İki renge bölünmüş düz duvar

Aile Hukuku

Boşanmada Mal Paylaşımı: Nasıl Yapılır, Süresi ve Davası

16 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Boşanmada mal paylaşımı, eşler bir mal rejimi sözleşmesiyle başka bir rejim seçmediyse edinilmiş mallara katılma rejimine göre yapılır (Türk Medeni Kanunu m.202). Her eş, diğerinin evlilik içinde karşılığını vererek edindiği malların borçlar düşüldükten sonra kalan değerinin, yani artık değerinin yarısını ister ve iki alacak takas edilir (TMK m.236). Mallar fiziken ikiye bölünmez, tapular bölüştürülmez; sonuç kural olarak parasal bir alacaktır. Bu yazı, boşanma davası açmayı düşünen, davası süren ya da boşandıktan sonra mal paylaşımı davası açıp açamayacağını araştıran eş için boşanmada mal paylaşımının nasıl yapıldığını, hangi malların paylaşıldığını, alacağın nasıl hesaplandığını, davanın hangi mahkemede ve hangi sürede açıldığını anlatır.

1. Boşanmada Mal Paylaşımı: Öne Çıkanlar

  • Boşanmada mal paylaşımında her eş, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir ve karşılıklı alacaklar takas edilir (TMK m.236/1).
  • Boşanmada mal paylaşımına yalnız edinilmiş mallar girer; evlilik öncesi mallar, miras ve bağış yoluyla edinilenler ve manevi tazminat alacakları kişisel maldır (TMK m.219, m.220).
  • Boşanmada mal paylaşımında mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olarak sona erer; o tarihten sonra edinilen mallar paylaşıma girmez (TMK m.225/2).
  • Boşanmada mal paylaşımı davası aile mahkemesinde görülür; yetkili mahkeme, boşanma davasında yetkili olan mahkemedir (4787 sayılı Kanun m.4; TMK m.214).
  • Boşanmada mal paylaşımı için mal rejimi hükümlerinde ayrı bir süre yoktur; genel alacak zamanaşımı on yıl, boşanmadan doğan dava hakları için süre bir yıldır ve en güvenli yol bir yıl içinde dava açmaktır (TMK m.5, m.178; TBK m.146).
  • Boşanmada mal paylaşımında aldatma kural olarak payı değiştirmez; yalnız zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim kusurlu eşin payını azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m.236/2).

2. Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Boşanmada mal paylaşımı, mal rejiminin tasfiyesi denilen bir hesapla yapılır: önce eşlerin malları edinilmiş ve kişisel mal olarak ayrılır, sonra her eşin artık değeri bulunur, en son her eşin diğerinden isteyebileceği alacak hesaplanıp takas edilir. Yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma, eşler sözleşmeyle başka bir rejim seçmedikçe kendiliğinden uygulanır (TMK m.202). Bu rejim eşlerin edinilmiş mallarını ve her birinin kişisel mallarını birlikte kapsar (TMK m.218).

Boşanmada mal paylaşımının adımları şöyledir:

  1. Uygulanacak rejim belirlenir. Mal rejimi sözleşmesi yoksa edinilmiş mallara katılma uygulanır (TMK m.202). 2002’den önce evlenen eşlerde 1 Ocak 2002’ye kadar geçen dönem ayrıca ele alınır (4722 sayılı Kanun m.10).
  2. Rejimin sona erdiği tarih saptanır. Boşanma kararı verilirse mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olarak sona erer (TMK m.225/2).
  3. Mallar ayrılır. Her eşin malları edinilmiş mal ve kişisel mal olarak ayrılır; aksi ispat edilinceye kadar bir eşin bütün malları edinilmiş mal sayılır (TMK m.219, m.220, m.222).
  4. Eklenecek değerler ve denkleştirme hesaba katılır. Rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde rızasız yapılan karşılıksız kazandırmalar ve katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler edinilmiş mallara eklenir; bir mal kesiminin borcu diğerinden ödendiyse denkleştirme istenir (TMK m.229, m.230).
  5. Artık değer bulunur. Her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarılır (TMK m.231).
  6. Katılma alacağı hesaplanır ve takas edilir. Her eş, diğerinin artık değerinin yarısını ister; iki alacak takas edilir (TMK m.236/1).
  7. Ödeme biçimi belirlenir. Alacak para olarak ya da ayın olarak ödenir; derhâl ödeme borçlu eş için ciddî güçlük doğuracaksa erteleme istenebilir (TMK m.239).

Boşanmada mal paylaşımının sonucu bu nedenle “evin yarısı benim olur” biçiminde değil, “diğer eşin artık değerinin yarısı kadar alacağım var” biçiminde ifade edilir. Tapu, malın kayıtlı olduğu eşte kalır; hak, hesaplanan paradır.

2.1. Çekişmeli Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Olur?

Çekişmeli boşanmada mal paylaşımı, anlaşmalı boşanmadakiyle aynı kurallara göre yapılır; fark, eşler anlaşamadığı için hesabın mahkemece yapılmasıdır. Kanun, boşanmanın çekişmeli ya da anlaşmalı olmasına göre ayrı bir paylaşım oranı öngörmez: her eş, diğerinin artık değerinin yarısını ister (TMK m.236/1). Çekişmeli boşanmada mal rejimi yine boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olarak sona erer (TMK m.225/2) ve katılma alacağı, boşanma davasında yetkili olan mahkemede ileri sürülür (TMK m.214). Boşanma davasının açılışı ve delil sistemi boşanma davası nasıl açılır ve çekişmeli boşanma yazılarında anlatılmıştır.

2.2. Boşanmada Mal Paylaşımı Neden Parasal Alacaktır?

Boşanmada mal paylaşımı parasal bir alacak doğurur, çünkü kanun eşe diğer eşin mallarında pay değil, “artık değerin yarısı üzerinde” hak tanır (TMK m.236/1). Katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir; ayın olarak ödemede malların sürüm değeri esas alınır ve bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir (TMK m.239/1). Aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak alacağa faiz yürütülür ve durum gerektiriyorsa borçludan güvence istenebilir (TMK m.239/3).

3. Boşanmada Mal Paylaşımında Hangi Mallar Paylaşılır?

Boşanmada mal paylaşımına yalnız edinilmiş mallar girer. Edinilmiş mal, her eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir (TMK m.219). Kanun bunları özellikle şöyle sayar:

  • Çalışmanın karşılığı olan edinimler: maaş, ücret ve serbest meslek kazancı ile bunlarla alınan ev, araç, banka birikimi ve yatırımlar (TMK m.219).
  • Sosyal güvenlik ödemeleri: sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarının ve personele yardım amacıyla kurulan sandıkların yaptığı ödemeler (TMK m.219).
  • Çalışma gücü kaybı tazminatları: çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar (TMK m.219).
  • Kişisel malların gelirleri: örneğin evlilikten önce sahip olunan ya da miras kalan dairenin evlilik süresince getirdiği kira (TMK m.219).
  • Edinilmiş malların yerine geçen değerler: edinilmiş bir malın satılmasıyla elde edilen para veya onunla alınan yeni mal (TMK m.219).

Liste sınırlı değildir; kanun “özellikle” sözcüğünü kullanır (TMK m.219). Ölçüt, malın evlilik süresince karşılığı verilerek edinilmiş olmasıdır.

3.1. Boşanmada Mal Paylaşımında Paylaşılmayan Mallar

Boşanmada mal paylaşımında kişisel mallar paylaşılmaz. Kanun gereğince kişisel mal sayılanlar şunlardır (TMK m.220):

  • eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
  • mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan mallar ile evlilik sırasında miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen malvarlığı değerleri,
  • manevi tazminat alacakları,
  • kişisel malların yerine geçen değerler.

Kişisel mal ile onun geliri ayrı değerlendirilir. Miras kalan daire kişisel maldır ve paylaşıma girmez; ama dairenin evlilik süresince getirdiği kira edinilmiş maldır (TMK m.219, m.220).

3.2. Boşanmada Mal Paylaşımında İspat: Edinilmiş Mal Karinesi

Boşanmada mal paylaşımında bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş bunu ispat etmek zorundadır. Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispatla yükümlüdür; hangi eşe ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılır ve bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir (TMK m.222). Evlilikten önce alınan bir malı ya da mirasla gelen parayı paylaşım dışında tutmak isteyen eşin, edinme tarihini ve kaynağını gösteren tapu, banka ve veraset belgelerini hazırlaması bu yüzden gerekir.

4. Boşanmada Mal Paylaşımında Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır?

Boşanmada mal paylaşımında katılma alacağı, önce her eşin artık değeri bulunarak hesaplanır. Artık değer, eklenecek değerlerden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, bir eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır; değer eksilmesi, yani borcun maldan fazla olması hesaba katılmaz (TMK m.231). Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir ve alacaklar takas edilir (TMK m.236/1).

Varsayımsal örnek. Kocanın evlilik içinde aldığı ev ve aracın borçlar düşüldükten sonraki artık değeri 900.000 TL, kadının edinilmiş mallarının artık değeri 100.000 TL olsun. Kadın, kocanın artık değerinin yarısı olan 450.000 TL’yi; koca, kadının artık değerinin yarısı olan 50.000 TL’yi ister. Alacaklar takas edilince kadının net katılma alacağı 400.000 TL olur. Rakamlar yalnız yöntemi göstermek içindir; gerçek dosyada değerler aşağıdaki tarih kurallarına göre belirlenir.

4.1. Boşanmada Mal Paylaşımında Değer Hangi Tarihe Göre Belirlenir?

Boşanmada mal paylaşımında iki ayrı tarih vardır. Hangi malların hesaba gireceği, mal rejiminin sona erdiği tarihe göre belirlenir: boşanmada bu tarih boşanma davasının açıldığı tarihtir (TMK m.225/2). Bu malların değeri ise tasfiye anındaki değerleriyle hesaplanır (TMK m.235). Tasfiyede malların sürüm değeri, yani piyasada satılabileceği değer esas alınır (TMK m.232). Edinilmiş mallara hesapta eklenecek devredilmiş malların değeri ise malın devredildiği tarih esas alınarak belirlenir (TMK m.235).

4.2. Boşanmada Mal Paylaşımı ve Mal Kaçırma: Eklenecek Değerler

Boşanmada mal paylaşımından önce malları elden çıkaran eşe karşı kanun, bu malları hesaba geri ekler. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile rejimin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler edinilmiş mallara değer olarak eklenir (TMK m.229). Bu uyuşmazlıklarda verilen karar, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla kazandırmadan veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir (TMK m.229). Üçüncü kişiye karşı açılacak dava, süreleri ve dava sırasında alınabilecek önlemler boşanmada mal kaçırma ve ihtiyati tedbir yazılarında anlatılmıştır.

4.3. Boşanmada Mal Paylaşımında Denkleştirme

Boşanmada mal paylaşımında denkleştirme, bir eşin kişisel mallarına ilişkin borcu edinilmiş mallarından ya da edinilmiş mallarına ilişkin borcu kişisel mallarından ödediği hâlde istenir (TMK m.230). Her borç ilişkin olduğu mal kesimini yükümlülük altına sokar; hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç edinilmiş mallara ilişkin sayılır (TMK m.230). Örneğin eşin evlilikten önce aldığı evin kredi taksitleri evlilik süresince maaşla ödenmişse, ödenen kısım edinilmiş mal kesiminden kişisel mal kesimine yapılmış bir katkıdır ve tasfiyede denkleştirme konusu olur; değer artması veya azalması durumunda denkleştirme katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine göre yapılır (TMK m.230).

5. Boşanmada Mal Paylaşımı Davasında Neler Talep Edilir?

Boşanmada mal paylaşımı davasında talep edilebilecek alacaklar, dayandıkları olguya göre ayrılır. Hangi alacağın ileri sürüleceği, malın ne zaman ve kimin katkısıyla edinildiğine bağlıdır:

AlacakNeye dayanırKatkı şartıDayanak
Katılma alacağıDiğer eşin 1 Ocak 2002 sonrası edi­nil­miş mal­la­rı­nın artık değeriAranmazTMK m.231, m.236
Değer artış payıDiğer eşe ait belirli bir malın edi­nil­me­sine, iyi­leş­ti­ril­me­sine veya korun­ma­sına yapılan katkıAranırTMK m.227
Denk­leş­tirmeBir mal kesi­mi­nin bor­cu­nun diğer kesim­den öden­mesiÖdeme olgusuTMK m.230
Katkı payı alacağı (2002 öncesi dönem)1 Ocak 2002’ye kadar tâbi olunan rejim döne­minde edi­ni­len mallarRejime göre4722 sayılı Kanun m.10; TMK m.5

Katılma alacağı talep eden eşin geliri veya katkısı olmasa da doğar, çünkü kanun hakkı artık değerin yarısına bağlar (TMK m.236/1). Değer artış payı ise katkıya dayanır: eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında o malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur (TMK m.227/1). Mal daha önce elden çıkarılmışsa hâkim alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler; eşler yazılı anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilir veya pay oranını değiştirebilir (TMK m.227/2-3).

Düğünde takılan takılar ve ziynet eşyası için açılan ziynet alacağı davası, mal rejiminin tasfiyesinden ayrı bir taleptir. Takıların kime ait olduğu ve ispat konusu düğünde takılan takılar kime aittir yazısında ele alınmıştır.

6. Boşanmada Mal Paylaşımı Davası (Mal Rejimi Davası) Ne Zaman ve Hangi Mahkemede Açılır?

Boşanmada mal paylaşımı davası, mal rejimi davası ya da mal rejiminin tasfiyesi davası olarak da anılır ve aile mahkemesinde açılır. Aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanunu’nun aile hukukunu düzenleyen İkinci Kitabından ve 4722 sayılı Yürürlük Kanunundan doğan dava ve işlere bakar; mal rejimi hükümleri bu kitaptadır (4787 sayılı Kanun m.4). Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m.2).

Yetkili mahkeme, mal rejiminin nasıl sona erdiğine göre değişir (TMK m.214):

  • Boşanma, evliliğin iptali veya mal ayrılığına geçilmesi: bu davalarda yetkili olan mahkeme.
  • Ölüm: ölenin son yerleşim yeri mahkemesi.
  • Diğer durumlar: davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi.

Katılma alacağı, mal rejimini sona erdiren boşanma kararına bağlıdır: boşanmada rejim ancak mahkemenin boşanmaya karar vermesiyle, dava tarihinden geçerli olarak sona erer (TMK m.225/2). Bu nedenle mal paylaşımı talebinin sonucu boşanma hükmüne bağlıdır ve boşanma davası reddedilirse tasfiye edilecek sona ermiş bir rejim de doğmaz.

6.1. Boşanmada Mal Paylaşımı Davası Ne Kadar Sürer?

Boşanmada mal paylaşımı davasının süresi için kanunda bir tavan veya ortalama yoktur. Süreyi belirleyen başlıca etkenler, boşanma hükmünün sonucunun beklenmesi, malların ve borçların tek tek tespit edilmesi ve her malın tasfiye anındaki sürüm değerinin belirlenmesidir (TMK m.225/2, m.232, m.235). Mal sayısı, taşınmaz ve şirket payı gibi değerlemesi uzun süren varlıklar ve eklenecek değer iddiaları davanın süresini uzatan somut nedenlerdir.

6.2. Boşanmada Mal Paylaşımı Davası Avukatsız Açılır mı?

Boşanmada mal paylaşımı davası avukatsız açılabilir: dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir (HMK m.71/1). Ancak bu davada hak kaybına yol açabilecek usul noktaları vardır:

  • Süre: Mal rejimi hükümleri ayrı bir süre koymaz, boşanmadan doğan dava hakları için ise bir yıllık süre öngörülmüştür; hangi sürenin uygulanacağı tartışmasına düşmemek için davanın zamanında açılması gerekir (TMK m.178; TBK m.146).
  • İspat: Bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş bunu ispatlamazsa mal edinilmiş sayılır (TMK m.222).
  • Tarih: Paylaşıma girecek mallar dava tarihine, değerleri tasfiye anına göre belirlenir; iki tarihin karıştırılması hesabı değiştirir (TMK m.225/2, m.235).
  • Yetki: Dava, boşanma davasında yetkili olan mahkemede açılır (TMK m.214).

Mal listesinin, borçların ve eklenecek değer iddialarının bu kurallara göre hazırlanması için bir avukattan destek alınabilir.

7. Boşanmada Mal Paylaşımı Davası Zamanaşımı: Süre Ne Kadar?

Boşanmada mal paylaşımı davasının zamanaşımı için kanunda iki kural vardır: her alacak kural olarak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.146), boşanmadan doğan dava hakları ise boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yılda zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Mal rejimi hükümleri eşe karşı ileri sürülen katılma alacağı için ayrı bir süre koymaz. Borçlar Kanunu’nun genel nitelikli hükümleri uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır ve kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TMK m.5; TBK m.146). Buna karşılık evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178).

Katılma alacağı mal rejiminin tasfiyesinden doğar (TMK m.236), ama bu rejim boşanmada boşanma kararıyla sona erer (TMK m.225/2). Kanun lafzı katılma alacağının “boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları” arasında sayılıp sayılmadığını adıyla söylemez. Bu nedenle boşanmada mal paylaşımı davasının, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde açılması iki kuralda da süre tartışmasını ortadan kaldırır. Bir yıl geçmişse talep, on yıllık genel zamanaşımına dayanılarak ileri sürülür.

Süre, alacağın muaccel olmasıyla, yani istenebilir hâle gelmesiyle işlemeye başlar (TBK m.149/1). Eşe değil, karşılıksız kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiye karşı açılan dava ise ayrı bir süreye bağlıdır: dava hakkı, hakların zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m.241/2). Boşanmada tazminat ve nafaka talepleri için uygulanan bir yıllık süre ayrı bir konudur ve boşanmada maddi ve manevi tazminat yazısında anlatılmıştır.

SoruCevapDayanak
Mal rejimi hüküm­le­rinde katılma alacağı için özel süre var mı?Yok (üçüncü kişiye karşı dava için ayrı süre vardır)TMK m.236, m.241
Genel alacak zamanaşımıOn yılTMK m.5; TBK m.146
Boşanmadan doğan dava haklarıKesin­leş­me­den itibaren bir yılTMK m.178
En güvenli yolKesin­leş­me­den itibaren bir yıl içinde dava açmakTMK m.178

8. Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı

Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı, eşlerin protokolde mal rejiminin tasfiyesini düzenleyip düzenlemediğine göre iki farklı sonuç doğurur. Evlilik en az bir yıl sürmüşse eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesiyle boşanma kararı verilebilir; bunun için hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hakkında tarafların kabul ettiği düzenlemeyi uygun bulması şarttır (TMK m.166/3). Hâkim bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; değişiklikler taraflarca kabul edilirse boşanmaya hükmolunur (TMK m.166/3).

  • Protokol mal rejimini düzenlediyse: düzenleme hâkimin onayıyla boşanma hükmünün parçası olur; kesinleşen hüküm, hükme bağlanmış talepler hakkında kesin hüküm oluşturduğu için aynı konu ayrıca dava edilemez (HMK m.303/2).
  • Protokolde mal rejimine hiç yer verilmediyse: kesin hüküm yalnız hükme bağlanmış talepler için oluştuğundan katılma alacağı ve değer artış payı, zamanaşımı süresi içinde ayrı davayla istenebilir (HMK m.303/2).
  • Protokol yalnız bazı malları düzenlediyse: protokolün kapsamadığı mallar için talep ayrıca ileri sürülebilir; bu yüzden protokolde düzenlenen malların ve “başka talep yoktur” gibi ifadelerin kapsamının açıkça yazılması gerekir.

Protokole yazılacak maddeler ve örnek metin anlaşmalı boşanma protokolü örneği yazısında, anlaşmalı boşanmanın şartları ise anlaşmalı boşanma yazısında ele alınmıştır.

9. Boşanmada Mal Paylaşımında Ev ve Araba Kime Kalır?

Boşanmada mal paylaşımında ev, tapuda kimin adına kayıtlıysa kural olarak onda kalır. Ev evlilik süresince karşılığı verilerek alınmışsa edinilmiş maldır; diğer eş evin yarısının mülkiyetini değil, artık değerin yarısı oranında katılma alacağını ister (TMK m.219, m.236). Ev evlilikten önce alınmış ya da miras kalmışsa kişisel maldır ve paylaşıma girmez; ancak kredisi evlilik süresince maaşla ödenmişse denkleştirme veya değer artış payı gündeme gelir (TMK m.220, m.227, m.230). Taraflar anlaşırsa alacak, evin mülkiyetinin devriyle ayın olarak da ödenebilir (TMK m.239). Evlilik içinde maaşla alınan araç için de aynı kural geçerlidir: paylaşım aracın kendisi üzerinden değil, artık değer üzerinden yapılır (TMK m.219, m.236). Evin ve aracın değeri, tasfiye anındaki sürüm değeriyle belirlenir (TMK m.232, m.235).

9.1. Boşanmada Mal Paylaşımı Sürerken Evde Kim Oturur?

Boşanmada mal paylaşımı sonuçlanmadan önce evde kimin oturacağı mülkiyet sorusundan ayrıdır. Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan ve özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m.169). Ayrıca eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadan aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz; konutun maliki olmayan eş tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesini isteyebilir (TMK m.194). Şerhin nasıl konulduğu aile konutu şerhi yazısında anlatılmıştır.

Konut üzerinde intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteme imkânı, mal rejimi hükümlerinde eşlerden birinin ölümü hâli için düzenlenmiştir ve sağ kalan eşe aittir (TMK m.240).

10. Boşanmada Mal Paylaşımı ve Aldatma (Zina)

Boşanmada mal paylaşımında aldatma kural olarak payı değiştirmez; katılma alacağı bir tazminat değil, mal rejiminin kendi hesabıdır (TMK m.236/1). Kanun bu kuraldan yalnız bir hâlde ayrılır: zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir (TMK m.236/2).

Hükmün sınırları lafzından çıkar:

  • İstisna yalnız zina ve hayata kast nedeniyle boşanmaya bağlıdır; diğer kusurlu davranışlar bu sonucu doğurmaz.
  • Sonuç kendiliğinden doğmaz; hâkim payı azaltabilir veya kaldırabilir, bu bir takdir yetkisidir.
  • Boşanma genel sebeple, örneğin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıyla verildiyse (TMK m.166/1) madde uygulanmaz.

Bu yüzden boşanma davasının hangi sebebe dayandırıldığı, mal paylaşımının sonucunu da etkileyebilir. Zina sebebinin şartları ve süreleri zina nedeniyle boşanma yazısında anlatılmıştır.

11. Boşanmada Mal Paylaşımı, Nafaka ve Tazminat Farkı

Boşanmada mal paylaşımı nafaka ve tazminattan bağımsız bir taleptir; biri diğerinin yerine geçmez ve biri alındı diye öteki düşmez. Katılma alacağı mal rejiminin tasfiyesinden doğar ve kusura bağlı değildir (TMK m.236/1). Boşanmada maddi ve manevi tazminat, kusursuz veya daha az kusurlu eşin kusurlu eşten istediği bir tazminattır (TMK m.174). Yoksulluk nafakası ise boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için istediği süresiz nafakadır (TMK m.175).

Mal pay­la­şımıTaz­mi­natYok­sul­luk nafa­kası
Neye dayanırMal reji­mi­nin tas­fi­yesiBoşanma yüzün­den zede­le­nen menfaat veya kişilik hakkıBoşanma yüzün­den yok­sul­luğa düşme
KusurKural olarak etki­le­mez (istisna m.236/2)İsteyen kusur­suz veya daha az kusurluİste­ye­nin kusuru daha ağır olma­malı
DayanakTMK m.236TMK m.174TMK m.175

Nafakanın türleri ve hesap mantığı nafaka yazısında anlatılmıştır.

12. Boşanmada Mal Paylaşımı: 2002 Öncesi Evlilikler ve Katkı Payı Alacağı

Boşanmada mal paylaşımı, 1 Ocak 2002’den önce evlenmiş eşlerde iki dönem hâlinde yapılır. Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş eşler arasında o tarihe kadar tâbi oldukları mal rejimi devam eder; eşler yürürlükten itibaren bir yıl içinde başka bir rejim seçmedilerse yürürlük tarihinden geçerli olmak üzere yasal rejimi seçmiş sayılırlar (4722 sayılı Kanun m.10). Eşler aynı bir yıllık süre içinde yapacakları mal rejimi sözleşmesiyle yasal rejimin evlenme tarihinden geçerli olacağını da kabul edebiliyorlardı (4722 sayılı Kanun m.10).

Bunun sonucu şudur: 1 Ocak 2002’den sonra edinilen mallar için katılma alacağı hesaplanır; o tarihten önce edinilen mallar için katılma alacağı istenemez ve talep önceki dönemin rejimine ve Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine göre değerlendirilir (4722 sayılı Kanun m.10; TMK m.5). Bu önceki dönem alacağı uygulamada “katkı payı alacağı” olarak da anılır.

13. Boşanmada Mal Paylaşımı ve Mal Rejimi Sözleşmesi

Boşanmada mal paylaşımının yarı yarıya hesabı, eşler başka bir rejim seçmediyse uygulanır. Eşler mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilir; sözleşme evlenmeden önce veya sonra yapılabilir ve taraflar rejimi ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilir (TMK m.202, m.203). Sözleşme noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır; taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi rejimi seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilir (TMK m.205). Rejimler arasındaki farklar evlilik sözleşmesi ve mal rejimleri yazısında anlatılmıştır.

14. Boşanmada Mal Paylaşımı ile Ölüm Hâlinde Paylaşım Farkı

Boşanmada mal paylaşımı ile eşlerden birinin ölümü hâlinde yapılan paylaşım aynı rejimin iki ayrı sona erme biçimidir. Mal rejimi eşlerden birinin ölümüyle de sona erer (TMK m.225/1) ve bu durumda katılma alacağını her eş veya mirasçıları ister (TMK m.236/1). Sağ kalan eş, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde katılma alacağına mahsuben intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir (TMK m.240). Mirasçılar arasındaki paylar miras paylaşımı ve yasal miras payları yazısında anlatılmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır?

Boşanmada mal paylaşımı, eşler başka bir rejim seçmediyse edinilmiş mallara katılma rejimine göre yapılır. Her eşin edinilmiş mallarından borçlar düşülerek artık değeri bulunur; her eş, diğerinin artık değerinin yarısını ister ve iki alacak takas edilir (TMK m.202, m.231, m.236). Mallar fiziken bölünmez; sonuç kural olarak parasal bir alacaktır.

Boşanmada hangi mallar paylaşılmaz?

Kişisel mallar paylaşılmaz: yalnız bir eşin kişisel kullanımına yarayan eşya, evlilikten önce sahip olunan mallar, miras veya bağış gibi karşılıksız yolla edinilenler, manevi tazminat alacakları ve bunların yerine geçen değerler (TMK m.220). Ancak kişisel malın evlilik içindeki geliri, örneğin miras kalan dairenin kirası, edinilmiş mal sayılır (TMK m.219).

Evliyken alınan ev boşanınca kimin olur?

Ev, tapuda kimin adına kayıtlıysa mülkiyet kural olarak onda kalır. Ev evlilik içinde karşılığı verilerek alınmışsa edinilmiş maldır; diğer eş evin yarısının tapusunu değil, artık değerin yarısı oranında katılma alacağını ister (TMK m.219, m.236). Taraflar anlaşırsa alacak ayın olarak, yani evin kendisiyle de ödenebilir (TMK m.239).

Boşandıktan sonra mal paylaşımı davası açma süresi ne kadardır?

Mal rejimi hükümleri katılma alacağı için ayrı bir süre koymaz; Borçlar Kanunu'nun genel alacak zamanaşımı on yıldır (TMK m.5; TBK m.146). Boşanmadan doğan dava hakları için ise boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık süre vardır (TMK m.178). Kanun katılma alacağının hangisine girdiğini adıyla söylemediği için en güvenli yol, davayı kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde açmaktır.

Mal paylaşımı davası hangi mahkemede açılır?

Mal paylaşımı davası, yani mal rejimi davası ya da mal rejiminin tasfiyesi davası, aile mahkemesinde görülür; aile mahkemeleri Türk Medeni Kanunu'nun aile hukukunu düzenleyen kitabından doğan davalara bakar (4787 sayılı Kanun m.4). Boşanmayla sona eren mal rejiminde yetkili mahkeme, boşanma davasında yetkili olan mahkemedir (TMK m.214).

Anlaşmalı boşanmadan sonra mal paylaşımı davası açılır mı?

Protokolde mal rejiminin tasfiyesi düzenlenmemişse katılma alacağı ayrıca istenebilir. Anlaşmalı boşanmada hâkim, boşanmanın malî sonuçları hakkında tarafların kabul ettiği düzenlemeyi uygun bulmadıkça boşanmaya karar veremez (TMK m.166/3). Protokol mal rejimini açıkça düzenlemişse o düzenleme boşanma hükmünün parçası olur ve aynı konu yeniden dava edilemez (HMK m.303).

Aldatan eş mal paylaşımından pay alır mı?

Kural olarak alır; katılma alacağı tazminat değil, mal rejiminin kendi hesabıdır. İstisna yalnız zina veya hayata kast nedeniyle boşanmadır: bu hâlde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m.236/2). Boşanma genel sebeple, örneğin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıyla verildiyse bu hüküm uygulanmaz.

Çalışmayan eş boşanmada mal paylaşımından pay alabilir mi?

Alabilir. Katılma alacağı, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde kanundan doğan bir haktır (TMK m.236/1). Kanun bu hak için talep eden eşin gelir sahibi olmasını veya malın edinilmesine katkıda bulunmasını şart koşmaz; katkı yalnız değer artış payında aranır (TMK m.227).

Mal rejimi hangi tarihte sona erer?

Boşanma kararı verilirse mal rejimi, karar tarihinde değil, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olarak sona erer (TMK m.225/2). Dava tarihinden sonra edinilen mallar paylaşıma girmez. Buna karşılık o tarihte mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m.235).

2002 öncesi evliliklerde mal paylaşımı nasıl yapılır?

Edinilmiş mallara katılma rejimi 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ile gelmiştir. Daha önce evlenen eşler arasında o tarihe kadar tâbi oldukları rejim devam etmiş, bir yıl içinde başka rejim seçmedilerse 2002'den itibaren yasal rejime geçmiş sayılmıştır (4722 sayılı Kanun m.10). Bu yüzden iki dönem ayrı hesaplanır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp