Yabancılar Hukuku

Çatalca Geri Gönderme Merkezi: Adres, Haklar ve İtiraz

Çatalca (İnceğiz) Geri Gönderme Merkezinin resmî adresi ve telefonu, Binkılıç'tan farkı, çocuğuyla birlikte tutulan kişinin hakları ve merkezden çıkış yolu.

10 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
İçindekiler 11

Kısa Cevap

Çatalca Geri Gönderme Merkezi, İstanbul’un Çatalca ilçesine bağlı İnceğiz bölgesinde bulunan ve idari gözetim altındaki yabancıların tutulduğu merkezlerden biridir. Göç İdaresi Başkanlığının resmî iletişim sayfasında İSTANBUL-ÇATALCA adıyla yer alır.

Bu merkezi arayan kişinin karşılaştığı ilk sorun adresin kendisi değil, adın karışmasıdır: Çatalca ilçesinde iki ayrı geri gönderme merkezi vardır ve ikisi de günlük dilde “Çatalca merkezi” diye anılır. Yazı önce bu ayrımı resmî kayıt üzerinden netleştirir, sonra bu merkez üzerinden ölçülmüş iki eksene iner: çocuğuyla birlikte tutulan kişinin hakları ve merkezden çıkışın idari yoldan nasıl işlediği.

İdari gözetimin genel çerçevesi, süreler ve merkezlerde sağlanan hizmetlerin tamamı için geri gönderme merkezi, haklar ve süreler yazısına bakılmalıdır; burada yalnız bu merkeze özgü noktalar ele alınıyor.

Çatalca’da İki Ayrı Merkez Vardır

Göç İdaresi Başkanlığının geri gönderme merkezleri iletişim sayfası İstanbul için birden çok kayıt listeler. Bunlardan ikisi Çatalca ilçesindedir ve ayrı merkezlerdir:

Resmî kayıt adıAdres
İSTANBUL-ÇATALCAKaleiçi Mahallesi (103 Ada 47 Parsel) Hanice Caddesi No:23 Çatalca/İnceğiz/İSTANBUL
İSTANBUL-BİNKILIÇEski Kırklareli Yolu, Menekşe Sokak, Binkılıç Çatalca/İSTANBUL

Karışıklığın sebebi coğrafyadır: Binkılıç da İnceğiz de Çatalca ilçesine bağlı yerleşimlerdir. Bu yüzden iki merkez de “Çatalca geri gönderme merkezi” adıyla aranır, ancak birbirinden ayrı tesislerdir ve farklı adreslerdedir.

İnceğiz ayrı bir üçüncü merkez değildir. İnceğiz, Çatalca merkezinin bulunduğu yerleşimin adıdır ve resmî adreste Çatalca/İnceğiz biçiminde geçer. Merkez hem “Çatalca Geri Gönderme Merkezi” hem “Çatalca İnceğiz Geri Gönderme Merkezi” olarak anılır; Göç İdaresinin kaydındaki adı İSTANBUL-ÇATALCA’dır.

Pratik sonuç şudur: görüşmeye gitmeden önce kişinin hangi merkezde olduğu teyit edilmelidir. Yerleştirme yabancının seçimine bağlı bir hak değildir ve merkezler arası nakil ayrıca düzenlenmiş bir hizmet kalemidir; bu nedenle yanlış adrese gitmek yalnız yol kaybı değil, görüşme hakkının o gün kullanılamaması demektir.

Telefon ve İletişim

Resmî iletişim sayfasında merkez için gösterilen numara 0212 499 40 00’dır ve yanında “İl Müd.” ibaresi yer alır. Bu ibare önemlidir: aynı sayfada İstanbul için listelenen kayıtların hepsinde aynı numara gösterilir. Yani numara merkezin kendi santrali değil, İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğünün numarasıdır.

Bunun iki sonucu vardır. Arayan kişi hangi merkezi sorduğunu açıkça belirtmelidir, çünkü hat merkeze değil il müdürlüğüne düşer. İkincisi, hatta verilen bilgi merkezin o günkü durumunu yansıtmayabilir; kişinin hâlen o merkezde olup olmadığı ayrıca sorulmalıdır.

Ziyaret gün ve saatini belirleyen yayımlanmış bir ulusal kural yoktur. Kanun ziyaretçiyle görüşebilme imkânı sağlanmasını güvence altına alır ama görüşmenin zamanını düzenlemez; ayrıntı Göç İdaresinin idari düzenlemelerine bırakılmıştır. Yetkinin neden idareye bırakıldığı ve hangi maddelere dayandığı hub yazısında ele alınmıştır. Bu nedenle internette merkez adına yayımlanan saat bilgileri kaynaksızdır ve gitmeden önce teyit edilmelidir.

Çocuğuyla Birlikte Tutulan Kişinin Hakları

Çatalca merkezine ilişkin yayımlanmış kayıtların ayırt edici yanı, merkezde kadınların ve refakatlerindeki çocukların tutulmuş olmasıdır. Kanun bu ihtimali varsayar ve buna iki ayrı güvence bağlar.

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.59 — Geri gönderme merkezlerinde sağlanacak hizmetler

“ç) Çocukların yüksek yararları gözetilir, aileler ayrı yerlerde barındırılır,”

Bu bent iki ayrı yükümlülük kurar. Birincisi bir ölçüttür: çocuğun yüksek yararı, merkezde alınan her kararda gözetilmesi gereken kıstastır. İkincisi somut bir düzenleme borcudur: ailelerin ayrı yerlerde barındırılması. Yani aile, merkezin genel barınma düzeni içinde dağıtılamaz.

İkinci güvence eğitimle ilgilidir ve muhatabı Göç İdaresi değildir:

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.59 — Geri gönderme merkezlerinde sağlanacak hizmetler

“d) Çocukların eğitim ve öğretimden yararlandırılmaları hususunda, Millî Eğitim Bakanlığınca gerekli tedbirler alınır.”

Maddenin muhatabı Millî Eğitim Bakanlığıdır. Bu, merkezdeki eğitim eksikliğinin yalnız Göç İdaresine yöneltilebilecek bir eksiklik olmadığı anlamına gelir; yükümlülük kanunla ayrıca eğitim idaresine verilmiştir.

Eğitim Yükümlülüğü Çatalca’da Nasıl Yerine Getirilmiş?

Bu iki bendin kâğıt üzerinde kalıp kalmadığı, Çatalca merkezi bakımından ölçülmüştür. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna yapılan bir başvuruda, Rusya Federasyonu vatandaşı bir kadının refakatindeki çocuğuyla birlikte Çatalca Geri Gönderme Merkezinde tutulmasının çocuğun yaşam, sağlık ve eğitim hakkını ihlal ettiği ileri sürülmüştür. Başvuruya göre çocukta down sendromu ve kalp rahatsızlığı tanısı bulunmaktadır.

Kurum, Göç İdaresi Başkanlığının cevabi yazısında Çatalca Geri Gönderme Merkezindeki çocukların eğitimi için Çatalca Halk Eğitim Merkezinden usta öğretici talep edildiğini, buradan alınan öğretici desteğiyle çocukların eğitici ve öğretici faaliyetlere katıldığını tespit etmiştir. Kurum bu beyanı belgeye bağlamıştır: eğiticilerin Millî Eğitim Bakanlığından alınan özel eğitim uygulamalarına ilişkin katılım belgeleri, yoklama fişleri ve çocuğun sınıftaki görüntü kayıtları incelenmiştir (Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu 1. Daire E. 2025/2422, K. 2026/408, T. 22.04.2026).

Buradan çıkan uygulama bilgisi şudur: m.59/1-d’deki Millî Eğitim yükümlülüğü Çatalca’da doğrudan bir okul kaydıyla değil, halk eğitim merkezi üzerinden görevlendirilen usta öğreticilerle karşılanmıştır. Eğitim iddiası ileri sürülecekse tartışılacak olan budur: öğretici görevlendirilip görevlendirilmediği, katılımın yoklamayla kayda geçip geçmediği ve çocuğun özel eğitim ihtiyacına uygun bir görevlendirme yapılıp yapılmadığı.

Sağlık: Muayene Edilmiş Olmak Tek Başına Yeterli Sayılmaz

Aynı kararda Kurum, sağlık hakkı bakımından uygulanacak ölçütü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına dayandırmıştır. Karara göre bir kişinin doktor tarafından muayene edilmesi ve bu bağlamda sağlık hizmetlerinden faydalanıyor olması, doğrudan tıbbi yardımın yeterli olduğu anlamına gelmemektedir. Kurum aynı yerde, yetkililerin kişinin alıkonulduğu süre boyunca sağlık durumuna ilişkin kapsamlı ve düzenli kayıt tutmasının ve tedavi hizmetlerinin hızlı, doğru ve sistematik olmasının devletin pozitif yükümlülükleri arasında sayıldığını belirtmiştir. Kurumun andığı kararlar Hummatov/Azerbaycan, Khudobin/Rusya, Melnik/Ukrayna ve Blokhin/Rusya kararlarıdır.

Bu ölçüt, sağlık iddiasının nasıl kurulacağını değiştirir. “Muayene edildi” cevabı tek başına tartışmayı kapatmaz; kaydın düzenliliği ve tedavinin sistematikliği ayrıca sorulabilir.

Çatalca bakımından tespit edilen sevk düzeni şöyledir: merkezde revir birimi bulunmakta, ihtiyaç hâlinde hastaneye sevk işlemleri gerçekleşmektedir. Anılan olayda çocuk Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi polikliniğine sevk edilmiş, sevk evrakı üzerinde hastanenin muayene sırası da yer almıştır. Sevk hattının merkezden merkeze değiştiği burada görülür; Çatalca’nın hattı ile diğer İstanbul merkezlerinin hattı aynı değildir.

Kurum, sunulan muayene ve tedavi evraklarında çocuğa yönelik ileri düzeyde tetkik ve tedavi ile acil cerrahi müdahale gerektiren herhangi bir bulguya yer verilmediğini tespit etmiş ve başvuruda kötü muamele yasağının ihlal edilmediğine oy birliğiyle karar vermiştir. Karar, merkezdeki koşulların her hâlde yeterli olduğunu değil, o dosyada sunulan belgeler karşısında iddianın soyut kaldığını ortaya koyar. Uygulamadaki sonuç, kardeş merkezlere ilişkin kayıtlarla aynı yöndedir: iddia belgeyle kurulmazsa incelenmez.

Kurumun kendi sonuç cümlesi bunu açıkça söyler: sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda çocuğun sağlık ve eğitim hizmetlerine erişimine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirildiği anlaşılmış, başvuru konusunun dayanaksız kaldığı ve sağlık, eğitim ile yaşam imkânları hususundaki iddiaların soyut nitelikte olduğu belirtilerek kötü muamele yasağının ihlal edilmediği kanaatine varılmıştır (Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu 1. Daire, E. 2025/2422, K. 2026/408, T. 22.04.2026 — kötü muamele yasağının ihlal edilmediğine, oy birliği).

Denetlenen yükümlülüklerin kaynağı kanunun kendi metnidir:

“Geri gönderme merkezlerinde; a) Yabancı tarafından bedeli karşılanamayan acil ve temel sağlık hizmetleri ücretsiz verilir, b) Yabancıya; yakınlarına, notere, yasal temsilciye ve avukata erişme ve bunlarla görüşme yapabilme, ayrıca telefon hizmetlerine erişme imkânı sağlanır, c) Yabancıya; ziyaretçileri, vatandaşı olduğu ülke konsolosluk yetkilisi, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisiyle görüşebilme imkânı sağlanır, ç) Çocukların yüksek yararları gözetilir, aileler ayrı yerlerde barındırılır, d) Çocukların eğitim ve öğretimden yararlandırılmaları hususunda, Millî Eğitim Bakanlığınca gerekli tedbirler alınır.”

(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.59/1)

Fıkranın (b) ve (c) bentleri bu yazının ziyaret ekseniyle doğrudan birleşir: notere ve avukata erişim ile ziyaretçi, konsolosluk ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görüşmesi ayrı ayrı sayılmıştır. Sivil toplum kuruluşlarının ziyareti ise aynı maddenin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir ve Genel Müdürlüğün iznine bağlıdır; bireysel ziyaret hakkının yerine geçmez.

Merkezden Çıkış: Alternatif Yükümlülükler

Merkezden çıkışın iki yolu vardır. Birincisi yargı yoludur ve idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulmasıyla işler. İkincisi idarenin kendi denetimidir: gözetimin devamında zaruret görülmezse gözetim sonlandırılır ve yerine alternatif yükümlülükler getirilir. Bu ikinci yolun ayrıntısı idari gözetim kararı ve itiraz yazısındadır.

Çatalca bakımından kayda değer olan, bu ikinci yolun fiilen işlediğinin ölçülebilmesidir. Anılan kararda, kişi hakkında 11/4/2025 tarihinde altı ay süreyle idari gözetim kararı alınmış; İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 22/10/2025 tarihli değerlendirmesiyle idari gözetim sonlandırılmış ve 6458 sayılı Kanun m.57/A kapsamında alternatif yükümlülükler getirilmiştir. Yani altı aylık sürenin dolması beklenmemiş, aylık değerlendirme mekanizması sonuç vermiştir.

Alternatif yükümlülük getirildiğinde idarenin bir bildirim borcu doğar ve bu borç çoğu zaman gözden kaçar:

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.57/A — İdari gözetime alternatif yükümlülükler

“(4) İdari gözetime alternatif yükümlülüklere tabi tutulduğu, yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına gerekçeleri ile birlikte tebliğ edilir. Hakkında idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilen yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.”

Tebliğin gerekçeli olması gerekir. Ayrıca avukatla temsil edilmeyen kişi bakımından ek bir bilgilendirme yükümlülüğü vardır ve bu bilgilendirme kararın sonucunu, itiraz usullerini ve süreleri kapsar. Yükümlülüklerin listesi, süre üst sınırı ve uyulmamasının sonucu hub yazısında ele alınmıştır.

Aynı maddenin bir de hiç uygulanmayan yüzü vardır: alternatif yükümlülük her zaman gözetimin sonrasında gelmez.

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.57/A — İdari gözetime alternatif yükümlülükler

“(3) 57 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında olup da idari gözetim altına alınmayan yabancılara bu maddenin birinci fıkrasında sayılan yükümlülüklerden birinin ya da birkaçının getirilmesi zorunludur.”

Bu fıkra, hakkında idari gözetim kararı alınmayan kişiyi de kapsar ve oradaki yükümlülük getirilmesini zorunlu kılar. Yani kişi hiç merkeze alınmadan da bu yükümlülüklerin muhatabı olabilir; bu durumda da tebliğ ve bilgilendirme borcu işler.

Sivil Toplum Kuruluşlarının Ziyareti

Merkeze erişim yalnız yakınlar ve avukat üzerinden kurulmaz. Kanun ayrı bir yol daha öngörür:

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.59 — Geri gönderme merkezlerinde sağlanacak hizmetler

“(2) Göç alanında uzmanlığı bulunan ilgili sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Genel Müdürlüğün izniyle geri gönderme merkezlerini ziyaret edebilirler.”

Bu yol üç şarta bağlıdır: kuruluşun göç alanında uzmanlığının bulunması, ziyaret edenin kuruluş temsilcisi olması ve Genel Müdürlüğün izni. İzin şartı, bu yolun bireysel ziyaret yerine geçmediğini gösterir; kişinin yakınına tanınan görüşme hakkından ayrı ve ondan bağımsız bir denetim kanalıdır.

Sınır Dışı Kararı ile İdari Gözetim Aynı Şey Değildir

Merkeze alınmak sınır dışı edilmiş olmak anlamına gelmez. Bu iki karar ayrı işlemlerdir, ayrı sebeplere dayanır ve ayrı yargı yoluna tabidir. Çatalca kararına konu olay bunu somut olarak gösterir: kişi hakkında aynı gün, 11/4/2025 tarihinde, hem sınır dışı etme kararı hem idari gözetim kararı alınmıştır. Sınır dışı kararının iptali için açılan dava İstanbul 15. İdare Mahkemesinde görülürken, idari gözetim ayrı bir kanaldan sonlandırılmıştır.

Ayrım pratikte merci ve süre farkı doğurur. Sınır dışı etme kararının iptali için idare mahkemesine yedi gün içinde başvurulur. İdari gözetim kararına itiraz ise sulh ceza hâkimliğine yapılır ve süreye bağlı değildir; hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Yaygın bir hata, idari gözetime de yedi gün içinde idare mahkemesinde itiraz edilebileceğini sanmaktır; bu yol süre kazandırmaz.

Sınır dışı kararının hangi sebeplere dayandığı ve kimler hakkında hiç alınamayacağı (6458 sayılı Kanun m.55 kapsamında ciddi sağlık sorunu, yaş ve hamilelik hâlleri dahil) ayrı bir yazının konusudur; bkz. sınır dışı kararının sebepleri ve istisnaları ve dava yolu için sınır dışı kararına itiraz ve iptal davası.

Merkezlerin Sayısı ve Listelerin Güncelliği

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun geri gönderme merkezleri konulu bilgilendirme belgesine göre ülkede toplam kapasitesi 18.780 kişi olmak üzere 32 geri gönderme merkezi bulunmaktadır. Aynı belgede İstanbul için Binkılıç, Çatalca, Tuzla ve Arnavutköy sayılır; buna ek olarak Iğdır ve Arnavutköy’de üç geçici merkez listelenir.

Çatalca merkezi için yayımlanmış bir kapasite rakamı bulunamamıştır. Kurumun İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığının 18.3.2023 tarihli ve 95104841042152592 sayılı yazısına dayanan tablosunda İstanbul için Binkılıç 400, Tuzla 700 ve Silivri 170 kapasiteyle yer alır; bu tabloda Çatalca satırı yoktur. Bu nedenle Çatalca kapasitesine ilişkin dolaşımdaki sayılar kaynaksızdır ve bu yazıda tekrarlanmamıştır.

Merkezler idari kararla kurulup kapandığı için liste zaman içinde değişir. Güncel liste, adres ve telefon bilgisi yalnız Göç İdaresinin resmî iletişim sayfasından teyit edilebilir.

İlk Yapılacaklar

Yakını Çatalca merkezinde olan kişi için sıra şudur:

  • Hangi merkez olduğunu teyit edin. Çatalca ve Binkılıç ayrı tesislerdir; kişi ayrıca başka bir merkeze nakledilmiş olabilir.
  • Hangi kararların tebliğ edildiğini öğrenin. Sınır dışı etme kararı mı, idari gözetim kararı mı, ikisi birden mi? Süreler ve başvurulacak merci buna göre değişir.
  • Tebliğ tarihlerini saklayın. Sınır dışı kararının iptali için yedi günlük süre tebliğden işler; bu süre hak düşürücüdür.
  • Doğru merciye gidin. Gözetimin kaldırılması sulh ceza hâkimliğinden istenir, idare mahkemesinden veya insan hakları kurumlarından değil.
  • Çocuk varsa eğitim ve sağlık kaydını isteyin. Görevlendirilen öğretici, yoklama kaydı, revir muayene tutanağı ve hastane sevk evrakı, sonraki her başvurunun dayanağıdır.
  • Avukatlık ücretini karşılayamıyorsanız baronun adli yardım bürosuna başvurun; idari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlar bakımından kanun bu imkânı ayrıca öngörür.

İtiraz dilekçesinin hangi bilgileri taşıması gerektiği ve doldurulabilir bir şablon idari gözetim kararına itiraz dilekçesi örneğinde ele alınmıştır. Vekâlet ücretini karşılayamayacak durumda olanlar için adli yardım başvurusunun şartları ve avukat tutacak parası olmayanın önündeki yollar ayrı yazılarda incelenmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

Çatalca Geri Gönderme Merkezi nerededir?

Göç İdaresi Başkanlığının geri gönderme merkezleri iletişim sayfasında merkez İSTANBUL-ÇATALCA adıyla yer alır ve gösterilen adres şudur: Kaleiçi Mahallesi (103 Ada 47 Parsel) Hanice Caddesi No:23 Çatalca/İnceğiz/İSTANBUL. Merkez, Çatalca ilçesinin İnceğiz bölgesindedir. Resmî sayfada son güncelleme tarihi bulunmadığı için adres gitmeden önce teyit edilmelidir.

Çatalca Geri Gönderme Merkezi ile Binkılıç Geri Gönderme Merkezi aynı yer midir?

Hayır. İkisi ayrı merkezdir ve resmî iletişim sayfasında ayrı kayıtlar hâlinde listelenir. Çatalca merkezinin adresi Kaleiçi Mahallesi Hanice Caddesi No:23 Çatalca/İnceğiz, Binkılıç merkezinin adresi ise Eski Kırklareli Yolu, Menekşe Sokak, Binkılıç Çatalca'dır. İkisi de Çatalca ilçesi sınırları içindedir ve bu yüzden karıştırılır; ancak farklı yerleşimlerde, birbirinden ayrı tesislerdir. Görüşmeye gitmeden önce kişinin hangi merkezde olduğu teyit edilmelidir.

Çatalca İnceğiz Geri Gönderme Merkezi ayrı bir merkez midir?

Hayır, aynı merkezdir. İnceğiz, merkezin bulunduğu yerleşimin adıdır ve resmî adreste Çatalca/İnceğiz biçiminde geçer. Merkez hem Çatalca Geri Gönderme Merkezi hem Çatalca İnceğiz Geri Gönderme Merkezi olarak anılır; Göç İdaresinin kaydındaki adı İSTANBUL-ÇATALCA'dır.

Çatalca Geri Gönderme Merkezinin telefon numarası nedir?

Resmî iletişim sayfasında merkez için gösterilen numara 0212 499 40 00'dır ve yanında İl Müd. ibaresi yer alır. Aynı sayfada İstanbul için listelenen kayıtların hepsinde aynı numara gösterilir; yani bu numara merkezin kendi santrali değil, İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğünün numarasıdır. Arayan kişinin hangi merkezi sorduğunu açıkça belirtmesi gerekir.

Çatalca Geri Gönderme Merkezinin ziyaret saatleri nedir?

Ziyaret gün ve saatini belirleyen yayımlanmış bir ulusal kural yoktur. 6458 sayılı Kanun m.59 yabancıya ziyaretçileriyle görüşebilme imkânı sağlanmasını güvence altına alır ama görüşmenin zamanını düzenlemez; ayrıntı Göç İdaresinin idari düzenlemelerine bırakılmıştır. Göç İdaresinin resmî iletişim sayfası da ziyaret saati yayımlamaz. Bu nedenle internette dolaşan saat bilgileri kaynaksızdır ve gün bilgisi merkezin bağlı olduğu il müdürlüğünden teyit edilmelidir.

Çatalca Geri Gönderme Merkezinde kadınlar mı tutulur?

Merkezin yalnız kadınlara ayrıldığını gösteren yayımlanmış bir düzenleme yoktur. Bilinen şey, merkezde kadınların ve refakatlerindeki çocukların tutulduğudur: Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun bir kararına konu olayda Rusya Federasyonu vatandaşı bir kadın, refakatindeki çocuğuyla birlikte Çatalca Geri Gönderme Merkezinde idari gözetim altında tutulmuştur (1. Daire E. 2025/2422, K. 2026/408, T. 22.04.2026). Merkezlerin hangi grubu barındıracağı idari kararla belirlenir ve değişebilir.

Geri gönderme merkezinde çocuk tutulabilir mi?

Kanun çocuğun merkezde bulunabileceğini varsayar ve buna iki güvence bağlar. 6458 sayılı Kanun m.59/1-ç uyarınca çocukların yüksek yararları gözetilir ve aileler ayrı yerlerde barındırılır; m.59/1-d uyarınca çocukların eğitim ve öğretimden yararlandırılmaları hususunda Millî Eğitim Bakanlığınca gerekli tedbirler alınır. Yani çocuğun merkezde bulunması tek başına hukuka aykırılık sayılmaz; denetlenen şey bu iki yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediğidir.

Çatalca Geri Gönderme Merkezinde çocukların eğitimi nasıl sağlanıyor?

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun kararına göre, Göç İdaresi Başkanlığının cevabi yazısında Çatalca Geri Gönderme Merkezindeki çocukların eğitimi için Çatalca Halk Eğitim Merkezinden usta öğretici talep edildiği, buradan alınan öğretici desteğiyle çocukların eğitici ve öğretici faaliyetlere katıldığı bildirilmiştir. Kurum, dayanak olarak eğiticilerin Millî Eğitim Bakanlığından alınan özel eğitim uygulamalarına ilişkin katılım belgelerini, yoklama fişlerini ve sınıf görüntü kayıtlarını incelemiştir (1. Daire E. 2025/2422, K. 2026/408, T. 22.04.2026).

Merkezdeki çocuk hastalanırsa nereye sevk edilir?

Sevk hattı merkezden merkeze değişir ve İstanbul içiyle sınırlı değildir. Çatalca merkezinde revir birimi bulunduğu ve ihtiyaç hâlinde hastaneye sevk işlemlerinin gerçekleştiği, Göç İdaresi Başkanlığının Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna verdiği cevabi yazıda belirtilmiştir. Aynı karara konu olayda çocuk, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi polikliniğine sevk edilmiştir (1. Daire E. 2025/2422, K. 2026/408, T. 22.04.2026).

Muayene edilmiş olmak sağlık hakkının karşılandığı anlamına gelir mi?

Hayır. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, anılan kararında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına dayanarak bir kişinin doktor tarafından muayene edilmiş olmasının doğrudan tıbbi yardımın yeterli olduğu anlamına gelmediğini belirtmiştir. Aynı yerde, yetkililerin kişinin alıkonulduğu süre boyunca sağlık durumuna ilişkin kapsamlı ve düzenli kayıt tutmasının ve tedavi hizmetlerinin hızlı, doğru ve sistematik olmasının devletin pozitif yükümlülükleri arasında sayıldığı ifade edilmiştir.

Çatalca Geri Gönderme Merkezinden nasıl çıkılır?

İki yol vardır. Birincisi yargı yoludur: idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulur, hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. İkincisi idarenin kendi denetimidir: gözetimin devamında zaruret görülmezse gözetim sonlandırılır ve 6458 sayılı Kanun m.57/A uyarınca alternatif yükümlülükler getirilir. Bu ikinci yolun Çatalca'da işlediği ölçülmüştür: anılan karara konu olayda 11/4/2025 tarihinde alınan altı aylık idari gözetim kararı, 22/10/2025 tarihinde alternatif yükümlülükler getirilerek sonlandırılmıştır.

İdari gözetime alternatif yükümlülükler nelerdir?

6458 sayılı Kanun m.57/A'da yedi yükümlülük sayılır: belirli adreste ikamet etme, bildirimde bulunma, aile temelli geri dönüş, geri dönüş danışmanlığı, kamu yararına hizmetlerde gönüllülük esasıyla görev alma, teminat ve elektronik izleme. Bunlardan biri ya da birkaçı getirilebilir ve bu süre yirmi dört ayı geçemez. Yükümlülüklere uyulmaması hâlinde kişi yeniden idari gözetim altına alınabilir.

Alternatif yükümlülük kararı bana tebliğ edilir mi?

Edilir. 6458 sayılı Kanun m.57/A/4'e göre alternatif yükümlülüklere tabi tutulduğu, yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına gerekçeleri ile birlikte tebliğ edilir. Yabancı bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir. Elektronik izleme yükümlülüğüne karşı sulh ceza hâkimine başvurulabilir; başvuru yükümlülüğü durdurmaz.

İdari gözetim kararına itiraz nereye yapılır?

Sulh ceza hâkimliğine. Bu nokta sık karıştırılır: yedi günlük süre ve idare mahkemesi, sınır dışı etme kararının iptali davasına aittir; idari gözetim kararına itiraz ise süreye bağlı olmaksızın sulh ceza hâkimliğine yapılır ve hâkim beş gün içinde karar verir. İki karar ayrı işlemdir ve ayrı yargı yoluna tabidir; yanlış merciye yapılan başvuru süre kazandırmaz.

Sivil toplum kuruluşları geri gönderme merkezini ziyaret edebilir mi?

Edebilirler ancak izne bağlıdır. 6458 sayılı Kanun m.59/2'ye göre göç alanında uzmanlığı bulunan ilgili sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Genel Müdürlüğün izniyle geri gönderme merkezlerini ziyaret edebilirler. Bu, kişinin yakınlarına veya avukatına tanınan görüşme hakkından ayrı bir yoldur ve bireysel ziyaret yerine geçmez.

Türkiye'de kaç geri gönderme merkezi var?

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun geri gönderme merkezleri konulu bilgilendirme belgesine göre ülkede toplam kapasitesi 18.780 kişi olmak üzere 32 geri gönderme merkezi bulunmaktadır. Aynı belgede İstanbul için Binkılıç, Çatalca, Tuzla ve Arnavutköy sayılır; ayrıca Iğdır ve Arnavutköy'de üç geçici merkez listelenir. Merkezler idari kararla kurulup kapandığı için güncel liste Göç İdaresinin resmî sayfasından teyit edilmelidir.

Çatalca Geri Gönderme Merkezinin kapasitesi nedir?

Çatalca merkezi için yayımlanmış bir kapasite rakamı bulunamamıştır. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığının 18.3.2023 tarihli ve 95104841042152592 sayılı yazısına dayanan tablosunda İstanbul için Binkılıç 400, Tuzla 700 ve Silivri 170 kapasiteyle yer alır; bu tabloda Çatalca satırı yoktur. Bu nedenle Çatalca kapasitesine ilişkin internette dolaşan sayılar kaynaksızdır.

Merkeze alınmak sınır dışı edildiğim anlamına gelir mi?

Hayır. Merkeze alınmak idari gözetim kararının uygulanmasıdır; sınır dışı etme kararı ayrı bir işlemdir ve ayrı bir yargı yoluna tabidir. Nitekim anılan karara konu olayda kişi hakkında 11/4/2025 tarihinde hem sınır dışı etme kararı hem idari gözetim kararı alınmış, sınır dışı kararının iptali için açılan dava İstanbul 15. İdare Mahkemesinde görülürken idari gözetim ayrıca sonlandırılmıştır.

Hangi yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz?

6458 sayılı Kanun m.55, sınır dışı sebeplerinden biri bulunsa dahi bazı yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınamayacağını düzenler. Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler ile hayati tehlike arz eden hastalığı için tedavisi devam etmekte iken gönderileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar bu kapsamdadır. Kapsamın tamamı ve geri gönderme yasağının işleyişi ayrı bir yazının konusudur.

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun kararına katılmıyorsam ne yapabilirim?

Karara karşı yargı yolu açıktır. Çatalca kararının hüküm fıkrasında, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesine başvurulabileceği belirtilmiştir (1. Daire E. 2025/2422, K. 2026/408, T. 22.04.2026). Yetkili mahkeme başvurunun yapıldığı yer değil Ankara'dır ve süre tebliğ tarihinden işlediği için tebligat tarihi saklanmalıdır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

İkamet ve çalışma izni, sınır dışı etme ve tahdit kaydı ile Türk vatandaşlığına geçiş başvurularını yürütür.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Yabancılar Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp