolluk birimlerince sunulabileceği gibi özel güvenlik hizmeti satın alma yoluyla da sağlanabilir. Protokolle işlettirilen merkezlerde ise güvenlikten protokolün tarafı olan kurum sorumludur ve usul protokolde belirlenir.

Gözetimin kaldırılmasını insan hakları kurumundan isteyebilir miyim?

Bu yol sonuç vermez. Kurum, bir geri gönderme merkezinde sekiz aydır tutulan kişi adına yapılan ve gözetimin kaldırılması istenen başvuruyu görev alanına girmediği gerekçesiyle incelenemez bulmuştur (2. Daire E. 2025/2979, K. 2025/813, T. 11.12.2025). İdari gözetim kararına itiraz mercii sulh ceza hâkimliğidir.

Binkılıç Geri Gönderme Merkezinden hastaneye sevk nereye yapılır?

Sevk kararı merkezde görevli nöbetçi hekimin muayenesi sonrasında verilir; İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğünün yazılı görüşüne göre sağlık ve sevk işlemleri ilçe sağlık müdürlüklerince görevlendirilen hekimlerce yürütülür. Sevkin İstanbul içine yapılması zorunlu değildir: Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun 1. Daire E. 2024/762, K. 2025/44, T. 11.02.2025 kararına konu olayda kişi Binkılıç'tan Çerkezköy Devlet Hastanesine sevk edilmiş, muayenenin ardından merkeze geri getirilmiştir.

Merkezdeki muameleye ilişkin şikâyeti nasıl ve hangi sırayla yaparım?

Başvuru, 6701 sayılı Kanun m.9/1-i kapsamındaki ulusal önleme mekanizması görevine dayanır ve m.17/8 uyarınca m.17'deki usul kuralları uygulanır. m.17/2'ye göre önce ilgili taraftan uygulamanın düzeltilmesi talep edilir; bu talep reddedilirse veya otuz gün içinde cevap verilmezse Kuruma başvurulabilir. Telafisi güç veya imkânsız zarar ihtimali varsa Kurum bu şartı aramadan başvuruyu kabul edebilir. m.17/1 uyarınca başvurudan ücret alınmaz ve başvuru valilik ya da kaymakamlık aracılığıyla da yapılabilir.

İnsan hakları kurumunun kararına katılmıyorsam ne yapabilirim?

Karara karşı yargı yolu açıktır. Binkılıç kararının hüküm fıkrasında, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesine başvurulabileceği belirtilmiştir (1. Daire E. 2024/762, K. 2025/44, T. 11.02.2025). Yetkili mahkeme başvurunun yapıldığı yer değil Ankara'dır ve süre tebliğ tarihinden işlediği için tebligat tarihi saklanmalıdır.

Merkezde tutulan kişinin ilk andan itibaren hangi hakları vardır?

Binkılıç kararında anılan Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi ölçütüne göre tutulan göçmenler, özgürlüklerinin kısıtlanmasının ilk anlarından itibaren üç temel haktan yararlanmalıdır: bir avukata erişebilme, bir tıp doktoruna erişebilme ve bir akrabayı veya tercih ettiği bir üçüncü şahsı hürriyetini kısıtlayıcı tedbir hakkında bilgilendirebilme (AİÖK, 19. Genel Rapor, CPT/Inf(2009)27, 2009, para. 81).

Avukatlık ücretini karşılayamıyorum, ne yapabilirim?

6458 sayılı Kanun m.57/7, idari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayanlara, talepleri hâlinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanmasını öngörür. Talep, baronun adli yardım bürosuna yöneltilir.

Binkılıç Geri Gönderme Merkezinde tutulan kişi idari gözetim kararına nasıl itiraz eder?

İtiraz sulh ceza hâkimine yapılır (6458 sayılı Kanun m.57/6). Kanun başvuru için süre öngörmez ve şartların ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden başvurulabilir. Başvuru idari gözetimi kendiliğinden durdurmaz; hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir. Dilekçe doğrudan idareye verilebilir, yetkili hâkimliğe ulaştırmak idarenin yükümlülüğüdür.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

İkamet ve çalışma izni, sınır dışı etme ve tahdit kaydı ile Türk vatandaşlığına geçiş başvurularını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Yabancılar Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp